but1
   
   
  BABİL SÜRGÜN SÜRESİNDEKİ TUTARSIZLIKLAR ve YETMİŞ YIL SALLAMASI
   
 


KENDİNDEN EMİN BİR EDAYLA! "TANRI UNUTTU BİLE" SÖZÜNÜ KUSAL DAMGALI KİTAPLARINA YAZANLAR
Sonra eli hiç titremeden, yüreği hiç ürpermeden "her sözü tanrıdandır" ismini verdikleri kitaplara "TANRI DEDİKİ" BAŞLIKLI ifadeleri ard-arda sıralayabiliyorlar.
Eyüp....11:6 Bilgeliğin sırlarını bildirse! Çünkü bilgelik çok yönlüdür. Bil ki, Tanrı günahlarından bazılarını unuttu bile.

   
   
  İSRAL TANRISI PERS KRALI KOREŞ'İ KRALLIĞININ BİRİNCİ YILINDA, YEREMYA'YA VERDİĞİ SÖZÜ YERİNE GETİRMEK İÇİN, HAREKETE GEÇİRİYOR.

Ezra...........1:1 PERS KRALI KOREŞin krallığının BİRİNCİ yılında RAB, Yeremya aracılığıyla bildirdiği SÖZÜNÜ YERİNE GETİRMEK amacıyla, PERS KRALI KOREŞ'i harekete GEÇİRDİ. ....

DEMEK Kİ; RAB'ın, YEREMYA'YA VERDİĞİ SÖZ NE ZAMANA KADARMIŞ? Koreş'in PERS KRALI olmasına yada ONA YAPTIRACAĞI BABİL fethine kadarmış.

KOREŞ'İN KRALLIĞI BAZ ALINIRSA; İsrail Tanrısı için sürgün öngörüsü kaç yıl oluyormuş? M.Ö. 587 - M.Ö. 559 = 28 YIL SÜRGÜN ÖNGÖRÜSÜ OLUYORMUŞ.

Hiç Rab, "yetmiş yıl doldu Koreş'i gönderdim" diyor mu? "Yeremya'ya VERDİĞİM SÖZ uyarınca Koreş'i harekete geçirdim" diyor. Ne zaman diyor? M.Ö 559 yılında KOREŞ Kral olduğunda söylüyor. Yani sürgünün Yeremya'ya görede başladığı, M.Ö. 587 yılından 28 yıl sonra İsrail Tanrısı VERDİĞİ SÖZ uyarınca Pers Kralını harekete geçirdim diyor.
Tanrı olarak işaret edilen yanılır mı? 70 yıl demişse dediğini unutur mu?

TANRI UNUTUR MU?
TANRI YANILIR MI?
TANRI YALAN SÖYLER Mİ?
TANRI KİTABINDA YANLIŞ İFADELERİNİN BULUNMASINI İSTER Mİ?

(Tanrı adına yazıları kaleme alanlar, Tanrı maskesi kullanarak göğüslerinde büyüttüklerini öne çıkarmak isteyenler, gönüllerine içirilmiş olanı başkalarına da içirmek isteyenler, kendilerine yakıştırdıkları Tanrısal yetkilerini kullanarak, herşey adına yalanda söylerler, yalanda söyledi derler. "Unuttu da" derler, "anımsadı da" derler, bilmezde yaparlar, görmezde yaparlar, maskarada ederler, cahil de eylerler..vb. Kalem onlarda değil mi? Herkez onların dediklerine ve yazdıklarına tabii olmuyor mu?)

PERS KRALI BU HAREKETE GEÇMEYİ ANCAK, KOREŞ'İN BABİL KRALI OLMASIYLA M.Ö 538 YILINDA TAMAMLAMIŞ OLUYOR.
Ezra...........5:13 Ama BABİL KRALI KOREŞ, krallığının BİRİNCİ yılında Tanrının Tapınağının yeniden yapılması için buyruk verdi.

KOREŞ'İN BABİL'İ ALMASI BAZ ALINIRSA; İsrail Tanrısı için sürgün öngörüsü kaç yıl oluyormuş? M.Ö. 587 - M.Ö. 538 = 49 YIL SÜRGÜN ÖNGÖRÜSÜ OLUYORMUŞ.

KOREŞ BABİL KRALLIĞININ 1. YILINDA NEBUKADNESSAR'IN KUDÜSTEN ALDIĞI EŞYALARI ŞEŞBASSAR'A GERİ VERİP TAPINAĞIN KURMASINI EMREDİYOR

Ezra...........5:14 Ayrıca NEBUKADNESSARın Tanrının Yeruşalimdeki Tapınağından çıkarıp BABİLdeki tapınağa götürdüğü altın ve gümüş kapları da oradan çıkararak
VALİ atadığı ŞEŞBASSAR adlı kişiye verdi.
Ezra...........5:15 KOREŞ ona, Bu kapları al, gidip Yeruşalimdeki tapınağa yerleştir dedi, Tanrının TAPINAĞINIı ESKİ YERİNDE YENİDEN KUR.

Ezra...........3:8 Tanrının Yeruşalimdeki TAPINAĞINA VARDIKTAN SONRA, İKİNCİ yılın ikinci ayında Şealtiel oğlu Zerubbabil,...ve sürgünden Yeruşalime dönenlerin tümü işe başladılar. RABbin Tapınağının yapımını denetlemek için yirmi ve daha yukarı yaştaki Levilileri görevlendirdiler.

SÜRGÜNÜN PERS'LİLER TARAFINDAN ALINMASINDAN SONRA SÜRGÜN BİTTTİĞİ HER HARFİ TANRIDAN OLAN KİTAPTA İLAN EDİLİYOR.Sürgün bitişi insanlar yurtlarına dönüyor. Sürgünden dönen zorunlu yaşamları bitmiş insanlar yine kitaplarında yerini buluyor.

II Tarihler.....36/20 KİLDAN Kralı kılıçtan kurtulanları BABİL'E SÜRDÜ. Bunlar Pers krallığı EGEMEN OLUNCAYA dek onun ve oğullarının köleleri olarak yaşadılar.

PERS KRALININ BABİL'İ ALMASI ve BABİL KRALI OLMASIYLA SÜRGÜN İSRAİL TANRISI'NA GÖREDE BİTMİŞ OLUYOR.
Ezra...........1:11 Altın ve gümüş eşyaların toplamı 5 400 parçaydı.SÜRGÜNLER BABİLden YERUŞALİM'e DÖNERKEN ŞEŞBASSAR bunların hepsini birlikte getirdi.
Ezra...........2:1 Babil Kralı NEBUKADNESSARın BABAİL'e SÜRGÜN ETTİĞİ İNSANLAR yaşadıkları ilden Yeruşalim ve Yahudadaki KENDİ KENTLERİNE DÖNDÜ.

2. ve EN BÜYÜK SÜRGÜN ETABINDA, BABİL'E sürüldüğünü söyledikleri İsrailli sayısının, neredeyse İKİ KATI KADAR KÖLEYLE DÖNÜYORLAR. Sürgüne gidenler, sürgün dönüşü beraberlerinde, SÜRGÜNE 7337 adet İNSANI ZORUNLU OLARAK GETİRİYORLAR. "Sürgündeyiz" derlerken bile köle sahibi olan ACİDİTASYON ustaları.

Ezra...........2:2 Bunlar ZERUBBABİL, Yeşu, Nehemya, Seraya, Reelaya, Mordekay, Bilşan, Mispar, Bigvay, Rehum ve Baananın önderliğinde geldiler. SÜRGÜNDEN DÖNEN İsraillilerin sayıları şöyleydi:
Ezra...........2:64 Bütün halk toplam 42 360 kişiydi. -------------- Nehemiah.....7:66 Bütün halk toplam 42 360 kişiydi.
Ezra...........2:65 Ayrıca 7 337 erkek ve kadın köle, kadınlı erkekli 200 ezgici, 736 at, 245 katır, 435 deve, 6 720 eşek vardı.

FIRTINALAR KOPARILAN SÜRÜLME HAREKETİNİN ACIMASIZ 2. ETABIN DA, (SİDKİYA M.Ö. 586/7) NEBUKADNESSAR'IN SÜRGÜNE GETİRDİĞİ YAHUDİ SAYISINI DA ŞÖYLE BİLDİRİYORLAR. Hama ülkesinde, Yeruşalim'in önde gelenlerinin idamı ve Sidkiya'nın Babil'de gözlerinin kör edilmesiyle başlayan sürgünlerde: (23 yılında: toplam 4600 kişi)

Yeremya.......52:27 Babil Kralı Hama ülkesinde, Rivlada onları idam etti. Böylece Yahuda halkı ülkesinden sürülmüş oldu.
Yeremya.......52:28 Nebukadnessarın sürgüne götürdüğü halkın sayısı şudur:YEDİNCİ yıl 3 023 Yahudi;
Yeremya.......52:29 Nebukadnessarın ON SEKİZİNCİ yılında Yeruşalimden 832 kişi;
Yeremya.......52:30 YİRMİ ÜÇÜNCÜ yılında, muhafız birliği komutanı Nebuzaradanın sürdüğü 745 Yahudi. Hepsi 4 600 kişiydi.

KÖLELERİYLE, EZGİCİLERİYLE BİRLİKTE 1. ETAPTA, 42.360 + 7337+ 245 = 49.942 KİŞİ OLARAK YASLI GİDİP ŞEN DÖNDÜKLERİ ANLAŞILAN, YAHUDA ve İSRAİL HALKININ ;Sürgün dönüşü, topraklarında bağımsızlıklarını hissetmeleri ve geri döndüklerinde karşılaşacakları muhalif tutumlara karşı üstlük sağlayabilmeleri için, Valileri bile kendi aralarından seçilerek tüm tapınak eşyaları ona teslim ediliyor. Yeruşalim'i yeniden kurmak, geride bıraktıkları kentlerine dönebilmek, Tapınaklarını yeniden inşaa edebilmek için "İsrail Tanrısının gözetiminde geri dönüyorlar. İlerleyen yıllarda, Şeşbassar'ın yerine Zerubbabil'in Vali olarak görev yaptığın, yine İsrail Tanrısının seslenişinden anlıyoruz.

Hagay ......1:14 Böylece RAB Şealtiel'in torunu Yahuda VALİSİ Zerubbabil'i, .....ve SÜRGÜNDEN dönen halkın tümünü bu konuda harekete geçirdi. Darius'un krallığının İKİNCİ yılında, altıncı ayın yirmi dördüncü günü gelip Tanrıları Her Şeye Egemen RAB'bin Tapınağı'nda işe başladılar.
Ezra...........3:1 İsrailliler kendi kentlerine yerleştikten sonra, yedinci ay Yeruşalimde tek vücut halinde toplandılar

Görüldüğü gibi sürgün M.Ö. 538 yılında Pers Kralı Koreş'in Babil'i almasıyla sona ermiş. Yahudilerden isteyenler özgürce ülkelerine dönmüşler. Sarayda sakilik, danışmanlık, bilicilik gibi görev alanlarla, geride bırakacakları çok şeyler olanlar özgür iradeleri ile Babil'de kalmışlar.
   
  KOREŞ'İN BABİL'İ ALMASI BAZ ALINIRSA; İsrail Tanrısı için sürgün öngörüsü kaç yıl oluyormuş? M.Ö. 587 - M.Ö. 538 = 49 YIL SÜRGÜN ÖNGÖRÜSÜ OLUYORMUŞ.
II Tarihler.....36/20 KİLDAN Kralı kılıçtan kurtulanları BABİL'E SÜRDÜ. Bunlar Pers krallığı EGEMEN OLUNCAYA dek onun ve oğullarının köleleri olarak yaşadılar.

Sürgün M.Ö. 538 yılında bittiğine göre;
Sürgüniçin YehoyaKİM'in 3 yılı baz alınırsa............: M.Ö. 609- 3 = M.Ö. 606 .....M.Ö. 606 - M.Ö. 538 = 68 yıl (Nebukadnessar'ın tahta geçmesine 1 sene var ama olsun)

Sürgüniçin YehoyaKİM'in 3 yılı baz alınırsa
Sürgün için Nebukadnessar'ın 1. yılı baz alınırsa.....: M.Ö. 605 - 0 = M.Ö. 605 ....M.Ö. 605 - M.Ö. 538 = 67 yıl Daniel ve gençlerin gidişi...

Sürgün YehoyaKİN'in 3 ayı baz alınırsa yada
Sürgün için Nebukadnessar'ın 8. yılı baz alınırsa.....: M.Ö. 605 - 8 = M.Ö. 697 ....M.Ö. 697 - M.Ö. 538 = 59 yıl YehoyaKİM ve yakınlarının gidişi

Sürgün SİDKİYA'nı 11 yılı baz alınırsa yada
Sürgün için Nebukadnessar'ın 19. yılı baz alınırsa.....: M.Ö. 605 - 19 = M.Ö. 686 ....M.Ö. 696 - M.Ö. 538 = 48 yıl YehoyaKİM ve yakınlarının gidişi
   
 
   
  Buraya kadar olan hiç bir tarihte 70 yıl sayını tutturabilecek her hangi bir veri bulamadık. Babil'e yetiştirilmek üzere götürülenleri dahi, başlangıç yaptığımız halde en yakın sayı 68 de kalıyor. Tanrı -70- dediyse o rakkam 70 olur? Yoksa Tanrı sözünün ne önemi kalır. Kaldı ki, burada Babil'e götürülenler eğitim amaçlı olarak götürülüyor ve yakışıklı, öğrenmeye yetenekli gençler arasından seçilerek saraya alınıyorlar. Sürgün değil eğitim amaçlı alınıyorlar.

Daniel.............1:1 Yahuda Kralı YEHOYAKİM'in krallığının üçüncü yılında Babil Kralı Nebukadnessar Yeruşalim'in üzerine yürüyüp kenti kuşattı.
Daniel.............1:3-4 Kral İsrailliler arasından kral soyundan gelme ya da soylu bazı gençlerin seçilip saraya getirilmesi için saray görevlilerinin yöneticisi Aşpenaz'a buyruk verdi. Bu gençler kusursuz, yakışıklı, her konuda bilge, bilgili, ÖĞRENMEYE YETENEKLİ, SARAYDA görev almaya uygun nitelikte kişiler olmalıydı. ..

Rahatlarıda, hem Babil döneminde hemde Pers döneminde yerinde. Sürgün dönüşü dönmedikleri gibi daha sonrasında da Yeruşalim'e de dönme niyetleride yok.
Daniel............1:21 Kral Koreş'in krallığının birinci yılına dek Daniel sarayda kaldı
Daniel............6:28 Böylece Darius'un ve Persli Koreş'in krallığı döneminde Daniel'in işleri iyi gitti..

Danie'in götürüldüğü etap, eğitim amaçlı olduğundan sürgün olarak değerlendirilemez. Bu günün burs kazanmış üğrenci konumunda götürülüyorlar.Babil'e götürülenler, sadece genç, yakışıklı ve öğrenmeye yatkın olanlar arasından seçildiği ve yetiştirilmek üzere saray yaşamına dahil edildiğinden sürgün sayılamaz. Sürülme değil, eğitim amaçlı Yurt dışına tahsile gitmek gibi birşey. Zaten katılanlarda seçilmiş olmaktan sevinçli haller sergiliyorlar.

Bu durumda sürgün başlangıcı olarak, Daniel'in de içinde bulunduğu M.Ö. 605 tarihi alınamaz. Üstelik, henüz daha kimse İsrail Tanrısı adına da 70 yılı teleffuz etmemiş. 70'in ilk teleffuzu elbette sahibi gösterilen Yeremya'dan olmalı. Yeremya, ilk 70'i Tanrı adına ne zaman teleffuz ediyor. YehoyaKİN'in sürgüne gönderilmesinden sonraki bir zaman dilimi içinde (Sidkiya'nın krallığındaki 11 yıl içinde. Kendiside zaten Sidkiya'nın rallığının bitimiyle ölüyor)

Yeremya.......29:1 Peygamber YEREMYA'nın sürgünde sağ kalan halkın ileri gelenlerine, kâhinlerle peygamberlere ve NEBUKADNESSAR'ın Yeruşalimden BABİL'e SÜRDÜĞÜ BÜTÜN HALKA Yeruşalimden gönderdiği MEKTUBUN metni aşağıda yazılıdır.

Yeremya.......29:2 Bu MEKTUP Kral YEHOYAKİN'in, ana kraliçenin, saray görevlilerinin, Yahuda ve Yeruşalim önderlerinin, zanaatçılarla demircilerin Yeruşalimden SÜRGÜNE GİTMELERİNDEN SONRA
Yeremya.......29:3 Yahuda Kralı SİDKİYA'nın Babil Kralı NEBUKADNESSAR'a gönderdiği Şafan oğlu Elasa ve Hilkiya oğlu Gemarya eliyle gönderildi:

Yeremya'nın, "YehoyaKİN'in sürgüne gitmelerinden sonra" tanımına bağlı kalarak durumu değerlendirdiğimizde; (Aynı zamanda Sidkiya'nın tahta çıkış yılı)

Yehoya'KİN'in sürgüne gidiş yılı / NEBUKADNESSAR'IN 8. YILI yada YehoyaKİN'in tahta çıktığı yıl olan M.Ö. 605 - 18 = M.Ö. 597

Yeremya.......29:4 İsrailin Tanrısı, Her Şeye Egemen RAB Yeruşalimden Babile sürdüğü herkese şöyle diyor:
Yeremya.......29:7 Sizi sürmüş olduğum kentin esenliği için uğraşın. O kent için RABbe dua edin. Çünkü esenliğiniz onunkine bağlıdır.››
Yeremya.......29:10 RAB diyor ki, ‹‹BABİL'de YETMİŞ YILINIZ DOLUNCA sizinle ilgilenecek, buraya SİZİ GERİ GETİRMEK için verdiğim İYİ SÖZÜ tutacağım.

İsrail Tanrısı sürgün başlangıcını, Yeremya'ya göre, YehoyaKİN'le yani M.Ö. 597 yılında başladığını ilan etmiş oluyor. "Yetmiş yılınız dolunca yurtlarınıza geri getireceğim verdiğim İYİ SÖZÜ tutacağım" demekle yetmiş yılın start noktasını belirtmiş oluyor.

İSRAİL TANRISINA GÖRE SÜRGÜN; M.Ö. 597 - M.Ö.538 = 49 yıl sürmüş oluyor.
   
  Yahudi kabullerinde de 70 yıl diye birşey olmadığını onların kabul ettikleri ve uygulamasını sürdürdükleri Takvimlerinden anlıyoruz. Eğer gerçekten 70 YIL TUTTURULABİLMİŞ OLSAYDI, yada SÜRGÜN GERÇEKTEN 70 YIL sürmüş olsaydı davul zurnalı ilanlar yapar, renkli çerçeveler içinde takvimlerinde gösterirlerdi. Ama onlarda biliyorlarki araya sokuşturmarla bile halledilemiyecek kadar hesaptan yoksun, var olmuş olaylarla ilintisiz, sürgünle alaka kurulamıyacak kadar ilgisiz bir rakkam.

Kutsal metin yazarları tarafından Tanrı kahini bildi, kehanet gerçekleşti, "naralarına" örnekleme olsun diye ortaya atılmış bir rakkam. Tarihi bilgilerin ve kronolojierin pek bilinmediği dönemlerde işe yaramış ama günümüzde çuvala girmeyecek boyutlara ulaşmış mızrak konumunda, orada öylece duruyor. Aşağıda, Yahudi Takviminin verileriyle hazırlanmış tabloda durum açıkca görülmektedir. Tarihlerle oynamalarına rağmen, 70 sayısını oturtabilecek bir aralık bulamamışlar. Sürgün, tablodan da anlaşıldığı gibi, sürgün onların verdiği tarihlerle M.Ö. 422 ile M.Ö. 370 yılları arasında gerçekleşmiş

YAHUDİ TARİHİNE GÖRE SÜRGÜN; M.Ö. 422 - M.Ö.370 = 52 yıl sürmüş oluyor.
   
  babil sürgün
   
  HIRİSTİYAN ve YAHUDİLERE GÖRE; E&Y.AHİT KAYNAKLI YARATILIŞ SECERESİNİN İŞLENDİĞİ "ADEM - MİLAD KRONOLOJİ" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
   
 

İSRAİL TANRISI'nın 70 yıl öngörüsünün Sidkiya, etabında başladığına işaret eden ifadelerde şunlar. Sürgünün başlangıç sınırını İsrail Tanrısının şu sözleri çiziyor. (Nedense hemen hemen herşey, Darius'un İKİNCİ YILINA bağlanmış. Başka tariher de hiç bir şey olmamış gibi, biri o tarihte "gördüm" dedi diye herkez o tarihlerde görür olmuş. Kitabın oluşma yıllarını o yılları içerdiği konuşma ve görünüm trafiğinin çokluğundan anlaşılıyor.)

Zekerya, 70 konusunda Meleklerin yaptığı konuşmayı şöyle aktarıyor.
Zekerya........1:7 Dariusun krallığının İKİNCİ yılında, on birinci ay olan Şevat ayının yirmi dördüncü günü RAB İddo oğlu Berekya oğlu Peygamber ZEKERYA'ya GÖRÜMLERLE seslendi.

DARİUS M.Ö. 522 yılında kral olduğuna göre Zekerya'nın, İsrail Tanrısı ile konuşma tarihi M.Ö. 522 - 2 = M.Ö. 520 olmalı.

Zekerya, görünümler eşliğinde Melekler ve Rab ile konuşuken, atlılar gelir ve Dünya'da herşeyin normal olduğunu Rab'in Meleklerine haber verir. Bu mesajın üzerine, Rab'bin meleği, İsrail Tanrısına, "70 YILDIR sürdürdüğün YERUŞALİM'E ÖFKENİ ne zaman BİTİRECEKSİN " diye sorar.

Zekerya........1:12 Bunun üzerine RABbin meleği, ‹‹Ey Her Şeye Egemen RAB, YETMİŞ yıldır öfkelendiğin YERUŞELİM'den ve YAHUDA KENTLERİNDEN sevecenliğini ne zamana dek esirgeyeceksin?›› dedi.

Demek ki, ortada dolaşan 70 yıl hikayesinin başlangıcı bu sözlermiş.Yukarıdaki konuşmanın yapıldığı tarihten 70 yıl önce başlamış İsrail Tanrısının öfkesi.İsrail Tanrısı, nereye 70 yıllık öfke duymuş? YERUŞALİM'e öfke duymuş.
Konuşma ne zaman yapılıyor? M.Ö. 522 - 2 = M.Ö. 520 yılında yapılıyor

Daniel, aldığı görünümlerle yorumunu YERUŞALİM üzerine yaptığı, "70" sayısını ne zaman anladım diyor?
Daniel.............9/1 Medli Ahaşveroş oğlu Darius KİLDAN Kralı oldu. Krallığının BİRİNCİ yılında ben Daniel, RABbin Peygamber Yeremyaya bildirdiği SAYININ yetmiş olduğunu KUTSAL YAZILARDAN ANLADIM

(DARİUS MED KRALI değil PERS KRALI... MED'ler KYROS / KOREŞ / KİROS tarafından M.Ö. 550 yılında yıkılıyor.Ve yerine PERS KRALLIĞI kuruluyor.Darius ise o sıralarda tahtta değildir. Darius'un doğum tarihi de M.Ö. 550 . Med'lerin yıkılmasından 28 sene sonra -Pers Valisi Ahaşveroş'un oğluyken- Pers kralı oluyor. Bu tutarsızlıklar söylenen olayların, sonradan onlarca tutarsızlıkları barındıran düzmece hikayeler halinde, kutsal damgası ile kitapların içine adepte edildiğini gösteriyor)

Daniel'de, "70" ile kasdedilenin ne olduğunu M.Ö. 522 - 1 = M.Ö. 521 yılında anlıyor.

Daniel'in 70 sayısını anladım dedği yıllarda melek konuşmalarının yıllarına denk gelşyor. Demekki 70'le kasdedilen her ne ise aynı yıllara tekabül ediyor. İsrail Tanrısı kulu Pers Kralı Koreş'i Babil'i alması için gönderip, o çok sevdiği İsrail ve Yahuda halkını sürgünden kurtarıp kendi yurtlarına gönderiyor ama YERUŞALİM'e ve Yahuda kentlerine duyduğu öfkesi dinmemiş gözüküyor. Oraları ıssız bırakmaya devam etmiş.

Zerubbabil'in Tapınak temelini atmasına rağmen bitirememiş olmasından belli değil mi? Nehemya'nın, Babil sürgününün bitiminden, M.Ö. 538 - M.Ö 445 = 93 yıl sonra gelip "SURLARI ONARDIM" demesi bu tür öfkenin sürdüğünün işaretleri değil mi? Ezra'nın Babil sürgünün bitiminden 80 yıl Tapınak bitiminden 58 yıl sonra o çok sevdikleri, uğruna ölüp dirildikleri, Yeruşelim'e gelmiş olmaları süren öfkenin belirtileri değil mi?

Öfke bitmişliğini ve Zerubbabil seçişmişliğini (İsrail Tanrısı her ne kadar akrabalık derecesini karıştırsada) Melek konşmalarından sonra, şöyle bildiriyor İSRAİL TANRISI, adına Zekerya.Bu görünümlü bildirimle, İsrail Tanrısı; da gerek Pers Kralını göndermekle, gerek tapınak yapımında, gerekse Zerubbabil'e verdiği seçilmişlik desteğiyle, sürgünün bittiğini onaylamış oluyor.

Zekerya........2:10 RAB, ‹‹Ey SİYON KIZI, sevinçle bağır! Çünkü ARANIZDA YAŞAMAYA GELİYORUM›› diyor.
Zekerya........2:13 Ey insanlar, RAB'bin önünde sessiz durun! RAB kutsal KONUTUNDAN KALKMIŞ GELİYOR!
Zekerya........4:6 Bunun üzerine şöyle dedi: ‹‹RAB Zerubbabile, ‹Güçle kuvvetle değil, ancak benim Ruhumla başaracaksın› diyor. Böyle diyor Her Şeye Egemen RAB.

Bu iki çıkarımdan da İsrail Tanrısının öfkesinin Yeruşalim'e olduğunu ve M.Ö. 590 lı yıllarda başladığını anlıyoruz.
M.Ö. 520 yılında bu soruyu sorduğuna göre: M.Ö. 520 - 70 = öfke tarihi M.Ö 590 yılı oluyor.

M.Ö. 538 yılında sürgün Pers Kralı Kiros tarafından bitirildiğine göre sürgün:
II Tarihler.....36/20 KİLDAN Kralı kılıçtan kurtulanları BABİL'E SÜRDÜ. Bunlar Pers krallığı EGEMEN OLUNCAYA dek onun ve oğullarının köleleri olarak yaşadılar.

M.Ö. 590 - M.Ö. 538 = 52 YIL SÜRMÜŞ OLUYOR

Daniel bile sürgün bittikten 17 yıl sonra, "Yeramya'nın 70 sayısının ne manaya geldiğini bildim" diyor. Eğer sürgünle alakalı olsaydı, 70'in manasını, sürgünden 17 yıl sonra "anladım" der miydi? Hemde bunu söyleyen ünlü bilici Daniel. Üstelik "70 sayısını bildim" diyor, "70 yılı bildim" demiyor ve hafta olarakta yorumluyor. Yorumunu da yine göklerden gelenler sağlıyor.

   
  DANİEL'in, YEREMYA'nın 70 SAYISINI NE OLDUĞUNU ANLAMASI ve YORUMLAMASININ İŞLENDİĞİ "DANİEL ve 70 SAYISI" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
   
  EZRA ve NEHAMYA'nın, YERUŞALİM'E DÖNÜŞ HİKAYESİNİN İŞLENDİĞİ "EZRA MI, NEHEMYA MI, YANILIYOR?" SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ
   
  BABİL SÜRGÜNÜNDE BİTEN KUTSAL DAVUT SOYUNUN İŞLENDİĞİ "ZERUBBABİL ve DAVUT SOYU" SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
   
 
   
  YEREMYA'YA ATFEDİLEN 70 SAYISI, YEREMYA'YA KAHANET OLARAK BAĞLANAMAYACAK KADAR HAVADA KALIYOR.

Eğer, Yeremya 70 sayısını, gerçekten kehanet olarak söyleyebilmiş olduğunu bir an için varsayarsak, o zaman bitiş tarihini bileceğine göre; başlangıç tarihlerinde bir tutarlılık olmalı ve sürgünü başlattığı tarihi iyi seçmeliydi. Sallama yada araya sokuşturma bir sayı olduğu, ortaya çıkıyor.

Diyelim ki; 70 sayısını bilinçli söyledi. Bu durumda da, kehanette bulunduğu rakkamı aşağıdaki şu ifadenin üzerine inşaa etmiş olmalı. Bu kabul sonucunda da sayının sallama yada araya sokuşturma olduğu ortaya çıkıyor.

Yeremya.........1/3 RABbin YEREMYA'YA SESLENİŞİ Yahuda Kralı Yoşiya oğlu Yehoyakimin döneminden, Yahuda Kralı Yoşiya oğlu Sidkiyanın krallığının on birinci yılının beşinci ayına dek, yani Yeruşalim halkının sürgüne gönderilmesine dek sürdü.

Sidkiya; M.Ö.598-587 yılları arasında Kral olduğuna göre, tebliğlerin bitiş tarihi ve sürgüne gidiş tarihleri ortaya çıkar. M.Ö.598+11 yıl = M.Ö 587

Sonuçtan çıkan sorun ise, sürgünün başlama tarihi. Yeremyaya göre M.Ö 586/7 yılında uzun gayretleri sonucunda sürgünü başlatabilmiş oluyor.Bu durumda sürgün M.Ö.587-538=49 yıl sürmüş oluyor.

BEN YEREMYA'NIN "TANRI SÖZÜ" DİYE ORTALIĞA ATTIĞI SÖZLERİNİN YALANCISIYIM.
ÖNLERİNDE OLAN YAZILARIN, TARİHLERİN, HÜKÜMRANLIĞI ALTINDA KALDIKLARI KRALLARIN ve KENDİ YAŞADIKLARININ ÖZETİNİ ÇIKARAMAYANLARA, KEHANETTE BULUNDURMAK, "SABAH NE YEDİKLERİNİ" SORMAYLA EŞDEĞER GİBİ GÖZÜKÜYOR.

 

 

 
   
  Bu ve bunun gibi birbirlerini hiç tutmayan birçok ifadeler ve sonuçlar ortaya çıkıyor.Sürgün yılını böyle verenin, sürgün bitiş yılını bilmiş olması mümkün mü? Örnekte de görüldüğü gibi, aslında hiç birşeyi, bilmesi mümkün değil.

Yaşadıklarını yazarlarken bile elleri ayaklarına dolaştırılmış, içinde bulundukları zaman tanımlarında bile çuvallatılmışlar.

Mucize verdikleri rakkamların tutmasında değil. Kitapları sürekli revizyona girmiş, gerekli düzenlemelerden geçmiş.
Mucize verdikleri rakkamların yerine oturmayıp sırıtması. "bizler sallama kehanetleriz" demesi mucize. (örnekleme olsun diye birbirinden çok farklı verilen, sürgün tarihleri yazının ilerleyen kısımlarında işlenecek )

Yaşadıkları tarihsel olayların, içinde bulundukları anın, zamanını doğru dürüst bildiremeyenlerin, gelecekle ilgili ne tür bildirimleri olabilir.
Yaşadığı günün tarihini bilmeyen, onu doğru dürüst nakledemeyenin sözleri nasıl ciddiye alınabilir?

Kitabında, Yahudileri işgale karşı direnmemelerini ve Babil esaretine girmelerini öğütlemektedir. Babil esaretine Yahuda halkını çağıran Yeramya, bu esaretin doğruluğunu anlatabilmek için elbette bir takım vaadlerle süslemiş olmalı. İki taraf arasında Referandum kampanyası havasındaki bu mücadele, elbette bir takım vaad promasyonlarını da etrafına saçtığı muhakkak.

Yeremya'ya karşı çıkan, genellikle Elohimci inanç taraftarı olan başka peygamberler de halkı Babil'e direnişe çağırmış. Elebette bu mücadeleden kitaplarından da anlaşıldığı gibi Yahve taraftarları galip ayrılmış

Yeremya Kitabı'nın yazarı olarak gösterilen Aslında yazdırıcısı olduğu yani, kitapta yazılan ifadelerin ona atfedildiği yine aynı bölümün maddeleri içinde ifade ediliyor.Baruk'un, kitabı göstermek için gittiği kişilerin, Yeremya'nın bir kitap yazdığından haberleri yok. Baruk'un, bu sözleri yazamayacağı kanaatine de sahip olduklarından, şaşırmış bir halde sorguluyorlar.Ortaya sürülen kitaplar için, başkalarının yada Baruk'un, YEREMYA DAMGASI ile kusallaştırdıkları ürün denilebilir.

Yeremya.......36/17 Sonra Baruka, ‹‹Söyle bize, bütün bunları nasıl yazdın? Yeremya mı yazdırdı sana?›› diye sordular.

Yeremya.......36/18 Baruk, ‹‹Evet›› diye yanıtladı, ‹‹Bütün bu sözleri o söyledi. Ben de hepsini mürekkeple tomara yazdım.››

Elohimci olduğu anlaşılan kral, kendisine iletilen Yeremya kitabından bir tomarı yakıyor. Bunun üzerine Yahve, Yeremya'ya seslenerek yine YAZDIRMASINI söylüyor..Herhalde Yeremya hepsini aklında tutuyor ama yazma konusunda becerisi yok ki yazma görevi yine başkasına veriliyor. Eski metinden hiç birşey hatılamayan Baruk'a, tüm sözler yeniden yazdırılıyor.

Yeremya.......36/27 Kral, Yeremyanın BARUKA YAZDIRDIĞI sözleri içeren TOMARI YAKTIKTAN sonra, RAB Yeremyaya şöyle seslendi
Yeremya.......36/28 ‹‹Başka bir tomar al, Yahuda Kralı Yehoyakimin yaktığı İLK TOMARDAKİ bütün sözleri YAZDIR.

Aldığı söylenen bu emir üzerine, Yeramya yandığı söylenen tomardaki bütün sözleri Baruk'a yazdırıyor.

BARUK KENDİSİNE SÖYLENEN SÖZLERİN YANINDA DAHA BİRÇOK BENZER SÖZLER DAHA YAZDIĞI OLAYIN NAKLEDİCİSİ TARAFINDAN YEREMYA KİTABINDA İFADE OLARAK YERİNİ ALIYOR.

Yeremya.......36/32 Bunun üzerine Yeremya başka bir tomar alıp Neriya oğlu Yazman Baruk'a verdi. Yahuda Kralı Yehoyakim'in ateşe atıp yaktığı tomardaki bütün sözleri Baruk Yeremya'nın ağzından tomara yazdı. Bu sözlere, benzer birçok söz daha eklendi.

Şimdi bu nasıl Yeramya kitabı? Tomar yok oluyor, sonra başka bir tomar, bu kaybolan tomarın aynısı diye ortaya çıkarılıyor. Ortaya çıkarılan tomarın Yeramya tarafından, yine Baruk'a yazdırıldığı belirtiliyor.

BÜTÜN OLAYLARI YAŞADIĞI ŞEKİLDE ANLATAN YEREMYA, BU ANLATIMIN İÇİNDE YOK" Tomar aldırdım onu da Baruk'a yazdırdım" diye bir ifadesi yok. Yazım anlatımının tamamen dışında kalmış. "O söyledi ben yazdım ifadesi var. Ama yazıyı tomarlara geçirirken şahitler yok. Yahve'de zaten yaz demiyor Yazdır diyor. Baruk'ta ben yazdım diyor.

Öyle bir bilgini kim çağırırda sormaz. Sokaklarda boyunduruk takarak gezen, kitabını ben yazdım diye ortaya çıkmaz mı? (Yehoyakm zamanından Sidyikyanın son gününe kadar kısmi kesintileri hariç sokaklarda) Demek ki Yeremya bu sahneler yaşandığında çoktan ölmüş. "Doğurulamak için Yeremya'yı çağırdık sorduk" o'da "evet hepsi Tanrı sözüdür ben yazdırdım dedi" diyememişler. Çünkü kitabı derleyenler zamanında Yeremya öleli yıllar olmuş.

O halde bu ifadelerin kitabın içinde yeri yok. Bu ifadeleri koyanlar, elbette kehanet dedikleri sözlerin doğru çıktığını göstermek için, rakkamlarla ve ifadelerle oynamışlardır. Kitaplarının kutsallığını ispatlayabilmek için. Yazar önemini belirtmek için Tanrıdan kendisine mesaj geldiğine işaretlemiş.

Yeremya.......45/2 ‹‹Ey Baruk, İsrailin Tanrısı RAB sana şöyle diyor:

BARUK'A YAZDIRILAN, OLAY TANIĞI ve YEREMYA KİTABININ BAZI BÖLÜMLERİNİN YAZARI OLDUĞU ANLAŞILAN, NAKLEDİCİYE BAKILIRSADA YEREMYA KİTABI, TAMAMEN ONUN SÖZLERİNDEN İBARET DEĞİL. TANRI YAHVE SÖZÜ HİÇ DEĞİL.

Bu ait olmama, sözlerine iyice alışkın olduğu belli olan metin yazarları, "TANRI SÖZÜ" diyerek tanıttıkları kitaplara, KENDİ İFADELERİNİN DE YAZILMASINI gayet normal bir işlem olarak görüyorlar ki;

BARUK İÇİN YEREMYA KİTABINA......."Bu sözlere, benzer birçok söz daha eklendi." diyebiliyorlar ve o kitaplara TANRI SÖZÜ diye inanabiliyorlar

Tanrı kabulündeki çelişkileri bir yana bırakın, Yahudilerin bakışıyla herşeyin tanrıdan olduğunu kabul etseniz bile; BİRÇOK SÖZLER EKLENEN KİTABIN, DOĞRU NELERİ VAR NASIL BİLİNEBİLİR. Birilerinin yazdığını, içinde açıklayan bir kitabın, İlahilikle ne alakası olabilir?

Kendi sözlerini yazanlar, kendilerini de söz sahibi olduğunu göstermek için, kitaplarına bu ifadeleri koyarak, nakledici karekterinde vurgulayabiliyorlarsa, vaadlere bel bağlayıp umutlananlar, 2600 yıldır beklediklerinden de anlaşıldığı gibi; boşuna bekliyorlar.
   
  Sürgün bitimine verdikleri bir örnekte, 62 yaşına getirilen ve Med kralı yapılan Darius'la ilgili. Darius'un 62 yaşında Babil'i ele geçirip tahtına geçmesiyle sürgün bittiğini ilan ediyorlar.

2 Tarihler.........36/20 KİLDAN Kralı kılıçtan kurtulanları Babil'e sürdü. Bunlar PERS KRALLIĞI krallığı egemen oluncaya dek onun ve oğullarının köleleri olarak YAŞADILAR

Daniel.............5/30 KİLDAN Kralı BELŞASSAR o gece öldürüldü.

Daniel.............5/31 ALTMIŞ İKİ yaşında olan MEDLİ DARİUS krallığı eline geçirdi.
   
  DANİEL, BELŞAZAR KEHANETİ YAZININ CÖZÜMÜ ve BABİL'İN O GECE DÜŞMESİNİN İŞLENDİĞİ "DANİEL TRUVA ATI MI?" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
   
 
Belşassar diye bir Kral yok. Babil'in son kralı MARDUK torunu olan NEBUNAİD, Perslilere yenilen kral.
Krallıkta DARİUS'un eline değil, KYROS / KOREŞ'in (KİROS) M.Ö 538 eline geçmiştir.
DARİUS MED KRALI değil PERS KRALI
MED'ler KYROS / KOREŞ / KİROS tarafından M.Ö. 550 yılında yıkılıyor.Ve yerine PERS KRALLIĞI kuruluyor.

Darius ise o sıralarda tahtta değildir.Babil'in alınmasından 16 sene sonra tahta geçmiştir. Ayrıca tahta 28 yaşında iken oturmuştur.Vali Ahaşveroş'un oğludur.

Belşassar diye bir kral yoksa, mucize dedikleri ve o gece olduğu söylenen olaylarında hiç biri olmamıştır. Hepsi sonradan onlarca tutarsızlıkları barındıran düzmece hikayeler halinde, kutsal damgası ile kitapların içine adepte edilmiştir. Sallama olduğu verilen isimlerden ve tarihlerden belli. Daniel, ALDIĞI EĞİTİMİN gereği olarak, Sarayda BİLİCİ olarak görev yapıyor ama yaşadığı olaylardaki Kralların isimlerini karıştırıyor (eğer o tarihlerde yaşıyorsa aşağıdaki hesaplarda yaşı sürekli artış halinde bir seyir izliyor) Babil Persler tarafından alınmadan 12 sene önce MED imparatorluğu yıkılıyor. M.Ö. 550 yılında, Med'ler KYROS / KİROS tarafından yıkılarak PERS Devleti kuruluyor.

İsimler karışmış diye birşey olamaz. Tanrı sözü kitapta isimler karışır mı? Tarihler karışır mı? Akılarında kalan bilgiler çerçevesinde kitaplar yazmaya kalkmasalar, Babil'i Persli KİROS aldığı halde, (isimler karıştırılıpta) 62 yaşındaki Darius'a Babil'i ele geçirdi denilir mi? Kiros ile Darius karıştırılır mı? Darius, o yıllarda 12 yaşlarında.

M.Ö. 550 doğumlu olan 62 yaşındaki Darius, Babil'i almış olsaydı, Babil'in düşme tarihi: 550-62= M.Ö 488 olurdu? İnsanlarda yazsa, varlıklardan esinlemelerde gelse; Tanrı sözü diye ortaya sürülen kitaplarda, en azından kendilerine olan saygılarından dolayı, bu kadar yanlışlıklar olmamalı.Tanrı'dan gelse, Tanrı yanılır mı?

Onların bakışıyla, "Tanrı sözü kabullü bakışla bakıldığında" bile şu soru cevapsız kalıyor.Tanrı (onların tanımıyla) yanılsa bile; herkeze her-daim "göründü" denilen Tanrı, yanlışları düzelttirmez mi? Eğer her harfine kadar kitaplar TANRI SÖZÜ İSE, TANRI HERKEZE BAŞKA İSİM VE TARİHLER mi veriyor? Tanrı kulunu yanıltır mı? Tanrı unutur mu?

TANRI, HER TARAFI ÇELİŞKİLER ve YANLIŞLIKLAR DOLU KİTAP İÇİN "HER HARFİ BENDENDİR" der mi?
ÇELİŞKİLER ve YANLIŞLIKLAR DOLU KİTAP TANRIDAN OLABİLİR Mİ?
ÇELİŞKİLER ve YANLIŞLIKLARLA DOLU KİTABI YAZDIRAN TANRI OLABİLİR Mİ?
O KİTAP, "HER HARFİNE KADAR BENDENDİR" DİYEN TANRI OLABİLİR Mİ?

Akılda kalanlarla kutsal kitap imalatıda bu kadar olur. Bilgisayar yok, kağıt kısıtlı, şartlar zor, bilgi çok az, katipler sayılı bu durumda elbette kontrol ve kıyaslamalar imkansız hale geliyor. Okuma bilenler de çok az, kitap okuyanlarda elit tabaka diyebileceğimiz seçkin kişiler. Kitabı yazanlarda OKUYANLARDA, HALKA ANLATANLARDA NEREDEYSE AYNI KİŞİLER olunca, kitap içi denetimlerde yine seçkinlere kalıyor.

Tarih yanlış, isim yanlışsa; olay doğru olur mu? Olayı, mucize gibi anlatabilmek için zaten isimler ve tarihler kullanılıyor. İsmi bilinenler ve olaylar alınıyor ki inandırıcılık artsın, olaylar daha iyi anlatılabilsin. Hariçten gelen ilavelerde rahatca kutsallar olarak kabul ettirilebilsin.

Kişiler, olaylar ve mekanlar kabul ettirilmek istenen metinlerin ana dekorları. İnandırıcılığı sağlamak adına, o zamanın belgesel yapımları denilebilir. Anadolu'da dolaşan olayları anlatan meddahlar gibi. Mizansenler ve canlandırmalar ile anlatmak.

O halde kutsal denilen metinlerden, isim yanlış çıkar, tarih yanlış olabilir yaklaşımı yapılamaz, çünkü onlar zaten hayali olan olaya, mekan hazırlayıp "zaman dilimleri içinde" sunuyorlar.Esas yanlış olan onların sunmak istedikeri fikirleri zaten. Bu arada, o kral yada bu kral olması o kadar önemli değil. Onlar dekor gereği, mizansenlere zenginlik katması için kullanılan figürler. İyi, kötü, düşman, dost karekterler oluşturuyorlar.

O krallar olmasa da, kutsal metin yazarları fikirlerini bir şekilde empoze edecekler. Taş dikip aralarında şahit tayin eden "zihniyetin torunları" (kişilerin değil) olanlar, o zihniyet içinde yetişmiş olanlar, Tanrı adını kullanarak ortaya koyacakları düşüncelerine şahit olsun mantığıyla, isimler ve tarihler kullanıyorlar. YOKSA İMANI ANLATIRKEN KRAL İSİMLERİNİN NE İŞİ VAR.

Yeşu.........24:27 Ardından bütün halka, ‹‹İşte taş bize tanık olsun›› dedi, ‹‹Çünkü RABbin bize söylediği bütün sözleri işitti. Tanrınızı inkâr ederseniz bu taş size karşı tanıklık edecek.››

Örnekleme için kullanılsa bile tüm ceddini saymanın imana davetle ne alakası olabilir. Bir şeyle alakası olabilir o'da; Tanrıcılık oyununu yüzlerine ve gözlerine bulaştırmaları için bu tür detaylara girmeleri gerekiyordu ve girdiler. Özetle: tarihler ve isimler yanlışsa, zaten olayda hayali, geriye kalan aldatılmak ve imanları yok etme çalışması kalır. İmanı örtme,imansızlığı yaldızlama kalır.
   
  DANİEL'in SÜRGÜN YILLARINA GERİ DÖNERSEK...

Daniel.............5/31 ALTMIŞ İKİ yaşında olan Medli Darius krallığı eline geçirdi.
Daniel.............6/28 Böylece Darius'un ve Persli Koreş'in krallığı döneminde Daniel'in işleri iyi gitti.

Daniel sürgüne gidişini şöyle anlatıyor. (Gerçi, YehoyaKİM'in krallığının 3. yılında, Nebukadnessar'ın kral olmasına 1 yıl var ama olsun diyelim ve yazıya devam edelim. YehoyaKİM M.Ö. 609 yılında, Mısırlı Neko tarafından tahta geçiriliyor. Nebukadnessar ise M.Ö. 605 yılında tahta geçiyor)

Daniel.............1/1 Yahuda Kralı YEHOYAKİM'in krallığının üçüncü yılında Babil Kralı Nebukadnessar Yeruşalim'in üzerine yürüyüp kenti kuşattı.
Daniel.............1/3-4 Kral İsrailliler arasından kral soyundan gelme ya da soylu bazı gençlerin seçilip saraya getirilmesi için saray görevlilerinin yöneticisi Aşpenaz'a buyruk verdi. Bu gençler kusursuz, yakışıklı, her konuda bilge, bilgili, ÖĞRENMEYE YETENEKLİ, SARAYDA görev almaya uygun nitelikte kişiler olmalıydı. ....

Bu durumda Daniel'in yaşı kaç oluyor.
Darius M.Ö 550 doğumlu, 550-62= M.Ö 488 olur. Daniel'de YehoyaKİM'in 3. yılında yani; M.Ö. 606 de sürgüne gitti baz alınırsa, 117 yıldır sürgünde oluyor. 20 yaşında sürgüne gitmiş olsa 137 yaşlarında oluyor

Darius M.Ö 550 doğumlu, 550-62= M.Ö 488 olur. Daniel'de, Nebukadnessar'ın 1. yılında yani; M.Ö. 605 de sürgüne gitti baz alınırsa, 116 yıldır sürgünde oluyor. 20 yaşında sürgüne gitmiş olsa 136 yaşlarında oluyor
   
  Konu açılmışken aynı maddeden hareketle başka bir yaş hesabı daha:
Daniel.............2/1 Krallığının ikinci yılında Nebukadnessar bir düş gördü. Ruhu üzüntüyle sarsıldı, uykusu kaçtı.

İfadesi ele alınırsa; Nebukadnessar 605 yılında tahta geçiyor bu durumda; DANİEL ....M.Ö. 605-2= M.Ö. 603 yılında sürgüne gitmiş, hemde Kralın hizmetine başlamış oluyor.

Darius'un 62 yaşında tahtı ele geçirmesi ile değerlendirirsek,
Medli Darius
tahtı ele geçirdiğinde;... M.Ö.550-62= M.Ö. 488 yılı oluyor. M.Ö 603 yılında kral hizmetinde olduğuna göre, Daniel:....603-488=115 yıldır SÜRGÜNDE oluyor.

20 yaşında sürgüne gitse 135 yaşlarında oluyor. Daha uzun yıllar Darius'a, hizmet ettiği kendi ifadelerinde mevcut

Daniel.............6/28 Böylece Darius'un ve Persli Koreş'in krallığı döneminde Daniel'in işleri iyi gitti.
   
  2 Krallar.........24:12 Yahuda Kralı YehoyaKİN, annesi, görevlileri, yöneticileri ve hadımlarıyla birlikte, Nebukadnessara teslim oldu. Babil Kralı krallığının sekizinci yılında YehoyaKİN'i tutsak etti.

Bu durumda:
Nebukadnessar krallığa, M.Ö 605 yılında başlıyor. Krallığının 8. yılında bu sürgünler başladığına göre, yıl M.Ö. 597 olmalı.

Darius'un 62 yaşında tahtı ele geçirmesi ile değerlendirirsek,
Medli Darius tahtı ele geçirdiğinde;... M.Ö.550-62= M.Ö. 488 yılı oluyor. M.Ö 597 yılında sürgün olduğuna göre, Daniel:....597-488=106 yıldır SÜRGÜNDE oluyor.
20 yaşında sürgüne gitse 126 yaşlarında oluyor.
   
  Daniel.............1/1 Yahuda Kralı YEHOYAKİM'in krallığının üçüncü yılında Babil Kralı Nebukadnessar Yeruşalim'in üzerine yürüyüp kenti kuşattı.
Daniel.............1/6 Seçilen gençler arasında Yahudalılardan DANİEL, Hananya, Mişael ve Azarya da vardı.

.....YehoyaKİM, M.Ö 609- 598 arası Kral olduğuna göre, Danilel'de, YehoyaKİM'in krallığının üçüncü yılı olan M.Ö 606 yılında sürgüne gitmiş olmalı.

Darius'un 62 yaşında tahtı ele geçirmesi ile değerlendirirsek,
Medli Darius tahtı ele geçirdiğinde;... M.Ö.550 - 62= M.Ö. 488 yılı oluyor. M.Ö 606 yılında sürgün olduğuna göre, Daniel:....606-488=118 yıldır SÜRGÜNDE oluyor.
20 yaşında sürgüne gitse 138 yaşlarında oluyor.
   
  Darius ve diğerlerinde, bu ve buna benzer örnekleri çoğaltmak mümkün. İyi bir çalışmayla ciltler dolusu örnekler çıkabilir. Bu güne kadar hep tanrı sözüdür, onların kitabı, ona inanıyorlar bakışlarından istifade ederek, tutarsızlıklarını dokunulmaz tutabilmişler. Okuyanlarda o gözle bakmamışlar.Böyle saçmalamaların olacağını, kitabı yazanların bugünkü temsilcilerinden başka fazla düşünen olmamış ki; işin erbabı sayılabilecek olanlar da, meydana çıkıp bu örnekleri bir bir ortaya koymamışlar. Pek etliye-sütlüye dokunmadan önlerine konulanla durumu idare etmişler.

Okuyan kaç kişi, tarih isim karşılaştırması yaparak okur? İşin erbapları, imanımıza önder yaptıklarımız, bu örneklemeleri yapmayınca da meydanlarda onların olmuş. Elleri ile yazdıkları, atalarından kalan derleme kitaplarına, bizleri koruyacak zannedilenler, Kur'an'ı Kerim mealinden yönlendirmeler yaparlarsa, kim artık o kitaplardan fazla şüphelenir olur.

Kutsallık nişaneleri verilen kitapların kim neresini fazladan inceler? "Tahrif edilmiş ama semavidir" der geçer. Çünkü, o kitap bu işi bildiği kabul edilen kişilerce kutsal ian edilmiş. İnsanlarda doğal olarak kutsal şeyleri pek fazla irdelemezer. Genellikle olduğu gibi kabul ederler. "Bu taş uğur getiriyor, kısmet açıyor" denildiğinde, "hadi canım taş bu!, dediklerini nasıl yapar" diye cevap verileceğine, taşa atfedilmiş olan kutsallıklar tek tek dile getirilir. Taşın tılsımından, içinde barındırdığı kuvvetlerden ve taşa yorumlanmış mucizelerden bahsedilir.

İnsanların kendini güvende hissetmesi için gerek duyduğu bu tür sığınma zaafları, işini bilenler tarafından tarih boyunca kullanılmıştır. Taş benzeri,kutsiyet kazandırma eylemi ellerindeki metinlerede uygulanmıştır. Kutsal metin yazarları tarafından kaleme alınmış metinlere de kutsiyet damgaları vurulmuş, kutsallık kalkanı altına alınmıştır. İşlerine geldiklerinde o kitaplardan hükümler çıkartıp kullanan din önderlerine sırtlar dayanır, gözler kapanır, efendinin koruyucu kanatlarının altında cennet hayallerine dalınır.

Uyarı örneklemelerini bırakın, "Amentülarımız aynı" duyurularının yer aldığı dinler piyasasında, elbette gemilerini yürüten elleri ile kitap yazanlar olur. "bugünkü kitaplarına uyan Yahudi ve Hıristiyanlar cennetliktir" fetvaları veren tellaller sayesinde gemilerini tıka basa dolduranlar yine o elleri ile kitap yazanlar olur.Bizlere kalansa ya o gemilere binmek yada uzaktan hiçbirşey yapamadan binenleri seyretmak kalır.

Hiçbir dedikleri bir diğerini tutmuyor. O halde yazılanların hangisi doğru olabilir ki? Üniversite sınavı değilki, 4 yanlış bir doğruyu getirir diye teselli bulalım.Söz konusu olan iman ve zehir edilecek olan hayatlar.

Tarihlerde, somut olan her şeyde hatalar yapanların, sözlerini doğru olma olanağı var mı? Test babında, tarihleri kontrol etiğinizde herşey hatalı. Tarihlerde hata olabilir sözlerini alalım olmaz. Tarihlerin hiç kimseye cahillik vermekten başka zararı yok. Esas tehlikeli olan kısım sözler. Çünkü, sözlere takılıp imanlar teslim ediliyor, gelecekler hibe ediliyor, özgürlükler, hayatlar ipotek ediliyor, kan dökmelere haklılık zeminleri hazırlanıyor.
   
  HİÇBİR TUTAR YANI OLMAYAN İFADELERİ KAYNAK GÖSTEREREK, DÜNYA'NIN BAŞINA ÇORAPLAR ÖRÜLMEYE KALKILIYOR. "VAY Kİ VAY, İNSANLARIN HALİNE" DEMEKTEN BAŞKA; DİLE GELENLERİ SAYMAZSANIZ, AKLA GELEN BAŞKA BİRŞEY YOK.

YehoyaKİN baz alınarak, sürgün, kaç yıl oluyor? diye sormuştuk. Bu durumda hem 60 yıl oluyor, hemde 49 yıl oluyor. Her harfi Tanrı sözü diyerek tüm kurtuluşlarını içindeki ifadelere bağlamış oldukları kitaplarına göre; 598-538=60 yıl. Sidkiya baz olarak alınırsa; 587-538=49 yıl

Sürgün resmi tarih olarak
Nabuadnessar....M.Ö. 586 Yılında Kudüs'ü ele geçirerek sürgünü resmen başlatıyor
Koreş, ..............M.Ö. 538 Yılında Babil'i ele geçirerek sürgünü resmen bitiriyor.

Sürgün için biçilebilecek resmi tarih bu. Bu tarihlere göre Sürgün dedikleri esasında sürgün-mürgün olmayan bu iki işaret arasında geçen süre. 48/9 Yıl. Sürgün yıllarının 70 yılla bir ilgisi var mı? Kendi kitaplarında yazılan tarihlerle yok. Resmi tarihlerle de yok.

M.Ö 538 yılından sonra Kral Koreş Yahudileri serbest bırakmıştır ve her isteyen Kudüse dönmüştür.Kaç kişi dönmüştür. Kendi yayınlarında da belirttikleri gibi 42.360 kişi dönmüştür. Doğanlarla çoğalanlar dahil.

Sürgün gerçekten sürgün olarak devam etseydi, herbiri sevinçle dönmeleri gerekirdi. Oysa kendi kaynaklarında bu sayının 42.000 adet olduğu söyleniyor.Elbette bu dönenlerin büyük kısmı, orada doğan çocuklar. Sürgüne 20 yaşında giden 68 yaşında olur. (sürgünün 48 yıl sürdüğü kabul edilirse. Sürgün 60 yıl kabul edilirse Sürgüne 20 yaşında giden 80 yaşında olur)

FIRTINALAR KOPARILAN SÜRÜLME HAREKETİNİN ACIMASIZ 2. ETABIN DA, (SİDKİYA M.Ö. 586/7) NEBUKADNESSAR'IN SÜRGÜNE GETİRDİĞİ YAHUDİ SAYISINI DA ŞÖYLE BİLDİRİYORLAR. Hama ülkesinde, Yeruşalim'in önde gelenlerinin idamı ve Sidkiya'nın Babil'de gözlerinin kör edilmesiyle başlayan sürgünlerde: (23 yılında: toplam 4600 kişi)

Yeremya.......52:27 Babil Kralı Hama ülkesinde, Rivlada onları idam etti. Böylece Yahuda halkı ülkesinden sürülmüş oldu.
Yeremya.......52:28 Nebukadnessarın sürgüne götürdüğü halkın sayısı şudur:YEDİNCİ yıl 3 023 Yahudi;
Yeremya.......52:29 Nebukadnessarın ON SEKİZİNCİ yılında Yeruşalimden 832 kişi;
Yeremya.......52:30 YİRMİ ÜÇÜNCÜ yılında, muhafız birliği komutanı Nebuzaradanın sürdüğü 745 Yahudi. Hepsi 4 600 kişiydi.

70 YIL SÖZÜNÜ SARFEDEN YEREMYA BİLE NABUKADNESSAR'IN 23. YILINDA SÜRGÜNE GİDENLERİN SAYISININ TOPLAM 4.600 KİŞİ OLDUĞUNU ELBETTE SÖYLEYEMEMİŞ OLMALI. (Sidkiya'nın ömrünün sonuna kadar hapiste kaldığını söyleyemiyeceği ve sonraki olayları anlatmayacağı gibi.) ÇÜNKÜ, YEREMYA SÜRGÜNÜN BAŞLADIĞI M.Ö. 587 YILINDA, YAHUDA DA GERİDE KALAN HALKI TARAFINDAN MISIR SÜRGÜNE GÖNDERİLİYOR ve ORADA ÖLÜYOR / TAŞLANIYOR.

(Kurtarılmadığı için çok üzülmüş olmalı. Babil Kralı bile "bana çalıştı" diye, ülkesine getirtmiyor, üstelik kızgın halkının içinde bırakıyor.
Yeremya.......52:15 Komutan Nebuzaradan yoksullardan bazılarını, kentte
SAĞ KALANLARI , Babil Kralının safına geçen kaçakları ve zanaatçıları sürgün etti.
Mükafat beklerken ortada çaresiz kalıyor. "RAB DEDİKİ" HİKAYESİNİN SONU HAYAL KIRIKLIĞI İLE BİTİYOR. Vaad veren "ERK" olmayınca söyledikleri, sadece SANDIRMAK ve  HAYAL ETTİRMEKTEN ibaret oluyor)


Görüyorsunuz neresinden tutarsanız yamalı bohça misali dökülüyor. TANRI MASKESİ ile birileri birtakım metinleri ortalığa bırakmış, insanlarıda ikna etmiş. Burada kuyuya taş atan akıllı olduğu kesin. Buna rağmen 23 yıldan hareket ettiğinizde, HAMA ÜLKESİNDE YAPILAN idamlardan hareket ettiğinizde yine M.Ö.586/7 tarihini buluyorsunuz.

Yeremya.......52:9 Kral SİDKİYA yakalanıp HAMA topraklarında, RİVLADA BABİL KRALININ huzuruna çıkarıldı. BABİL KRALI onun hakkında karar verdi.

Kehanet sahibi gösterilen bile M.Ö. 587 yılını veriyor. M.Ö. 587- M.Ö. 538 = 49 yıllık sürgün sonucu çıkıyor.

Yine 70 sayısının müellefi olarak gösterlen Yeremya'nın sözlerine dönersek sürgün başlangıç yılını bir kez daha teyit etmiş oluruz.
Yeremya.......52:12 Babil Kralı Nebukadnessarın krallığının ONDOKUZUNCU yılında, beşinci ayın onuncu günü muhafız birliği komutanı, Babil Kralının görevlisi Nebuzaradan Yeruşalime girdi.
Nebukadnessar'ın tahta geçiş tarihi M.Ö. 605. saltanatındaki 19. yılda M.Ö. 605 - 19 = M.Ö. 586 yılını veriyor. M.Ö. 586- M.Ö. 538 = 48 yıllık sürgün sonucu çıkıyor.

Sürgünün denilen zorunlu ikametgah değişikliklerinin ne şartlarda olduğu, nasıl geçtiği kendi ifadeleri ile mevcud. Sürgünde mi kalmışlar yoksa saltanat mı sürmüşler, Yurtlarından mı kovulmuşlar, yeni yurtlar edinip oralarda mı kalmışlar?.

Ezra...........2:64 Bütün halk toplam 42 360 kişiydi.

Ayrıca insan sınıfına koymadıklarıi İNSANDAN SAYMADIKLARI ve bunu da açıkca yazmaktan çekinmedikleri, hayvanlarla bir tutulan KÖLELER var. 7337 ADET KÖLE. Her aileye hemen hemen 1 köle denilebilir. (İsrailliler dışındaki tüm insanları hayvandan daha aşağı varlıklar olarak gördükleri zaten bilinen bir gerçek.Eğer eşit görseler ve bil Yaratana inansalar İSRAİL TANRISI YAHVE derler miydi?)

Ezra...........2:65 Ayrıca 7 337 erkek ve kadın köle, kadınlı erkekli 200 ezgici, 736 at, 245 katır, 435 deve, 6 720 eşek vardı.

Sürgünden dönenlerin durumu bu ise; siz rahatını bozupta gelmeyenlerin durumunu düşünün birde. Hayvandan çok HAYVANDAN DAHA AŞAĞI GÖRDÜKLERİ KÖLELERE sahip olanların, elbette kendilerine bu düşünceyi empoze eden, "siz üstünüz" diyen, bir varlığa takılmış olmaları gerekir.Duvarlar arasında yaşattıkları FİLİSTİN'LİLERİN ONLAR İÇİN DE DEĞERİ OLABİLİR?

Sürgünle durumlarını dramatize etmek adına, masum, madur, mahsun ve mazlumu oynama adına gündemden indirilmeyen, sürekli gündemde kalması istenen ama başkalarını kafes altında yaşatmayı barışla damgalayanların, sürgünü hangi amaçla kullanacakları da ortada. Ezilen ulusun davranışları böyle mi olur?

Kehanet dedikleri ifadeleri doğru çıkartmak adına gündemde tutulan sürgünden, gidenlerin her biri Babil'li olmaya o kadar çok benimsemişler ki, geri gelmemişler.Şimdi onladan dönenlerin torun-torunları, orada kalıp geri dönmeyenlerin torun-torunlarını esaret altında tutuyorlar ve öldürüyorlar.

"Sürgüne gidin" diye boyundurukla Kudüs sokalarında dolaşanların bugünkü temsilcileri, "size dönün denildiğin de neden dönmediniz" diye, sürgüne gidipte dönmeyenlerin varislerinden hesap soruyorlar. Sürgüne gidilmesini isteyen Yahve, şimdi de dönmeyenlerden hesap sorulmasını mı istiyor dersiniz? Müslüman olmalarının cezasını mı veriyor dersiniz? Allah'a, iman etmelerinin intikamını mı aldırıyor dersiniz?

İŞTE O GERİDE KALANLAR KUR'AN'I KERİM'DE "EHLİ KİTAP" OLARAK BAHSİ GEÇEN, yani "KİTAPTA EHİL OLANLAR" / KİTAPA EHİL OLANLAR / AYETLERE EHİL OLANLAR DENİLENLER, ORADA KALANLARIN NESLİNDEN GELENLERDİR.

KUR'AN'I KERİM'DE, KISACA; "ALLAH'IN, İNDİRDİĞİNDEN" HABERDAR OLANLAR OLARAK NİTELENDİRİLENLER, ONLARIN TORUN-TORUNLARIDIR.

Geri gitmediler çünkü yoldan çıkmış olanlarla birlikte geri dönmek istemediler. Ellerinde kalan TEVRAT bilgilerine sımsıkı sarılarak. Hz. Muhammed zamanına kadar geldiler. Onlardan bazıları; KENDİLERİNE İNDİRİLENEDE, Hz.MUHAMMED'le GELENEDE BAĞLI KALDILAR. AYETLERİ AZ BİR BEDEL KARŞILIĞINDA SATMADILAR. ELBETTE ÇOK BÜYÜK BİR KISMI MÜSLÜMAN OLDU.
   
  Görüldüğü gibi; Her ihtiyaca göre; her çapta, her çağa, her olaya uygun kehanetler dilediğiniz kadar türetebilirsiniz.

İstediğiniz kehaneti istediğiniz maddeleri seçerek oluşturabilirsiniz. Her türlü yorumu yapabilirsiniz. Aynı durum Sürgün yıllarının süresinde olduğu gbi her alanda mevcut. Sürgün ile ilgili olan ifadelerin seçilmesinin en büyük nedeni, tarihi belgelerle ifadelerin kıyaslanabilmesi.

Hayal mahsülü, hayali maddelerin de elbette bunu yapmak elbette mümkün değil. İmani bir anlam içermeyen sadece inandıkları çerçeve içinde oluşturulmuş ifadeleri, Tevhid imanıyla kıyaslamak mümkün mü? İmani değerler ancak, Tevhid imanının esasları ile kıyaslanabilir.

Ama Tevhid inancı yerine, çok Tanrılı sistem benimseyip, içlerinden seçtiklerini müstakil tanrıları olarak ilan etmiş olanlara, "ALEMLERİN RABBİ OLAN ALLAH" İmanını nasıl anlatabilirsiniz? Yada nasıl kıyaslamalar yapıp delillendirebilirsiniz?

Onlar zaten yollarının," ALEMLERİN RABBİ ALLAH" YOLU OLMADIĞINI BİLİYORLAR. "Kitapları ben verdim, ilk insanı ben yarattım" diyenin, bildirdiği insanların yaradılış tarihinde imparatorluklar varsa; "Tufan oldu Yafet, Sam ve Ham kardeşlerden tüm insanlar türedi" dediği tarihlerde, saltanatlar sürülüyor ve Firavunlar onbinlerce işçi çalıştırarak Piramitleri yaptırıyorsa bu işte bir iş var denmeli.