but1
   
   
  TANRI SÖZLERİNİ YALANLAYANLARIN KİTAPLARI, TANRI SÖZÜ OLARAK KABUL EDİLİR Mİ?
   
  TANRI SÖZLERİNİ YALANLAYANLARIN KİTAPLARINI, TANRI SÖZÜ OLARAK KABUL EDENLERİ, ANLAYABİLMEK ELBETTE MÜMKÜN DEĞİL.
   
  Matta..1/17 Buna göre, İbrahim'den DAVUT'a kadar toplam ON DÖRT kuşak, Davut'tan BABİL sürgününe kadar ON DÖRT kuşak ve BABİL sürgününden MESİH'e kadar da ON DÖRT kuşak geçti.
     
   
  BAŞLARKEN:

Tanrı kelimesi, Tevhid inancından uzakta gelişme sağlayan, "ALLAH", dışında kendilerine bir takım hayali olgular oluşturanların, KUTSAL olarak benimsediklerine verdikleri genel bir addır. Bu benimsemeler, taş-sopa, dağ-tepe olabileceği gibi, şeytani varlıklar, insanlar ve cinlerden edinilmiş "kutsal ilanlılarda" olabilir. Meleklerin onların ibadetine izin vermiyeceği, böyle bir şeyin imkansız olduğu Kur'an'ı Kerim'de bizlere bildiriliyor.

Melek sandıklarının da kesinlikle CİNLER olduğu, bu tür "ilahi varlıklar sanılanların" kesinlikle CİN olduğu, Kur'an'ı Kerim'de, BİZLERİ UYARMAK İÇİN bildiriliyor.Yanlış hayallere kapılmamız ve bilinmezlerin arkasına takılmamız için İKAZ EDİLİYORUZ.

ALLAH BU DURUMU BİZE ŞU AYETLE BİLDİRİYOR.
34 - SEBE.......... 40.Allah'ın, onları hep birden toplayacağı, sonra da meleklere, “Bunlar mı size ibadet ediyorlardı?” diyeceği günü bir hatırla!
34 - SEBE.......... 41.(Melekler) derler ki: “Seni eksikliklerden uzak tutarız. Onlar değil, sen bizim dostumuzsun. Hayır, onlar CİNLERE İBADET EDİYORLARDI . Onların çoğu CİNLERE İNANIYORDU.”

Bu nedenle yazı boyunca, Tanrı kelimesi onların anlayışını belirtmek için kullanılıyor. Pagan ve putpers dinlerde de, Tanrı kelimesi kullanılıyor. Asla ve asla Tanrı hitabının "ALEMLERİN RABBİ OLAN ALLAH'la" bir ilgisi yoktur. "ALLAH", sadece kendisine özel olan isimlerle anılır.

ALLAH BU DURUMU BİZE ŞU AYETLE BİLDİRİYOR.
19 - MERYEM.....65. (O), göklerin, yerin ve bunlar arasında bulunan şeylerin Rabbidir. O'na kulluk et ve O'na kullukta sabret. Hiç O'nun ADIYLA ANILAN birini biliyor musun?

Aynı durum Peygamberler ve Cebrail içinde geçerlidir. Onların ismini verdikleri, peygamberi olarak ilan ettikler isimler, tamamen kendi oluşturdukları hatta kendilerine yakıştırdıkları, inanç sistemlerine uygun buldukları hayali karekterler. Bu uygulama ile kitaplarında bu isimlerin geçiyor olması nedeniyle de isimlerinin önüne, "Hz." gibi unvanlar koyulmamıştır.

Konu bizim inancımızda olan, bizlerin bildiği Peygamberlerden bahsetmeye geldiğinde, Önlerine Hz. unvanı koyulmuştur. Hz. Muhammed, HZ. İsa, Hz.Musa, Hz. Meryem..gibi..

Onlar peygamber dediklerinin, karılarını satmış olmasını, kardeşleri ile evlenmesini, kızlarının babalarından çocuk edinmesini, hille yapmasını, put imal etmesini, Putlara tapmasını, peygambere torunun tecavüz etmesini, yalan söylemesini kabullenmişler ve bunları da kitaplarında hiç sakınca görmeden yayınlıyorlar.

Karısını satan, puta tapan peygamber dediklerinin içinde bulunduğu sözleri yazarken ve o ifadeleri yorumlarken, nasıl olurda; onun isminin önüne Hz.gibi unvanlar koyabilirim. Nasıl olurda o çirkin eylemleri Peygamberlerime yapıştırabilirim? Onların kitabındaki, İSA'nın "ben Tanrıyım/Rab'bım/Oğulum" dediği, ifadesinin önüne Hz.unvanını koyarak nasıl olurda onu, Hz.İsa ile özdeşleştirebilirim?

Onların Kutsal Ruh dedikleriyle Cebrail'in hiç alakası yoktur. Büyük ihtimalle kendilerine bağlı olan bir varlıktan bahsediyorlar. Hiç birşeyden haberi olmayan bir Kutdsal Ruh. (Ör: Papalık seçiminde herkeze başka isim verilmesi)
   
  ESKİ ve YENİ AHİT'te PEYGAMBERLERE BAKIŞ AÇILARINI ve ONLARA YAKIŞTIRILAN ENSEST İLİŞKİLERE AİT ÖRNEKLERE BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
   
  Somut yaşanmış, var olan şeyleri doğru dürüst yazamayanların, hayallerinin peşine takılmak hiçte anlaşılır birşey değil. İsimlerin yanlışlığı yada onları bilmemek cehaletten denilir geçilir. Ama imani anlamda yapılan yanlışlıklar, hiç birşey denilerek geçiştirilemez. Pişmanlığın faydası yok. Sessiz gemiyle çıkılan yolculuktan dönüş yok.

Kitaplarının hepsine hem Yahudiler, hemde Hıristiyanlar, "Tanrı sözü" demiyorlar mı? Her ikisini de Tanrı yazdırdı demiyorlar mı? Yaratılış kitabı Moşe'ye Sina dağında TANRI tarafından, Hıristiyanlara göre; M.Ö. 1438, Yahudilere göre; M.Ö.1312 yılında verildi demiyorlar mı? Yeni Ahit, Tanrı tarafından, özel melekleri aracılığı ile yazdırıldı demiyorlar mı?

Hıristiyanların kabullerine göre;.......1438= 10 emir; 40 yıl sonra 1398'de Eski Ahit'in ilk 5 kitabı olan TORA MOŞE' ye verilmiş / tamamlanmış
Yahudi kabullerine göre;....................1312= 10 emir; 40 yıl sonra 1272'de Eski Ahit'in ilk 5 kitabı olan TORA MOŞE' ye verilmiş / tamamlanmış


Kitaplarında şu ifadeler yok mu? O halde hem "kutsallarımız" diyeceksin, hem "her harfi Tanrı sözü" diyeceksin Sonra, tehdit dolu yazılanlarıda kâle almadan, dilediğin gibi değişiklikler hatalar yapıp, suçuda Tanrı olarak işaret ettiğine atıp sıyrılacaksın. Herkezinde bu yazdıklarına, Tanrı sözü olarak saygı duymasını bekleyeceksin.Sen kutsal metinleri meslek icabı yazarken, böyle bir saygıyı kaleminle, ifadelerinde hissettirmedin ki.

Esinleme ...22/18 Bu kitaptaki peygamberlik sözlerini duyan herkesi uyarıyorum! Eğer bir kimse bu sözlere bir şey katarsa, Tanrı da bu kitapta yazılı BELALARI ona katacaktır.
Esinleme ..22/19 Eğer bir kimse bu peygamberlik kitabının sözlerinden bir şey çıkarırsa, Tanrı da bu kitapta yazılı yaşam ağacından ve KUTSAL KENTTEN ona düşen payı çıkaracaktır.

Eski Ahit'te benzer şeyler söylüyor.
Yasa Kitabı .18/20 Ancak, kendisine buyurmadığım bir sözü BENİM ADIMA söylemeye kalkışan ya da PEYGAMBER ÖLDÜRÜLECEKTİR.'

Böyle yazarak kendi yazdıklarını, Tanrı sözü konumuna oturtuyorlar. "Bakın bu yazdıklarımız Tanrı sözüdür değiştirmeye kalkarsanız yandınız demektir. Bunları geçersiz kılarsanız, sonsuz yaşamı unutmanız gerekir. Yazılanların her harfinin Tanrıdan olduğuna süphe duyarsanız, yaşam ağacındaki meyva yerine kükürtlü sularda yüzenlerden olursunuz" demek istiyorlar. "Bizlerde bu sözleri Tanrı vekillerinden onun izni ile aldık hiç dokunmadan sizlere iletiyoruz bu böyle biline" diyorlar

Yasa Kitabı .18/20 Ancak, kendisine buyurmadığım bir sözü BENİM ADIMA söylemeye kalkışan ya da BAŞKA İLAHLAR adına konuşan PEYGAMBER ÖLDÜRÜLECEKTİR.'
   
 
   
  "İsa kitap getirmedi onun yerine bizler Kutsal metinleri oluşturduk" diyenler, usta esinleme / görünüm yalancıları oldukları gibi, aynı zamanda kötü birer kopyacılarmış. İsa onunla tebliğlerini yaptı dedikleri, ellerindeki Eski Ahiti okuyamayan, ondan iyi kopya çekemeyen insanların, VAR DEDİKLERİ VAADLER HAKKINDAKİ SÖZLERİ NASIL DOĞRU OLABİLİRKİ?

Luka..1/1-3 Sayın Teofilos, Birçok kişi aramızda olup bitenlerin tarihçesini yazmaya girişmiştir. Nitekim başlangıçtan beri bu olayların görgü tanığı ve Tanrı sözünün hizmetkârı olanlar bunları bize iletmişlerdir. Ben de tüm bu olayları ta başından özenle araştırmış biri olarak bunları sana sırasıyla yazmayı uygun gördüm.

Oysa, Petrus tam tersini söylüyor.Kutsal yazıların ve bildirimlerin, KUTSAL RUH'un kontrolü altında olduğunu ifade ediyor. Hemde "her harfi Tanrı sözü" dedikleri kitaplarında.

2 Petrus ........1:20 Öncelikle şunu bilin ki, KUTSAL YAZILARDA bulunan hiçbir peygamberlik sözü kimsenin özel yorumu değildir.
2 Petrus ........1:21 Çünkü hiçbir peygamberlik sözü İNSANIN İSTEĞİNDEN kaynaklanmadı. İnsanlar KUTSAL RUH tarafından yöneltilerek Tanrı'nın sözlerini ilettiler.

Ortaya çıkan çelişkiler, Tanrı veya onun vekillerinden kaynaklanan hatalardansa, o zamanda sizleri, birileri peşine takmış götürüyor demektir. "KORKMAYIN TÜM YAZILANLAR KUTSAL RUH DENETİMİNDE" diyenlerde YALAN SÖYLEYEN ÇIĞIRTKANLARDIR.

İŞTE İSPATI: Adem yaratıldı dedikleri tarihlerde Akad İmparatorluğunun kurulduğunu, Urfa Göbeklitepe'de şehir hayatının onların verdiği tarihten, 4-5000 sene önce başladığını önceleri bilmeden ve şimdi ise umursamadan "bizim secerelerimiz doğrudur, bizim Tanrımız öyle söyledi, öyle yazdırdı" diyerek, M.Ö. 4000 (yahudilere göre, M.Ö. 3761) yıllarına dayanan secereler yayınlıyorlar.

Böylece, kendilerine "BAŞKA TANRILAR EDİNDİKLERİNİ" ulu orta ilan etmiş oluyorlar. "Allah'ın", yarattığı insanları, arkeolojik belgelerle ortaya çıktığı halde; saymamak, kabul etmemek ŞEYTANLA KURDUKLARI İTTİFAKLAR SONUCU kazandıkları sapkınlıklardan olsa gerek.

"ALLAH'IN," YARATTIĞINI KABUL ETMEMEK ŞEYTANIN KOVULMASINA neden oduğunu bile bile hala, "ilk insan M.Ö. 4000 yılında yaratıldı" demenin arkasındaki mana TARAFLARINI BELLİ ETMEKTEN BAŞKA ne olabilir?

"Yüzsüzlüğün böylesi" dedirtircesine (İnsanlık en yakın tarihi ile 40-100.000) yüzlerce nesli yok ederek, insanlğı M.Ö 4000 yılı ile sınırlıyan secereler yayınlamaları yetmiyormuş gibi "hepsi bizim Tanrımızdan" deyip tapınma kitapları yaptıkları metinler içindeki ifadeleride yalanlıyorlar. Tanrı ilan ettiklerine "sen ne bilirsin, yine karıştırmışsın, biz nedersek o olur, senin kalemin biziz" tarzındaki bu yaklaşımı sergileyenlerin, hangi dedikleri doğru olabilir? "TANRI SÖZÜ" DEDİKLERİNİN NE KADARI KENDİLERİNE ait olduğu nasıl anlaşılabili? Tanrı korkusu, saygısı omayanın dediklerini yalan üzerine kurmasına hangi saygı, hangi vicdan, hangi duygu, hangi korku engel olabilir?
   
  HIRİSTİYAN ve YAHUDİLERE GÖRE; E&Y.AHİT KAYNAKLI YARATILIŞ SECERESİNİN İŞLENDİĞİ "ADEM - MİLAD SECERE" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
   
  Tanrı sözü denilen, kutsal soy denilen secereden nasıl değişiklik yapılabir.Sonrada bak işte kutsal soydan İSA geldi diye nasıl ilan edilebilinir. Bir soyun farklı olması, tüm dünyadaki insanları düşündüğünüzde bambaşka ırklara, soylara neden olabilir.
   
 
   
  Yahudilerin ve Hıristiyanların kutsal kitapları olarak ilan ettikleri, "her harfi Tanrıdan'dır" damgasını vurdukları, Eski Ahit'in yanlışlığını bulan LUKA, TANRI'nın Eski Ahit'te yaptığı hatayı düzeltmiş. Arpaksat'ın oğlunun, ŞELAH değil KENAN olduğunu kitabına işlemiş. Yani Şelah, Arpakşat'ın oğlu değil torunu imiş. Bu gerçeği açıklayan LUKA, esasında kitapların yanlışlarla dolu olduğunu da ilan etmiş.

Bir başka "her harfi Tanrıdan" denilen kitaplar külliyesi olan, Yeni Ahit'te, bu tespitinin kayıt altına alınmasıyla da, düzeltmenin bu günlere taşınmasına sebep olmuş. "Her harfi Tanrıdan" denilen kitapta, "her harfi Tanrıdan" denilecek kitabın yazalarından olan Luka, düzeltme yapıyor.Tanrı kim? Kutsal kitap ne? Luka kim? Tanrı sözü ne? Tanrı sözünü hiçe sayan, Tanrı sözü yazarı.

Bütün secereleri kökten YOK SAYDIRACAK olan bu farklılığa rağmen, hala soy secereleri yapıp bunlar "Tanrıdandır" diyorlar. 13 göbekteki bu değişiklik her secereyi altüst eder.

Ham'ın oğlunu, Ham'ın yeğeni Arpakşat'ın oğlu yapıvermişler. Başka bir deyişle; Kenan, kuzeni Arpakşat'ın oğlu oluvermiş.Böylece o kutsal dedikleri soy, lanetli KENAN SOYUNDAN meydana gelivermiş.

LUKA kitabında ismi geçen KENAN, Eski ahit'e göre, NUH'a tecavüz eden HAM'ın oğlu. Eski Ahitte böyle geçiyor. Kenan diyarının lanetlenmeside o nedendir. Tecavüz olayı hoşuna gitmiş olmalı ki, LUKA unutturulmak istenen tecavüzcü KENAN'I, OĞUL TANRININ çok-çok büyük dedesi konumuna getirmiş. Laneti Kenan'dan, secere alan Oğul Tanrı.
   
  İŞTE BİR ÇELİŞKİLİ DURUM DAHA. Tanrı sözü kitaplarda sürekli düzeltmeler yapıyorlar? Eski Ahitten akıllarında kalanlarla. O tarihte olan yazılara ve bilgilere dayanarak bu listeleri yağmış olabilirler. Sonrada "Tanrı bizi esinlendirdi" diye yayınlamış olabilirler.Hemde ne düzeltmeler. Başka ataları dolaşacaklar ama Oğul Tanrı İsa'da buluşacaklar.

Şu anda KENAN seçimi ile zaten aynı isimleri birlikte tekrarlamaları çok anlamsız.Çünkü "ata"/ kök karıştı bir-kere. Sonra gelecek nesiller aynı soya nasıl oturtulabilir. Ama onlar oturturlar onlar TANRI ADINA kitaplar yazdıklarına göre bunuda bir şekilde hallederler, üzerini örtebildikleri kadar örterler, müjdeler, kurtarıcılar ile de yaldızlayıp işlerini yürütürler.

"TANRIM" DEDİĞİNİ, TANRI OLARAK TAPTIĞINI, KALEMİ ELİNE ALIR ALMAZ YALANCI ÇIKARTAN, "BENİM SÖZLERİME GÜVENİN, BEN TANRIDAN ESİNLENİYORUM" DİYEN KUTSAL METİN YAZARININ, "TANRI OLARAK İŞARET ETTİKLERİNİ" YALANCI İLAN EDEN İFADELERİ..
   
 
   
  TANRI; "AMMİNADAV ve NAHŞON KARDEŞTİR" dedi.
MATTA; "HAYIR! AMMİNADAV BABA, NAHŞON'DA ONUN OĞLUDUR" dedi.

TANRI; "AMMİNADAV ve NAHŞON RAM'IN ÇOCUKLARIDIR" dedi.
MATTA; "HAYIR! AMMİNADAV RAM'IN ÇOCUĞUDUR ama NAHŞON'DA AMMİNADAV ÇOCUĞUDUR" dedi.

TANRI; "AMMİNADAV, SALMA'NIN AMCASIDIR" dedi.
MATTA; "HAYIR! AMMİNADAV SALMA'NIN DEDESİDİR" dedi.

TANRI; "NAHŞON'UN DEDESİ HESRON'DUR" dedi.
MATTA; "HAYIR! NAHŞON'UN DEDESİ RAM'DIR" dedi.

TANRI; BELKİ! "BEN TANRIYIM, BEN NE DERSEM O OLUR, BENİM DEDİĞİM DOĞRUDUR SEN SADECE BİR KULSUN" DEDİ ama TANRININ DEDİKLERİ HAVADA KALDI.
MATTA; "SEN TANRI İLAN EDİLMİŞ OLABİLİRSİN ama SANA KAREKTER VEREN, CANLILIK KAZANDIRAN BENİM, BENİM DEDİĞİM OLACAK DEDİ ve MATTA'NIN YAZDIKLARI KİTAPLARDA "TANRI SÖZÜ" OLARAK KALDI.
   
 
   
  Yukarıdaki tabloya bakarsak; Matta ve Yaratılış kitabındaki listeler arasında, inanılmaz kopuklukların olduğu görülecektir.Kutsal kitaplar içinde çelişkiler, kehanet zırvalarıyla ilgili açmazlar olduğunda, yanlışlıkları örtmek için; (yüzsüzlük edip) bunlar TANRININ mucizesi, TANRININ vaatleri, TANRININ sözleri, TANRININ işaretleri demişler.

Luka'da ise secere dökümü, Yaratılış kitabındaki kuşak sayısına bağlı kalımakla birlikte, farklı isimler secerede yerlerini almış. Anne tarafının soyu diye geçiştirilmeye çalışılan cevaplar hiçte inandırıcı değil.

UZİYA / AHAZYA'nın torun torunu olan YOTAM, Matta tarafından Uziya'nın oğulluğuna atanmış görünüyor. TANRI'YA OĞUL İSNAT ETMELERİ bu alışkanlıkları yüzünden mi oldu dersiniz? Tam yüz yıllık zaman dilimi içinde olan kuşaklar yok sayılıyor. 100 yıl içinde oluşan kuşaklar yok sayılabilir mi? Bu durumda secere nasıl doğru kabul edilebilir ki?

100 yıl içinde bu insanlar birilerinden türedi. Ağaçta yetişmediklerine göre bu insanların BİRER adet ANNE ve BABALARI olmalı. Tanrı olarak seçtiklerine nasıl, BABA TANRININ oğlu diyorlarsa, bu aradaki insanlarında BABA diyebileceği birtakım insanlar olmalı. Baba ve Ana olmalı ki, nesil devam etmeli.

Matta belki kendisini Leylekler getirdi lafına kanarak, bu birden bire oluşan nesli yazarken zorlanmamış olabilir. Ama okula gitmeyen çocuklar bile, Anne ve Baba olmadan çocuk olamadığını biliyor. (Tüpde olsa malzemeleri gerekiyor) Hz. Adem ve Hz.Havva bu nedenle Cennetten kovulmadı mı? Yasak olan ilişkiye girdikleri, yasak olan meyvayı yedikleri, üremeyi başlattıkları için.Şeytanın SONSUZ HAYAT vaadine kanarak.

Pagan, Yunan Tanrıları ile yoğrulmuş düşünceler, Tanrıya secere kabulüne yatkın olan yürekler, Tanrı'ya karşı, başka Tanrıcıklar oluşturma sistemine aşina olan inançlar, Tanrıya karekter biçmeye alışık olan eller, elbette kafalarına göre nitelendirme huylarından vazgeçmezler. Yeni bir din yazmaya başladılarmı, ancak bildiklerini okurlar. Huylu huyundan vazgeçer mi? Can çıkmayınca huy çıkar mı?

Davut'a kadar birkaç sıyrıkla gelen secere, Davut'tan sonra alabildiğine karışıyor.Luka'nın kitabındaki liste bir-iki isim dışında tamamen değişik isimlerden oluşuyor. Hıristiyanlar bu durumu "Luka, farklılık, zenginlik olsun diye İsa'nın Anne soyunu yazmış" diye açıklıyorlar. Yani, anne tarafının babalarını yazarak listeyi İsa'ya ulaştırdı diyorlar. Yani üzerini örtüyorlar. Zenginlik, farklılık gibi süslerle de yaldızlıyorlar.

Kutsal Ruh'ta gelse, Oğul Tanrı meleklerini de gönderse, Baba Tanrı kükrese de, kitaplardaki hiçbir şeyi düzelttiremez. Kanıtı da kitaplarındaki, çelişkilerin tüm çıplaklığı ile duruyor olması. Tanrı dedikleri olgunun, saygınlığını, güvenirliliğini yok eden ifadeler. Unutan, bilmeyen, yanılan, atıp tutan Tanrı ifadelerinin kitaplarında yer alması TANRI OLARAK İŞARET ETTİKLERİNİN, YAPTIKLARI HİÇBİR HATAYI DÜZELTTİREMEDİĞİNE KANIT DEĞİL Mİ?

HER FIRSATTA OYNANAN, KEYİFLERE GÖRE DÜZENLENEN SECEREDE KUTSAL SOYLUK MU KALIR? SECERELERLE İSTEDİĞİN GİBİ TANRICILIĞA SOYUNARAK OYNA, SONRA "İŞTE YUSUF OĞLU İSA" DİYEREK İŞİN İÇİNDEN SIYRIL.

YAZDIKLARININ HER HARFİ İÇİNDE SAYGI DUYMADIĞIN, ÇEKİNMEDİĞİN, HİÇE SAYDIĞIN, SÖZLERİNİ SÜREKLİ YALANLADIĞIN, ACİZ, BİLMEZ KONUMUNDA TANITTIĞIN, "TANRIM" DEDİĞİN ADINA TEMİNATLAR VER YEMİNLER ET
   
  Görüldüğü gibi,"TANRIM" diyorlar, ama "TANRIM" dediklerinin SÖZLERİNİ DE YALANLIYORLAR.
"HER HARFİ TANRIDANDIR"diye TEMİNATLAR VERİYORLAR ama KİTAPLARI İLK FIRSATTA YALAN-YANLIŞ İFADELERLE DOLU OLDUĞUNU DA İLAN EDİVERİYORLAR.

KİTAPLARIN SAHİBİ OLARAK GÖSTERDİKLERİNE ve KİTAPLARA OLAN GÜVENİ AZALTAN BU DAVRANIŞLARIYLA İNANÇLARIN İÇİNİ BOŞALTARAK TOPLULUKLARI İSTEDİKLERİ GİBİ YÖNLENDİREBİLİYORLAR.

Her harfi tanrıdan dedikleri kitapları bile yalanlamaktan çekinmeyanler sayesinde, o kitaplara bağlı olanlar, içrahatlığı ile her iki akrabağlık bağları için yemin edebilirler. Yalan yere yemin etmeye ruhsat, kutsal metin yazarları tarafından TANRI adı kullanarak sağlanmış. Ruhsat kullanımı, din sistemi içinde kişilerin keyiflerine bırakımış halde.

Tanrıya davet eden bir kutsal metin yazarı düşünün ki;
Oğul Tanrı olarak nitelendirdiği için "kitap getirmedi, babasının VERDİĞİ ESKİ AHİT'E bağlı kalıp, BABASININ TAPINAĞI SİNAGOG'a / Havralara gitti oralarda dersler verdi" diyor.
Tapınaklarda, İsrail Tanrısına, yani "YAŞAYAN TANRIYA TAPTI"diyor.
Matta..........23:21 Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.
Matta..........21:13 Onlara şöyle dedi: «`BENİM EVİME dua evi denecek' diye YAZILMIŞTIR. Ama siz burayı haydut inine çevirdiniz!»

Eski Ahiti'de Yahvenin Sina'da Moşe'ye verdiğini, her harfinin Baba Tanrı'dan yada İsrail tanrısından olduğunu kabul ediyor.
Yuhanna......2:16 Güvercin satanlara, «Bunları buradan kaldırın, BABAMIN EVİNİ pazar yerine çevirmeyin!» dedi.
   
  YAHVE KİM? İSA'NIN "BABAM" DEDİĞİ YAHVE'YE NE OLDU? KONULARININ İŞLENDİĞİ "İSA YAHVE Mİ? " SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
   
  Sonra, "her harfi TANRI SÖZÜ" dediği kitapları yalanlayan ifadeleri yazıyor. Sıkılmadan "benim yazdıklarım Tanrı sözüdür" derken, "her harfi Tanrı'dandır dediği diğer kitabı yalanladığını görmemezliğe geliyor. Umursamıyor. Üstelik karşı fikirler içinde suçlamaları hazır. (Herhalde? kendi yazdığı bu ifade için, kendi başından, kendi davranışlarından pay biçmiş olmalı.) Matta'nın, karşı yalanlamalar için, doğruları gösterecek olanlar için, çelişkilerini yüzüne vuracaklar için savunma ifadesi şöyle.

Matta.............23:28 Dıştan insanlara doğru kişilermiş gibi görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.

Hatırlayın Petrus'ta şöyle demişti..
2 Petrus ........1:20 Öncelikle şunu bilin ki, KUTSAL YAZILARDA bulunan hiçbir peygamberlik sözü kimsenin özel yorumu değildir.
2 Petrus ........1:21 Çünkü hiçbir peygamberlik sözü İNSANIN İSTEĞİNDEN kaynaklanmadı. İnsanlar KUTSAL RUH tarafından yöneltilerek Tanrı'nın sözlerini ilettiler.

MATTA, BU DAVRANIŞI İLE ADETA:
"BEN TANRIDAN DAHA İYİ BİLİRİM" DİYOR.
"OĞUL TANRI SAĞLIĞINDA BİZE BU YANLIŞI SÖYLEDİ" DEMİYOR. "OĞUL TANRI, O KİTAPLARDA BULUNANI TEBLİĞ ETTİ" DİYOR.
"HER HARFİ TANRIDANDIR" DİYOR. AMA SONRA O İFADELERİ YALANLAYARAK, TANRI OLARAK BENİMSEDİĞİNİ BİLGİSİZ İLAN EDİP, KİTAPLAR HAKKINDA ŞÜPHE UYANDIRIYOR.

BABA TANRININ verdiği, OĞUL TANRI'nın tebiliğlerini yaptığı kitaba yanlış damagası vurmak, OĞUL TANRI sevgisinin, BABA TANRI saygısının neresi ile bağdaşır? Tanrı algısını, buhur yakılan, yakmalık sunular sunulan bir olgu olarak bilinçlerine yerleştirmiş olanların, düşüncelerinde Pagan Tanrılarını inançlarının izler taşıyanların, yazdıklarından daha ne beklenir.?

Onların mektuplar halinde "bende biliyorum" tarzında, vaaz kıvamında, haber niteliğinde yazdıkları, "mış ve miş" anlatımlarıyla dolu çelişkiler yumağı metinleri, sırf "atalarımız kutsal damgası vurmuş" diye, Ahiret yaşamlarına kurtuluş kapısı olarak görmelerine ne denir? Yazının ilerleyen kismında görüleceği gibi, maddesel hataları yapanların, hatalarıda TANRI'ya yükleyenlerin, hayalleri içeren vaadlerinden hangisi doğru olabilir?

TANRI HİÇ; HATA YAPAR MI?
TANRI HİÇ; YANILI MI?
TANRI HİÇ; UNUTUR MU?
TANRI HİÇ; SÖZLERİNİ YALANLAYANLARA VAHİY VERİR Mİ?
TANRI HİÇ; SÖZLERİNİN YANLIŞ KALMASINA İZİN VERİR Mİ?
TANRI HİÇ; SÖZLERİNİ YANLIŞ NAKLEDENLERİN YAZDIKLARINA KUTSAL KİTAP DAMGASI VURUR MU?
TANRI HİÇ; KANDİSİNE OLAN GÜVENİ SARSANLARIN ÜZERİNE KUTSAL RUH'U GÖNDERİR Mİ?
TANRI HİÇ KİTAPLARINA VE KENDİSİNE OLAN GÜVENİ SARSANLARI, KURTULUŞA GÖTÜRÜR MÜ?
ASLA GÖTÜRMEZ.

YOK HALA ELLERİNİZDEKİ METİNLERE DAYANARAK "GÖTÜRÜR" DİYORSANIZ, SÜREKLİ HATA YAPAN, HAFIZASI ZAYIF, UNUTAN TANRININ HANGİ SÖZÜNE GÜVENEREK, HAYALLER KURUYORSUNUZ.

O SÖZLERİ VERENİN, O SÖZLERİ SÖYLERKEN SALLAMADIĞINI, ATIP TUTMADIĞINI, 3300 senedir (Çöl macerası sırasında, şu dağın arkasında bal ve süt nehirli ülkeler var, önden Meleklerimi gönderdim dediği -vahiylerden aklında kalanı Dünya üzerine yorumlamış-) BULAMADIĞI BAL VE SÜT AKAN NEHİRLER KONUSUNDA YANILMADIĞINA NASIL EMİN OLABİLİYORSUNUZ?

"YOK CANIM SAMİMDİR" DESENİZ BİLE; SÖYLEDİĞİ SÖZLERİ UNUTMADIĞINI NEREDEN BİLİYORSUNUZ?
Kitaplarında işlendiği gibi; DEDİĞİNİ BİLMEYEN, SÜREKLİ YANILANIN SÖZLERİNE GÜVEN OLUR MU?
TANRI SÖZLERİNİ YALANLAYANLARIN KİTAPLARI, "TANRI SÖZÜ" OLABİLİR Mİ?
  Matta kitabı, Yeni Ahit denilen, insanlara Tanrı ile yapılmış son mukavelenin maddeleri olarak sunulan, Tanrının özel melekleri ve Kutsal Ruh denetimi ile yazdırıldığı söylenen, metinler külliyesinin, 1. KİTABI.

OĞUL TANRI'nın, yeni kitap getirmeyip tebliğlerini yaptığı, her harfi babamdandır dediği Eski Ahit kitabına ilav"eten yeni müjdelerini, vaadlerini işlettiği metinler bloğunun 1. KİTABI.

Kitapları kim yazdırmıştı? Oğul Tanrının özel melekleri.
2 Petrus ........1:21 Çünkü hiçbir peygamberlik sözü İNSANIN İSTEĞİNDEN kaynaklanmadı. İnsanlar KUTSAL RUH tarafından yöneltilerek Tanrı'nın sözlerini ilettiler.

TANRI DAHA 1. KİTABIN İLK 11. MADDESİNDE HATA YAPAR MI?
DAHA 1. KİTABIN, İLK MADDELERİNDE HATA YAPAN TANRI, KİTABIN SONUNU NASIL GETİREBİLİR?
DİĞER KUTSAL METİN YAZARLARINA MÜJDELİ VAADLERİNİ SAĞLIKLI OLARAK NASIL YAZDIRABİLİR?

DAHA 1. KİTABIN İLK MADDESİNDE DENETMEN KUTSAL RUH BU HATAYI GÖRMEZSE, GÖRMEDİĞİ HATALARIN HADDİ HESABI OLUR MU?
KUTSAL RUH, YİNE KENDİ DENETMENLİĞİ ALTINDA, BABA TANRI ZAMANINDA YAZILMIŞ OLAN MADDEYİ YALANLAYAN İFADEYİ NASIL GÖZDEN KAÇIRABİLİR?

ÖZEL MELEKLER DAHA 1. KİTABIN İLK MADDELERİNDE YANLIŞ BİLGİ VERMEYE BAŞLADILARSA; KİTABIN SONUNU NASIL GETİRDİKLERİNİ SİZ BİR TAHMİN EDİN.

Yanlışlıklar, hatalar, çelişkiler, TANRI İNANCININ ARKASINA SIĞINILARAK yapılmış olan sallamalar, aynı kapak altında muhafaza edilen, "HER HARFİ TANRIDAN" denilen kitaplar külliyesinde, yalanlanmadan, herhangi bir düzeltmeye uğramadan bugüne kadar, konumlarını bozmadan varlıklarını sürdürdüklerine göre; HİÇ BİR DENETLEMENİN YAPILMADIĞI AŞİKARDIR. ya'kitaplar tanrı dentimi dışındadır, yada tanrı kitaplarda ne yazıldığını bilmemektedir.

"TANRI YANILMAZ SÖZÜNÜ" DOĞRULATMAK AMACIYLA, YALAN-YANLIŞ ŞEYLERİ MUHAFAZA ETMEK / ETMEYE ÇALIŞMAK ZATEN YAZILANLARIN TANRISAL OLMADIĞININ, İLAHİ HİÇ BİR DEĞER İHTİVA ETMEDİĞİNİN İSPATI DEĞİL MİDİR?

"TANRI YANILMAZ SÖZÜNÜN" GEÇERLİLİĞİNİ KORUMAK AMACIYLA, YANLIŞ OLDUĞU İSPATLANMIŞ OLAN TANIMLARA DAHİ, "EVET BU TANIMLARDA HATA VAR" DEMEMEK BİLE; ELLERİNDEKİ METİNLER KÜLLİYESİNİN TANRI SÖZÜ İLE BİR İLGİSİNİN OLMADIĞININ İSPATI DEĞİL MİDİR?

TANRI YANILMAYACAĞINA GÖRE; TANRI SÖZÜNÜN YANLIŞLIĞININ SAKLANMAYA, ÜZERİ ÖRTÜLMEYE, YALDIZLANMAYA İHTİYACI OLUR MU?
EĞER BİR SÖZ YANLIŞSA, EĞER TANIMDA ÇELİŞKİ VARSA, O SÖZ ZATEN TANRI SÖZÜ DEĞİLDİR, KORUNMASININ DA HİÇ BİR ANLAMI YOKTUR.

TANRISAL OLMAYAN SÖZLERİ KORUMAK, PEŞİNE TAKILANLARA SAPKINLIKTAN BAŞKA HİÇ BİR ŞEY KAZANDIRMAZ.
SAPKIN SÖZLERİ KORUMAKTA, HİÇ BİR KULUN GÖREVİ OLAMAZ. ÇÜNKÜ SAPKIN SÖZLERİN ARKASINA TAKILMAK ZATEN İLAHİ EMİRLERLE YASAKLANMIŞTIR.

"ALLAH'TAN", GELEN VAHİYLERİN AMACIDA SAPKIN DAVRANIŞLARIN, İNANÇLARIN ÖNÜNE GEÇMEK DEĞİL MİDİR?
O HALDE SIRF TANRIDAN OLDUĞU SANILSIN DİYE, ÇELİŞKİLER YUMAĞI HALİNE GELMİŞ, SÖZLERİ KORUMANIN TANRI EMRİYLE NE İLGİSİ OLABİLİR?

TANRI SAPKINLIĞI ÖNLEMEK İÇİN PEYGAMBERLER GÖNDERİYOR, SAPKIN SÖZLERİ GEÇERSİZ KILMAK İÇİN VAHİYLER GÖNDERİYOR.
BUNLARSA ÇELİŞKİLER İÇEREN SÖZLERİ, SAPKINLIK İÇEREN İFADELERİ TANRI SÖZÜ İLAN EDİYORLAR

Bu güne kadar, hiç bir denetlemenin yapılmadığı açıkca belli olan, KAYNAĞI TANRI İLAN EDİLEN ama çelişkileri daha 1. KİTAPLARININ İLK MADDELERİNDE başlayan kitaplara ahiret yaşamı emanet edilir mi?

SORU ŞU: 1. KİTAPTA, YOŞİYA OĞLU YEHOYAKİM YERİNE, YOŞİYA OĞLU YEHOYAKİN YAZILMAKLA YETİNMEYİP, SÜRGÜNE KRAL OLARAK GİDEN ADAMI BABİL SÜRGÜNÜNDE DOĞMUŞ İLAN EDEN, KUTSAL METİN YAZARININ İLAHİ BİR DESTEĞİ OLABİLİR Mİ? TANRI SÖZLERİ DEDİĞİ KİTAPLARI YALANLAYAN İNSANIN İLAHİ BİR ESİNTİYE MARUZ KALMIŞ OLDUĞU DÜŞÜNÜLEBİLİR Mİ?

Sırf müjde olsun, yazdıkları Tanrısal sayılsın, seçilmişlik şareti olsun, sıraladığı isimlerde gerçekten kutsal sayılsın, 14'lü etaplara uygun düşsün diye secerelerle oynayan, yüz yıllık boşluklar oluşturmayı göze alarak, soyları yok eden ZAT-I MUHTEREM'İN YAZDIĞI metinler kutsal olabilir mi?

Secerelerle fazla oynamasının cezasını, ondörde (yada üçe) bölünemeyen KIRKBİR KİŞİLİK soy yapısını, SÖZLERİM TANRI İŞARETİ sanılsın diye üç'e bölündüğünü ilan ederek gören kutsal metin yazarının, iddia ettiği gibi ilahi desteği olsaydı, ebediyete kadar sürecek bu yanlışlığı yapar mıydı? Ebediyete kadar sürecek yalancılık damgasını yiyen olarak kalmasına müsade edilir miydi?

Saymada yanlışlık yapacak kadar gözü dönmüş olanın, TANRI SÖZÜ OLMADIĞINI BİLE BİLE TANRI'YA YANLIŞLIKLAR YÜKLEYENİN, kutsal olan tüm değerlerden yoksun olanın yazdılarına güven olur mu?

Akrabalık bağlarını bir kenara bırakıp, sadece tarihsel olarak yazılanlara baktığımızda bile, ne kadar büyük sallamaların yapıldığını görebiliriz. Çelişkilerin yazıya dökülmüş ifadelerde nasıl sırttığını tespit edebiliriz.

Soylar arasındaki akrabalık bağlarında yaşanan "TANRI SÖZÜ" diye KAPATMAYA ÇALIŞTIKLARI karmaşayı, komediyi daha sonra işlemek üzere, şimdilik göz ardı edelim. Sadece arkeolojik kronolojilere dayanarak, sallamalarla oluşturdukları KUTSAL SOY adı altında, "TANRIDAN ESİNLENDİK" diyerek sergiledikleri pervasızlığaı bir örnek verelim.

İnançsızlığın göstergesi sayılabilecek, TANRI ANLAYIŞININ ALTINDA GİZLEDİKLERİ HİÇE SAYMANIN, SAYGISIZLIĞIN, İNANÇSIZLIĞIN yüzlerce yıl sonrasına aktarımı niteliğindeki bir örnek.

TANRI SÖZLERİNİ YALANLAYANLARIN KİTAPLARINI, TANRI SÖZÜ OLARAK KABUL ETMEK SAMİMİ BİR İNANÇLA BAĞDAŞIR MI?
TANRI SÖZLERİNİ YALANLAYANLARIN KİTAPLARINI, TANRI SÖZÜ OLARAK KABUL EDENLERİ ANLAYABİLMEK ELBETTE MÜMKÜN DEĞİL.
   
  Matta..1/11 Yoşiya, Babil sürgünü SIRASINDA doğan Yekonya ve onun kardeşlerinin babasıydı.
Matta..1/12 Yekonya, Babil sürgününden SONRA doğan Şaltiyel'in babası;Şaltiyel ise Zerubabel'in babasıydı.

Nehemya.....12:1 Şealtiel oğlu Zerubbabil ve Yeşu ile birlikte sürgünden DÖNEN kâhinlerle Levililer şunlardır: Kâhinler: Seraya, Yeremya, Ezra,
 
   
 
   
  Matta, YehoyaKİN'in babası YehoyaKİM'i atlamakla yetinmeyip, YehoyaKİN'i BABİL DOĞUMLU ilan etmiştir.

YEHOYAKİN / YEKONYA SOYU NEDİR?
1 Tarihler......3:15 Yoşiyanın OĞULLARI : İlk oğlu Yohanan, İkincisi YehoyaKİM, Üçüncüsü Sidkiya, Dördüncüsü Şallum.
1 Tarihler......3:16 YehoyakiMİN OĞULLARI: YehoyaKİN ve Sidkiya.

YEKONYA'nın yani YehoyaKİN'in BABASI YehoyaKİM'e yani ELYAKİM NE OLMUŞTUR? 3 ay krallık yapabilen Yehoahaz'ın yerine, ismi değiştirilerek Kral olarak atanmıştır
2 Tarihler......36/3-4 Mısır Kralı Neko Yeruşalim'de onu tahttan indirerek ülke halkını yüz talant gümüş ve bir talant altın ödemekle yükümlü kıldı. Yehoahaz'ın ağabeyi Elyakim'i de Yahuda ve Yeruşalim Kralı yaptı ve adını değiştirip YehoyaKİM koydu. Sonra kardeşi Yehoahaz'I alıp Mısır'a döndü.

11 YIL KRALLIK YAPAN YEHOYAKİM'den sonra, TAHTA KİM GEÇMİŞTİR?
2 Krallar.......24:8 Yehoyakin on sekiz yaşında kral oldu ve Yeruşalimde üç ay krallık yaptı. Annesi Yeruşalimli Elnatanın kızı Nehuştaydı.

BABİL SÜRGÜNÜ NE ZAMAN OLMUŞTUR? Babil kralı Nebukadnessar'ın SEKİZİNCİ yılında olmuştur. Nebukadnessar tahta M.Ö.605 yılında geçmiştir. (M.Ö. 605-8 = M.Ö 597)
2 Krallar........24:12 Yahuda Kralı Yehoyakin, annesi, görevlileri, yöneticileri ve hadımlarıyla birlikte, Nebukadnessara teslim oldu. Babil Kralı KRALLIĞININ SEKİZİNCİ yılında
YEHOYAKİN'İ TUTSAK ETTİ.

YEHOYAKİN KİMİN OĞLU? Tanrı sözü diye sahiplendikleri kitapta, YehoyaKİM'in YERİNE TAHTA GEÇEN OĞUL KİM? Arkeolojik verilere görede ,YehoyaKİM'den sonra tahta oğlu YehoyaKİN geçiyor.
2 Tarihler.....36:8 YehoyaKİMin yaptığı öbür işler, iğrençlikleri, onunla ilgili açığa çıkan kötülükler İsrail ve Yahuda krallarının tarihinde yazılıdır. Yerine OĞLU YehoyaKİN kral oldu.
   
  .
  SIRF ONDÖRT PERYOTLARINI TUTTURABİLMEK İÇİN SECEREDEN İSİM ÇIKARTANLARA, YEHOYAKİM'İN AHI TUTMUŞ OLMALI.
 
MATTA; TANRI OLDUĞUNA TANIKLIK ETTİĞİ OĞUL TANRININ DA TEBLİĞİLERİNİ YAPTIĞI KİTABI, YALANLANLAYAN AŞAĞIDAKİ SÖZLERİ YAZMAKLA HANGİ MUCİZELERİN GERÇEKLEŞMESİNE SEBEP OLMUŞTUR?. (YEKONYA = YEHOYAKİN... YEHOYAKİM = ELYAKİM.... SIDKİYA =ZEKERİA)

Matta..1/11 YOŞİYA, BABİL SÜRGÜNÜ SIRASINDA DOĞAN Yekonya ve onun kardeşlerinin babasıydı.
Matta..1/12 YEKONYA, BABİL SÜRGÜNÜNDEN SONRA DOĞAN ŞATİYEL'in babası; Şaltiyel ise ZERUBABEL'in babasıydı.


SÜRGÜNDEN EN AZ 11 SENE ÖNCE ÖLEN YOŞİYANIN, SIRF MATTANIN HATIRI İÇİN DİRİLTLEREK BABİL SÜRGÜNÜNE GÖNDERİLMESİ
BABİL'E GİTTİĞİN DE 18 YAŞINDA OLAN YehoyaKİN'in, SÜRGÜNE BERABER GİTTİĞİ ANNESİNİN, DİRİLTİLEN BABA TARAFINDAN HAMİLE BIRAKILARAK YENİDEN DOĞURULMASI. (Masalların başlangıç tekerlemesi "BEN ANAMIN BEŞİĞİNİ TINGIR-MINGIR SALLARKEN" tekerlemesinin esin kaynağıda, Matta'nın bu esinlenmesi olsa gerek.)

2 Krallar.........24:12 Yahuda Kralı YehoyaKİN, ANNESİ, görevlileri, yöneticileri ve hadımlarıyla birlikte, Nebukadnessara teslim oldu. Babil Kralı KRALLIĞININ SEKİZİNCİ yılında YehoyaKİN'İ TUTSAK ETTİ.

ŞATİYEL'İN DOĞUMUNUN, ONDÖRT ETAPLARINA SEKTE VURMAMASI İÇİN DOĞUMUNUN SÜRGÜN SONRASINA ERTELENMESİ.
YİNE 14 UĞRUNA SÜRGÜN SIRASINDA ZERUBBABİL'İN DOĞUMUNU SÜRGÜN SONRASI ERTELEME OPERASYONUNU YAPABİLMEK İÇİN, SÜRGÜN YILLARINDA DOĞAN ZERUBBABİL'İN DOĞUMUNUN İPTAL EDİLMESİ.

SÜRGÜN SONRASI DOĞUM İÇİN GÜN SAYAN ZERUBBABİL'İN DOĞUMUNUN, ŞATİYEL'İN EVLENEME YAŞINA KADAR BEKLETİLMESİ

EZRA'NIN SÜRGÜN DÖNÜŞÜNE ÖNDER YAPTIĞI, KÖLELERİ, EŞEKLERİYLE BİR ALAY HALİNDE KUDÜS'E GÖNDERDİĞİ ZERUBBABİL'İN; SÜRGÜNDEN EN AZ 20 YIL SONRA, TEKRAR DOĞMAK ÜZERE, GELDİĞİ YERE GÖNDERİLMESİ.

Nehemya.....12:1 Şealtiel oğlu Zerubbabil ve Yeşu ile birlikte sürgünden dönen kâhinlerle Levililer şunlardır: Kâhinler: Seraya, Yeremya, Ezra,

EZRA'NIN SÜRGÜN DÖNÜŞÜ, KUDÜS'E VALİ YAPTIĞI ZERUBBABİL'İN, BU HİZMETLERİNİN TÜM KAYITLARDAN SİLİNMESİ.
SÜRGÜN DÖNÜŞÜ, EZRA'NIN MİMARLIĞINI YAPTIĞI DİNİN, DERLEMELERİNİ KABÜL ETTİRMEK İÇİN BAŞLADIĞI MÜCADELEYE HİÇ GİRMEMİŞ OLMASI.
EZRA'NIN İSTEĞİ İLE ZERUBBABİL'İN, TAPINAK İNŞAATINA DOĞMADAN BAŞLAMIŞ OLMASI.
YİNE KUTSAL METİN YAZARLARININ ZORUYLA, TAPINAĞIN AÇILIŞINI DOĞMASINA EN AZ İKİ SENE VARKEN YAPMIŞ OLMASI

TAHTA GEÇMESİNE EN AZ 5 SENESİ OLAN NEBUKADNESSAR'A DA KUDÜS'ÜN ALDIRILMASI ve BABİL SÜRGÜNÜN SANAL PROVASININ YAPILMASI
MISIRLI NEKO, HAYALİ YOŞİYO ÖLDÜKTEN SONRA TAHTA GEÇEN, HAYALİ OĞLU YOHANAN'I TAHTAN İNDİRİP, HAYALİ "ELYAKİM İSMİNİ" YİNE HAYALİ OLARAK "YEHOYAKİM" OLARAK DEĞİŞTİRİLMESİ

ÜÇ AY TAHTA KALAN VE MISIRLI NEKO TARFINDAN TAHTAN İNDİRİLEN YOHANAN'IN HAYALETLERDEN SAYILMASI,
MISRLI NEKO'NUN ESASINDA HİÇ İSRAİL'E GELMEDİĞİ ve YEHOYAKİM'İ TAHTA GEÇİRİLMEDİĞİNİN, HATTA ONLARIN HİÇ YAŞAMAMIŞ OLDUKLARININ SANDIRILMASI
EZRA...YEREMYA...DANİEL DAHA DOĞRUSU KİTABIN TORA GRUBU DIŞINDA YOK SAYILMASI
   
   
  MATTA, YUKARIDAKİ PERVASIZLIKLARI YAPIYORDA, ESKİ AHİT YAZARLARINDAN EZRA, NEHEMYA ve TÜM ÇELİŞKİLİ İFADELERİN KİTAPTA YER ALMASINI "HER HARFİ TANRIDAN" DİYE SAĞLAYANLARLA, SÖZ KONUSU ÇELİKİLERİ BİLE BİLE, "KURTULUŞUMUZ BURADA YAZILANLARA GÖRE OLACAK" DİYENLER, HİÇ Mİ VURDUMDUYMAZLIK YAPMIŞ OLMUYOR
   
  EZRA ve NEHAMYA'nın, YERUŞALİM'E DÖNÜŞ HİKAYESİNİN İŞLENDİĞİ "EZRA MI, NEHEMYA MI, YANILIYOR?" SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ
   
  HİÇ ŞEYTANI SAĞINA ALMIŞ TANRI İNANCI OLUR MU? GÜNAHA SEVABA TERS, İMTİHANA, SINAVA TERS....vs İMANA, KULLUĞA TERS
   
  ADEM'İN MEYVA, YILANIN YANILMAZLIĞI, TANRININ YALANCILIĞI KONULARININ İŞLENDİĞİ "TANRININ BAHÇESİ " SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ
   
  Elindeki somut belgelerden, doğru dürüst aktarımlar yapamayan, esinlendim dedikleri hayallerini, kimbilir nasıl KURTULUŞ VAADLERİ ile harmanlayıp anlatmışlardır.Taraftar toplayabilmek için hangi süslü laflarla, vaadlerle, müjdelerle metinlerini doldurup tamamlamışlardır. Bu konuda örnek Aynı konu ile ilgili ifadeleri ile Matta'dan. Secerede yaptığı inanılmaz hataları örtebilmek için, secere sonuna şu ifadeyi MUCİZE göstergesi olarak ilave ediyor.Saydığı secere sanki doğruymuş gibi birde o, listeye kutsallık katarak dikkatleri MÜJDE, KURTULUŞ, KEHANET, MUCİZE kavramları üzerine oturtuyor.

SECERE SIRALANDIKTAN SONRA 41 SAYISINI DA 3'E BÖLME MUCİZESİNİ GERÇEKLEŞTİREREK (Davut ve İsa dahil 41 isim veriliyor) ŞU MADDE MATTA TARFINDAN yada ONUN ADINA BAŞKA TANRI SÖZCÜLERİ TARAFINDAN YAZILIYOR.

Matta..1/17 Buna göre, İbrahim'den DAVUT'a kadar toplam ON DÖRT kuşak, Davut'tan BABİL sürgününe kadar ON DÖRT kuşak ve BABİL sürgününden MESİH'e kadar da ON DÖRT kuşak geçti.


SIRALADIKLARI İSİMLERİ SAYMAKTAN ACİZ OLANLARIN (yazdıları isimleri sayısını 42 olarak sayanların) Yazdıkları hiç TANRI SÖZÜ OLABİLİR Mİ?
   
 
   
  NEDEN ONDÖRTLÜ ETAPLAR OLMALIYDI? Çünkü belirleyici olarak kullanılacak isimler, herkezin üzerinde mutabık kalacağı, kişiler ve olaylar olmalıydı. Aksi halde ortaya çıkan rakkamların ne öndemi olurdu. Her hangi bir sayıyı herhangi bir sayıya bölmek Tanrısal bir işaret olabilir mi? Olamaz. Kutsal / Tanrısal kabul edilebilmesi için, kullanılan sayının bir şeylere işaret ediyor olması gerekir.

İbrahim başlangıç olarak alındığına göre, etap sonuda veya başka bir değişle ikinci etabın başlangıcıda, kutsal soyun bağlandığı Davut olmalıydı. Tanrının senin soyunu sonsuza kadar yaşatacağım dediği isim olmalıydı. Bu iki isim arasında tespit edebildikleri yada kabul ettikleri kişi sayısı İbrahim ve Davut dahil 14'dü. En büyük hatayıda bence burada yaptılar. Çünkü iki etap başıda dahil edilerek 14 sayısı saptanmıştı. Artık kutsal devir sayısı ondört rakkamı ortaya çıkmıştı. Artık dönem sonları bu sayıya göre olmalıydı.

Esasında, İbrahim ile Davut arasında 13 kuşak fark vardı. Davuttan sonra, en önemli etap işareti olarak gördükleri Tanrı isteği olan (onlar öyle söylüyor.) Babil sürgünü. Davut ile Babil sürgünü arasını yanlış rakkamları 14'e tamamlamak için gerekli operasyonlar yapıldı ve soy ağacından bazı dallar, "TANRI SÖZÜ" olarak kitabın başka yerinde KABUL EDİLMİŞ OLMASINA rağmen, BUDANIVERDİ. Babalar yok edildi, doğumlar iptal edildi, Dünya'ya gelmeler ve terk etmeler ertelendi.

Sözlerini, Tanrı sözü olarak gören Matta, birazda Esaki Ahit'ten esinlendiği belli olan (secerlerdeki) karışık düzen (yorumlamayı zorlaştıran) anlatımlarının ilk kurbanı oluvermiş. "Hem yazdım, hem yanlış saydım" diyemeden, etaplardan birini on üçte bıraktığının farkına varmadan, o müjdeli on-dörtlüler ifadesini, TANRI ADINA yazıvermiş. Arşimet'in bulma sevinci ile hamamdan çıplak fırlaması gibi, Matta'da ortalığa kutsal soyu uydurdum, "İSA'mı KUTSAL SOYA MONTE ETTİM" diye fırlamış olmalı. TANRI'YA RAĞMEN, TANRI ADINA, TANRIYA SOY OLUŞTURMAK KOLAY MI?
   
 
   
  Elbetteki, "Her harfi Tanrı'dandır" denilip bol bol vaadlerle süslenerek sunulduğunda, çok az insan (oransal olarak), eline kağıt kalem alıp bu tür kıyaslamaları yapıyor. Onlara da kimse rağbet edip, ciddiyede almıyor. "Koca koca adamlar yanılır mı" diyorlar? "Onlar anlamadı da sen mi anlayıp buldun" diyorlar. Halbuki o koca koca adamlar dedikleri DAMDAKİ BACALAR.
   
  BABİL SÜRGÜNÜNDE BİTEN KUTSAL DAVUT SOYUNUN İŞLENDİĞİ "ZERUBBABİL ve DAVUT SOYU" SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
   
 

SECERE ÇIKARTIK DİYORLAR AMA KOPYALARKEN BİLE HATALAR YAPIYORLAR. Kutsal metin yazarlarının dini ne kadar ciddiye aldıklarının bir örneği bu listeler. Bugünkülerin de artık her tarafından dökülen bir sistemi ayakta tutmaya çalıştıkları belli. Her tarafı yamanarak örtülerek kamufle edilmeye çalışılmış.

Kitaplarına bakıldığında bu maddesel hatalar hemen bulunuyor.Üzerini örtmeye çalıştıkları çamurda elbette fazla dayanıklı olmuyor.Ama onlar hemen başka bir çamur tabakası ile çatlağı, "kurtuluşumuz yakın, Mesih geldi gelecek" sözleri eşliğinde sıvıyorlar.

Güneşi balçıkla sıvamak gibi bir işe girişmişler. KUTSALLIK, TANRI SÖZÜ GİBİ KORUMA KALKANLARI İLE DURUMU SÜRDÜRMEYE ÇALIŞIYORLAR. Taki, Güneş çamuru çatlatıp dökene kadar sürecek bir çaba. Tüm çabalar o sessiz gemiye kadar sürüyor. Ne hayal etmiş olursa olsun, ne ummuş olursa olsun orada sadece ne varsa onunla yüzyüze gelecek. Hayalindeki tatile gidilmiyor. Zorunlu davete icabet ediliyor. Ne umduğun değil ne bulacağın önemli.

   
  KUTSAL METİN YAZARLARI DAHA KENDİ ARALARINDA KİŞİLERİN ANA BABALARINI KARIŞTIRIYORLAR.
HATALARININ İNCELENMEMESİ İÇİNDE "HER HARFİ TANRIDANDIR" KORUMA KALKANINI KULLANIP, VAADLERLE DE ARALARI DOLDURUYORLAR.
KURTARICININ OLMAZSA OLMAZI OLARAK GÖSTERİLEN DAVUT SOYUNUN
   
  YANLIŞLAR ÜZERİNE KURULAN SECERENİN, NE ANLAMI KALIR. BÖYLE BİR SECERE OLUŞUMU SADECE, BİRŞEYLERİN ÖRTÜLMEK İSTEDİĞİNİ GÖSTERİR.

BÖYLE BİR SECEREDEN HAREKETLE KEHANET AVCILIĞI YAPANLAR, PEYNİR EKMEĞE KATIK OLMASIN DİYE AKILLARINI YİTİRMİŞ OLANLARDIR.
GÖZLERİNİ KAPAMIŞ, KULAKLARINI TIKAMIŞ, DÜŞÜNCE MEKANİZMALARINI DONDURMUŞ OLANLARDIR.
BÖYLE BİR SECERENİN OLDUĞU KİTABA "HER HARFİ TANRIDANDIR" DİYE BAĞLANANLAR, BİR TANRIYA DEĞİL İTTİFAKLAR KURUP, TILSIMA İNANANLARDIR.
SAYISIZ HATALARIN OLDUĞU KİTABIN TANRIDAN OLMASINI TEMENNİ EDENLER ESASINDA, HAYALLERİNİN BOZULMAMASINI İSTEYENLERDİR.
   
  Matta bu yaptığı nesil atlama yada yok sayma sonucu ortaya koyduğu secerede, yaptığı atlamaları, örtmeleri, ana-baba nakillerini gizlemek içinde ("haydi hep beraber ilahi söyleyelim" tarzı yaklaşımla) 14'lü etaplar misalini vererek dikkatleri kutsiyete, seçilmişliğe çekerek yaptıkları gafları süsülüyorlar. Yazılanların, Tanrısal olduğuna ve oluşturduğu daha doğrusu mucize sanılmasını istediği, (Matta'nın oluşturduğu, daha doğrusu oluşturduğunu sandığı) ifadeye dikkatleri toplayarak "yaptığı örtpas-işini", yaldızlamıştır.

ÖZETLE:ÖNCE ÖRTMÜŞ, SONRA DOLDURMUŞ, EN SONDA CİLASI OLSUN DİYE YALDIZLAMIŞTIR En ufak korku duymadan, yaptığı işi Tanrısal ilan edenin yazdıklarına nasıl güvenilir?Herşeyi Matta'nın yazdığı isimler çerçevesinde olduğunu kabul etseniz bile; 41 sayısını üçe bölerek 14'lü gruplar oluşturmanız imkansız.
   
   
  HER HARFİ TANRIDAN BİDİRİMLE (AYNI KAPAK ALTINDA) İKİ İSA, KONUSUNUN İŞLENDİĞİ"TEK OĞUL & İKİ İSA" SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.