but1
   
   
  TANRI YALAN SÖYLER Mİ? YILAN DOĞRUYU BİLİRDE TANRI BİLMEZ Mİ?
   
  Kitapları ile bilinçlere yerleştirmek istedikleri kural çok basit.Kısa anlatımla;
PEYGEMBER NE KADAR ZAYIF OLURSA; TANRI'DA O KADAR ZAYIF/ BAŞEDİLEBİLİR OLUR. GEREKTİĞİNDE KAFA TUTULABİLEN OLUR,
PEYGEMBER NE KADAR ÇARESİZ KALIRSA;TANRI İLE YAPILDIĞI SÖYLENEN ANTLAŞMAYI İZAH ETMEK O KADAR KOLAY OLUR,
KİTAP NE KADAR YANLIŞSA, TANRIDA O KADAR YANILAN OLUR
     
   
  Neden kitabımızın bu kısmı yanlıştır, "Allah, herşeyi bilendir yanılmaz" diyerek, en azından bu kısmı iptal etmiyorlar? Etmezler elbette; ellerindeki kitabın, Allah'la, ilişkisi olmadığını onlar da biliyorlar. Zayıf, yanılan, bilmeyen Tanrı konusunda ısrarlı oldukları için, yani göğüslerdeki BUZAĞI meselesinden dolayı böyle bir girişimde bulunmuyorlar
   
  İŞTE TANRININ YALANCILIĞINI, BİLMEMEZLİĞİNİ ORTAYA KOYAN, GÜNÜN SERİNLİĞİNDE BAHÇESİNDE GEZİNEN TANRI PROFİLİNE BİR ÖRNEK..
   
  CENNETTEN KOVULMANIN GÜNAHINI, ŞEYTANDAN ALIP YILANA YÜKLEMEK SURETİYLE TEMİZE ÇIKARTILAN, İSRAİL TANRISIYLA TOPLANTILARA KATILAN, İSRAİL TANRISINA BİLGİ VEREN ve ONUN SAĞINDAN AYRILMAYAN, TEMİZ, İLAHİ KATTA MUTEBER GÖSTERİLEN, 666 KODLU ŞEYTANIN ÖYKÜSÜ
   
  Eyüp.................1:6 Bir gün İLAHİ varlıklar RABbin HUZURUNA ÇIKMAK için geldiklerinde, ŞEYTAN da ONLARLA GELDİ.
Eyup.................1:7 Rab ŞEYTAN'a, "NEREDEN GELİYORSUN ?" dedi. ŞEYTAN, "DÜNYADA GEZİP DOLAŞMAKTAN " diye yanıt verdi.

Melekler sağına geçemezken o sağında duruyor. Kutsal metin yazarıda üzerine basarak "SAĞ" kelimesini kullandığına göre, kurulan ittifaklar belli olsun diye bu detaya yer vermiş olmalı

Zekerya..............3:1 RAB, MELEĞİNİN önünde duran Başkâhin Yeşuyu ve onu suçlamak için SAĞINDA DURAN Şeytanı bana GÖSTERDİ

666 sayısını çok seviyorlar ve ona gizem yüklüyorlar diye,
"666 SAYISINI ANCAK BİLEN BİLİR diyorlar" diye,
Cennetten kovulmanın suçunu yılana yükleyip ŞEYTANI temize çıkardılar diye,
Tanrıyla Şeytanı toplantı yaptırıyorlar diye...vb.. bu ifadelerini de buraya ekliyorum.
VAAD'cinin kimliğine belki biraz açıklık getirir, peşine takınalın, Oğul Tanrı denilenin aslında kim olabileceği konusunda birazcık olsun düşünülebilir diye...

ŞEYTANLA yanyana oldularına göre,
ŞEYTAN konseylerinden hiç ayrılmadığına göre,
ŞEYTAN Cennetten kovulmadığına göre,
Cennetten kovulma suçu Havva ile Yılan'ın üzerine yıkıldığına göre,
Cennetten kovulanlar Adem, Havva olduğuna göre,
Böylece, tüm günahlarından arındırarak, günahlarının bir kısmını yılanlara, bir kısmınıda kadınlara verildiğine göre,
ŞEYTAN, günahsız ama güç sahibi olarak vurgulandığına göre,
Kötülük yapmayan ama insanları test eden (eyüp'ün mallarının alınması ve isa'nın çölde testi) makam olarak ilan edildiğine göre,
Kadınlar doğum sancısıyla, insanlar kılıçla cezalandırılırken, ŞEYTAN azarlanmadığına göre,
Kötülük damgası vuracak / kötüye çağıracak olan bu 666, onların anlayışında kim olabilir, ne olabilir? (Selena dizisindeki Şeytan profili)

1 Petrus............3/22 Göğe çıkmış olan Mesih, Tanrı'nın sağındadır. Melekler, yetkiler ve güçler O'na bağlı kılınmıştır.

İsrail tanrısı ile Şeytan muhabbet o kadar çok ilerlemiş olmalı ki? Melek bile isyan edip "RAB SENİ AZARLAMALI" diyor. Azar dahi işitmeyen, alacağı en büyük ceza sadece AZARLANMAK" olan Şeytan'la gülüp eğlenen TANRI OLABİLİR Mİ?

Zekerya..............3:2 RABbin MELEĞİ Şeytana, ‹‹RAB SENİ AZARLASIN, ey ŞEYTAN!›› dedi, ‹‹Yeruşalimi seçen RAB SENİ AZARLASIN Bu adam ateşten çıkarılan yarı yanmış odun parçası değil mi?››

Eğer şeytanın, Tanrı olarak benimsediğinin sağında yer aldığına ve Şeytanın istediği zaman toplantılarına katıldığına inanıyorsa, Tanrı anlayışını bu kabulle yapan şeytana da uyar, ondan geleni de Tanrıdan geldi diye yazar. Bu inanca sahip olan için, esinlemenin kimden geldiğinin ne önemi olabilir?

OĞUL TANRI olarak tanıttığı da, Şeytan denen de "Tanrı olarak benimsediğinin SAĞINDA YER alıyor. Şeytana uymanın yada kanmanın ele tutulur bir sakıncası olsa, Tanrı olarak benimsediği Şeytanı sağında tutar mı? Meleklerden daha yakın durmasına müsade eder mi? Şeytan hiç azarda işitmediğine göre artık siz varın ötesini düşünün.

Kurdukları din sisteminde bir sözün, ŞEYTANDAN gelmiş yada GELMEMİŞ olmasının ne önemi olabilir? Şeytana da uysa, Oğul Tanrıya da uysa sonuçta, TANRININ SAĞINDAKİNE UYMUŞ OLMUYOR MU? Bu inanç içinde olan, böyle bir din sisteminde yetişmiş olan, şeytandan geleni de yazar, içinden geçeni de yazar. Nasıl olsa Şeytanda, Oğul Tanrıda dediği de Tanrı olarak benimsediğinin sağında yer alıyor.
   
  YAHVE KİM? İSA'NIN "BABAM" DEDİĞİ YAHVE'YE NE OLDU? KONULARININ İŞLENDİĞİ "İSA YAHVE Mİ? " SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
   
  SİNAGOG, BOZGUNCU GOG / YECÜC, MAGOG ve ŞEYTAN DOSTLARI KONUSUNUN İŞLENDİĞİ "SİNA & GOG" SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
   
  TANRI FIRAT VE DİCLE'NİN DE doğduğu ADEN'E BİR BAHÇE YAPIYOR.. Henüz daha "SÖZ" yok "OL" yok ve TANRI Dünya da ve Fırat dolaylarında bahçe kuruyor. ( OĞUL TANRI, BİRİCİK OĞUL TANRI YOK.Dolayısıyla, MÜJDE DE yok.Hala tüm işlerle ilgilenen, Esas Tanrı.)

Bazı yerlerde sadece Tanrı bazı yerlerde ise Rab Tanrı geçmesi , Yatan ve öğreten arasındaki farkı vurgulamaktan ibaret Hala TANRI TEK TANRI. YAratma söz konusu olduğunda -gök ve yer yaratma gibi - TANRI olarak geçiyor, Öğretme söz konusu olduğunda -bahçe yapmak gibi- RAB TANRI olarak geçiyor.


Tekvin/Yaradılıs...2/8 RAB Tanrı doğuda, Aden'de bir bahçe dikti. Yarattığı Adem'i oraya koydu.
Tekvin/Yaradılıs...2/9 Bahçede iyi meyve veren türlü türlü güzel ağaç yetiştirdi. Bahçenin ortasında yaşam ağacı ile iyiyle kötüyü bilme ağacı vardı.

Bahçeye bakması için ADEM'İ bahçeye bırakıyor.

Tekvin/Yaradılıs...2/15 RAB Tanrı Aden bahçesine bakması, onu işlemesi için Adem'i oraya koydu.
Tekvin/Yaradılıs...2/16 Ve ona, "Bahçede istediğin ağacın meyvesini yiyebilirsin" diye buyurdu,

Ama bir ağacı yasakladı. Dediki "bu ağacın meyvasından yersen KESİNLİKLE ÖLÜRSÜN"
Tekvin/Yaradılıs...2/17 "Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün."
   
  Bahçeye ADEM'İN, YILAN ismini verdiği hayvan bahçeye gelir. ("yılan sessizce sokulur" diyemiyoruz çünkü, sürünme emri ceza ile geliyor)

Tekvin/Yaradılıs...2/19 RAB Tanrı yerdeki hayvanların, gökteki kuşların, hepsini topraktan yaratmıştı. Onlara ne ad vereceğini görmek için hepsini Adem'e getirdi. Adem her birine ne ad verdiyse, o canlı o adla anıldı.

Tekvin/Yaradılıs...3/1 RAB Tanrı'nın yarattığı yabanıl hayvanların en kurnazı yılandı. Yılan kadına, "Tanrı gerçekten, 'Bahçedeki ağaçların hiçbirinin meyvesini yemeyin' dedi mi?" diye sordu.
Tekvin/Yaradılıs...3/2 Kadın, "Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz" diye yanıtladı,
Tekvin/Yaradılıs...3/3 "Ama Tanrı, 'Bahçenin ortasındaki ağacın meyvesini yemeyin, ona dokunmayın; yoksa ölürsünüz' dedi."

Yılan, tanrının YALAN söylediğini, KANDIRDIĞINI söylüyor. YALAN SÖYLEYEN TANRI olur mu demeyin oluyormuş.
Tekvin/Yaradılıs...3/4 Yılan, "Kesinlikle ölmezsiniz" dedi,
Tekvin/Yaradılıs...3/5 "Çünkü Tanrı biliyor ki, o ağacın meyvesini yediğinizde gözleriniz açılacak, iyiyle kötüyü bilerek Tanrı gibi olacaksınız."

Meğer TANRI kendisine rakip istemediği için O ağacı yasaklamış. Ağacı yok edemeyen Tanrı, mecburen YALAN söyleyerek KANDIRMA yoluna girmiş. Herhalde başına gelecekleri bilen, herşeye tam hükümran olamayan Tanrı, OĞUL TANRI olmasın, MÜJDE gelmesin diye tedbirini almış.

"TEK ve BİR" olmaktansa, "TEK" olmak iyidir "SÖZ''de vermemeli diye düşünmüş olmalı. Dikkat edin, TANRI olarak adlandırdıkları olguya, kızılderili manitusu kadar güç ve bilgelik yüklememişler.

Zayıflıkları olan, başa çıkılabilir bir tanrı
. Kendisine çıkacak ORTAK TANRILARI ancak YALAN söyleyerek engelleme imkanı olan tanrı.
Bilgeli herhangi bir yoldan ele geçirildiğinde, TANRI ile mücadele gücü kazanabileceklerini sanan, KUTSAL KİTAP yazıcıları.Yüzüklerin efendisi gibi, Heryy Potter gibi.
   
  Yılanın dediğini yaparlar.Yasak olan meyvaya dokunurlar, dokunmakla da kalmazlar birde onu afiyetle yerler.Yılanın ilk söylediği olan, iyiyi ve kötüyü ayırabilme bilgeliğine de hemen kavuşurlar. Kendilerinin çıplak olduğunu görür görmez, kötülüğü örtmek için yaprakları kullanırlar. Böylece yılanın ilk söylediği doğru çıkar.(Kısadan hisse. Tanrının dışındaki öğretilere, sözlerede uyun. kötü gördüklerinize de uyabilirsiniz. "Tanrının sözü her zaman dinlenmemeli" aşısı..Her şeyi kendine göre yap elinde kalan kardır. Tanrı herşeye muktedir değil....vs...)

Tekvin/Yaradılıs...3/6 Kadın ağacın güzel, meyvesinin yemek için uygun ve bilgelik kazanmak için çekici olduğunu gördü. Meyveyi koparıp yedi. Yanındaki kocasına verdi. Kocası da yedi.
Tekvin/Yaradılıs...3/7 İkisinin de gözleri açıldı. Çıplak olduklarını anladılar. Bu yüzden incir yaprakları dikip kendilerine önlük yaptılar.
Yılanın ikinci söylediği ne idi TANRININ dediği yalan ASLA ÖLMEZSİNİZ demişti. Öldüler mi? Hayır. NE KADAR yaşadıların cevabı yine kendilerinden..

Tekvin/Yaradılıs...5/5 Adem toplam dokuz yüz otuz yıl yaşadıktan sonra öldü.
   
  Her iki saptaması doğru olan herşeyin iç yüzünü bilen Yılan, Kulllarına egemen olabilmek için YALAN SÖYLEYEN TANRI motifi. Bu yaklaşımın sonucunda, ELOHİM yerine TANRI olarak anılan ANILAN YAHVE ortaya çıkar. Yatay geçiş.(ELOHİM, YAHVE geçişiyle ŞEYTANIN TANRILAŞTIRILMA konusunu daha geniş olarak "DÜALİST DİNLER" sayfasında görebilirsiniz) İMANA ve İNANÇLARA, ilahi değerlere nasıl bakıyorlar görün. Daha bu örnekler kitabın en başında yazmak ve eleştirmekle bitmeyecek PAGAN izleri taşıyan örnekler var.
   
  VATİKANA GÖRE; E.AHİTTE 2. TANRI İŞARETLERİ ve Y.AHİTTE TUTARSIZLIKLAR; konusunun işlendiği "DÜALİST DİNLER" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
   
  Yaratıcımız, Tanrımız dediklerine bu oluşumları, olguları yakıştıranlar, Yaratan dedikleri TANRILARINDAN korkmayanlar SIRTLARINI NEREYE DAYAMIŞ olabilirler. Nereden bu pervasız yakıştırmalar için kuvvet alıyor olabilirler. Hangi oluşumlar bunlara bu cesareti veriyor olabilir.NEDEN KURTARICI BEKLİYORLAR NEDEN KURTULMAYI AMAÇLIYORLAR YAVAŞ YAVAŞ NETLEŞİYOR GİBİ.

YARATANIMIZ DEDİKLERİ TANRILARINA, BU YAKIŞTIRMALARI YAPANLAR İNSANLARA NELER YAPABİLİR BİR DÜŞÜNÜN.
   
  Mekandan münezzeh, her türlü nitelendirmenin dışında olan Alemlerin Rabbi Allah yerine, kafalarına göre Tanrı figürü oluşturanlar elbette, örnek olarak atalarından kalanları yada o güne kadar geçirdikleri evrelerde yer alan öğretileri esas alacaklardır.

Çok tanrılı inancına sahip biri, çok farklı, çok değişik, yepyeni bir Tanrı figürü/heykeli yapmak istese, ne kadar özenirse özensin; yaptığı YENİ FARKLI TANRIYA vereceği karekter, güzellik, o güne kadar yaptıklarının, izlerini taşıdığı gibi yeteneğinin / kabiliyetinin sınırlarında kalacaktır. Bildiği herşeyi unuttuğu, onları devam ettirmediği sürece başarısı artacaktır.Soyut resmin ilk üstadları gibi.
   
  Kutsal Kitap yazıcıları için
TANRI NASIL OLABİLİR elbette o güne kadar öğrendiklerini, algılayabildikleri, hayal edebildikleri ölçüler içinde olabilir.
TANRI NASIL OLMALI elbette, erişilebilinir, güç yetirelebilir olmalıdır.

İşte; Kutsal kitap yazıcılarının öngörülerine göre, Sıcakların geçmesini beklemiş, AKŞAM SERİNLİĞİNDE bahçesini dolaşmaya YÜRÜYEREK çıkmış, olup bitenden haberi olmayan ama AYAK SESLERİ duyulan, TANRI tiplemesi
Tekvin/Yaratılıs...3/8 Derken, günün serinliğinde bahçede yürüyen RAB Tanrı'nın sesini duydular. O'ndan kaçıp ağaçların arasına gizlendiler.

TANRISINDAN kaçıp kurtulabileceğini sanan Bir Peygamber ve Onları görmeyen nerede olduklarını bilemeyen "Nerdesin" diye SESLENEREK kullarını arayan TANRI.
Tekvin/Yaratılıs...3/9 RAB Tanrı Adem'e, "Nerdesin?" diye seslendi.

Tanrı olarak işaret ettiklerinin, pek olaylardan haberi omuyor anlaşılan. Çünkü sık sık şöyle ifadeler rastlayabiliyorsunuz.
Çölde Sayım......22/9 Tanrı Balam'a gelip, "Evinde kalan bu adamlar kim?" diye sordu.

Hala, olanlardan haberi olmayan TANRI, Adem'in "korktum, çünkü çıplaktım" cevabı üzerine durumu kavrar ve YASAK MEYVADAN yenildiğini ANLAR
Yaratılış.......3:10 Adem, ‹‹Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim›› dedi.
   
  Hala, olanlardan haberi olmayan TANRI, Adem'in "korktum, çünkü çıplaktım" cevabı üzerine durumu kavrar. Çıplaklıklarını görebilmeleri için, körlüklerinin yok olması gerekir, körlüklerinin de yok olabilmesi için, yasak meyvanın yenmiş olması gerekir, irdelemesi sonucu YASAK MEYVADAN yenildiğini ANLAR.

Yılan, gözler açılacak derken de ve ölmezsiniz derken de doğruyu söylediği, Kutsal ilan edip, ilahi dedikleri kitaplarında böylece yer alır. Özetle, yılan ölmezsiniz dediğinde de, gözleriniz açılacak dediğinde de doğru söylemiş olur. TANRI'nın, "Ölürsünüz" derken yalan söylemiş olduğu da, bilgelik ağacının TANRI' yaptığını konusunu da saklayarak yalan söylediği kitaplarda kayıt altına alınmıştır. (elleri ile yazdıkları kitaplarında züğürt tesellisi olaylar)
   
  Doğrucu çıkan yılan, yalanı çıkan TANRI tarafından cezalandırılır.Helak olmuş olanlar, defalarca yok edilenler, cezalandırılanlar bu bakış açısına göre aslında doğru hareket edenler olabileceği gibi TANRININ kendisini aklama gayretlerinide içeriyor olabilir. Yardanım, Tanrım dediklerine bu zaafiyetleri yakıştıranların ve bu yakıştırmaların devamlılığı için gayret gösterenlerin başka ne türlü niyetleri düşünceleri olabilir.
   
  Tekvin/Yaradılıs...3/13 RAB Tanrı kadına, "Nedir bu yaptığın?" diye sordu. Kadın, "Yılan beni aldattı, o yüzden yedim" diye karşılık verdi.
Tekvin/Yaradılıs...3/14 Bunun üzerine RAB Tanrı yılana, "Bu yaptığından ötürü Bütün evcil ve yabanıl hayvanların En lanetlisi sen olacaksın" dedi, "Karnın üzerinde sürünecek Ve yaşamın boyunca toprak yiyeceksin.
Tekvin/Yaradılıs...3/15 Seninle kadını, onun soyuyla senin soyunu Birbirinize düşman edeceğim.Onun soyu senin başını ezecek, Sen onun topuğuna saldıracaksın."
   
  Böylece kibri yüzünden Yaratandan dolayı Yaratılan Hz. Adem'e secde etmeyen şeytanda aklanmış oluyor. Kibri nedeniyle "ben çamurdan yaratılmışa secde etmem" diyen şeytan yerine yılan kovulmuş gösterilerek tüm suçlamalar ve lanetler onun üzerine çekiliyor. Günah keçisi oluyor. Şeytan ise SELENA dizisindeki gibi muzurluklarına sevimlilikler katarak, ceza almadanhatta zaman zaman ayın başarıları ödülünü alarak mükafat alan ve taraftar toplayarak devam ediyor.(Tabiki sadece selana değil. Birden bire, ekranları işgal eden onlarca benzeri diziler..Ne kadar çok hayatımızın içlerine girmişler değil mi? )

TANRI KATINDA muteber ve sözü sayılanlar arasında faaliyetlerini sürdürüyor. Tanrı ile hiç irtibatını kesmeyip faaliyetleri hakkında da sürekli raporlar veriyor, birifinklere katılıyor.Bu söylediklerimi bu oynadıkları tehlikeli oyunun/stratejinin cümlelerini kafadan atarak söylemiyorum.Asıl amaçları ALLAH'IN NUR'unu söndüreceklerini sanmak olanların kendi elleri ile yazdıkları kitaptan söylüyorum..

Dünya seyahatinden yeni dönen şeytan, Rab'bı gelmişken bir uğrayayım havasında ziyaret eder. Dünyadan ve olup bitenden, 'bi-haber olan Tanrı, şeytana "Nereden geliyorsun?" der. Şeytan'da, "Dünyada gezip dolaşmaktan" der. Onların satırlarından okuyalım....
   
  Eyup......1/6 Bir gün ilahi varlıklar Rab'bin huzuruna çıkmak için geldiklerinde, ŞEYTAN da onlarla geldi.
Eyup......1/7 Rab ŞEYTAN'a, "Nereden geliyorsun?" dedi. ŞEYTAN, "Dünyada gezip dolaşmaktan" diye yanıt verdi.
Eyup......1/8 Rab, "Kulum Eyüp'e bakıp da düşündün mü?" dedi, "Çünkü dünyada onun gibisi yoktur. Kusursuz, doğru bir adamdır. Tanrı'dan korkar, kötülükten kaçınır."
Eyup......1/9 ŞEYTAN, "Eyüp Tanrı'dan boşuna mı korkuyor?" diye yanıtladı.
Eyup......1/10 "Onu, ev halkını, sahip olduğu her şeyi sen çitle çevirip korumadın mı? Elleriyle yaptığı her şeyi bereketli kıldın. Sürüleri bütün ülkeye yayıldı.
Eyup......1/11 Ama elini uzatır da sahip olduğu her şeyi yok edersen, yüzüne karşı sövecektir."
Eyup......1/12 Rab ŞEYTAN'a, "Peki" dedi, "Sahip olduğu her şeyi senin eline bırakıyorum, yalnız kendisine dokunma." Böylece ŞEYTAN Rab'bin huzurundan ayrıldı.
   
  Şimdi anladınız mı? Şeytanın, TANRI KATINDA ne kadar saygın görmek istediklerini.Cennetten kovulanın neden yılan olduğunu? Esasında; Allah'la, ilişkisi kalmayanların, Allah ile ilişiğinin kalmasını istemeyenlerin, Allah'a imani yaklaşma için hiç çaba sarfetmeyenlerin (Samirinin buzağısı gibi) yapabileceği şeyleri yapıyorlar.
   
  Hani hep anlatılan bir hikaye vardır, Esasında; Şeytan BAŞ MELEKMİŞ diye başlayan, dayanağı olmayan İsraliyat denen aynı kitaplarında yaptıkları gibi TANRI, ŞEYTAN eşitliğinin alt yapısını oluşturma çalışmalarından biri.

Şeytana İlahi katta değer kazandırmak isteyenlerin yaydığı atalardan-atalara aktarılmış olan soğuk kış gecelerinde anlatılan uydurmalardan biri.. "Bak herşeyi bilerek, bu isyanı yaptığına göre; dayandığı bildiği bir kuvvet yada isyanın altından kalkabilmesini sağlayacak olan bir gücü vardır " görüşünü inançlarının bir parçası yapmak isteyenlerin hikayesi.

Hiç bir meleğin, Allah'a isyan etmesi düşünülebilir mi? Yaratılış gayelerine ters düşer, onlar kayıtsız şartsız Allah'a itiat etmekle yükümlüdürler. Ayrıca, Şeytan neyi biliyorda neyi meleklere öğretmiş olabilir. Melekler, tüm isimleri Hz. Adem'den öğrenmedileri mi? Allah'a, "sen ne öğretiysen biz onları biliriz" demediler mi? Şeytan neyi biliyormuş hiç bir şeyi.

Şeytanın kibri ve benliği var bu nedenle yaptıklarından dolayı hesaba çekilecek. Meleklerin ise kibir gibi duygusal olguları yok. Sadece emredileni tam olarak yapmakla mükellefler.Unutmayın, Cehennemin yakıcı ateşinde görev yapanlarla, Cennetin ferahlığında görev yapacak olanlar, o görev kendilerine verilmiş olan melekler. Şeytan ise uyanları ile birlikte, görevli Meleklerin (Malik) hiç etkilenmediği Cehennemin ateşinde kavrulacak.