but1
   
   
  FİRAVUN'UN ATEŞİ YAK EMRİNİ İYİ OKUYUP MANİFESTOLARI HALİNE GETİRENLER
   
  KULE YAPIMINDA KULLANILAN, DİNLERİN İÇİNDEKİ OLUŞUMLARA YOL GÖSTEREREK, İTTİFAK ORTAKLIKLARI KURMALARI...
 

 

   
     
  FİRAVUN'UN ATEŞİ YAK EMRİYLE, OLUŞTURULAN İMANDAN SAPMIŞ İNANÇ BİRİMLERİNDEN ELDE EDİLEN TUĞLALAR İLE YAPILAN TEKAMÜL KULESİNİN HİKAYESİ
   
  Kıtlık zamanında neyi var neyi yok her şeylerini almakla HALKI, yiyeceklerine kısıtlama gelmeyen üstelik yardım görerek güçlendirilen Tapınaklara yöneltmiş olmuyor mu?
Olması gereken, olduğu SANDIRILAN dini misyonu gereği kahinler üzerinde baskı kuracağına, halka yemek dağıtmalarına destek vererek; taraftar toplamalarına, güçlenmelerine, rağbet görmelerine, inançlarını rahatca yaymalarına YARDIM ETMİŞ olmuyor mu?
Bu tür desteklerle, Halkın tapınaklara Mısır İKON TANRILARINA ve Mısır pagan dinlerine bağlılıklarının artmasını teşvik etmiş olmuyor mu?

Yardımı direk kendi adına, dostluk yardımlaşma, ilahi RIZA kazanma adına yapmayıpta, Mısır Pagan dinlerinin tapınma merkezlerinden yaptırmış olması, Yusuflarının yaymak istediği ve benimsediği DİNİN ne olduğu konusunda fikir vermiyor mu?
Yardımı halkın arasında, ilahi yardım ve ilahi yardımlaşma adına derin izler bırakma yerine, Mısır halkını TAMAMEN KÖLELEŞTİREREK LANETLE anılan izler bırakmış olması ve bu izlerle hala övünülüyor olması DÜNKÜLERİN ve BUGÜNKÜLERİN inançları hakkında,
PUTPERESLİKLERİ hakkında,
FİRAVUNLAŞMIŞ olmaları hakkında,
FİRAVUNLAŞMA çabaları hakkında,
FİRAVUN TARAFTARI olmaları hakkında,
FİRAVUN, PİRAMİT, HORUS ve MISIR TANRILARININ ikonlarını kullanma istekleri hakkında,
HAMAN'cı olmaları hakkında,
FİRAVUN DÜZENİNİ YENİDEN kurmak istemeleri hakkında,
FİRAVUN TANRILIĞINI kullanma istekleri hakkında,
FİRAVUNLA ÖZDEŞLEŞME arzuları hakkında,
TÜM DÜNYA İNSANLARINI köleleştirme açlışmaları hakkında,
TOHUM, GIDA TEKELLERİNİ oluşturma gayretleri hakkında,
GDO'lu TOHUMLARI geliştirme çalışmaları hakkında,
TÜM TOHUMLARI TESCİLLEME çalışmaları hakkında,
TOHUM BANKALARI KURMA ve KONTROL etme zorlamaları hakkında,
TEKRAR TOHUM vermeyen kısırlaştırılmış ürünler üzerinde çalışıyor olmaları hakkında,
KÖY NÜFUSLARININ azaltma gayretleri hakkında,
HAYVANLARDAN BULAŞAN salgınların devreye sokulup çıkarılması hakkında,
İNSANLARIN DNA yapıları için KAN kampanyaları düzenlemeleri hakkında,
KÖK HÜCRE yönetiminde her şeye egemenlik mücadeleleri hakkında,
TÜP BEBEK, AŞILAMA YÖNTEMLERİNDE bir numara olma çalışmaları hakkında..vb.. size bir fikir vermiyor mu? Kafanızda hiç AMPULLER yanıp sönmüyor mu?

Yusuf'ları vasıtasıyla, Hz. Yusuf kıssasından yararlanarak, Hz. Yusuf'un ismini kullanarakta esasında, HAMAN'I ANLATMIŞ olmuyorlar mı?
FİRAVUN'un GÖZDESİ HAMAN,
Mısır HALKININ CANINI ÇIKARAN HAMAN,
FİRAVUNUN SAĞ KOLU HAMAN,
KULELER YAPIP İMANIN TANRISINA ULAŞ EMRİNİ ALAN HAMAN...

..VE... Mısır halkınının tüm varlıklarını İMANIN TANRISINDANIM DİYEREK ellerinden alan ve onları KÖLE YAPMAKLA İFTİHAR eden ve edilen YUSUF. Aralarında bir fark var mı? YUSUF'ları = HAMAN değil mi?

DÜNKÜLERİN, HAMAN olarak yaptıkları KÖLELEŞTİRME senaryoları, BUGÜNKÜLERE YUSUF adı altında NAKLEDİLMİŞ olmuyor mu?

Yaratılış.......47:19 Gözünün önünde ölelim mi? Toprağımız çöle mi dönsün? Canımıza ve toprağımıza karşılık bize yiyecek sat. Toprağımızla birlikte firavunun kölesi olalım. Bize TOHUM ver ki ölmeyelim, yaşayalım; toprak da çöle dönmesin.››
Yaratılış.......47:20 Böylece Yusuf MISIRDAKİ BÜTÜN TOPRAKLARI FİRAVUN için SATIN ALDI . Mısırlıların hepsi tarlalarını sattılar, çünkü kıtlık onları buna zorluyordu. TOPRAKLARIN TÜMÜ FİRAVUNUN oldu
Yaratılış.......47:21 Yusuf MISIRIN BİR UCUNDAN ÖBÜR UCUNA KADAR BÜTÜN HALKI KÖLELEŞTİRDİ.

Mısır halkını aç bırakarak, onların ellerindeki tüm toprakları , malları, hayvanları gasp ederek kendi inandırıcılığını, HİÇ EKSİLMEMESİ GEREKEN güvenirliliğini yok etmedi mi? kendi GÜVENİRLİLİĞİNİ yok ederken Putperes kahinlerin rahiplerin güvenilebilecek, sığınalabilecek, DOĞRU SÖZLÜLER olduklarını ilan etmiş olmadı mı? İmandan yoksunolanların, ellerini güçlendirerek dinlerini yaymalarına ön ayak olmak, "ALLAH'ın" ELÇİM" değinin davranışlarının içinde yer alabilir mi? "ALLAH'ın" HANGİ ELCİSİ böyle bir davranışta bulunabilir?

"ALLAH'ın" ELÇİSİ ELİNDEKİNİ BÖLÜŞEN değil midir?
Halkıyla bütünleşen, onların dert ortağı olan, onların mutluluğu ve kurtuluşu için sürekli yalvaran çalışan, öğütler veren değil midir?
Yusuf örneğine bakarsanız tam tersi bir durum söz konusu. Tam bir HAMAN tiplemesi söz konusu. Din maskesi altında, ZİHNİYET MESAJLARINA alet edilen, Hz. Yusuf'un ismi kullanılan YUSUF KAREKTERİ gerçekten FİRAVUN için ateşi yakıp kuleyi yapmaya başlayan, "İmalılıların İlahı'na" erişmeyi amaçlayan, ulaşabilme hayalleri kuran, bugünkü deyimle Şeytan İttifaklı Varlık birlikci / Vahdeti Vucud'cu, HAMAN.

Aç bırakılırsalar, İlahlarını, imanlarını terkederler, İlahlarını bırakırlarsa KULENİ TAMAMLAMIŞ sayılırsın. ulaştıkları sandıkları İlahlerı yerine kulen vasıtasıyla koyduğun edindirdiğin yeni ilahlarının farkına varamazlar.
   
 

Açlığa mahkum ettiğin her birey, İlahlarına ulaşman için sana yardım edecektir.
Kuleni yapabilmek için onlara ihtiyacın var.
Kulenin tuğlaları onların sahip olduğu inançlardır.
Her tuğlayı nereye ve ne şekilde koyacağına karar verenlerde HAMAN ustalardır.
Bu nedenle, Kuleyi yapmakta kullanacağın malzemen, tuğlan o yörenin, o toplumların dini inançları olmalıdır.
Şekli uydurmak ve her sırada kuleyi ölçeğe uygun daraltamak HAMAN ustanın işidir.
Yerel Tuğlaların, harçların, yakılan ışıkların sayesinde ancak kuleni tamamlayabilirsin,
Yakılan ateşler sayesinde her tuğayı pişirtebilip, harçları dondurabilirsin.
Dinlerini, ilahlarına giden yolların değiştirmeden, ibadetlerini yapmalarına, sahip olduklarının ellerinde sanmalarına ancak bu yolla sağlayabilirsin.
Yerel malzemeyi kullanmalı İKLİMLERİNDEN yararlanmalısın.
Malzemeye göre şerbet vermek için İKLİMİ ve ORTAM şartlarını istediğin gibi kullanabilirsin.
Malzemelerdeki uyumsuzluğu gidermek için DİYALOG adaptörünü, yönlendiricisini kullanarak giderebilirsin.

   
 
   
  Kule tamamlandıkca, hedefe yaklaşmışsın demektir.
KULENİ tamamladığında / tamamlattığında artık işin bitmiş hedefine ulaşmışsın demektir.
İlahlarına ulaşmış etkisiz hale getirmiş, hatta değiştirmişsindir. Ayaklarındaki donu habersizce almışsın demektir.
Eğer ayaklarında donlarının yok olduklarının farkına varmışlarsa, daha kuleni tamamlamamışsın demektir.
Daha alman ve kullanman gereken Tuğlalara ve onları bir arada tutacak harçlara ihtiyacın var demektir.
Kulenin boyunun standart bir ölçüsü yoktur.
Amaç ebatlarını göz doldurucu olması değil kazandırdığı işlevsellikleridir.
Kule testleri aşağıda görüldüğü gibi yöntemlerle yapılabilir.
Bu ve benzeri milyonlarca testler sürekli yapılarak, kule bitim ve ebatları hakkındaki bilgiler tahmin boyutundan, takvime bağlanılabilir hale getirilebilir.
Eğer tepki almıyorsan, alay konusu yapılmıyorsan, küfürler yemiyorsan, doğru yoldasın demektir.
Kalplerinden imanı, kıçlarından donlarını almak üzeresin demektir.
Kıtlıkla gözler hepten kararcağı, gözlerde yiyecekler uçuşacağı, hareketler kısıtlanacağı, düşünceler miğdeyle ortaklık kuracağı için son aşamalara geldiğini anlayabilirsin
Karnını doyuran yarınk ne yiyeceğini, kime yanaşıp neler elde edeceğini, kimlerle işbirliği..vb. yapacağına odaklanmış olacağından hedeflerine ait şartları bir-bir dikte ettirebilirsin
İşte bu ve buna benzer milyonlarca testlerle kulenin ebatlarını yaklaşık olarak tahmin edebilirsin
Kulenin bitme terminlerini üç aşağıya beş yukarıya saptayabilirsin.
   
 
   
  TANRI diye CİN'lerle kurdukları ittifaklara İNSANLARI taptıranların, TANRININ OĞLU inançları olabilir mi? "KUZU KİM & KÖPECİK KİM" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz
   
 
   
 
   
  FARKLI BİRKAÇ ÖRNEK DAHA GÖRMEK İÇİN AŞAĞIDAKİ BAĞLANTILARA UĞRAYABİLİRSİNİZ.
   
  "NASA ile 25. SANAL MİSYONERLİK" KONUSUNUN İŞLENDİĞİ "NASA HARİTALARI 25.KARE MİSYONERLİĞİ" SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
   
  "HARİTALARLA 25. SANAL MİSYONERLİK" KONUSUNUN İŞLENDİĞİ"HARİTALAR ile 25.KARE MİSYONERLİĞİ" SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
   
  "GOOGLE ile 25. SANAL MİSYONERLİK" KONUSUNUN İŞLENDİĞİ "GOOGLE 25.KARE MİSYONERLİĞİ " SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
     
  ENERJİLERİNİ İSTANBUL'dan ALANLARIN RESİMLERLE GÖSTERİLDİĞİ "İSTANBUL 2010: ENERJİSİ KİMLERE?" SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
     
  TÜRKİYE CUMHURİYETİ BAYRAĞINA YAPILAN, TAHRİBATIN ÖRNEKLENDİĞİ "BAYRAK TAHRİBATI " SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
     
  BİLİNÇ ALTLARINA GÜVERCİNLE atılan, İSA SİLÜETLERİ. 25. KARE ÇALIŞMASI KONUSUNUN İŞLENDİĞİ "DİYALOĞUN KUŞU" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz
   
  Kule hedefinde olan, kuleyle hedeflenen ilah değiştirme, ilahlarına varma eylemi tabii ki, her ülke ve toplumlar için farklılıklar göstermekle birlikte, genel Tanımlamalar ve isimler kullanarak bu engelleri rahatca aşabilirsin. RAB, TANRI, İLAH, HERŞEYE EGEMEN, YARATAN gibi anahtar sözcükler kullanarak özel tanımlamaların önüne geçmeli, artık herkez, "BEN BENİM" diyenin kendi bildiği "RAB" olduğunu sanmalıdır.

Ortak tanımlamalar halinde "TANRILARI" anıldığı için kimse neye çağrı yaptığını bilemez.
Özetle: Topluluklar ulaştıkları sandıkları İlahları yerine, kulen vasıtasıyla koyduğun edindirdiğin yeni ilahlarının farkına varamazlar.
İşte bu eylemin sonucunda kule tamadır.Artık açılış saatini yani zamanını beklemektedir.

"EY! HAMAN KULEYİ YAP" isteği ile başlayan çalışmanın son noktası olacaktır.
İştebu o çok merak edilen TEKAMÜL ÜÇGENİNİ tamamlanma etabının son noktası olacaktır.
   
 
   
  DOLARDAKİ, HORUS, PİRAMİT, ADALET TERAZİSİ, ANAHTAR ve "BİZ TANRIYA İNANIRIZ" sözünün işlendiği "PARADAKİ TANRI" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
   
  Bunun anahtarıda AÇLIK ve KÖLELİKTEN geçer. Köle edinmek, köle yapmak, köle sahibi olmak yada başka bir deyişle EFENDİ olamak için, anahtarlarını taşıyamayacak kadar servetlere sahip KARUN'ların olmalı ki; KÖLELEŞTİRMEYİ kralların vezirleri, finansörleri, danışmanları,..vb.. olarak yapabilsin.

Kule bitmedeki sonlara gelindiğinin işareti KITLIK olacaktır. Kıtlığı oluşturmanın ve önceden bilmenin TEK YOLU elbette; sanıldığı gibi rüya yada kehanet değil. O ilahi bir işaretti. Hz. Yusuf'un halkın hafızasında, kültüründe, hikayelerinde, benzetmelerinde silinmez bir yer edinmesi içindi.

İlahi bir kıssayı MANİFESTO YAYINIMIZ İÇİN KULLANDIK diye, kıtlık haberini de o yoldan beklemenin bir alemi yok.
Eğer ilahi bir bağımız olsaydı bekleyebilirdik ama bizim KULEYİ yapmakta ki amacımız, zaten İLAHİ yolları tıkamak, TEVHİD İMANINI YOK ETMEK değil mi?
Bu durumda ıkınsakta-sıkınsakta böyle birşey olamayacağı ortada.
Kitaplarımızda yazılanlara kanıpta, yazdıklarımızı gerçekmiş gibi algılayıpta, Putpereslere yardım geliyor sanmayın.
Onlar bizim yollardaki sapaklarımızın işaretleri, kavşakları.
Bu nedenle Kıtlık yıllarını bilmek yada oluşturmanın tek yolu, TOHUM üzerinde hakimiyet kurmaktır.
Yoksa ne yağmura nede rüzgara egemen olunabilir. Onun hükümranlığının adresi belli.
Bu ikisine egemen olamadığın sürecede KITLIĞI DÜNYA ölçeğinde KONTROL EDEMEZSİN.
TOHUM dağıtıcısı olmak, halkı köleleştirmek, tüm DÜNYA'yı kontrol etmek istiyorsan, TOHUMU kontrol etmeli, bitki isteklerini değiştirmeli, üretim miktarlarını kontrol etmelisin. Kıtlığa karar verdiğinde, sadece sen bilmeli ve tüm ürünleri depolayıp (işlenmiş ve işlenmemiş bir halde) muhafaza etmelisin.
Bolluk çok olacak havasını hakim kılmalıki, tüm ürünleri "SALAKCA GELEN BİR TAVIR SERGİLEYEREK" toplayan sen olmalısın
Kaç yıl ürün alacağını, kaç yıl almayacağına karar verecek olan sizlersiniz.
Bu güce erişebilmek içinde, TOPRAĞI KONTROL EDER hale gelmelisiniz.
TOPRAĞIN SİZLERE OLAN LANETİNİ kullanmalı, TOPRAĞIN LANETİNİ lehinize çevirmeli, TOPRAĞIN LANETİNİ kontrol etmeli, YOPRAĞIN DAHA ÇOK LANET etmesini sağlamalısınız.
ATALARINIZ KAYİN'in kazandığı laneti büyütmeli, HUZURA asla çıkmayı düşünmemelisiniz. HUZURUNA ÇIKMAMA sözü verilene ait ne varsa köleleştirmelisiniz.
   
  Halkının elindeki malları, zorla gasp edip ele geçiren ve HALKINI zorla KÖLELİĞE İTEN PEYGAMBER olur mu? Gaspcı, simsar, entrika ve komplolar düzenleyen, durumdan çıkar sağlayan bir tip olsa olsa fırsatları değerlendiren karaborsacı olur.

Doğru yola, dürüstlüğe davet etmek için gönderildiği halkını uyarmayanı kendisine elçi olarak seçmiş olan, ancak kendileri gibi zihniyete sahip, kendinden başka hiç bir şeyin önemini kabul etmeyen İTTİFAK KURDUKLARI bir varlık olabilir.

Hikaye kahramanları YUSUF, tüm halkını Köleleştirirken bu eylemi tek başına yapmadığına göre; gasbı, işgali, kötülüğü..vs.. normal olarak algılayan bir grup oluşturdu. Yani iyiliği yayıp kötülüğü men etmekle görevli olan Yusuf, kötülüğün her türlüsünü ülkenin her tarafına yaymış, teşvik etmiş, kurumsallaştırmış, YASALARLA UYGULANIR hale getirerek koruma altına almıştır.
.
Ve kötülük iman ve insanlık dışı yapılanmayı / Piramitleşmeyi (kule ile kast edielen) yaparken hep üzerinde din kıyafetini giymiş. Yüzünden din maskesini eksik etmemiş. Tanrı elçisi gibi sıfatlarla, Yakupoğullarının (yada herhengi bir din inancı ile) kutsallığıyla işleri götüren bir Yusuf profili çizilmiş.
   
  Hiç böyle bir profile sahip olan Yusuf; "ALEMLERİN RABBİ OLAN ALLAH" tarafından ELÇİ olarak seçilmiş, övgülerine mahsar olmuş, Peygamber olarak gönderilmiş, vahiyler verilmiş Hz. YUSUF olabilir mi? Asla ve Asla olamaz. İsmi üzerinden, çıkarları doğrultusunda prim yapan insanların, attıkları çamurlarla oluşturdukları kendilerine ait Yusuf olabilir

Kur'an'ı Kerim'de Hz. Yusuf'un bolluk zamanı biriktirdiği / biriktirtdiği ürünleri dağıtarak halkının sevgilisi durumuna geldiği anlatılıken, Ahit kitaplarında tüccar, tefeci, komplocu, durum istirmarcısı, vicdansız, simsar, karaborsacı, efendisine hizmet eden, kendiside oldukca nemalanan, makam mevki sahibi olmuş Haman yapısında bir YUSUF tiplemesi işleniyor.

Kur'an'ı Kerim'de Yusuf'un arkasından halk "bir daha onun gibisi gelmez" diye yas tutarken, Ahit kitabında arkasından özgür iradesini kullanabilipte, yas tutacak kimse bırakmayan, "halkın tümünü KÖLE yaptım" diye övünen YUSUF modeli bugünkü zihniyet uygulayıcılarına mesaj olarak işleniyor.

Bugün Dünya'da yapılanlara, Eski Ahit'ten Tanrının "OKEY" mesajı olarak, zihniyet torunlarına bildirilmiş oluyor.
Halkı kurtarma yerine ezilmesi için YÖNTEMLER GELİŞTİRENİ kim Peygamber olarak kabul eder?
Bugün söz konusu dinlere inananlar böyle bir olasılığa inanıyorlar mı? Onlar gözlerini kapamış, ellerindeki kitapların KAPAK İSİMLERİNE bakarak yollarına devam ediyorlar. Kapklarının içindekileri, din önderleri,nin tarifi,nden öğreniyorlar. Kendilerine çok üst vazifeler yüklendiğini sanarak, KURTARICI hayallerine dalıyorlar.

Ama söz konusu para, çıkar, servet olduğunda tıpkı DÜNYANIN her yerini işgal eden, gasp eden, soylar kurutan ÜSTÜN MEZİYETLERE sahip ATALARI gibi, bilinçlerine pompalanmış yüksek ideallerini hatırlayıp DÜŞÜNCE MEKANİZMALARINI terliksi hayvanlar düzeyine kilitliyiveriyorlar.

Canlı Piramitinin temel taşı olan "bir hücrenin" zekasına sahip benliklere bürünürek, sadece kodlanan, aktivetileri yerine getiriyorlar. İçgüdülerine yerleştirilmiş programlı işlemlerine devam ederek yani, canlılık faaliyetleri için gerekli, ye, öldür, üre, yaşa modunda kalıyorlar.

Atalarıda insan olmanın gerekli şartlarını taşıyor olsaydı, ABORJİNLERİN, MAYALARIN, AZTEKLERİN, KIZILDERİLERİN, ESKİMOLARIN, AFRİKALI KUNTA KİNTELERİN..vb.. İNSAN OLMALARINI kendilerine örnek alır, onlara benzemeye çalışırdı. Onların memeketlerinde onları parçalayan, ÖLDÜR içgüdülü HAYVAN MODUNDA olmaktan kurtulurdu. YE, ÖLDÜR, ÜRE, YAŞA modunda kalmaz İNSANI İNSAN yapan değerlere sahip olurdu. Aynaya baktığında da kendini değil, değerli bir insan görürdü.

Kendini çıkarmak adına; vatanım içindi, ailem içindi, Tanrı içindi, ticaret içindi, gelecek içindi..vb.. gibi yaptıkları katliamlara, yaptıkları gasplara kılıflar aramak zorunda da kalmazdı. Bu ve buna benzer şeyler ortaya koyulduğunda, o büyük tüccar, o büyük iş adamı, o kahraman komutan, o büyük politikacı, o çok soylu atalarıyla kimler övünebilecek? Resimlerinin altında kimler poz verebilecek. Kitaplar açıldığında, herkez kendisini okuyacak ve görecek. Kitaplar aynalarda nasıl göründüklerini gösterecek. Bakalım İnsan yüzü görebilecekler mi? İçlerinde besledikleri YE, ÖLDÜR, ÜRE, YAŞA programlı yaratığı mı görecekler? Hep kaçınılan YÜZLEŞME yaşanacak. Yüzleşme içlerinde yaşattıkları ile kendi aralarında olacak. Yüzler, yüzyüze gelecek. Ve aynada gördüğü yüze, hiç benzemediğini görecek.

Milyarlarca hücreye sahip beyinlerdeki düşünce yapısı, işlere gelmeyince, YÜKSEK İDEALLERİYLE çakışınca, TERLİKSİ HAYVAN moduna geçiyor demiştik ya! En basitiyle şu soruyu düşünseler bile, hatta cevap vermeseler bile, hatta hatta çarpıtarak yorumlasalar bile içinde bulundukları SAHTE DURUMU algılamaya başlarlar.

TANRI SOYGUNCU, KÖTÜLÜK YAYICISI ve ÜRETİCİSİ BİRİNİ ELÇİ OLARAK SEÇER Mİ? TANRININ KAZIK ATMAYA İHTİYACI OLUR MU?
BUNLARA İHTİYAÇ DUYAN TANRI OLUR MU? ONA TANRI DENİLİR Mİ?

İşte kitaplarında yaptıkları, Tanrıyı bayağılaştırma, Peygamberleri aşağılama hareketleri böyle her fırsatta yapılıyor. Bayağılaştırma, sıradanlaştırma nedenleri, Tanrı olgusu yerine, i Yusuf gibi çizdikleri karekterleri kabul ettirebilme gayretlerinden. Tanrı "doğrulukta" dese, siz herşeyi kafanıza ve planlamalarınıza göre elde edebilirsiniz, TANRI zihniyetin İÇİNDE ilanları yüzünden.

Bugün Dünya'nın her yerinde aynı eylemler yapılıyor. Yusuf gibi karekterlerle, beyinlerine işlenmiş şablonları kullanarak, yapılan tüm haksızlıklara, işgallere, köleleştirme hareketlerine, soygunlara, katliamlara Tanrı emri damgasını yapıştırıp, yapılanların getirisini hesap ediyorlar.
   
  YUSUF ADI: Din maskesi kullanarak yapılan komplolarla kontrol ve egemenlik Piramiti oluşturulmuş. Böylece kendinden sonra gelen tüm kuşaklara hangi konuda olursa olsun Piramit yapmayı öğretmiş. Konunun üstadı olarak kitaplarında yer almış (Cemaatlerin, Titan gibi saadet zincirlerinin, Envey gibi ticari kuruluşlarının "ÜÇLEME" zincirinin örneğini oluşturmuş olmalı. Kim ne olduğunu anlamadan, birbirlerini taşıyan ve taşıttıran küçük üçgenlerle ÜÇ BOYUTLU PİRAMİTLER teşkil edebilmenin fikir babalığı yapmış. Mısır içinde böylelikle herşeyi çok kolay bir şekilde kontro eder hale gelmiş. Sadece 1-3 kişiye verilen direktif, 1-3 kişiden alınan rapor ve KÖLE yapılan TÜM MISIR HALKI)

Haksızlığı yasal hale getiren, TİCARET olarak algılatan Yusuf, ateşi yakıp Tanrıya erişmek için inşaa ettiği KULEYİ bitirmek üzere olduğunu zannetmiş olmalı ki, yaptığı işlerde Tanrı adı pek anmaz, Tanrıdan çekinmez olmuş. Tanrıdan hiç görüntüde almamış. Ahit kitabında anlatılanlara göre, Yahudiliğin temellerini atan Yusuf esasında bir anlamda MISIR'ın HAMAN'I olmuş.Yada HAMAN'ın yaptıklarını Yusuf adı altında, iyi bir Yahudilik dersi olarak anlatıvermişler.

Hatırlayın Samirinin yaptığı PUT'u da, Samirinin Buzağısını'da, Peygamberleri Harun'a maletmişlerdi.Yok olmayan putperes yanlarını, göğüslerinde hep var olan buzağılarını Peygamberimiz dedikleri Harun İSMİNİ KULLANARAK duyurmuşlardı. Peygamberleri Harun, GÖNÜLLERİNDE yaşattıklarına, GÖNLÜNDE YAŞATTIĞINI şekillendirerek sunmamış mıydı?

Efendisinin" hadi ateşi yak" emriyle yapımına başladığı ama Tamamına erdiremediği Tanrı'ya erişme umutlarının, Tanrıyı oynama hayallerinin, kısaca TANRILAŞMA ARZULARININ temellerini atmış. Hani biri evlenince bekar olanlara "darısı başına" denir ya! KULEYİ tamamlamakta, TEKAMÜLE erdirmekte bugünkü zihniyet torunlarına kalmış. Hiç bir zaman "darısı olamayanların başına" temennilerinde bulunamayacakları sanıları için, nesillerdir çabalıyorlar. (sürekli uzayan don lastiği üzerindeki miklro-organizmanın hedefe koşması gibi. Koşuya başladığında lastiğin bitmesine bir karış varken, durumu değerlendirdiğinde gördü ki, daha hedefe varmasına 1 metre var)

Ahit maddelerindeki anlatımlara bakarsanız, Ester bölümündeki gibi bir MANİFESTO ilanı var. Yahudiliğin ekonomik/ finansal sistem anlayışını yansıtan, bir menifesto yayını var. Ester bölümündeki gibi gizli mesajlar, gizli tanımlamalar eşliğinde Yahudilik olgusunun, davranış şeklinin tarifi var.

Dünyayı köye çevirip "AĞA / DEREBEY" yetkisiyle,3-5 esasa bağlanmış ana kurallara göre yönetmek istiyorlar. TEK DÜNYA DEVLETİNİ bu anlayış içinde uygulamaya almak istiyorlar.

Kömün birim yönetimli, eyalet sistemli, konsil (Ahit esaslı konsey) yönetimli, tek patronlu / Firavunlu / İmparatorlu Altın Ahit esaslı (Altın çağda Altın Ahit olur herhalde. Yüce Pir'leriyle yapacakları antlaşmanın ismi, "En Son Ahit" olacak değil ya! ) HALKI KÖLELEŞTİRİLMİŞ, TEK DÜNYA DEVLETİ.

Yada Doların üzerinde yazdığı gibi, "NOVİS ORDO SECLORUM" / YENİ DÜNYA DÜZENİ. Tanrı olarak neleri benimsedikerini, Paralarının/ Dünya parasının üzerine işlemekten kaçınmayanlar, elbetteki ideallerinin, proje / paket isminide yazacaklardır. Fermanlarını paralarla bile yayınlayanlar / duyuranlar amaçlarını, hedeflerini de elbette bildireceklerdir.

MISIR TANRISI Horus'u, piramitini, gören gözünü, tekamül üçgenini bir köşeye koyupta; "BİZ TANRIYA İNANIYORUZ" sologanını da yanına yazarlarsa, HANGİ TANRIYA inandıklarını göstermiş oldukları gibi, hayallerindeki YENİ DÜNYA DÜZENİNDEKİ / DEVLETİNDEKİ, Tanrının KİMLİĞİNİ DE GÖSTERİR.

Yoksa boşuna mı yazdılar Horuslu paranın üzerine: "ANNUE CCEPTIS" sözünü? Boş yere mi yazdılar.Tanrı olarak işaret ettiklerine "TANRI VERDİĞİMİZ SÖZLERİ GERÇEKLEŞTİRDİ" diye yazdılar?

Çünkü Tanrı inançlarına göre; HER BİRİ TANRI. Onlar karar veriyor, Tanrı olarak işaret ettikleride, YOLLARINI açıyor. Piramitin altına da açılmasını umdukları yolun ETİKET / TABELA isminide yanlışlığa kurban gitmemek, yollarda kaybolmamak için yazmış olmalılar. "NOVİS ORDO SECLORUM" / ÇAĞLARIN YENİ DÜZENİ / YENİ DÜNYA DÜZENİ /YENİ DÜNYA DEVLETİ

Unutkan, şaşıran, yanılan, karıştıran, "evindekiler kim" diye soran, anımsayan, pişman olan, kulunun öldüğünden bile haberi olmayan Tanrıları, yapılacak iş listesini sürekli görsün, eğlencelere dalıp gülerken açılacak yolları karıştırıpta hedefi şaşırmasın diye yazmış olmalılar. Atalarının kutsal kitaplarımız diye yazdıklarını okuyunca pekte haksız sayılmazlar.

Özetle: BİZE AİT OLAN, sadece "SANA TAPINILAN ALTIN ÇAĞIMIZ olacak" dediler. Piramitin altına bunu yazdılar ki, "TANRIM yazdığımız bu ifade VERDİĞİMİZ SÖZLERİN TOPLAMI, gerçekleşmesini sağladığın SÖZLERİMİZİN DİP BİLANÇOSU, "YENİ DÜNYA DÜZENİ" tembih yapılmış olsun. Ataları, taş dikip, taşı Rab huzurunda tanık atıyorlardı, şimdiki torunlarıysa, en değer verdikleri şeyin üzerine bu sözleri yazıyorlar ki, verilen sözlerin onlar için ne kadar değer taşıdığı daha iyi anlaşılsın. Tanrıları durumun ciddiyetini kavrasın...
   
 
   
  Yahudi tiplemesinin elindeki "GERÇEK FURKAN" adı altında basılmış olan, KAFALARINA GÖRE takıldıkları kitap. Ataları da kitaplar yazıp, "TANRIDAN" damgasıyla bu günkü torunlarına metinleri, miras bırakmamışlar mıydı? Atalarından edindikleri "TANRI ADINA KİTAP YAZMA" öğretisini zihniyet torunları hiç korku duymadan yerine getiriyor.

Yazma yetkisini de, ELBETTE "HER HARFİ TANRIDAN" dedikleri ellerindeki kitaplardan alıyorlar. ATALARINDAN aldıkları bu yetkiye dayanarak yazdıkları kitapları da, ZİHNİYET TORUNLARINA, "HER HARFİ TANRI" damgasıyla miras bırakacaklar. O kitapları miras olarak kabul edenlerde......bu şekilde bir "sür-git emri" olan bu alışkanlık, "damdan düşen kurbağanın mezar taşındaki, tekraralı hayat hikayesine" benziyor?

Suat Yıldırım'ın (Ahit Adreslemeli, Ahitlere ilahi kitaplarlar sınıfına sokma çalışması) Ahit yönlendirmeli, Tükce Kur'an'ı Kerim Meali yapmasına savunma olarak bahis konusu ettiği "benim kitabım B.O.P.'tan önce yayınlandı" diyerek dile getirdiği, Büyük Orta Doğu Projesinin (B.O.P.) bir parçası olarak, Gerçek Furkan adlı kitabı yayınladılar. Sunum adı ile "The True Furqan"..

ABD'nin Texsas eyaletinde Evangelist, Omega 2001 ve Wine Press yayınevleri tarafından "Gerçek Furkan" adıyla piyasaya sürülen kitap. Arapça ve İngilizce olarak basılan bu kitap 366 sayfa. 77 Sure'den oluşuyor. Üç dinin/İbrahimi dinlerin, 21.Yüzyılın din kitabı, olarak tanıtılıyor.

İçinde Hırıstiyan ve yahudi kitaplarından alıntılar yapılmış. Benzerlik olsun, tanıdık gelsin, yedirmesi / hazmettirmesi kolay olsun diye de Kuran'dan, bazı surelerin isimleri kullanılmış.

Birçok ülkelerin/toprakların, Yahudilere ve Hıristiyanlara ait olduğunun vurgusu unutulmamış. Büyük Ortadoğu Projesi"ne destek veren bir kitap. İslam dünyasını Hıristiyanlaştırma çabalarına katkı sağlayan bir ürün. The True Furqan
   
   
   
  Herhangi bir makamda / kurumda bulunan bir Yahudi aynı zamanda Yahudi ırkını da, Yahudi dininde temsil etmiş oluyor. Yusuf'ta da aynı özellik işlenmiş. Ayrıca din adamlarıyla bir takım organizasyonlara gitmiyorlar. Bir fonu yöneten Yahudi hem ırksal hemde dinsel ögeleri temsil etmiş oluyor. Din adamları kule yapmıyor. Kuleyi yine DİN VE IRK temsilciliğini, taşıdığı ZİHNİYETİ içinde muhafaza eden iş adamları, yöneticileri, bilim adamları, politikacıları yapıyor. Hem dinsel açıdan hem ırksal açıdan.

Din adamları ise zihniyet OLUŞUMUNA inanç açısından, kitaplarındaki MANİFESTOLARA bağlı kalarak katkıda bulunuyorlar. Elbette işleri gereği halkı ikna etme çalışmalarıyla, tapınma ve din kurallarının uygulanmaları ile ilgileniyorlar. Onlardan başka ırk ve dini içiçe olan bir topluluk yok.

Yusuf'a, Haman'a bu açıdan baktığınızda hem din adamıydılar hemde devlet adamlığı yaptılar. Hem de kabul ettikleri soy neyse, ona bağlı bir Yahudi olarak ta kaldılar. Dünyanın en büyük FONlarında, şirketlerinde, ailelerinde de durum aynı. Irk olarak YAHUDİLERSE, zihniyet olarakta YAHUDİLER.

Küreselleşmeyi, globelleşmeyi köyleşme olarak görenler kim?
Dünya'yı tek köy olarak görüp, her yer bizimdir mantığıyla, her istediği yerleri işgal edenler kim.
TEK DÜNYA DEVLETİ peşinde olanlar kim?
Dünya ülkelerine borç (ABD dahil) batağına sokan hatta, bazılarını İFLAS ETTİRENLER KİM?
Ülkeler bazında yeşil devrim, kadife devrim adı altında senaryolarını gerçekleştirenler kim?
Fonlarıyla Ulusları Turuncu devrim adı altında, İSTEKLERİNİ yapmaya mahküm bırakanlar / zorlayanlar kim?
Fonlarıyla darbeler yapıp hükümetleri ayakta tutanlar kim?
Yusuf adı altında Dünya sürü düzeninegeçmeyi hedefleyenler kim?
Ulusalcılığı / Millyetciliği ırkcılık olduğunu çağdaş yorum olarak kabul ettirip kendileri için tüm dünyayı kana bulayanlar kim? ..vb..
   
  Dünya'yı ele geçirmeye, Dünya insanlarını bir uçtan bir uca köleştirmeye, ATALARININ yazdığı KİTAPLARINA göre tanrısal izin var .

özetle: Ahit bağlamında, Tanrı müsaadesiyle, ilk oğlu / ilk doğanı İSRAİL gibi, ilk İNŞAA edileni TEK DÜNYA DEVLETİ kurulabilir. Yeni Dünya Düzeninin, TEK DÜNYA DEVLATİ'de tek YÖNETİCİYLE idare edilebilir. FİRAVUN kıvamında, hem insan hemde Tanrısal vasıflarla yaldızlanmış, TANRI kabülü gören bir ÖLÜMLÜ. Bu sahnede TEKİL TANRI ihtiyacı var mı? Sadece "UMACI" rolü verilmiş olan perde arkası bir olgu, oluşumla KOTARILACAK bir sahne söz konusu.

Ait oldukları ZİHNİYETİN böyle bir sahnede TANRI rolünü, 2. dereceden de olsa oynayan varken, tüm SÖZCÜLÜKLER ve KARAR VERİCİLİK onda toplanmışken, TEKİL TANRI inancı ve ona ait olan kitaplar işi bozmaz mı? Her dinin kitapları, atalarının yaptığı gibi, GÖNÜLLER ŞELALE olsun diye mizansenleri, kıssaları, katliamları, sapkınlıkları, putpereslikleri içermiyor.

Sahne bu plan çercevasinde gerçekleşirken, TEKİL TANRI inancının ismi bile sahne gerisinde yer alan TANRI KONSEYİNİN elemanlarını işsiz bırakmaz mı? Kitaptakiler uygulanacaksa, Konsillerin, konsetlerin, kurumların, platformların, Dinlerin diyoluğunun, Tellallerin, Amentümuz bir diye çığırtkanlık yapanların, Cemaatlerin, Cemaat liderilerinin, uçanların-kaçanların, Hızırla görüşenlerin ne işi olabilir?

Yeni Dünya düzeninde, Firavun kıvamında İMPARATOR / PİR/ BAŞKAN vs.. adı alacak bir yöneticisi nin buyruğu altında yaşayacağı tebaasının barkodlanacağını ve tüm mülkiyetin fon emrinde olacağını YUSUF örneğinden sonra söylemeye gerek yok sanırım.
Bakarsının Firavun kıvamındaki ülkenin / oluşumun sembolik adı / tanım adı, 4. Roma / Yeni Roma olabilir. Roma gibi konsil devlet kurulabilir. Seçkinlerini GÖRLAND'da yer aldığı, DÜNYANIN ÇATISINDAKİ TEK DÜNYA DEVLETİ. KYOTA ödülü olan, Altın çağın ALTIN ülkesi.
   
  DÜNYANIN ÇATISI, TEK DÜNYA DEVLETİ ve YENİ KITALARI, 51. BÖLGE, HORUS, PİRAMİT OLUŞUMU SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
   
  Belki o zaman, Amerikan kongeresi önünde ki dikili taşa, yazıda yazılır. Dünya'nın çatısında, konsil 4. Roma imparatorluğu. Eyalet temsilcilerinin oluşturduğu Senatoya sahip bir imparatorluk. Eğer ilk doğanı israil ise, mutlaka ikinci doğanı ABD bazlı olmalı. YENİ DÜNYA'ya da YENİ DÜNYA DEVLETİ yakışır. AMERİKA kıtasının bir ismide YENİ DÜNYA değil mi?

Yaratılış.......47:19 Gözünün önünde ölelim mi? Toprağımız çöle mi dönsün? Canımıza ve toprağımıza karşılık bize yiyecek sat. Toprağımızla birlikte firavunun kölesi olalım. Bize TOHUM ver ki ölmeyelim, yaşayalım; toprak da çöle dönmesin.››
Yaratılış.......47:20 Böylece Yusuf MISIRDAKİ BÜTÜN TOPRAKLARI FİRAVUN için SATIN ALDI . Mısırlıların hepsi tarlalarını sattılar, çünkü kıtlık onları buna zorluyordu. TOPRAKLARIN TÜMÜ FİRAVUNUN oldu
Yaratılış.......47:21 Yusuf MISIRIN BİR UCUNDAN ÖBÜR UCUNA KADAR BÜTÜN HALKI KÖLELEŞTİRDİ.
   
  Kitaba göre, Yakup ölmeden önce Yusuf'u yanına çağırır ve küçük olmasına rağmen Efrayim'i kutsar. Tercih onun. Kendiside küçük olmasına rağmen, annesi ile bir olup, babaları İSHAK'ı kandırmış, İshak'ta Yakup'u Peygamber ilan etmişti. TANRIYA HAYAT verenler kendileri olduğundan, Peygamberlik saçiminide Tanrıyı karıştırmadan hille ve hurda ile aralarında hallediveriyorlar. Tanrı'da çıkan sonucu elbette kabul ediyor. Onun karışmaya hakkı yok ki. Ne yazılmışsa onlar onun beyanatıdır.

Tanrı olarak edinilenin durumunu şu örnekle daha iyi açıklayabiliriz; Tanrı olarak edindiklerinin durumu, yıllar önce Televizyon ekranlarından tanıdığımız, Cenk Koray'ın seslendirdiği BAY MERAKLININ hallerine benziyor. Kalem çizmezse, her şey bitiyor. Kalem çizdiği sürecede varlığını bağıra çağıra sürdürüyor. El gelip altından çizgisini silerse, tüm yaptığı işlevselliği, çizgi üzerinde seyir halinde olmaktan ibaret olan Bay Meraklı için, herşeyin sonu geliveriyor.

Bunların edindikleri Tanrının da durumu tıpkı öyle. Ne konuşacağına, nelere karşı çıkıp onay vereceğine karar verenler, kutsal metin yazarları. Edinilen / TANRISIN DENİLEN ne kadar bağırsada, "KALEM İSTEDİĞİNİ gerektiği biçimde HEMDE TANRIDAN diye / TANRI ağzından yazıyor.

Görüldüğü gibi, " HER HARFİ TANRIDAN" olan kitap sahibi olmak kolay değil. Hem Tanrıyı oynayacaksın, hem yazacaksın, hemde aciz kul pozisyonunu koruyup, hayat verdiğini yücelteceksin ki, Bay Meraklı gibi onda İZLEYENLERİ olsun.

Bay MERAKLI ekrandan gözlerle izlenirken, "SEN TANRISIN" denilenin çizilmiş yolundaki hareketlerine sekronize olarak / takip edilerek izleniyor. Birinde hoşça VAKİTLER geçirilip, BOŞ zamanlar değerlendirilirken, diğerinde BOŞA kürekler çekilip çok kıymetli VAKİTLER heba ediliyor.Ve hiçte hoş olmayacak bir zamana doğru yollar alınıyor.
   
 
   
  Yakup ölmeden önce Yusuf'u yanına çağırıp veda konuşması yapar. Veda konuşmasında, ON İKİ oğlunun meydana getirdiği, ON İKİ kabile hakkında düşüncelerini bildirir.

Yaratılış.......48:21 İSRAİL Yusufa, ‹‹Ben ölmek üzereyim›› dedi, ‹‹Tanrı sizinle olacak. Sizi atalarınızın toprağına geri götürecek.

Bunlardan biride, açımasızlıklarından dem vurduğu, (Mısır çıkışında halkını PUTA tapmıyorlar diye, seve seve kılıçtan geçiren) Levi'lerdir. Yakup onlar için şöyle der. Söylediklerini dkkatlice okuyun ve TANRI OLARAK KABUL EDİLENİN kim olduğuna, Tanrının kim olduğuna karar verin. Tanrıyı Güreşte yalvartan Kim? Tanrıyı güreşte yenen kim? O ismide düşüncenizin içine atarak çıkarımınızı yapın.

Yaratılış.......49:1 YAKUP oğullarını çağırarak, ‹‹Yanıma toplanın›› dedi, ‹‹GELECEKTE SİZLERE NELER OLACAĞINI ANLATAYIM.
Yaratılış.......49:2 ‹‹YAKUPOĞULLARI, toplanın ve dinleyin, Babanız İSRAİLE kulak verin.
Yaratılış.......49:7 Lanet olsun öfkelerine, Çünkü şiddetlidir. Lanet olsun gazaplarına, Çünkü zalimcedir. Onları YAKUPTA bölecek Ve İSRAİLDE dağıtacağım.
Yaratılış.......49:29 Sonra Yakup oğullarına şu buyrukları verdi: ‹‹Ben ölmek, halkıma kavuşmak üzereyim.

SÖYLEYEN TANRI mı? YOKSA YAKUP'mu?
"YAKUP'ta BÖLECEĞİM" diye Yakup LAF edebilir mi? Üstelik ölüm döşeğinde iken.
Yakup, oğullarını Yakup'ta böleceğim diye geleceğe dair sözleri nasıl sarfeder?
Yakup, Oğullarını Yakup'ta (kendisinde) nasıl böler?
Eğer Yakup, Yakupoğullarını Yakup'ta bölecekse yani bunu kendini kastderek söylemişse çok geç kalmış olmuyor mu?
Yakup, Yakupoğullarını Yakup'ta bölecekse, buradaki ilk Yakup, Yakup'un içine kaçmış CİN'mi oluyor.
Yakup yalvarttı, bağladı, tutsak etti dedikleri TANRININ MELEĞİ lakaplı CİN, o CİN'mi oluyor?
Çocukları toplayıp nasihat eden, Yakup'un ağzından giren, ONUN SÖZLERİNE YÖN VEREN onların "RUH" dedikleri CİN olmasın?

2 Tarihler.......18:19 RAB SORDU: 'Ramot-Gilat'a saldırıp ölsün diye İsrail Kralı AHAV'ı kim kandıracak?' "Kimi şöyle, kimi böyle derken,
2 Tarihler.......18:20 BİR RUH çıkıp RAB'bin ÖNÜNDE durdu ve, 'Ben onu kandıracağım' dedi. "RAB, 'Nasıl?' diye sordu.
2 Tarihler.......18:21 "Ruh, 'ALDATICI RUH olarak gidip AHAV'ın bütün PEYGAMBERLERİNE yalan söyleteceğim' diye karşılık verdi. "RAB, 'Onu kandırmayı başaracaksın' dedi,.
2 Tarihler.......18:22 "İşte RAB bu PEYGAMBERLERİN ağzına ALDATICI BİR RUH koydu. Çünkü sana kötülük etmeye karar verdi."

YOKSA KONUŞAN YAKUP İSRAİL İSMİNİ ALINCA TANRILIKTA MI BULAŞTI?
İSRAİL DEVETİ YOKTU Kİ. İSRAİL İSMİ YAKUPTA ORTAYA ÇIKIYOR.
80 YAŞLARINDA YUSUF DOĞDUKTAN 6 YIL SONRA LAVAN YANINDAN YAPTIKLARI GÖÇ SIRASINDA YAPILAN GÜREŞTE BU İSİM ORTAYA ÇIKIYOR.

Yaratılıştan itibaren yapılan hesaba göre Yakup'un güreş yaptığında yaşı 80 olmalı. Mısır'a girilmeden 50 yıl önce. Yani; Yahudi kabulüne göre; M.Ö 1573, Ahit verilerine göre M.Ö 1976 yılına denk geliyor.

Mısır'a, Yusuf'un 39 (17+13+7+2) yaşında iken, 130 yaşında girdiği göz önüne alındığın da ise; (Yusuf'un doğumundan 6-7 sene sonra göç sırasında güreş yapılıyor) Yakup'un güreş yaptığında yaşı (130-39)+6=97 olmalı. Mısır'a girilmeden 33 yıl önce. Yani; Yahudi kabulüne göre; M.Ö 1556, Ahit verilerine göre M.Ö 1959 yılına denk geliyor. İki tutarsız sonuç.
   
 
   
  Yakup'un, Güreş yıllarına ait yaş durumu 80-100 arası olmasının sebebi yada yaş aralığının bu kadar neden geniş tutuluyor olmasının sebebi, iki ayrı yerden yapılan tarih analizinden, iki ayrı sonuç çıkıyor olması

Yakup'un Mısır'a girişi ve Yusuf'la karşılaşması baz alınarak yapılan hesaba göre;

Mısır'a, Yusuf'un 39 (17+13+7+2) yaşında iken, Yakup'un da 130 yaşında girdiği göz önüne alındığın da; (Yusuf'un doğumundan 6-7 sene sonra göç sırasında güreş yapılıyor) Yakup'un güreş yaptığında yaşı (130-39)+6=97 olmalı. Mısır'a girilmeden 33 yıl önce. Yani; Yahudi kabulüne göre; M.Ö 1556, Ahit verilerine göre M.Ö 1959 yılına denk geliyor. Yaratılış 2205 yılı


Esav'ın Amcası İsmail'in kızı ile evlenmesi ve İsmail'in ölümü baz alınarak yapılan hesaba göre:
Esav, Yakup Dayısı Lavan'ın yanına kaçtığında Esav'da Amcası İsmail'in kızıyla evlenmeye gidiyor. İsmail, 137 yaşında Yaratılış 2171'de öldüğüne göre, bu evliliğin 2171 yılından önce olması gerekiyor. Dolaysıyla da Yakup'un Dayısı Lavan yanına gidiş tarihide, Yaratılış 2171 yılından önce olması gerekiyor.

Esav evlendi İsmail öldü yada Yakup Dayısının yanına gitti İsmail öldü kabul edilse bile; Yakup 2171-2108 = 63 yaşında olur. İsmail ölmeden 2-3 sene önce dayı Lavan yanına gidiş ve Esav'ın evlilik yaptığı kabul edilirsede bu durumda Yakup ve Esav 60 yaşlarında olur.

Dayı Lavan yanındaki 14. yılında Yusuf'a sahip olan ve Yusuf'tan ALTI yıl sonra Tanrı ile güreş tutan Yakup, 60+20=80 yaşında Tanrı ile güreşmiş olur. Mısır'a girilmeden 50 yıl önce. Yani; Yahudi kabulüne göre; M.Ö 1573, Ahit verilerine göre M.Ö 1976 yılına denk geliyor. Yaratılış 2188 yılı

Bu durumda da ortaya Ahit Klasiği olan iki ayrı sonuç çıkmış olur. Yusuf'la ilgili herşey değişir. Örneğin Yakup 130 yaşında Mısır'a girdiğinde 39 yaşında olan Yusuf bu durumda 56 yaşında olur. Doğumunu takip eden 39. yılında Mısır'a vezir olması, rüya görülmeden hapisliğinin 4-5 yılında olur.