but1
   
   
  TANRILARI ADINA KUTSANAN PARA yada PARANIN TANRI TARİFİ..
   
 

PARALARI ÜZERİNDEKİ YOL HARİTALARI...

   
     
   
   
  Hesap gününden kurtulmak istemelerinin, kurtulabilmek içinde illaki, iman bölgesi / Peygamberler bölgesi denilen topraklara, İNANÇLARIYLA birlikte egemen olmaları gerektiğini (SAMİRİNİN buzağısı gibi örneklerden) biliyorlar. Bölgeye egemen olmanın önemini anlayabilmek için, o bölgenin birtakım özelliklerini bilmek gerekir. VAAD bölgesinin / İMAN bölgesinin / PEYGAMBERLER bölgesinin / VAHİY bölgesinin özelliğini ortaya koyabilmek için de, SAMİRİNİN BUZAĞI yapım kıssasından, çıkarımlar yapmamız gerekir.

Kitaplarında da Kayin / Kabil olayında Toprağın lanetini ve Samirinin Buzağısının onlar için ne ifade ettiğini ortaya koyabilirsek; VAAD edilen toprakların / İMAN BÖLGESİNİN / PEYGAMBERLER BÖLGESİNİN / VAHİY bölgesinin onlar için neden önemli olduğunu kavrayabiliriz.
   
  GÖNÜLLERE İÇİRİLEN BUZAĞI, PUT'culuğu TEŞVİK EDEN TANRI MANİFESTOSU ve PUT'cu "HARUN & SAMİRİNİN BUZAĞISI" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
   
  VAAD kavramı çercevesinde, "Tanrı olgusunun" onlarda ne tür çağrışımlar yaptığı yorumlandığında da, PARALARININ ÜZERİNDEKİ "BİZ TANRIYA İNANIYORUZ" sologanı ile kast edilenin ne veya neler olduğunu daha iyi anlayabiliriz
.
SAMİRİNİN BUZAĞISININ; yapılışını, SAMİRİ'nin "gördüm" dediği şeyin ne olduğunu, SAMİRİNİN BUZAĞISININ yok ediliş hikayesini, yok ediliş biçimini, içine katıldığı Altından neden ayrıştırıldığını, ayrıştırılan (izabe edilen) toprağın neden TOZ haline getirildiğini ve en sonunda toz haline getirilen toprağın bulundukları yerdeki çöle değilde, neden geçtikleri denize döküldüğünü yorumlayabilmek lazım / kavrayabilmek lazım?

Bölgenin onlardaki özel konumunu anlayabilmek için, ikinci en büyük kaynak, Buhar halindeki, Göklerin ve yerin "İSTEYEREK GELDİK" demelerine sebep olan, maddenin BİLİNÇ YAPILARINI kavrayabilmek gerekir. ("Gökler ve yer arasında emre hazır bulutlar" ve benzeri tanımlamalar ile tarif edilen KOZMİK BİLİNCİ kavrayabilmek, VAAD BÖLGESİNİN / İMAN BÖLGESİNİN / VAHİY BÖLGESİNİN önemini anlatır?)

VAAD BÖLGESİNİN / İMAN BÖLGESİNİN önemini anlatabilmek için şu benzetme yapılabilir / eşitlik kurulabilir.
Samiri'nin önemini kavrayıp, (Büyük ihtimalle Denizi geçerken. Çünkü toz haline getirilen, alınan nesne yerine iade edilircesine Denize dökülüyor) alıp torbasına koyduğu bir avuçluk olan nesne SAMİRİ için ne İFADE EDİYORSA; torbaya koyulamayacak kadar büyük olan o bögede, gönüllerine buzağı içirilmiş olan, göğüslerinde SAMİRİNİN BUZAĞISINI besleyenler için aynı şeyi İFADE EDİYOR. Sadece boyut farklılığı var. Tipik Herry Potter flim senaryosu. Davranışları içinde, o senaryoyu yaşama tutkusu diyebilirsiniz.

Kitaplarında da Kayin / Kabil olayında Toprağın lanetinden bahseden onlar. Demekki böyle inançları var. Din sistemlerine Kitapları aracılığıyla, ÜSTELİK TANRI BUYRUĞU olarak dahil edilmiş.
Yaratılış.......4:11 Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan TOPRAĞIN LANETİ altındasın.
Yaratılış.......4:12 İşlediğin TOPRAK bundan böyle sana ÜRÜN VERMEYECEK. Yeryüzünde aylak aylak DOLAŞACAKSIN.››
Yaratılış.......4:13 Kayin, ‹‹CEZAM KALDIRAMAYACAĞIM KADAR AĞIR›› diye karşılık verdi,

Yaratılış.......4:14 ‹‹Bugün BENİ BU TOPRAKLARDAN KOVDUN. Artık HUZURUNDAN UZAK KALACAK, Yeryüzünde aylak aylak dolaşacağım. KİM BULSA ÖLDÜRECEK BENİ.››

YERYÜZÜNDE BİR ORAYA BİR BURAYA ATILANLAR, TOPRAKTAN ve TOPRAĞIN ÜRÜNÜNÜNDEN DEĞİLDE, ancak FİNANSMANINDAN, KOMİSYONUNDAN (ŞİMDİDE TOHUMDAN, İLAÇTAN, GDO'dan) NEMALANABİLENLER KİMLER?

Nışanlanmış /işaretlenmiş / markalanmış olanın TEKAMÜL PİRAMİTLERİ, kimlerin bastığı paranın üzerinde baş köşeyi işgal etmiş?

Yaratılış.......4:15 Bunun üzerine RAB, ‹‹SENİ KİM ÖLDÜRÜRSE, ondan YEDİ KEZ ÖÇ ALINACAK ›› dedi. Kimse BULUP ÖLDÜRMESİN diye KAYİNİN ÜZERİNE BİR NIŞAN koydu.
   
  Herşeyi gören göz ve piramiti, IN GOD WE TRUST / "Biz Tanrı'ya inanırız" tanımıyla İŞARET EDİLEN TANRI isminin de olduğu TANIMLAMALAR, AYNI ÇERÇEVE içinde yer alıyor.

Bu durumda hangi Tanrıya inandıklarını söylemiş oluyorlar?
"Biz Tanrı dediğimizde anlayacağınız Tanrı hangisi olmalıdır" diyorlar?
Mısır Tanrısı HORUS'u temsil eden Piramitin ve herşeyi gören gözün olduğu yerde, "BİZ TANRIYA İNANIRIZ" açıklaması / vurgusu varsa, parayı basanların, bastıranların HANGİ TANRIYA İNANDIKLARINI göstermiyor mu?

O ülkenin yöneticilerinin, din adamlarının, onların RUHANİ LİDERLERİNİN, kongrelerinin esasında hangi inançlara hizmet ettiklerini açıklamıyor mu?
Yahudi HAHAMLARIN, BAŞ KOHENLERİNİN, DİN ADAMLARININ konuya hiç itirazı olmadığına göre; GÖNÜLLERİNDE yatırdıkları ASLANIN ne olduğu ortada değil mi?

ABD'nin kurucularının büyük bir kısmı Yahudi, Püriten Hıristiyanlar ve diğer Hıristiyanlar değil mi?, Merkez bankası yine ABD kurucularıyla aynı görüşleri paylaşan zihniyet / ideal torunlarının değil mi? Yahudilerin değil mi? Doların üzerinde yazdıkları gibi "NOVİS ORDO SECLORUM" / YENİ DÜNYA DÜZENİ./ TEK DÜNYA DÜZENİ organizatörleri değil mi?

(Evrensel Yahudi Ansiklopedisi / Universal Jewish Encyclopedia da; Etik yapısı E. Ahit'le tümüyle eş olan Puritenlik; "İNGİLİZ YAHUDİLİĞİ" olarak adlandırılmış
“Kabalist Abraham B. Eliezer ha-Levi, Luther'in Hıristiyanları yavaş yavaş eğitmeye çalışan bir ‘Gizli Yahudi' olduğunu söyledi.” (Encyclopedia Judaica) .)


Hıristiyan Kardinallerinin, Papanın, Patriklerin Din önderlerinin, Mezhep liderlerinin "Hıristiyan bir ülkenin parasında HORUS'UN ne iş var" demediklerine göre, aslında OĞUL TANRI inanç kaynağının HORUS İNANÇ KÖKENLİ Mısır Tanrıları olduğunu göstermiyor mu?
Ana amaçlarının HORUS GÖREN GÖZ PRAMİTİNİ tekamüle erdirmek olduğunu ortaya koymuyor mu?
Hedefin, "ALEMLERİN RABBİ OLAN ALLAH" vahiylerinin üzerinin örtülmesi olduğu, tapılanın ne olduğunun önemsiz olduğunu anlatmış olmuyorlar mı?
Tanrıcılık oynayanların, Varlık birliği oluşumuna destek olacak sapkınlık artışı için, her şeye gözlerini kapatılmış olduklarını sergilemiyor mu?

OYSA O TOPRAKLARIN KENDİLERİNİ KABUL ETMEDİĞİNİ ve ASLA KABUL ETMEYECEĞİNİ SÖYLEYEN, MANİFESTOLARI HALİNE GETİRDİKLERİ KİTAPLARI.

Yaratılış.......4:11 Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan TOPRAĞIN LANETİ altındasın.
Yaratılış.......4:12 İşlediğin TOPRAK bundan böyle sana ÜRÜN VERMEYECEK. Yeryüzünde aylak aylak DOLAŞACAKSIN.››

Kitaplarındaki bu tür ifadelerden dolayı; Tahmin ediyorlar ki İMAN BÖLGESİ OLAN O TOPRAKLAR egemen olunduğunda, tıpkı SAMİRİNİN BUZAĞISINDA olduğu gibi isyan edecek.
   
  "Bahçenden uzak kalacağım" demiyor. ARTIK yani "BUNDAN SONRA HUZURUNDAN UZAK KALACAĞIM" diyor.
Konuştuğu Tanrıysa, bahçeden ayrılmakla, neden HUZURUNDAN uzak kalsın ki? Tanrı her yerde değil mi? Demek ki terkedilen "Tanrıya olan İNANCIN KENDİSİ".

Dilediği her yerde Tanrıya ibadet edip yalvarabilir. Kayin, Tanrı'ya "HUZURUNDAN UZAK KALACAĞIM" demekle, "SANA İNANMAKTAN VAZ GEÇTİM" diyor.

"ARTIK SANA İBADET ETMEYECEĞİM, sana tapmayacağım, SANA SUNU SUNMAYACAĞIM ve seni umursamayacağım" diyede açık açık, üstüne üstlük TANRININ YÜZÜNE karşı bunları söylüyor. (Tüm olay yüzü yüze gerçekleşiyor. Neden derseniz? Tanrı, Kayin'e, Habil nerede diye soruyor?, Kayin'in "nereden bileyim" bekcisi miyim? cevabının devamında lanet okumalar geliyor)

Bu durumda "ADAMDAKİ YÜREĞE Mİ BAK DERSİNİN" dersiniz? Yoksa; "BU NASIL TANRI MI" dersiniz?

CEHENNEMDEN KOVULAN / CEZA ALAN KİM? YILAN ve Adem ile Havva
HUZURDAN KOVULAN KİM? KAYİN
SAYILANLARIN DURUMUNDA OLMASI GEREKEN KİM? ŞEYTAN
TANRI İLE TANRININ OĞULLARIYLA BİRLİKTE TOPLANTILARA GİREN ve HİÇ AZARLANMAMIŞ OLAN KİM? ŞEYTAN
TANRILARI ve KİTAPLARI TARAFINDAN, İNANÇLARI İÇİNDE MUHAFAZA EDİLEN / KORUNAN KİM? ŞEYTAN

YADA ŞEYTAN KİM? KAYİN KİM Mİ dersiniz?

(Eski Ahitte sadece 17 kez ismi geçiyor sadece bir yerde Süleyman'ı sayıma teşvik ettiği için eleştirisel olarak yaklaşıma maruz kalıyor. Diğer yerlerde iltifatlara mahsar oluyor. Şikayeti üzerine baş kahin bile TANRI HUZURUNDA cezalandırılıyor. >Görünümü gerçek olarak kabul edipte kitaplarına almış olmaları, zaten kitaplarının yapısını da, kitaplarını yazanların zihniyet yapısınıda ortaya koymuş olmuyor mu?< Zaten KİTAPLARI ALDIKLARI GÖRÜNÜMLERİN, RÜYALARIN, ESİNLENMELERİN ANLATIMINDAN OLUŞMAMIŞ MI?)


MISIR HORUS TANRISI HORUS'UN AMCASININ, TANRI SETH / ŞİT OLDUĞUNU HATIRLAYIN. Şit / Seth, Adem'in 3. oğlu. Kabil'in/ Kayın'ın küçüğü.

TANRININ HUZURUNDAKİ TOPLANTIYA, ŞEYTANLA GİDEN TANRI OĞULLARININ (SONS OF GOD) SİT / SETH SOYUNDAN GELDİĞİNİ, İNANÇLARININ PARÇASI OLDUĞUNU, DURUMUN ÖYLE KAVRANMASI GEREKTİĞİNİ, KUTSAL KİTAPLARINDA VURGULAYACAK KADAR ÖNEM VERENLER, "AHİT ZİHNİYETİNİN" TEMSİLCİLERİ. PARALARININ ÜZERİNE, HORUS PİRAMİTİNİ KOYUP, "BİZ TANRIYA İNANIRIZ" diyenlerde, O ZİHNİYETİN TORUNLARI.
   
  ADEM'in MEYVASI, YILANIN YANILMAZLIĞI, TANRININ YALANCILIĞI KONULARININ İŞLENDİĞİ "TANRININ BAHÇESİ " sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
   
  ŞEYTAN İSMİ: Eski Ahit'in, ilk BEŞ kitabında yani TORA grubu kitaplar da, yani İSRAİL TANRISININ SİNA'da MOŞE'ye verdi dedikleri kitaplarda hiç telaffuz dahi edilmiyor. Tanrı'dan geldiğini iddia attikleri kitaplarında, hiç ŞEYTAN isminin geçmemiş olması, ellerindeki kitapların kaynağı hakkında bilgi vermiyor mu? İlahi vahiylerin iletilmesi için bir Peygamber gönderiliyor, o Peygambere ilahi vahiylerle belirlenmiş emirleri içeren kitap veriliyor ama içinde hiç ŞEYTAN'DAN bahis dahi geçmiyor. O zaman, Peygamber neden gönderilmiş, kitap neden verilmiş olabilir?

Yaratılış, Mısırdan Çıkış, Leviler, Çölde Sayım, Yasanın Tekrarı, Yeşu, Hakimler, Ruth, 1 Samuel, 2 Samuel, 1 krallar, 2. KRALLAR, 1. Tarihler, 2. Tarihler, Eski Ahit'in mimarı kabul edilen Ezra, Nehemya, Ester, Yeşaya, Yeremya, Hezekiel, Daniel, Hoşea, Yoel, Amos, Yunus, Odavya, Mika, Nahum, Habakuk, Hagay, Malaki, Zebur, Özdeyişler, Derlemeci, ezgiler kitaplarında Şeytan ismi hiç geçmemektedir.

Eski ahitte sadece; 1 Tarihler kitabında... 1 adet / defa, Eyüp kitabında.. . 14 adet/defa, Zekerya kitabında... 2 adet/defa ŞEYTAN İSMİ geçmektedir. Eski Ahit'te ŞEYTAN isminin geçtiği ifadelerin sayısı toplam 17 adet.

Evet yanlış okumadınız. ESKİ AHİT'TE ŞEYTAN İSMİNİN GEÇTİĞİ ve HİÇ KÖTÜLENMEDİĞİ İFADELERİN SAYISI; TOPLAM ON YEDİ ADET.

Oysa Eski Ahit'te toplam 23.144 madde varmış. 23.144 madde içinde ŞEYTAN'dan bahseden sadece 17 adet ifade var. Toplam 17 yerde ŞEYTAN'dan bahsediliyor. O bahislerde de ŞEYTAN çok saygın bir konumda gösteriliyor.

Eski Ahit................Kitap Sayısı...39 Adet .....................Bölüm Sayısı.....929 Adet ................Madde Sayısı...23.144 Adet
   
  YAHVE KERUV'ları YAKIP KÜL MÜ ETTİ? yoksa; TAHTINI KERUV'arın ARASINA MI KURDU? ÖRNEKLERİ İÇİN "KERUV" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
   
  ŞEYTANIN isminin kötülükle anılmasından kim rahatsız olabilir? Hatta İSMİN kötülükle eşleştiğini bildiği için, tekrarlanmasını yasaklayan kim olabilir? Kötülükle özdeşleşmiş bir İSMİ, inanç kitaplarında yada ibadetlerde geçmesinden kim rahatsızlık duyabilir?

Yahuda......1:9 Oysa BAŞ MELEK MİKAİL BİLE, Musa'nın cesedi konusunda İBLİS'le çekişip tartışırken, DİL UZATARAK ONU YARGILAMAYA KALKIŞMADI. Ancak, «SENİ RAB AZARLASIN» dedi.
Zekerya........3:2 RABbin meleği Şeytana, ‹‹RAB seni AZARLASIN, ey Şeytan!›› dedi, ‹‹Yeruşalimi seçen RAB seni AZARLASIN! Bu adam ateşten çıkarılan yarı yanmış odun parçası değil mi?››

Bu ve buna benzer nedenlerden dolayı, Yahudiler Sinagog'lar da yada başka yerlerde yaptıkları ibadetlerinde ŞEYTANA LANET okuyamıyor olmalılar. Çünkü kitaplarında, Şeytan ismi TEKİL SAYILABİLECEK kadar az geçmekte, onların hepside ŞEYTANI masum saygın bir yapı içinde sunmakta. Baş meleklerin BİLE azarlayamadığı, karşı çıkamadığı Tanrı ile toplantılar yapıp iddialara giren, Tanrının SAĞINDA yer alabilen ŞEYTAN, "her harfi tanrıdan" dedikleri kitaplarında yer alıyorsa, o kitaba bağlı olanlar nasıl olurda ŞEYTANA lanet okuyabilirler. Nasıl olurda ŞEYTAN'dan, onun vesveselerinden, tuzaklarından korunmak için dua edip yalvarabilirler. Tipik SELENA dizisindeki ŞEYTAN tiplemesi için de, Ahit'teki yerini almış olan ŞEYTANA ancak övgülerini iletebilirler.

Zekerya.........3:1 RAB, MELEĞİNİN önünde duran Başkâhin Yeşuyu ve onu suçlamak için SAĞINDA DURAN Şeytanı bana GÖSTERDİ
1 Petrus........3:22 Göğe çıkmış olan Mesih, Tanrı'nın sağındadır. Melekler, yetkiler ve güçler O'na bağlı kılınmıştır.
Eyüp.............1:6 Bir gün İLAHİ VARLIKLAR RABbin HUZURUNA ÇIKMAK için geldiklerinde, ŞEYTAN da ONLARLA GELDİ.
Eyup.............1:7 Rab ŞEYTAN'a, "Nereden geliyorsun?" dedi. ŞEYTAN, "Dünyada gezip dolaşmaktan" diye yanıt verdi.
Job...............1:6 Now it fell upon a day, that the SONS OF GOD came to present themselves before the LORD, and SATAN came also among them.

Tanrı olarak edindiklerinin OĞULLARI olduğu gibi, hep birlikte ŞEYTANLA toplantılar yapıyorlar. Mutlaka Toplantı sonrası kokteyler düzenleyip eğlencelerde yapıyorlardır.

Mezburlar/Zebur...2:4 GÖKLERDE OTURAN RAB GÜLÜYOR, Onlarla EĞLENİYOR.

Çok Tanrı inançlarını gösterebilmek için, İNGİLİZCE AHİT kitaplarına bakmak yeterli. Müslüman ülkelerde üzerini örttükleri, yaldızladıkları, bu çok Tanrılı inancı ifade eden deyimler, kendi ülkelerinde yani ÇOK TANRI İNANÇLARININ hüküm sürdüğü yerlerde, Deccaliyet örneği göstererek değiştirdikleri / parlattıkları deyimleri olduğu gibi kullanmışlar. TANRININ OĞULLARI tanımını Türkiye'de basılan, dağıtılan ESKİ AHİT kitaplarında, Melekleri çağrıştıran "İLAHİ VARLIKLAR" (DIVINE ASSETS) tanımlamasıyla değiştirmişler. Tek Tanrılı din taklidi yapmak kolay değil. Bu örnekler her konuda her ifadede oldukca çok olmalı.

İngilizce BASKILI  Eski Ahit kitabında TANRININ OĞULLARI
Job / Eyüp...........1:6 Now it fell upon a day, that the SONS OF GOD came to present themselves before the LORD, and SATAN came also among them.
Eyüp / Job...........1:6  Bir gün TANRININ OĞULLARI RABbin HUZURUNA ÇIKMAK için geldiklerinde, ŞEYTAN da ONLARLA GELDİ.
Türkçe BASKILI  Eski Ahit kitabında İLAHİ VARLIKLAR
Eyüp...................1:6 Bir gün İLAHİ VARLIKLAR RABbin HUZURUNA ÇIKMAK için geldiklerinde, ŞEYTAN da ONLARLA GELDİ.
   
  İngilizce BASKILI Eski Ahit kitabında TANRININ OĞULLARI
Genesis/Yaratılış..6:2 that the SONS OF GOD saw the daughters of men that they were fair; and they took them wives, whomsoever they chose
Yaratılış/Genesis..6:2 TANRININ OĞULLARI, insan kızlarının güzelliğini görünce beğendikleriyle evlendiler.....
Türkçe yazılmış Eski Ahit kitabında İLAHİ VARLIKLAR
Yaratılış...............6:2 İLAHİ VARLIKLAR, insan kızlarının güzelliğini görünce beğendikleriyle evlendiler.

İngilizce BASKILI  Eski Ahit kitabında TANRININ OĞULLARI
Genesis/Yaratılış...6:4 The NEPHILIM were in the earth in those days, and also after that, when the SONS OF GOD came in unto the daughters of men, and they bore children to them; the same were the mighty men that were of old, the men of renown.
Yaratılış/Genesis...6:4 TANRININ OĞULLARI insan kızlarıyla evlenip çocuk sahibi oldukları günlerde ve daha sonra yeryüzünde NEFİLLER vardı. Bunlar eski çağ kahramanları..
Türkçe BASKILI  Eski Ahit kitabında İLAHİ VARLIKLAR
Yaratılış................6:4 İLAHİ VARLIKLARIN insan kızlarıyla evlenip çocuk sahibi oldukları günlerde ve daha sonra yeryüzünde NEFİLLER vardı.......
     
  MÜSLÜMANLARA, "İLAHİ VARLIKLAR" olarak sundukları "SONS OF GOD" KABULLERİNİN İŞLENDİĞİ "TANRININ OĞULLARI"sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
   
  Tanrıları, gücünü ispatlayabilmek için, adalelerinin büyüklüğünü tasavvur ettirebilmek için; bilmem kaç başlı LİVYATAN'ı nasıl yendiğini ballandıra ballandıra anlattığı, EYÜP kitabında bile ŞEYTAN, TANRININ OĞULLARIYLA birilkte gidip İSRAİL TANRISIYLA toplantılar yapabiliyor.

Demek ki İSRAİL TANRISI NEZDİNDE ŞEYTAN, YENİLECEK, TESİRSİZ HALE GETİRİLECEK BİR DÜŞMAN OLMAKTAN ZİYADE; BİR MÜTTEFİK, BİR DOST, BİR İTTİFAK ÜYESİ, BİRLİK YÖNETİCİSİ, BİR VAHDET-İ VÜCUD PARÇASI. ÖZETLE: AYNADAKİ YANSIMA.

ŞEYTANI "BEN YARATTIM" DİYEN VAR MI? YOK.
ŞEYTANA ÖLÜMSÜZLÜK VEREN VAR MI? YOK
ÖLÜMSÜZLÜK SÖZÜ ALAN KİM? KAYİN
BU DURUMDA ŞEYTAN KİM? KAYİN KİM?

Kayin'in bu davranışı, AHİT İNANALILARINA TANRININ KORKULACAK BİRŞEY OLMADIĞINI özetliyor. Tanrıyla, YARATANIYLA yüz yüze konuşan, yaratılmış Kayin, TANRISINA KAFA TUTARAK "ARTIK SENİ BIRAKIYORUM" diyebiliyor.

LİVYATANI, ŞEYTANDAN daha tehlikeli görüp "onu yok ettim" (yok ettim demesine inanmayın Zeburda, Davut Livyatan'lar senden yiyecek bekler" diyor) diyen,
"TANRI OLARAK KABUL EDİLENİN" YAPISI NE OLABİLİR?
GİZLEDİĞİ KİMLİĞİ NE OLABİLİR?
MASKENİN ARKASINDAN ÇIKACAK OLAN NE OLABİLİR?.
GİZLİYİ ORTAYA ÇIKARTTIKLARINDA KARŞIMIZA KOYACAKLARI KİM OLABİLİR?

İlk yaratılanın, ilk oğlu yüz yüze geldiği Tanrıya bunu derse, şimdiki suyunun suyu olan oğullar, elbette PARANIN ÜZERİNE MISIR TANRISI HORUS'un SEMBOLÜNÜ DE KOYAR, HERŞEYİ GÖREN GÖZÜNÜ DE KOYAR, altınada "BİZ TANRIYA İNANIRIZI DA" yazar.
   
 
   
  "NASA ile 25. SANAL MİSYONERLİK" KONUSUNUN İŞLENDİĞİ "NASA HARİTALARI 25.KARE MİSYONERLİĞİ" SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
   
  "HARİTALARLA 25. SANAL MİSYONERLİK" KONUSUNUN İŞLENDİĞİ"HARİTALAR ile 25.KARE MİSYONERLİĞİ" SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
   
  "GOOGLE ile 25. SANAL MİSYONERLİK" KONUSUNUN İŞLENDİĞİ "GOOGLE 25.KARE MİSYONERLİĞİ " SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
     
  ENERJİLERİNİ İSTANBUL'dan ALANLARIN RESİMLERLE GÖSTERİLDİĞİ "İSTANBUL 2010: ENERJİSİ KİMLERE?" SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
     
  TÜRKİYE CUMHURİYETİ BAYRAĞINA YAPILAN, TAHRİBATIN ÖRNEKLENDİĞİ "BAYRAK TAHRİBATI " SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
     
  BİLİNÇ ALTLARINA GÜVERCİNLE atılan, İSA SİLÜETLERİ. 25. KARE ÇALIŞMASI KONUSUNUN İŞLENDİĞİ "DİYALOĞUN KUŞU" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz
   
  Yalan mı söylüyorlar? Horusu Tanrı kabul edenler, asla yalan bir beyanda bulunmuş değiller. Onlara göre, Horus varlığını sürdüren Tanrı değil mi? Oğul Tanrı, Horus yada İsrail'in Tanrısı inancını oluşturmaları ve yaymaları arasında bir fark yok ki.

Tanrılar arasında pek fark gözetmiyorlar ama "1" DOLARIN ÜZERİNE PİRAMİTİ koymakla da ,TANRILARDAN / İÇİNİZDEN SADECE BİRİNİZE yada HEPİNİZİN SENTEZİ OLAN BİZE / ZİHNİYETİMİZE İNANIYORUZ demiş oluyorlar. Sanki; "BİR'lik" olmak gerekir, "OĞUL TANRI + İSRAİL TANRISI diye ayrılığa gerek yok, hepimiz bir fidanın Ahitler açan dallarıyız, artık "BİR" olalım, "BİR'i" oluşturalım, "Varlık BİR'liğini" sağlayalım" çağrıları / ilanları yapmışlar. (Kağıt 1 Doların en küçük para birimi olması, herkezin sahip olabileceği en küçük kağıt para birimi olmasıda göz ardı edilmemeli.)

"Hıristiyanız" diyenlerin bir çoğuda, farkında olmadan TABAN KAYDIRMA HAREKETİNE maruz kalmış durumda.Tanrıları çoktan değişmiş halde. Sanal vaadler peşinde olanları ilgilendiren, sadece kurtuluş hayalleri olduğundan, değişiklik / taban kayması pekte önem arzetmiyor olmalı. Onlar yine OĞUL TANRI diye tapınmalarını yapıyor, Papa ve din önderleri "biz Oğul tanrının yeryüzü temsilcileriyiz" diyorlar ya! onları bağlayan bu sonuç bildirimleri.

Zaten "din" diye içinde bulundukları inanç sistemi, "gördüm" diyenlerin mektuplarına dayanarak kurulmuş değil mi? Ne farkeder, önemli olan kalçası üzerinde "RABLERİN RABBİ, KRALLARIN KRALI" yazılı birinin, BEYAZ ATIYLA gelip kurtaracak olması. Dinlerinin hangi aşamalar içinde olduğunun farkında değiller ki.

Pür dikkat vaktinin yaklaştığını artan dozda işleyen din adamları dinleniyor. Şunun şurasında "KURTARILMAYA ne kaldı? Bu atmosfer içindeki topluluk, üstelik çelişkilerle dolu, her türlü yorumu ortaya koymaya olanak veren kitaplara dayanarak, dininin nerelere sevkediliyor nasıl olduğunu bilebilsin? Kitaplarında vaadden başka birşey yokki. Kitaplarının ana adı, Tanrıyla yapılan antlaşma, dine mensup olanlar içinse MÜJDE. Bütün umutları Doğudan doğacak ışıkla Kudüs'e Eşek sırtında girecek adamda.

Tıpkı; Mısır dinlerinden aldıkları her motifi, Babil'den edindikleri din motifleriyle harmanlayarak, "işte bu Tanrıdan gelen din" diye nasıl sununup kabul ettirdilerse, bu oluşumun nihayetinde de "işte dinimiz bu" diye ortaya çıkamayacaklar, "ZATEN DİNİMİZ BUYDU" diyecekler. "ZATEN DİNİMİZ BUYDU" safhasında çok ilerlemiş olmalılar.

Özellikle 11 Eylül olayları ile işlenen, Terörist Müslümanlar olgusu, AHİT ehlinde "en iyi din bizimki!! inancını" "DOGMA" seviyesine getirdi. Geçtikleri yerdeki kanlı ayak izlerine ve ellerindeki kanlara bakmadan. Tu-kaka ilan edilenler sayesinde iç temizleme seanslarıyla kendilerini birden bire bulutar üzerinde hissediverdiler.

Bu hissettirme de, Müslüman din önderlerinin de hakkını yememek lazım. İşte bir örnek. "Yanlış anlaşılma için" yanlış okumadınız, yanlış anlaşılma için dilenen özür. Kimden Atları Enginzasyonlarda milyonlarca insanı çatır çatır yakmış olanların zihniyet torunlarından. Tıpkı, Kurşunla vurulan insanın, "önünde durduğum için senden özür dilerim, kurşun kardeş" demesi gibi birşey.
   
  F. GÜLEN'İN PAPA'YA YAZDIĞI MEKTUPTAKİ "YANLIŞ ANLAŞILAN MÜSLÜMANLAR" KONUSUNUN İŞLENDİĞİ SAYFAYA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ
   
 

Tanrı Yahve konusuna, yani Yahudi cenahına gelince o iş kolay. Ataları Tanrı değiştirme operasyonlarını, din değiştirme etapları gibi defalarca yapmamışlar mı? Elohim >> Yahve >> İsrail Tanrısı >> Kahinler >> Meclisler >> Oğul Tanrı (Hıristiyanlığın kurucuları ve kitaplarını yazanların hepsi, İsrailin Tanrısına şükredecek kadar YAHUDİLİK dinine ve Yahveye bağlı değiller miydi. Ne yani' bir gün sabah Güneş doğduğunda, SELAM SANA IŞIĞINA GARK OLUP YAHVE'ye "tak sepeti koluna herkez kendi yoluna mı" dediler? Yahve diye bir Tanrı yokmuş OĞUL TANRI varmış mı dediler? Eski Tanrı Öldü Yaşasın yeni Tanrı mı dediler? Hiçte öyle dememişler. Hepsi İsrail Tanrısına bağlı kalmışlar. Ömürleri Havralarda Nihayet bulmuş. Her biri İsrail Tanrısına yalvarmış, ona sunular sunmuş, İSA'larının anneleride dahil bu yapılan tapınmalara. Oğlunu Yahudi gelenelerine göre gömmüş, Sept günü dinlenmiş. İSA'ları da dahil bu tapınmalarına. İsa'nın "babam" diye Havralar'da yalvardığı kim? Babamın evindeydim dediği kim? Ya İsrail Tanrısının var olduğunu kabul edecekler --onların Tanrı anlayışına göre.--- ama biz Oğul Tanrıya tapıyoruz diyecekler, Bu durumda resmen birden fazla Tanrı olduğunu kabul etmiş olurlar. Yada "OĞUL TANRI, İsrail Tanrısının ta kendisi" diyecekler. Aksi durumda İSA, İsrail Tanrısının oğlu olur. SİT / SETH soyundan gelen TANRININ OĞULLARINDAN biri olur. Bu durumda da Hırıstiyanlar, "Baba Tanrı" dediklerinde, ona yalvardıklarında SEVMEDİKLERİ, FIRINLARDA YAKTIKLARI İsraillilerin, İsrail Tanrısına yalvarmış olurlar. Oğlu Tanrılarının sağında oturduğu, Oğul Tanrılarının KURTARICI olabilmesi için İZNİNİ beklediği, BABA TANRI konumunda olur.) geçişleri nasıl yapıldı ve hala mensuplarının / tabii olanlarının, hiç bunu sorgulamadan DOGMA olarak kabul edip yollarına devam ediyorlarsa, Din önderleri de sorgulamaları ayinler, seronomiler, kutsamalar, rivayetler, bayramlar, vaftizler, mucize hikayeleri, ritüeller, görkemli yapılar, tablolar, Aziz Azize ilanları, müzikler, ilahilerle kim vurduya getirdiyse, YENİ TANRI ANLAYIŞINI DA kolayca hallederler.

KİTAPLARI İMANİ HİÇ BİRŞEY BARINDIMADIĞI ve SADECE VAADLERE DAYANDIĞI için, YENİ TANRI KABUL geçişinden hiç birşey anlamayacaklardır.
TEK İLAH İMANIN olmadığı, "TANRI İSTEDİ Kİ, TANRI PİŞMAN OLDU Kİ, TANRI UNUTTU Kİ, TANRI ANIMSADI Kİ, TANRI DEMEMİŞTİ Kİ, TANRI SORDU Kİ" üzerine kurulmuş çelişkiler ve birbirlerini yalanlayan ifadelerin olduğu kitaplarda kim neyi takip etmiş olabilir. Kim nelerin sabit kalması için gayret gösterebilir? Neleri değişmez kabul edebilir?

TANRI OLGUSUNUN DAHİ EVRİMLEŞTİĞİ, SÜREKLİ YAPILANDIRILDIĞI KİTAPTA, YAZILI OLANLARIN HANGİLERİ DEĞİŞMEZ KABUL EDİLİRDE, YENİ GELECEK DOGMALARDAN KORUNULANABİLİR?

Takip etmemek, sorgulamamak onlarda diğer ek kitaplarla yasaklanmış değil mi? O kitaplarda herşey ama herşey din önderlerine bırakılmış değil mi? Yedikleri yiyacekten içtikleri suya kadar. Tanrı adına tüm kararlar DOGMA haline getirilmiş değil mi? Ana hatlar hariç, herşey sürekli değiştirilmemiş mi? Kitap kayıpları ve bulunmalarıyla, yeni kitap yazımlarıyla, 2. Musa ilanlarıyla neleri ellerinden alınmış olduğunu bilimiyorlar ki. Her verieni "DİN BUDUR" diye kabul etmişler. Ne çelişkilerine, ne akıl mantık zorlamalarına bakmışlar. Sadece birilerini önder kabul etmişler, onun dudaklarına ve parmaklarına bakmışlar.

Konsillerle, kurullarla, meclislerle, önderler kararlarlarıyla ortaya konanı sorgusuzca kabul etmişler.? Kudüs Talmud'u olmazsa, Babil Talmud'u olur. O'da olmazsa İspanya Kabalası olur anlayışıyla, sürekli önlerine "genişletilme detaylandırma" yorumları altında yenilenen, dinleri verilmiş. Bu çerceve içinde yeni Tanrı geçişleri çok sesiz ve kolayca yapılmış yada yapılıyor olmalı.

Tanrıdan bekledikleri, sonsuz Dünya yaşamı yada beyaz atıyla gelip KURTARACAK olan değil mi? Yani versiyonuda aynı şeyleri VAAD ediyor. Nerede mi? BİR DOLARIN üzerinde. "TANRI SÖZLERİMİZİ DOĞRU ÇIKARDI / TANRI YOLLARIMIZI AÇTI" demekle bunu işaret ediyorlar. TANRI'yı değil, kendilerini KARAR VERİCİ konumuna oturtanlar KARAR alıyor, TANRI olarak benimsenen de "SİZ NASIL MÜNASİP GÖRDÜNÜZSE ÖYLE OLSUN" yaklaşımıyla, YOLLARINDAKİ bazı piskolojik engelleri aşmalarına yardımcı oluyor.

Yolun YÖNÜNÜ saptayan onlar,
Yol HARİTALARINI çizen onlar,
Ekipleri örgütleyen onlar,
Finansmanını araç gereci sağlayan onlar,
Nelerin yapılmasına karar veren onlar,
Harekat planlarını yapan onlar,
Dozeri, kepçeyi kullanan operatörler onlar,
Yolda karşılaştıkları bazı engelleri "kara-basanıyla, vesvesiyle, kötü dürtüleriyle, yaydığı negatif - pozitif enerjisiyle, bilinçlere hitap ederek kaldırdı" diye teşekkür edilen (kaldırdığını sandıkları) TANRI olarak İTTİFAK KURDUKLARI olgu. Teşekkür edilenin, İMAN YOLUDUR gelin dediği bir hareket mevzubahiz mi? Kitaplarındaki emirleri uyguladık diyen var mı?

Özetle:TANRININ ÇİZDİĞİ YOLDA yani TANRININ DOSDOĞRU YOLUNDA YÜRÜYEN İNSANLAR yerine; İNSANLARIN YÖNÜNÜ TAYİN ETTİĞİ YOLDA İLERLEYEN TANRI PORTRESİ VAR

İNSANLARDAN ALDIĞI GÖREVLERİ yerine getiren, TANRI İNANCININ EMPOZE EDİLDİĞİ / KABUL GÖRDÜĞÜ BİR DİN SİSTEMİNDE, İSTENİLEN DEĞİŞİKLİKLERİN YAPILMASI çok kolay olsa gerek.

Çünkü; Tapınmalarında ritüel, seronomi değişikliği pek olmayacaktır. Sadece ibadetler ve müjdeler üzerine kurulu bir din sistemide mevcut olan üzerine işlemeler yaldızlamalar yapıacaktır.

Örneğin: "Tanrı algısı kıvamında" yeni odaklar / kuvvetler ilan edersin, üstüne bolcada Tanrının oğullarını da ilave edersin. İş oldukca karışır içinden çıkılmaz hale gelince de, yeni kitaplar, yeni açılımlarla geçişi tereyağından kıl çeker gibi hallediverirsin. Bunları nereden çıkarıyorum? Elbetteki kitapları içindeki, TANRI, DİN ve İNANÇ SİSTEMLERİNİ kendi amaçları doğrultusunda olgunlaştırmalardan çıkarıyorum.

Kafalar iyice karışmış iş çıkılamaz hale geldiğinde herkez ağızdan çıkacak sözlere, hedef gösterecek parmakları merakla bekliyor olacaktır.
2. Tapınak yapımı sırasında yani Babil sürgün dönüşünde, Kudüsteki mücadeleyi sürgüne gitmeyenler yada Samiriler kazansaydı / Kral torpili ters tarafa işleseydi, bugün Yahudiler ve Hıristiyanlar HER HARFİ TANRIDAN" kabullü başka AHİT KİTAPLAR okuyor ve ona göre tapınmalarını yapıyor olacaktı. Şükürler olsun Tanrımıza bize DOĞRU OLANI verdi, DOĞRU YOLUNDAN ayırmadı diyeceklerdi. Samilerin kendisini dışalayıp, Put yapımcılığını Harun üzerine alarak, onların ilimi yaklaşımlarının, Putculuk yapımındaki ilim seviyelerini kendilerine maletmiş olmaları, kaybedilen ve değiştirilen çok şeylerin olduğunu ispatlamıyor mu?

Samiri, İmani değerleri Dünya yaşamıyla değiştirmiş, verilen ilmi sapkınlıkları için kullanmaya kalkmış PUT'lar yapan ve insanları ona tapınmaya çağıran sapkın bir insan. Bu nedenle kaybedilenler çokta iyi şeyler olmamalı. Ama Samirinin PUT'culuğunu Peygamberleri Harun'a atfedecek kadar, gönüllerine BUZAĞI içirilmiş olanlar, PUT'lardan ayrılamayanlar KÖTÜ BİRÇOK DEĞİŞİMİ DAHA GERÇEKLEŞTİRMİŞ olmalılar.

Tanrı elçisinin "PUT YAPMASINI BİLİYOR" olmasını yani "PUT'cu" olmasını ve "TANRINIZ / RABBİNİZ bu" diye çağırıyor olmasını hiç sorgusuz kabul edenler / sorgulama gereği duymayanlar, elbette yapılan diğer değişimleride UMURSAMADAN, "HER HARFİ TANRIDAN" dedikleri KİTAPLARINA sımsıkı sarılırlar.

Bugünküler de dahil herkez dudaklar arasından çıkan sözlere ve kalkan parmaklara göre hareket etmiş ve ediyor değil mi? Kabul edenler o günlerde kazanılan mücadelenin sevincini yaşarken, kaybetmiş olduklarının neler olduğunu düşünüyorlarmıy ki; bundan sonra dudaklardan çıkan sözlere ve kalkan parmaklarla işaret edilen değişimlerin neler olduğunu, bu değişimlerle nelerin sahipleri olduğunu sorgulasınlar?

Boru değil ki bu. Herkez kurtuluşunu din önderlerinin iki dudağının arasına ve kalkacak olan parmaklarına bağlamış.Yapılacak değişimler için Kitaplarında delil de oldukca fazla işte bir tanesi . ÖNCE ÖYLEYDİM, ŞİMDİ BÖYLEYİM. YARIN? "Olurya biriyle güreş tutar, biriyle yarışır, birini sever İSRAİL'İN TANRISI olan ismimi, ......... TANRISI olarak değiştiriveririm. "Onlara öyle gözüktüm ama seni sevdim sana da böyle gözüküyorum" derim. "Ben Tanrı değil miyim? Beni Tanrı olarak atamadınız mı? O halde kutsal metin yazarlarının öngörülerine göre dilediğimi yaparım"

Mısırdan Çıkış/Exodus...3/3 “Ben Yahve'yim. İbrahim'e, İshak'a ve Yakup'a El Shaddai olarak göründüm, ama onlara kendimi Yahve adıyla tanıtmadım.”

Değişiklik olduktan sonra YAHUDİLER YAHUDİLİĞİ, HIRİSTİYANLAR HIRİSTİYANLIKLARINI MI bırakacak? Yok canım. "Tanrımızın mucizesi VAAD ETTİĞİ GÜNLER yaklaştığını bizlere belli ediyor, bizleri KURTARIŞA hazırlanıyor" gibi bir yığın dudaklar arasından çıkan zırva sözlerle, KANDIRMAYA HAZIR TUTTUKLARI gönüllerini ikna ediverecekler.

İşte inançların nasıl değiştiğini kendileri izah ediyorlar. Yukarıdaki ifadeden hareketle, TEKAMÜLÜN TAMAMLANMASI GEREĞİNDEN DOLAYI; Tanrımız kendisini İSRAİL TANRISI olarak tanıtmışmış, şimdi GERÇEK KİMLİĞİNİ ortaya koydu derler ve olur biter. Nasıl olsa sorgulayanları yok. Sorgulayanlarıysa Tanrıyla neredeyse ilişkilerini kesmiş, yeni arayışlara yönelmiş, yeni inançlara doğru yelken açmış durumda olmalılar.

   
  YAHVE KİM?.. İSA'nın "BABAM" DEDİĞİ YAHVE'ye NE OLDU? KONULARININ İŞLENDİĞİ "İSA YAHVE Mİ? " SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
   
  TANRI SÖZLERİMİZİ GERÇEKLEŞTİRDİ" demekle de, aslında yapılan eylemlerin, yol haritalarında kat ettikleri etapların, Tanrı emrini yerine getirmekle alakası olmadığını vurgulamış oluyorlar. Yani gerçekleştirilen tüm olayların, TANRI OLGUSUNUN KİTAPLARINDA VAAD ETTİĞİ SÖZLERİ içermediğini, NET BİR BİÇİMDE ortaya koymuş oluyorlar.

Bu yapıda bir TANRI inancını insanlar arasında geçerli kılma çalışmalarına en iyi örnek HORUS PİRAMİTİ yanına "BİZ TANRIYA İNANIRIZ" notu düştükleri "DOLARLARI" değil mi? İMANI, adı her ne olursa olsun birşeye İNANMA boyutuna çekenlerin "tek gözü" ile Dünya dolaşımına sundukları para birimi "DOLARLARI", sadece TANRI kelimesinin telaffuz edilmesinin İNANÇ için yeterli görüldüğünün kanıtı değil mi?

İnancın onlar için; -T- -A- -N- -R- -I- harflerinin tire işareti olmadan bir araya gelmesinden ibaret olduğunun göstergelerinden biride; DOLAR üzerinde kullanılan "TANRI SÖZLERİMİZİ GERÇEKLEŞTİRDİ" deyimi değil mi?

TANRI genellemesi peşinde olduklarını ortaya koydukları "DOLARLARI" ile tek gözlü DECCAL'i bile TANRI inancına eş tutabildiklerini ortaya koyuyorlar.
DOLARIN üzerine biz "tanrıya inanırız" genellemesi ile ortaya koyduklarının hangi boyutta olduğunu yine doların üzerine koydukları "TANRI SÖZLERİMİZİ GERÇEKLEŞTİRDİ" deyimiyle AÇIYORLAR.

"TANRI SÖZLERİMİZİ GERÇEKLEŞTİRDİ" deyimi ile; "Bizler, GÖKSEL EGEMENLİĞE örnek teşkil edecek UYGULAMA İÇİNE GİRDİK, göklerde var dediklerimizde yansımasını kendi boyutlarında sergilemiş olmalılar ki, YAPTIĞIMIZ EYLEMLERE BİR MANİ ÇIKAMADI" diyorlar.

"Verdiğimiz sözleri gerçekleştirmiş olmamız, göklerde de onay bulmuş olmalı ki, aynı yansımaları aksettirmiş olmalı ki, VERİLEN SÖZLERİMİZE ENGEL OLUNMADI" diyerek insanları kandırarak etkileme yoluna gidiyorlar.

GÖKLERDE karar verilip uygulanan eylemlerden BAHİSLE teşekkür etmiyorlar, karar verip uyguladıkları eylemlerin aksamadan gerçekleşmesini Pagan dinlerindeki gibi GÖKLERİN onayı olarak kabul ettikleri için TEŞEKKÜR ediyorlar.

Fazla ÇİZMEYİ aştıkları anlaşılmasın diyede, sanki İMAN edilen bir Tanrı varmış gibide, ANLAYANLARINA mesaj olsun diye de; "biz GÖKLERİ harekete geçirmek için olayları sadece tetikliyoruz. Uyarıyı alan uykudan uyanan DOĞA ÜSTÜ güçlerde olayın devamını getirerek gerçekleşmesini sağlıyor" diyorlar.
"Bu durum GÖKLERİN BİZLERLE OLDUĞUNUN KANITIDIR" diyerekte tezlerini süslüyorlar.

Yahudilikte Kabala inançlarına göre, Dünya üzerindeki olayların gelişmesini kendileri şöyle izah ediyor. (Şalom gazetesi, --Maskeli.Balo@Purim.Bayrami.din-- yazısından)

"....Rabi Moşe Hayim Luzzato'nun İLAHİ İLHAMLA kaleme aldığı Dereh Aşem (Tanrı'nın Yolu) kitabında belirtildiği gibi, bu dünyada meydana gelen her olayın kökeni, Yukarı Alem denilen ve DOĞAÜSTÜ GÜÇLERİN bulunduğu Tanrı katıdır. Aşağı Alem diye adlandırılan bu dünya ile Yukarı Alem sürekli etkileşim halindedir. Bu âlemde meydana gelen ne varsa, tekrar Yukarı Alem'e yansır ve bir şekilde yeniden bu âlemi etkiler. Açıklaması zor gibi gelse de, gündelik yaşamda kullandığımız atasözleri bu ilkeyi çok sık dile getirir: Ne ekersen onu biçersin; İyilik eden iyilik bulur; Kötü söz sahibini bulur..."

"Ari ha-Kadoş'a göre Ester hem bir peygamber, hem de Kabalist idi; bu âlemde meydana gelmesi istenen her değişikliğin Yukarı Alem'den kaynaklanması gerektiğini biliyordu. Bir etkinin ‘oradan' harekete geçmesi için, ‘burada' bir şeylerin yapılması şarttı." ..diyorlar.
(ARİ HA-KADOŞ: Aşkenazi Rabbi İshak, bu isimlerin baş harflerinden oluşmuş. Bir sentezi temsil eden ”ARİ ha-Kadoş -Safed'in Kutsal Aslanı- felsefesi)
***********

...demekle de, aslında yapılan eylemlerin, yol haritalarında kat ettikleri etapların, Tanrı emrini yerine getirmekle alakası olmadığını vurgulamış oluyorlar. Yani gerçekleştirilen tüm olayların, TANRI OLGUSUNUN KİTAPLARINDA VAAD ETTİĞİ SÖZLERİ içermediğini, NET BİR BİÇİMDE ortaya koymuş oluyorlar.
   
  6000 KEHANETİ
   
  YAHUDİ TAKVİMİ
   
  6000 YIL
   
  Bunca sallamaların ve yalanların havada uçuştuğu, tüm FİZİKİ DEĞERLERLE bile bile oynandığı KEHANET bildiriminde BİLİNÇLİ OLARAK yer alan, tüm söylenenlere TANRISAL damgası vuran tüm ruhban sınıfının, "TANRI BİZİMLE / tanrının gizli "EL'i ÜZERİMİZDE" türünden yaldızlamalarla aslında NE DEMEK İSTEMİŞ olabilirler?

Tüm bu "TANRI" ismiyle bile bağdaşmayan KURTULUŞ RÜYALARI gördürenlerin içinde "TANRI OLGUSUNU hatta İLERİ SÜRDÜKLERİ TANRI'yı" ciddiye alan olabilir mi?
"tanrı bizimle, hiç birşey tesdüf değil, herşey planlandığı gibi,.vs" derlerken ne / neyi / kimi kastetmiş olabilirler? Aynı inançlarını sürdürdüklerini Paralar üzerinde de ilan ediyorlar.

Tüm Dünyada her katliamı yapanlar, terör dahil her kıyımın mimarları olanlar, yeni katliamların organizasyonunu üstlenenler, vb, de "TANRIYA İNANIRIZ" diyorlar.
Tanrı "Bush bu işi hallet dedi" diyenlerde, "Bizler Tanrının çocuklarıyız" diyenlerde TANRIYA İNANDIKLARINI, paralarındaki gibi belirtiyorlar.

KULEYİ ÖRENLER BİZLER TANRIYA İNANIRIZ" dediklerine göre;
"İNANDIK" dedikleri KULEYİ, kendisini FETH etmek olarak algılamadığını GÖZCÜLÜK yapmakla ifade ettiğine göre,
"İNANDIK" dedikleri, BENİ oluşturuyorlar, BENİM inanç kulemi yapıyorlar, BENİ tekamüle erdirecekler / tamamlayacaklar'a..vs" etiket olsun diye "GÖZ" ile simgeleştirdiğine göre,
"İNANIYORUZ" olarak gösterilen, kuleyi, DİN dışı (Eski Ahit bildirimiyle) görmeyip YÜKSELMESİNİ engellemeye teşebbüs etmediğine göre;
KULENİN tepesine konuşlanmış / konuşlandırılmış "İNANILAN" KULE YAPIMINA NEZARET ETTİĞİNE / sakince seyreder gösterildiğine / göründüğüne göre;

KULE'yi,"Eski Ahit'te YARATAN" olarak takdim edilene rağmen yapmaya devam edenler, "TANRI İSTEKLERİMİZİ GERÇEKLEŞTİRDİ" dediklerine göre;
"İNANDIK" dedikleri, katliamlarının, operasyonlarının boyutu ne olursa olsun YAPTIKLARI ve YAPACAKLARI tüm olaylara DESTEK VERİYOR gösterildiğine göre; .vb gibi

Bu inandık diyenlerin amaçları HİÇ İYİ ŞEYLER olabilir mi? "İNANDIK dedikleri KENDİLERİNDEN başkası olabilir mi? İstekleri, stratejileri, yol haritaları gereği ALDIKLARI ve KURALLAŞTIRDIKLARI KARARLARSA, isteklerini gerçekleştirenlerde PARLEMENTOLARI ve SİLAHLI KUVVETLERİ olmuyor mu?

"EL'i ÜZERİMİZDE" dedikleri, "BİZİMLE" dedikleri, AYNI ZİHNİYETİ benimsemiş olanların İTTİFAKLAŞTIRDIKLARI güçlerin, İŞBİRLİKCİ odakların UYGULAMA TOPLAMLARI değil mi?
   
  paradaki tanrı horus
   
 

"Tanrımız VAADLERİNİ gerçekleştirdi, bizleri yarı yolda bırakmadı" demiyorlar.
"TANRI BİZİM VERDİĞİMİZ SÖZLERİ GERÇEKLEŞTİRDİ" diyorlar. / "ANNUIT COEPTIS" yazarak,
"TANRININ DÜŞÜNEN ve KARA VEREN MEKANİZMASI BİZİZ" diyorlar.
"BİZ KARAR VERİYORUZ, BİZ UYGULUYORUZ. BİZ TETİKLİYORUZ GÖKLERDE AYNISINI KENDİ BOYUTUNDA GERÇEKLEŞTİRİYOR" diyorlar.

Yapılanların hiç biri TANRI VAADİ değil, BİZİM SÖZ VERDİKLERİMİZİ yerine getirmek için YAPILAN ALTYAPI çalıştırmalarıdır diyorlar.
"Tanrı olarak benimsenenin öngördüğü, emrettiği değil, "VAADLERLE verdiğimiz sözler doğrultusunda YAPILMASI GEREKENLERDİR" diyorlar.

Neden? TANRI EMRİ OLMADIĞI vurgusunu BASTIRARAK yapan;
"TANRI SÖZLERİMİZİ GERÇEKLEŞTİRMEMİZİ SAĞLADI" sözü kullanılmışta,
"TANRIMIZ, SÖZLERİNİ BİRER BİRER YERİNE GETİRİYOR" sözü kullanılmamış olabilir?
OYSA;Kitapları baştan aşağıya VAADLER ve MÜJDELERLE dolu değil mi?

Ayak bastıkları heryeri Tanrıları vaad etmemiş miydi?
Bütün ulusları dize getireceğim dememiş miydi?
Ülkelerin isimlerini sayarak hepsini yok edeceğim, onları DEMİR ÇOMAKLARLA yöneteceksiniz dememiş miydi?
Çömlekler gibi parçalayacaksınız dememiş miydi?
Babil ve Mısır için yapacaklarını bir bir sıralamamış mıydı?

O halde; bugun dün ve bugün yaptıklarını, "TANRIMIZ VAADLERİNİ YERİNE GETİRİYOR" yerine, tüm KARAR VERİCİLİĞİ kendilerine malederek, "TANRI SÖZÜMÜZÜ TUTMAMIZI SAĞLADI" neden diyorlar.

SÖZLERİ VEREN KİM? VAADLERDE BULUNAN KİM?
VAADLERE ve SÖZLERE KARIŞMAYIP sadece YOLLARI AÇMAKLA GÖREVLİ OLAN kim?
Bir operasyon bittikten sonra, arkasından gelecek EYLEMİ MERAK EDEN kim?
Etapları BAŞLATARAK TANRININ MERAKINI GİDERECEK OLAN kim?

Tanrının değilde, neden kendi sözlerinin gerçekleştiğini söylemiş olabilirler?
Nedeni gayet basit. Paranın üzerindeki TANRI İLTİFATININ KİME yapıldığına, TANRI BAĞLILIKLARININ KİME yöneltildiğine bakın.
Kitabı ve söylenmiş bir sözü olmayan HORUS'un gören gözü, tekamül Piramiti yanında "TANRIYA İNANIRIZ ve "TANRIMIZ VAADLERİNİ YERİNE GETİRİYOR" neden demiş olabilirler?

   
  Kitaplarında DaniEL'in duvara mesaj yazan EL'i gibi. "EL" duvara Babil kralının ölüm fermanını yazar yazmaz, HAVA İNDİRME birlikleriyle, paraşütcüleri ile, mekanize birlikleriyle, SAS komandolarıyla harekete geçen KOREŞ komutasındaki PERS birlikleri, tesadüfen şölen düzenen KALENİN açılmış olan kapılarından aniden girerler.

Nöbetcilerin kendilerinden olmayanları da dahil olmak üzere, ZİL ZURNA SARHOŞ durumdaki ÜLKENİN LİDER KADROSU, Ester'in Kraliçelik yolundaki hikayesine başlangıç figürü olan Vaşti hariç, Kalede olanların hepsi öldürülür.

O gece tesadüf eseri MOR kaftanı giyip, ülkenin 2. YÖNETİCİ MÜHÜRÜNÜ boynuna takmış olan DaniEL ve adamları dışında sağ kalan olmamış. Yine "EL" yardımıyle DaniEL herkez öldürülürken TRUVA ATI olma ikramiyesi olarak tüm ülkenin kontrolünü Pers kralı adına "EL'de" tutan olmuş. Düşman ülkenin yöneticisi olmasına rağmen KOREŞ tarafından da ülke YÖNETİMİNE ORTAK edilmiş.
   
  az DaniEL, BELŞAZAR KEHANETİ YAZININ ÇÖZÜMÜ ve BABİL'in O GECE DÜŞMESİNİN İŞLENDİĞİ "DANİEL TRUVA ATI MI?" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
   
  TANRI BİZİZİ açıkca ilan ettikleri ESTER kitabıda, Livyatanı yenmekle övünülen Eyüp kitabıda ELE AVUCA sığan TANRI inancını, "TANRI = EL" inancına indirgeyerek işlemiş. Tanrının "EL'i" ÜSTÜMÜZDEYDİ demek yeterli görülmüş. Bu durumda göksel egemenlik derlerken neyi kast ettikleri belli değil mi?

Ester bölümündeki YAHUDİLİK MANİFESTOSU uyarınca, Tanrı adına kara verip uygulayan ve sonucu gönlü kalmasın, kutsama bozulmasın, Tanrı maskesi suratımızda kalsın geleneği uyarınca "TANRI SÖZLERİMİZİ GERÇEKLEŞTİRDİ" diye bildirimde bulunuyorlar. Bildirimlerini de sözleriyle değilde bil-boardlarda aşkını ilan eden sevgililer gibi, en değer verdikleri şey üzerine, (yemin sayılsın diye) cümle aleme gösterme adına PARA üzerine işlemişler.

ESTER MANİFESTOSUNDA da; yapılan eylemler Tanrı işin içine katılmadan gerçekleştiriliyor.
ESTER MANİFESTOSUNDA da; ilk kez YAHUDİ ismi anılıyor. Para üzerinde yeni Tanrı ilanı gibi. "YAHUDİLİK ZİHNİYET" DOKTRİNİNİN temelleri ilk kez Ester'de atılmış
ESTER MANİFESTOSUNDA da; ik kez TANRIYA bağlanmayan bir BAYRAM ilanı yapılıyor. Katliam yapmaları şerefine çok eğlendikleri PURİM BAYRAMLARI.
ESTER MANİFESTOSUNDA da; arkada olan gözükmeyen güç ilanı satır aralarında yapılıyor.
ESTER MANİFESTOSUNDA da; ilk kez TANRI ADINA KARAR VEREN ve UYGULAYAN MEKANİZMA "biziz" deniliyor.
ESTER MANİFESTOSUNDA da; ilk kez Tanrı olgusunun DÜŞENEN KARAR veren PARÇASIYIZ deniliyor ve ORTAYA UYGULAMALI OLARAK koyuluyor.
ESTER MANİFESTOSUNDA da; KATLİAMIN PLANLARIYLA, o günkü ölçekte DÜNYA'yı KÖLELEŞTİRME ve ele geçirme ORGANİZASYONU DİN MASKESİ altında yapılıyor
ESTER MANİFESTOSUNDA da; ALTIN DÖNEMLER için KATLİAMDA OLSA, KARARLARI KENDİ BAŞLARINA vermiş olduklarını üzerine basarak anlatıyorlar.

Peki bu para üzerine işlenmiş olanlar?
Peki para üzerine bu tür işlemeleri, bu tür beyanları neden yapma gereği duymuş olabilirler? Daha ikiz kuleler vurulmadan (kuleler yapıldıktan sonra / yapıldığı yıllarda) bu tasvirler Para üzerine neden yapılmıştı?

Büyük PURİMLERİ için kuralar çekilme eylemlerini ne zaman yaptılarda, Paralarının üzerine "PANİK YAPMAYIN HERŞEY KONTROLÜMÜZ ALTINDA" fermanı sayılabilecek bu tür işaret ve sembolleri koydular?

Paralarında ki işaretlerin varlığı ve ortaya sürülüşü bile; onların Yahudilik Manifestosu dediğimiz, Tanrı isminin hiç anılmadığı Ester bölümünde katliamla biten olayların Mordekay tarafından planlandığını ortaya koyar. Tüm komploların, saldırıların ve karşı saldırı hazırlıklarının, Mordekay tarafından tohumlandığını, mayalandırıldığını ve nihayetinde AMALEK katliamın gerçekleştirildiğini İSPATLAR.

Yazıda işlendiği gibi, AMALEK KATLİAMINI temelden başlayarak organize ettiklerini, vezir atatdırdıklarını, siyasal mevkiler tevdii ettiklerini, şımartarak azdırdıklarını, entrikalar düzenlediklerini, kötü dürtüler saldıklarını, sanal düşmanlıklar oluşturduklarını ve YAHUDİLİĞİN KÖKÜNÜ kurutma emrinin verildiği, 1. FERMANIDA YAZDIRDIKLARINI ortaya koyar.
     
  az SOYKIRIM, YAHUDİLİK MANİFESTOSU, AMALEK AVCILIĞI ve MASKESİ PURİM BAYRAMININ İŞLENDİĞİ "ESTER & PURİM" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
   
  az SANAL LİVYATAN'ı yendirerek, EDİNDİKLERİ TANRININ "PAZU GÜCÜNÜ", EYÜP vesilesiyle duyurdukları "LİVYATAN & EYÜP" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
   
  Neden derseniz. 11 Eylül'le birlikte paranın üzerindeki işaretler, gizli mesajlar, semboller gündeme geldi. Çok önceden paralarının üzerine işlendiği halde kimsenin haberi yoktu. Onlarca yıldır o sembol ve işaretler orada mevcudiyetlerini korudu ama hiç kimse (bu işlerin organizsyonunu yapanlar, yerlerine geçen zihniyet torunları dışında) paranın üzerindeki "PANİKLEMEYİN" fermanı bildirisini bilmiyordu.

Mordekay'da 2. Fermanı yayınlattığında / yayınladığında ZİHNİYET SOYDAŞLARI çok sevinmiş, şenlikler düzenlemiş ve KONTROLÜN Mordekay'da, yani KENDİLERİNDE olduğunu anlamışlar. 2. FERMANIN yayınlanmasıyla, YAHUDİLERLE aynı zihniyeti paylaşmayan insanlar, ÇOK KORKMUŞLAR ve GELECEKLERİNDEN ENDİŞE DUYMUŞLAR

Geleceklerini, MAKAMLARINI, mevkilerini, İKTİDARLARINI, işlerini GARANTİ ALTINA alabilmek için, "YAHUDİ ZİHNİYET İKİZİ" olmayı, şeklende olsa kabul etmişler. Özetle YAHUDİLEŞMİŞLER.

Onlar "Yahudilerden korkan halk Yahudi oldu" diyorlar ama Yahudiler kendi soylarından olmayanları, hatta "sizdeniz diyipte ispat edemeyenleri ve hatta yabancı kadınlarla evlenmiş olanları (özellikle o zamanlar, Aynı krallıkta baş saki olan Nehemya zamanında, Ezra zamanında) red edenler, çok farklı ırktan olanları YAHUDİ olarak kabul ederler mi? Ancak zihniyet yardımcıları olarak, şimdilik engel teşkil etmesinler, ayak altından çekilsinler, işlerimizi görsünler, yollarımızı açsınar, maşalık yapsınlar diye Yahudi oldular diyorlar.

Özete: Yüksek ideallerimize ulaşmak için "YAHUDİLEŞTİRİN" diyorlar. Eğer; gerçekten insanlar Din olarak (ırk olarak zaten olamayacakları için) YAHUDİ olmuş olsalardı, oraların şimdi Yahudi yurdu olmasıı gerekirdi.Yahudi kaynaması gerekir.Anlaşıldığı gibi,İnsanların Yahudilerden korktuğu için YAHUDİLEŞTİĞİNİ, Yahudileme dalgasının başladığını ve yayıldığını söylyorlar. "Kızım sana söylüyorum Gelinim sen anla" mizanseni içinde, Yahudileşmeyenlerin Kılıçla, Ateşle yok edildiğini ve yok edileceğini söylüyorlar. Anlayanlar kimler olduğu, sivrisineği saz olarak dinlemelerinden belli değil mi?

Paranın üzerindeki gizlenmiş ama YOL HARİTALARINA AİT DURAKLARI GÖSTEREN İŞARETLER açıklanınca, tıpkı Mordekay'ın 2. FERMAN ETKİSİNİ göstermiş. Yahudiler ve aynı yolun yolcuları olanlar arasında, olabilecek panik ve korku havası yerini "HERŞEY KONTROL ALTINDAYMIŞ" duygularının tavan yaptığı sevinçli coşkuya bırakmıştır.

Konunun dışında kalan, onlarla herhangi bir şeyi payaşmayanlar insanlar arasında ise; korku hakim olmuş, adamlarla başa çıkılamaz, her şeyleri planlı, kehanetlerle çalışıyorlar endişeleri hakim olmuş. Ciddi ciddi İlahi yardımlara mahsar oldukları havası esmeye başlamış.

Tam bu sıralarda ortalığa sıcak sıcak sürülmüş olan, DİNLERİN DİYALOĞU platformalarıyla, "AMENTÜLARIMIZ AYNI" çağrılarıda eklenince, "doğru ya! hepimiz İbrahimi dinler değil miyiz, Amentülarımız da birmiş demek ki bu adamlara da, ilahi kaynaklı sağlam kehanetler verilmiş ki, paralara da bile izleri ortaya çıktı" görüşleri oldukca güçlenmiş. ("Müslümanız" diyen cemaat liderleri, din önderleri bile; ilahi / semavi birden çok din kabulünün yanında, çok tanrı inancını da onaylamış oluyorlar. Sorun hepsi "Tevhit imanına sahibiz" derler)

Durum böyle Müslümanları ezer hal seyrederken, elbette yabancı ülkelerde insanlar "Müslümanım" tanımını bile rahatca kullanamaz hale gelmiş. Seyahatleri kısıtlanmış, potansiyel terörist damgasıyla işaret edilenlerdeN yapılmışlar.

Elbetteki gelecek korkusu yaşıyan topluluklar, onlardan olmadıkları ispatlamayabilmek inandırıcılıklarını artırabilmek, onar tarafından birazda olsa kabul görebilmek için, onlara sınırlarını açmış, sınırları aşmalarına alkış tutmuştur. Televizyon haberleri bile; Amerikan ölülerinin sayısını verirken, kullandığı ".. sayıda Amerikalı asker HAYATINI KAYBETTİ" tanımını, işgal edilmiş, özgürlükleri ellerinden alınmış ülkenin insanları için "...sayıda ÖLDÜRÜLDÜ" diye veriyordu.

Onlardan olduğunu gösterebilme kaygusuyla bir çok Müslüman ülkesi, İşgallere göz yummakla yetinmeyip, demokrasi, özgürlük anlayışlarını ve dünya görüşlerini birden bire onların zihniyetlerine paralel hale getirivermiştir. SAROZ, EKONOMİK KRİZLER, İFLAS EDEN ÜLKELER, DEVRİLEN İKTİDARLAR, GÜRCİSTAN, KAFKAS , TURUNCU DEVRİM, YEŞİL DEVRİM, KADİFE DEVRİMİ, ELKAİDE, PAKİSTAN, AFGANİSTAN, SADDAM, SOMALİ, FİLİSTİN, MISIR, LÜBNAN, SURİYE derken merhaba Yahudileşme ZORUNLULUĞU.

"PARANIN ÜZERİNDEKİ İŞARETLERİN AÇIKLANMASI MORDEKAY'IN 2. FERMANI gibidir" dedik. Kaç tane daha FERMAN var bilinmez.
Wikileaks belgelerinin bir kısmının açıklanmasıda bu çerçevede değerlendirilmelidir. Belgelere "AFFERİN EVLAT iyi yoldasın böyle devam et" tarzında yada ÇALIŞKAN ÖĞRENCİ KURDELESİ babında bakılmalıdır. FERMAN özel BASKISI denilebilir.

Elbette, afferinlerin dışında, kıbraç sesiyle uyarılmakta FERMAN maddeleri içinde yerlerini almış.
Çalışmayı bırakırsan, "bak başına neler gelir" uyarılarının olmasının yanısıra;
Yolda giderken gözlerini sağa sola kaydıranları uyarmak,
İnatcılık ederek tempoyu bozan yük hayvanlarını uyarmak,
AV köpeklerine hedefleri göstermek,
Çoban köpeklerine sürülerine daha dikkatli bakmasını sağlamak,
Çobanlarına da KAVALLARINI daha içten, daha ahenkli çalmalarını tavsiye etmek,
Yahudileşme zihniyetinden ödün vermeye kalkanlara, "daha bunun arkası var" diye çeki düzen vermek,
Kendilerine katılmada ADPTASYON SORUNU YAŞAYANLARI reabilite etmek,
Başlarını, gözlerini onlardan ayırmayanlara "sakin olun KONTROL BİZDE" mesajlarını iletmek için yayınlanmış olmalı

Paraların üzerindeki sembollerin açıklanması için; neden 11 Eylül Terör saldırıların düzenlenmesi beklendi?
Semboller, o güne kadar neden açıklanmadı da, birden bire ortalığa saçılıverdi? Eğer onların dışında birileri PARANIN ÜZERİNDEKİ işaretleri ve sembolleri bilmiş olsaydı, çok önceleri en azından SIRF NAM OLSUN diye açıklardı. Para üzerindeki açıklamaların, OLAY ORGANİZATÖRLERİ TARAFINDAN AÇIKLANDIĞI gün gibi ortada.

Hemde öyle bir ortadaki, daha önceden bilinmesi imkansız olayın oyun olarak 7 sene öncesinden (dinsel gün etapları olan 1 GÜN Ay takvimiyle Yedi seneye tekabül ediyor. 1 gün = 84 Ay = 2520 gün) oyun kartları üzerinde yerini almış. Üstelik 1994 yılının en iyi oyunuda seçilmiş.

Böylece; Yeni Dünya Düzeninin FERMANLARINDAN biride, O KAĞITLAR ÜZERİNDE yayınlanmış. Ferman olduğu MUHATAPLARINCA anlaşılsın, HERKEZİN DİLİNDE ve ÖZEL İŞARETLERİYLE yazılmış olan FERMAN ilgililerince mutlaka ama mutlaka duyulsun ve okunulsun diye de, DAVUL-ZURNA babında oyuna ÖDÜLLE de eşlik edilmiş.

Mantık, Ester kitabında senaryolaştırılan organizasyona aynı.Ester Kitabında ilan edilen YAHUDİLİK MANİFESTOSUNUN bu yüzyılda ki uygulaması. Özel dillerde ve özel işaretlerle Ferman yayınlamak Ester ve Mordekay operasyonunda da mevcut. Ester bölümünde yapılan katliamlar da, 11 eylül olayları da MANİFESTOLARINDAN nalaşıldığı gibi, Tanrıya ihtiyaç duymadan yapılmış olan OPERASYONLARDIR.
   
  YAHUDİ AY TAKVİMİ ve GÜNEŞ TAKVİMİNE UYARLANMASI, 19 YILLIK PERYOTLARIN İŞLENDİĞİ "YAHUDİ TAKVİMİ" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz
   
  Ester PURİM katliam anlatımlarının işaretlerinden anlaşıldığı gibi, 11 Eylül sonrası PARANIN ÜZERİNDEKİ İŞARETLERDE ortaya çıkan sonuç aynı. Tanrıya ihtiyaç duymayan, Tanrı adına karar veren insanların TANRI MASKESİ kullanarak yaptıkları katliamlardır. TANRININ DÜŞÜNME KARAR VERME ORGANI GÖREVİNE KENDİLERİNİ ATAMIŞ OLAN BUGÜNKÜ MORDEKAY ve ESTERLERDİR.

11 Eylül olaylarında Yahudi öldü ölmedi tartışmaları yada ölüp ölmemiş olması o kadar önemli değil. Sonuçta orada ölenlerin hemen hepsi Amerikan vatandaşı idi. Bu durumda sabotajı onlar nasıl yapabilir? savunmaları olayların yıllar önce planlanarak paralar üzerinde işaretmiş olmasına, olayların akışına ve sonuçlarına (kimle karlı? kimler zararlı? Gelinen nokta kimlerin yol haritasıyla bire bir örtüşüyor?) bakıldığında bu iddianın havada kaldığı görülüyor.

Tanrılarının öfkesinin giderilmesi için Ana, Baba, Oğul, komşu, akraba, çoluk, çocuk demeden öldür emri verenlerin, emir sonrası binlerce kişinin kılıçtan geçirilmesini Tanrı emri olarak kitaplara almışsa / Tanrının öfkesinin geçmesi için gerekli olduğunu Kitaplarına almışsa; katilleri de Tanrı emrini yerine getirenler olarak tanıtmışsa, bu tür eylemlere TANRI RUHSATI sağlanmış demektir.

Ruhsat veren kitapları "DİN kitapları" olarak kabul eden ve o olaylardan gururla bahsedenler, gönüllerini bu tür emirlere alıştırmış olanlar, elbette kendinden olan ama hiç tanımadıkları insanların ölmesinden de fazla bir yeis duymazlar. Anmadan anmaya, içlerine sokulmuş kötü dürtülerini mayalandırmak, beslemek için mumlar yakarak, platformlar oluşturarak, dernekler kurarak simsarlık yaşamlarına devam ederler.
   
  H.DİNK'in ÖLÜMÜ ÜZERİNE KURULAN "TÜRKİYE DÜŞMANLIĞININ" İŞLENDİĞİ "H.DİNK'in SİMSAR ARKADAŞLARI" SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
   
  Kitapları onlara kendilerinden olanlarıda öldürme ruhsatını veriyor. Tanrılarının yada yeni versiyonun öfkesini dindirebilmek için içlerinden bazılarının ölmesinde bir sakınca görmemmiş olabilirler.
Mısırdan Çıkış.....32/27 Musa şöyle dedi: "İsrail'in Tanrısı RAB diyor ki:, ‹Herkes KILICINI kuşansın. ORDUGAHTA kapı kapı dolaşarak KARDEŞİNİ, KOMŞUSUNU, YAKININI öldürsün.› ››
Mısırdan Çıkış........32/28 LEVİLİLER Musa'nın buyruğunu yerine getirdiler. O gün HALKTAN ÜÇ BİNE yakın adam öldürüldü.

Paranın üzerinde uçaklar, kuleler vardıda neden bugüne kadar kimsenin haberi olmadı. Birden bire yanan kuleler, uçan uçaklar, Pentagonlar ortaya çıkıverdi?
   
 
   
  Paralarının üzerine herşeyi gören Horus Tanrısının gözünü koyupta, yanına "BİZ TANRIYA İNANIRIZ" diyenler elbette tanrılarına olan bağlılıklarını, aşklarını, saf imanlarını sadece paraları üzerinde göstermekle yetinmezler. Dağlara taşlara her yerlere yazmalılar ki, canlı cansız herşey TANIKLIK etsin. Tanrıları kıskanmasın, aldatılıyor muyum diye vesveseye kapılmasın, başka Tanrılara taşlar dikiyorla mı diye içi darlanmasın, ağaçların altında başka tanrılara sunular mı sunuyorlar diye kuşkulara düşmesin, yapılanlar başka Tanrıların Putları olabili mi diye tasalanmasın, Beni de bırakırlar mı diye kaygılanmasın, mutlu olsun.

Yoksa koca koca adamlar neden resimlerle ve sembollerle uğraşsınlar? Neden boş yere zaman ve para harcasınlar? Neden sosyal faaliyet dernekleri adı altında kulüpler dernekler kursunlar, Neden Tapınma amaçlı ayinler düzenlesinler, Neden belli aralıkla bir takım ritüelleri yerine getireceğiz diye uğraşsınlar?

İşleri güçleri yokmu da, böyle çocukca işaretlemelerle "aldım-verdim" oynuyorlar? Koca koca adamlar, DAMDAKİ BACALAR olmadığına göre, kendilerince çok önemli sebepleri olmalı.

İlahi vahiylerle hiç işleri olmadığına göre, İnsani amaçlar en sonlarda yer aldığına göre, hatta bazı insani amaçların gerçekleşmesi için bazı insanların yok edilmesini teşvik ettiklerine göre; bu durumda davranışlarını önemli kılan ne olabilir? Onlar için bu kadar önem arzeden vak'ayı elbette her yere işleyip belli etmeleri gerekir. Ağaçlı yolda ilerleyen Köpeğin yada av bölgesini işaretleyen hayvanların davranışları içinde, işaretlemelerini yerine getirmişler. Bir bakıma kutsamışlar. Her biri Tanrı adına karar verici değil mi?

Kutsama , tılsım adı herneyse artık bu işaret ve heykel yapımında o kadar ileri gidenleri varki, Dünya'nın heryerine servetler harcayarak bu eylemlerini gerçekleştiriyor. Nereleri derseniz, aralarında Türkiye'nin (Elbetteki Göreme. Peri bacaları yer altı şehirleri, kaya kiliselerinin olduğu bölge civarı) aralarında bulunduğu ülkeler. Manaları nelerdir, hangi derin anlamlar içeriyor, neleri işaret ediyor elbette bilinmiyor. Heykel yapılan koordinatlaı, Sanal 25. kare uzmanı GOOGLE EHART haritaları üzerinde işaretledi. Sonrasında kesilip biçilen haritalarla, doğruluğu belli (kesin) olmayan ama o düzeyde amaçlara hizmet ettiği sonucuna vardırabilecek görüntüler ortaya koyuldu.
   
  DÜNYA'nın MUHTELİF YERLERİNE YAPILAN ve UZAY HEYKELLERİ'nin İNCELENDİĞİ "KUTSAYAN UZAY HEYKELLERİ" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
   
  Kendilerine edindikleri görev nedeniyle; tamamen teslim olduklarını, adandıklarını, yurdunu yerini, konutunun adresini gösterebilmek için TANRILARI gören gözü KONGRELERİNE bile işlemişler. Kongre'nin de, görüntülü olarak Tanrılarının beğenisine GÜNDÜZ GÖZÜYLE sunmuşlar.. Önceleri YERUŞALİM bağlantılı çıkan / Sina emirli çıkan "öldür", "işgal et, soylarını kurut" emirlerinin neden ABD kongresinden çıktığını da böylece anlamış oluyoruz.

ANLIYORUZ DİYORUZ AMA YİNEDE ANLAYAMADIĞIMIZ BAZI ŞEYLERDE YOK DEĞİL. Mesela; Paranın üzerinde olan birtakım işaretler çok derin manalar içeriyor olmalı ki, anlayınıda, yorumlayanı da pek çıkmadı. Neler bu işaretler?

1- Terazi: özellikle dengede durmasından dolayı pazar terazisi değil "Adalet terazisi" olduğunu bilenleri söylüyor. Adalet tartıcısının gözleri bağlı olmasından dolayı, dengede kalan terazi "hak yemez" diyorlar. Dünya insanları ise bu konuda, uzman görüşlerine pek katılmıyorlar. Teraziyi tutanın gözlerinin bağlı olmasının, "sade Dünya vatandaşları" için daha tehlikeli olduğunu, teraziyi tuttuğu iddia edilen Yunan Tanrıçası Themis'in, sahiplerinin sesini tanıdığını ve kılıcını ona göre salladığını iddia ediyorlar. "Kanıt istiyorsanız, açın bir kanalı haberlere bakın, Açın bir haritayı dünyanın haline bakın" diyorlar. SADE DÜNYA İNSANLARINA yaranmak elbette pek mümkün değil. SEÇİLMİŞ ELİT İNSANLARDAN olsaydı bir çırpıda anlayıverecekti, harita üzerinde konumlarını değerlendirirken.

2- Anahtar: En derin manalara sahip olan, anlaşılması teraziden çok daha güç olan, iki sembolden biri. Hazine sakladılarda onun anahtarı mı? Yoksa ilk kongrelerinin kapı anahtarı mı? Yoksa; Merkez bankalarının ilk kasasını açan anahtar mı, Washington'un sembolik şehir anahtarı mı? belli değil? Anahtar olduğuna göre birde kilit olmalı? Kilit yoksa, kim ne yapsın anahtarı. Eğer anahtar bir yeri açmayacaksa neden önem arzedipte DÜNYA PARASI ÜZERİNDE yerini almış olsun?

3- Gazoz kapağı: Bunu hiç anlamak mümkün değil. Terazi > Adalet, Anahtar > Kilit, Gazoz kapağı > COLA çıkarımlarını mı yapmamamız gerekiyor? Özetle: Anahtar kullanmak, Kapıları zorlamak, kilidi aramak, gazoz kapağı açmak, teraziyle tartmak, teraziyle tartılmak, gözü bağlı adalete, teslim olmak gerçekten çok zor.

Bu kadar zorluğun arasında Kapakla, gaz yapar mı diyorlar? Kabaranın Gazı alınır mı diyorlar? Herşey bu kapağın altında mı diyorlar? Hem KÖR TARTICILI, sahibinin sesine göre hareket eden Adalet terazisi, hem her şeyi açar gözüken Anahtar ve bunları üzerinde "arma" gibi taşıyan yıldızlı Mıldızlı gazoz kapağı. İnanın bunu Kralın tüm bilmecelerini çözen Keloğlan zekası bile açıklayamaz.

Kapak ve ABD denilince doğal olarak akla COLA şişesi (Güneş sembolü) geliyor.
COLA ile bir şeylerin gerçekleştirmesini mi sağlıyoruz (Standartlaştırma, Mankurtlaştırma gibi) diyorlar?
COLA kuşakları tesis edilmesi gerektiğini mi "ima" ediyorlar, COLA kapağını açın altına bakın mı diyorlar?
COLA kapağını açacak ANAHTAR ADALET TERAZİSİNDE mi diyorlar?
COLA nesli geldiğinde iş tamam mı diyorlar?
COLA kapağının altındaki anahtar adaleti açar mı diyorlar?
COLA felsefesini benimseyen bir adet anahtar elde etmiş olur mu diyorlar?
COLA kapağı ile PURİM kurası arasında pek bir fark yoktur. Uyum sağlayanlar yada sağlayamayanlar adaletimiz gereğince, kılıca teslim mi edilir diyorlar?
COLA kapağında BOŞ BULURSAN talihe söver geçersin, Purim'de BOŞ BULUNURSAN kör adalet sağlayıcısının, (teraziyi tutmadığı elindeki) adalet kılıcına mı geçersin diyorlar?
Bizdeki adalet COLA kapağının altındaki gibidir, fazla çalkalamaya gelmez etrafı batırır mı diyorlar?
Adaleti arıyorsan COLA kapağını kazıman lazım mı diyorlar?
Adaletin ANAHTARI COLA kapağının altındadır mı diyorlar?
Adaleti açan anahtar COLA'yı da açar mı diyorlar? Yoksa; COLA'yı açan anahtar Adaleti'de açar mı diyorlar?
Adaleti açan anahtar herşeyi açtığı gibi, COLA'yı da açar mı diyorlar?
Adalet herşeyin anahtarı mıdır diyorlar?
ABD, COLA kapağının altında mı diyorlar?,..vb.. Görüldüğü gibi çok derin manalar var.

İşte anlaşılması için "derin manalara gark olmak gerekli" denilen, zorlu üç sembolün para üzerindeki gösterimleri.
   
 
   
 
   
  Anlayan, anlayanlarla yeni açılımlar yapsın. Papalığın neden DOLAR üzerindeki; HORUS, GÖREN GÖZ ve ONA HİTABEN YAZILMIŞ ÖVGÜ YAZISINA İTİRAZ ETMEDİĞİ ORTADA DEĞİL Mİ?

Ahit Kitaplarının ve inanç sistemlerini Mısır kaynaklı dinler olduğu ortada değil mi? Horus'a hiç bir yerden itiraz gelmediğine göre; farklı isimlerle, "DİN SİSTEMLERİNE", TANRI OLARAK dahil edilen HORUS.
   
  MISIR'ın İNANCI İÇİNDE YER ALAN, İHTİYAÇLARINA GÖRE GÖREVLENDİRİLEN TANRILARIN LİSTELENDİĞİ "MISIR TANRILARI" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
   
  Tanrılarının yeni halini ve yeni konutunu yani, 3. Tapınağının ABD' de kurulu olduğunu bilmesi gereken / anlaması gereken herkeze, çoktan ilan edilmişte, geriye biz sağır sultanların yorumlaması kalmış.

Çıkan sonuça göre:
1. etap; DİN düzenlemelerini Mısır yaşamların da yapmışlar.
2. etap; DİN düzenlemelerini Babil sürgününde yapmışlar.
3. etap; düzenlemelerini de ABD'de yapmışlar / yapmaya da devam ediyorlar. (daha İsrail 60 senelik bir ülke) Altın çağa kadar sürecek düzenlenmeler denilebilir.

Bu durumda, 3. Tapınak çoktan yapılmış ve inanılmaz mesafeler almış kat etmiş gözüküyor.. Kudüs'te ki tapınak kutsanma için, Ritüeller için, seronomiler için mutlaka olması gereken ama sadece formalite gibi gözüküyor. Ritüeller tamamlansın, tılsım bolzulmasın, kutsama devam etsin, semboller tamamlanmış olsun. Önemli olan adreslerin ve yol haritalarının ortaya koyulması değil mi?

Tapınak sahibi olmak, "YENİ DÜNYA DÜZENİNİN" yapılanmasıyla yakından ilgili olduğu aşikar. Elbette Tapınağı sembolikte olsa, Kudüse yapmak isteyeceklerdir. Eski tütsülü, buhurlu, Tanrılarıyla görüşmeli seansların olduğu şaşalı günlerine dönmek isteyeceklerdir. Kitapları da buna benzer şey söylüyor. Sadece "RAKIMLARI" farklı.

Yeşaya........2:3 Birçok halk gelecek, ‹‹Haydi, RABbin Dağına, Yakupun Tanrısının Tapınağına çıkalım›› diyecekler, ‹‹O bize kendi yolunu öğretsin, Biz de Onun yolundan gidelim.›› Çünkü YASA SİYONDAN, RABbin sözü YERUŞALİMDEN çıkacak.

Tanrı birşeyler isteyecekse taş, tuğla yığınının bitmesini NEDEN bekliyor olsun ki? Demek ki, Tapınağın yapılmak istenmesindeki amaç Tanrı haberleşmesi değil, TAPINMA RİTÜELLERİNDEN, SERONOMİLERİNDEN şu anda yapamadıklarını yapabilmek. Kitaplarına bakın TAPINAKLARI kullanımdayken neler yapılıyormuş? Şimdi kullandıkları Babil hatırası SinaGOG'ların da neleri yapabiliyorlar? Yapılmış olanlardan, yapılanları çıkartın eleşmeyenlere bakın NELERİ YAPAMADIKLARINI görün.

Elbette, sadece baş KOHEN'in girebileceği özel seans odasından, "Tanrı dediki" diye çıkan BAŞ KAHİNLER yada Tanrısıyla beraberliğe dayanamayıp -çarpılıp- ölen ve iple dışarı çekilen KOHENLER olacaktır. (300 sene içinde sane başına bir KOHEN kaybetmişler. Bu nedenle Tanrı bölmesine giren KOHENLERİN beline ip bağlıyorlarmış. Demiyorlar ki, adamlar komploya / rakip güçlerin tezgahına kurban gidiyordu da, "Tanrı çarptı" ayağıyla son yoculuğuna uğurlanıyordu. "Duydun mu? Tanrı beğenmediği bir KOHENİ daha öldürmüş. Disiplini bozanı asla affetmeyen bir Tanrımız var". Düşünsenize; halk içinde ne kadar etkili bir sahne ortaya çıkıyor ortaya. Bir taşla onlarca kuş)

Bu ve miktarını bilemeyeceğimiz benzer nedenlerden dolayı, Kudüs'e mutlaka Tapınağı yapmak isteyeceklerdir. Tapınağın yapılma gereğini, kendilerinin şu anda YARIM YAHUDİ olduklarını bildirerek açıklıyorlar. "TAM YAHUDİ olabilmemiz için yapmamız gereken 613 emirden, sadece 369'unu gerçekleştirebiliyoruz, üstelik onlarında çoğu YASAKLARLA ilgili, yani yapmadığımız şeyler" diyorlar.("ÖLDÜRME EMRİ" yasakların arasında olmadığından, o emre uyma gibi bir problemi de yaşamamış oluyorlar. YASAK OLAN ŞE YAPILMAZ Kİ) Birde TAM YAHUDİ OLSALAR, "VAY Kİ VAY" DÜNYA İNSANLARININ HALİNE.

Onlarda zaten bu durumu gizlemiyorlar. Tapınak yapıldığında, Bulutun Tapınak üzerinde konaklayacağını, dolaysıyla İSRAİL TANRISININ YAHUDİLERLE birlikte olduğunu CÜMLE ALEME gösterecektir diyorlar.

Zekerya........9:8 Akın eden ordulara karşı Evimin çevresinde ordugah kuracağım. Hiçbir kıyıcı Bir daha halkımın üzerinden geçmeyecek, Çünkü artık HALKIMI BEN GÖZETLİYORUM.

Tapınak yapıldığında, İnsanlar (herhalde CRO-MAGNON'ları kasdetmiyorlar) DÜNYADAKİ KUTSİYETİ, günümüzde ANLAYAMAYACAĞIMIZ, TARİF EDEMEYECEĞİMİZ bir biçimde HİSSEDECEKLERDİR diye de ekliyorlar.
"VAY Kİ VAY (x) n defa VAY Kİ VAY...." DÜNYA'nın üzerinde yer işgal eden, "CRO-MAGNON Adam'ı" sınıfında gördüklerinin haline.
"VAY Kİ VAY (x) ~ defa VAY Kİ VAY...." DÜNYA'nın üzerinde yer işgal eden, "HAYVAN'ı" sınıfında gördüklerinin haline.
"VAY Kİ VAY (x) ~ defa VAY Kİ VAY...." DÜNYA'nın üzerinde yer işgal eden, "AMALEK'i" sınıfında gördüklerinin haline.
   
  "KİTABIMIZ YALAN DOLU" yerine, İNSANLARI CRO-MANGON İLAN ETME'nin işlendiği "SEÇKİNLER & CRO-MANGON ADAMI" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz
   
  AZ SEÇKİN olduklarına İKNA OLABİLMEK için ÖZELLERİ İsrail'in Tanrısına dayanarak İLAN ettikleri "GOYİM&KONUŞAN YARATIKLAR" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz
   
  SOYKIRIM, YAHUDİLİK MANİFESTOSU, AMALEK AVCILIĞI ve MASKESİ PURİM BAYRAMININ İŞLENDİĞİ "ESTER & PURİM" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
   
  Tapınak yapıldığında TÜM EÇÜŞ ve BÜCÜŞLERİYLE, CİNLERİYLE, ŞEYTANLARIYLA DÜNYAYA KARABASAN olarak kaplamayı tasarlıyorlar demektir. İnsanları ZOMBİLEŞTİRMEK İSTİYORLAR DEMEKTİR. Düşünmeyen, düşünemeyen, Düşündürülmeyen, Mankurtlaştırılmış (internetten arayıp okuyun) belli hareketleri ritmik olarak ama ezberinden içgüdüsel olarak yerine getiren, tepkileri önceden bilinen, her şeyi standartlara bağlanmış olan hayat sürdüren ama yaşamın içinde olmayan, ayakta gezinen ÖLÜLER elde etmeyi tasarlıyorlar demektir. Tapınak olmadığı için, şimdilik bunlarla idare edin dedikleri meydanda iken, yapamadıkları NELER OLABİLİR?
   
 
   
  Tanrı dedikleri olgu "BEN SADECE YAHUDİLERE AİT TANRIYIM" diyorsa ve ONLARDA TOPLUM olarak bu duruma "Evet! TANRI DEDİĞİN BÖYLE OLUR" diyorlarsa; GERÇEKTEN toplumsal olarak toptan KAFAYI SIYIRMIŞLAR demektir.

Hepsi CİN'lere (Mümin olmayan. Aynı yolun yolcusu olan. Tanrıcılık, Evliyacılık, Azizcilik, Hızırcılık, Kutsal Ruhculuk oynamayı çok seven, KENDİLERİNE ÇEŞİTLİ İSİMLER ve MAKAMLAR TEVDİ ETMİŞ OLAN Cinler.) ve onların soyundan olan ŞEYTANA, İLHAK OLMUŞ DEMEKTİR.

YERUŞALİM'in yıkılmasını "İSRAİL TANRISI emretti" diyorlar ki; "ALEMLERİN RABBİ OLAN ALLAH" YOLUNDAN SAPTIKLARI ORTAYA ÇIKMASIN.
YERUŞALİM'in yıkılmasını "İSRAİL TANRISI emretti" diyorlar ki; "ALEMLERİN RABBİ OLAN ALLAH'a" DEĞİLDE ATANMIŞ TANRIYA BAĞLANILDIĞI ORTAYA ÇIKMASIN.
BABİL SÜRGÜNÜNÜ Atadıkları "İSRAİL TANRISI emretti" diyorlar ki;"ALEMLERİN RABBİ OLAN ALLAH" TARAFINDAN CEZALANDIRILDIKLARI ORTAYA ÇIKMASIN.
İSRAİL TANRISI bize ceza verdi diyorlar ki; "ALEMLERİN RABBİ OLAN ALLAH" TARFINDAN" ON KABİLELERİNİN DAĞILTILDIĞI ORTAYA ÇIKMASIN.
YERAMYA gibi kitapları yazıp kutsallarının arasına katıyorlar ki; "ALEMLERİN RABBİ OLAN ALLAH" TARAFINDAN HELAK EDİLDİKLERİ ORTAYA ÇIKMASIN.

Kitaplarında PEYGAMBERLERİ aşağılıyorlar ki "ALEMLERİN RABBİ OLAN ALLAH'ın' RESÜLLERİNİN DOĞRU VE DÜRÜST OLDUKLARI ORTAYA ÇIKMASIN
Kitaplar yazıp, VAHİYLERİN ÜZERLERİNİ örtüyorlar ki; "ALEMLERİN RABBİ OLAN ALLAH''tan" GELENLERİN ELLERİNDEKİ OLMADIĞI ORTAYA ÇIKMASIN
Bu kadar yalanı peşpeşe NESİLLERDİR SÖYLÜYORLAR ki; " ALEMLERİN RABBİ OLAN ALLAH'a" İMAN ETMEDİKLERİ ORTAYA ÇIKMASIN

Seçilmiş Tanrı olgusunu benimsemiş, seçilmiş İnsanlar herşeyi yaparlar. Onlar Tanrı'yı seçmişler, Tanrıda onları. "Tanrı dedi" derler DÜNYA'yı yakarlar. Bireysel olarak "Tanrı dedi" diye, çevresine zarar verenleri MECZUP" ilan edip AKIL HASTANELERİNDE MÜŞAHEDE altına alıyorlar.

Bunlar toplumsal olarak (din, dil, ırk ayrımı yapmadan, ZİHNİYET BİRLİKLERİ olarak) bu belirtileri gösteriyorlarsa yakında BAŞLARINA GELECEK, BİR MÜŞAHEDE ALTINA ALINMA OPERASYONUYLA karşı karşıya kalacak demektirler.

"Atadığımız Bizim Tanrımız bizi cezalandırdı" diyemeyecekleri MÜŞAHEDE öncesi bir müdahele.
Bizlerde inanıyorduk, bizde "ALLAH'a ibadet ediyorduk diyemeyecekleri müdahale,
Ortalıkta gelişen olayları, hareketleri "TANRIMIZ, VERDİĞİMİZ SÖZLERİ GERÇEKLEŞTİRİYOR" diyemeyecekleri bir müdahale,
"İnanıyoruz" diyerek işaret ettikleri Tanrılarına ve hedefledikleri YENİ DÜNYA DÜZENİ hamlelerine yoramayacakları bir müdahale,
Tanrımız bizleri "ALTIN ÇAĞA" sokuyor, beyaz atına binmiş, kalçasında "Kralların kralı, Rablerin rableri yazan KURTARICIMIZ gelmek üzere" diyemeyecekleri bir müdahele.
Hiçbir şeyi "HAYRA YORUN" diyemeyecekleri, bakışlarını karartan, başlarını büken, "KEŞKE" dedirten müdahale.
"KİMİN SAYICA DAHA FAZLA, KİMİN KUVVETCE DAHA GÜÇLÜ olduğunu algılatacak olan bir müdahele.
Kendilerini koruyacağına imandıkları, KUTSAL İLAN ETTİKLERİ İNANÇ KALELERİNİ, içlerinden TEVHİD İMANINA dönenlerin ELLERİNE yıktıracak bir müdahele,
"ALEMLERİN RABBİ OLAN ALLAH" imanıyla, aralarını aralayacak, farkları ortaya koyacak olan bir müdahale.

SECDELER EDECEKLERİ ve BLOKLAR HALİNDE İMAN edecekleri bir OPERASYONLA karşı karşıya, omuz omuza, atbaşı gidiyorlar.
Şeytanın gördüklerinden dolayı "BUGÜN BEN SİZDEN UZAĞIM" diyerek gerisin geriye döneceği "ZAMANIN" içinde FİNALİ OYNUYORLAR.
ZAMAN içinde geliştirdikleri teorilerinin, sanılarının, "bize göre öyledir" demelerinin ALTINDA OLANLARIN, maskelenenlerin ortaya çıkma ZAMANI gelmiş gibi yada gelmek üzere. Çünkü sapkınlık sınırlarındaki hareketlerini, KİTLESEL tabanlara yaydılar. Dünya üzerindeki, her türlü SAPKINLIĞIN SPONSORLARI konumuna geldiler.
   
  İşlerinin yolunda gitmesiyle oluştuğunu zannettikleri / Hedeflerinde aksamadan yürümelerini HAYRA YORDUKLARI:
Kehanet dedikleri tesadüflerini,
Yalancılıklarını,
Azgınlıklarını,
Gösterdikleri süslü işlerini,
Yaldızlamalarını,
Vahiy örtmelerini,
Uydurdukları ilahi sözleri,
Yazdıkları yaldızlı kitaplarını,
Komplo tezgahlarını,
Uydurdukları hazretlerini,
Kurdukları tuzaklarını,
İlan ettikleri azizlerini, vs..yardımcı dekor olarak kullandıkları;

DÜNYA SAHNESİNDEKİ TANRICILIK OYUNLARININ PERDE KAPATMA ZAMANI GELDİ.

SİHİRLERİNİ ATTILAR, İPLERİNİ YILAN SANDIRDILAR, İNSANLARI KORKUTTULAR ve ETKİSİZ HALE GETİRDİLER.

Toplumları, duvarlar arasına hapsetme, kamplara kapatma, tecrit etme Dünyada sürekli uygulanan operasyonlar ama DİN, DİL, IRK, İNANÇ, ÜLKE farkı olmadan, ZİHNİYET ORTAKLARININ MÜŞAHEDE ALTINA ALINMASI "KUL" boyutunun üzerinde olduğu muhakkak. Eğer öyle olsaydı, insanlardan bir grupta öyle hareketlenirdi. O durumdada suçlanacak bir zihniyet olmazdı. Her iki tarafta birbirleri için KÖTÜLÜK KUTPU olarak görüleceğinden, eleştiriler taraftarlıki Şovanistlik, Narsisitlik, Bencillik boyutlarında kalır kısır döngüler içinde devam eder giderdi.

Ama bugün Dünyada gerçekleştirilmeye çalışılan YENİ ÇAĞIN DÜZENİ hareketi içinde, ANTİ görüşü savunan yada teşkil eden bir hareket yok. Olması da mümkün değil olduğu gibi, Dünya içinde, insanlık içinde OLMASI HAYIRLI DEĞİL.

Ama bugün Dünyada gerçekleştirilmeye çalışılan YENİ ÇAĞIN DÜZENİ hareketi içinde, ANTİ görüşü savunan yada teşkil eden bir hareket yok. Olması da mümkün olmadığı gibi, Dünya içinde, insanlık içinde OLMASI HAYIRLI DEĞİL.

YENİ DÜNYA DÜZENCİLERİ kitle halinde, tam bir organizasyon içinde, planlı ETAPLARINI BİR BİR gerçekleştirilerken, ANTİ görüşte olanların BELLERİ kırılmış, ÇOBANLARI vurulmuş, ELEBAŞLARI DOMUZ BAĞINDA karınları üzeri DENGE HALİNDE bırakılmış, Bir numaraları 100 (yüz) NUMARAYA çevrilmiş, Düşünürleri YAZAMAZ oldutturulmuş, Üniformalıları SOKAĞA çıkamaz hale sokulmuş, Hak hukuk diyeceklerin ellerinden TERAZİLERİ alınmış, "her gecenin sabahı" vardır diyeceklerinde DİLLERİ geri çekilmiş, Umutlar törpülenmiş hayaller yıkılmış halde bir seyir izliyorlar. Bireysel çıkışların dışında, CILIZ SESLERİN DIŞINDA, çaresizik çırpınışları yapanların dışında herşey oluruna bırakılmış.

Demek ki, TOPLUMLARI MÜŞAHADESİ hep olduğu gibi, "ALEMLERİN RABBİ OLAN ALLAH" tarafından uygulanabilecek boyuttadır.

tüm helak olan topluluklarda bu şekilde herşey yanlarına kar kaldıklarına iyice kanaat getirdikten sonra, başlarına gelenlere katlanmak zorunda kaldılar.

MÜŞAHADE SIRASINDA kriz geçsin, sakinleşsin, ateşleri düşsün, soğuk su iyi gelir suya girince akılları başlarına gelir diye, "SU" SEANSLARI MI DÜZENLENİR?
Yoksa; hafızları formatlansın, kötü dürtüleri yok olsun, bilinçlerine yuvalanmış olanlar buharlaşsın, CRO-MAGNON saplantıları yok olsun, İNSANLARLA aynı olduklarını kabullenip kişilik aramaları sona ersin, beyinlerindeki düşünce merkezlerine uğramadan geçen kısa devreler yok olsun, AMALEK KORKULARINI yensin diye elektrik yada benzeri şoklar mı uygulanır bilinmez. Bireysel kafayı sıyırma, şizofren yapısına bürünmeler bu gibi yollarla tedavi ediliyormuş. İmam bildiğini okuyabileceğinden, bilinen metotlar dışında birşeyer yazılamıyor.
   
  Belkide, İsrail Tanrısının tam gönlüne göre yapılmış Tapınak, depolarda montajının yapılacağı günü "hazır olarak" bekliyordur. Belkide, Sarı kubbe dedikleri, Mscid-i Aksa Camii'sinin altında gün yüzüne çıkacağı zamanı "hazır olarak" bekliyordur.

MISIR TANRISI Horus'u, piramitini, gören gözünü, tekamül üçgenini bir köşeye koyupta; "BİZ TANRIYA İNANIYORUZ" sologanını da yanına yazarlarsa, HANGİ TANRIYA inandıklarını göstermiş oldukları gibi, hayallerindeki YENİ DÜNYA DÜZENİNDEKİ / DEVLETİNDE Kİ, Tanrının KİMLİĞİNİ DE GÖSTERİR.

Yoksa boşuna mı yazdılar Horus'lu paranın üzerine: "ANNUE COEPTIS" sözünü? Boş yere mi yazdılar.Tanrı olarak işaret ettiklerine "TANRI VERDİĞİMİZ SÖZLERİ GERÇEKLEŞTİRDİ" diye yazdılar?

Çünkü Tanrı inançlarına göre; HER BİRİ TANRI. Onlar karar veriyor, Tanrı olarak işaret ettikleride, YOLLARINI açıyor. Piramitin altına da açılmasını umdukları yolun ETİKET / TABELA isminide yanlışlığa kurban gitmemek, yollarda kaybolmamak için yazmış olmalılar. "NOVİS ORDO SECLORUM" / ÇAĞLARIN YENİ DÜZENİ / YENİ DÜNYA DÜZENİ /YENİ DÜNYA DEVLETİ

Unutkan, şaşıran, yanılan, karıştıran, "evindekiler kim" diye soran, anımsayan, pişman olan, kulunun öldüğünden bile haberi olmayan Tanrıları, yapılacak iş listesini sürekli görsün, eğlencelere dalıp gülerken açılacak yolları karıştırıpta hedefi şaşırmasın diye yazmış olmalılar. Atalarının kutsal kitaplarımız diye yazdıklarını okuyunca pekte haksız sayılmazlar.

Özetle: BİZE AİT OLAN, sadece "SANA TAPINILAN ALTIN ÇAĞIMIZ olacak" dediler. Piramitin altına bunu yazdılar ki, "TANRI yazdığımız bu ifade VERDİĞİMİZ SÖZLERİN TOPLAMI, gerçekleşmesini sağladığın SÖZLERİMİZİN DİP BİLANÇOSU, anımsatması yapmış olsunlar. "YENİ DÜNYA DÜZENİ" tembihini de yapılmış olsunlar

Ayrıca Tanrıların bir yerlerden duyarda kuleyi / piramiti merak ederde, yanlış-manlış yerlere gitmesin adres belli olsun diye de yazmış olabilirler. Yanına kimleri alıyorsa artık, Bu kule ne menemen şeydir diye yeryüzüne iniyor. Mutlaka yanına OĞULLARINI (SONS OF GOD / TANRININ OĞULLARI) ve en muteber varlık ŞEYTAN'ı (şeytandan kasıt neyse?) almış olmalı. Olan bitenden ancak haberi olmasını olduğu yerden GÖREMEMESİNE, ANLAYAMAMASINA bağlayabilirsiniz. Birileri gelip bildirimde bulunmadığı sürece haberi olmamasıda bu sebepten olabilir.

Yaratılış.......11:5 RAB insanların yaptığı kentle KULEYİ GÖRMEK için AŞAĞIYA İNDİ.
Yaratılış.......11:7 ‹‹GELİN, AŞAĞI İNİP dillerini karıştıralım ki, birbirlerini anlamasınlar.››
Yaratılış.......18:21 Onun için İNİP BAKACAĞIM. Duyduğum SUÇAMALAR DOĞRU mu, değil mi GÖRECEĞİM. Bunları YAPIP YAPMADIKLARINI ANLAYACAĞIM.››

Olan bitenden her zaman haberi olmadığını örtmek için mi? "Tanrının gözü kulağı biziz" demek için mi? Yoksa; başka nedenden midir? nedir? Doların üzerine göz koymuşlar. Böylece Dünyanın her yerini SEMBOLİK olarak rahatca gezip görmüş olsun demiş olabilirler mi? "Tanrı aramızda" sözleri doğrulansın diye yapmış olabilirler mi? Yoksa "bizim TANRIMIZ PARA" demek için bu Tanrısal motifleri paraya işlemiş olabilirler mi?

Yaratılış........11:6 ve şöyle dedi: "Tek bir halk olup aynı dili konuşarak bunu yapmaya başladıklarına göre düşündüklerini gerçekleştirecek, hiçbir engel tanımayacaklar.

İTTİFAKLARI KURDUK bir araya geldik, YENİ DÜNYA DÜZENİ YOLUMUZDA engel tanımayız, bizler Tanrıyı korkutanların zihniyet torunlarıyız. Bizler tanrıyı güreşte yenenlerin tarafında olanlarız demek için, "YENİ DÜNYA DÜZENİ" mesajını yazmış olabilirler mi?

Yeni çağın düzeninde TANRI yok, Tanrı tanımı altında tapınılacak GÜÇ var o güçte PARADIR. PARANIN SAHİPLERİDE, VERDİĞİ SÖZLERİNİ GERÇEKLEŞTİREN BİZLERİZ, vurgusunu milyonlarca kez (dolaşımda olan para) daha yapmış olmak için, HORUS'un altına YENİ ÇAĞIN DÜZENİ yazmış olabilirler mi? Esinleme kitabında yazdığı gibi, Tapınağın olmadığı ama her yerin tapınılan yer olacağı vaad edilen ALTINÇAĞ vurgusu yapılmış olabilir mi?

Ataları, taş dikip, taşı Rab huzurunda tanık atıyorlardı, şimdiki torunlarıysa, en değer verdikleri şeyin üzerine bu sözleri yazıyorlar ki, verilen sözlerin onlar için ne kadar değer taşıdığı daha iyi anlaşılsın. Tanrıları durumun ciddiyetini kavrasın...

FERMAN YAYINIYLA herkez yapılmak istenileni duysun, duymayan kalmasın. Bağdattaki sağır sultanlarda duysun. Duymayan Bağdatlı Sultan / Haman varsada da asılsın. (50 arşınlık / ~24 mt darağcında değil ama 5 arşınlık / 2,4 mt darağacında asıldı. İlmeği boynuna geçirip çukura ittiler. 50 arşın 8 katlı apartman yüksekliğinde. Zaten rakkamın abartı olduğu ortada. 8 kata idamlık çıkar. ve bunu Evinin ön bahçesine ahşaptan 4-5 saatte yap ve şehirde bunu gören de olmasın. Abartının Kutsal metin yazarının muhakeme yeteneğinden yoksun olmasından kaynaklandığı belli) Fermanı anlayan anlar, anlamayan ise derdine mum yakar.

Onlar Fermanlarını bu ve bunun gibi ilanlarla, tellallarla duyuruyorlar. Para onlara tanık. Onların inanç felsefesi ve Ferman anlayışları bu. Üstelik en küçük bankonottan en büyüğüne kadar, hemde Dünya Parası üzerine fermanlarını yazıyorlar ki, "duymadım" diyen olmasın. Neredeyse, COLA PARASINA. Herkez görsün, herkez verilen sözlere tanık olsun diye.

Yeşu..............24:27 Ardından bütün halka, ‹‹İşte taş bize tanık olsun›› dedi, ‹‹Çünkü RABbin bize SÖYLEDİĞİ BÜTÜN SÖZLERİ İŞİTTİ. Tanrınızı inkâr ederseniz bu taş size karşı tanıklık edecek.››
Yaradılıs........31/44 Gel anlaşalım. Aramıza tanık koyalım."
Yaradılıs........31/45 Yakup bir taş alıp onu anıt olarak dikti.
   
  Eğer verdikleri sözler gerçekleşmemiş olsaydı yada gerçekleşmiyor olsaydı, ayrıca paralarının üzerine, HORUS'a şükranlarını bildirmek için, "BİZ TANRIYA İNANIRIZ" notunu düşerler miydi?

Paralarını HORUS TANRISI'na adadıkları gibi;KONGRELERİNİN ve ADALET sistemlerinin HORUS'a ve diğer TANRILARA adanmışlığını göstermek için de binalarının çevrelerine, TANRI olarak benimsediklerinin sembollerini koymuşlar.

Adeta; O alanı Yeni Dünya Düzeninin, Yeni Tanrı anlayış parkı haline getirmişler. Sanki; 3. tapınağı, 3 Bet-Amiktaşı çağrıştıran sembolik görüntüler eşliğinde, yeni merkezlerinin çevresine fiziksel olarak işlemişler. Fiziksel olarak işlemekle kalmayıp (zihniyet adaşları olan kuruluşlarının işbilirliğiyle) sembolleri sanal ortamda bilinçlere de park ettirmişler.

İbraniler.........8:10 `O GÜNLERDEN sonra' diyor RAB, `İSRAİL HALKIYLA yapacağım ANTLAŞMA şudur: YASALARIMI onların ZİHİNLERİNE işleyeceğim, YÜREKLERİNE yazacağım. BEN ONLARIN TANRISI olacağım , ONLAR DA BENİM HALKIM olacaklar.

Alınan kararların TANRI OLARAK ATANMIŞA adandığını, alınan her kararın, edindikleri Tanrıları gözünün önüne alınmış olduğunu, bizim kalın beyinlerimize sokmaya çalışıyorlar.

Hezekiel ......37:26 Onlarla esenlik antlaşması yapacağım. Bu onlarla sonsuza dek geçerli bir antlaşma olacak. Onları yeniden oraya yerleştirip sayıca çoğaltacağım. TAPINAĞIMI sonsuza dek ONLARIN ORTASINA kuracağım.

Tanrılarının, yeni yurdundaki evinin Kongre ve Yüksek Adalet sarayının olduğu iyice bellensin diye, Piramitini de, kopuk parçasını da, gözünü de, çevreye güzelce entegre etmişler. Horus ve diğer kuvvetlerle ilgili ikonlarıda bir güzel çevreye adapte ederek, KONGREDEN ve ADALET TERAZİNDEN çıkan kararlarda, hiç göz ardı edilmediğini naciz kulları olarak belirtmiş olmuşlar.

Hezekiel ......37:27 KONUTUM aralarında olacak; BEN ONLARIN TANRISI olacağım , ONLAR DA BENİM HALKIM olacak.
   
 

Kongre'de AİT'LİK işaretlemelerini o derece ileri götürmüşler ki; "BİZ SENİZ, SEN BİZİSİN. Aldığımız kararlar BİZLERİN adına" dercesine Horus kuş simgesinin (siluetinin) tam merkezine ADALET SARAYLARINI / YÜKSEK MAHKEMEYİ otutmuşlar. (Elbetteki binanın etrafına HORUS SEMBOLÜ KUŞU işlerler).

Kongre Binasını, Piramitin tabanından GÖZETMEN olarak seyreden Abraham Lincoln'e birtek, "göz-gez-arpacık" yapmak kalıyor. ANITINDAKİ koltuğundan, göz-dikilitaş-Kongre hizalaması yaparak," DOĞUDAN GELECEK IŞIĞI" gözetlemek kalıyor. Doğudan gelecek kurtarıcı IŞIĞI gözetleme işi, anaşıldığı kadar Abraham Lincoln'e verilmiş.Tam eksen üzerinde yer aldıklarına göre başka türlü nasıl yorumlanabilir.

DOĞUDAN GELECEK IŞIK beklentisi Roma Tanrı inancından, Mitra dininden Hıristiyanlığa geçmiş olan bir PAGAN DİN adeti. Hıristiyanlar, ROMA İNANCINDA ilah kabul edilen GÜNEŞ'in TANRISALLIĞIYLA, İSA arasında ilişki kurarak dinlerini Roma'da kabul ettirmek istemişler. "Bizde sizin inandıklarınıza inanıyoruz" diyebilmek içinde onların, Mithra dininden kaynaklanan birtakım seronomilerini benimsemişler, (25 Aralık İsa'nın doğum günü (noel) ve Sunday -GÜNEŞ GÜNÜ- / Pazar günü ibadetleri gibi) denilerek geçiştirilmeye çalışılan bu adeti, Hıristiyanlık dinine girenler Hırıstiyanlık din kurucularına satmışlardır / öğretmişler

(Adam akvaryuma bakıp başını bir o tarafa bir bu tarafa çeviriyor ve Akvaryumdaki balıklar da adamın hareketlerine sekronize olmuş bir halde hareket ediyorlar. Durumu kavrayamayan, meraklı safca adamın biri, uzun bir seyirden sonra dayanamaz. Adama ne yaptığını sorar. 1. Adamda "Balıkları alıştırdım ben başımı ne tarafa çevirirsem onlarda, o tarafa gidiyor" diye cevap verir. 1. üstad Adamın uzaklaşmasından sonra , meraklı ama biraz safca olan 2. adam hemen Akvaryumun başına koşar ve o' da ritmik hareketlere başlar. Aradan uzunca bir zaman geçtikten sonra, 1. Adam bir bakar ki, kendisine soru soran ve yerine geçen adam dudaklarını uzatmış, BALIK NE TARAFA GİDERSE başını o tarafa çeviriyor)

Hıristiyanlarda, "Bizde sizin inandıklarınıza inanıyoruz" diyebilmek içinde onların, Mithra dininden kaynaklanan birtakım seronomilerini benimsemişler.(--25 Aralık İsa'nın doğum günü (noel) ve Sunday -GÜNEŞ GÜNÜ- / Pazar günü ibadetleri gibi--)

Roma inancı ile İsa arasında ilişki kurma / aynılaştırmaya en belirgin örneklerden biri olarak gösterilebilecek, '"Selam sevindiren ışık / Selam sevincin ışığı" diye isimlendirilen müzik parçası, İLK HIRİSTİYAN İLAHİSİ imiş.Hırıstiyanların "SEVİNDİREN IŞIK" dedikleri İSA'nın doğum ile Roma dininde "YENİLMEZ GÜNEŞİN DOĞUMU" aynı güne, yani 25 Aralık'a denk geliyormuş.

Bunlar neden anlatılıyor, çünkü Hıristıyanlar bu ilahiyi söylerken DOĞUYA, GÜNEŞİN DOĞDUĞU yöne dönerek bu ilahiyi söylerlermiş. İşte Abraham Lincoln'un baktığı yön onlara göre, "SEVDİREN IŞIĞIN DOĞMASINI UMDUĞU" yer olan TAM DOĞU. O nedenle 3000/4000 metrelik düz bir hattın tam ucundan bakıyor. Göz, Gez, Arpacık ve HEDEF. A.Lincoln bakışı, dikiltaş, Kongre ve HORUS/GÜNEŞ. Ucu piramitle ok-ucu haline getirilmiş bir ok. Şahinin pençesindeki oklardan biri olabilir mi?

4.ROMA DEVLETİ OLARAK KENDİLERİNİ GÖRENLER ELBETTE ROMA GELENEĞİNİ SÜRDÜREREK DÜNYAYI EYALETLERE BÖLEREK KONSİL (Ahit bağlısı olan konsey. İznik konseyi gibi ama tüm kararlar için İmp+din adamı+siyasetci mekanizması) SİSTEMİ İLE YÖNETMEK İSTEYENLER, ELBETTE ROMA DİNİNİN GEREKLERİNİ DE YERİNE GETİRECEKLERDİR.

Sadece bir farkla, yöneldikleri GÜNEŞ ama HORUS'un temsil ettiği güneş. Mithra'nın temsil ettiği Şark güneşi değil (şu anlar oraları yok etme planları yapıyorlar) Horus'un temsil ettiği Firavunların TANRISI OLAN GÜNEŞ. Mitranın Tanrısının Doğusu ile onların baktığı IŞIK bekledikleri Doğu farklı.(kıtaların konumlarından açı farklılığından)

Her ikiside PAGAN inancı olmasına, ve her ikiside aynı amaca hizmet ediyor olmasına rağmen, hedefler farklı. Mitra dinine ait olanlar Tanrılarını hoşnut edip sonszu huzuru amaçlarken, Horus yada ismi her neyse onunla İTTİFAK yapan Yahudi zihniyetliler, TÜM DÜNYAYI AÇLIKLA KÖLELEŞTİREREK iç huzurlarına kavuşmayı hesap ediyorlar.Kötü dürtüerinden kurtulup arındıktan sonrada; sonsuz yaşam için kendilerini "ALLAH'ın" hesap gününden kurtaracak, kurtarıcıyı ortaya çıkarmayı hedefliyorlar.

Özetle oluşturmaya çalıştıkları, oluşturmak için İTTİFAKLAR / AHİTLER yaptıkları Varlık "BİR'liği" ile / Vahdet-i Vücud ile büyük savaşa, YARATANLARIYLA hesaplaşmaya hazırlanıyorlar. Varlık birliğiyle, TEK, BİR yerine TEK ve BİR yapmaya çalışıyorlar. Yeni Ahit kitaplarında Yahudi eseri olan Esinlemeler bölümünde; Oğul Tanrı'nın tüm yetkileri alması, tahtın sağında otururken, Tahta tek oturan olarak kalması ve göklerdeki büyük savaşı kazanma hayallerinin MANİFESTOSU denilebilir.

Tabii ki DOĞU YÖNÜ, Yahudiler içinde özellikle İsrail Tanrısı içinde çok önemli bir durum arzediyor. Abraham Lincoln'un ve birçok yoldaşlarının Yahudi, diğer ABD kurucularının Hıristiyanlık içindeki PÜRİTEN'ler olduğu gözden kaçmamalı. Hıristiyanlığın Yahudileri denilen PÜRİTENLER, Protestanların daha da Yahudileşmeleriyle ve Eski Ahit'e daha bağımlı olmalarıyla tanınıyorlar.

Levililer......16:14 Sonra boğanın kanını alıp parmağıyla kapağın üzerine, DOĞUYA DOĞRU serpecek. Kapağın önünde YEDİ kez bunu yineleyecek.
Hoşea.......13:15 ‹‹Kardeşleri arasında serpilip gelişse de, DOĞU RÜZGARI, çölden esen RABbin soluğu üzerine gelecek, Onun kaynağı kuruyacak, Pınarı kesilecek, Değerli eşyalarının hazinesi yağmalanacak.

 

 

  HIRİSTİYAN YAHUDİLİĞİ; ABD'yi kuran YAHUDİLERİN partnerleri CALVANİST Protestanlar konusunun işlendiği "PÜRİTENLER" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
   
  İSRAİL TANRI'sını HARACA KESEN, FİDYE&RÜŞVET ALMADAN MISIR'da ki İSRAİL'lileri, YAHVE'ye VERMEYEN "ÇÖLLÜ AZAZİL" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz
   
  ÖZETLE: ABRAHAM LİNCOLN'e ABD'nin tüm kurucularını kapsayan, ABD'nin bütününe hitap eden, bir SAHNELEME / ANLATIM görevi verilmiş. A. Lincoln'un Tam DOĞU'ya baktığını gören, YAHUDİ ve HIRİSTİYAN kökenliler kendilerine ait olan inanışa göre değerlendirecekler. Dinle fazla ilişkileri omayanlarda, Başkanlarımızdan A.Lincoln'un gözü KONGRE'NİN ÜSTÜNDE diyecekler.

Mitra için Doğu Tanrılarının işareti olan yada Tanrıları olan GÜNEŞ.
Hırıstiyanların baktığı doğuda SEVİNDİREN IŞIK elbette yine GÜNEŞ. Pagan izlerini başka türlü nasıl gizleyecekler. Güneş'e ilahi söylüyoruz da diyemezler ki.
Mısır'ın Tanrıları RA ve Horus GÜNEŞ
A. Lincoln'un baktığı GÜNEŞ
Doların üzerinde HORUS .

Abraham Lincoln'un baktığı Doğuda ise İsrail Tanrısını Haraca kesen, Kendisine sunular sunmaya mecbur bırakan AZAZİL var.
ŞEYTANIN YÜZME HAVUZU var. Ne kadar ilginç isim değil mi? Binlerce yıl düşünseniz bir yere bu ismi veremezsiniz. (Bu konuyu ve daha detaylı olarak HORUS ve PİRAMİTİ" sayfasında bulabilirsiniz.

Buraya kadar herşey iyi hoşta! "CUMA NAMAZI" adı altında, aynı yönü yani tam DOĞU'yu KIBLE edinerek SECDE eden MÜSLÜMANLAR, A.Lincoln'un konumundan ne çıkarımlar yaptılarda, ABD KONGRESİNE BİAT ETTİLER / ETTİRİLDİLER?
   
  ABD KONGRESİNE CUMA NAMAZI BAHANESİ İLE YAPILAN SECDENİN İŞLENDİĞİ "NAMAZ İLE KONGREYE BİAT "sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
   
  DÜNYANIN ÇATISI, TEK DÜNYA DEVLETİ ve YENİ KITALARI, 51. BÖLGE, HORUS, PİRAMİT OLUŞUMU SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
   
 
   
  A.Lincoln'un hedefi gözetlediğine ve Kongrede olanlara tanıklık etmesi için ortaya, Lincoln'un tam gözünün önüne oturtumuş olan DİKİLİTAŞIN amacı yapacağı şahitlik.Herşeyi kaydeden taş günü geldiğinde, kendilerine TANRILARI huzurunda şahitlik edeceğine inanıyorlar.Tüm sözleri duyduğunu hafızasına kaydettiğini söylüyorlar. Tanrılarına atfettikleri, UNUTMA, ANIMSAMA, YANILMA, YALAN SÖYLEME gibi sıfatlara sahip olmadığını, tam tersine TAŞ DENİLEN bu nesnenin / malzemenin UNUTMAMA, DOĞRU SÖZLÜ OLMA, YANILMAMA gibi MEZİYETLERİN sahibi olarak tanıtıyorlar.

Bakın TAŞ DİKMEKTEN ANLADIKLARI ne?
Mısır'dan aldıkları inançlardan olan taş dikmede, dikilmiş taşın görevi ne?
Dinlerinin KÖKENİ oluşturan "TANIK" tayin etme ne?
Mısır'dan, inanç ve TANRI yanında aldıkları taş dikmenin anlamı onlara göre ne?


Taş dikmeyi anlatırlarken laf arasında TANRI adına kitaplarının nasıl yazıldığını da anlatıvermiş oluyorlar. Bu durumda, Taş dikme adetini çıkartanlar onlar olduğuna göre, Taşa verdikleri MEZİYETLERİN yarısını bile TANRILARINA atfetmediklerine göre, Tanrılarıda bu duruma bir ses çıkartmadığı / umurunda olmadığı KİTAPLARINDAN belli olduğuna göre; bu durumda TANRININ YASA KİTABINI YAZAN kim? KİTAP HANGİ TANRICILIK OYNAYANLARIN ESERİ?

Yeşu.........24:26 Bunları TANRININ YASA KİTABINA da GEÇİRDİ . Sonra büyük bir TAŞ alıp oraya, RABbin Tapınağının yanındaki yabanıl fıstık ağacının altına dikti.
Yeşu.........24:27 Ardından bütün halka, ‹‹İşte TAŞ BİZE TANIK olsun›› dedi, ‹‹Çünkü RABbin bize söylediği BÜTÜN SÖZLERİ İŞİTTİ. Tanrınızı inkâr ederseniz BU TAŞ SİZE KARŞI TANIKLIK edecek.››

TANRININ YASA KİTABI MOŞE İLE TAMAMLANIP TANIKLIK ETSİN DİYE ORTADAN YOK ETTİKLERİ AHİT SANDIKLARININ YANINA KOYULMAMIŞ MIYDI? TANRININ YASA KİTABI BİRİLERİNİN MACERALARINI YAZDIĞI NOT DEFTERİ Mİ? YOKSA; YAHUDİLİK DOKTİRİNİNİN GELİŞTİRİLDİĞİ, YAHUDİLİK ZİHNİYET MANİFESTOLARININ YAYINLANDIĞI ve TANRIDAN MÜHÜRÜ SAYESİNDE RAHATCA NESİLDEN NESİLE AKTARILAN, TORUNLARIMIZA ÖĞÜTLER / TAVSİYELER KİTABI MI?

Yasa Kitabı....31:26 ‹‹Bu Yasa Kitabını alın, Tanrınız RABbin Antlaşma Sandığının YANINA koyun. Orada size karşı BİR TANIK olarak kalsın.

Kitap aynı taş dikmeleri gibi tanık olarak bırakılıyor.Okunması için değil. Kitap o gün herkezin Tanrının yasalarını duyduğuna tanıklık edecek, kimseye bir şey öğretmeyecek. Kitaba yüklenilen görev, "O ANA / İNANDIK DİYE BAŞ SALLAMALARINA" tanıklık etmek, sonsuz zaman sonra, Yahudiler çok farklı inançlara da sahip olsa kitap onları TANIKLIĞIYLA KORUYACAK. "Ben şahidim bunların ataları sana söz vermişti" diyerek kendilerini koruyacağına inanıyorlar. Neden onlar kitabı korumaya çalıştıkları ve (kitabı korurlarsa) kitabın da onları koruyacağına neden inandıkları daha iyi anlaşılmıyor mu?

İşte Abraham Lincoln, geleceğini hayal edien o günlerin hasretiyle, Müslümanları da Cuma Namazı bahanesiyle secde ettirdikleri DOĞU'ya bakıp duruyor.
Neden Yoşiya zamanında BAŞKAHİN HİLKİYA'nın bulduğu kitabın, TANRININ yasa kitabı olduğunu anlayamamasının sebebi kitabın sadece koruma amaçlı görülmesi olabilir mi?
   
  AHİT SANDIĞI'nı YAHUDİLER KABUL EDER Mİ? Tanrının, KİMSENİN BİLMEDİĞİ KİTABI BULUNUR MU? "KAYIP SANDIK&KİTAP" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
 

 

  Her ikiside PAGAN inancı olmasına, ve her ikiside aynı amaca hizmet ediyor olmasına rağmen, hedefler farklı. Mitra dinine ait olanlar Tanrılarını hoşnut edip sonsuz huzuru amaçlarken, Horus yada ismi herneyse onunla İTTİFAK yapan Zihniyet sahipleri, TÜM DÜNYA'yı AÇLIKLA KÖLELEŞTİREREK iç huzurlarına kavuşmayı arzu ediyorlar demiştik.

İÇ TEMİZLİKLERİNİ sağlamalarının / KÖTÜ DÜRTÜLERİNDEN kurtulmalarının ardından, sonsuz yaşam için kendilerini "ALLAH'ın" hesap gününden MUAF TUTACAK, kurtarıcıyı ortaya çıkarmayı hedefliyorlar.

Böyle bir saplantıları var, var olmasına da, kendilerini KURTARACAĞINI hayal ettiklerini, HESAP GÜNÜNDEN nasıl kurtulabileceklerini bilemiyorlar.
Onu kurtaramadıkları sürece, aç Tavuğun DOLU ANBAR hayali kıvamında bir seyir arzeder. Çöldeki SERAP görmeye benzer. Şehirde görülen SERAP'la Çölde görülen SERAP arasındaki fark gibidir. İkisi de ulaşılamaz gelsede, Şehirde hayalleri süsleyen SERAP'la, çöldeki SERABIN arasındaki asıl fark, çöldeki SERABIN yanına varıldığında anlaşılır.

Yoksa tüm işlemler hazır. Hayaller tam kıvamında, KENDİSİNİ HESAP GÜNÜNDEN MUAF TUTMAYI BAŞARAN KURTARICI, elbette KENDİLERİNİ DE BİR ÇIRPIDA kurtarıverir. kurtarıcılarını tanıyabilmek için gerekli işaretlemelerde yapılmış. Beyaz at üzerinde ve kalçasında Krallar kralı yazanın kurtarıcıları olacağını da biliyorlar. Kurtarılacak olanlarda zaten Vavtizlerle, yaşam kayıt defterleriyle, ikonlarıyla belli, ortaya birtek kurtarıcıyı, "ALLAH'ın" hasap gününden muaf tutma işlemi kalıyor.

Karedenizli vatandaşarımızdan bir kaçı birtakım olaylar nedeniyle Çin'lilere gıcık kapmışlar. Aralarında kavilleşerek Çin'lilere savaş açmaya karar vermişler.Savaş ulusal bir kunu olması sebebiylede zamanın Padişahına gidip izin talebinde bulunmuşlar. Keyifli gününde olan Padişahta verdim izni demiş göndermiş bunları. Aradan çok uzun bir zaman geçtikten sonra, bu olayı başkalarına naklederken, "sahi ya gerçekten Çin'e gitmişlermidir diyede aklına takılmış.Adam gönderip bakın adamların köylerine durum nedir ne değidir tez vakitte haber getirin demiş. Köye gidenler, bütün köy halkını Kahvehanede karakara düşünür bulmuşlar. Nedir bu durumunuz hani sis Çin'esavaş açmıştınız, yoksa korktunuzda vaz mı geçtiniz diye sorarlar. Köylüler ne korkması, korku-morku yok ama o kadar Çin'liyi nereye gömeceğiz ona karar veremedik derler

Görüyorsunuz ne kadar ucuna gelmişler. Enel Hak'la başlayan, VAHDETİ VÜCUT, VARLIK BİRLİĞİ, hayalleri TEK ve BİR yolunda onları bu noktaya kadar getirmiş. Durumları Nasrettin Hocanın Yemsiz yaşayacak olan "EŞEK PROJESİ" ayarında gelişmesine devam ediyor. Etapları tıpkı "YEMSİZ EŞEK PROJESİ" kıvamında bir seyir izliyor.Küçücük bir ayrıntıları kalmış onuda hallederlerse İŞLEM TAMAM diyecekler. Elbetteki "işlem tamam" diyemeyeceklerinden, umutlarının tüm sermayelerini yitirmiş olarak, müflis düşüncelerin hamileri olarak çaresizlik içinde HAYAL DÜKKANLARINI KAPATACAKLAR.
   
  ENEL-HAK, TEK ve BİR, TEK ve BİRİCİK VARLIK BİRLİĞİ GÖRÜŞLERİNİN YER ALDIĞI "VAHDET-İ VUCUT" SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
   
  Nasrettin Hocanın YEMSİZ EŞEK PROJESİNE" gelince; proıjenin ana hatları, hedefleri ve sonucu şöyle özetlenebilir. Hoca, artan yem fiyatlarından, eşeğin işe yaramazlığından (kendini taşıttıran eşekten önceki eşekten bahsediyoruz. Kıymete binmemiş eşeğin başına gelenlerin anlatımı) bıkmış usanmış ve kesinlikle yemsiz yaşayan bir eşeği elde edecek. Duyanar OLMAZ demişlersede, Hocaya laf dinletememişler. Hoca hergün azalan miktarda yem vererek forma soktuğu Eşeğe günü geldiğinde hiç yem vermez olmuş. Aradan günler geçmiş, köylülerle birlikte günler sayılmış. 1...10-20 diye günler geçmiş.Hoca'ya hergün soruyorlarmış "Eşeğe ne oldu" diye. Nihayet 42. günde Hoca Eşeğin öldüğünü büyük bir üzüntü içinde bildirmiş. Eşek; tamda açlıa alışmıştı ama ÖLÜVERDİ demiş.

Özetle oluşturmaya çalıştıkları, oluşturmak için İTTİFAKLAR / AHİTLER yaptıkları Varlık "BİR'liği" ile / Vahdet-i Vücud ile büyük savaşa, YARATANLARIYLA hesaplaşmaya hazırlanıyorlar. Varlık birliğiyle, TEK, BİR yerine TEK ve BİR yapmaya çalışıyorlar. Yeni Ahit kitaplarında Yahudi eseri olan Esinlemeler bölümünde; Oğul Tanrı'nın tüm yetkileri alması, tahtın sağında otururken, Tahta tek oturan olarak kalması ve göklerdeki büyük savaşı kazanma hayallerinin MANİFESTOSU denilebilir.
   
 

Piramit olması, piramitin kopuk parcanın belirgin olarak, ayrı işlenmeside bu nedenle olmalı. Kim bilir belki kendilerince, ne demiştik "belli bir etapta" dikilitaşın üstüne de hiyerografik yazılar yazarlar.

Ve baktığı göz-gez-arpacık doğrutusunda yani Oğul Tanrı olarak başlanan maceralarından, Horus egemenliğine taban kaydırma operasyonunun / etabının bildirim işaretleri, bu tanık olarak dikilen taşlarla, kuş, göz, piramit oluşumlarıyla sınırlı değil.

Kongere'de alınan kararlar, GÖREN GÖZÜN gözetiminde vurgusu için, mühürlemelerini her yere yapanlar elbette adaletinde, terazinin de Gören Göz'ün emrinde olduğunu belirmekten gurur duyarlar. Adalet her şeyi görenin emrinde vurgusunu, çatılara işlerler. "Oğul Tanrı tapınması yapıyoruz" diyenler, YÜKSEK MAHKEMELERİNİN çatısını, MISIR TANRI SEMBOLLERİYLE doldurmaktan, idealleri nedeniyle çekinmezler.

"Her kilidi açan anahtar bizde" demek için, Müslümanlarında kapısını açtıklarını, Tanrılarına ispatlayabilmek için GÖZÜNÜN ÖNÜNDE Cuma namazı adı altında secde de ettirirler.

Çölde Sayım...25/4 Musa'ya, "Bu halkın bütün önderlerini gündüz benim önümde öldür" dedi, "Öyle ki, İsrail halkına öfkem yatışsın."

Kendilerine vaad ettikleri topraklarıda, mühürlerini işaretlerini koyacak şekilde sınırlandırırlar.
Tabiki İsa Tanrıya inanıyorlardır. Bu onlar için bir tercih meselesidir. Diğer Tanrılara tapanlar gibi, Oğul Ttanrıya tapılmasında, onlar için bir sakınca olmadığı ortada. Ama kendileri tercihlerini ortaya koymuşlar, Oğul Tanrı yaldızıyla, tanrısal bağlarını gizlemektedirler.

   
 
   
  ABD KONGRESİNE CUMA NAMAZI BAHANESİ İLE YAPILAN SECDENİN İŞLENDİĞİ "NAMAZ İLE KONGREYE BİAT "sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
     
  ABD YÜKSEK MAHKEME ÇATISINDAKİ GÖRÜNTÜLERİNİN İŞLENDİĞİ "GOOGLE ÇATI ve 25.KARE MİSYONERLİK"sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
     
  ABD KONGRESİNDEKİ KOMPLEKSİNDEKİ İŞARETLERİN İŞLENDİĞİ "ARGEMEDDON SAVAŞININ İZLERİ "SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
     
  DÜNYANIN ÇATISI, TEK DÜNYA DEVLETİ ve YENİ KITALARI, 51. BÖLGE, HORUS, PİRAMİT OLUŞUMU SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
   
  Yaratılış.......4:11 Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan TOPRAĞIN LANETİ altındasın.
Yaratılış.......4:12 İşlediğin TOPRAK bundan böyle sana ÜRÜN VERMEYECEK. Yeryüzünde aylak aylak DOLAŞACAKSIN.››
Yaratılış.......4:15 ...... Kimse BULUP ÖLDÜRMESİN diye KAYİNİN ÜZERİNE BİR NIŞAN koydu.

Esasında pek dikkate almak istemedikleri, tahmin ettikleri halde bilmemezliğe geldikleri; o toprakların sahip oldukları  bilinç (buzağının böğürmesi gibi) nedeniyle; "SENİ TOPRAK BİLE KABUL ETMEZ" deyimindeki espiri  olarak değerlendirilen, kabul etmeme / kusma / dışlama durumunu sergilemesi

Dağ taş tepe; sahip oldukları bilinç nedeniyle, hakkını veremeyeceklerini bildikleri KUR'AN'I KERİM'in, ÜSTLERİNE İNMESİNİ, kendilerine verilmesini kabul etmiyorlar. Kabul etmeme nedenleri de, hafızalarına işlenmiş olan, yaratana bağlılıklarının / secde etmiş olmalarının verdiği görevler.

Bizler tarafından çok basite alınan, (çekirdeğin etrafında dönen elektronlardan oluşmuş, gaz, sıvı, katı konumlarda olan şeyler) ama Kozmik bilincin ağırlık seviyesini bilen ve o ağırlığın altında ezilen nesnel dediğimiz yaratılanlar, indirilenin ağırlığı altından kalkamayacak olmaları nedeniyle KUR'ANI KERİM'İ kabul etmekten kaçınıyorlar. İnsansa hiç birşeyden habersiz, İndirilenin ağırlığını hissetmeden, bir takım hayallerle yaldızlanmış oluşumları birşeyler sanarak takılıyor.