but1
   
   
  KOPLO ÜSTADLARINDAN KUTSAL KİTAPLARINA SOKTUKLARI, TURUVA ATI HİKAYESİ..
   
 

 

   
     
  BABİL KRALI EVİL MARODAK / NİMROD / MARDUK, GÖK KRALİÇESİ SEMİRAMİS'İN OĞLU....Marduk adı, Babil kentini kuran Nimrod'dan gelmiş olabilirmiş. Babil kralları aynı zamanda kendileri de bir tanrı olarak görülür ve tanrılarının adlarını taşırlarmış. Baal, Babil'de, Babil'in baş tanrısı olan Marduk olarak ortaya çıkmış. Baal adı aynı zamanda Merodak / Nimrod / Marduk'muş. Tanrılaştırılmış Nimrod olan Marduk, Gök Kraliçesi olarak kabul edilen Semiramis'in oğlu olarak kabul edilmiş.

Baal'in sembolü AY -Hilal- imiş. Babil tanrıçalarından Tammuz'un simgesi ise GÜNEŞ imiş. ("GÜNEŞE SARILMIŞ "AY'ı" -Hilal- AYAKLARININ ALTINA ALAN, BİR KADIN GÖRDÜM" DİYENİN, Marduk, İnanna, Gök Kraliçesi esinlemeleri yaptığı daha iyi anlaşılıyor) Kitaplarında düşman olarak gösterilen Baal, şu tanıtımla anlatılıyor.

Esinleme / Vahiy.....12:1 Gökte olağanüstü bir belirti, güneşe sarınmış bir kadın göründü. Ay ayaklarının altındaydı ve başında ON İKİ yıldızdan oluşmuş bir taç vardı.--

Baal'ı düşman edinenlerin torunları / Atalarını yalancı çıkartmamaya çalışanlar, ON İKİ YILDIZLI kadın tasvirini kendilerine ait bulanlar, "AY" (Hilal) olarak, "AY'ı"temsil eden olarak gördükleri İSLAM ÜLKELERİNİ AYAKLAR ALTINA ALMIŞ EZİYORLAR. ON İKİ yıldızlı Avrupa birliğinin bayrağı ve ezilenler

Semiramis, Gök Kraliçesi ve kutsal anne olarak görülen bir tanrıça, oğlu Marduk'ta tanrıçanın oğlu olması nedeniyle Babilliler tarafından tanrılaştırılmış / tanrı olarak kabul edilmiş. (Hıristiyanlar da bu modeli Meryem ve İsaya uygulamışlar. Hıristiyanlığın ilk yıllarında olmayan ama ilerliyen yıllarda dinin içine sokulan, "Kutsal Anne" inancının kaynağı bu Pagan kabulüymüş )

Semiramis'in GÖK KRALİÇELİK yakıştırması ile (kucağındaki Nimrod/ Marduk) KUTSAL ANNE kabulü daha sonraları, Hıristiyanlar tarafından Meryem' e (kucakta İsa) yorumlanmış ve ibadetlerde yerini almış. (İsis, Osiris ve Horus gibi)
   
  HIRİSTİYANLARIN, MERYEM'İ GÖK TANRIÇASI HALİNE GETİRMELERİNİN İŞLENDİĞİ "GÖK KRALİÇESİ" SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ
   
  Evil Marodak / Nimrod / Marduk Babil tanrısı olarak kabul edilmiş. MARDUK, kutsal soydan gelen, Tanrıça Semiramis'in oğlu olarak M.Ö. 562 yılında Tahta geçmiş. M.Ö. 560 yılında Tanrı olarak hükümdarlığına devam ederken, Evil-Merodak kendisini DİNSİZLİKLE suçlayan, "dini saptırdı" diyen, "Tanrımıza ihanet etti" diyen, TANRIMIZDAN YÜZ ÇEVİRDİ diyen DİN ADAMLARI tarafından öldürülmüş. Marduk'u kimler öldürmüş? Tanrımızdan yüz çevirdi diyen DİN ADAMLARI / RAHİPLER öldürülmüş.

Marduk'un eniştesi, Nergal-şar-Uşur'un tahta geçmiş ve 4 yıllık saltanat sonucun da ölmüş. Nebukadnessar soyundan olan bir oğulda, 9 aylıkken öldürülür. Böylece Tahta geçebilecek, Nebukadnessar soyundan hiç kimse kalmaz. Tahta; Harran'lı RAHİP ailesinden NABUNAİD (Nabonidus) isimli biri Babil'in son Kralı olarak geçmiş. Belşassar / Belşazar diye bir Kral Babil'de hüküm sürmemiş.

(Nabunaid'in oğluydu, o yokken yerine bakıyordu, amca çocuğuydu, tahtın yanında duruyordu gibi izahatlar, "her harfi Tanrıdan" dedikleri kitapların, "kul sözleri" olduğunun, anlaşılmaması için sarfedilmiş ifadeler..Tüm gayretleriyle, kitaplarındaki ismi doğrulama adına, Arkeolojik buluntuları anlatırken bile kitaplara bağlı olanlar tarafından Belşazar / Belşassar ismi ekleniyor.
"Kral oğlu Belşazar" tanımı yerine "Belşazar'ın babası Kral Nabunaid" tanımı kullanarak, Belşezar ismi öne çıkarılmaya, tarih içinde bir yer işgal etmiş önemli bir şahsiyet olarak gösterilmeye çalışılıyor.
Örtme, yaldızlama adına yapılan bu eylemler sırf Daniel'in anlattığı olayın doğruluğunu "sandırabilme" adına yapılıyor. İnsanların imanına bir kazanÇ sağlaması amacıyla değil. Çünkü; Kral ismi tutmazsa, OLAYIN İNANDIRICILIĞI, DANİEL'İN BİLİCİLİĞİ, KİTABIN GÜVENİLİRLİĞİ YOK OLUYOR.
"Belşezar'ın babası Kral Nabuaid" tanımı bile Kralın, Belşazar değil Nabuaid olduğunu ispatlıyor.)

Belşazar için "Nebukadnessar'ın torunu" denmesi bile, kutsal metin yazarının Belşazar konusunda bilgi sahibi olmadığı, onun döneminde dahi bulunmadığını gösteriyor. Nabukadnessar soyunun Neriglisser ile bittiğini, yerine Harranlı Rahip Nabunaid'in geçtiğini bilmeyecek kadar, yaşadığı zamandan haberi olmayan ve "Saray erkanındandım, BAŞ SİHİRBAZDIM, BAŞ KAHİNDİM, BAŞ BİLİCİLİK MAKAMINDA BEN VARDIM" diyen, BİR ZAT-I MUHTEREM. İçinde bulunduğu, yaşadığı sarayda olup biteni bilmeyen ama geleceğe don biçip, gayp haberleri verdiği söylenen kutsal metin yazarı.

Daniel.............5/22 ‹‹Ama ey sen, onun torunu Belşassar, bunların hepsini bildiğin halde alçak gönüllülüğü benimsemedin..

Gerçi Babil civarında dolaşanlarda böyle bir gariplikler hep gözüküyor. Zerubbabil olayında da kimi Şatiyel, kimi Pedaya oğlu derken, Hagay İsrail tanrısına, Şatiyel'in torunu diye seslendirtmişti.

1 Tarihler......3:19 PEDAYAnın oğulları: ZERUBBABİL, Şimi. Zerubbabilin çocukları: Meşullam, Hananya ve kızkardeşleri Şelomit.
Ezra.............3:2 Yosadak oğlu Yeşu ve kâhin olan kardeşleri, ŞEATİEL oğlu ZERUBBABİL'le kardeşleri İsrailin Tanrısının sunağını yeniden kurdular. .......
Hagay...........1:12 ŞEATİELin torunu ZERUBBABİL, Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşu ve sürgünden dönen halkın tümü Tanrıları RABbin sözüne,.........
   
 
   
  BABİL SÜRGÜNÜNDE BİTEN KUTSAL DAVUT SOYUNUN İŞLENDİĞİ "ZERUBBABİL ve DAVUT SOYU" SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
   
 
   
  İŞTE ONLARDAN BİR ÖRNEK. KRAL NABUNAİD (Nabonidus) tanımı yerine, ön takı haline getirilen (kutsal kitapları adına) BELŞAZAR ilavesiyle; BELŞAZAR'ın BABASI ve SON KRALI NABUAİD tanımının kullanılması. Böyle bir tanımla kitaplarını korumuş oluyorlar. Belşazar isminin "KRAL OLARAK" doğru olduğunu zannettirmeyi sağlamış oluyorlar.

Bu ilaveleriyle durum şöyle ifade edilebilir. Babil'in SON KRALI BELŞAZAR'IN BABASI olan, Babil'in SON KRALI NABUAİD idi. Darius'tan iki önceki Pers Kralı olan Koreş veya o yıllarda 12 yaşlarında olan, 62 yaşındaki Darius o gece ansızın gelerek Babil'in son Kralı Nabuaid'in oğlu olan, Babil'in son Kralı Belşazar'ı öldürdü. Bu sözleri nakleden bilici / Tanrı adamı Daniel, Aslanlı kuyudan, ve cehennemi fırından sağ olarak çıkmıştı.
   
 
   
 

Kralı öldürecek kadar TANRILARINA BAĞLI OLAN BABİL'li RAHİPLER, TAHTIDA ELE GEÇİRMİŞLERKEN, HİÇ SARAYLARINDA, ŞEHİRLERİNDE, KENDİLERİNDEN OLMAYAN, EDİNDİKLERE TANRILARINA RAKİP, İSRAİL TANRISINA AİT DİNİN YAYILMASINA ve YAŞAMASINA izin verirler mi? İzin verirlerse RAHİPLİK YAPACAKLARI toplulukları kalır mı? Tanrı edindikleri bu duruma bozulmaz mı? Sadece, Yahudilerin edindikleri Tanrı mı kıskanç olan?

Sin Tanrısına tapan rahipler, Marduk tanrısına tapan, "ben Marduk'um" diyeni öldürmekten kaçınmaz durum sergilerlerken, Daniel ve arkadaşlarının yükselmelerine göz yummalarının tek sebebi olabilir, o'da, onları diledikleri gibi yetiştirmiş olmalarıdır. Daniel, Nehemya, Ezra, Hezikiel, Ester gibi isimleri kendilerinden görmelerindendir.Taptıkları SİN TANRISINA tabi olmalarındandır, Sin tanrısına zarar vermeyecek olmalarındandır.

Tahta son kral olarak KAHİNLERDEN birinin geçmeside onların saray çevresindeki güçlerini gösterir. Halk tarafından sevilmeyen, Kral Nabukadnessar soyundan gelmeyen Harranlı rahip tahta geçebiliyor ve Koreş'in gelişine kadar ONSEKİZ yıl iktidarda kalabiliyorsa, onların saray çevresinde ellerinde tututukları gücü düşünün. (siz bakmayın Daniel'İn ikide-bir Belşazar'a atan Nebukadnessar dedirtmesine hiç bir soy sop ilişkileri yok. Nabuaid Harranlı rahip. Bizlere hiç yabancı gelmeyen entrikalar, komplolar sonucunda Krallar öldürülüyor, çocukları yok ediliyor ve HARRANLI RAHİP tahta geçiyor. Ama Daniel ve arkadaşları yine sarayda baş tacı olarak kalıyorlar.)

Krallarını din yüzünden, Tanrıları için öldürenler, Yahudilerin inançlarını yaşamlarına imkan tanımış olabilirler mi? İsrail tanrısına bırakın saygı duymayı, onun isminin anılmasına izin verirler mi? Daniel ve arkadaşları öyle RAHİPLERİN KRAL olduğu yerde, İsrail Tanrısına tapınmayı bırakın, ismini anmış olabilirler mi? Tanrı olarak gördükleri, İsrail Tanrısı bu süreç içinde "nerede benim konutum?, hani buhurum?" diye bir soru iletiyor mu? İsrail Tanrısıyla ilişkide olsalardı, "belki böyle görünümler aldık" diye kitaparına da yazarlardı?

Sanki, İsrail Tanrısı olarak lanse ettiklerinin, sadece ismi ellerinde kalmak üzere, sürgünle birlikte unuttular / terk ettiler. Yada yaratılmış varlık olan, Tanrı dediklerin de ömrü, sürgün dönüşünü görmeye yetmedi.

Kaşer örneği, Dinlerinin; Babil tanrılarına/ Babil inançlarına kaymadığını zannettirmek için satırlar arasına yerleştirilmiş ifadeler. Din içi adetleri sanki imanlarının kanıtı olarak göstermeye çalışanların ortaya sürdükleri cümleler. Dinler sadece Kaşerden mi ibaret? Kaşer yeme ama Krala SİHİRBAZ, FALCI olarak görevini devam ettir, SAKİLİK yap, üstün hizmetlerinden dolayıda Bakan ol. Ama Tapınağından çalınmış eşyaların hiç birini de alama. Satırlara ve olaylara bakın tarihler arasında kopukluklar olduğu kendiliğinden anlaşılıyor. Tüm satırlar olaylar olduktan çok sonraları yazılmış olmalı ki, tarihlerde, ülke adlarında ve Kral isimlerin de hatalar yapılmış.

Pers'liler Babil'i aldığı zamanda, Babil bakanı muamalesi yerine sürgün muamelesi gördü. (Bakan olsaydı elbette o da ölenler yada sürülenler arasında olurdu). Putperes başka Kralın hizmetine gir. Aynı zamanda da kutsal kitap yazarı ol.

Daniel.............5/29 Belşassarın buyruğu üzerine Daniele mor giysi giydirilip boynuna altın zincir takıldı ve ülkede üçüncü önder ilan edildi.
Daniel.............5/31 ALTMIŞ İKİ yaşında olan MEDLİ DARİUS krallığı eline geçirdi.
Daniel.............6/1 Darius bütün ülkeyi yönetecek yüz yirmi satrap atamayı uygun gördü.
Daniel.............6/2 Bunların başına da biri DANİEL olmak üzere ÜÇ BAKAN atadı. Krala zarar gelmemesi için bakanlar satraplardan hesap soracaklardı.
Daniel.............6/3 ... olağanüstü ruh sayesinde DANİELl öbür BAKANLARDAN satraplardan ÜSTÜN olduğundan, kral onu BÜTÜN ÜLKENİN BAŞINA atamayı tasarlıyordu..

Sonra, Darius ile Koreş'i karıştır, sonra Babil Krallarını karıştır, sonra Darius'u 62 yaşında ilan et ve Babil'i aldırttır, sonra "Koreş zamanında işlerim iyi gitti" diyen ve adeta insanlarla alay eden sözlerini kitabının içine al, sonra kendi yaşadığı zamanlardaki olayları bilemediğine bakmadan "BEN BİLİCİYİM" de. Tüm bunların sonunda da kuyuya attığın taşın peşine takılan milyonlarca insan, "kuyudan nasıl çıkacağım" etabında bekliyor olsun.

   
 

Daniel gibi ÖĞRENMEYE YETENEKLİ gençlerin seçilmesinin nedeni kendi dinlerini öğretmekten başka ne olabilir. Daniel, o meşhur duvardaki yazıyı okuma yeteneğini nereden kazanmış olabilir? Bilicilik eğitimini verenler kendi ifadeleriyle Babil rahipleri, Babil'li bilgeler değil mi? Öğrenmeye yetenekli gençler seçiliyorsa, ortada gençlere bildiklerini öğretecek bilge kişilerde var demektir. Rahipler ve de onların yaydığı bir inanç sistemi ve bu inanç siteminde tapılan, en az bir Tanrı var demektir.

Harran kökenli SİN TANRISI inancıyla, Kraliyet / Babil kökenli MARDUK TANRI inancı arasında alabildiğine mücadelenin sürdüğü yerde, herkez kendi öğretilerinin yaşamların bir parçası olmasını ister.

Bu tür mücadeleler içinde Daniel'in atandığı yere bakın. Öğrendiği, yaptığı mesleği gereği, SİHİRBAZLARIN, YILDIZBİLİMCİLERİN, FALCILARIN başkanlığına atanıyor. Yani usta bir sihirbaz / göz boyamacı ve falcı / gayp habercisi. İmanın yasak ettiği tüm özellikler onda buluşmuş halde.

Daniel.............1/20 Kral bilgelik ve anlayışla ilgili konularda onları sınadı ve DÖRT GENCİ ülkesindeki bütün SİHİRBAZLARDAN, FALCILARDAN on kat üstün buldu.
Daniel.............5/11 Ülkende kendisinde kutsal ilahların ruhu bulunan biri var. .... Atan Kral Nebukadnessar onu SİHİRBAZLARIN, YILDIZBİLİMCİLERİN, FALCILARIN başkanlığına atadı.
Daniel.............5/12 Kralın Belteşassar diye çağırdığı Daniel olağanüstü bir ruha, bilgiye, sağduyuya sahiptir.... Danieli çağırt, yazının ne anlama geldiğini o sana söyleyecektir.››

Krallarını öldürmekten çekinmeyen insanlar, İsrail Tanrısını ve yasayı çok iyi bilen, kahin bilge insan EZRA'nın, Nehemya'nın;
hemde saray içinde, hemde krala çok yakın olarak, hemde onlara göre sapkın bir dinin yapıcıları olarak, hemde İsrail Tanrısı ie sürekli görüştükleri halde yaşamalarına izin verirler miydi? Eğer yaptıkları ve yaydıkları, Babil inançlarıyla aynı şeyler olduğu sürece, Babil TANRILARI yarararına faaliyetlerde bulundukları sürece, Babil, Marduk, Sin dinlerini yaydıkları süresince, Babil Tanrılarını mutlu ettikleri süresince neden olmasın?

Yada Zerdüşlükte dahil, onların inançları çerçevesi içinde "DÖNMELİK" eylemlerini gerçekleştirerek kaldılarsa elbette onların içinde yaşamlarını sürdürebilirlerdi. Sürdürülerdi de böyle insanların, "her harfi Tanrıdan" diye iddia edilen, insanlara kurtuluşun anahtarı olarak sundukları, "kutsallarımız" dedikleri kitapların içinde sözlerinin, bölümlerinin işi ne?

Nehemya.....1:11 Ya Rab, bu kulunun, adını yüceltmekten sevinç duyan öbür kullarının dualarına kulak ver. Beni bugün başarılı kıl ve kralın önerimi kabul etmesini sağla.›› O günlerde kralın SAKİSİYDİM
Nehemya.....2:1 Kral Artahşastanın krallığının YİRMİNCİ yılı, Nisan ayıydı. Krala getirilen ŞARABI alıp kendisine sundum. O güne kadar beni hiç üzgün görmemişti.

DÖNMELİK etabı sonunda, gelinen noktaya tamamen geride dönüş yapılamaması için, yeni din anlayışlarını ortaya koyan BABİL TALMUD'unun ortaya koyulması esasında herşeyi anlatmıyor mu? Kudüste uyulan, kanunların, kuralların, ritüellerin, tören davranışlarının, tapınmaların, itikatarın ..vb.. geçersiz ilan eden Babil Talmud'unu öne sürmeleri "YAPILMIŞ OLAN DÖNMELİK'ten tekrar geriye DÖNÜLMESİNİN ÖNÜNE SET ÇEKEBİLMEKTİ.

Babil'e gidildiğinde, alışkanlıkları gereği DÖNMELİK yapılmış ama geriye geldiklerindede eskiye tam olarak DÖNÜLMEMESİ içinde yeni Talmud'lar, yeni kitaplar, yeni peygamberler ortaya sürülmüştür. Elbette Tanrı ismi korunmakla birlikte, çizdikleri İsrail Tanrısı profilini de etkilemişti.

" YENİSİNİ GETİRDİK ESKİSİ HÜKÜMSÜZ OLMALI" denildiyse, MUTLAKA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER OLMALI. Yoksa ESKİ ANTLAŞMA --YENİ ANTLAŞMA tanımları kitapta yer alır mıydı?

"Yeni antlaşma, eski antlaşma gibi olmayacak" izahatları hemen sürgün öncesi Yeremya bölümünde yer alır mıydı?

Ezra'nın hocasının yazmanlığını yaptığı, "Yeremya söyledi hepsini ben yazdım" diyen, "Yeremya'nın sözleri burada bitti" diyen, "Yeremyanın söylediklerini ve birçok benzeri şeyleri ekledim" diyen Baruk'a ait sözlerin, yer verildiği kitapta yeni anlaşma lafları yer alır mıydı?

Yeremya'nın ölümünden 26 yıl sonra olan olayların pervasızca işendiği kitaplarda, yeni antlaşma lafları, "İsrail Tanrısı bu değişiklikleri sürgün öncesi zaten bildirdi" kılıflarına ön hazırlık amacı taşımasaydı aralara sıkıştırılır mıydı?

   
 
 

 

 
   
  Sürgün teşvikcisi Yeremya kitabında bu izahatın bulunması yapılan değişikliklerin ön açıklaması değil midir? Tanrı zaten haber vermişti, İsrail Tanrısı sürgün öncesi yeni antlaşma müjdelerini bildirmişti açıklamaları olarak Yeremya kitabında yerlerini almışlar.

Yeremya.......31:31 «`İSRAİL HALKIYLA ve YAHUDA HALKIYLA YENİ BİR ANTLAŞMA yapacağım GÜNLER geliyor' diyor RAB.
Yeremya.......31:33 ‹‹Ama o günlerden sonra İSRAİL HALKIYLA yapacağım ANTLAŞMA şudur›› diyor RAB, ‹‹YASAMI içlerine yerleştirecek, YÜREKLERİNE yazacağım. BEN ONLARIN TANRISI olacağım, onlar da BENİM HALKIM olacaklar.


Aynı kalıbı Oğul Tanrıcılarda Yeni Antlaşma dedikleri kitaplarında kullanarak, yeni inanaç sistemlerinin temellerini atıp, inançlarının kaynağını işaret etmişlerdir. PÖRSÜMÜŞ OLANDIR tanımı içinde bir tarifle kitaplarının içinde yer bulabilir miydi? Bu anlayışı devam ettiren Yeni Ahit'te de benzer sözler var..Her halde yeni bir antlaşma yapmaya karar verirlerse adını, "Yepyeni Ahit" koyarlar. Belki de içine girmekle kalmayıp doyasıya yaşayacaklarını sandıkları çağa, uygun olsun diye antlaşmalarının adını "ALTIN AHİT" koyarlar..

İbraniler .......8:7 Eğer o ilk antlaşma KUSURSUZ olsaydı, ikincisine gerek duyulmazdı.
İbraniler .......8:8 Oysa HALKINI kusurlu bulan TANRI şöyle diyor: «`İSRAİL HALKIYLA ve YAHUDA HALKIYLA yeni bir ANTLAŞMA yapacağım GÜNLER geliyor' diyor RAB.
İbraniler .......8:13 Tanrı, «YENİ BİR ANTLAŞMA» demekle ilkini ESKİMİŞ saymıştır. ESKİYEN ve KÖHNELEŞEN, ÇOK GEÇMEDEN YOK OLUR.
   
   
 

Garibim Daniel, herşeyi bol bol karıştıran bir şahsiyet olarak burada da, Babil kralı Belşazar isminin öne çıkmasını arzu etmiş olabilir. Tabii ki! Belşezar diye biri var olmuşsa!. Babil'i alan Pers kralını nasıl karıştırdıysa nasıl onlara yer değiştirtiyse, burada da Babil kralını kendisine verildiğini / takıldığını söylediği isimden esinlenerek kullanmış yada değiştirmiş olmalı.

Daniel.............1/7 Saray görevlilerinin yöneticisi onlara yeni adlar koydu. Daniele Belteşassar, Hananyaya Şadrak, Mişaele Meşak, Azaryaya Abed-Nego adını verdi.

Pers'lilerin, Babil'i işgalleri sırasında Pers tahtında olmayan ve ancak 12 yaşlarında olan ve tahta geçmesi için daha 14 yıl daha beklemesi gereken Darius'a, Babil'i aldırıp kendisinide eyaletlerden sorumlu ama en değerli Bakan makamlarına oturtturan, Daniel'in yazılarından hayır mı beklenir.

Yada isteyerek yerlerini karıştıranın ve bunları "Tanrı sözleri" diye "Tanrı'dan geldi" dedikleri kitaplara dahil ettirenin ve o sözleri "Tanrı sözü" kabuluyle, "her harfi Tanrıdan" denilen kitaplar külliyesi içine alan derlemecilerin ve onlara ait olduğu bilinen vaadlerinin hangisine inanılabilirde, Aslanların ve yanına yaklaşanları bile yakan alevlerin içine giden yolda gönüllü olunabilir / o yollara nasıl girilebilir?

Yalan söyleyenlerin, olayları saptıranların, ilahi katta sözlerinin geçerli olabileceğine nasıl ihtimal verilebilir? Daha çok Tanrı saygısını ve güvenilirliğini yok etsinler diye, sürekli görünümlerle, yaşadığı devri bile bilmeyen yazarlara, mucizevi destekler verildiği düşünülebilir?

Tabii olduğu, hergün saygılar sunduğu kralını bilmeyenin, yarını bilmiş olması mümkün mü? Tahta oturmamış Krala / olmayan Kral'a fetihler yaptırıp, makamlar uyduran hiç bir şeyi doğru söylememiştir. (Uzun kış gecelerinde, soba başlarında anlatılan Kaf dağı masallarına dönmüş. Yada çocukluğumuzda masallardan önce sürekli söylenen ama saçmalığını bir türlü algılayamadığımız masal giriş tekerlemelri gibi."Ben anamın beşiğini tıngır-mıngır sallarken...")

Daniel bununla da yetinmemiş, Babil işgali sırasında ONİKİ yaşlarında olan Darius'u, ELLİ yaş ilavesiyle ALTMIŞ İKİ yaşına getirmeyi uygun görmüş. Üstelik M.Ö. 550 yıllarında Pers kralı Koreş'in saldırısıyla yıkılan Med devletini hala var göstermiş. Darius, 28 yaşında tahta geçmeden 27 yıl önce yıkılan bir devlet. (M.Ö. 858 - 549/50

Daniel.............5/31 ALTMIŞ İKİ yaşında olan MEDLİ DARİUS krallığı eline geçirdi.
Daniel.............6/1 Darius bütün ülkeyi yönetecek yüz yirmi satrap atamayı uygun gördü.
Daniel.............6/2 Bunların başına da biri DANİEL olmak üzere ÜÇ BAKAN atadı. Krala zarar gelmemesi için bakanlar satraplardan hesap soracaklardı.
Daniel.............6/3 ... olağanüstü ruh sayesinde DANİELl öbür BAKANLARDAN satraplardan ÜSTÜN olduğundan, kral onu BÜTÜN ÜLKENİN BAŞINA atamayı tasarlıyordu..

DARİUS'a, ALTMIŞ İKİ yaşında Belşazar'ı yendirerek Babil'i ele geçirten her şeyi bir birine karıştırmış demektir. Koreş yerine Babil alındıktan 16 sene sonra, 28 yaşında tahta geçen Darius'a, Babil'i hemde 64 yaşında aldıran adamın biliciliğine güvenerek;

Dünyada olan olayların Tanrısal olduğunu zannedenlerin,
Ahiret yaşamlarını garantiye alanların (öyle sananların),
Yaşam ağacından bol bol yiyeceğini sananların,
Dünyadaki maddesel zenginlikler içinde sonsuz yaşam süreceğini hayal edenlerin,
Din gününden kurtuluş ümitlerini söz konusu kitaplardaki bir takım "vaad vari" sözlere bağlayanların,
Argemeddon veya benzeri savaş hazırlıkları yapanların,
Dünya'da döktükleri kan, yaptıkları zülüm, yetmezmiş gibi, yenilerini planlayıp sırayla devreye alanlara ödül olsun diye MESİH geleceğine dair yorumları kitaplardan çıkartanların,
Çelişkiler, yalanlar, sallamalar dolu kitaplardan yorum çıkartanlara güvenerek, Mesih projesini destekleyip kendisini iman dışı ellere teslim edenlerin
Argemeddon savaşında gökten gedi denilerek, Mesih adı altında ortalığa sürülecek olanın kendilerini kurtaracağını sananların,
Tanrı adını kullanarak bunca yalanı, yanlışı ardarda sıralayıpta Argemeddon savaşından galip ayrılacağını umanların,
"Tanrı imanını" bırakın, "Tanrı saygısını, korkusunu" içinde barındırmayanların savaş sonrası, Atın Çağa gireceğini sananların,
İlahi hiçbir değeri olmayanların galip gelerek, Altın Çağa gireceklerini sanarak, Vahdet'i Vücudcuların / Varlık birlikcilerinin peşlerine takılanların,
"ALLAH'A" (HAŞA) KAFA TUTARAK AYAKTA KALABİLECEKLERİNİ SANANLARIN,
Din gününde / hesap gününde söz sahibi olabileceklerini zannedenlerin,
Hesap vermeden takipcileri oldukları şeytanla birlikte kurtulabileceklerini hayal edenlerin,
Din gününden sonra ölümüde yok ederek dünyasal yaşamda kafalarına göre sonsuz yaşam sürebileceklerine inananların,
Argemeddon (EĞER OLURSA) savaşı sonrası gidecekleri adresleri şimdiden tahmin etmek hiçte zor değil.

   
  ENEL-HAK, TEK ve BİR, TEK ve BİRİCİK VARLIK BİRLİĞİ GÖRÜŞLERİNİN YER ALDIĞI "VAHDET-İ VUCUT" SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
     
  İMAN ÇITASI NEDİR? NİSA SURESİ 136. AYETTE Kİ;"EY İMAN EDENLER, İMAN EDİN " ÇAĞRISI İLE İLGİLİ YAZIYI BU SAYFADA OKUYABİLİRSİNİZ.
     
  VAAD'cinin ÇAĞRISINA TARAFTAR TOPLAYANLARIN İŞLENDİĞİ "DİYALOĞUN TELLALLERİ ve MİSYONERLERİ" SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
     
  SİNAGOG, BOZGUNCU GOG / YECÜC, MAGOG ve ŞEYTAN DOSTLARI KONUSUNUN İŞLENDİĞİ "SİNA & GOG" SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
     
  DECCAL İÇİN (Müslümanlara hitap edecek şekilde) BELİRLEDİKLERİ ÖZELLİKLERİN İŞLENDİĞİ "DECCAL ve MESİH" SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
     
  VAAD'cinin BÜYÜK ÖDÜLÜ ALTININ GEÇMEDİĞİ, KURTLA KUZUNUN KARDEŞ OLACAĞI "ALTIN ÇAĞ" SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
     
  İnsanlar günah ve sevaplarıyla Ahiretteki yaşamlarında hak ettikleri yerlere gidecekler. Dolaysıyla kimse gideceği yeri şimdiden kestiremez. Ama bunların hayallerini kurdukları, Ahiret umutlarını bağladıkları insanların, ÖNDER DEDİKLERİNİN saçmalıklarını görünce, günah ve sevap ayrımına kalmadan gidecekleri adreslerinin belli olduğu anlaşılıyor. Binecekleri geminin, dönüşü olmayan yolculuğunda gideceği liman adresi, bordosunda zaten yazıyor. Bunun için ne kehanete ihtiyaç var, nede kahin olmaya.
   
 
Daniel / ünlü kum falcısı / ünlü bilici Koreş ve Daryus'u, saltanat yıllarını, Babil'in düşmesini karıştırdığı yetmiyormuş gibi, Tanrı sözü dediği kitaba ne kadar umursamaz olduklarını ortaya koyarcasına / Tanrıyı oynadıklarını gösterircesine.. birde KOREŞ ZAMANINDA İŞLER iyi gitti diyor.

Koreş, Darius başa geçtiğinde zaten ölmüş. Darius 62 yaşındayken zaten ortada ne Koreş, ne Babil devleti var. Gel de! şimdi ünlü bilicinin, ispatı mümkün olmayan kehanetlerine inan. YAŞADIĞI DEVRİ, KRALI, DÖNEMİ BİLMEYENİN HANGİ SÖZLERİNE İNANILIR.

Daniel.............5/31 ALTMIŞ İKİ yaşında olan Medli Darius krallığı eline geçirdi.
Daniel.............6/28 Böylece Darius'un ve Persli Koreş'in krallığı döneminde Daniel'in işleri iyi gitti.

Persli Daniel Babil'i aldıysa, Daniel'in Kral Koreş zamanında işleri iyi gitmiş olamaz. Neden derseniz? Darius Babil Kralı olduğunda zaten Koreş sekiz senelik ölü konumunda. Hem Darius'a Babil'i aldırıp, hemde Koreş zamanında işlerinizi yolunda tutamazsınız. Üstelik bu yolunda iş yürtme eyleminizi, ALTMIŞ İKİ yaşındaki Darius'a Babil'i aldırıp, ölümünün 40 yılına ulaşmış olan Koreş'i diriltip hiçte gerçekleştiremezsiniz.
   
 
   
 


Darius'un 62 yaşında olduğu yıllarda Daniel'de; 137 yaşında oluyor.
M.Ö. 550 + 62 = M.Ö. 488 Darius'un 62 yaşında olduğu yıl. Bu yılda ise Daniel'in yaşı M.Ö. 625 - M.Ö. 488 = 137 oluyor.

Aynı noktadan hareketle, Daniel'in ünlü SAYININ "70" olduğunu anlama yılı var

SÜRGÜN BİTİMİNDEN TAM 17/50 SONRA DANİEL, YERAMYA'NIN SÖYLEDİĞİ SAYININ "70" (YETMİŞ) OLDUĞUNU ANLIYOR.

Daniel.............9/1 Medli Ahaşveroş oğlu Darius KİLDAN Kralı oldu. Krallığının birinci YILINDA ben Daniel, RABbin Peygamber Yeremyaya bildirdiği SAYININ yetmiş olduğunu KUTSAL YAZILARDAN ANLADIM

Darius M.Ö. 550 doğumlu olduğundan ALTMIŞ İKİ yaşına geldiğinde yıl M.Ö. 488 olur
Darius'un krallığının 1. yılında yani; M.Ö.538- M.Ö. 488 = 50 yıl sonra.....Sürgün bitiminden tam 50 yıl sonra.

Daniel'de bu durumda, 20 yaşında sürgüne gittiği kabul edilirse; M.Ö. 606 - 488=118 + 20 = 138 yaşlarında oluyor

Daniel'in bakan oarak atandığı yıl da mecburen 137 yaşında olduğu bu yıllar oluyor. (M.Ö. 550doğumlu Darius'un Arkeolojik verilere göre M.Ö. 522 - 486 yııların da hüküm sürüyor.) Bu mantıktan hareket ettiğimizde, Darius'un ALTINCI yılı Adar ayında açıldı denilen tapınakta, Darius'un İKİ yılı dünyasal yaşamındaki Krallığını, DÖRT yılı da ölüler diyarındaki Krallığını kapsıyor olsa gerek.

Ezra..............6/15 Tapınak Kral DARIUS'un krallığının ALTINCI yılı, Adar ayının üçüncü günü tamamlandı.


Yeremya, o meçhul SAYIYI ömrünün SON YILINDA bile sarfetmiş olsa, Daniel'in bu sayının ne olduğunu anlaması M.Ö. 587- M.Ö.488 = 101 yıl sonra olabiliyor.
Sürgün bitiminden 50 yıl, Tapınak inşaasına başlanmasından 34 yıl sonra, SAYININ 70 olduğunu anlıyor ve Daniel'in görünümüne gelen Cebrail'de 70 HAFTA YORUMUNU YAPIYOR
.
Daniel.............9/21 daha dua ediyorken, önceden görümde gördüğüm adam -Cebrail- akşam sunusu saatinde hızla uçarak yanıma geldi.
Daniel.............9/22 ‹‹Daniel, sana anlayış vermek için geldim›› diye açıkladı,

Yeremya herhangi bir sayı söylemiş olsaydı; Daniel, SÜRGÜN BİTİMİNDEN 50 YIL SONRA "SAYININ 70 OLDUĞUNU ANLADIM" demez, sürgün biter bitmez, yani (Arkeolojik tarihle) M.Ö. 538 yılında, "YEREMYA 70 YIL DEMEKLE TANRI SÖZÜNÜ İLETMİŞ, TANRI YANILMAZ" derdi

   
  DANİEL'in, YEREMYA'nın "SAYININ 70" OLDUĞUNU ANLAMASI ve YORUMLAMASININ İŞLENDİĞİ "DANİEL ve 70 SAYISI" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
   
  NEBUPOLASSAR M.Ö. 625 - 605
NEBUKADNEZAR M.Ö. 605 - 562

EVİL MERADOK / Avil MARDUK M.Ö. 562 - 560
NERİGLİSSAR / Nergal-shar-usur M.Ö. 560 - 556
NABUNAİD (Nabonidus) M.Ö. 556 - 539
 

Daniel kitabı, hangi "EL" tarafından ne zaman yazılmıştır bilinmez ama hiç bir kaynağa dayanaksız atmışlar yada atma eylemi ile başka birşeyi işaret etmişler. Yaşanmış olayları doğru dürüst nakledemeyenler yada nakletmeyenler gördüm dedikleri ve hiç şahidi olmayan, kayıtları tutulmayan ESİNLENMELERİNİ nasıl olurda doğru bir şekilde ve dürüstce yazıya dökerler. Onlar öyle yapsa bile binbir çeşit planları olan, nesiller boyunca mesleklerini miras yoluya devralıp - devreden derlemecilere, yazdıklarını nasıl kabul ettirebilir.

Daniel, kutsal metin yazarı olarak sürekli Belşezar'dan bahsederken ona "ATALARINDAN" örnekler veriyor, Beşazar' "ATAM" dedirtiyor. "ATA" olarak sunulanda Nabukadnessar. Belşezar'ı Nabukadnessar soyundan göstermek istemesi bile, Daniel'in BELŞASAR'ın KRALLIĞINI SALLADIĞINI İSPAT etmeye yeterli. Belşazar'ı, Nabukadnessar'ın TORUNU demesi bile, yapılan tutarsızlıkların işareti olarak ortalıklarda duruyor.

Daniel.............5/18 ‹‹Ey kral, Yüce Tanrı atan Nebukadnessara krallığı, büyüklüğü, yüceliği, görkemi verdi.
Daniel.............5/22 ‹‹Ama ey sen, onun torunu Belşassar, bunların hepsini bildiğin halde alçak gönüllülüğü benimsemedin.

NEBUPOLASSAR........................................M.Ö. 625 - 605
NEBUKADNESSAR.....................................M.Ö. 605 - 562
EVİL MERADOK / Avil MARDUK...................M.Ö. 562 - 560.......... kendisini DİNSİZLİKLE suçlayan diyen RAHİPLER / DİN ADAMLARI tarafından öldürülmüş.
NERİGLİSSAR / Nergal-shar-usur................. M.Ö. 560 - 556...........Marduk'un eniştesi, Nergal-şar-Uşur'un tahta geçmiş ve 4 yıllık saltanat sonucun da ölmüş. Nebukadnessar soyundan olan bir oğulda yine rahipler tarafından öldürülünce, Nebukadnessar soyundan değil Torun, hiç kimse kalmaz. Cinayetleri işleyen, komploları düzenleyenlere kalan meydan, onlara Kral atama olanağını da verir.

Halkın sevmemesine rağmen tahta Harranlı bir aileye mensup olan Rahip NABUNAİD (Nabonidus) (M.Ö. 556 - 539) kral olarak tahta geçer. Ortalıkta Nebukadnessar'a ait bir soy kalmamıştır. Nebukadnessar soyu ile hiç alakası olmayan Belşazar'da Harran'lı Rahip NABUNAİD'in (Nabonidus) oğlu olabilir. (Arkeleoglar NABUNAİD'i, BELŞAZAR'ın BABASI KRAL NABUNAİD diye tanımlıyorlar

NABUNAİD (Nabonidus)................................................. M.Ö. 556 - 539 Pers Kralı Koreş Babil'i aldığında tahta olan Kral.

Soy-Sop konusunda ta! Adem'e, Ham, Sam, Yafet'e kadar uzanan ve kendilerine sanalda olsa kökler icad etmekte mahir olan, AHİT EHLİ'nin alışkanlıklarını bugünlerde de sürdürdüğüne bir örnek; İstanbul'un fethiyle yok olan ama icad edilen Bizans soyu için verilebilir.

   
  KENDİLERİNİ YENİ BİZANS ve TRABZON İMPARATORU ATAYANLAR İLE İLGİLİ "ÇAKMA PRENS ve İMP." SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
   
  HIRİSTİYAN ve YAHUDİLERE GÖRE; E&Y.AHİT KAYNAKLI YARATILIŞ SECERESİNİN İŞLENDİĞİ "ADEM - MİLAD KRONOLOJİ" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
   
  Soy sop konusunda o kadar MAHİRLER Kİ knedileri için özel kitaplar yazıp oralarda soylar icad etmekten geri kalmıyorlar.

Kendi soyları için M.Ö. 4000'li yıllarını uygun görüp bu tarihi Adem'in yaratılış tarihi olarak benimseyen, özel Tufan tarihleri saptayanların daldıkları HAYALLERİN ve kutsallarımız diye ortaya sürdükleri, "her harfi Tanrıdan" diye teminatlar verdikleri, uymayanlara "LANETLER VAR" dedikleri, ilave edenin ve çıkarana "LANETLER OKUNDUĞU" kitaplarında yaptıkları sallamaların derecesini gösteren, çok yakın tarihlerle ilgili iki kanıt.

Kitaplarında uydurma kronolojilerin olduğu ve bu uydurmaları, müze gezerken, belgesel izlerken, okulda öğrenirken, ansiklopedilere bakarken gören bir neslin TANRI konusundaki düşünceleri, okuduğu kitaplardaki ciddiyet kadar olabilir.
   
 
   
  Belşazar için "Nebukadnessar'ın torunu" denmesi bile, kutsal metin yazarının Belşazar konusunda bilgi sahibi olmadığı, onun döneminde dahi bulunmadığını gösteriyor. Nabukadnessar soyunun Neriglisser ile bittiğini, yerine Harranlı Rahip Nabunaid'in geçtiğini bilmeyecek kadar, yaşadığı zamandan haberi olmayan araştırmayan ve "Saray erkanındandım, BAŞ SİHİRBAZDIM, BAŞ KAHİNDİM, BAŞ BİLİCİLİK MAKAMINDA BEN VARDIM" diyen, BİR ZAT-I MUHTEREM. İçinde bulunduğu, yaşadığı sarayda olup biteni bilmeyen ama geleceğe don biçip, gayp haberleri verdirilen kutsal metin yazarı.

Saray erkanından ve Tanrı adamı olmasının kendisine sağladığı üstünlükle, ünlü bilici Daniel Babil'de ki durumu şöyle özetliyor; Nebukadnessar'ın TORUNU Babil'in SON KRALI BELŞAZAR'IN BABASI olan ama ASLINDA Nebukadnessar'ın hiç birşeyi olmayan, Babil'in SON KRALI NABUAİD idi. Darius'tan iki önceki Pers Kralı olan Koreş veya o yıllarda 12 yaşlarında olan, 62 yaşındaki Darius o gece ansızın gelerek Belşazar'ı öldürdü.
   
  Daniel döktürmeye devam ediyor. Duvardaki yazıyı okumakla kalmıyor, engin tarih bilgisini gözler önüne sererek, "her harfi Tanrı'dan" dedikleri kitaplarda kayıt altına aldırtıyor.

Daniel.............5/28 PERES: Krallığın İKİYE bölünerek MEDLERLE PERSLERE verildi.››

Babil'in alındığı yıllarda Med krallığı yıkılalı 12 sene olmuş. Eğer ünlü kahin herşeyi bilici Daniel yada onun adına metinleri yazanlar, "BABİL İKİYE BÖLÜNEREK PERS ve MEDLER ARASINDA PAY EDİLDİ" demeseydi, birbirlerinin devamı sayılan aynı ülkenin önceki ve sonraki "isimlerini kullanmış" diyebilirdik. Pers Kralı Koreş, Med hanedan soyundan gelen bir isim. M.Ö 550 yılında yenerek topraklarına kattığı, Medlerin Kralı'da akrabasıymış.

Ama Daniel, ünlü bilici kehanetteki ustalığını kullanarak, Babil'in, PERS ve MEDLER arasında İKİYE BÖLÜNECEĞİNİ, HER HARFİ TANRIDAN DEDİKLERİ KİTAPLARINDA haber veriyor. Bu kehanetlerle ilgili sözlerini de Tanrı ile irtibat kurmanın, TANRI ADAMI olmanın işareti, delili olarak kitaplarında gelecek nesillere sunuyor. Kendisinin hiç yanılmadığını, Tanrı katında makbul biri olduğunu kabul ettirebilmek için, sözde TANRISAL OLAN BİR YAZIYI ÇÖZMÜŞ EDASIYLA kayıt altına aldıttırıyor.

Yaşadığı devirden haberi olmayanın, tabi olduğı devleti bilmeyenin, DUVARDA YAZILMIŞ YAZIYI ÇÖZEREK OLACAK OLAYLARI HABER VERMESİ DÜŞÜNÜLEBİLİR Mİ? Evet düşünülebilir? EĞER YAZILARI KENDİ YAZDIYSA yada BİLGİSİ DAHİLİNDE YAZILDIYSA neden bilmesin?
 


   
   
  Aynı bilgiçlik edasını Nabukadnessar'a yaptığını söylediği yada birilerini yapmıştır diye kaleme aldığı bir bilicilik örneği daha var.Gökten bir ses Nabukadnessar'dan Krallığın alındığını ve hayvan yaşamı verildiğini söyler. Nedense bu sözü sadece ilgili şahıslar duyar.

Daniel...........4:31 Daha sözünü bitirmeden gökten bir ses duyuldu: ‹‹Ey Kral Nebukadnessar, krallık senden alındı.
Daniel...........4:32 İnsanlar arasından kovulacak, yabanıl hayvanlarla yaşayacaksın. Öküz gibi OTLA besleneceksin............ yedi vakit geçecek.››
Daniel...........4:33 Nebukadnessara ilişkin bu söz hemen yerine geldi. İNSANLAR ARASINDAN KOVULDU. Öküz gibi OTLA beslendi. Bedeni GÖĞÜN ÇİĞİYLE ISLANDI....
Daniel...........5:21 İNSANLAR ARASINDAN KOVULDU ve ona hayvan yüreği verildi....yaban eşekleri arasında yaşadı, öküz gibi otla beslendi, Bedeni GÖĞÜN ÇİĞİYLE ISLANDI

Büyük ihtimalle Daniel'den çok sonra kaleme alınmış olan bu satırlar, BABİL'in ASMA BAHÇELERİNDE YAŞAM SÜREN NEBUKADNESSAR'ın YAŞAM BİÇİMİNİ anlatıyor.

İnsanlardan kopan, onların giremediği, Dünyanın 7 harikasından biri kabul edilen, göklere uzanan katlara sahip olan, kuşların hayvanların yer aldığı, karısı (belki birazda bu nedenden dolayı Gök Kraliçesi denerek Tanrıça kabul edilen) Semiramis için yaptırdığı, Oğlu Tanrı Marduk'un (Anne tanrıça olursa) yeşilliklerin de oynadığı, Babil'in asma bahçelerinden bahsediyor olmalı.

O devirde çevresinde olanlarla dağarcıkları sınırlanmış İnsanlara; yaşamadığı, gözleriyle görmediği, aklının alamadığı, hayallerinin dar geldiği, tasavvur dahi edemeyeceği boyutlardaki yapıyı ve yaşam biçimini anlatılmışsa ve ondan da kutsal metin yazması istenmişse yada kutsal metin yazarı olmuşsa, kendisine anlatılmış bu yaşam biçimini kutsal kitapta nasıl anlatabilir. Üstelik, gözleriyle görmediği, tasavvur edemediği bir yaşamı, yine hiç görmemiş olanlara İsrail Tanrısının yaptırımları olarak anlatacak.

Babil sürgünü olupta, HİÇ BABİL'in ASMA BAHÇELERİNDEN bahseden, ondan en ufak bilgi veren biri var mı? Eşeklerin, kapkacağın sayısını veren böyle bir yaşamdan nasıl bahsetmez. Öyle bir yapıdan bahseden herhangi bir ifade var mı? AHİT EHLİNDE böyle bir bilgi yokki; eserlerinde böyle bir konudan bahsetmiyorlar. Olsaydı mutlaka bir iki mucizevi bakış açılarıyla olayarı naklediverirlerdi.

ACABA DİYORUM, ZERUBBABİL'İN soyunu da BİLMEMELERİNDEN hareketle, KİTAPLARI YAZANLAR BABİL'İ HİÇ GÖRMEYENLER Mİ?

Kitaplara bakın her biri, Babil'de üst seviyede görev almalarına rağmen, birbirlerinden pek bahseden yok. Aynı sarayda yer almış olmalarına rağmen, ortak hiç bir olayları olmadığı gibi, hapisteki Krallarını kurtarmak içinde girişimde bulunmuyorlar. Sürgündeki Kraldan tek bahseden kitap, sürgüne gitmeyen Yeremya'ya ait olan kitap. O kitaptaki bilgide Yeremya öldükten 26 sene sonra kaleme alınmış.YehoyaKİN'in sürgündeki 37. yılından bahsediyor. Birbirlerinden bahsedenlere de örnek Ezra ve Nehemya verilebilir. Onların birbirlerinden bahside üstlük yarışması halinde.Birbirlerini yalanlayan iki metin halinde.

"Gelin, şimdi siz" kitapların Babil'i görmemişler tarafından yazılmış olabileceğinden şüphelenmeyin. Sürekli çelişkilerin olduğu kitapların, çok sonraları yazıldığı, derlendiği zaten biliniyor.

   
  EZRA ve NEHAMYA'nın, YERUŞALİM'E DÖNÜŞ HİKAYESİNİN İŞLENDİĞİ "EZRA MI, NEHEMYA MI, YANILIYOR?" SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ
   
  DANİEL'in ANLATTIĞI, BELŞAZAR OLAYINI BİR ÖZETLEYELİM. BAKALIM TANIDIK GELEN BİR ŞEYLER VAR MI?

TANRI SAYGISI OLMAYAN, TANRI KORKUSU DUYMAYAN ve BU DUYGULARINI, KALEME ALDIKLARI YAZILARINDAN OLUŞMUŞ KİTAPLARINDA, FÜTURSUZCA SERGİLEYENLERE, İLAHİ BİR YARDIM GELİRDE HER DEDİKLERİ ANINDA OLABİLİR Mİ? BUNU İYİCE DÜŞÜNMEK LAZIM...
   
   
  Daniel.............5/1 Kral Belşassar SOYLU adamlarından BİN kişiye büyük bir şölen verdi, ONLARLA ŞARAP İÇTİ
Daniel.............5/5 Ansızın bir insan elinin parmakları belirdi, kandilliğin yanındaki saray duvarının sıvası üzerine yazmaya başladı. Kral yazan eli gördü,

Daniel.............5/9 Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. SOYLU ADAMLARIYSA şaşkındı.

Daniel.............5/22 ‹‹Ama ey sen, onun torunu Belşassar, bunların hepsini bildiğin halde alçakgönüllülüğü benimsemedin.
Daniel.............5/24 Bu yüzden Tanrı o yazıyı yazan eli gönderdi.

Daniel.............5/25 ‹‹Yazılan yazı şudur:MENE, MENE, TEKEL ve PARSİN.
Daniel.............5/26 ‹‹Bu sözcüklerin anlamı şudur: MENE: Tanrı senin krallığının günlerini saydı ve ona son verdi.
Daniel.............5/27 TEKEL: Terazide tartıldın ve eksik bulundun.
Daniel.............5/28 PERES: Krallığın İKİYE bölünerek MEDLERLE PERSLERE verildi.››
Daniel.............5/29 Belşassarın buyruğu üzerine Daniele mor giysi giydirilip boynuna altın zincir takıldı ve ülkede ÜÇÜNCÜ ÖNDER İLAN EDİLDİ.
Daniel.............5/30 Kildan Kralı BELŞASSAR O GECE ÖLDÜRÜLDÜ.

Daniel.............5/31 ALTMIŞ İKİ yaşında olan MEDLİ DARİUS krallığı eline geçirdi.
Daniel.............6/1 Darius bütün ülkeyi yönetecek yüz yirmi satrap atamayı uygun gördü.
Daniel.............6/2 Bunların başına da biri DANİEL olmak üzere ÜÇ BAKAN atadı. Krala zarar gelmemesi için bakanlar satraplardan hesap soracaklardı.
Daniel.............6/3 ... olağanüstü ruh sayesinde DANİELl öbür BAKANLARDAN satraplardan ÜSTÜN olduğundan, kral onu BÜTÜN ÜLKENİN BAŞINA atamayı tasarlıyordu..

   
  Duvara yazıyı kim yazdı, hangi eller yazdı bilemem. Kral ismini karıştıran, hükümdarları karıştıran, o gece Babil'i işgal edeni karıştıran be tüm yalanlarını "her harfi Tanrıdan" dedikleri kitaba yazan için, böyle bir senaryo uydurmak zevk vemiş olmalı. Gönlüne içirilmiş olan, Göğsünde beslediği Buzağısına hizmet etmekten dolayıda çok mutlu olmuş olsa gerek.Tamda hayalindeki, göğsünde erişmez olan varlığa yaraşır bir hikayeyi yazarda mutlu olmaz mı?

Duvara ne yazılacağına karar veren, tek başına poker oynayan adama benzer. Tek başına poker oynayan adam tüm rakiplerinin ellerini bilir. İstediğine kağıt aldırttırır, istediğine blöf yaptırır. İsterse blöfü görür, isterse görmez. Heyacan gelsin diye kendisine zor anlar yaşatır, sonra büyük bir hünerle düştüğü zor durumdan kendini galip duruma getirir. Kitabın geneline bakın tüm anlatımlar bu mizansen içinde kaleme alınmış. Düşmanlarına da, dostlarına da, kendilerine de ve mekan sahibi olarak işaret ettikleri / Tanrı olarak benimsediklerine de karekter, rol veren kutsal metin yazarları.

Dolayısıyla duvara ne yazılacağına karar veren elbette beylik laflar seçecek ve yorumunuda öyle yapacaktı.
   
  Aylarca belki yıllarca öncesinden hazırlanmış bir komplo, bir entrika, bir işgal planı, bir ihanet, bir tuzak söz konusu. TRUVA ATI olayı söz konusu. Duvara yazı yazan el varmışta, duvara yazı yazmışta, duvardaki yazıyı Daniel çözmüşte, Krallık Belşazar'ın elinden alınmışta, HEMEN O GECE DANİEL'İN SÖYLEDİKLERİ GERÇEKLEŞİVERMİŞ
   
  DANİEL'İN SÖZLERİ ÜZERİNE OLAYIN GELİŞİMİ AYNEN ŞÖYLE OLUYOR.

M.Ö. 538 yılındaki o eğlence dolu gecede, Daniel'in sözleri biter bitmez, İsrail Tanrısı'nın emriyle (kehaneti gereği) harekete geçen, Daniel'e göre 12 yaşında olan 62 yaşındaki Darius, Arkeoloji bilmine göreyse Darius'tan iki önceki Kral Koreş, bol şaraplı ziyafet gecesi Babil radar sistemlerini bloke edip, tüm hava indirme birliklerini, dev kargo uçaklarını, radara yakalanmayan jetlerini, gece görüş ve hareket kabiliyetine sahip Helikopterlerini seferber ederek, gerek karadan gönderdiği SAS'ları, gerek havadan indirdiği paraşütcüleriyle ansızın baskın yapıp Babil'i yıldırım hızıyla işgal ediyor.

Mayınlarını temizledikleri bölgeden geçirdikleri ve Havadan indirdiği, zırhlı araçlarıyla şehir güvenliğini de sağlayarak şehirde egemen hale geliyorlar. Darbe gibi Saray erkanın öldürüyorlar, ama bir devlete egemen oluyorlar.

Hiç bir askeri birik yerinden hareket etmiyor, işgalcilere karşı bir harekette bulunmuyor.Nasıl olur bu? Eger ülkenin ÜÇÜNCÜ ÖNDERİ sağ bırakılır, sarhoş olmuş tüm üst düzey kişileri (1000 kişi) yok edilirse,ÜÇÜNCÜ ÖNDER artık BİRİNCİ ÖNDER oluvermiş gerekli emirleri verir hale gelmiştir. Artık onun HER KAPIYI AÇAN, MOR KIYAFETİ ve ÜZERİNE TAKTIĞI MADOLYONU vardır. Kıyafeti ve madalyonu gören herkez canını seviyorsa, verilen emirlere uymak zorundaydı.

Saray baskını TV'lerden nalen yayınlanmadıki, halk ve Saray dışı yöneticiler olup bitenden haberdar olabilsinler. Zaten yıllar içinde kilit noktalarda ele geçrilmiş olmalı. 11 Eylül kulelerinde olduğu gibi hiç Yahudi kaybı olmadan bu iş bitirlmiş olmalı. Olayın nedeni ise basit bir biçimde izah edildi, MÜSLÜMAN Terörizmi. Daniel zamanında da, Kral'ın ölmesi Tanrı'ya karşı yapıaln saygısızlığa bağlanıvermiş. Tapınaktan çalınmış kupalarda şarap içmek ve putları övmek. Tanrı olarak benimsedikleri yaratılmış varlığa saygısızlık etmek. Böylece ihanetin üzeri ilahi kavramlara örtülüvermiş. (Tanrı olarak benimsedikleri varlığa saygısızlık edenler, böyle cezalandırılmış olsaydı yazdıkları kutsal metinlerde, Tanrı olarak gösterdiklerini, unutan, bilmeyen, yalan söyleyen, sözünde durmayan, göstermek için kendi fikirlerini fütursuzca işleyenler, olamadık olayları Tanrı sözü diye kitaplara alanlar herhalde TAŞ OLURLARDI)

İŞBİRLİKCİLİĞİNİN, HAİNLİĞİNİN MÜKAFATI olarakta "YAŞASIN YENİ KRALI" tarafından en önemli bakan yapılıverir. Sabah halk ve 2.,3. dereceden yöneticiler uyandığında ise, Kral değişmiş, yöneticiler imha edilmiş, tüm kuvvetleri elinde tutan başka yöneticilerle günaydınlaşmak zorunda kalır.
   
   
  Daniel kehanetinin olduğu gece, düşman ülkenin Kralının ordularıyla gelip, ansızın bir ülkeyi ele geçirebileceğini düşünebiliyor musunuz?
O günkü olanaklarla bir ordu ancak 40-50 km yol alabilirken, Babil ülkesinin bundan haberi olmaması düşünülebilir mi?
Herhangi bir savaş hazırlığı ve seferberlik aylar hatta yıllarla ölçülebilen zaman dilimlerinde gerçekleşebilirken, bir gece ansızın "Koreş/ Darius ordularıyla geldi Babil'i ele geçirdi" sözü inandırıcı olabilir mi?

Düşman kuvvetleri, o devletin başkentine gelmek için, ordularıyla senin sınırlarından içeri girecek, hiç bir müdahaleyle karşılaşmayacak ve Saray erkanının da, ülke halkının da haberi olmayacak, halk panikleyip şehri terketmeyecek, savaş tahkimatları kurulmayacak, bir eğlence havasında yaşanılıp gidilecek.
Hiç bir haberci, hiçbir ulak, hiçbir işgal edilen yöre insanı Saraya haber vermeyecek. İlerleyen ordunun ihtiyacı için talan edilen köylülerden hiç kimsede şehre haber vermeyecek.

" Günde 50 km yol alan ordu" demek, son günü Saraya 50 km kala ufuk çizgisinde görünür halde olan ordu demektir. Mezopotamya'nın düzlüklerinde günde 40-50 km ilerleyen ama kimsede görmeyecek ordu demek değildir..

Gelen ilahi vahiylerin üzerini örtmede Hiram ustayı aratmayan, sunduklarını da yaldızlamada mahir olanlar, bu kadar gerçeği Tanrı sözü maskesiyle, duvara yazan yazıyla, kitaplarının kapak isimleriyle, kehanetle, bilicilik unvanlarıyla iyice parlatmış oluyorlar.
   
  Uzun yıllar saray içi yerleşimleriyle kilit noktaları elde etmeyi başaran Yahudiler, çok sevdikeri kitaplarında yere göğe sığdıramadıkları Zerdüş inançlı Pers Kralı ile antlaşma yapmış olmalılar. Çok önceleri İran cıvarına yerleşmiş olan Yahudilerin yardımıyla Pers Kralı ile yaptıkları antlaşma sonucu bu ihanet planını yapmış olmalılar.

Sürgün konusunda da anlaştıkları Koreş'e hizmet etmek için bu organizazyona girmiş olmalılar. Ortada Yeremya'nın 70 sayısıda olmadığına göre yani gerçekleşmesi beklenen kehanette olmadığına göre planın uygulanmasında bir mahsur görmemiş olmalılar (Daniel, "Yeremya'nın bildirdiği sayının 70 olduğunu anladım" dediği tarihte sürgün biteli 17 yıl oluyor. V e Daniel'e Cebrail tarafından 70 sayısının, 70 hafta olduğu tek tek izah ediliyor)

Turuva Atı örneği planlana gece için büyük bir ziyafet düzenlenir. Ülkenin önde gelen Yöneticileri ve Kral soyundan daha sonra tahta hak iddia edebilecek tüm soyluları ziyafete icabet eder. Eğlence alabildiğine hızlanır, herkez şarabı alabildiğine içmiş ve sarhoş olmuştur. Belki kimi sızmış, kimi olup bitenden habersiz haldeyken, ÜNLÜ SİHİRBAZIN gösterisi başlar.

Duvarda bir yazı belirir. Yazıyı yorumlamak, elbette MOR KIYAFETİ ve MADALYONU takacak olan, yazıyı YAZDIRAN Daniel'e düşer. Yorum yapılır, kehanet açıklanır, her nedense yapılan yorum doğru kabul edilir ve kaftan Daniel'e giydiriliverir. ("Ülken senden alındı ikiye bölünecek" diyen bir kahin, ona ağzına sağlık dercesine ödüllerin en büyüğünü veren KURBAN Kral???)

Kral iyice sarhoş olmuş olmalıki, ülken alinden alınacak sözleri ona övgü gibi gelmiş. Şaraplarına nelerin katıldığını Daniel' e sorma olanağımız olsaydı gerçeği öğrenebilirdik. Çevresindekilerde "DUT", "ZİL-ZURNA", "KÜTÜK" konumunda olmalıki kimse yapılan yoruma ve verilen ödüle itiraz atmamiş. Ziyafete ve sızmaya devam demişler. "İçelim güzelleşelim" demişler.
.
Tören, ödül, takı kutlamaları derken vaktin geldiğine inananlar tarafından Sarayın kapıları daha önceden yerlerini almış olan, Pers milis kuvvetlerine, kesme biçme yapacak PERS BÖLÜKLERİNE açılıvermiş. Onlarda, Kehanet dedikleri şeyi gerçekleştirivermişler. Katliamın, ihanetin, komplonun adını da KEHANET GERÇEKLEŞTİ koyup, her harfi Tanrıdan dedikleri kitaplarına dahil etmişler.
   
  Daniel.............5/25 ‹‹Yazılan yazı şudur:MENE, MENE, TEKEL ve PARSİN.
Daniel.............5/26 ‹‹Bu sözcüklerin anlamı şudur: MENE: Tanrı senin krallığının günlerini saydı ve ona son verdi.
Daniel.............5/27 TEKEL: Terazide tartıldın ve eksik bulundun.
Daniel.............5/28 PERES: Krallığın İKİYE bölünerek MEDLERLE PERSLERE verildi.››
Daniel.............5/29 Belşassarın buyruğu üzerine Daniele mor giysi giydirilip boynuna altın zincir takıldı ve ülkede ÜÇÜNCÜ ÖNDER İLAN EDİLDİ.
Daniel.............5/30 Kildan Kralı BELŞASSAR O GECE ÖLDÜRÜLDÜ.

VE HAİN PERS İŞBİRLİKCİSİ, BABİL ÜÇÜNCÜ ÖNDERİ OLARAK ÖLDÜRÜLME YERİNE, PERS KRALINDAN İHANETİNİ BEDELİ OLAN ÖDÜLLERİ ANLAŞTIKLARI GİBİ VERİYOR. Kral ve Yahudi olmayan tüm yöneticiler ise ya sürülüyor yada öldürülüyor.

Daniel.............5/31 ALTMIŞ İKİ yaşında olan MEDLİ DARİUS krallığı eline geçirdi.
Daniel.............6/1 Darius bütün ülkeyi yönetecek yüz yirmi satrap atamayı uygun gördü.
Daniel.............6/2 Bunların başına da biri DANİEL olmak üzere ÜÇ BAKAN atadı. Krala zarar gelmemesi için bakanlar satraplardan hesap soracaklardı.
Daniel.............6/3 ...olağanüstü ruh sayesinde DANİELl öbür BAKANLARDAN satraplardan ÜSTÜN olduğundan, kral onu BÜTÜN ÜLKENİN BAŞINA atamayı tasarlıyordu.
   
   
  ŞU ANDADA TÜM SOYLULARI ZİYAFET SOFRASINA OTURTUP YEDİRİP İÇİRİYORLAR SARHOŞ EDİYORLAR.
KEHANET GERÇEKLEŞMİYOR. KEHANET DİYE BİRŞEY YOK.

GAYP BİLGİSİNİN, PUTPERES BİLE OLMAYI BECERMEYENLERİN KİTAPLARINDA İŞİ NE?
ONLARIN "DİN" DİYE ORTAYA SÜRDÜKLERİ, İNSANLARIN KENDİLERİNE BAĞLANMASINI, KENDİLERİNE BİAT EDİLMESİNİ SAĞLAYICI BİR SİSTEM.

TANRI İLE ARACILIK YAPAN, "TANRININ İSTEKLERİNİ İNSANLARA BİLDİYORUM" DİYEN SİSTEM, BAŞKA NEYİ AMAÇLAMIŞ OLABİLİR?
KENDİLERİNİ TANRI SÖZCÜLÜĞÜNE ATAYANLARIN, NELERİN ÜZERİNİ ÖRTMEYE ÇALIŞTIKLARINA BİR BAKIN SONRA DA "BUNLAR PUTPERES OLABİLİR" DİYİN.

TANRI SAYGISI, TANRI KORKUSU OLMAYAN ANCAK ATEİST OLABİLİR. ATEİST OLABİLSELERDİ HİÇ OLMAZSA, İNSANLARI "TANRI SÖZLERİNİ İLETİYORUZ" DİYE KANDIRMAZLAR, DÜRÜST OLURLARDI. DÜRÜSTCE "İNANMIYORUZ" DERLERDİ. İNSANLARDA KİMİN NE OLDUĞUNU BİLİRDİ.

NELER TANRISAL, NELER DEĞİL KARAR VEREN KİM?
BU DEVİRDE / ARTIK GÖRÜŞTÜM DİYE ORTAYA ÇIKAMAYAN AMA TANRI İLE İLİŞKİDE OLDUĞUNU SANDIRAN O İZLENİMİ VEREN BİR TAKIM İNSANLAR.
BU DURUMDA TANRI TEMSİLCİSİ KİM?
KİMLER TANRI TEMSİLCİSİ OLUYOR?
BAĞLILIK KİME KARŞI OLMALI? İSTENEN BAĞLILIKTA, SON VE İLK SÖZ SAHİBİ KİM?
   
  Gayb haberleri de denilebilecek olan kehanetler için çaba gösteren o vaadlere ulaşabilmek için kendini inandırmış, o yolun neferi haline gelmiş, geçimini gücünü o yoldan elde etmiş hizmetliler vardır.Kurtarıcı bekletmek, umdurmak adeta bir iş kolu haline getirilmiş, alabildiğine büyümüştür.

Bu iş kolunda çalışan her hizmetli, kendi yaşamı içinde (yada kendisinden hemen sonra) bu VAATLERİN GERÇEKLEŞECEĞİ hayalini yayar. Kendiside "bal tutan parmağını yalar" sözü uyarınca, tek umutları olan bu hayal içinde çalışır durur.Hedeflerin gerçekleştiğini göremediği gibi, kendisinden sonrada gerçekleşmeyeceğini bilemeden, (gerçekleşmeyeceğinin de farkında olamadan) VAAT'cinin vaatlerine kanmış olarak, mutluluk diyarı olarak benimsediği boyuta törenlerle uğurlanır.

Bu tür kehanet dedikleri stratejileri, ATA MİRASI olarak kabul edip o yolda sadakatle ilerleyenlerin durumu; tıpkı sürekli uzayan/uzatılan, don lastiği üzerinde yol alan bir mikro boyutta ki varlığın/ organizmanın haline benzer. Sürekli ilerler ama yol bir türlü bitmez.

Engeller aşılır, yollar saptanır, amaca uygun panlamalar yapılıp stratejiler raporlanır ama hedefe bir türlü varılamaz.Hedef çok yakınlarda görünür gibi olursa da, erişilemez, elde edilemez.Katedilen yol uzarda uzar. Oysa; mikro-organizma, don lastiğinin üzerine birakıldığında, lastiğin boyu sadece bir karıştı.

İşte böyle bir yolda bir türlü gelmeyen ara duraklar ve gerçekleşmeyen vaatler, beraberinde seri olarak üretilen sayısız mini hedefleri de yanında taşımaya başlar. Bu üretilen sayısız mini hedeflerin bazılarının gerçekleşmesi, uzun yolun yolcuları tarafından sevinçle karşılanır. İşte bu isabet eden hedefler, ATALARIMIN, "PİR'imin DEDİĞİ ÇIKTI" yorumlarına sebep olur.

Yıllar içinde kanıksanan nesilden nesile sözlü yada yazılı olarak aktarılan, niyetler, tahminler, arzular, istekler ve amaçlar toplumların yaşamlarında (gelenek/adet/ibadet haline getirilmiş halde) sürekli gündemde tutulan hedefler olarak yer alır.O hedefler çok eskilerden gelen, gerçekleşmemiş ve gerçekleşme ihtimali bilinmeyen ama gerçekleşmesi beklenen, gerçekleşmesine bel bağlanan, ata öğüdü tahminler olduğu içinde, bunlara kehanetler denmiştir.

Oysa o sözlerin bazıları ise günü idare etme, işi halletme adı altında, işi bilenler tarafından, tam kıvamına getirilerek ortaya sürülmüş, durumu kurtarma ifadeleridir. O anlatılanlardan gerçekleşen yada gerçekleşmiş izlenimi veren hedefler olduğunda da "bak kehanet gerçekleşti" denilir.

Anlaşıldığı gibi;Kehanet dedikleri şeyler esasında onların yol haritalarıdır. Yapacakları eylemlerin, gerçekleştirecekleri operasyonların raporlarıdır. Genellikle şöyle söylenir, "vay be! abi adamların her dedikleri çıkıyor", Adam ne yazmışsa aynen oluyor" Esasında, ortada adamların yazdıkları ve dedikleri oluyor diye birşey yok. Onlar dediler diye olan birşeyde yok.

Hava tahmin raporu gibi birtakım fikirler beyan edebilirler. BU ONLARIN, GAYBI BİLDİKLERİ, GELECEĞİ TAYİN EDEBİLDİKLERİ SONUCUNU ÇIKARMAZ. Kahanet dedikleri şeyler, onların niyetlerinin, amaçlarının ortaya serilmesi, kağıda geçirilmesindir. Niyetleri ve amaçları aynı olan yada onların konvoyuna katılanlar, bu kehanet denilen izler üzerinde ittifaklar kurup, platformlar teşkil edip, stratejiler saptayıp BİR'likte hareket edebilirler. Konvoylar oluşturabilirler.
   
 
   
 

"Kehanet gerçekleştiricileri" gibi bir tanım içine alınabilecek bu insanlar, birtakım olayları gerçekleştirmek için kalkan olarak kitaplarını kullanıyorlar. Hiç birşey gerçekleşmiyor, onlar orada yazılmış olanları gerçekleştiriyorlar. Orada yazılanları ana hatlarıyla uyguluyorlar. (Kurt kuzuyu yemeye karar verdikten sonra, kuzunun suyu çok aşağılardan içmesi neyi değiştirir?)

Böylece hem taraftar toplamış oluyorlar, hemde her kapıyı açacak anahtarı üstelik kilidiyle birlikte ellerinde bulundurmuş oluyorlar. Her ülkeye istedikleri gibi işgal güçlerini gönderiyorlar.İstedikleri kadar can kıyıyorlar. Ve hepsini de o ellerindeki kitaplardan ortaya sürdükleri, "Mesih gelecek kurtaracak" sologanı adı altında yapıyorlar.

Kimse Argemeddon savşında kötüyü oynayan tarafta olmak istemiyor Ve saf-saf Putperes bile olamayı beceremeyenlere, İLAHİ YOLDAN geleceğini umdukları MESİH'i bekliyorlar. İlahi olan herşeyin üzerini örtmede mahir olan yaldızcıların, ortaya sürecekleri ismin kendilerini HESAP GÜNÜNDEN KURTARACAĞINI sanıyorlar

KEHANET GERÇEKLEŞTİRİCİLERİ; Dünyanın tüm "yönetiyorum" diyenlerini bir masa etrafına toplamışlar, ulufeler dağıtarak yedirip içiriyorlar. Ziyafet alabildiğine sürüyor, saltnatlar, makamlar, servetler alabildiğine dağıtılıyor, dağıtılmaya da devam ediliyor. Ta ki! biri duvara yazıyı yazıp kapıyı açana kadar...

   
  Yeremya...25:15 İSRAİLİN TANRISI RAB bana şöyle dedi; ‹‹Elimdeki öfke şarabıyla dolu kâseyi al, seni göndereceğim BÜTÜN ULUSLARA İÇİR.
Yeremya...25:16 Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim KILIÇ yüzünden çıldıracaklar.››
Yeremya...25:17 Böylece kâseyi RABbin elinden alıp beni gönderdiği BÜTÜN ULUSLARA İÇİRDİM:
Yeremya...25:18 Bugün olduğu gibi viranelik, dehşet ve alay konusu, lanetlik olsunlar diye Yeruşalime, Yahuda kentlerine, krallarıyla önderlerine;
Yeremya...25:19 Firavunla görevlilerine, önderlerine ve halkına,
Yeremya...25:20 MISIR'da yaşayan bütün yabancılara; Ûs krallarına, FİLİST krallarına -Aşkelona, GAZZEYE, Ekrona, Aşdottan sağ kalanlara-
Yeremya...25:21 Edoma, Moava, Ammona;
Yeremya...25:22 bütün Sur ve Sayda krallarına, deniz aşırı ülkelerin krallarına;
Yeremya...25:23 Dedana, Temaya, Bûza, zülüflerini kesen bütün halklara;
Yeremya...25:24 Arabistan krallarına, çölde yaşayan yabancı halkın krallarına;
Yeremya...25:25 Zimri, Elam, Med krallarına;
Yeremya...25:26 sırasıyla uzak yakın bütün kuzey krallarına, YERYÜZÜNDEKİ BÜTÜN ULUSLARIN KRALLARINA İÇİRDİM. Hepsinden sonra Şeşak Kralı da içecektir.
Yeremya...25:27 ‹‹Sonra onlara de ki, ‹İSRAİLİN TANRISI, Her Şeye Egemen RAB şöyle diyor:Üzerinize salacağım kılıç yüzünden sarhoş olana dek için, kusun, düşüp kalkmayın.›
Yeremya...25:28 Eğer kâseyi elinden alır, içmek istemezlerse, de ki, ‹Her Şeye Egemen RAB şöyle diyor:Kesinlikle içeceksiniz!
Yeremya...25:29 Bana ait olan kentin üzerine felaket getirmeye başlıyorum. Cezasız kalacağınızı mı sanıyorsunuz? Sizi cezasız bırakmayacağım. İşte DÜNYADA YAŞAYAN HERKESİN ÜZERİNE KILICI ÇAĞIRIYORUM . Her Şeye Egemen RAB böyle diyor.›
Yeremya...25:30 ‹‹Bütün bu peygamberlik sözlerini onlara ilet:‹‹ ‹Yükseklerden kükreyecek RAB, Kutsal KONUTUNDAN GÜRLEYECEK , AĞILINA ŞİDDETLE KÜKREYECEK. Dünyada yaşayanların tümüne ÜZÜM EZENLER GİBİ BAĞIRACAK.
Yeremya...25:31 Gürültü YERYÜZÜNÜN DÖRT YANINA YANKILANACAK..Çünkü RAB uluslara dava açacak; Herkesi yargılayacak Ve kötüleri KILICA teslim edecek› ›› diyor RAB.
Yeremya...25:32 Her Şeye Egemen RAB diyor ki, ‹‹İşte FELAKET ULUSTAN ULUSA YAYILIYOR! DÜNYANIN DÖRT BUCAĞINDAN BÜYÜK KASIRGA KOPUYOR ››.
Yeremya...25:33 O gün RAB DÜNYAYI BİR UÇTAN BİR UCA ÖLDÜRÜLENLERLE DOLDURCAK. Onlar için yas tutulmayacak, toplanıp GÖMÜLMEYECEKLER. Toprağın üzerinde GÜBRE GİBİ KALACAKLAR.
Yeremya...25:34 Haykırın, ey çobanlar, Acı acı bağırın! Toprakta yuvarlanın, ey sürü başları! Çünkü boğazlanma zamanınız doldu, Değerli bir kap gibi düşüp parçalanacaksınız.
Yeremya...25:35 Çobanlar kaçamayacak, Sürü başları kurtulamayacak!
Yeremya...25:36 Duy çobanların haykırışını, Sürü başlarının bağırışını! RAB ONLARIN OTLAKLARINDAN yok ediyor.
Yeremya...25:37 RABbin kızgın öfkesi yüzünden Güvenlikte oldukları ağıllar yok oldu.
Yeremya...25:38 İnini terk eden genç aslan gibi, RAB İNİNİ BIRAKTI. ZORBANIN KILICI Ve RAB'bin kızgın öfkesi yüzünden ÜLKELERİ VİRANEYE DÖNDÜ.
   
 
  75.000kişi yaktıkları günü bayram yapıp hala kutlayan bir zihniyetle karşı karşıyayız. Bu bir din, ırk, milliyet halk değil, onların arasına girmiş, onların arasında kendisini kamufle etmiş bir zihniyetten bahsediyorum. Adres olarak, GOG kaynağı olarak Yahudilik ve Sina gözükmesine rağmen tüm dinlerin içine yerleşmiş bulunan onların zihniyet ikizlerinden bahsediyorum
 
   
  Hitler yahudileri yaktı diyen ve soykırıma uğradıklarını her etapta dile getirenler belkide tarihin bilinen ilk soykırımını yapmışlar ve bunuda ibadetlerinin / ritüelleirinin arasına alarak kutlamalarını yapıyorlar. Hitlere, Hazar Yahudilerini yaktıranlar, sanki kendileri o mezalime uğramış gibi feryadı figan edenler, esasında ilk soykırımı yapanların zihniyet torunları.

2. DÜNYA SAVAŞI OLMASAYDI, İSRAİL DEVETİ İÇİN YAHUDİLER BU DERECE GÖNÜLLÜ OLUR MUYDU?.
Eğer 2. Dünya savaşı sırasında, Almanya dışındaki ülkeler, Yahudi göçlerini kabul etselerdi yada kabul etmelerine izin verilseydi (Türkiye'ye de mani olundu. Boğazdan Karedenize çıkan Yahudi mülteci yüklü gemiyi bombalayarak batıran da HİTLER'LE savaşan, RUS SAVAŞ gemileriydi) YAHUDİLERDE SIĞINACAKLARI ÖZGÜR BİR ÜLKE İSTEĞİ GÖNÜLLERE yerleşir miydi? .
Onların zihniyet ikizleri 11 EYLÜL ikiz kuleler saldırısını planlamasaydı, Müslümanları TOPYEKÜN TERÖRİST konumuna soklmadan, bu kadar rahat KENDİ KAMU OYLARININ desteklerini alıpta 4-5 milyon müslümanı öldürebilirler miydi?
Kitaplarını ZİYNİYETLERİNE ÖZDEŞ yaptıkları maşaları kullanarak, semavi kitaplar olarak ilan ettirmeselerdi, Müslüman ülkelerde bu derece rahat biçimde postallarıyla ezebilirler miydi?
Dünyada katliamların mübessilleri olanlara, Tanrı olgusunu dahi kabul etmeyenlere ilahi yardım geleceğine İMANLILARI inandırabilirler miydi?

Mesih; Dünyanın her yerini işgal edenlere gelecek, Dünyayı kana bulayanlara gelecek, ŞİRK KOŞANLARA gelecek, VAHİYLERİ YOK EDENLERE gelecek, Hz. MUHAMMED'İ sapkın ilan edenlere gelecek, KUR'AN'I KERİM'İ tanımayanlara gelecek dedirtebilirler miydi?