but1
   
   
  YAHUDİ AY TAKVİMİ ve GÜNEŞ TAKVİMİNE UYARLANMASI. 19'luk PERYODLAR üzerine KURULU TAKVİM SİSTEMİ.
   
 

BABİL'de inançlarını yeniden düzenledikleri gibi, Tanrı inançlarını Marduk'a bağladıkları gibi, Babil'de Talmutlarını yazdıkları gibi, "Babil sürgününden geldik" diyip YAHUDİLİĞİ yeni KİTAPLARIYLA yeni kökleriyle ortaya koydukları gibi, onların TAKVİMLERİNİDE alarak özel takvimleri olarak kullanmaktalar.

   
     
   
   
  Ravi SİMON'ın yazdığı Zohar kitabında, insan gelişiminin süresi 6.000 yılla sınırlı imiş. Yaratılışın 6 gün / 6000 yılda olması 7. günde (1000 yıl) dinlenilmesi gibi, insan yaşamında da 6.000 yıllık (6 gün) bir yaşamdan sonra tekamül süresi tamamlanacak ve 7. günde (1000 yıl) Ruhlar ait oldukları konumda (Altın Çağ) yerlerini alacaklarmış. Islah edilemeyenlerde elbet ıslah edilecekleri yerlere gönderilirmiş.
   
  az "TANRI BİZİMLE" vurgusu için "YARATILIŞIN 6.000 yılında ALTIN ÇAĞA gireceğiz" HAYALİ YAŞATANLARIN "BİTMİŞ 6.000. YILLARI" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz
   
  SÜMER - BABİL - MEZOPOTAMYA KAYNAKLI YAHUDİ TAKVİMİ. Babil takviminde kabul görmüş esasları Astrominin gelişmesiyle ortaya çıkan daha hassas sonuçlara göre ayarlamışlardır. 19 peryot dilimlerinde 29 gün ilavesi yapılan ULULU 2 ayını 30 güne çıkartarak güneş yılına daha yakın bir takvim elde etmişler ve böylece TAKVİMLERİNİN uzun dönemlerde çok büyük kaymalar yapmasını 19 yıllık barajlar içinde sınırlamışlardır.

Yahudiler takvimin başlangıcı olarak, bir dönem Mısır'dan çıkışı, bir dönem Babil sürgününe gidişi (M.Ö. 586), bir dönem İkinci Mabet inşaatını (M.Ö.520) almışlar. Nihâyet M.S. 4. yüzyılda, HAHAM II. HİLEL, takvim başlangıcını, DERİN ama YANLIŞ olan, YARATILIŞ dediği yıla, M.Ö. 1 Tishri 3761 tarihine taşımıştır.

Yahudi önderlerinin Tanrı adına kabul ettikleri "ADAM yaratıldı" dedikleri tarih, İNSANLARIN sosyal hayata geçtikleri tapınaklar kurduğu (AHİT TANRISINA tapmıyorlardı ki, Ahit tanrısının bu insanlardan haberi yok) URFA GÖBEKLİTEPE şehrinden 6.000 SENE sonrasına isabet ediyor. Neredeyse Dünyanın ilk imparatorluğu AKAD'lar kurulmak üzere.

   
  urfa göbeklitepe
   
  Derin TANRISAL irtibatlarına güvenerek bu sallama tarihi, TANRI adına ilk insanın ve tüm karasal hayvanların yaratıldığı 6. GÜN olarak saptıyorlar. Kendi adına verilmiş bu karara; Tanrı olarak öne sürdükleri, verdiği görünümlerle ve günün serinliğinde ADEN bahçelerindeki gezinme maceraları ile destek veriyor.

İbrani yılı (Anno Hebraico) ile Gregoryen takvim arasındaki fark Yılbaşılardan dolayı; 3.760 yıl 3 ay imiş..
İbrani takviminin başlangıç yılı, Milada göre M.Ö. 3760 ya da 3761 olarak karşılık verirmiş. Bu farklı karşılık verme, Yahudi Takvimine seçilen yılın başlangıç ayı imiş.
Miladi takvim yılı için, Eylül ayına kadar 3760, daha sonra gelen aylar içinde 3761 eklenerek Yahudi takviminin o anki yılı tespit edilirmiş.
   
 

Muhammed b. Ahmed El- Burini'nin (973-1051 Harizm’deki Kass, bugünkü Şah Abbas Veli kasabası. Gökbilim, matematik, doğa bilimleri, coğrafya ve tarih  çalışmalarıyla tanınır.) eserlerindeki nakillerine göre; Yahudiler yaratılış yılı olarak ADEM ile İSKENDER (M.Ö. 356 -323 32 yaşında) arasında 3448 yıl (3448 AM: Anno Mundi / Dünya yılı) olduğunu kabul etmiş durumdalarmış.

El- Burini, FARKLI KİTAPLAR (Eski Ahit) KULLANAN Yahudiler ve Hristiyanlar arasındaki yaratılış yıl İHTİLAFININ boyutlarını ortaya koyabilmek içinde Hristiyanların ADEM ile İSKENDER arasındaki bu süreyi 5180 yıl olarak benimsediklerini kitabına işlemiş.

"O GÜNKÜ", ELİNDE BULUNAN / KULLANILAN Yahudilerin ve Hristiyanların KUTSAL KİTAPLARINI / Ahit kaynaklarını araştırıp hesaplamalar yapan El Burini'ye göre; Yahudi topraklarını işgal eden İSKENDER miladlı Yaratılışla ilgili bu süre, yani ADEM ile İSKENDER arası yaratılış 3354. yılına tekabül ediyormuş.

Yine El Burini'ye göre, Ahit Verilerini kıyaslamakta kullandığı dinlerin kabullerinde yaratılış;
Zerdülüğün kurucusu Ahura Mazda'nın Peygamberi Zerdüşt'e için 3000 yıl,
Zerdüştlük yada onun türevi (Müslümanlıktan sonraki formu) alt kolu olan Mecusiler içinde (İSKENDER dönemi ile yaratılış arası) bu süre 3258 yıl imiş.

El Burini'nin kitaplarına aldığı kronolojiler arasında, İbrahim İskender arası için Yahudi ve Hristiyanlığın kabul ettiği ~1800 yıllık süreyi, 2096 yıl gösteren Mekodon / Grek kaynaklı kronolojik listelerin yanı sıra, İskender sonrasını işleyen cetvellerde varmış.

Fars'ların / Pers'lerin /Mecusilerin / Greklerin İskender'den sonra onun devamı kabul edilen devletinin / Selevkos İmparatorluğunun (M.Ö 321-64 Selevkos İmparatorluğu İskender İmparatorluğu’nun parçalanmasından sonra komutanlarından Seleukos’un kurduğu ve Hindistana kadar topraklarını genişleten hanedanlık) hükmünün abartıldığını öne süren El-Burini bu sürenin 300 yıldan fazla olmadığını ileri sürmüş. Yani Adam ile İskender'in fethi olarak ortaya koyulan süreye en fazla 300 yıl ilave edilebileceğini, ortaya çıkan rakkamında Mekodon İmparatorluğunun yıkılma yılı olduğunu öne sürmüş.

Burini'nin, Adem - İskender arası rakkamı 3354 yıl + Mekodon&Selekus İmp. süresi 300 yıl = Burini'ye göre yaratılış 3654 yılı Mekodon imparatorluğunun yıkım yılı olur.

İskender sonrası İmparatorluğu M.Ö. 64 yılında yıkıldığına göre. Burini'nin YARATILIŞ YILI tespiti Miladi takvimle (yaklaşık) 3654 + M.Ö. 64 = M.Ö. 3718 yıllarına denk gelir

   
  YARATILIŞ 6.000
   
  6000 yıllık felaket kehaneti
   
 

Yahudilerin Takvimlerine daha doğrusu Kronolojilerine kaynak olarak gösterdikleri Seder Olam Rabbah kitabıda, Mısır'dan çıkış tarihi olarak yaratılış 2448 (AM: Anno Mundi / Dünya yılı) yılı verilmiş.

Hatta kabul görme konusunda (Yaratılış günü Adam'dan önce 1 .yılı tamamladı, Adam Yaratıldığında 2. yıldı / başlangıcının ilk günümü 1. yıl yoksa yılın tamamlandığı 2. yılın başlangıç günümü 1. yıl olur gibi.... ayrı görüşler nedeniyle. Yani Adam'ın yaratılışı 1. ile başlar üzerine 3760 tarihi koymaklada bugün kullandığımız MİLAD elde edilir) yaratılış (Year Zero) 6. GÜNÜ, 1. yıl olarak takvime alınmalı, ADAM'dan sonrası ise 2. yıl olarak KRONOJİLERE işlenmeli tartışmaları sonucunda Seder Olam Rabbah kitabındaki Mısır'dan Çıkış tarihi olarak verdiği 2448 yılının aslında (bugünkü kabul ile / sistem ile) 2050 yılını karşıladığına / olduğuna / olmasına karar verilmiş.

M.Ö 165 yılında Haham Yose ben Halafta, Seder Olam Rabbah kitabında Mısır'dan çıkış tarihi üzerine inşaa ettiği kronolojisinin yıl numaralandırmasınıda yaparak, bu günkü Yahudi takviminin RAKKAMSAL temellerini yaratılış 3925 yılında atmış. Kronoloji yaptığı tarihinde yaratılış 3925 yılına denk geldiği yani M.Ö. 160-5 yılının yaratılış 3925 yılına denk geldiğini kitabında belirtmiş.

   
  yahudi ibrani takvimi
   
  Hillel Rabbi II. Hillel M.S. 358 yılında birtakım hesaplamalar sonucunda Yaratılış başlangıç yılının M.Ö 3761 yılına denk geldiği tespit etmeyi (kitaplarına göre imkansızı) başarmış.. Musa baz noktalı bu hesaplama Yaratılış bahar mıydı, hangi aydı, günü neydi sorularının hepsine DOĞRUSU BİLİNMEDİĞİNDEN (kitapları bu günkü halde bile ellerinde olmadığından olsa gerek. Çünkü Mısır'dan çıkış yaratılış 2668, Babil sürgününe gidiş yaratılış 3577, Babil Sürgününden dönüş yaratılış 3647 yılında iken sürgünden tam 538 yıl sonrası için tapınak yapımları, yıkımları, Roma işgalllerinini olduğu dönem için 114 yıl takdir ediyorsa kitaplar bu günkü hallerinde değildi denir.) cevap verdiği kabul edilmiş ve (M.Ö. 1 Tishri 3761) Takvim başlangıçlarına temel yapılmış
   
  1178 yılına gelindiğinde tüm bu verilere rağmen Maymonides Nisan ayının Yaratılışın ilk ayı olduğunu / olması gerektiğini savunur. Maymonides yaratılışın Yahudi takviminin 3 Nisan gününe denk geldiğini ve içinde bulunduğu tarihin yaratılış 4938 yılı olduğunu, kronolojisine işler.

(Moşe /Musa Ben Maymon - Maymonides (1135 - 1204) Endülüs`lü Yahudi olan Maymonides Ortaçağın en ünlülerinden biri olarak, Yahudilik dinine yön vermiş felsefe ve Hekimlik sahasında otorite olmuş Selahaddin Eyyübi'nin de hekimliğini kadar yükselmiş bir bilgin)

Maymonides'e göre, 22 Mart 1178 yılı (Yahudi takviminin 3 Nisan günü) Yaratılış 4938 yılının ilk gününe denk geliyormuş.
22 Mart 1178'in Yaratılış 4938. yılına denk geldiğini bildiren Maymonides'in yaratılış zamanı olarak kronolojisine işlediği Nisan ayı Resmi yılın 1. ayı. olarak takvimlerinde yer alırken, YIL DEĞİŞTİRMELER dini yılbaşı olarak kabul edilen Eylül ayında yapılır. Yani Dini yılbaşının başlangıç ayı (1. Ayı) Eylül olarak Yahudi Takviminde yerini almış.

İki farklı yaratılış zamanını ifade eden bu günler Yahudilerce Dini ve Resmi Takvim başlangıçları olarak kabul edilmiş. Ester olaylarında kullanılan Nisan başlangıçlı Hükümdarlık sürelerinin sayıldığı takvimdir.

Ester kitaplarında anlattıkları Amalek katliamının yapıldığı (takvimin son ayları) Adar ayları, Mart ayını karşılayacak hale getirilerek Takvim yılının kapsama alanı (yıl başlangıç Nisan ve bitim ayları Mart olarak) saptanmış.Yani Takvim başlangıcı Nisan ayı yapılarak, Adar ayında gerçekleşen AMALEK katliamı / Purim Bayramları Mart Ekinoksuna / 20-22 Mart tarihlerine oturtulmuş.
   
  amalek katliamı ester mordekay
   
  Böylece; Dünya kültür günleri çerçevesinde kabul ettirilen NEVRUZ günleri adı altında, PURİM bayramları resmi bir kabulle tüm dünyaya kutlatılır hale getirilmiştir.
Dummuzi / Tammuz dirilmesi ve İnana birleşmesi ile başlayan tabiatın uyanma törenleri Purim bayramları ile üst üste oturtularak Babil'den edindikleri Marduk Tapınmalarının üzeri, örtülmüştür

Zaten Takvim sistemlerini de Babil'de ediniyorlar. Babil sürgününden önce bir takvimleri yok. Hala birçok ay ve gün isimlerinin Mezopotamya kökenli olmasıda bu yüzdenmiş. Yahudilğin ilk takvimi, Babil sürgün başlangıç yılını M.Ö. 586 tarihini MİLAD kabul eden sistemmiş.

2010 yılında B.M'ye göre her yıl NEVRUZ /BAHARIN DİRİLİŞ bayramı 21 MART günü kutlanacakmış. Yahudilerinde 2011 yılı PURİM kutlamaları 20-21- Mart ayına denk geliyormuş. Dünya 2010 yılında iken, onlar Eylül ayında 2011 yılına giriyorlar.
   
  purim katliamı
   
  Maymonides'in 1178 yılının yaratılış / Anno Mundi (A.M.) / dünya yaşam yılı olarak 4938 yılı benimsemesi ile yada bugünkü Yahudilik zihniyetinin ürünü olan 6.000 yıllık Dünya yaşam Döngüsü KEHANETİNE can vermesi münasabetiyle, "Her Harfi Tanrıdan" dedikleri AHİT KİTAPLARINDA yazan tarihlerden elde edilmiş olan toplamlarla tezat teşkil etmeyen, onları yalanlamayan KRONOLOJİLERİ bırakarak, Maymonides'in takvimine balıklama atlamışlar / dört elle sarılmışlar.

Haham II. HİLEL'in, Maymonides'in ve diğerlerinin bu saptaması; TANRI olarak benimsediklerinin destekliyor havasıda hakim kılınınca, "KURTULUŞ RÜYALARI gördürmede HAVUÇ olarak işe yarar diye" kabul edilmiş. Aynı konuda yani Tanrı desteği / isteği konusunda ne kadar kabule yatkın oldukları Şamay ve Hillel tartışmalarında gözler önüne serilmiş durumda.

İlel / Hillel (M.Ö.110 - M.S. 10) ve Şamay (?), Sanhedrin Tanrısal meclisin son ikili başkanlarındanmış. Yani Yahudiliğin Tanrısal kararların alındığı meclisin yani Yahudilik yüksek meclisinin DİNSEL otoriteleriymişler. Bir nevi Papa gibi Tanrının yer yüzü temsilcileri konumundaymışlar.

Hala aldıkları kararlar yaldızlanarakta olsa, Yahudi gruplarınca uygulandığına göre gerçektende Tanrısal bağlarının olduğuna inanılan bir makamı temsil ediyorlardı.

Sanhedrin'in SON TEK BAŞKANI M.Ö. 273 yılında öldükten sonra UZLAŞMAYI yansıtan yada UZLAŞMANIN GEREĞİNİ yerine getiren ZUGOT / İKİLİ / ÇİFTLER / dönemi başlatılıyor. Birine Av Bet Din (Sanhedrin başı) denirken / unvanlandırılırken, diğerine Nasi (başkan) denilirmiş / unvanlandırılmış.

Bu ÇİFTLİ Sanhedrin dönemin en ünlüleride Hillel (İlel) (M.Ö. 30- M.S 10) ve Şamay (M.Ö. 31 - 9) çiftiymiş. İşte bu şekilde başkanını seçmeye başlayan kuruma Hillel/ İlel Nasi konumuna Şamay ise Av Bet / Din konumuna getirilmiş.

Bu kişiler uygulanan günümüz Yahudiliğinde o derece etkinlerki, o derece kurallara anaçlık etmişler ki; Yahudi kronojilerinde özel bir konuma sahipler. Sanhedrin dönemi gibi onlarla başlayan dönemde isimleriyle anılıyor. Yahudilik tarihinin (İnanç kurallaştırması, yönlendirmesi açısından) en önemli etaplarından birine imza atmışlar.

GÖKLERLE KONUŞUP DİN OLUŞTURANLAR ÖNEMSİZ KABUL EDİLİR Mİ? Gökten gelen ses tartışmaya son verdiğine göre; Hille ve Şamay'ın aynı anda, "O MEŞHUR SESİ", bugüne kadar Hillel ve Şamay'ın aldığı tüm kararlara (türevleriyle birlikte) "TANRI DAMGASINI" çakmış olan / vurdurmuş olan "O ÖNEMLİ SESİ" duymuş olmalılar.

Yada başka konularda da anlaşıp bu konuyu "GÖKTEN GELEN SES DEDİKİ" diye talıya bağlamış olmalılar. Uzlaşma bir sanat değilmidir? Babil Talmud'u adlı kitaba Eruvin 13b maddesi ile Milattan sonra girmiş olan bu olay şöyleymiş. Talmud'da yer aldığına göre inanmamak olmaz. Herkez inanmak zorunda. Yoksa inanmamak İmanı yok eder.

Şamay taraftarları ile Hillel taraftarları arasında üç yıl kadar süren bir tartışma yaşanmıştı.
Şamay taraftarları: "Yasa , bizim görüşlerimize uygundur," diye diretiyorlar, Hillel taraftarları da "Yasa, bizim görüşlerimize uygundur," diye iddia ediyorlardı.
"GÖKLERDEN GELEN BİR SES" şöyle bir açıklama getirdi:"Her iki tarafın da öğretileri, yaşayan Tanrı'nın sözleridir, ancak yasa, Hillel taraftarlarının görüşlerine uygundur."
   
  Hillel ve Şamay
   
  KEHANET imalatcıları, 6.000 yıllık bütcelerine uygun gelen bu takvimi daha doğrusu başlangıç tarihini kabul etmişler ama bir farkla. Yaratılış yılının başlangıç ayı olarak Maymonides'in savunduğu gibi Nisan ayını değil, "Seder Olam Rabbah" kitabıda Rabbi Yossi ben Halafta'nın tespit ettiği / saptadığı yazılan 25 Trişin / Eylül ayını almışlar.

Böylece, Maymonides'in 1178 yılında Dünya yaşam yılı / Anno Mundi olarak belirlediği yada belirledi denilen "yaratılış 4938 yılı", Yahudi kronojilerinin hazırlanmasında baz olarak alınmış.
Miladi yıl uygulamasına adapte etmek içinde, Maymonides'in yaratılış tarihini saptadığı M.S. 1178 yılı, yaratılış yılından çıkarılarak elde edilen 4938 - 1178 = M.Ö 3760 yılı, yaratılışa temel kabul edilen tarih olarak KEHANET kronojilerine yapıştırılmış.

Adam'ın yaratılması yılbaşı / Roş Aşana / 1. yıl (eğer o yılbaşı ise birde yılı olmalı mantığından hareketle olsa gerek. Rabbi görüşlere göre M.Ö. 3760 tarihi 1. yılın tamamlandığı gün) kabul edildiğinden de 3760 (YARATILIŞ YILI) yılına, 1 eklenmesiyle ortaya çıkan M.Ö. 3761 (BAŞLANGIÇ YILI) tarihi de, miladi yıl karşılığını ifade etmek üzere, yani Dünyasal yaşamın Başlangıcı yılı olarak, 6.000 yıllık KEHANET SENARYOLARINDAKİ yerini almış. (Belki Roş Aşan gününün 2 gün olarak kutlanmasının bir nedenide budur. M.Ö 3761 yılının son günü ilr M.Ö.3760 yılının ilk günü olarak)
   
  yaratılış kıyamet kehanetleri
   
  Ravi SİMON'ın yazdığı Zohar kitabında, insan gelişiminin süresi 6.000 yılla sınırlı imiş. Yaratılışın 6 gün / 6000 yılda olması 7. günde (1000 yıl) dinlenilmesi gibi, insan yaşamında da 6.000 yıllık (6 gün) bir yaşamdan sonra tekamül süresi tamamlanacak ve 7. günde (1000 yıl) Ruhlar ait oldukları konumda (Altın Çağ) yerlerini alacaklarmış. Islah edilemeyenlerde elbet ıslah edilecekleri yerlere gönderilirmiş.
   
  6.000 dünya döngüsü
   
  M.Ö. 3761 yılı ile Miladi -0- arasında 3760 yıl olduğundan, MİLADİ 1. (birinci yıl > -0- startında başlayan yıl. -0-ile 1. yıl arası) yıl 3760+1=3761 olarak takvim kıyaslarında da kullanılır olmuş.
   
  ahit kronoloji
   
  Yukarıdaki "her harfi Tanrıdan" dedikleri ve dayandıkları kitaplarındaki Tanrı sözleriyla bile herşeyin yalan olduğunu bilenler süreyi uzatmak için uydurma kronojilerle KEHANET rüyaları gördürmeye devam ediyorlar. Oysa onlarda 6.000 yıl diye birşey olmadığını, Onlarda biliyorlar ilk insan yaşamının yüzbinler yıl önce başladığını, onlarda biliyorlar ADEM yaratıldı diye verdikleri M.Ö. 3761 tarihinde Urfa Göbeklitepe kentinin orada 9.000 yıldır sosyal hayat sürüp tapındığını.

Amaç Dünyayı hazırladıkları felakete, Şeytanın katliam gününe, en büyük Purimlerine taşıyabilmek.
KEHANETLERLE olaylarını sürdürmelerindeki amaç: YAPTIKLARI, YAPACAKLARI HER KATLİAMIN TANRISAL OLDUĞUNA önce KURBANLAR olacak destekcilerini, daha sonra YOK EDİLECEKLERDEN olan taraftarlarını ve en sonunda da KENDİ İNSANLARINI İKNA EDEBİLMEK.
   
  6000 yıl kehaneti
   
  Hz. Musa'nın ne zaman yaşadığı, nerede yaşadığı (Şuayip su bölgesi hariç)  kaç yıl yaşadığı kesinlikle bilinmemektedir. Nereden  hangi kral / hükümdar zamanında hangi saltanat döneminde yaşadığına dair en ufak bir arkeolojik belge ve buluntu yoktur. Mısır'dan çıktıysa nereye gittiği, hangi bölgelerde bulunduğuna dair  en ufak işaret yoktur. Hz. Musa'yla alakalı anlatılan tüm  hikayeler ve arkeolojik hipotezler Eski Ahit hikayelerini MISIR tarihinde uygun buldukları yere yerleştirmelerinden ibarettir. 

Uygun buldukları dönemle ait  yazıtlarda, rölyeflerde, devlet tutanaklarında, saray yazışmalarında, zafer anıtlarında Hz. Musa ile ilgili en ufak bir kayıt ibare yoktur. Hz. Musa Mısırdan çıkmış olabilir ama bu  yaşamın ve çıkışın II. Ramses ve ondan sonra gelenlerin zamanında olmadığı kesindir. Belki çok önceleri Mısır'da yaşamış ve pekte çok olmayan (çoğu geçlerin katıldığı) bir toplulukla ayrılmış olabilir.

İnsanın yaratılma tarihini M.Ö. 3761 yılı ile sınırlandıranlar, elbette tarihsel bir takım olayları sıkıştırmak ve uygun buldukları tarih dilimine yerleştirmek zorunda kalırlar.

"lk insan yaratıldı" dedikleri tarihte AKAD'lar imparatorluk kurma aşamasına gelmişlerdi. Urfa Göbeklitepe'de insanlar SOSYAL HAYATA geçeli 6.000 yıl olmuştu. Şimdi RESMİ STATÜSÜNDE değerlendirilebilecek ARKEOLOJİK Tarihle ve tarihsel olaylarla bu kadar rahat oynayabilenlerin, "gördük, dediki, demişmiş, görmüşmüş, ANAM-ATAM dediydi ki" aktarımlarına dayanarak oluşturulmuş kitapların DOĞRUYU YANSITMA OLANAĞI var mı?

Neden Ermeni olaylarında ERMENİ tarafının ve SİMSARLARININ RESMİ EVRAKLARI kabul etmedikleri daha iyi anlaşılmıyor mu? "atam-babam dediydi ki, anam babama demişmiş" sözleriyle neden tarihlerini yazmaya çalıştıklarını daha iyi anlatmıyor mu?

Eğer ellerindeki kitapları Arkeolojik, bilimsel belgelerle / verilerle karşılaştırdıklarında ellerinde ne kitapları kalır, ne kutsal saydıkları ARARATLARI kalır nede kendilerine soy atası kabul ettikleri SAM oğulları kalır. Çünkü onların tufan oldu gemi AĞRI DAĞINA oturdu sadece Nuh ve Ham-Sam- Yafet kardeşler kurtuldu bizlerde onlardan türedik dedikleri tarihlerde FİRAVUNLAR MISIRDA PİRAMİT inşaatlarında ONBİNLERCE insan çalıştırmaktalar.

Üstelik Firavunluk o tarihlerde hiç ara vermemiş. Ölen Firavunun yerine oğlu TANRI olarak yerine geçmiş Babasından aldığı TANRI-HÜKĞÜMDARLIK mesleğini yeni Piramitler yaptırarak sürdürmüşler. Ortam bu haldeyken bazıları kendilerinin seçilmiş oldukları masalları içinde yaşayabilmek için Ham - Sam- Yafet tüm insanların atası sözlerinin arkasına saklanarak AĞRI'ya talip oluyorlar. Kral giyinik diye bağırıyorlar ki, Kral çıplak diyenlerin sesleri duyulmasın.

   
  Takvim başlangıcı olarak Yahudiler kendilerine Mısırdan çıkış (Exodus) tarihini, Kabilelerinin çoğunu kaybettikleri Babil Sürgününün başlangıcı M.Ö. 586 yılını, 2. defa yapılan Tapınaklarının başlangıcı olan M.Ö.520 yılını Takvimlerine Milad olarak kabul etmişler. En sonunda da Maymondies'in de kullandığı BAŞLANGICI M.Ö. 1 TİSHRİ 3761 olarak kabul eden Haham II Hillel'in (M.S 4 yy) önerisini, MİLAD yapmış olan takvimi de kullanır olmuşlar.

 
İşte El-Burini'nin 1000 yıllarında kitabına "Yahudiler üç ayrı takvim kullanıyor" diyerek işlediği ve Maymondes'in de çalışmalarına referans gösterdiği, YAHUDİLERİN KULLANDIĞI "3 AYRI TAKVİM SİSTEMİNİN" başlıkları böyle. (1 Nisan dünyevi işler, hükümdar süreleri için, 1 Eylül hayvan vergisi için, 15 Shevat ağaç ve meyvalar için ve 1 Tishri senelerin sayılması için kullandıkları YILBAŞLARI takvim sistemlerinin bir amaca yönelik kullanma fonksiyonlarıdır. Yılların bölümlendirilmesidir.)
   
  yahudi takvimi
   
  babil takvimi
   
  KRONOLOJİ
   
  DİNLERDE YER ALMIŞ OLAN BAZI YARATILIŞ YILLARI.
   
  YARATILIŞ TOTO
   
  Kitaplarındaki sallama tarihleri bir yana bırakıp, onların düzenlediği kronojiler ile "Her Harfi Tanrıdan" dedikleri sözleri karşılaştırıldığında bile ortaya çok komiklikler çıkıyor.
1 ÖRNEK....
   
  Yakup 130 yaş
   
  ********************************************************************************************************************************************************************************
   
   
  Tanrısal boyutta, ilahi ölçekte: 1 SAAT kaç YIL eder? 1000 / 24 = 41,666 İŞTE SİZE, 41,5 kere "MAŞALLAHIN" (bir ihtimal) KAYNAĞI.

Tanrısal boyutta, ilahi ölçekte: 1 GÜN eğer BİN YILSA;...1 SAAT kaç YIL eder? İLAHİ bazı şeyler 1GÜN = 1000 YIL olarak izah ediliyorsa bunun BİRİM SÜRELERİ NEDİR?

İlahi ölçekte: 1 SAAT kaç YIL eder? 1000 / 24 = 41,666 > İŞTE SİZE....41,5 kere "MAŞALLAH'ın" KAYNAĞI. (neden 41,5? neden "KERE"? Her şey her zaman, "ALLAH'ın", değil mi?)

KIYAMET SAATİ, DÜNYA ölçüsüyle kaç yıldır?....1000 / 24 = 41,666 YIL

41,666 rakkamı deyim içinde telaffuz zorluğu oluşturduğundan; 41,5 (Kırkbirbuçuk) denmiş olmalı. Ama 41'den sonra 666'sı var.

   
  Elbette 41,5 kere / etap / dönem söylemi arkasından, nazar değmesin diye kullanılan "MAŞALLAH" insanların dillerine pelesenk edilmiş MANASI dışındaki kullanıma bir örnektir. 41.5 olmadan MAŞALLAH kullanılmalıdır.
Kimselerin bilmeden de olsa zihniyet tekrarcısı, yardımcısı olmamamız gerekir.
MAŞALLAH HERŞEY "ALLAH'a aittir" / "ALLAH'ındır" / "ALLAH'tandır" manasındadır.

O halde birşey için nasıl 41.5 kere "ALLAH'tandır" denilebilir?
42. kerede.....SONSUZ kerede artık "ALLAH'tan" olmayacak mıdır?
41.5 kereden sonra biçilmiş etapların adresleri "ALLAH" olmayacak mıdır? (haşa)
42. dönüm noktalı, etaplı olanların adresi "BİZİZ Mİ" diyorlar / dedirtiyorlar?
41,5 etaplı dönemlerin arkasından umutlarınızı "İLAHİ KATTAN" kesin mi diyorlar?
Kendi kurtuluşlarını 41.5 yıllık sürenin sonunda ilan edeceklerini mi ifade etmiş oluyorlar?
41.5 etaplarının arkasından, 42. etaplara bağlı başka birşeylerin devreye girmesini mi ümit ediyorlar?
42. Kere sonra gerçekleşen etaplar başka birşeyleri mi işaret ediyor olacaklar?
   
  41,5 kere MAŞALLAH demek "kere" kelimesini kullanılmadığı sürece, yapacağı tek çağrışım vardır oda KIYAMET SAATİNİN kendisidir. Elbette şimdi olduğu gibi herşey o 41,5 yıllık süre içinde de herşey ALLAH'tan olacak ve "ALLAH'a" ait olacak. Herşey onun emrinde hareket edecek, var olan herşey gibi olacak herşeyde "ALLAH'tan" olacak. Sura üflenişte, herşeyin yok olmasıda.
   
  İlahi vahiylerle İman etmektense sayılara bağlı inanç sistemine umut bağlamış olanlar bir takım kehanet ve dinsel oluşumlarda, mayalanmaya bıraktıkları eylemlerinde peryot olarak 42 ve katlarını benimsemişler.

Ay yılı toplam gün sayısına göre hemen hemen 42 birim olan, peryot Güneş yılına göre yaklaşık 41,666'ya denk geliyor.


Yedi sayısının kutsal kabul edilmesi nedeniyle de elde edilebilen 84 ay ve astları 42 ay, 21 ay ve çeyrek peryot 10,5 ay öngörülerinde, planlamalarında, mayalanmalarında kutsal devinim etapları olarak kullanılıyor.

Örneğin her iki Ahit'te de geçen 42 ay = 1260 gün = 3,5 yıllık olan süre, yarım peryotu / yarım günü, iki katı olan 7 yıl = 84 ay'ı ise tam peryotu / 1 günü işaret ediyormuş. Neden 42 yarım kabul ediliyor denilebilir? Çünkü; 7 ve katları, kutsal katsayılar, devreler, evreler olduğu için; 7 yıl yani 84 ay bir peryot kabul edilmiş. (falcıların 3 ü kullanmaları gibi, 3 vakit onların deyimine göre; 3 gün, 3 hafta, 3 ay .vs...olabilir)

Bazı ürünlerin neden 21, 42, 84 gramlar halinde yapıldığını artık merak etmeyin. Öyle değil mi? Neden? "20 gram değilde 21 gram" diye insanın kafasını zorluyor. Hesap etmesi de zor. "Bunun kilosu kaça geliyor diye sorulsa, hadi gelin de çıkın işin içinden. Birde o ürün 21 gr ağırlığında ve küp olacak çekilde imal edilecekse, ürünün özgül ağırlığına bağlı kalıbı hazırlamak, yıllar önce kimbilir nasıl zorlamıştır insanları. Kutsallık, kutsanma için nelerle uğraşılmış, nelere katlanılmış