but1
   
   
  İNANÇ, SEÇKİNLİK-SEÇİLMİŞLİK, TİCARET, SİYASET ALANINDA EGEMEN DURUMA GELEN YAHUDİLİK ZİHNİYETİ.
   
   
 

YAHUDİLEŞMEK: YAHUDİLERE AİT OLAN, yada ONLARA HAS KILINAN BİR TAKIM DÜŞÜNCELERLE ÖZDEŞLEŞME.. O DÜŞÜNCELERİ ÖZÜMSEME.

ONLARI ÖZÜMSEME, ONLARLA ÖZDEŞLEŞME YOLUYLA ANCAK ZİHNİYET ORTAKLARI OLUNABİLİR. Çünkü; BAŞKA SOYLARA AİT DİYARLARDAN GELİP YAHUDİLİK ZİHNİYETİNİ OLUŞTURANLAR, SAHİPLENDİKLERİ DİNİ ÖZELLEŞTİREREK, KENDİLERİNİ (GENEL) İNSAN TANIMINDAN DIŞLAMIŞLAR / AYRIŞTIRMIŞLAR. Yani; KENDİLERİNİ KENDİLERİNE HAS OLACAK ŞEKİLDE ÖZELLEŞTİRMİŞLER.

KENDİLERİNİ / SEÇİLMİŞLİKLERİNİ, İNSANLARA GÖRE OLUŞMADA (Yaratılma değil TANRININ OĞULLARINDAN olma? O nedenle Tanrılarınıda sadece kendilerine has olduğunu Yakup'un iki isminden yararlanarak / onlarla maskeleyerek vurguluyorlar. İsrail'in Tanrısı, Yakup'un Tanrısı gibi..) Kİ ÜSTÜNLÜĞE BAĞLAYARAK "TÜR" FARKLILIĞINDAN KAYNAKLANDIĞINI SÖYLÜYORLAR.

   
  AZ İSMİNİ TOPAÇTAN (FIRDÖNDEN) alan, YAHUDİLERE, İYİ YAHUDİ NASIL olunuru / YAHUDİLİK ZİHNİYETİNİ öğreten "SEVİVON" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
   
   
  Siyonizmin en büyük savunucularından, Ahad Ha'am Hayvanları, KONUŞANLARI ve Yahudileri ayırıyormuş. Tanrı olarak atadıklarının ağzından kitaplarında açıktan açığa yazılmamış olan ama "seçildiniz, diğerleri tu-kaka, hepsinin soyunu kurutun, ben sadece size aitim, İsrail'in tanrısıyım (Hatta Hıristiyanlar bile tanrılarının İsrail için hişzmette bulunduğunu ve halkının İsrail olduğunu Yahudilerin / LEVİLİLERİN yazdığı kutsal kitaplarında okuyorlar ve tasdikliyorlar) gibi sözlerle geçiştirilen YARATILIŞ SINIFLANDIRMASINA açıklık getirerek şöyle diyor.

"Yaratılış merdiveninde farklı basamaklar olduğunu herkes doğal olarak kabul eder. Önce inorganik nesneler,bitkiler ve HAYVANLAR alemi, sonra KONUŞAN YARATIKLAR ve hepsinin üstünde YAHUDİLER."(Sources da la Pensee Juive Contemporaine, s/49)

Siyonizmin temel görüşlerinden olduğu için Siyonistlerden Ahad Ha'am, üstün insan savunucusu Alman filozof Friedrich Wilhelm Nietzsche'ye (1844 - 1900, "Güç İstenci" , "Üstinsan", gibi Özgün fikirlerle tanınan varoluşçu Alman filozof) .nazire yaparcasına ÜSTÜN IRK saptamaları yapıyor. Alman Filazof; insanda var olan, yaşam biçimi, yetenek, bilgi, fiziki üstünlük, görünüm farklılığını öne sürerek ÜST'lüğü kastederken, Siyonist Yahudi Asher Zvi Hirsch Ginsberg (1856 - 1927), yada takma adıyla AHAD Ha'am, İsraillilerin / Yahudilerin IRK üstlüğünün değil TÜR üstünlüğünün söz konusu olduğunu söylüyor.

Yahudi üstünlüğünün yaratılış sırasından ve ayrıcalığından kaynaklandığını söyleyerek, IRKCILIĞIN çok ötesine KOCAMAN bir adım atıyor. Ahad Ha'am'a göre Yahudilerle diğer insanlar / KONUŞAN YARATILMIŞLAR arasında IRK farklılığı yada üstlüğü değil TÜR FARKLILIĞI var. Yaratılış kademesinin son halkasında ÜST olarak, KONUŞAN VARLIKLARDAN sonra ORTAYA çıkarıldıklarını saçmalıyor.

"YARATILIŞ MERDİVENİNDE farklı basamaklar olduğunu herkes doğal olarak kabul eder.Önce İNORGANİK nesneler, BİTKİLER ve HAYVANLAR alemi, sonra KONUŞAN YARATIKLAR (Kendileri içinde konuşanlar içine de "yaratılan" demiyorlar) ve HEPSİNİN ÜSTÜNDE YAHUDİLER." (1- Sources da la Pensee Juive Contemporaine, s/49... 2- Stefan Goranov, "Irkçılık: Siyonizmin Temel Bir İlkesi" Siyonizm ve ırkçılık, Ankara: AÜSBF Yayınları, 1982, s. 32-33) 
   
  Bu mantıktan hareketle; Yahudiler bizim Adem'imiz bize özel demiş olmuyorlar mı?
"Konuşan Yaratıkların Adem'i ile bizim Adem'imiz aynı olsaydı, BU DURUMDA BİZİM ÜST'lüğümüz" olur muydu" diyorlar.
"Konuşan Yaratıkların (Yaratılanda demiyorlar. Yaratık diyorlar) Adem' dedikleri ile bizim Adem'imiz aynı koşullar altında oluşsaydı, arada seçkinlik farkı kalır mıydı" diyorlar.

Hıristiyan din kurucuları vasıtasıyla; AYRI BİR TANRIYA sahip olduklarını, ADAM'larının bu OĞUL TANRININ OĞLU olduğunu TANRI sözü SECEREDE yazmışlar. Yahudilerin yazdığı bu kitaplarda İsrail halkı övülürken, OĞUL TANRILARININDA "halkım dediği" bol bol tekrarlanıyor. Yahudilerin kendi kitaplarının devamı olarak iç çekişmelerinde kullanmak için yazdıkları anlaşılan bu kitaplar, daha sonra kitaplarda "İMASI" dahi olmamasına rağmen HIRİSTİYANLIK dinini oluşmasına neden oluyor. İsrail Halkı içindeki Ruhban sınıfın "TANRI DEDİKİ" kavgalarının sonucu olan Hıristiyanlığın benimsediği kitaplara göre; ADAM, TANRI-OĞLUNUN OĞLU gözüküyor.

Yaratılışa yada Babasız doğuma inanmadıkları için, kutsal soylarını Yusuf'u Meryem'le evlendirerek çözenlerin, başka bir inanca sahip olmaları düşünülebilir mi?
İsa'ya atfettikleri Davut soyu ile en ilkel bile olsa "Tanrısal kutsallığı" hiçe saydıklarını gösterenlerin, inanç temelleri elbette kiliselerinin içlerine kadar girmiş olan PENİSLERİYLE temsil edilen Tanrılarda olmalı. Kusallığı Babasız olmasında olan İsa'ya, illaki İNSAN soyu içeren Secere yazarak KUTSALLIĞI yok edenlerin, kaleme aldıkları kitap elbetteki PENİS ZİHNİYETLİ inançların aynası olacaktır.

Hatta Yuhanna'ya atfedilen vahiy kitaplarında da kurtulanlar sadece Yahudiler. Oğul TANRILARI ile kimsenin bilmediği ve bilemiyeceği ÖZEL EZGİYİ söyleyebilecek olanlarda seçilmiş olan 144.000 YAHUDİ. Luka ile Şükür edip "halkını kurtardı" dedikleride İSRAİL'İN TANRISI. "Tanrımız" diye tapındıklarının da "İSRAİL'İN TEK HALKI olduğu AHİT ZAMANININ yaklaştığını belirten ifadelerini, Zihinlerine işleme projelerini kitaplara almışlar.

(144.000 Yahudi dışında Ezgiyi kimse bilmiyor ve bilmeyecekse, bu durumda ÖZEL EZGİYİ kimse duyamayacak demektir. Demek ki ÖZEL EZGİ söylenirken OĞUL TANRININ yanında HİÇ HIRİSTİYAN olmayacak demektir. Yanlarında olurlarsa öğrenirler ve söylemeye başlarlar. Sayısal olarakta Yahudilerden başkasının olmayacağı vurgulanan EZGİ SÖYLEME sırasında Hıristiyanlar olmayacağını, Oğul Tanrı+Kutsal Ruh+ Özel Melek destekli Hıristiyan kitaplarını yazanlar söylüyorlarsa ELLERİNDEKİ KİTAPLARI KİMLER YAZMIŞ olabilir?)

Ahit'te bol bol geçen başka ilah varlıklarını kabul ifadelerinin yanında, Tanrıoğullarının varlığıda vurgulanıyor. Tanrının oğullarının İNSAN / KONUŞAN YARATIKLARLA EVLENİP ÇOCUK SAHİBİ olduklarıda belirtiliyor. İşte bu anlayış içinde ADAM'larının TANRININ OĞULLARINDAN birinin katkısıyla KONUŞAN YARATIK KIZLARINDAN birinden olmuş olduğunu SECERELERİNDE yazmışlar. "Her harfi Tanrıdan" dedikleri kitaplarındaki secerede TANRI OĞLU ADAM konusunu açıkça yazmışlar. Elbette İNGİLİZCE, İBRANİCE..vb.. Orjinallerinde.
   
  ADEM TANRI OĞLU
   
  AZ TAPILANIN "YARATAN" değil ÜREMEYLE anılan olduğunu işaret eden, dölleme uzvu PENİS sembollü PUT TANRI ikonları "Dikilitaş&Obelisk" sayfasına buradan ulaş.
   
  AZ TANRI SÖZÜ diye RUHSATLANDIRDIKLARI ama yapadıkları maddeler için UYGUN ORTAM peşinde olanların "613 ÖLDÜR ve TAPIN" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz
   
  AZ SİNAGOG, BOZGUNCU GOG / YECÜC, MAGOG ve ŞEYTAN DOSTLARI KONUSUNUN İŞLENDİĞİ "SİNA & GOG" SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
   
  YAHUDİLİK ZİHNİYETİNİ OLUŞTURAN DAVRANIŞLARINDAN BİRİNİN KENDİ KİTAPLARINDAKİ İFADESİ / YER ALIŞ BİÇİMİ.

Yusuf'un evlendiği kadının babası, ON kentinin BAŞ KAHİNİ. Sözde Tek ilahlı dinin temsilcisi YUSUF, MISIR TANRILARINA hizmet eden, dinin yayılması için çabalar sarfeden PAGAN BAŞ KAHİNİNİN kızıyla evlenip PUTPERES ÖNDERLERDEN kayınpeder sahibi oluyor. Savundukları tek ilahlı din hakkında bile yeteri bilgisi olmadığı belli olan Yusuf, Mısır Tanrılarına Hizmet eden BAŞ KAHİN damadı oluyor.

Yakup bile; İsrail Tanrısının, "ben BABANIN tanrısıyım" demesiyle konuştuğunun, İsrail'in Tanrısı yani Yakup'un Tanrısı yani Güreşte yenip yalvarttığı Tanrı olduğunu anlayabilecek kadar TANRI ile ilişki içinde kalmış. 70 yaşlarında güreştiğini bir daha 55-60 yıl boyunca (Mısır'a giriş yaşı 130) hiç görmemiş, konuşmamış olmalı ki seslenenin kim olduğunu kavrayamıyor. Çünkü, güreştiği, mücadele ettiği, kalbinden uzaklaştırdığı, gönlünden çıkarttığı TANRININ kendisine bir daha uğramayacağını biliyor.

Babasının, atalarına İLAHİ VAHİYLER yoluyla gelen İNANÇLARDAN uzaklaştığı, bu cümlelerle bildirilen Yakup, MISIR'a girişle YAHUDİ TANRI inancında yeni bir sayfanın başladığını da duyurmada baş aktör oluyor. İnanç sistemelrinin müdavimleri için, Harun'larına PUT yaptırıp, Musa'larına Buzağı suyunu şifa niyetine içirttirene kadar baş aktörlük Yakup ismi altında kalıyor.

GÜREŞİN niçin ve KİMİNLE yapılmış olabileceğinin ilişkileri bu ifadelerle bildiriyor. Bir PEYGAMBERİN, Güreşten sonra TANRI İLİŞKİSİZ GEÇEN 55-60 yılı böyle özetleniyor. Güreşin aslında, Yakup nezdinde / İsrail nezdinde İNANÇLARI içinde var olan İLAHİ KABULLERLE yapıldığı, VAHİYSİZ geçtiğini öne sürdükleri yılların uzunluğundan anlaşılıyor. Yakup'larının ASLA İLAHİ anlamda bir peygamber olmadığı, hilleci, entrikacı, yalancı vasıflarının işlenmiş olmasıyla ve görüşme seyrekliğiyle de vurgulanmış oluyor. (Aynı anda 400 peygamberi yetersiz görüp 401.yi arayanlar için Peygamber dedikleri bilici, kahin, büyücü, Cin'lerle irtibata geçen medyum kıvamında)

Yakup'larının Güreşten öncede, PEYGAMBERLİĞİ el verme şeklinde babası İshak'tan hilleyle DEVRALDIĞINI ÖVÜNEREK anlatmaları yetmiyormuş gibi, PEYGAMBER SEÇİMİNE KARIŞAMAYAN/ KARIŞTIRILMAYAN PASİF TANRI ilanlarınıda, bu kıssalarla "her harfi Tanrıdan" denilen kitaplarından yapmış oluyorlar.

Yakup, İshak tarafından kutsandıktan yani PEYGAMBERLEŞTİRİLDİKTEN ve Güreşte Tanrı'yı yendikten sonra sürekli Vahiy almış olsa, kendine sesleneni bilmez mi? Herkezi kendisinden yaka silktiren yapıdaki bir insanın İLAHİ bir bağının olmayacağını onlarda biliyorlar. Böyle bir insanın İLAHİ anlamda değerinin olmayacağını bildikleri halde kitaplarındaki, BAŞROLLERDEN birine neden MONTE etmiş olabilirler? Neden çevresi tarafından makbul görülmeyen yapıya sahip olan bir profili, BAŞROL oyuncularına biçmiş olabilirler?

Edinilmiş, hiç birşeye egemen olmayan, olayların dışında kalan TANRICILIK OYUNUNA soyundurulmuş olan TANRI kabullerini pekiştirmek için YAKUP'a dolayısıyla kendilerine böyle bir karekter çiziyorlar. (Mısır'dan çıkarken halkı nasıl soyduklarını övünerek anlatıyorlar. Bu hırsızlık olayının ÖVÜNÇ kaynağı halinde kitabında geçmesini İLAHİ kudret kabul eder mi?. İlahi bir ilişkileri olsa, bir bağlarını kopartmayı ilan etmemiş olsalar hırsızlıklarını,"her harfi Tanrıdan" diyerek kurtuluş reçetesi gördükleri KUTSAL KİTAPLARINDA anlatabilirler mi? Hırsızlığa prim veren Tanrı olur mu? Oprimi, veren olsa olsa Tanrı niyetine işaret edilmiş CİN olabilir.)

Musa'ya da benzer sorular sordurtarak, Peygamber diye ortaya sürülenlerin (isim benzerliği dışında) İLAHİ değerlerinin, İLAHİ bağlarının ve İLAHİ bilgi vasıflarının hiç olmadığı AÇIKTAN VURGULANMIŞ oluyor. Musa'ya da Tanrı, "Ben babanın Tanrısıyım" diye seslendiğinde, Musa "Hangi Tanrı diye sorarlarsa, Tanrının adı ne derlerse kimlerden diyeyim" tarzında yaklaştırılıyor / Kutsal metin yazarları tarafından cevap verdiriliyor. Eğer Atalarında tek Tanrı bilgisi, imanı olduğunu anlatmak isteselerdi bu soruyu sordurtmazlardı. Ataları neye ibadet ediyordu? Yakup'un Tanrısına bakın kimlik ortada.

Yaratılış.......46:2 O gece Tanrı bir görümde İsraile, ‹‹Yakup, Yakup!›› diye seslendi. Yakup, ‹‹Buradayım›› diye yanıtladı.
Yaratılış.......46:3 Tanrı, ‹‹Ben Tanrıyım, babanın Tanrısı›› dedi, ‹‹Mısıra gitmekten çekinme. Soyunu orada büyük bir ulus yapacağım.

Mısırdan Çıkış.....3:13 Musa şöyle karşılık verdi: ‹‹İsraillilere gidip, ‹Beni size ATALARINIZIN TANRISI GÖNDERDİ› dersem, ‹ADI NEDİR?› diye sorabilirler. O zaman ne diyeyim?››
Mısırdan Çıkış.....3:14 Tanrı, ‹‹BEN BENİM›› dedi, ‹‹İsraillilere de ki, ‹Beni size BEN BENİM diyen gönderdi.›

Daha henüz İsrail'İN / Yakup'un Tanrısı KABULÜ yapılmamış ki / olmamış olmalı ki; Yakup güreşte yendiği Tanrıyı tanıyamıyor. Komiklik Tanrı olgusunu sıradanlaştırma çalışmalarında. Yakup'un, "Babanın Tanrısıyım" seslenişiyle Tanrısını tanıyabildi, pozisyonunda işlenmiş olması, (Tanrıyla güreşme eyleminiden de daha beter) Tanrı kavramının içini tamamen boşaltmakla ilgili. Bu yaklaşım, Tanrıyla güreşmeyi çok sıradan birşeymiş gibi anlatılmanın da ötesinde, çok ama çok aşağılama söz konusu. Tanrı kavramının için PAGAN inançları seviyesinde bile bulunamayacak basitlik içinde sergileme söz konusu.

Varsayımsal olarak; Yaratılmış bir insanın Yaratanı olan Tanrı ile güreş yapılabileceğine inanan bir topluluk olsun. O inanç sistemi içinde birde Tanrıyla güreşen, hatta yalvartarak yendi iddiasıyla ortaya sürülen bir adamda kabul görmüş olsun. Ve Tanrıyla güreşmenin önemini vurgulamak içinde, "Tanrıyı gördüm ama yaşıyorum" şakınlığı sergilenmişte olsun. Ortada komik olan şu; Bir insan hayatında KAÇ KEZ TANRIYLA güreşebilir ki, KİM olduğunu çıkartamamış olsun?
   
  "YÜZÜMÜ GÖREN ÖLÜR'le" başlangıç yaptırılan "YAHVE" imajı & markası ile sunulan "TANRININ sonraki hali "TANRININ YÜZÜ"sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
   
  Eğer bir İNANÇ SİSTEMİ, kendisine TANRI olarak CİN'leri benimsemişse yada CİN'leri TANRI olarak benimsediğini vurgulamak istiyorsa, elbette böyle bir hatırlayamam anektodu ifadelerinin arasında yerini alır. Elbette; PEYGAMBERİNİZİN durumu yapısıda böyleydi, İNANÇ SİSTEMİMİZDE onun gibi olmalı çıkarımlarını yaptırmak için sözler mizah içerir hale gelebilir.

İshak'ın (Babanın) PASİF yapılı Tanrısı ile Güreşte yenilen Tanrı arasında daha bir çok edinilmiş TANRILAR olduğu vurgulanmak için; "HANGİ TANRININ PEYGAMBERİ" olduğu konusunda KAFASI KARIŞIK olana, Tanrı, "ben babanın Tanrısıyım" diye seslendittirilebilir ki ÇOK TANRI maceraları olduğu iyice anlaşılsın. Hilleli seçimli Peygamberlerini övünerek anlatanlar elbette Yakup'un haşır-neşir bir hayat geçirdiği TANRI MARKALI CİN'lerden hangisiyle, böyle bir mücadele yapmış olduğunu hatırlayamadığı açık açık ifade ederler.

Bu durumda Yusuf, DİNLERİ konusunda ne kadar bilgili olabilir ki? Dinlerinin gerektirdiği inançlara ne kadar sahip olmuş olabilir ki? Sahip olabileceği tek bilgi, İSRAİL'in Tanrısına ait bir birey olmak istiyorsan, sana ve herşeye egemen olan, herşeyi yaratan TANRI İNANCINDAN kurtulmalısın. Yakup'un yaptığı gibi onunla mücadele etmeli, onu gönlünden, düşüncenden, inancından uzaklaştırmalısın.

Yakup boşuna mı, Yusuf'un ikinci oğluna (Efrayim'e) O benim İLK DOĞANIMDIR dedi? Onu kutsadı. Boşuna mı YAKUPTA böleceğim, İSRAİL'de dağıtacağım dedi. Her ikiside yani Yakup'ta İsrail'de isim olarak kendisine aitti. Kendisinde bölecek ve kendisinde dağıtacak. Üstelik bunları Ölüm döşeğindeyken söylüyor. Bu sözleri ancak Tanrı söyleyebilecekken Yakup'un ağzından GELECEKTEKİ eylemleri "YAPACAĞIM" diye nakledilmesinin sebebi ne olabilir?

Yaratılış.......49:1 YAKUP oğullarını çağırarak, ‹‹Yanıma toplanın›› dedi, ‹‹GELECEKTE SİZLERE NELER OLACAĞINI ANLATAYIM.
Yaratılış.......49:2 ‹‹YAKUPOĞULLARI, toplanın ve dinleyin, Babanız İSRAİLE kulak verin.

Yaratılış.......49:7 Lanet olsun öfkelerine, Çünkü şiddetlidir. Lanet olsun gazaplarına, Çünkü zalimcedir. Onları YAKUPTA bölecek ve İSRAİLDE dağıtacağım.
Yaratılış.......49:29 Sonra Yakup oğullarına şu buyrukları verdi: ‹‹Ben ölmek, halkıma kavuşmak üzereyim.

SÖYLEYEN TANRI mı? YOKSA YAKUP'mu? Söyleyen Yakup ise, söylenenler göğüste beslenen BUZAĞI adına mı naklediliyor?
YAKUP'ta BÖLECEĞİM diye Yakup LAF edebilir mi? Üstelik ölüm döşeğinde OLDUĞUNU BİLİR iken.

Yakup, oğullarını Yakup'ta böleceğim diye geleceğe dair sözleri nasıl sarfeder?
Yakup, Oğullarını Yakup'ta (kendisinde) nasıl böler?
Eğer Yakup, Yakupoğullarını Yakup'ta bölecekse yani bunu kendini kastderek söylemişse çok geç kalmış olmuyor mu?

Yakup, Yakupoğullarını Yakup'ta bölecekse, buradaki ilk Yakup, Yakup'un içine kaçmış CİN'mi oluyor.
Yakup yalvarttı, bağladı, tutsak etti dedikleri TANRININ MELEĞİ lakaplı CİN, o CİN'mi oluyor?
Çocukları toplayıp nasihat eden, Yakup'un ağzından giren, ONUN SÖZLERİNE YÖN VEREN onların "RUH" dedikleri CİN olmasın?
O NEDENLE mi? BABANIN TANRISI kıvamına getirilmiş İSRAİL'in TANRISI aslında YAKUP'un TANRISI anlamında mı kullanılmış oluyor?
Ölüp TANRIMA KAVUŞACAĞIM" deyimi yerine, "HALKIMA KAVUŞACAĞIM" tanımının yapılmış olması, Tanrısal görülmesi için mi yapılmış oluyor?

Yakup gibi İSRAİL olmak istiyorsan sana egemen olmuş İMAN duygularının emrettiği esaslardan kurtulmalı, sana egemen bu tür inançlara karşı mücadele etmeli ve galip gelmelisin. Yani KALBİNDE yer etmiş TEK İLAH İNANCINI yenmelisin. israil'in Tanrısına ait olmak istiyen her birey bu güreşi bu mücadeleyi yapmalı ki yada yaptırmalı ki İSRAİL olabilsin. Yeni nesiller bu güreşi yapmaya ihtiyaç duymayacak MANİFESTOLARLA donatılmalı ki, birey bu ve buna benzer olaylarla elde edilmiş olan ZİHNİYETE haiz olarak Dünya sahnesindeki yerini alsın. Dünyanın GİTTİĞİ YOLU TEMSİL EDENLERDEN olsun. Temsil yetkisi içinde ZİHNİYETİNİ meydana getirmiş olan hareketleri yapmaktan kaçınmasın.
 


  Bu çerçeveli girişle Profilini çizdikleri Yusuf öyle, Tanrı korkusu taşıyan bir yapıda olmaktan ziyade, emrinde olduğu FİRAVUNUNA hizmette kusur etmeme çabası içinde. Halkın zor durumda bırakıp FİRAVUNU için, toprakları ele geçiren fırsatları değerlendiren, portföy yöneticisi tarzından çok öte işler yapıyor.Tefecilik, bankerlik, simsarlık, tahsilatcılık gibi ne kadar parayla ilgili kötü şey varsa, hepsini gurur duyarak yapıyor.

Takipcileride bu davranışların kendilerine "cuk" oturduğunu düşünmüş olamalılar ki, Yusuf adı altında yapılan HALKI KÖLELEŞTİRME operasyonunu, "her harfi Tanrıdan" kitaplarında olmasını yadırgamayıp, "Tanrı ne kadar doğru söylemiş" tarzı yaklaşımlarla, kendilerine soygun, işgal şablonları oluşturuyorlar.

Din kitabında vahiylere göre hareket etmesi beklenen / gereken Yusuf, ÜSDAT TEFECİ tavrıyla gelecek nesillere, MANİFESTO kıvamında, İLK DUAYEN olarak YAHUDİLİK dersleri veriyor.

Burada tanımlanan Gösterilen rüyayı saklayan, halkını tuzağa düşüren, aç bıraktığı halkın elinden tüm hayvanları ve Toprakları alıp hepsini Firavuna köle yapan Yusuf'un, ilahi adaletle, vicdanla, halkı doğru yola sevk etmekle, dürüstlüğü aşılamakla bir ilgisi var mı?

Rüya halkı soysunlar KÖLE yapsınlar diye mi gösterildi.Yusuf kurtarıcı rolü üstlensinde, Mısır halkı ve Saray nezdinde itibar görsün, sevilsin diye mi gösterildi. Rüya anahtarları, efendisine hizmet etsin diye mi verildi? Yoksa; halkın gözünde kabul görsün DİN önderi olarak sözleride dinlenir olsun, iman halkın ve Sarayın içine zerk olsun diye mi verildi?

Dinimizin Peygamberi dedikleri Yusuf tarafından Firavunu, ilahi anlamda makbul biri olarak görmek, Mısır Tanrılarının içlerine ne kadar çok işlediğini göstermiyor mu? Burada anlatılan Mısır'da olanlar mı? Yoksa bir Yahudi'nin nasıl olması gerektiği mi? İyi bir YAHUDİ ZİHNİYETİ nasıl olunur mu? İyi bir YAHUDİ TARZI nasıl olmalı mı? Ester bölümünde ki, YAHUDİ SİYASİ MANİFESTOSUNUN TİCARİ VERSİYONU gibi.

(Burada bahsedilenYAHUDİLİK ırktan ziyade, bel kemiğini Yahudilerin -ırk ve inanç olarak- oluşturduğu ama çoğunluğu başka dinlere mensup olan bir zihniyet.
İsraillilerin anma Irkları; Yahudi,
İsraillilerin anma Dinleri; Yahudi,
İsraillilerin anma ticari davranışları; Yahudi,
İsraillilerin anma Vaad ediilmiş topraklar için davranışları da; Yahudilik adına, olunca, anlatımlarda da Yahudi aşağıya Yahudi yukarıya anlamlar çıkıyor.
Elbette zihniyet babaları Yahudiler ve onların ataları. Yahudilerin, Tanrı adı kullanarak Eski Ahit'i meydana getirmiş olmaları, Yeni Ahitcilerin de, O KİTAPLARI KUTSALLARI olarak kabul etmeleri, zaten yeterince Yahudilik zihniyetine sahip olmaları için yetipte artmıştır bile.
Örneğin:
Her biri; Tanrı sözü diye Yahudilerin VAAD TOPRAKLARI için çalışmıyor mu?
Her biri; Eski Ahit kehaneti diye, "Tanrı öyle istedi" diye Yahudilerin arzuladığı Argemeddon'a ortam hazırlamıyor mu?
Her biri; Yahve için "İSRAİL'
İN TANRISI" demekle, Yahudilerin "ayrı, müstakil tanrılarının" var olduğunu vurgulamakla yetinmeyip, ona şükretmiyor mu?
Bizden birileri de; "Bugünkü diye başladığı söze, İsrail Tanrısının verdiği kitaplara uyanlar CENNETLİKTİR demekle, YAHUDİLERİ canı gönülden desteklemiş olmuyor mu?
Bizden birileri de; "Yahudi ADL örgütünün ısmarlamasıyla, Hoşgörü konulu kitaplar yazarak YAHUDİLİK zihniyetinin Müslümanlar arasında yayılmasına aracılık etmiş olmuyor mu?
Bizden birileri de; KUR'AN'I KERİM" mealinden, Eski Ahit'lerine yönlendirmeler yapmakla, onarın kitaplarına İlahilik izlenimi vermekle YAHUDİLİK zihniyetini normalleştirmiş olmuyor mu?
Bizden birileri de; Ametülarımız aynı çağrıları yaparak, Yahudi zihniyetine tabi olnmasını tavsiye etmiş olmuyor mu?
Bizden birileri de; Dolaylı da olsa, "Eski Ahit bizim kutsalımızdır" diyenlerin liderine yazdığı mektupta; "onlar için RAB'in ne manaya geldiğini bile bile, mektubu" RAB'bin aciz kulu" diye imzaladığında YAHUDİLİK zihniyetine bizler açığız / buyrun gelin biz hazırız demiş olmuyor mu?..vb...
   
  Görüldüğü gibi Yahudilik kavramı, daha doğrusu o zihniyet Yahudi diniyle, ırkıyla alakalı değil. Yüzyıllardır Dünya'da bir davranış zihniyeti temsil eden / tarif eden bir tanım haline gelmiş durumda. Museviliğin, Musevilik tanımının, yada sadece din olaral Yahudiliği uygulayanların, bu zihniyeti paylaşmayan İsraillilerin, Yazı boyunca bahsedilen YAHUDİ kavramıyla bir alakası yok. Onlarda bizler gibi ibadet eden, iyileri ve kötüleri içinde barındıran topluluklar.

Yahudiliğin candan destekcileri Protestanlar. Kutsal kitaplarını bile Yahudilerin kabul ettiği biçimde düzenleyen Protestanlar Eski Ahit kurallarına normal bir Hıristiyandan daha fazla bağlı oldukları için doğal olarakta en büyük destek onlardan geliyor. Yahudileri seçilmiş üstün ırk olarak gören, Püritenler olarakta nitelendirilen Protestanlar, Yahudileri tam manasıyla destekliyorlar. ABD'nin kuruluş felsefesinin mimarları olan PÜRİTENLER, yoruma gerek bırakmayacak kadar açık bir şekilde, DÜNYADA yaptıklarından Yahudileri candan ve tüm varlıklarıyla desteklediklerini görüntüler eşliğinde sergiliyorlar.

Hıristiyanlığın Yahudi mezhebi olarak nitelendirilen, İngiliz kökenli Püritenler Hırıstiyanlığın Yahudi mezhebi olarak anılıyor. ABD kuruluşunda Yahudilerin oynadığı rol ortada. Parlarının üzerindeki işarelerden belli olmuyormu, Protestanların Yahudilik zihniyetini nasıl paylaştıkları.Hıristyanlığın, Yahudi mezhebi denilebilecek kadar, Eski Ahit'e ve Yahudilik zihniyet esaslarına bağlı olan Protestanlar Yahudilerin tüm hareketlerini destekliyor ve katılımda bulunuyor)
   
  YEREMYA'YA GÖRE; Yeremya zamanında TANRI YAHVE, İSRAİL ve YAHUDA HALKI İÇİN neler düşünüyormuş, hislerimize, düşüncelerimize tercüman olması bakımından kısaca değinelim.

Hem sürgün yıllarında, Tanrı adına mücadeleler "nasıl yapılmışa" örnek olur, hemde kehanet denilen şeylerin, esasında içlerindeki din (iktidar) savaşları için ortaya sürülmüş ifadeler olduğu ortaya çıkar. Tanrı olarak işaret edilen varlıktan çok, din içi patronluk savaşı yapanların, taraftar toplamaya yönelik ifadeleri.

TANRI YAHVE HALKIM DEDİĞİ İSRAİL'İN YAPISINI HANGİ İFADELER İLE AÇIKLIYOR..Hem Yahuda halkı hemde İsrail halkı için kullandığı ifadeler..( Buradaki fahişelik Tanrı İnannaya, tapmak olabilir, Tanrıyı Tanrıyla aldatmak gibi birşey. DÖNEK'se, BİLDİĞİMİZ DÖNEK OLMALI. Sözünde durmayan, güvenilmez)

Yeremya..........3/6 Kral Yoşiya döneminde RAB bana, ‹‹DÖNEK İSRAİL'in yaptığını gördün mü?›› dedi, ‹‹Her yüksek tepenin üzerine, her bol yapraklı ağacın altına gidip FAHİŞELİK etti.

Yeremya..........3/7 Bütün bunları yaptıktan sonra bana geri döneceğini düşündüm, ama dönmedi. HAİN kızkardeşi YAHUDA da gördü bunları.  

ELOHİM inacında direnen İsrail halkını DÖNEKLİK yapmakla suçluyor ve onları terk ettiğini suçluyor.Onun düşünce kardeşi olan, Döneklik ithamı olduğu için kötülük üreticisi (dişi-kızkardeş) olarak gördüğü Yahudanın da bu döneklikleri yaptığını, esasında hepsinin hain olduğunu ifade ediyor.Sadece Yahuda Halkının Tanrısı olamak istediği halde kendisine gerekli tapınmaların olmadığını bildiren Yahve taraftarları kişilklerinin temelini oluşturan, iltifatlı bol sözleri fırsat bu fırsat diyerek sıralamışlar.

Yeremya.........3/8 Fahişeliği yüzünden DÖNEK İSRAİL'i boşayıp ona boşanma belgesini verdiğim halde, kızkardeşi HAİN YAHUDANIN hiç korkmadığını, gidip fahişelik ettiğini gördüm.
Yeremya.........3/9 Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.
Yeremya.........3/10 Bütün bunlara karşın, HAİN kızkardeşi YAHUDA içtenlikle değil, göstermelik olarak bana döndü.›› Böyle diyor RAB.
Yeremya.........3/11 RAB bana, ‹‹DÖNEK İSRAİL HAİN YAHUDADAN daha doğru olduğunu gösterdi›› dedi,

Yeremya........3/12 ‹‹Git, bu sözleri kuzeye duyur. De ki, ‹‹ ‹Ey DÖNEK İSRAİL, geri dön› diyor RAB. ‹Size artık öfkeyle bakmayacağım, Çünkü ben sevecenim› diyor RAB. ‹Öfkemi sonsuza dek sürdürmem.
Yeramya...............3/14 ‹‹Geri dön, ey DÖNEK HALK›› diyor RAB, ‹‹Çünkü kocan benim. Birinizi kentten, ikinizi bir boydan alıp Siyona geri getireceğim.

Yahve'nin , önderlerinin, döneklik iyileştirme tekliflerini de reddetmişler
Yeremya.........3/22 ‹‹Geri dönün, ey DÖNEK ÇOCUKLAR, Dönekliğinizi iyileştireyim.›› Halk, ‹‹İşte buradayız, sana geliyoruz!›› diyor, ‹‹Çünkü Tanrımız RAB sensin.
Yeremya.........6/15 Yaptıkları İĞRENÇLİKLERDEN UTANDILAR MI? Hayır, ne utanması? KIZARIP BOZARMANIN NE OLDUĞUNU BİLE BİLMİYORLAR. ...........
Yeremya.........5/27 Kuş dolu bir kafes nasılsa, Onların EVLERİDE HİLEYLE DOLU. Bu sayede güçlenip zengin oldular,
Yeremya.........5/29 Bu yüzden onları cezalandırmayayım mı?›› diyor RAB, ‹‹BÖYLE BİR ULUSTAN öcümü almayayım mı?
Yeremya.........8/12 Yaptıkları İĞRENÇLİKLERDEN UTANDILAR MI? Hayır, ne utanması? KIZARIP BOZARMANIN NE OLDUĞUNU BİLE BİLMİYORLAR. .........

TANRI OLARAK İŞARET ETTİKLERİ, BİZLERİ O YARATTI DEDİKLERİ VARLIĞA BU KADAR DÖNEKLİK VE HAİNLİK YAPMAKTAN GERİ DURMAYANLAR, İNSANLARI ELBETTE DUVARLAR ARASINA DOLDURUP, CANLARI SIKILDIKCA BOMBALARLAR.Evlerini basarlar. Diledikleri ülkeleri işgal edip, kaliamlar yaparlar yada yapılmasına göz yumarlar.

Tanrıları adına karar veren onlar değil mi? Kitapları yazanlar onlar değil mi? Tanrılarına buhur sunup, tütsüler yakan onlar değil mi? Tanrılarına konut olarak 300 m2 çadır kuran onlar değil mi? Savaş meydanından meydanına, çadırlar içinde kalmayı göze alarak dolaşan, TANRILARI YAHVE değil mi?

ELLERİNE GEÇECEK İLK FIRSATI "OLUŞTURDUKLARINDA", (fırsat dedikleri kendi oluşturdukları ortamlar değil mi?) "TANRI KEHANETİNDE BUNLARI DEMİŞ" diyerek, KENDİLERİNİ TECRİT ALTINA ALIP, TÜM DÜNYAYA ZULÜM SALARLAR.