but1
   
   
  KUTSAL İLAN ETTİKLERİ KİTAPLARINDAKİ, SAPKINLIK İFADELERİ....
   
   AZ
 

 

  AZ "ALLAH'a" TANRI denilebilir mi, BENZER isimler kullanılmış diye, BUHUR sundurup PUT yaptırdıklarına "Hz" denilebilir mi? BAŞLARKEN notuna buradan ulaşabilirsiniz
   
  Sapıklıkların, aile içi ensest ilişkillerin, sıradan vakalarmış gibi anlatıldığı, kitabın mensuplarına, Allah nasıl olurda ehli kitap (kitapta ehil olanlar) diye hitap eder.Akılla, mantıkla, vicdanla bağdaşan bir yanı var mı?(ancak; kendilerinin, kurallarını saptadıkları ve bu kurallara uyan, sapıklıkları kabul eden, edinilmiş -hayali/varsayılan ortak koşulan- bir Tanrı uyar).

Allah'ın, gizlemeyin, çıkarın, "DOĞRU SÖZLÜLER İSENİZ GETİRİP OKUYUN" DEDİĞİ, TEVRAT BU OLABİLİR Mİ?
Cinlerin, dinledikten sonra, Kur'an'ı Kerim'in, tasdiklediği kitap diye bahsettikleri bu TEVRAT olabilir mi?
   
  Allah Kur'an'ı Kerim'in önceki kitapları onaylayıp ayrıntılı kıldığını bize şöyle bildiriyor..
 

5 - MAİDE.......... 44.Biz indirdik Tevrat'ı, biz. İyiye ve güzele kılavuz var onda, ışık var. Allah'a teslim olmuş peygamberler, Yahudilere onunla hakemlik yaparlardı. Kendini Rabb'e adayanlarla ilim ve hikmette derinleşmiş olanlar da Allah'ın Kitabı'ndan korumakla görevli olduklarıyla hükmederlerdi. Zaten onlar Allah'ın Kitabı'na tanıklardı. Artık insanlardan korkmayın, benden korkun da ayetlerimi basit bir ücret karşılığı satmayın. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, kâfirlerin ta kendileridir.

5 - MAİDE.......... 46.Ardından o peygamberlerin izleri üzere Meryem oğlu İsa'yı gönderdik. Tevrat'tan yanında bulunanı doğruluyordu. Ona İncil'i verdik. Hidayet ve ışık vardı onda. Tevrat'tan yanında olanı tasdikleyici idi. Doğruya ve güzele kılavuzdu, takvaya sarılanlara bir öğüt.

2 - BAKARA........97. De ki: “Her kim Cebrail'e düşman ise, bilsin ki o, Allah'ın izni ile Kur'an'ı; önceki kitapları doğrulayıcı, mü'minler için de bir hidayet rehberi ve müjde verici olarak senin kalbine indirmiştir.”

10 - YUNUS........37. Bu Kur'an, Allah'ın berisinden birilerince yalan isnatlarla oluşturulmuş değildir. O, kendinden öncekinin tasdiki ve Kitap'ın ayrıntılı kılınmasıdır. Kuşku ve çelişme yoktur onda. Âlemlerin Rabbi'ndendir o..

28 - KASAS....... 49. De ki: "Eğer doğru iseniz, Allâh katından bu ikisinden (yani Mûsâ'ya ve bana inen Kitaplardan) daha doğru bir Kitap getirin de ben ona uyayım."

35 - FATIR...........31. (Ey Muhammed!) Sana vahyettiğimiz kitap (Kur'an), kendinden öncekini tasdik eden hak kitaptır. Şüphesiz Allah (kullarından) hakkıyla haberdardır. Onları hakkıyla görür.

46 - AHKAF........ 29. Hani Kur’an’ı dinlemek üzere cinlerden bir grubu sana yöneltmiştik. Onlar, onun huzuruna gelince birbirlerine, “Susun!” dediler. Kur’an’ın okunması bitince de uyarıcı olarak kavimlerine döndüler.
46 - AHKAF........ 30. Dediler ki: “Ey kavmimiz! Şüphesiz biz, Mûsâ’dan sonra indirilen, kendinden önceki kitapları doğrulayan, gerçeğe ve doğru yola ileten bir kitap dinledik.”

   
  Hz. İsa gönderildiğinde, kanıt olması için kendisinin, Allah'ın resülü olduğuna ikna edebilmek için insanlara Tevrat'tan, yanında bulunan İncil'i doğrulamış.Peki! İncil'le ne yapılmış, İncil'i meydana getiren Ayetler ile Tevrat'ı meydana getiren ayetlerin tasdiki ile İncil'in yanında bulunanı, yani Hz. İsa'nın, Allah'ın resülü olduğunu onaylatılmış.
   
  72 - CİN.............. 1. De ki: Cinlerden bir topluluğun Kur'ân dinleyip şöyle dedikleri bana vahyolundu: "Biz harikulâde güzel bir Kur'ân dinledik.
72 - CİN.............. 3. Doğrusu Rabbimizin şanı yücedir. O, eş ve çocuk edinmemiştir.
72 - CİN.............. 4. Meğer bizim beyinsiz (İblis veya cinlerin kâfirleri) Allâh hakkında saçma şeyler söylüyormuş.
72 - CİN.............. 5. Biz insanların ve cinlerin, Allah'a karşı yalan söylemeyeceklerini sanmıştık (onun için o beyinsizin sözüne uymuştuk),
72 - CİN.............. 6. Doğrusu insanlardan bazı erkekler, cinlerden bazı erkeklere sığınırlardı da onların şımarıklığını artırırlardı.
72 - CİN.............. 7. Onlar da sizin sandığınız gibi Allâh'ın hiç kimseyi diriltmeyeceğini sanmışlardı.
  Aşağıdaki örnekleri okuyup bakın, Kur'an'ı Kerim' ile bir alakası var mı? Aşağıdaki örnekler Allah'tan inmiş olabilir mi? Orada tasvir edilen kişiler, Kur'an'ı Kerim de bahsedilen, peygamberlerimiz olan, Allah'ın, övgülerine mahsar olmuş olan, Allah'ın, Resülleri olabilir mi?
   
   
  ÖRNEKLER.
  Yaratılıs..9:18 Gemiden çıkan NUH'un oğulları Sam, HAM ve Yafet idi. HAM KENAN'ın babasıydı.
Yaratılıs..9:19 Nuh'un ÜÇ oğlu bunlardı. YERYÜZÜNE yayılan bütün İNSANLAR ONLARDAN TÜREDİ.
Yaratılıs..9:20 Nuh çiftçiydi, ilk bağı o dikti.
Yaratılıs..9:21 Şarap içip SARHOŞ oldu, çadırının içinde ÇIRILÇIPLAK uzandı.
Yaratılıs..9:22 KENAN'ın babası olan HAM BABASININ ÇIPLAK olduğunu GÖRÜNCE dışarı çıkıp İKİ kardeşine anlattı.
Yaratılıs..9:23 Sam'la Yafet bir giysi alıp omuzlarına attılar, GERİ GERİ yürüyerek ÇIPLAK babalarını ÖRTTÜLER. Çıplak babalarını görmemek için yüzlerini öbür yana çevirdiler.
Yaratılıs..9:24 Nuh AYILDIĞINDA KÜÇÜK OĞLUNUN ne YAPTIĞINI anladı
Yaratılıs..9:25 ve şöyle dedi:"KENAN'a lanet olsun, Köleler kölesi olsun kardeşlerine.
 


NUH'a TECAVÜZ eden kim? Nuh'a göre FİİLİ LİVATA eyleminde bulunan KÜÇÜK OĞLU. Yani; KENAN'ın BABASI olan HAM.
Kutsal kitaplarında "Torunun ne yaptığını anladı" denmiyor.
Kutsal kitaplarında RAB olarak benimsedikleri. "NUH, KÜÇÜK OĞLUNUN ne YAPTIĞINI anladı" diyor.
"Her harfi Tanrıdan" dedikleri kutsal kitapları "NUH KÜÇÜK OĞLUNUN ne YAPTIĞINI anladı" yazıyor..

Bu ifadeye göre ortaya İKİ ana başlıklı sonuç çıkıyor.
Ya! KENAN, HAM'ın karısı ile ilişkiye geçen NUH'un oğlu.
Oğlunun karısından olduğuna görede doğal olarak NUH'un en küçük oğlu oluyor.
Yani AİLE içi ensest ilişki sonucu doğduğu bildirilen bir çocuk ve GELİNİ ile yatan bir KAYINPEDER var.
Kutsal kitaplarında GELİNİNDEN çocuk sahibi olan ve tüm İNSANLARIN 2. ATASI konumundaki SAPIK bir Peygamberi duyurusu, yine Tanrısal maske altında ZEVKLE yapılıyor.

Yada; NUH oğlu HAM, babasına tecavüz etmekle, insan türemesinin ikinci etabındaki ilk SAPIK oluyor. Ham ya sebepsiz yere sadece cinsel arzularını tatmin etmek için tecavüz ettiğ anlatılmak istenmiş olabileceği gibi, KÜÇÜK OĞUL ve KENAN vurgularıylada aslında konunun KARISINA NUH tarafından yapılmış olan TECAVÜZ'ün intikamı şeklinde gerçekleştiğide anlatılmış olabilir. Bu durumda aile içi tam bir ENSEST ilişki ağının geçerliliği gözler önüne serilmek istenmiş olabilir.

Ayıldığında kendisine TECAVÜZ edenin KÜÇÜK OĞLU olduğunu nasıl ANLADI? "Tecavüz edenin kimliğini DUYDU / ÖĞRENDİ" denmiyor ki. "Melek geldi söyledi, haber verdi, Rab seslendi" de denmiyor. Direk olarak kesin bir ifade ile BAŞINA gelenleri ve TEZAVÜZ edenin KİM olduğunu ANLADI" deniliyor.

Kimseyle görüşmeden başına gelenleri ANLADI yada TECAVÜZCÜSÜNÜDE biliyordu denilmesi;

Ya! ayıktı isteği doğrultusunda bu CİNSEL TATMİN yaşandı

Yada; daha önce yaşanmış olanlardan dolayı, yaptıklarından dolayı karşı harekette bulunarak TECAVÜZ edenin kimliğini tahmin etmişti" ÇIKARIMLARINI sağlama amaçlı olsa gerek.

Bu tür sandırmaları İNANÇLARIN içine sesiszce TANRISAL damgalı olarak yerleştirmek için olsa gerek ŞEYTANIN en büyük silahi AHLAKSIZLIK boyutunu bilinçlerde normalleştirmek için olsa gerek.

Ensest ilişkiyi  normalleştirerek,  bu tür ahlaksız davranışların  toplumlar tarafından GÜNAH KAPSAMI dışında değerlendirilmesini / tutulmasını sağlamak  adına olsa gerek..

Peygamberler bile yapmış, ailesinin fertleride bu tür ilişkiler içinde yaşamış, Tanrı bile ENSEST ilişkiye, CİNSEL SAPKINLIĞA, Karısını SATMAYA, KIZLARIYLA yatmaya göz yummuş.

"Onlar yine benim ADAMLARIM" yaklaşımından en ufak bir sapma göstermemiş .  Hafifte olsa ceza almaları şöyle dursun  VAADLER büyüyerek  devam etmiş. Hemde nesiller boyunca. KURTULACAK olanlar listesi yine onlardan oluşmuş.  O halde bizlerin bu tür davranışlar içinde  AİLE, TOPLUM düzeni / yapısı oluşturmamızın ne sakıncası olabilir?  KABULLERİNİ takipcilerinin inançlarına yerleştirmek amaçlı olsa gerek.

NUH'umuz sarhoştu hiç birşeyi duymadı demekte, NUH olarak betimlediklerinin ANAL ilişkiye alışık bir yapıda olduğu ortaya çıkar. İlk olan cinsel ilişkiyi ACI duymadan geçirdi yaklaşımı bile bu tür olayın asla gerçekleşmediğinin kanıtıdır. Ezra ve arkadaşlarının BABİL sürgününde TANRISAL EDA ile yazdıkları kitaplarında, İLAHİ VAYHE mahsar olmuş olanları GÖZDEN DÜŞÜRME çalışmalarının göstergesidir.

Dolaysıyla da Kutsal metin yazarları tarafından uygun görülen bu çamur, "her harfi Tanrıdan" dedikleri kitaplarından, sanki gerçekmiş gibi GURURLA zevkten dört köşe bir halde ilan ediliyor. Ve binlerce yıldır TAPINMA adı altında inananlılarına tekrar ettiriliyor. NUH TECAVÜZE uğradı yada GELİNİNDEN çocuk sahibi oldu diye.

Karıları varken hemde BABAYA tecavüz etmek, üstelik TANRININ TUFAN mucizesini yaşadıktan sonra, yüreklerinde zerre kadar GÜNAH korkusu yaşatanlar için mümkün olabilir mi?
Elbette, AZGINLIKLARI yüzünden yok edilen İNSANLARIN içinden seçilenler, yani temiz topluma ÖNDER tayin edilenler bu sapkınlığı yapamaları mümkün olamaz.
Seçilmişliklerinin işareti TUFAN MUCİZESİNİ yaşamış olanlar bu tür davranışların yanına bile yaklaşamazlar.
Sapkınlıkları yüzünden bir anda Dünya üstündeki yaşamı YOK edenden (inanç seviyesi ne olursa olsun) korkuları nedeniyle düşüncesini dahi beyinlerinden geçiremezler.


   
  nuh tufan ham yafet sam
   
 

Yaşadıkları daha gözlerinin önündeyken Dünyayı yok eden azgınlıkların başında gelen bu davranışa 1. kuşak içinden, DAMIZLIK konumundaki bu insanlar içinden kim cüret edebilir? Hemde daha ilk yıllarda

Daha birinci kuşak bile oluşmadan, yeryüzündeki insanlığın ÖNDERİ olarak seçilmiş NUH'a bu yakıştırmayı yapmak;
ancak İLAHİ değerlere haiz olan,
İMAN çağrıları yapan,
İLAHİ VAYHE mahzar olmuş olan,
"ALEMLERİN RABBİ OLAN ALLAH'ın" elçilerinden İNTİKAM almak, onların isimlerinin arkasından gelen öğretileri sıradanlaştırmak, ELÇİ konumunda olanları nesiller boyu bir iftira içinde anılmasını istemek arzusunda olanlara has bir davranış olabilir.

Ancak ŞEYTAN HİZMETKARLARI bu tür gayri ahlaki davranışları düşmanları olarak gördükleri PEYGAMBERLERE yapıştırabilirler.

HER HARFİ TANRIDAN dedikleri kitaplarında ŞEYTANA yönelik en ufak bir karalama yok iken, "ALLAH'ın" RESULÜ olanlara yönelik KARALAMA KAMPANYALARININ başka bir nedeni olabilir mi?

Cennetten kovulmanın suçundan bile arındırılan ŞEYTAN KUTSAL DENİLEN KİTAPLARINDA Tanrı ile toplantılar yapan konumda yer alıyorsa, yaptıkları karalamaların ŞEYTANA HİZMETTEN başka amacı olabilir mi?

Cennetten kovulmanın suçunu yılana yükleyerek ŞEYTANI temize çıkartan zihniyet ONUN ölümsüz olmasınıda (kıyamete kadar yaşayacak olmasınıda) katarak , ŞEYTANIN ZATEN TANRILIĞINI / GÜNAH İŞLEMEZLİĞİNİ ilan etmiş demektir.

Eyup.................1:7 RAB ŞEYTAN'a, "NEREDEN GELİYORSUN ?" dedi. ŞEYTAN, "DÜNYADA GEZİP DOLAŞMAKTAN " diye yanıt verdi.
Zekerya..............3:2 RABbin MELEĞİ Şeytana, ‹‹RAB SENİ AZARLASIN, ey ŞEYTAN!›› dedi, ‹‹YERUŞALİMİ seçen RAB SENİ AZARLASIN Bu adam ateşten çıkarılan yarı yanmış odun parçası değil mi?››

   
   
   
  AZ YAHVE KERUV'ları YAKTI mı? KOVDU mu? yoksa; TAHTINI KERUV'ların ARASINA mı KURDU? örnekleri için "KERUV & ŞEYTAN" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz
   
  AZ ADEM'in MEYVASI, YILANIN YANILMAZLIĞI, TANRININ YALANCILIĞI KONULARININ İŞLENDİĞİ "TANRININ BAHÇESİ " sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
   
  Dünya seyahatinden yeni dönen şeytan, Rab'bı gelmişken bir uğrayayım havasında ziyaret eder. Dünyadan ve olup bitenden, 'bi-haber olan Tanrı, şeytana "Nereden geliyorsun?" der. Şeytan'da, "Dünyada gezip dolaşmaktan" der.
   
  İlahi varlıklarla kol-kola gezen, heyetlerine katılan bir şeytan. Tıpkı, çocukların bilinç altlarına hitap eden, Selena dizisindeki şeytan tiplemesi ve ilahiymiş gibi gösterilen zırvalar.Yaramaz, neşe kaynağı, her ne yaparsa yapsın, ayın kahramanı da seçilebilen şeytan tiplemesi.Tabi ki sadece selana değil. Birden bire, ekranları işgal eden onlarca benzeri diziler..Ne kadar çok hayatımızın içlerine girmişler değil mi?
   
  Eyup......1/6 Bir gün ilahi varlıklar Rab'bin huzuruna çıkmak için geldiklerinde, ŞEYTAN da onlarla geldi.
Eyup......1/7 Rab ŞEYTAN'a, "Nereden geliyorsun?" dedi. ŞEYTAN, "Dünyada gezip dolaşmaktan" diye yanıt verdi.
Eyup......1/8 Rab, "Kulum Eyüp'e bakıp da düşündün mü?" dedi, "Çünkü dünyada onun gibisi yoktur. Kusursuz, doğru bir adamdır. Tanrı'dan korkar, kötülükten kaçınır."
Eyup......1/9 ŞEYTAN, "Eyüp Tanrı'dan boşuna mı korkuyor?" diye yanıtladı.
Eyup......1/10 "Onu, ev halkını, sahip olduğu her şeyi sen çitle çevirip korumadın mı? Elleriyle yaptığı her şeyi bereketli kıldın. Sürüleri bütün ülkeye yayıldı.
Eyup......1/11 Ama elini uzatır da sahip olduğu her şeyi yok edersen, yüzüne karşı sövecektir."
Eyup......1/12 Rab ŞEYTAN'a, "Peki" dedi, "Sahip olduğu her şeyi senin eline bırakıyorum, yalnız kendisine dokunma." Böylece ŞEYTAN Rab'bin huzurundan ayrıldı.
   
   
  Ayrıca, Tanımladıkları Tanrı profili hiç birşeyden münezzeh değil, Mekanı var, oturuyor, gülüyor, merek ediyor, habersiz olabiliyor,eğleniyor, kulları ile antlaşmalar yapıyor, iddialara giriyor (Eyup). Öye bir Tanrı ki; onlar için, diğer tüm ulusları, hemen feda ediyor. İnsanın böyle bir tanrısı olursa, Yaratan olarak inanç sistemlerinde, bir yer edindirmeye çalıştıkları ALLAH'ın indirdiğine, kabuller yaptırırlar mı?
   
  Mezburlar/Zebur...2/4 Göklerde oturan RAB gülüyor, Onlarla eğleniyor.
Mezburlar/Zebur...2/5 Sonra öfkeyle uyarıyor onları, Gazabıyla dehşete düşürüyor
Mezburlar/Zebur...2/6 Ve, "Ben kralımı Kutsal dağım Siyon'a oturttum" diyor.
Mezburlar/Zebur...2/7 RAB'bin fermanını ilan edeceğim: Bana, "Sen benim oğlumsun" dedi, "Sana bugün baba oldum.
Mezburlar/Zebur...2/8 Dile benden, miras olarak sana ulusları, Mülk olarak yeryüzünün dört bucağını vereyim.
Mezburlar/Zebur...2/9 Demir asayla kıracaksın onları, Toprak kap gibi parçalayacaksın."
   
   
   
  Ensest ilişki sahibi, karısını başkalarına çıkarı için verebilen, peygamber profilini içinize sindirebilecek misiniz?
Sürekli ölüm korkusu duyan, bu nedenle, ilahi emirleri getirmekten kaçınan, bir Avram işlenmiş.

O "Kur'an" da okuduğunuz, Ateşe mancınıkla atılırken bile, Allah'a olan imanını kaybetmemiş, can korkusu duymamış, iman sınavını geçmiş, Allah'a, olan secdesi kabul edilmiş, 'bildiğimiz Hz. İbrahim'i', elleriyle yazdıkları, kutsiyetini ilan ettikleri, kitapların da bulabilecek misiniz?

Hani o, Allahın verdiği tüm emirleri yerine getiren, bunun üzerine Allah'tan, büyük övgülere mahsar olan, Hz. İbrahim'den bahsediyorum.
Şeytanın, beslediği/takviyelediği, dağ, ay, yıldız, güneş gibi tanımlamalarla ifade edilen, hiçbir dine/dogmatiğe kapılmadan, putcubaşı babasının, yaptığı putlara takılmadan, Allah'ın, alemlerin rabbı olduğunu algılayarak, İmanı bulan, Allah'ın (imani) babanız dediği, Hz. İbrahim'den bahsediyorum.
Allah'ın, "Hanif" ismi ile ödüllendirdiği Hz. İbrahim'den bahsediyorum.
Sözleri bu güne nasihat olması, Allah'ın, dosdoğru yolunda yürüyenlere rehber olması için bırakılan, Hz. İbrahim'den bahsediyorum.
Ortada, Allah'tan indirilmiş bir kitap yok iken, doğruyu arayan, Allah'ın, ateşe "İbrahime SELAM OL/ BARIŞ OL" dediği, Hz. İbrahim'den bahsediyorum.

ALLAH'IN BİNLERCE ÖRNEĞİNİ, PEYGAMBERLERİNİ yok sayarak, kitabını hiçe sayarak uydurdukları, kutsiyet kazandırmak için, büyük operasyonlar yaptıkları, mektuplardan ve sanılardan hareketle yazdıkları kitapların da, bize göre böyledir anlayışıyla ortaya çıkarılan 'Avram karekterin' den değil.(sonradan ismi İbrahim olarak değiştirilecek olan..)
   
  (Dikkat ederseniz bu isimlerin önüne Hz. Gibi, üstlük/kutsallık veren, erişilmezliği, saygıyı ifade eden, ön takılar kullanmıyorum. Bu kitaplarda anlatılan, karakterlerin (karektersizliklerin), tiplerin Kur'an'ı Kerim'de , "Allah'ın" elçilerim diyerek tanıttığı, peygemberlerle ancak isim benzerliği olabilir. O adresi verilen kitapların, nasıl ilahi orjinalleri ile isim dışında bir benzerlikleri yoksa, anlatılan kişilerinde, Peygamber'lerle isim dışında bir benzerlikleri olamaz)
   
 
   
  İSİM DEĞİŞİKLİĞİ
   
  Yaratılıs...17/3 Avram yüzüstü yere kapandı. Tanrı,
Yaratılıs...17/4 "Seninle yaptığım antlaşma şudur:" dedi, "Birçok ulusun babası olacaksın.
Yaratılıs...17/5 Artık adın Avram değil, İbrahim olacak. Çünkü seni birçok ulusun babası yapacağım.
Yaratılıs...17/.....................................
Yaratılıs...17/15 Tanrı İbrahim'e, "Karın Saray'a gelince, ona artık Saray demeyeceksin" dedi, "Bundan böyle onun adı Sara olacak.
   
 
   
  Yeğen Lut, neler yapıyor?...
   
  (Dikkat ederseniz bu isimlerin önüne Hz. Gibi, üstlük/kutsallık veren, erişilmezliği, saygıyı ifade eden, ön takılar kullanmıyorum. Bu kitaplarda anlatılan, karakterlerin (karektirsizliklerin), tiplerin ancak, Kur'an'ı Kerim'de , Allah'ın elçilerim diyerek tanıttığı, peygemberlerle ancak isim benzerliği olabilir. O adresi verilen kitapların, nasıl ilahi orjinalleri ile isim dışında bir benzerlikleri yoksa, anlatılan kişilerinde, Hz. Peygamber'lerle isim dışında bir benzerlikleri olamaz
   
  Ahlaksızlığı, hat safhaya vardırdıkları için yok edilen, Sodom ve Gomora da bulunan LUT, felaketten kurtulmuş ama ahlaksızlara uyan karısı ise helak edilmiş.
   
  Yaratılış.......19:13 Çünkü burayı yok edeceğiz. RAB BU HALK hakkında birçok KÖTÜ SUÇLAMA DUYDU, kenti yok etmek için BİZİ gönderdi.››
Yaratılış.......19:14 Lut dışarı çıktı ve kızlarıyla evlenecek olan adamlara, ‹‹Hemen buradan uzaklaşın!›› dedi, ‹‹Çünkü RAB BU KENTİ YOK ETMEK ÜZERE.›› Ne var ki damat adayları onun şaka yaptığını sandılar.
Yaratılış.......19:15 Tan ağarırken MELEKLER Luta, ‹‹Karınla iki kızını al, hemen buradan uzaklaş›› diye üstelediler, ‹‹Yoksa kent cezasını bulurken SENDE CANINDAN olursun.››
Yaratılış.......19:16 Lut ağır davrandı, ama RAB ona acıdı. ADAMLAR Lutla karısının ve iki kızının elinden tutup onları kentin dışına çıkardılar.
Yaratılış.......19:17 Kent dışına çıkınca, ADAMLARDAN biri Luta, ‹‹Kaç, canını kurtar, arkana bakma›› dedi, ….. Dağa kaç, yoksa ölür gidersin.››
Yaratılış.......19:21 ADAMLARDAN biri, ‹‹Peki, dileğini kabul ediyorum›› dedi, ‹‹O kenti YIKMAYACAĞIM.
   
  Yaratılıs........19:23 Lut Soar'a vardığında güneş doğmuştu.
Yaratılıs.......19:24 RAB Sodom'la Gomora'nın üzerine gökten ateşli kükürt yağdırdı.
Yaratılıs.......19:25 Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki İNSANLARIN hepsini ve bütün BİTKİLERİ yok etti.

Yaratılıs........19:26 Ancak Lut'un peşisıra gelen karısı dönüp geriye bakınca tuz kesildi.
Yaratılıs........19:27 İbrahim sabah erkenden kalkıp önceki gün RAB'bin huzurunda durduğu yere gitti.
Yaratılıs........19:28 Sodom'a, Gomora'ya ve bütün ovaya baktı. Yerden, tüten bir ocak gibi duman yükseliyordu.
Yaratılıs........19:29 Tanrı ovadaki kentleri yok ederken İbrahim'i anımsamış ve Lut'un yaşadığı kentleri yok ederken Lut'u bu felaketin dışına çıkarmıştı.
 
  Ahlaksızlığın, doruk noktasına ulaştığı için yok edilen, Sadom ve Gomora.Tanrı adına ahlaksızlığı yok etmekle görevlendirilmiş, ve felaketten kurtarılmış bir elçi.

Ahlaksızlık yaşanıyor diye kentleri yok eden ama aynı ahlaksızlığı yapan elçilerini ödüllendiren bir Tanrı inancı.

İşte bu kabul, Dünyada yapılan zulmün, kanın sebeplerini ortaya koyuyor. Her ne yapılırsa yapılsın affedileceklerine inanıyorlar.Tanrı sadece onlar KABUL ETTİKLERİ için var. Var olmasını istedikleri TANRI inancında çizmenin aşılmaması içinde; unutan yanılan, bilmeyen, yalan söyleyen..vb TANRI profili işlemekle yetinmeyip, yanına uygun kaftanlar biçtikleri PEYGAMBER damgalı insanlarını oturtuyorlar.

İÇ DÜRTÜLERİNİN dışına çıkılarak TANRI inancının ciddiye alınma tehlikesine karşıda ELÇİLERİ olarak tanımladıklarını (karısını peşkeş çeken kadın satıcısı, ensest ilişkiler süren, fiili livataya maruz kalan) ahlaksızlığın tüm motifleriyle donatarak "her harfi tanrıdan" dedikleri kitaplarda yazıyorlar.

Yaptıkları herşeyde, Tanrı onayı var. Yaptıkları her şeyde Tanrı adına. Ne güzel değil mi? Tıpkı ölümlü tanrı gibiler. Firavun gibiler..Ölümlü Tanrı..Yunan Tanrıları gibi..Sümer tanrıları gibi...vs ..gibi TANRININ nasıl olması gerektiğini, ona ithaf ederek onun adına TANRISAL yetkilerle yazıyorlar.

Her ne yaparsan yap; ya! TANRIDAN İZİNLİSİN yada! TANRI ADINA YAPIYORSUN. Bu anlayışa Tanrılaşmaktan başka ne denir? Ölümlü oldukları içinde; "ölümlü Tanrı" denir.

Firavun'da, başka bir iddiada bulunuyor değildi ki. O'da öleceğini biliyor ve mezarını hazırlatıyordu
ama "BEN ÖLECEK OLSAMDA, TANRIYIM DİYORDU"
   
  Lut, Aile içi ilişkilerde, amcası/dayısı, İbrahim kadar yakın olma, taraftarı değil gibi gözüküyor. Ama o'da, büyük atası Nuh gibi bir tuzağa düşürülüyor. Neyse ki; fiili-livataya maruz kalmıyor, ama zevkin uç noktalarına varma yolunda da pek ses çıkartmıyor. Olayları bilmeyecek kadar sarhoş ama cinsel organı tam manasıyla işlevsel.

Tıpkı kırmızı başlıklı kız hikayesindeki KIRMIZI BAŞLIKLI KIZ rolüne oturtulan İSHAK'ın, KURT rolüne büründülen Yakup'u, Esav / BÜYÜKANNE sanıp Peygamber seçmesi gibi. Tek farkla kızın kurtarıcısı AVCI rolündeki TANRI olarak işaret ettikleri eğer haberdar olduysa, olaya sadece seyirci kalıyor. (Kırmızı başlıklı kız Büyükanne rolündeki KURTA sesin neden kalın, neden tüylüsün diye sorar ya! Peygamberlik seçim olayında da, ses ve tüyle ilgili sorular İSHAK tarafından Yakup'a soruluyor) İnandık dedikleri Tanrı sahtekarlığı göremediği içinde bu Peygamberin denileni kabul edip üstelik birde güreşte Yakup'a tutsak düşüp, Yakup'un Tanrısı unvanını alıyor.

Sarhoşluk BAHANESİ, bugün o kitaplara göre tapınanlar gibi çok hoşuna gitmiş olsa gerek... Lut'ları "bu hamilellik nereden?" diye de sormuyor.Kitaplara tabii olanlarda "Bu nasıl ilahi kitap, AHLAKSIZLIK nedeniyle kent yok edildi diye yazıyor ama peygamberin KIZLARIYLA sarhoş maskesi altında nasıl yattığını anlatıyor" diye sormuyor
   
  Ensest ilişkinin, gruplaşma olmasa bile; ortaklaşma versiyonu aşağıdaki gibi gerçekleşiyor....
   
 

Yaratılıs........19:30 Lut Soar'da kalmaktan korkuyordu. Bu yüzden İKİ KIZIYLA kentten ayrılarak DAĞA yerleşti. İKİ KIZIYLA birlikte bir mağarada yaşamaya başladı.

Yaratılıs........19:31 Büyük kızı küçüğüne, "Babamız yaşlı" dedi, "DÜNYA GELENEKLERİNE uygun BİÇİMDE burada bizimle YATABİLECEK BİR ERKEK YOK.
Yaratılıs........19:32 Gel, babamıza şarap içirelim, SOYUMUZU YAŞATMAK için ONUNLA YATALIM."

Yaratılıs........19:33 O gece babalarına şarap içirdiler. Büyük kız gidip BABASIYLA YATTI. Ancak LUT YATIP KALKILDIĞININ farkında değildi.
Yaratılıs........19:34 Ertesi gün büyük kız küçüğüne,"Dün gece babamla yattım" dedi, "Bu gece de ona şarap içirelim. SOYUMUZU YAŞATMAK için sen de ONUNLA YAT."

Yaratılıs........19:35 O gece de babalarına şarap içirdiler ve küçük kız BABASIYLA YATTI. Ama LUT YATIP KALKILDIĞININ farkında değildi.
Yaratılıs........19:36 Böylece Lut'un İKİ KIZI da ÖZ BABALARINDAN HAMİLE kaldı.

Yaratılıs........19:37 Büyük kız bir OĞLAN doğurdu ve ona MOAV adını verdi. Moav bugünkü Moavlılar'ın atasıdır.
Yaratılıs........19:38 Küçük kızın da bir OĞLU oldu ve adını BEN-AMMİ koydu. O da bugünkü Ammonlular'ın atasıdır.

   
 

Baba Lut; kızları, karıları, torunları ve çocukları ile mutlu bir hayat, Lut'un kızları'da; Babaları, kocaları, çocukları, yeğenleri, kuması ve kızkardeşi, eniştesi ile mutlu bir hayat sürmüşler olsa gerek. Kutsal kitaplar da bile hayatları övülerek anlatıldığına göre. Tanrı olarak işaret ettikleride, (varsaydıkları/benimsedikleri) ahlaksızlığı yok etmesi için gönderdiği peygamberin durumunu, kullarının hem yazıp hem  tapınarak  kutsiyet kazandırdıkları kitaplardan öğrenmiştir herhalde. "DUYDUKLARIM doğrumu, yerinde bakmam lazım" diye AŞAĞIYA inip inmediğini yazmamışlar.

Demek ki Sadom ve Gomora'nın yok edilmesine neden olan suç cinsel ahlaksızlıklar, ensest ilişkiler, homoseksüel ilişkiler.olmadığı gibi, ÇALMA yani hırsızlıkta TANRISAL emir olduğundan, aldatma, komplo, yalan, entrika TANRI taktiği olarak öğretildiğinden şehrin yok edilmesi için öne sürülebilecek gerekçeler arasında olamazlar.

Demekki insanlar, tapınaklarında tütsü sunup buhur yakarlarsa, yukarıda sayılanları rahatlıkla yapabilme RUHSATLARINA haiz olacaklarından her türlü helaktan yakayı sıyırabilirlermiş.

Yusuf'un Kölelik, Ester'in katliam, Daniel'in Truva atı, Musa'nın seçilen Tanrının put suyunu gönüllere içirme, Harun'un Tapınılan Tanrı PORTRESİ, Eyüp Tanrının fiziksel gücü, Yeşu SOY kurutma..vb Yahudilik MANİFESTOLARINDA olduğu gibi buradada İNANÇLARI kökten etkileyen ama asla SUÇ sayılmayan ve sayılmayacak olan davranışlar listesi var.

Toplumların ahlaksızlık saydığı davranışlar, Sodom ve Gomora yok edilişinin hemen ardından çok normal bir davranışmış gibi PEYGAMBERE ve onun kızlarına yapıştırılarak MEŞRULAŞTIRILMIŞ.

Okuma mesafesinde olan yani göz önünde olan satırlarda yasaklanmış olarak gösterilen / öyle sandırılan birçok şey, satırlar arasında MANİFESTOLAR olarak yayınlanmakta. Bu nedenle SÖZLÜ TORA geleneklerini yaşatıyorlar. Bu nedenle, Sözlü Tora öğrenilmeden Yazılı Tora anlaşılamaz diyorlar. Bu nedenden dolayı yazılanların arka planına bakmak gerekir diyede, TEMBİHLERDE bulunuyorlar.

Yukarıda işledikleri suçtan dolayı bitkilerine kadar yok edilen bir şehir hikayesinin hemen arkasından ,ENSEST İLİŞKİYİ anlatmak ve o ilişkiyi yaşayanlara karşı HİÇ BİR SUÇLAMADA bulunmamak, "o ŞEHİRLER bu tür suçlar yüzünden İMHA edimedi" demenin bir başka yolu değil mi? O tür davranışları sürdürmeye, yaşatmaya, teşvik etmeye..vb  TANRISAL RUHSAT vermek değil mi?

Bir şehir var, SUÇU yüzünden yok ediliyor ama o şehirde bulunan LUT ailesi o suçun dışında görüldüğü için, onları HATIRLAYAN RAB'ın ADAMLARI tarafından kurtarılıyor. Kurtarılmanın hemen ardından, Tanrının kendisine yakın gördüğü bu aile ilk fırsatta ENSEST ilişkiden ÇOCUK sahibi oluyor.

Sodom ve Gomora'dan meleklerin ellerinden tutarak çıkartılmış olmaları zaten onların ŞEHRİN suçunda payları olmadığını vurguluyor. Üstüne üstlük en ufak kınama cezası dahi almamış olmaları, yaptıkları şeyin gelecek kuşaklara tavsiye niteliğinde duyrulduğunu ortaya koyuyor. Bu konuların TANRISAL RUHSATLI olduğunun duyurusu  bu hikaye ile aktarılmış.

Kendi dışında olanların soylarını kurutmakta tanrısal ruhsatlı olduğuna göre, şehri yok olmaya götüren ahlaksızlık ne olabilir? Şehri yok olmaya götüren, yani tapındıkları tanrının kızdığı suçların arasında CİNSEL AHLAKSIZLIKLARIN, FUHUŞ SEKTÖRÜNÜN, ENSEST İLİŞKİLERİN, TEZCAVÜZLERİN, HIRSIZLIKLARIN yer almadığını kitapları aracılığıyla zihniyet torunlarına bildirmişler.

Nelerin suç olduğunu bildirmektense, açık açık "serbesttir" diyemedikleri davranışları SUÇ UNSURU dışında tutarak aktarımlarını  lavların ateşlerin kol gezdiği hikaye içinden yapmışlar. Doğan çocukları ulusların ataları yaptıklarına göre bu AİLE içi ilişki devam etmiş olmalı.

Bunları, "Peygamberlerimiz" dediklerine yakıştıranlar, Elleri ile yazdıkları kitaplara daha neleri sokuşturmuşlardır.İlahi güçler nispet ettikleri kişilerin, iğrenç davranışlarına rağmen, ilahi kattan görevli geldiklerini savunanlar, o kutsal dedikleri metinleri, kafalarına göre yazarken, daha başka ne kabulleri aralara serpiştirmişlerdir..

   
 

Ellerinle kitaplar yazıp, "Allah'a" oğullar isnat edip, ortaklar koşar ve de, en imanlılar biz olmalıyız, bize uyanlar olmalı dersen, bu isteğinde de ısrarlıysan, o zaman yapacağın tek şey, gerçek imanlıları ve imanı tasviye etmek.

İmanı yok etmiş, öngördüğün inanç sistemini devreye almışsan.Artık, "Allah'a" karşı savunmanı da (züğürt tesellisi) hazırlamışsındır. Mazeretler hazır. Zaten, "Allah" onlar için Yaratan Konumunda.(Herşeyi işitmez görmez -HAŞA- )...Örnek;

Yaratılıs........4:8 Kayin kardeşi Habil'e, "Haydi, tarlaya gidelim" dedi. Tarlada birlikteyken Kayin kardeşine saldırıp onu öldürdü.
Yaratılıs........4:9 RAB Kayin'e, "Kardeşin Habil nerede?" diye sordu. Kayin, "Bilmiyorum, kardeşimin bekçisi miyim ben?" diye karşılık verdi.

   
  Yeni Ahit için Pavlusun mektupları diyorlar. Neden derseniz aşağıdaki örnek belki size bir fikir verebilir.
   
  Filimun..1/10>11 Ben hapisteyken kendisine manevi baba olduğum, bir zamanlar sana yararsız, ama şimdi sana da bana da yararlı olan oğlum Onesimus'la ilgili bir ricam var.
Filimun..1/12 Kendisini, yani can ciğerimi sana geri gönderiyorum.
Filimun..1/13>14 Müjde'nin uğruna tutuklu kalacağım sürece senin yerine bana hizmet etmesi için onu yanımda alıkoymak isterdim; ama senin onayın olmadan bir şey yapmak istemedim. Çünkü yapacağın iyiliğin zorunluluktanmış gibi değil, gönülden olmasını istedim.
Filimun..1/15 Onesimus'un bir süre senden ayrılmış olması, belki de onu temelli geri alman içindi.
Filimun..1/16 Onu artık köle değil, köleden üstün, sevgili bir kardeş olarak geri alacaksın. O, özellikle benim için çok değerlidir. Ama hem bir insan, hem de Rab'be ait biri olarak senin için daha da çok sevilecek bir kardeştir.
Filimun..1/17 Buna göre eğer beni yoldaşın sayıyorsan, onu beni kabul eder gibi kabul et.
Filimun..1/18 Sana herhangi bir haksızlık etmişse, ya da bir borcu varsa, bunu benim hesabıma say.
Filimun..1/19 Ben Pavlus bunu kendi elimle yazıyorum, bedelini ben öderim. Senin kendi yaşamını bile bana borçlu olduğunu söylememe herhalde gerek yok.
Filimun..1/20 Evet kardeş, Rab yolunda bana bir yardımın olsun. Mesih'te yüreğimi ferahlat.
Filimun..1/21 Sözümü dinleyeceğinden emin olarak ve istediğimden fazlasını da yapacağını bilerek sana yazıyorum.
Filimun..1/22 Aynı zamanda bana kalacak bir yer hazırla. Çünkü dualarınızın aracılığıyla sizlere bağışlanacağımı ümit ediyorum.
Filimun..1/23>24 Mesih İsa uğruna kendisiyle birlikte tutuklu bulunduğum Epafra, emektaşlarım Markos, Aristarkus, Dimas ve Luka sana selam ederler.
Filimun..1/25 Rab İsa Mesih'in lütfu ruhunuzla birlikte olsun. Amin.
   
  İşte bu; Tanrı'nın sözcülüğüne soyunmanın, 'kendin pişir kendin ye' yöntemine tipik bir örnektir. Kitapları sen yazmışsındır, kuralları sen koymuşsundur,seçilen makam sahibini sen belirlemişsindir, makamın görevlerini ve kudretini sen saptamışsındır (makam yetkilerini belirleyenler, esasında tanrının yetkilerini tırpanlıyorlar. Tanrının bir takım yetkilerini yok ediyorlar- hayal fakirin ekmeği derler-)
     
  BU VE BUNA BENZER BİRKAÇ ÖRNEK DAHA GÖRMEK İSTERSENİZ BU BAĞLANTIYI KULLANABİLİRSİNİZ.
     
  İKİ KIZKARDEŞLE EVLENEN PEYGAMBER... BU ARADA CARİYEYİ DE HAREMİNE KATMAYI İHMAL ETMİYOR
   
  Yaratılıs........29:10 Yakup dayısı Lavan'ın kızı Rahel'i ve davarları görünce, gidip kuyunun ağzındaki taşı yuvarladı, dayısının davarlarını suvardı.
Yaratılıs........29:11 Rahel'i öperek hıçkıra hıçkıra ağladı.
Yaratılıs........29:12 Rahel'e baba tarafından akraba olduklarını, Rebeka'nın oğlu olduğunu anlattı. Rahel koşup babasına haber verdi.
Yaratılıs........29:13 Lavan, yeğeni Yakup'un geldiğini duyunca, onu karşılamaya koştu. Ona sarılıp öptü, evine getirdi. Yakup bütün olanları Lavan'a anlattı.
Yaratılıs........29:14 Lavan, "Sen benim kanım, canımsın" dedi.Yakup Lavan'ın yanında bir ay kaldıktan sonra,
Yaratılıs........29:15 Lavan, "Akrabamsın diye benim için bedava mı çalışacaksın?" dedi, "Söyle, ne kadar ücret istiyorsun?"
Yaratılıs........29:16 Lavan'ın iki kızı vardı. Büyüğünün adı Lea, küçüğünün adı RAHEL'di.
Yaratılıs........29:17 Lea'nın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.
Yaratılıs........29:18 Yakup Rahel'e aşıktı. Lavan'a, "Küçük kızın RAHEL için sana yedi yıl hizmet ederim" dedi.
Yaratılıs........29:19 Lavan, "Onu sana vermek başkasına vermekten daha iyidir" dedi, "Yanımda kal."
Yaratılıs........29:20 Yakup Rahel için yedi yıl çalıştı. Rahel'i sevdiği için, yedi yıl ona birkaç gün gibi geldi.
Yaratılıs........29:21 Lavan'a, "Zaman doldu, kızını ver, evleneyim" dedi.
Yaratılıs........29:22 Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.
Yaratılıs........29:23 Gece kızı Lea'yı Yakup'a götürdü. Yakup onunla yattı.
Yaratılıs........29:24 Lavan cariyesi Zilpa'yı kızı Lea'nın hizmetine verdi.
Yaratılıs........29:25 Sabah olunca, Yakup bir de baktı ki, yanındaki Lea! Lavan'a, "Nedir bana bu yaptığın?" dedi, "Ben RAHEL için yanında çalışmadım mı? Niçin beni aldattın?"
Yaratılıs........29:26 Lavan, "Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez" dedi,
Yaratılıs........29:27 "Bu bir haftayı tamamla, RAHEL'i de sana veririz. Yalnız ona karşılık yedi yıl daha yanımda çalışacaksın."
Yaratılıs........29:28 Yakup kabul etti. Lea'yla bir hafta geçirdi. Sonra Lavan kızı RAHEL'i de ona verdi.
Yaratılıs........29:29 Cariyesi Bilha'yı Rahel'in hizmetine verdi.
Yaratılıs........29:30 Yakup RAHEL'le de yattı. Onu Lea'dan çok sevdi. Lavan'a yedi yıl daha hizmet etti.
     
  Yaratılıs........30:3 RAHEL, "İşte cariyem Bilha" dedi, "Onunla yat, benim için çocuk doğursun, ben de aile kurayım."
Yaratılıs........30:4 RAHEL cariyesi Bilha'yı eş olarak kocasına verdi. Yakup onunla yattı.
Yaratılıs........30:5 Bilha hamile kalıp Yakup'a bir oğlan doğurdu.
Yaratılıs........30:6 RAHEL, "Tanrı beni haklı çıkardı" dedi, "Yakarışımı duyup bana bir oğul verdi." Bu yüzden çocuğa Dan adını verdi.
   
   
  Yukarıdaki yazılanlar bugün, "tılsımlı Kabala ipi" olarak bileklere takılan düğümlenmiş aksesuar malzemesine kaynaklık yapıyorlar. Medet umulan ipin hikayeleşmiş serüveni şöyle:

(Kabala ipi örneğin de olduğu gibi, Mezarın etrafında dolaştırılan ipler, belli ölçülerde kesiliyor.Her birine Hahamlar tarafından okunup kutsanarak yedi (7) düğüm atılıyor.İnsanlarda bu kırmızı ipleri para karşılığında tılsım olarak bileklerine takıyorlar Kabala ipinin kısa hikayesi de şu; aynı zamanda diğer tılsım, uğur denilen şeylere örnek
   
  TAŞTAN, İPTEN MEDET UMANLARIN TILSIMINA İNANDIKLARI "KABALA İPİNİN" HİKAYESİNİN ANLATILDIĞI SAYFAYA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.
   
  Yakup ve annesinin (Rebeka) yardımı ile babası Isak'ı kandırarak abisinin Esav'a yerine sahtekarlıkla,Peygamber olur -kendileri öyle yazıyor.

Yaratılıs.......27/24 Bir daha sordu: "Sen gerçekten oğlum Esav mısın?" Yakup, "Evet!" diye yanıtladı.- .

Abisi Esav'ın kendisini ölümle tehdit etmesi yüzünden, kendisi gibi dalevere işlerinde usta dayısının yanına yerleşir. Yakup, Lavan kızı Kuzeni Rahel'e aşık olur.Dayısına 7 yıl çalışmak şartı ile Rahel'i, Dayısı Lavan'dan alır.

Yaratılıs........29:18 Yakup Rahel'e aşıktı. Lavan'a, "Küçük kızın RAHEL için sana yedi yıl hizmet ederim" dedi.-

7 yıl sonunda düğün yapılır Rahel babası Lavan'ın, dalevere çevireceğini tahmin ederek, Yakup'la aralarında gizli bir işaret kararkaştırırlar.İşte bu işaret bugün kabala ipi dediğimiz düğümlü kırmızı iptir.

Yaratılıs........29:23 Gece kızı Lea'yı Yakup'a götürdü. Yakup onunla yattı.

Düğün çadırında bekleyen Yakup'a, dayısı Lavan (huylu huyundan vaz geçmezmiş), Rahel yerine ablası Lea'yı götürmeye kalkınca, Rahel ablasının aşağlanmasını ve evde kalmasını istemez ve o gizli işareti ona verir. Buluşma çadırında bekleyen Yakup'ta kırmızıyı görünce iç güdüsel olarak, ses, söz, tip, surat gibi özelleikleri görmemezliğe gelerek kırmızıya karşı duyduğu azgınlığı ortaya koyar. Sabah olduğunda "durumu kuzuya dönen Yakup" , durumu kavrar ve dayısına itiraz eder.

Yaradılıs...29/25 Sabah olunca, Yakup bir de baktı ki, yanındaki Lea! Lavan'a, "Nedir bana bu yaptığın?" dedi, "Ben RAHEL için yanında çalışmadım mı? Niçin beni aldattın?"

Yakup, Rahel için bir 7 yıl daha çalışmayı teklif eder. Teklif kabul edilir ve birlikte olurlar.

Yaratılıs........29:30 Yakup RAHEL'le de yattı. Onu Lea'dan çok sevdi. Lavan'a yedi yıl daha hizmet etti.

Böylece İki kız kardeş bir koca sahibi olmuşlardır.Koca-kuma-kardeş-baldız-enişte-dayı-kuzenler-yeğenler olarak çocukları ile (çocukların akrabağlık dereceleri neler olur kimbilir? .Hem yeğeni hem üvey çocuğu gibi olsa yine neyse, çocuğu olmayan RAHEL bu kezde cariyesi Bilha'yı Yakup ile yatırır ve çocuk sahibi olur. Şimdi siz çıkın bakalım akrabağlık isimlerinin içinden) mutlu yaşam sürerken, Yakup ayrılma kararı alır ve dayısının sürüsünün, bir kısmını çalarak kaçar.

Arada daha birçok enterasan üç-kağıt olayları ve dalavereler olur. Sonrasında Yakup'un toplam 12 oğlu olur. Bu arada Yakup Tanrı ile güreşir. Tanrı Yakup'u güreşte yenemediği için "bırak bani diye yalvarır" ve ona "İsrail" ismini verir.İşte o 12 oğulda İsrail oğulları olarak adlandırılacak kabileleri oluşturur.Bunca mübarek işleri beceren, Yakup'un, baldızı veya eşi veya diğer çocuklarının üvey annesi olan Rahel, günü geldiğinde herkez gibi ölür.

İşte bu mubarek kabul edilen kutsallık yüklenmiş kadının/Kutsal Rahel'in, Betlehem'de yol kenarındaki mezarının etrafında 7 kez dolanan kırmızı ipler daha sonra bilek boyu kesiliyor. Hahamların kontrolünde 7 şer dualı düğümden sonra; tılsım, büyü malzemesi olarak satışa sunuluyor.

Bu kadar üç kağıdın döndüğü ortamı Kendi KİTAPLARIMIZ (Eski Ahit) dedikleri kitaplara alıp yazanların Peygamberleri bu derece aşağılayanların ,ipleri üfleyip medet ummalarından başka çareleri olabilir mi? Dünya'yı, tılsımlarla idare etme isteklerinden başka hayalleri olabilir mi?

Not:Yukarıda anlatılan kabala ipinin öyküsü, tamamen onların kutsal adlettikleri kitaplarından özetlenmiştir.
   
   
  Öyle bir TANRI DÜŞÜNÜN Kİ, YARATTIĞI kabul edilen Peygamberi GÜREŞTE YENEMİYOR ve HİLE YAPIYOR...
  Yakup Güreş Tutuyor
  Yaratılıs...32/22 Yakup o gece kalktı; iki karısını, iki cariyesini, on bir oğlunu yanına alıp Yabbuk Irmağı'nın sığ yerinden karşıya geçti.
Yaratılıs...32/23 Onları karşıya geçirdikten sonra sahip olduğu her şeyi de geçirdi.
Yaratılıs...32/24 Böylece Yakup arkada yalnız kaldı. Bir adam gün ağarıncaya kadar onunla güreşti.
Yaratılıs...32/25 Yakup'u yenemeyeceğini anlayınca, onun uyluk kemiğinin başına çarptı. Öyle ki, güreşirken Yakup'un uyluk kemiği çıktı.
Yaratılıs...32/26 Adam, "Bırak beni, gün ağarıyor" dedi. Yakup, "Beni kutsamadıkça seni bırakmam" diye yanıt verdi.
Yaratılıs...32/27 Adam, "Adın ne?" diye sordu. "Yakup."
Yaratılıs...32/28 Adam, "Artık sana Yakup değil, İsrail denecek" dedi, "Çünkü Tanrı'yla, insanlarla güreşip yendin."
Yaratılıs...32/29 Yakup, "Lütfen adını söyler misin?" diye sordu. Ama adam, "Neden adımı soruyorsun?" dedi. Sonra Yakup'u kutsadı.
Yaratılıs...32/30 Yakup, "Tanrı'yla yüzyüze görüştüm, ama canım bağışlandı" diyerek oraya Peniel adını verdi.
Yaratılıs...32/31 Yakup Peniel'den ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu.
Yaratılıs...32/32 Bu nedenle İsrailliler bugün bile uyluk kemiğinin üzerindeki siniri yemezler. Çünkü Yakup'un uyluk kemiğinin başındaki sinire çarpılmıştı.
   
  Yarattığı kulu yenemeyen bir Tanrı. Yenemeyeceğini anlayınca hile yapan Tanrı, yine de yenemeyince "Bırak Beni" diye yalvaran, sadece; İSRAİL'in olacak bir TANRI. MÜSTAKİL İSRAİL'İN TANRISI.

İsrail adının, Yahudiler için ne anlama geldiğini anlatan güzel bir örnek.
Ne diyor (hayallerindeki tanrıya, ne dedittiriliyor) Tanrı; "Çünkü Tanrı'yla, insanlarla güreşip yendin.".
Kimlerle güreşti? Tanrı ve öncesinde insanlarla.
Kimleri yendi? Tanrıyı ve insanları.
Yakup kim? "İsrail"
İsrailoğulları kim? Yakup'un 12 oğlu ve onların temsil ettiği 12 kabile/boy
İsrail ne ? İsrail'in (Yakup'un) oğullarından türediklerini söyleyenlerin kurduğu devlet.

İsrail ne demek
onlar için? "Tanrı da dahil herkezi yeneriz" demek oluyor.
O nedenledir, istedikleri gibi kitaplar yazıp, kulüpler oluşturuyorlar. O nedenledir 1000 yıllık altın çağ iddiasını ortaya atıyorlar ve o nedenle Kıyamet projesi (kıyameti istedikleri zamana alma) üzerinde çalışıyorlar. Nasıl olsa galip gelecek olanlar, onlar değil mi?
   
  Eski Ahit'te, Yakup'a çizilen/yapıştırılan portre böyle. Eski Ahit tanımlı, (kendilerinin yakıştırmalar yaptıkları) Yakup böyle olursa "o karekterin" oğulları olduklarını iddia eden, İsrailoğulları ve onların kurduğu İsrail devleti de böyle olur.

Yaratılış.......27:36 Esav, ‹‹Ona boşuna mı Yakup diyorlar?›› dedi, ‹‹İki kezdir beni aldatıyor. Önce ilk oğulluk hakkımı aldı. Şimdi de benim yerime o kutsandı.›› ......
Yaratılış.......30:42 Sürünün zayıf hayvanlarının önüneyse çubuk koymuyordu. Böylece zayıf hayvanları Lavan, güçlüleri Yakup aldı.
Yaratılış.......31:26 Yakupa, ‹‹Nedir bu yaptığın?›› dedi, ‹‹Beni aldattın. Kızlarımı alıp savaş tutsağı gibi götürdün.

Tanrının kendilerinden çekindiğini açıkca kitaplarına işlemiş olanlar, İnsanlardan mı çekinecekler. Tanrıyı yenebileceklerini düşünen ve bunu beyinlerine yarleştirmiş olanları durdurabilecek ne olabilir?

Yaradılış/Tekvin....11/6 ve şöyle dedi: "Tek bir halk olup aynı dili konuşarak bunu yapmaya başladıklarına göre düşündüklerini gerçekleştirecek, hiçbir engel tanımayacaklar.
   
  Oysa; Kur'an'ı Kerim'e göre, Hz. Yakup, doğru dürüst yaşam süren, Allah, yolunda dosdoğru yürüdüğü için, Allah'ın, "İSRAİL" adıyla onurlandırdığı bir peygamber. O halde İSRAİL kelimesi ne anlama geliyor? "Allah'ın, yolunda dosdoğru yürüyen" anlamına geliyor. İsrailoğulları ne anlama geliyor? Allah'ın, yolunda dosdoğru yürüyenin/yürüyenlerin oğulları anlamına geliyor.

Peki bu kavram bugünkü ve geçmiş dönemlerdeki Yahudilerin dini inançlarından bir esinti taşıyor mu? Her hangi benzerlik çağrışımı yapıyor mu? (Fethullah Gülen'e görede taşımıyor. "...Re'fet ve şefkatle gelen, herkesi kucaklayan Hazreti Mesîh'i inkar etmiş, sürgünlere göndermiş, eziyetlere maruz bırakmış ve hatta onu asmak için darağacı bile hazırlamışlar. “Sen o değilsin.” demiş durmuşlar.") (Y.Ümit dergisi 2006 71 SAYI..Mesih,Mehdi konusu)

Kitapları tahrip eden, Allah'ın, dosdoğru yolundakileri saptırmaya çalışanların, Allah'ın, lutfuyla ne ilgisi olabilir? Ayrıca; İSRAİL, lutfu sadece Hz. Yakup'a verilmiş bir onurdur. Onun oğulları ile o verilen onurun bir alakası yoktur. Allah, Hz. Yakup'a, "Allah'ın dosdoğru yolunda" yürüyen diyor ve İsrail ismini veriyor. Oğullarına ise Yakupoğulları anlamında, İsrailoğulları deniliyor.Oğullar, doğru yolda ilerleyenin çocukları oluyorlar ama bu onların, dosdoğru yolda ilerledikleri manasına gelmiyor.
   
  İŞTE ÖRNEK:
  Yaratılıs.......27:1 İshak yaşlanmış, gözleri görmez olmuştu. Büyük oğlu Esav'ı çağırıp, "Oğlum!" dedi. Esav, "Efendim!" diye yanıt verdi.
Yaratılıs.......27:2 İshak, "Artık yaşlandım" dedi, "Ne zaman öleceğimi bilmiyorum.
Yaratılıs.......27:3 Silahlarını - ok kılıfını, yayını - al, kırlara çıkıp benim için bir hayvan avla.
Yaratılıs.......27:4 Sevdiğim lezzetli bir yemek yap, bana getir yiyeyim. Ölmeden önce seni kutsayayım."
Yaratılıs.......27:5 İshak oğlu Esav'la konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca,
Yaratılıs.......27:6 Rebeka oğlu Yakup'a şöyle dedi: "Dinle, babanın ağabeyin Esav'a söylediklerini duydum.

Yaratılıs.......27:9 Git süründen bana iki seçme oğlak getir. Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.
Yaratılıs.......27:10 Yemesi için onu babana sen götüreceksin. Öyle ki, ölmeden önce seni kutsasın."
Yaratılıs.......27:15 Büyük oğlu Esav'ın en güzel giysileri o anda evdeydi. Rebeka onları küçük oğlu Yakup'a giydirdi.
Yaratılıs.......27:16 Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.
Yaratılıs.......27:17 Yaptığı güzel yemekle ekmeği Yakup'un eline verdi.
Yaratılıs.......27:18 Yakup babasının yanına varıp, "Baba!" diye seslendi. Babası, "Evet, kimsin sen?" dedi.
Yaratılıs.......27:19 Yakup, "Ben ilk oğlun Esav'ım" diye karşılık verdi, "Söylediğini yaptım. Lütfen kalkıp otur, getirdiğim av etini ye. Öyle ki, beni kutsayabilesin."
Yaratılıs.......27:20 İshak, "Nasıl böyle çabucak buldun, oğlum?" dedi. Yakup, "Tanrın RAB bana yardım etti" diye yanıtladı.
Yaratılıs.......27:21 İshak, "Yaklaş, oğlum" dedi, "Sana dokunayım, gerçekten oğlum Esav mısın, değil misin anlayayım."
Yaratılıs.......27:22 Yakup babasına yaklaştı. Babası ona dokunarak, "Ses Yakup'un sesi, ama eller Esav'ın elleri" dedi.
Yaratılıs.......27:23 Onu tanıyamadı. Çünkü Yakup'un elleri ağabeyi Esav'ın elleri gibi kıllıydı. İshak onu kutsamak üzereyken,
Yaratılıs.......27:24 Bir daha sordu: "Sen gerçekten oğlum Esav mısın?" Yakup, "Evet!" diye yanıtladı.
Yaratılıs.......27:25 İshak, "Oğlum, av etini getir yiyeyim de seni kutsayayım" dedi. Yakup önce yemeği, sonra şarabı getirdi. İshak yedi, içti.
Yaratılıs.......27:30 İshak Yakup'u kutsadıktan sonra, Yakup babasının yanından ayrıldı. O gider gitmez kardeşi Esav da avdan döndü.
Yaratılıs.......27:31 Esav da lezzetli bir yemek yaparak babasına götürdü. Ona, "Baba, kalk, getirdiğim av etini ye" dedi, "Öyle ki, beni kutsayabilesin."
Yaratılıs.......27:32 Babası, "Sen kimsin?" diye sordu. Esav, "Ben ilk oğlun Esav'ım" diye karşılık verdi.
Yaratılıs.......27:33 İshak'ı bir titremedir sardı. Tir tir titreyerek, "Öyleyse daha önce avlanıp bana yemek getiren kimdi?" diye sordu, "Sen gelmeden önce yemeğimi yiyip onu kutsadım. Artık o kutsanmış oldu."
Yaratılıs.......27:34 Esav babasının anlattıklarını duyunca, acı acı haykırdı. Babasına, "Beni de kutsa, baba, beni de!" dedi.
Yaratılıs.......27:35 İshak, "Kardeşin gelip beni kandırdı" diye karşılık verdi, "Senin yerine o kutsandı."
Yaratılıs.......27:36 Esav, "Ona boşuna mı Yakup diyorlar?" dedi, "İki kezdir beni aldatıyor. Önce ilk oğulluk hakkımı aldı. Şimdi de benim yerime o kutsandı." Sonra, "Kutsamak için bana bir hak ayırmadın mı?" diye sordu.
   
  Seçilen kutsanmış adayı, peygamberliği boynu bükük halde seyreden ve kabul eden bir Tanrı anlayışı.Tanrı adına peygamberleri seçen, baba peygamber.Hile ile seçilmiş peygamberi güreşte yenemeyen bir tanrı.
   
   
  TOPLUMUNA PUT YAPAN ve TOPLUMUNA PUTU RAB EDİNDİREN PEYGAMBER OLUR MU?
   
  Evet yanlış okumadınız Toplumuna tapmaları için put yaptıran peygamber, maceralarının yer aldığı bir kitap ve bu kitabın kutsallığını iddia eden, hatta cennet fetvası veren diyalogcular...

Anlatılanda esas olan, seçilmiş bir Peygamberin, böyle bir şey yapabileceğine inanlar tarafından kaleme alımış olması.
O anda, İMANIN en üst seviyede temsilcisi olan, İMANI en üst seviyede yaşayan Peygamberin PUT yapabileceğine ilişkin, "SAPKINLIK İNANÇLARINI" DİN SİSTEMLERİNİN içine monte etmiş olmalarıdır.

Böyle bir şeyin olabilirliğini İNANÇLARIN içine yerleştirmektir. Put yapan bir peygamberin DİN İÇİNDE VARLIĞINI kabul eden bir topluluk diğer PAGAN TAPINMALARIN farkına nasıl varabilir?
   
  AZ GÖNÜLLERE İÇİRİLEN BUZAĞI, PUT'culuğu TEŞVİK EDEN TANRI MANİFESTOSU ve PUT'cu "HARUN & SAMİRİNİN BUZAĞISI" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
   
  Çıkış 32,1-5
Çıkış 32,4.24
Çıkış 32,26-29
Çıkış 32, 34-35
Çıkış 32,27-28
   
  KM, Çıkış 32,1-5
   
  MUSA "ÖLDÜRME!" EMRİNİ DE ALDIĞI GÖRÜŞME İÇİN SİNA DAĞINA GİDER.Görüşme sonrası, Mısır'dan çıkmalarına öncülük ettiği topluluğunun yanına döner.

Mısırdan Çıkış....31:18 Tanrı Sina Dağı'nda Musa'yla konuşmasını bitirince, üzerine eliyle antlaşma koşullarını yazdığı iki taş levhayı ona verdi.

Topluluğunun konakladığı yere geldiğinde, toplumunu Harun'un yaptığı SAMİRİNİN BUZAĞISINA tapar bulur..... ÖLDÜRME emrinin nasıl ÖLDÜR emrine dönüştüğünü, PUT yapımının nasıl olduğunu anlatan hikaye şöyle..
   
  Mısırdan Çıkış........32/1 Halk Musa'nın dağdan inmediğini, geciktiğini görünce, Harun'un çevresine toplandı. Ona, "Kalk, bize öncülük edecek bir ilah yap" dediler, "Bizi Mısır'dan çıkaran adama, Musa'ya ne oldu bilmiyoruz!"

Toplumu putlardan uzaklaştırmak tek olan Allah'a iman etmelerini sağlamakla görevlendirilmiş bir peygambere yakıştırılan PUT yapma/PUT'a öncülük etme eylemi..

TOPLUMU DAHA İSTEKTE BULUNMADAN HARUN PUT YAPIM EMRİNİ VERİYOR..
Mısırdan Çıkış........32/2 Harun, "Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin" dedi.
Mısırdan Çıkış........32/3 Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Harun'a getirdi.
Mısırdan Çıkış........32/4 Harun altınları topladı, oymacı aletiyle buzağı sizi Mısır'dan çıkaran Tanrınız budur!" dedi.
Mısırdan Çıkış........32/5 Harun bunu görünce, buzağının önünde bir sunak yaptı ve, "Yarın RAB'bin onuruna bayram olacak" diye ilan etti.

Peygamber, neyi? Tanrı ve Rab ilan etti. Samirinin buzağısını Tanrı ve Rab ilan etti BUZAĞIYI GÖNÜLLERE İÇİRMİŞ oldu. Hiç peygambere PUTCULUĞU yakıştıran, gerektiğinde PUTculuk ALLAH'A ORTAK KOŞMAYI tavsiye eden bir kitap İLAHİ OLABİLİR Mİ?
   
  Mısırdan Çıkış........32/4 Harun altınları topladı, oymacı aletiyle buzağı sizi Mısır'dan çıkaran Tanrınız budur!" dedi.
Mısırdan Çıkış........32/5 Harun bunu görünce, buzağının önünde bir sunak yaptı ve, "Yarın RAB'bin onuruna bayram olacak" diye ilan etti.
Mısırdan Çıkış........32/6 Ertesi gün halk erkenden kalkıp yakmalık sunular sundu, esenlik sunuları getirdi. Sonra oturup yediler, içtiler, kalkıp alem yaptılar.
Mısırdan Çıkış........32/7 RAB Musa'ya, "Aşağı in" dedi, "Mısır'dan çıkardığın halkın baştan çıktı.
Mısırdan Çıkış........32/8 Buyurduğum yoldan hemen saptılar. Kendilerine dökme bir buzağı yaparak önünde tapındılar, kurban kestiler. 'Ey İsrailliler, sizi Mısır'dan çıkaran ilahınız budur!' dediler."
Mısırdan Çıkış........32/9 RAB Musa'ya, "Bu halkın ne inatçı olduğunu biliyorum" dedi,
   
  ÖFKELENMEK İSTEYEN BİR TANRI... ÖFKELENEN, GEREKTİĞİNDE (senariste bağlı) ÖFKESİNE MANİ OLUNABİLİNEN BİR TANRI...YARATILAN TARAFINDAN İKNA EDİLEBİLEN, HATTA KANDIRILABİLEN BİR TANRI...YAPACAKLARINDAN VAZGEÇEN TANRI..... KÖTÜLÜK YAPAN TANRI....SÖZÜNDEN DÖNEN TANRI... UNUTTUĞU SÖZLERİ YARATTIĞI TARAFINDAN HATIRLATILAN BİR TANRI... KAFASI ÇALIŞMAYAN/GELECEĞİ TAYİN EDEMEYEN/ GELECEĞİ BİLEMEYEN, VERECEĞİ KARARLARIN DOĞURABİLECEĞİ SONUÇLARI, YARATTIĞI TARAFINDAN ÖĞRENEN TANRI.
   
  Mısırdan Çıkış........32/10 "Şimdi bana engel olma, bırak öfkem alevlensin, onları yok edeyim. Sonra seni büyük bir ulus yapacağım."

Mısırdan Çıkış........32/11 Musa Tanrısı RAB'be yalvardı: "Ya RAB, niçin kendi halkına karşı öfken alevlensin? Onları Mısır'dan büyük kudretinle, güçlü elinle çıkardın.
Mısırdan Çıkış........32/12 Neden Mısırlılar, 'Tanrı kötü amaçla, dağlarda öldürmek, yeryüzünden silmek için onları Mısır'dan çıkardı' desinler? Öfkelenme, vazgeç halkına yapacağın kötülükten.
Mısırdan Çıkış........32/13 Kulların İbrahim'i, İshak'ı, İsrail'i anımsa. Onlara kendi üzerine ant içtin, 'Soyunuzu gökteki yıldızlar kadar çoğaltacağım. Söz verdiğim bu ülkenin tümünü soyunuza vereceğim. Sonsuza dek onlara miras olacak' dedin."
Mısırdan Çıkış........32/14 Böylece RAB halkına yapacağını söylediği kötülükten vazgeçti.

Böyle nitelendirmelerin yapıldığı KİTAPLAR İLAHİ OLABİLİR Mİ? Böyle metinlerden meydana gelmiş Kitaplara Müslümanlar yönlendirilir mi?

BİR NİTELENDİRME DAHA; "ALLAH'IN" YAZISINI (HAŞA) TANIYOR. PAGAN TANRI İNANCI İÇİNE SIKIŞMIŞ KUTSAL METİN YAZARINDAN BAŞKA NE BEKLENİR?

Mısırdan Çıkış........32/15 Musa döndü, elinde antlaşma koşulları yazılı iki taş levhayla dağdan indi. Levhaların ön ve arka iki yüzü de yazılıydı.
Mısırdan Çıkış........32/16 Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar O'nun yazısıydı.
Mısırdan Çıkış........32/17 Yeşu, bağrışan halkın sesini duyunca, Musa'ya, "Ordugahtan savaş sesi geliyor!" dedi. "Ne yenenlerin, Ne de yenilenlerin sesidir bu; Ezgiler duyuyorum ben."
Mısırdan Çıkış........32/18 Musa şöyle yanıtladı:

SANKİ ÜFÜRÜKCÜLER MUSKANIN SUYUNU İÇERİR GİBİ HEYKELİN SUYUNU İÇİRİYORLAR...
Mısırdan Çıkış........32/19 Musa ordugaha yaklaşınca, buzağıyı ve oynayan insanları gördü; çok öfkelendi. Elindeki taş levhaları fırlatıp dağın eteğinde parçaladı.
Mısırdan Çıkış........32/20 Yaptıkları buzağıyı alıp yaktı, toz haline gelinceye dek ezdi, sonra suya serperek İsrailliler'e içirdi.
Mısırdan Çıkış........32/21 Harun'a, "Bu halk sana ne yaptı ki, onları bu korkunç günaha sürükledin?" dedi.
Mısırdan Çıkış........32/22 Harun, "Öfkelenme, efendim!" diye karşılık verdi, "Bilirsin, halk kötülüğe eğilimlidir.
Mısırdan Çıkış........32/23 Bana, 'Bize öncülük edecek bir ilah yap. Bizi Mısır'dan çıkaran adama, Musa'ya ne oldu bilmiyoruz' dediler.
Mısırdan Çıkış........32/24 Ben de, 'Kimde altın varsa çıkarsın' dedim. Altınlarını bana verdiler. Ateşe atınca, bu buzağı ortaya çıktı!"
   
  İSRAİL TANRISINI ikna eden Musa karargaha gelir. İsrail Tanrısını ikna etmiştir ama kendisini ikna edememiştir. İsrail Tanrısına jest olsun diye ÖLDÜR emirini verir. Oysa, daha biraz önce, SİNA'DA KENDİSİNE VERİLEN TAŞ LEVHALARDA, (Onların nitelendirmesi) TANRININ YAZISIYLA ÖLDÜRME YAZIYORDU.

Mısırdan Çıkış/Exodus....20:13 ‹‹Adam ÖLDÜRMEYECEKSİN.

Mısırdan Çıkış........32/26 Musa ordugahın girişinde durdu, "RAB'den yana olanlar yanıma gelsin!" dedi. Bütün Levililer çevresine toplandı.
Mısırdan Çıkış........32/27 Musa şöyle dedi: "İsrail'in Tanrısı RAB diyor ki: 'Herkes kılıcını kuşansın. Ordugahta kapı kapı dolaşarak kardeşini, komşusunu, yakınını öldürsün.'"
KİMLERİN TANRISI DİYORLAR? "İsrail'in Tanrısı" DİYORLAR. Sadece İsraillilere ait bir Tanrı. Sadece onları düşünen, onları koruyan, diğer tüm ulusları yok etmeye çalışan İSRAİL'LİLERE AİT BİR TANRI. amentümuz aynı, aynı ALLAH'A İNANIYORUZ" diyenlere duyrulur. "Amentu'da biriz, Ana konularda anlaştık Teferruatta ayrılıklarımız var" diyenler çoktan din değiştirmişlerde bizlerin haberleri olmamış anlaşılan.

DAHA, "ALLAH'IN BİRLİĞİNDE" MUTABIK OLMAYANLARIN KİTAPLARINA NASIL OLURDA KUTSİYET KAZANDIRMA ÇALIŞMALARI YAPILABİLİR.

Mısırdan Çıkış........32/27 Musa şöyle dedi: "İsrail'in Tanrısı RAB diyor ki: 'Herkes kılıcını kuşansın. Ordugahta kapı kapı dolaşarak kardeşini, komşusunu, yakınını öldürsün.'"
Mısırdan Çıkış........32/28 Levililer Musa'nın buyruğunu yerine getirdiler. O gün halktan üç bine yakın adam öldürüldü.
Mısırdan Çıkış........32/29 Musa, "Bugün kendinizi RAB'be adamış oldunuz" dedi, "Herkes öz oğluna, öz kardeşine düşman kesildiği için bugün RAB sizi kutsadı."

RAB'IN KUTSAMASI İÇİN KARDEŞLERİNİ ÖLDÜRME EMRİ VEREN (suçlu, suçsuz ayrımı yapmadan, çoluk çocuk demeden, yaşlı kadın ayrımı yapmadan, ana-baba, kardeş, eş gözetmeden; önüne geleni) BİR PEYGAMBER ANLAYIŞININ OLDUĞU BİR KİTABA NASIL İLAHİ KİTAP DENİLEBİLİR.
   
  Mısırdan Çıkış........32/30 Ertesi gün halka, "Korkunç bir günah işlediniz" dedi, "Şimdi RAB'bin huzuruna çıkacağım. Belki günahınızı bağışlatabilirim."
Mısırdan Çıkış........32/31 Sonra RAB'be dönerek, "Çok yazık, bu halk korkunç bir günah işledi" dedi, "Kendilerine altın put yaptılar.

İSTEKLERİMİ YAPMAZSAN BEN BU İŞTE YOKUM DİYE TEHDİT EDİLEN BİR TANRI ANLAYIŞININ İŞLENDİĞİ KİTAPLARA NASIL İLAHİ KİTAPLAR DENİLEBİLİR.

Mısırdan Çıkış........32/32 Lütfen günahlarını bağışla, yoksa yazdığın kitaptan adımı sil."
Mısırdan Çıkış........32/33 RAB, "Kim bana karşı günah işlediyse onun adını sileceğim" diye karşılık verdi,
   
  Putu yapan isme ve onun soyuna ceza yerine / lanet yerine, işlerinin erbabı görülmüş olmalılar ki sonsuza dek İsrail Tanrısı tarafından kahinlik veriliyor.
İsrail Tanrısının en gözde topluluğu haline gelen HARUN SOYU, İsrail Tanrısının Tapınakta görmek istediği tek boy haline geliyor.
   
  Mısırdan Çıkış........32/34 "Şimdi git, halkı sana söylediğim yere götür. Meleğim sana öncülük edecek. Ama zamanı gelince GÜNAHLARINDAN ötürü onları CEZALANDIRACAĞIM."
Mısırdan Çıkış........32/35 RAB halkı cezalandırdı. Çünkü Harun'a buzağı YAPTIRMIŞLARDI

Cezalandıracağım dedi ama put yapanları değil, ona bakanları cezalandırdı. Put yapan Leviler-Harun taraftarları, kılıç kuşandılar ve diğer insanlara saldırdılar. Harun soyu böylece, ceza yerine CEZALANDIRICI kimliğini İSRAİL TANRISININ emriyle kazanmış oldu.

İsrail Tanrısının gözdeleri olarak sonsuza kadar Tapınak görevi verilerek onurlandırıldılar. Kahinlik artık onların sınıfına ait, bir ayrıcalık haline gelmişti.

Mısırdan Çıkış.....40:13 Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.
Mısırdan Çıkış.....40:14 Oğullarını getirip mintanları giydir.
Mısırdan Çıkış.....40:15 Bana kâhinlik etmeleri için babaları gibi onları da meshet. Bu mesh onların kuşaklar boyu sürekli kâhin olmalarını sağlayacak.››
   
 

Mısırdan Çıkış........32/27 Musa şöyle dedi: "İsrail'in Tanrısı RAB diyor ki: 'Herkes kılıcını kuşansın. Ordugahta kapı kapı dolaşarak kardeşini, komşusunu, yakınını öldürsün.'"
Mısırdan Çıkış........32/28 Levililer Musa'nın buyruğunu yerine getirdiler. O gün halktan üç bine yakın adam öldürüldü.

AF DİLEMEYİ ; SUÇLU, SUÇSUZ AYRIMI YAPMADAN, ÇOLUK ÇOCUK DEMEDEN, YAŞLI KADIN AYRIMI YAPMADAN, ANA-BABA, KARDEŞ, EŞ GÖZETMEDEN; ÖNÜNE GELENİ ÖLDÜRMEK OLARAK GÖREN BİR ZİHNİYETİN ÜRETİMİ OLAN KİTAPLARA, NASIL İLAHİ KİTAPLAR DENİLEBİLİR?.

Ölümlerle ancak sakinleşen, öfkesi yatışan, kan isteyen Tanrı inancını DİN SİSTEMLERİNİN ayrılmaz parcası haline getirmişler. Gözünü açan her İsrailli, bu öldür emirleriyle büyüyor. Kendileri dışındaki tüm canlıların, İSRAİL TANRISI adına öldürülebileceğini, düşüncelerinin ön kabülü haline getiriyor. Bu öldürmelerle, İsrail Tanrısının takdirlerini kazanacağıda, kitaplarının hemen hemen her sayfasında örnekleriyle mevcut.

Çölde Sayım......25:4 Musaya, ‹‹BU HALKIN bütün önderlerini GÜNDÜZ BENİM ÖNÜMDE ÖLDÜR ›› dedi, ‹‹Öyle ki, İSRAİL HALKINA ÖFKEM YATIŞSIN.››

Ölümlerin arkasından, sakinleşen İsrail Tanrısı bu eylemlerinden dolayı, katliamlarından dolayı, İsrail Halkını kutsar.

Mısırdan Çıkış........32/29 Musa, "Bugün kendinizi RAB'be adamış oldunuz" dedi, "Herkes öz oğluna, öz kardeşine düşman kesildiği için bugün RAB sizi kutsadı."

   
  TANRININ AFFETMESİ İÇİN ÖLDÜRME İNANCI İÇİNDE BİNLERCE SENEDEN BERİ YOĞRULAN, GELİŞEN ZİHNİYET NASIL BARIŞ KELİMESİNE KATLANBİLİR?
KALICI BARIŞA TAHAMMÜL GÖSTEREBİLİR Mİ? TANRISININ AFFINA NAİL OLABİLMESİ İÇİN ÖLDÜRMESİ GEREKMİYOR MU?
İSRAİL TANRISININ GÖZDESİ OLABİLMEK, EN SEVDİKLERİ ÖLDÜR&ÖLDÜRT EYLEMİDEN GEÇMİYOR MU?
BARIŞ TARAFTARI OLMAK ve ÖLDÜRMEMEK İSRAİL TANRISININ ÖFKELENMESİNE NEDEN OLMAYACAK MI?
YETERLİ ÖLÜMLER OLMAZSA, HERŞEYE EGEMEN İSRAİL TANRISININ, ŞİMŞEKLERİNİ ÜZERLERİNE ÇEKMİŞ OLMAZLAR MI?

DEMEK Kİ, ÖLDÜREMEZSE BİLE ÖLÜMLER İÇİN ORTAM HAZIRLIĞI YAPMASI, GÖZ YUMMASI GEREKİYOR.
"ONLAR BİZİ ÖLDÜRECEĞİNE BİZ ONLARI ÖLDÜRDÜK" İMAJ ve VİCDAN İKNA ÇALIŞMALARI YAPMALARI GEREKİYOR.
BOZGUNCU OLMAK, BOZGUNCU AYARLAMAK, BOZGUN ÇIKARMAK, BOZGUNUCULUĞU TEŞVİK ETMEK GEREKİYOR.

SON KATLİAM, KUR'ASI ŞİMDİLİK 2012 YILINA ÇIKTI GÖRÜLEN "ARGEMEDDON İÇİN", VAR GÜCÜYLE ÇALIŞIP, DÜNYA'YI KAN GÖLÜNE DÖNDÜRMEK GEREKİYOR.
EN BÜYÜK PURİM BAYRAMI İÇİN, SONSUZ YAŞAMA MERHABA İÇİN, İSRAİL TANRISINA BAĞLILIKLARI GÖSTEREBİLMEK İÇİN, ÖLDÜRMEK, ÖLDÜRTMEK GEREKİYOR.
YILLARDAN BERİ KANLA DOLACAK OVALARINI, DERELERİNİ, VADİLERİNİ GÖSTERMİYORLAR MI?
ORALARDAN KENDİLERİNE MEZAR YERLERİ ALMIYORLAR MI? NİÇİN BUNARI YAPIYORLAR?
ELBETTE EN BÜYÜK BAYRAMLARINA HAZIRLIK OLSUN DİYE YAPIYORLAR.
   
  ESTER ve ENTRİKA... SOYKIRIMIN / KATLİAMIN YALDIZI PURİM BAYRAMI KONULARININ İŞLENDİĞİ "ESTER & PURİM" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
   
  SİNA'DA KİTAP VERİLMESİNİN HEMEN ARKASINDAN BAŞLATILAN, ÖLDÜR EMRİNİN İŞLENDİĞİ "AHİT'TE ÖLDÜR EMRİ" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
   
   
   
  MISIRDAN ÇIKIŞ (Exodus) kitabında da Tanrıya yiyecekler, tütsü ve değerli eşyalar sunulması isteniyor. Tıpkı uzak doğu dinlerinde olduğu gibi... İsrail'in kıskanç tanrısı, bu tür hediyeleri istiyor. (Amentünün, aynı olduğunu söyleyenler, adamların tanrıları bile kendilerine ait.).Resimde armağan edilenlerle, kitaplarında istenenler arasında fark var mı? Onlarda inek kutsal, tıpkı samirinin buzağısı gibi...
   
  M.çıkış_Exodus 34/6 Musa'nın önünden geçerek, "Ben Yahve'yim" dedi, "Yahve, acıyan, lütfeden, tez öfkelenmeyen, sevgisi engin ve sadık Tanrı.
M.çıkış_Exodus 34/7 Binlercesine sevgi gösterir, suçlarını, başkaldırılarını, günahlarını bağışlarım. Hiçbir suçu cezasız bırakmam. Babaların işlediği günahın hesabını oğullarından, torunlarından, üçüncü, dördüncü kuşaklardan sorarım."
(Müslümanlıkta ise hiç kimse başkasının günahından sorumlu değildir. Hiç kimse başkasının yaptığından dolayı cezalandırılmaz.)

M.çıkış_Exodus 34/13 Onların sunaklarını yıkacak, dikili taşlarını parçalayacak, Tanrıça Aşera'yı simgeleyen sütunlarını keseceksiniz.
M.çıkış_Exodus 34/14 Başka ilahlara tapmayacaksınız. Çünkü ben kıskanç bir RAB, kıskanç bir Tanrı'yım.

M.çıkış_Exodus 34/20 İlk doğan sıpanın bedelini bir kuzuyla ödeyin. Bedelini ödemeyecekseniz, sıpanın boynunu kıracaksınız. Bütün ilk doğan oğullarınızın bedelini ödemelisiniz. "Kimse huzuruma eli boş çıkmasın.
M.çıkış_Exodus 34/23 Bütün erkekleriniz yılda üç kez İsrail'in Tanrısı ben Rab Yahve'nin huzuruna çıkacaklar.
M.çıkış_Exodus 34/24 Öteki ulusları önünüzden kovacak, sınırlarınızı genişleteceğim. Yılda üç kez Tanrınız RAB'bin önüne çıktığınız zaman, kimse ülkenize göz dikemeyecek.

M.çıkış_Exodus 35/5-7 Aranızda armağanlar toplayıp RAB'be sunacaksınız. İstekli olan herkes RAB'be altın, gümüş, tunç; lacivert, mor, kırmızı iplik; ince keten, keçi kılı, deri, kırmızı boyalı koç derisi, akasya ağacı armağan etsin.
M.çıkış_Exodus 35/8 Kandil için zeytinyağı; mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat;

M.çıkış_Exodus 35/22 Kadın erkek herkes istekle geldi, RAB'be her çeşit altın takı, broş, küpe, yüzük, kolye getirdi. RAB'be armağan ettikleri bütün takılar altındı.
M.çıkış_Exodus 35/23 Ayrıca kimde lacivert, mor, kırmızı iplik; ince keten, keçi kılı, deri, kırmızı boyalı koç derisi varsa getirdi.
   
     
  Vaazlarda, Tartışmalarda, tezlerde, savunmalar da kolaylık sağlayan, adeta "Hangi konuyu işliyorsan ona göre ifade seçebilirsine" Yeni Ahit'ten bir örnek.Sürekli ifade ve kavram karıştırması ile meydana getirilmiş. Her soruya karşı tezleride içinde barındıran ifadeler metinlerde yerlerini almış. İster Petrus'un BABA TANRIDAN ilham alan bir olarak tanıtabilirsin, istersen Petrus'u ŞEYTANIN esiri olarak anlatabilirsin. Kitaplarındaki bu teknikle; Pagan inançlarını örterek tek Tanrı inancı taklidi ile topluluklara hitap ediyorlar. Gerektiğinde de Vaadcilerine seninleyiz mesajı veriyorlar.

Övgü dolu sözlerle Petrus'a hitabeden İsa, aynı bölümde, aynı eller tarafından yazılan 5 madde sonra; "..çekil önümden şeytan" diye, Petrus'u şeytanın oyuncağı olmakla suçladığı yazılıyor.

Matta (Matthew).....16/16 Simun Petrus, «Sen, yaşayan TANRI'nın OĞLU Mesih'sin» cevabını verdi.
Matta (Matthew).....16/17 İSA ona, «Ne mutlu sana, Yunus oğlu Simun!» dedi. «Bu sırrı sana açan İNSAN değil, göklerdeki babamdır
Matta (Matthew).....16/18 BEN de sana şunu söyleyeyim, sen Petrus'sun ve BEN topluluğumu bu KAYANIN üzerine kuracağım. ..........
Matta (Matthew).....16/19 Göklerin Egemenliğinin anahtarlarını sana vereceğim. Yeryüzünde bağlayacağın her şey göklerde de bağlanmış olacak; .......
Matta (Matthew).....16/23 Ama İSA dönüp Petrus'a şöyle dedi: «ÇEKİL ÖNÜMDEN, ŞEYTAN! Sen YOLUMDA ENGELSİN . Senin düşüncelerin TANRI'nın değil, İNSANIN düşünceleridir.»

Şimdi Petrus, Kilisenin üzerine kurulacağı kadar doğruluk timsali olan biri mi?/ Kaya benzetmesini hak edecek kadar sağlam biri mi?
Yoksa sözüne güvenilmez, horoz ötmeden üç kere, İsayı inkar eden, İsa "uyanık kalın" dediği halde uyuyan güvenilmez biri mi?

Markos (Mark).....4/29 Petrus O'na, «Herkes sendeleyip düşse bile, ben düşmem» dedi.
Markos (Mark).....4/30 «Sana doğrusunu söyleyeyim» dedi İsa, «bugün, bu gece, horoz iki kez ötmeden sen beni üç kez inkâr edeceksin.»

Özetle; Petrus, Vatikanın kurucusu sayılan ve ilk Papa olarak ilan edilen mi?
Yoksa; İsa düşmanı, Tanrının düşüncelerinden uzak Şeytan mı?
Yoksa; hem Vatikanın kurucusu ilk Papa, hemde Tannrı düşüncesine düşman şeytan mı?

Karar verebildiniz mi?Hele öldükten üç gün sonra dirilen İsa'nın Petrus'a gözükerek, "kuzularımı otlat" demesi ile topluluk reisliğini Petrus'a vermesine ne dersiniz? Şimdi Vatikan'a, "Petrus şeytana esir olmuş, onu niye lider olarak kabul ediyorsunuz" diye sorsanız, size hemen diğer maddeleri göstereceklerdir. Protestanlara "Petrus onları kilise önderi imiş ne derseniz diye sorsanız" onlar da diğer maddeleri göstereceklerdir. Özetle herkeze, her keseye uygun anlatımlar.

Yuhanna (John)......21/14 İşte bu, İsa'nın ölümden dirildikten sonra öğrencilere üçüncü görünüşüydü.
Yuhanna (John)......21/15 Yemekten sonra İsa, Simun Petrus'a, «Yuhanna oğlu Simun, beni bunlardan daha çok seviyor musun?» diye sordu.Petrus, «Evet, Rab» dedi, «seni sevdiğimi bilirsin.»İsa ona, «Kuzularımı otlat» dedi.
Yuhanna (John)......21/16 İkinci kez yine ona,«Yuhanna oğlu Simun, beni seviyor musun?» diye sordu.O da,«Evet, Rab, seni sevdiğimi bilirsin»dedi.İsa ona,«Koyunlarımı güt» dedi.
Yuhanna (John)......21/17 Üçüncü kez ona, «Yuhanna oğlu Simun, beni seviyor musun?» diye sordu.Petrus kendisine üçüncü kez, «Beni seviyor musun?» diye sormasına üzüldü. «Rab, sen her şeyi bilirsin, seni sevdiğimi de bilirsin» dedi. İsa ona, «Koyunlarımı otlat» dedi.
   
   
  Yine sayfa üstü ile sayfa sonrasında farklı anlamlar elde edilen Eski Ahitten bir örnek.

Yaratılıs........18:1 İbrahim günün sıcak saatlerinde Mamre meşeliğindeki çadırının önünde otururken, RAB kendisine göründü.
Yaratılıs........18:2 İbrahim karşısında ÜÇ ADAMIN durduğunu gördü. ONLARI görür görmez karşılamaya koştu. Yere kapanarak BİRİNE,
Yaratılıs........18:3 "Ey EFENDİM, eğer GÖZÜNDE lütuf bulduysam, lütfen kulunun YANINDAN ayrılma" dedi,
Yaratılıs........18:4 "Biraz su getirteyim, AYAKLARINIZI yıkayın. Şu ağacın altında dinlenin.

İbrahim'e görünüyor ve İbrahim karşısında üç adam görüyor. Kutsallardan olduğunu anladığı için, içlerinden BİRİNE (RAB olana) iltifatlar ediyor.Rab'ın gözü olduğunu ve kirlenen yıkaması gereken ayağı olduğunu, Güneşten etkilendiğini, gölgeye ihtiyacı olduğunu ve yorulduğunu kautsal metin yazarının İbrahim'e söylettiklerinden anlıyoruz.O kadar insani kişilik katmış ki, İbrahim "RAB'be yanımdan ayrılma" diyor.Acıkan Tanrıyı doyurmak, beslemek için yemek hazırlığına girişiyor . "Yolunuza öyle devam edersiniz" dediğine göre Tanrı bizim gibi yolculuk yapan kişiliğe de kavuşturulmuş oluyor.Tanrının kitabı dedikleri kitapta tanrı için bu tanımlamalar ve nitelendirmeler yapılıyor.

Allah'la ve Allah'ın indirdikleri ile bir ilişiği kalmayanların elleri ile yazdıkları kitaplarda, korkularını yenebilmeleri için elbette böyle tanımlamalar yapmaları kaçınılmaz olur.

Tanrıdan dedikleri kitap gerçekten ilahi vahiyler olsaydı, kitabında bunlar yazılı olabilir miydi? Tanrı olarak gördükleri hakkında bunları yazanlar Peygamber hakkında neleri yazarlar onların sözlerini ne hallere sokarlar bir düşünün. Kehanet oluşturmakta bu yazım işlerinin bir parçası.

Yaratılıs........18:5 Madem kulunuza konuk geldiniz, bırakın SİZE YİYECEK bir şeyler getireyim. Biraz DİNLENDİKTEN sonra YOLUNUZA devam edersiniz." ADAMLAR, "Peki, dediğin gibi olsun" dediler.
Yaratılıs........18:6 İbrahim hemen çadıra, Sara'nın yanına gitti. Ona, "Hemen üç sea ince un al, yoğurup pide yap" dedi.
Yaratılıs........18:7 Ardından sığırlara koştu. Körpe ve besili bir BUZAĞI seçip uşağına verdi. Uşak buzağıyı hemen hazırladı.
Yaratılıs........18:8 İbrahim hazırlanan BUZAĞIYI yoğurt ve sütle birlikte götürüp konuklarının önüne koydu. ONLAR YERKEN, o da yanlarında, ağacın altında bekledi.

Yaratılıs........18:9 KONUKLAR, "Karın Sara nerede?" diye sordular. İbrahim, "Çadırda" diye yanıtladı.
Yaratılıs........18:10 RAB, "Gelecek yıl bu zaman kesinlikle yanına döneceğim" dedi, "O zaman karın Sara'nın bir oğlu olacak." Sara RAB'bin ARKASINDA, çadırın girişinde durmuş, dinliyordu.

Oturan RAB ve onun ARKASINDA durulan/duralabilen RAB, Kişileştirme ile Tanrı insan tipine sokulmuş. Bu arad evrenin geri kısmı ise başı boş durumda kaos yaşıyor yada kafasına göre takılıyor olamalı.Çünkü Tanrı Kutsal metin yazarı tarafından yemekte tutuluyor. Aynı eller Tanrı herşeyi görmez yada bilme örneklerini kaleme almamışlar mıydı?

Tanrıyı nasıl tanımladıklarına birkaç örnek;
Yaratılıs........33:20 Ancak, yüzümü görmene izin veremem. Çünkü yüzümü gören yaşayamaz."
Yaratılıs........33:23 Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek."
Yaratılıs........3/9 RAB Tanrı Adem'e, "Nerdesin?" diye seslendi
Yaratılıs........4:9 RAB Kayin'e, "Kardeşin Habil nerede?" diye sordu. Kayin, "Bilmiyorum, kardeşimin bekçisi miyim ben?" diye karşılık verdi.
Yaradılıs.......11/5 RAB insanların yaptığı kenti ve kuleyi görmek için aşağıya indi
Eyup.............1/7 Rab ŞEYTAN'a, "Nereden geliyorsun?" dedi. ŞEYTAN, "Dünyada gezip dolaşmaktan" diye yanıt verdi.


Ve Tanrı ile çocuk muhabbeti sözlü, gülmeli olarak sürer..
Yaratılıs........18:12 İçin için gülerek, "Bu yaştan sonra bu zevki tadabilir miyim?" diye düşündü, "Üstelik efendim de yaşlı."
Yaratılıs........18:15 Sara korktu, "Gülmedim" diyerek yalan söyledi. RAB, "Hayır, güldün" dedi.

ADAMLAR ayrılır RAB ise kalır ve yapacağını İbrahim'den gizlememeye karar verir.Sadom'u mahvedeceğini açıklar. Konuşmasını bitiren RAB ayrılıyor.

Yaratılıs........18:16 ADAMLAR oradan ayrılırken Sodom'a doğru baktılar. İbrahim de onları YOLCU etmek için yanlarında yürüyordu.
Yaratılıs........18:33 RAB İbrahim'le konuşmasını bitirince oradan ayrıldı, İbrahim de çadırına döndü.

Hatırlarsanız İbrahim'e üç adam gelmiş, üç adam yemek yemiş, sonra ADAMLAR SODOM'a bakmışlar ve yola çıkmışlardı.Sodom'a varan iki melek oluyor.

İbrahime gelen üç adam, ayrılan adamlar ama Sodom'a gelen iki melek. Üçüncü adam diye nitelenen kimdi? Elbette RAB idi.İbrahim ile kalan karısına çocuk haberi veren ve Sodom'un başına gelecekleri açıklayan Tanrı idi.

Yaratılıs........19:1 İki melek akşamleyin Sodom'a vardılar. Lut kentin kapısında oturuyordu. Onları görür görmez karşılamak için ayağa kalktı. Yere kapanarak,
Yaratılıs........19:2 "Efendilerim" dedi, "Kulunuzun evine buyurun. AYAKLARINIZI YIKAYIN. Geceyi bizde geçirin. Sonra erkenden kalkıp YOLUNUZA devam edersiniz." Melekler, "Olmaz" dediler, "Geceyi kentin meydanında geçireceğiz."
Yaratılıs........19:3 Ama Lut çok diretti. Sonunda onunla birlikte evine gittiler. Lut onlara YEMEK HAZIRLADI, mayasız ekmek pişirdi. YEDİLER

   
   
  TANRININ ELBİSESİ OLUR MU? Yahudi kitaplarına bakarsanız Tanrılarına elbise giydirmiş olduklarını görürsünüz. (Y.Ahit'de aynı işlem Tnarıça olarak kabul ettikleri İnanna'ya yapılmıştı) Kullarının durumunu BİLMESİ için mutlaka YANINA giderek GÖRMESİ gereken, kulununYAŞADIĞINI ancak KIMILDADIĞINDA farkeden, ömür vermekle, almakla ilişiği olmayan TANRI TEMENNİLERİNİ burada da işlemişler. Ecel tayin eden Tanrı inancı işlerine gelmiyor.Çünkü son yenecekleri düşmanın ölüm olduğunu ilan ettiler.Eceli Tanrıya nispet etseler açıkca son yeneceğimiz düşman TANRIDIR demiş olacaklar.(kızım sana söylüyorum, gelnim sen anla)

Hezekiel (Ezekiel)...16/6 "'Yanından geçtim, senin kendi kanının içinde kımıldadığını GÖRDÜM. Kendi kanının içindeyken YAŞA! dedim. Evet, Kendi kanının içindeyken yaşa! dedim.
Hezekiel (Ezekiel)...16/7 Kırda yetişen bir bitki gibi seni geliştirdim. Geliştin, büyüdün, kusursuz bir güzelliğe eriştin. Göğüslerin oluştu, saçların uzadı. Ama ÇIRILÇIPLAKTIN
Hezekiel (Ezekiel)...16/8 "'Yine yanından geçtim, sana baktım, sevgi çağındı. GİYSİMİN ETEĞİNİ üzerine serdim, ÇIPLAKLIĞINI ÖRTTÜM.. Sana ant içtim, seninle ANTLAŞMA yaptım. Rab Yahve böyle diyor. Ve BENİM OLDUN.

Maddelerin devamında, "benim oldun" dediğinin başkaları ile kırıştırmasına çok kızdığı, birden bire bir şehir olarak karşımıza çıkıyor.Y.Ahit Esinleme bölümünde de aynı teknik kullanılmış. İfadelerin üst kısımlarına bakıldığında ortaya çıkan mana, alt kısımda kesinlikle değişiyor.Okuyanlar, "iki arada bir derede " misali abondene halde kalıyorlar. "Herhalde ben anlıyamadım" diyerek, din otoritelerinin yapmış oldukları yorumlarla durumu idare etme yoluna başvuruyorlar..Din patronları da / simsarları da, toplumları sopanın ucuna taktıkları havuç misallleri ile (kandırarak) istedikleri düşüncelerin oluşmasını sağlıyorlar.

Hezekiel (Ezekiel)...16/20 "'Bana doğurduğun oğulları, kızları alıp yiyecek olarak putlara kurban ettin. Fahişelik etmen yetmiyormuş gibi,
Hezekiel (Ezekiel)...16/26 Şehvet düşkünü komşuların Mısırlılar'la fahişelik ettin. Fahişeliklerini artırmakla beni öfkelendirdin.
Hezekiel (Ezekiel)...16/27 İşte bu yüzden elimi sana karşı uzattım, yiyecek payını azalttım. Ahlaksız davranışından utanç duyan düşmanların Filist kızları dilediklerini yapsınlar diye seni onlara teslim ettim.
Hezekiel (Ezekiel)...16/28 Asurlular'la da fahişelik ettin, çünkü doymamıştın. Evet, onlarla fahişelik ettin, yine doymadın.
Hezekiel (Ezekiel)...16/29 Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.
Hezekiel (Ezekiel)...16/46 Kızlarıyla senin kuzeyinde yaşayan Samiriye ablan, kızlarıyla senin güneyinde yaşayan Sodom kızkardeşindir.

Tanrı anlayışlarına örnek olarak verilen Yaratılıs...18. bölümde de benzer durum söz konusu. "Adamlar" olarak başlayan olay anlatımı, söz konusu adamların Rab ve Melekler olması ile bitiyor.
Aynı tekniği kitaplarının tüm anlatımlarında bulabilirsiniz. Birnde doğru diye baz aldığınız fikir bir başka sayfada yada bölümde kesinlikle anti fikirlerle çürütülüyor. Böylece her fikre her düşünceye, her sorgulamaya cevap veren bir metinler bloğu elde edilmiş.

"Tanrı sizin kitabınıza göre birden fazladır" dediğinizde "ne münasebet önce söz vardı" diye başlayan konuşmalarını çeşitli örneklerle sürdürüyorlar. Aynı kişilere "siz tek Tanrıya inanıyorsunuz" dendiğinde de, üçübirlik ile başlayıp, Tanrının sağında oturma ile devam edip, Yuhanna'nın esinlemesin de anlattığı, Tanrı örneklemeleri ile bitiriyorlar."Rablerin Rabbi, Kralların Kralı" tanımı çok Tanrılı inancın eşitlik sonrası ifadesi.(Elinde sperm tası bulunan, işveli fahişe, içinden düşünce geçiren Babil fahişesi gibi,çeşitli yaratıklara benzetilen varlıklar gibi)

Argemeddon savaşı ile verilen tüm örneklerde öyle, Gog ve Mogog ile verilen örnelerde öyle.Argemeddon kehaneti için verilen maddeler ile artık zamanı geldi hissi oluşturuluyor. Oysa devamı okunduğunda, herşeyin Kutsal metin yazarlarının yaşam süresi içinde, olmasının öngörüldüğünü okuyorsunuz. Bu öngörünün sebebi ise metin yazarlarının inandırıcılığını artırabilmek, taraftar sayılarını çoğaltabilmek, diğer rakip gördükleri din sistemlerine karşı rekabet edebilmek için kullandıklarını anlıyorsunuz.

Gog ve Mogog kullanımı yapılarak anlatımlarda aynı amaca hizmet etmek üzere düzenlenmiş. Toplumlar hep iman düşmanı olan Gog ve Mogog saldırıları ile motife edilmiş. Gog ve Mogo suçlaması ülkeler arasında birbirlerini suşlama meteryali olarak kullanılmış.Ne kadar yanlış yaparlarsa yapsınlar, karşı tarafı Gog ve Mogog'un kötü tarafı olarak göstererek, kendi sapkınlıklarını örtmede maske olarak kullanmışlar.

Özellikle, Allah'ın indirdiği kitaplarda İman düşmanı olarak bildirilen Yecüc ve Mecüc anlatımlarının insanların kafasında canlandırdığı imajı kullanarak sanki kendi anlatımlarındaki Gog ve Mogog'ta aynıymış havası estiriyorlar.

Hz. Muhammet ile tebliğ edilen Kur'an'ı Kerim'de ki Yecüc ve Mecüc ifadelerini bilen Müslümanlara, Gog ve Mogog eşitlemesi ile aynı şeylerden bahsediyoruz izlenimini edindirerek Argemeddon svdalarını sürdürüyorlar.Oysa onların Gog ve Mogog dedikleri yazarları zamanında var olan ülkelere verdikleri isimler.
   
   
 
Yarattığından akıl alan ve uygulayan her şeyi düşünemeyen TANRI İMAJI kitaplarındaki başlıca konuları. Başka yerdede herşeye egemen tanrı diye atıfta bulunurlar.
Mısırdan Çıkış.....33/17 RAB, "Söylediğin gibi yapacağım" dedi, "Çünkü senden hoşnut kaldım, adınla tanıyorum seni."

Tanrıyı gören yaşayamaz diye ifadeler kullanıyorlar. Sonra başka yerlerde Tanrı ile yüzyüze görüşmeleri anlatıyorlar.

Mısırdan Çıkış.....33/18 Musa, "Lütfen görkemini bana göster" dedi.
Mısırdan Çıkış.....33/19 RAB, "Bütün iyiliğimi önünden geçireceğim" diye karşılık verdi, "Adımı, Yahve adını senin önünde duyuracağım. Lütfetmek istediğim kişiye lütfedecek, acımak istediğim kişiye acıyacağım.
Mısırdan Çıkış.....33/20 Ancak, yüzümü görmene izin veremem. Çünkü yüzümü gören yaşayamaz."
Mısırdan Çıkış.....33/21 Sonra, "Yakınımda bir yer var" dedi, "Orada, kayanın üzerinde dur.
Mısırdan Çıkış.....33/22 Görkemim oradan geçerken seni kayanın kovuğuna sokup geçinceye kadar elimle örteceğim.
Mısırdan Çıkış.....33/23 Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek."

İsrail Tanrısı Rab, yüzümü görmez diyor ama Musa görüşmüş
Yasa Kitabı...33/10 O günden bu yana İsrail'de Musa gibi RAB'bin yüz yüze görüştüğü bir peygamber çıkmadı.

Eli ile peygamberin gözlerini kapayan Tanrı, "ol" ("Söz" İsa'da kaldığı için mi dersiniz?) demekten aciz bir Tanrı, isimleri bilmesi ve hatırlaması bile mucize gösterilen Tanrı anlayışı.

Bir örnekte, Güreş üstadı, TANRI'sını güreşte yendiğini yazdıkları Yakup'tan
Yaratılıs..........32/30 Yakup, "Tanrı'yla yüzyüze görüştüm, ama canım bağışlandı" diyerek oraya Peniel adını verdi.
   
   
  Hem o kadar pervasızlar ki, birbirlerinden o derece kopuk olan insanlar tarafından kaleme alındıkları belli ki;

Kitaplar bir araya getirilirken, "onlar sizin kitabınızsa bunlar da bizim ana kitapta olmasını istediklerimiz" diye tartışmalar olduğu belli ki; Kitaplar oy çokluğu ile derlenip ciltlendiği son derece aşikar.

Adeta siz onları yok sayarsanız bizde sizlerin şunlarınızı kabul etmeyiz tartışmaları içinde kitapların derlendiği ayan beyan ortada.

Musa'ya Tanrı tarafından verildiği söylenen beş kitap şunlar; Yaradılış/Tekvin, Mısırdan Çıkış, Yasanın Kitabı/Tesniye, Çölde sayım, Leviler. Söz konusu bu kitapların hepsi, "TANRI tarafından Musa'ya yazdırıldı bir kelimesi bile değişmedi" denilen kitaplar

.O halde; bu kitaplarda olsun, aynı peygambere verildiği ve bir blok teşkil ettiği için bir tez diğerini tutmalı değil mi? Ama her parça, farklı kimseler tarafından, farklı tarihlerde yazılarak bir araya getirildiyse, elbette tutarsızlıklar ortaya çıkması kaçınılmazdır. Yani;

Bir grup; Tanrı ile yüz yüzü görüşülme inancına sahipse ve bunuda kitaplarında görmek istiyorsa;
Diğer grupta; Tanrı ile yüzyüze görüşülmez inancına sahipse ve bunuda tabi olduğu kitabında görmek istiyorsa,
Diğer başka bir grupta; Tanrı ile yüz yüze görüşme neden olmasın? aralarında geziniyor ve bunu da kitaplarında görmek istiyorsa;

... hepsine hitap eden maddelere kitaplarında yer vermek zorunda kalınır. Her inanca, herkeze hitap eden kitapta ancak; zaman içinde toplumlardaki gelişmeler ve inanç kaymaları gözetilerek yazılabilir.

Mısırdan Çıkış....33/20 Ancak, yüzümü görmene izin veremem. Çünkü yüzümü gören yaşayamaz."

Yasa Kitabı.......33/10 O günden bu yana İsrail'de Musa gibi RAB'bin yüz yüze görüştüğü bir peygamber çıkmadı.

Yaratılış............32:/30 Yakup, "Tanrı'yla yüzyüze görüştüm, ama canım bağışlandı" diyerek oraya Peniel adını verdi.

1 Krallar...........11/9-10 İsrail'in Tanrısı RAB, kendisine iki kez görünüp, 'Başka ilahlara tapma!' demesine karşın, Süleyman RAB'bin yolundan saptı .....
   
   
  Herşeye egemen, herşeye güç yetiren Tanrı inancının yanında, Yarattıklarından çekinen Tanrı imajını da işlemekten geri kalmıyorlar.

Alemleri yarattığını söyledikleri Tanrı'nın, İsrailoğulları'nın önünde aciz kalışını/aciziyetini resmederek, hem egolarını tatmin ediyorlar, hem de imanı zayıflatıyorlar.Hemde öyle bir zayıflatıyorlar ki, adeta TANRI onlardan korkar hale sokulmuş.Tanrı başa çıkamayacağını anladığı bu insanların dillerini karıştırıp her birini muhtelif yerlere dağıtmakta çareyi buluyor.

Yarattıklarından çekinen Tanrı / yarattıklarına güç yetiremiyeceğinden korkan Tanrı imajını beyinlerde yer edebilmesi için kitaplarına işlemişler.Göklere erişme herşeye egemen olmak, Tanrıyı fethetmek manasında. Firavun'da, Haman'a "bir kule yapta Musanın Tanrısına erişeyim dediği unutulmamalı. Zaten erişmek istediklerinin Tanrı olduğu, "Tanrıyı kuleleri görmek için yere indirmelerinden" anlaşılıyor.

Yaratılış........11:1 Başlangıçta dünyadaki bütün insanlar aynı dili konuşur, aynı sözleri kullanırlardı.
Yaratılış........11:2 Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova buldular ve oraya yerleştiler.
Yaratılış........11:3 Birbirlerine, "Gelin tuğla yapıp iyice pişirelim" dediler. Taş yerine tuğla, harç yerine zift kullandılar.
Yaratılış........11:4 Sonra, "Kendimize bir kent kuralım" dediler, "Göklere erişecek bir kule dikip ün salalım. Böylece yeryüzüne dağılmayız."
Yaratılış........11:5 RAB insanların yaptığı kenti ve kuleyi görmek için aşağıya indi
Yaratılış........11:6 ve şöyle dedi: "Tek bir halk olup aynı dili konuşarak bunu yapmaya başladıklarına göre düşündüklerini gerçekleştirecek, hiçbir engel tanımayacaklar.
Yaratılış........11:7 Gelin, aşağı inip dillerini karıştıralım ki birbirlerini anlamasınlar."
Yaratılış........11:8 Böylece RAB onları yeryüzüne dağıtarak kentin yapımını durdurdu.
Yaratılış........11:9 Bu nedenle kente Babil adı verildi. Çünkü RAB bütün insanların dilini orada karıştırdı ve onları yeryüzünün dört bucağına dağıttı.

Görüldüğü gibi ifadeleri, hiç birşeyden haberi olmayan, yeryüzünde olanları görebilmesi için iniş yapması gereken, ekip halinde çalışan / yardımcıları olan, muzurluk yapan, yarattıklarının kendisine erişeceğinden korkan ve çaresizlik içinde yardımcılarını çağıran, zayıf tarafları olan, acizliklerini yarattıklarına belli eden ve bunu gönderdiği (onlara göre gönderilen) kitapta itiraf eden / belgelettiren, adeta; "evet ben sizden korktum siz güçlüsünüz, beni birlik olursanız yenebilirsiniz" diyerek Varlık birliğinin davetkarlığını yapan, kendi yok oluşu için yollar gösteren bir tanrı anlayışını bilinçlere yerleştirme uzerine kurgulanmış.

Yaratılış........3:8 Derken, günün serinliğinde bahçede yürüyen RAB Tanrı'nın sesini duydular. O'ndan kaçıp ağaçların arasına gizlendiler.

   
   
  Yine Tanrı - Rab - karmaşası. Tanrı kim? Rab Tanrı kim?, Kuzu Kim?

Kimse Tanrı - İsa - Kutsal Ruh aynı, burada bahsedilenlerde onun farklı yansımalarıdır demesin. İşlerine geldiğinde her biri bağımsız hareket ediyor. Hatta biri, diğerine "beni niye terketin" diye sezerzenişte bulunuyor. Sonra konu karıştığında, onların herbiri BABA Tanrının farklı kşilikleridir, esasında hepsi aynı diye konu bağlanmaya çalışılıyor.

Vaftiz olunan İsa, kutarıcı olan İsa, tahtın sağında oturan İsa "ya kardeşim sizin kaç tanrınız var" dendiğinde, "evrenin gücü adına" denilerek VOLTRAN GİBİ birleşip, üç silahşörler gibi "birimiz hepimiz için" diyerek olayı örtüyorlar.

İktidar mücadeleri var.İblis denilen ve aşağıya atılan mahlukat, Baba Tanrı'ya İsa'yı kötülerken bağımsız tanrılar halindeler. Baba Tanrı "ne yapayım" karamsarlığı yaşıyor, aynı olsalar bir parçanın hakkında nasıl dedikodu yapılabilir. "Nasıl kötüleme kampanyaları düzenlenebilinir" dendiğinde "yok aslında birbirlerinden fakları aslında onlar, Baba Tanrı'nın yansımaları "diye klişelerini sıralıyorlar. İşi artık pişkinlik seviyesine bağlayıp "önce söz vardı..." diye birşeyleri sıralıyorlar. "İşte benzer durum....

Esinleme...........21/22 Kentte tapınak görmedim. Çünkü gücü her şeye yeten RAB TANRI VE KUZU, kentin tapınağıdır.
Esinleme...........21/23 Kentin, güneş ya da ay tarafından aydınlatılmaya gereksinmesi yoktur. Çünkü TANRI'nın görkemi onu aydınlatıyor. KUZU da onun çırasıdır.
Esinleme...........22/1 Melek bana, TANRI'nın VE KUZU'nun tahtından çıkan, billur gibi berrak olan yaşam suyu ırmağını gösterdi.
Esinleme...........22/3 Artık hiçbir lanet kalmayacak. TANRI'nın VE KUZU'nun tahtı kentin içinde olacak ve O'nun kulları kendisine tapınacak.
Esinleme...........22/5 Artık gece olmayacak. Ne çıra ışığına, ne de güneş ışığına gereksinmeleri olacak. RAB TANRI onlara ışık olacak ve sonsuzlara dek egemenlik sürecekler.

...diye Tanrı - Rab - Kuzu ile bağlantılı anlatımlar devam ediyor. İsteyen istediği şekilde sanılarını anlatır, Tanrısını tanımlar. Buraya kadar yapılan bildirinlerin kimin tarafından olduğu şu madde ile açıklanıyor.

Haberleri veren melekleri gönderen Rab Tanrı deniliyor. Yukarıda aynı madde içinde "VE" bağlacı kullanılarak KUZU'dan bahsedildiğine göre; (Esinleme .21/22 "....Çünkü gücü her şeye yeten RAB TANRI VE KUZU, kentin tapınağıdır.) meleklerini gönderenin RAB TANRI'nın, Baba Tanrı olacağını düşünüyorsunuz.(KUZU = İSA olduğundan)

Esinleme...........1/1 Bu kitap İSA MESİH'in esinlemesidir. Tanrı, YAKIN ZAMANDA olması gereken olayları kullarına göstermesi için O'na bu esini verdi. O da gönderdiği kendi meleği aracılığıyla bunu kulu Yuhanna'ya iletti.

Esinleme...........22/6 Melek bana, «Bu sözler güvenilir ve gerçektir» dedi. «Peygamberlerin ruhlarının Tanrısı olan Rab, YAKIN ZAMANDA olması gereken olayları kendi kullarına göstermek için meleğini gönderdi.»

Tanrı Rab özel meleğini göndermiş. Başka yerde İSA içinde kullanmış olabilirler .Tanımlamalarında bir kural ve sistem yok.Konsillerle, düzenlemelerle, tercümelerle farklı kişiler tarafından yazılan bu metinler ne kadar uyumlu hale getirilmeye çalışılsada yine pürüz kalmış.Tanrı kim, İsa kim?, Rab kim? konunun gelişmesine göre kimin kastedildiğini çıkarabiliyorsunuz.

Genellikle tüm yollar İsa'ya bağlanıp, tüm tapınmalar ona yöneltildiğinden, "kimlik çıkarım işi" daha kolay oluyor. Ama burada aynı mantıkla giderken, birden bire karşınıza şöyle bir madde çıkınca hangisi, hangisi oluyor diye şaşırıp kalıyorsunuz.

Esinleme...........22/16 «Ben İsa, inanlı topluluklarıyla ilgili olan bu tanıklığı sizlere iletsin diye meleğimi gönderdim. Davut'un kökünden ve soyundan olan ben'im, parlak sabah yıldızı ben'im.»

Bu madede de Melekleri gönderenin İsa olduğu belirtiliyor. Aralarında 10 madde fark var. Şimdi soruyorum; Tanrı kim? Rab Tanrı kim?, Kuzu Kim? Rab Tanrı İSA'da Kuzu başka bir KUZU mu? Yoksa yedek bir KUZU yetiştirme planlarımı var.. Baba Tanrıya, DEDE oldun müjdesi vermekmi istiyorlar."Nasıl olsa, en son antlaşmaları içeren AHİT'ler yazarız" oradan okur mu diyorlar?

   
  MISIR GİRİŞİ
   
  MISIR'A GİREN YAKUP OĞULLARI KAÇ KİŞİ?
  YAKUPOĞULLARI MISIR
   
  Yaratılış..46:15 Bunlar Leanın Yakupa doğurduğu oğullardır. Lea onları ve KIZI Dinayı Paddan-Aramda doğurmuştu. Yakupun bu OĞULLARIYLA KIZLARI toplam OTUZ ÜÇ kişiydi
Yaratılış..46:18 Bunlar Lavanın kızı Leaya verdiği Zilpanın Yakupa doğurduğu çocuklardır. Toplam ON ALTI kişiydiler.
Yaratılış..46:22 Bunlar Rahelin Yakupa doğurduğu çocuklardır. Toplam ON DÖRT kişiydiler.
Yaratılış..46:25 Bunlar Lavanın, kızı Rahele verdiği Bilhanın Yakupa doğurduğu çocuklardır. Toplam YEDİ kişiydiler.

Konuyu bu açıklamayla da yetinmeyip detaylandırıyorlar. Oğul karılarının ve Yakup'tan olmayanların dahil edilmediği bir liste olduğunu da belirtiyorlar. Yakup'un karıları ve cariyeleride bu sayının içinde olmamalı çünkü sayı bu kez de 74'e çıkıyor (Rahel'in Benyamin doğduktan sonra öldüğü biliniyor. 1 eş Lea ve 2 cariye)

Yakup'un kızı DİNA bu sayıdan çıkatrılamaz, Çünkü: "...Yakupun bu OĞULLARIYLA KIZLARI toplam OTUZ ÜÇ kişiydi" tanımını üzerine basarak yapıyorlar. Çıkartıldığında madde kendiliğinde çelişkili duruma düşer.

Yaratılış..46:26 OĞULLARININ KARILARI dışında Yakupun soyundan gelen ve ONUNLA BİRLİKTE Mısıra gidenler TOPLAM ALTMIŞ ALTI kişiydi. Bunların hepsi YAKUPTAN OLMUŞTU.

Yukarıda belirtilen kişilerden, 66 sayısını nasıl elde edebilirsiniz? Toplam yetmiş kişiden, ölen Er, Onan ve Mısırda bulunan Yasuf'la oğullarını çıkartır Yakup'u eklerseniz, Mısır girişi için verilmiş olan 66 sayısına ulaşabilirsiniz. 70 - 2 (Er-Onan) = 68 - 3 (Yusuf-2 oğul) = 65 + 1 (Yakup) = 66.

ALTMIŞ ALTI sayısını bulursunuz bulmasına ama bu kezde MISIR'A GİREN YAKUPOĞULLARININ sayısı, YAKUP'TA DAHİL 66+3 (Yusuf+2 oğul) ALTMIŞ DOKUZ da kalır. YETMİŞ OLMAZ.

Oysa; ilk tablodaki gibi, YAKUPOĞULLARININ SAYISINI VERMİYORLAR.

Yaratılış.......38:6 Yahuda ilk oğlu ER için bir kadın aldı. Kadının adı TAMARDI
Yaratılış.......38:7 Yahudanın ilk oğlu ER, RABbin gözünde kötüydü. Bu yüzden RAB ONU ÖLDÜRDÜ

Daha sonra ,Yahuda'nın ilişkiye girerek çocuk sahibi olduğu, oğlu ER'in karısı Tamar'la, diğer oğlu ONAN'IN evlenmesini istiyor.

Yaratılış.......38:8 Yahuda ONAN'a, ‹‹Kardeşinin karısıyla evlen›› dedi, ‹‹Kayınbiraderlik görevini yap. Kardeşinin soyunu sürdür.››
Yaratılış.......38:10 Bu yaptığı RABbin gözünde kötüydü. Bu yüzden RAB ONU DA ÖLDÜRDÜ

MISIR'A GÖÇENLERİN
SAYISI YETMİŞ KİŞİ DİYORLAR. Er ve Onan Kenan ülkesinde ölmüş.

Yaratılış..46:27 YUSUFUN Mısırda doğan İKİ OĞLUYLA BİRLİKTE Mısıra GÖÇEN YAKUP AİLESİ TOPLAM YETMİŞ kişiydi.
   
  YUSUF VE AİLESİ
   
  YAZDIKLARI İFADEDENDE YUKARIDAKİ 69 RAKKAMININ DOĞRU YORUMLANDIĞI   SONUÇ OLARAK ÇIKIYOR. Onlar Mısır'a girenler 70 kişiydi diyorlar ama kitaba detay vererek inandırıcılığı artırma çalışmaları sırasında kullandıkları farklı anlatım tarzları yüzünden ölenleri kalanları karıştırıyorlar.  Kafaları bulandırmak / Tanrısal hava vermek için kullandıkları DEVRİK anlatımların kurbanı olup sayım hatası yapıyorlar.

Yakup dahil 66 kişi MISIR'A girdiğine göre; MISIR'A GİRMİŞ OLAN YAKUPOĞULLARI, Yusuf ve iki oğluyla birlikte toplam 69 kişi yaparlar.

Yaratılış.......46:26 Oğullarının karıları dışında Yakupun soyundan gelen ve ONUNLA BİRLİKTE Mısıra gidenler toplam ALTMIŞ ALTI kişiydi. Bunların hepsi Yakuptan olmuştu.

Yaratılış.......46:27 YUSUFUN Mısırda doğan İKİ OĞLUYLA birlikte Mısıra göçen Yakup ailesi toplam YETMİŞ kişiydi.

Yahudiler yine karmaşık hale getirerek kitaplara aldıkları anlatımın kurbanı olup, sayım hatası yapıyorlar. Aslında kutsal adlettikleri 70 BAZ aldıkları ve 70 rakkamını tutturmak için, (Babil sürgünündede ortaya attıkları ama tuturamama mucizesini gösterdikleri 70 sayısı gibi.) ortaya koydukları isimleri düzgünce alt alta yazma yerine, devrik ifadelerle bu işi anlatmaya girişince çufal durumunu yaşadıkları anlaşılıyor.

Dedik ya! onlar karmaşık hale getirdiklerini sayarkan hata yapmışlar ama Hıristiyanların "her harfi Tanrıdan" olan kitaplarını yazan kutsal metin yazarları OKUDUKLARI 70 rakkamını DOĞRU olarak nakledememişler. TANRININ OĞULUNUN yazdırdığı, Kutsal Ruh'un denetlediği kitapta böyle fiziki hatalar olursa HAYALE dayalı VAADLERİN inandırıcılığı olabilir mi? GELECEKLER / AHİRETLER okuduğunu nakledemeyenlerin, ESİNLENMİŞ oldukları sanılarına / halisünasyonlarına dayanarak SİRALADIKLARI VAADLERE  emanet edilir mi?  

Elçilerin İşleri.....7:14 Yusuf haber yollayıp babası Yakup'u ve tüm akrabalarını, toplam YETMİŞ BEŞ kişiyi çağırttı.

Üstelik Eski Ahit felsefesine tamamen ters olarak Yakupoğullarından sadece 75 KİŞİYİ ÇAĞIRTTI diyor. Yani sayıları çoktu ama Yusuf içlerinden 75 kişiyi çağırttı diyor. Oysa Yahudiler kendilerinin Mısır'a gelen ve tamamı 70 kişi olan Yakupoğullarından türediklerini ve Yakupoğulları olarak Mısır dışında hiç kimsenin kalmadığını özellikle vurguluyorlar.

Mısır dışında Yakupoğulları kalmadığını vurguluyorlar ki, vaad topraklarının sadece Mısır çıkışlı olarak gösterdikleri kendilerine ait olduğunu TANRI emri görünümüne sokabilsinler. Yakupoğullarının bir bölümünün Mısır dışında kalmış olması onlara ORTAK çıkması demektir. Çevrede, Yeşu benzeri katliam yaparlarken yada yapacaklarında bu durumu nasıl açıklayabilirler?

Tanrının vaad edilmiş topraklara sizleri sokacağım dediği KUTSANMIŞ Yakupoğullarını, vaad topraklarını ele geçirmek için katleden bir diğer KUTSANMIŞ Yakupoğulları. Kim takar Tanrı emri havasındaki bu davranışın açığa çıkmaması için Yahudiler, Tüm Yakupoğullarının Mısır'a gittiğini ve oradan çıkıp VAAD topraklarının peşine düştüğüne inanıyor.

Yeni Ahit yazarlarının okuduklarını nakledememe gibi durumu oldukca fazla. Tanrının indirdiğini bilmeyen ama Kutsal Ruh destekli kitaplar yazan insanlar. Ve onların her dediğine "TANRI SÖZÜDÜR" diye inanan insanlar. 
   
  Örneğin İSA ispiyoncusu Yahuda'nın hikayeside kitapları yazanların TANRI SÖZÜNDEN ne anladığını ortaya koyuyor. Tıpkı O KİTAPLARA TANRI SÖZÜ diyerek geleceklerini emanet etmiş olan insanların PERVASIZLIKLARINI ortaya koyduğu gibi.  

Matta'da hain Yahuda'nın / İskariot'un İsa'ya yaptığı ihanetten pişman olup, ispiyonculuğu karşısında Başkahinlerden aldığı paraları Başkahinlere fırlatarak kendini astığı yazıyor

Matta..........27:3 İsa'yı ele veren Yahuda, O'nun mahkûm edildiğini görünce yaptığına pişman oldu. Otuz gümüşü başkâhinlere ve ihtiyarlara geri götürdü. 
Matta..........27:4 «Ben suçsuz birini ele vermekle günah işledim» dedi. Onlar ise, «Bundan bize ne? Onu sen düşün» dediler.
Matta..........27:5 Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.

Elçilerin İşleri kitabında ise; Yahuda'nın / İskariot'un İsa'ya yaptığı ihaneten pişman olmadığ,ı ispiyonculuğu karşısında Başkahinlerden aldığı paraları Başkahinlere fırlamadığı tam tersine aldığı paralarla TARLA satın aldığını ama Tanrının cezalandırması sayılabilecek bir biçimde TARLASINDA baş aşağı düşerek parçalandığı / öldüğü yazıyor.

Elçilerin İşleri.....1:18 Bu adam, yaptığı kötülüğün karşılığında aldığı ücretle bir tarla satın aldı. Sonra baş aşağı düştü, bedeni yarıldı ve bütün bağırsakları dışarı döküldü.
 
Hıristiyanların ortalama çıkarım yorumları elbette kitaplarının TANRI SÖZÜ olmayacağı yönünde değil, "bu yazdığınız yalanlar bu yaptığınız çelişkiler bize vız gerlir" dercesine, "bizler zaten kitaplarımızın İLAHİ olmadığını biliyoruz, onun için içindeki hatalar bizi ürkütmez" dercesine yazılanları doğrulama yönünde. 
Yahuda'nın/ İskariot'un Pişman olup paraları fırlattığı ama ikna edilerek geriye aldığı paralarla Tarla satın aldığı, depreşen pişmanlığın vermiş olduğu kabuslardan kurtulabilmek için, kendisini asmaya çalışırken ipin kopmasıyla ters dönerek toprağa tepe üstü düşmesi esnasında, kafasının ve karnınında yarıldığını anlatmaktalar 

Oysa, YEREMYA'ya dayandırılan bu sözün YEREMYA ile bir ilgisi yoktur. Dedik ya! okuduğunu bilmeyen kulağına gelen fısıltıların içinden nasıl çıkabilir? Fısıltıların adresini nasıl bilebilir? Fısıltılardan ve temennilerinden oluşmuş VAADLERE nası güvenilebilir? Bu sözler ZEKERYA'YA ait olan sözlerdir

Zekerya........11:12 Onlara, ‹‹Uygun görürseniz ücretimi ödeyin, yoksa boş verin›› dedim. Onlar da ücret olarak bana OTUZ GÜMÜŞ verdiler.
Zekerya........11:13 RAB bana, ‹‹ÇÖMLEKCİYE at›› dedi. Böylece bana biçtikleri yüksek değerin karşılığı olan OTUZ GÜMÜŞÜ alıp RABbin TAPINAĞINDAKİ ÇÖMLEKCİYE attım.

Üstelik Zekerya'nın ifadelerinde ki konu Matta'nın iddia ettiği gibi MESİH bildirimiyle, İSA'NI geleceğiyle, Yahuda'nın aldığı 30 gümüşle, Yahudanın yada Kahinlerin aldığı tarlayla, hatta bir gün sonrasıyla bile alakalı değil. Zekeryanın bir arada tutmaya çalıştığı Yahuda ve İsrail halkına yaptığı çobanlık, yönlendirme konusuyla ilgili.

Ulusların çobanlığı bıraktığını ilan ettiğinde; "RAB" sözünün gerçekleştiğini / gerçekleşeceğini düşünenlerin (ezilenlerin Tanrısal korunma amaçlı olsa gerek) aralarında topladıkları 30 gümüşü Zekerya'ya vermeleriyle ilgili.  Zekerya Peygamberin'de Tanrının emriyle, Tanrının TAPINAĞINDAKİ ÇÖMLEĞE gümüşleri atmasıyla ilgili. Buradaki söz konusu 30 gümüş KÖTÜLÜK karşılığında değil, ezilen insanlara yapılan İYİLİK karşılığında alınan ve Tanrıya bağışlanan para.

Zekerya........11:8 Bir ayda üç çobanı başımdan savdım. Çünkü ben sürüden bıkmıştım, sürü de benden tiksinmişti.
Zekerya........11:9 Sürüye, ‹‹Artık sizi gütmeyeceğim. Ölen ölsün, kesilen kesilsin, geri kalanlar da birbirinin etini yesin›› dedim.
Zekerya........11:10 Sonra ‹‹Lütuf›› adındaki değneğimi aldım ve bütün ULUSLARLA yapmış olduğum antlaşmayı bozmak için kırdım.
Zekerya........11:11 Böylece antlaşma o gün bozuldu. Beni gözleyen sürünün ezilenleri RABbin sözünün yerine geldiğini anladılar.
Zekerya........11:14 Sonra YAHUDA ile İSRAİLl arasındaki KARDEŞLİĞİ bozmak için ‹‹BİRLİK›› adındaki öteki değneğimi kırdım.

Elçilerin kitabı hızını alamayıpı Petrus'u tanık göstererek. Eski Ahit'te bu tarla konusunda KEHANETTE bulunulduğunu işaret edilerek olayın inandırıcılığını artırmaya TARLA almanın TANRISAL PLAN doğrultusunda olduğunu sandırmaya çalışıyor. Oysa verdiği Mezburlar ADRESİNDE anlatılan konunun, PİRE-DEVE ilişkisi kadar bir benzerliği bile yok. Nasıl olsa her denilen kabul oluyor.

Hele o devirlerde konuyu çok iyi bilenlerin dışında bu söylenenleri kıyaslatabilecek kimsede yok. Din önderleride topluluklara konuyu, kıyaslamalı değil o bölümü anlatıp bunların hepsi TANRININ KİTABINDAN dediklerindede gerekli olan tüm SANDIRMA amaçları yerine gelmiş oluyor.

Mezburlar...69:24 Gazabını yağdır üzerlerine, Öfkenin ateşi yapışsın yakalarına!
Mezburlar...69:25 Issız kalsın konakları, Çadırlarında oturan olmasın!
Mezburlar...69:26 Çünkü senin vurduğun insanlara zulmediyor, Yaraladığın insanların acısını konuşuyorlar.
Mezburlar...109:7 Yargılanınca suçlu çıksın, Duası bile günah sayılsın!
Mezburlar...109:8 Ömrü kısa olsun, Görevini bir başkası üstlensin!
Mezburlar...109:9 Çocukları öksüz, Karısı dul kalsın!
   
   
  BİR SAYIM ve ARKASINDAN GELEN HESAPLAR İLE YAPILAN TAHSİLAT ÖRNEĞİ DAHA...

İsrail Tanrısı, Musa'ya LEVİ BOYUNDA da bulunan bir aylıktan büyük erkeklerin sayılmasını ister. Rakkamlarla arası iyi olmadığı bilinen Yahve, kullarım dediklerinin sayısını merak etmiş olmalı ki / kullarım dediklerinin sayısını bilmek ister ki; sayım emrini verir...

Yahve neden hiç şöyle bir şey demez? "Sizin sayınız ...şu kadar". Neden hep saydırır? Tanrı bilmez mi? Tanrı sorar mı? Kullarım dediklerine bu tür bilgileri verememesinin sebebi, kalemin "kullarım" dediklerinin ellerinde olması olabileceği gibi, kutsal metin yazarlarının bir takım sayısal değerleri tutturma çabalarına aklı ermediği için de olabilir. Kalem onlarda olduğu için bu türlü yaklaşımlarda bulunmayan İSRAİL'İN TANRISI, belki ilk defa çıkarma işlemi yapıyor ama veriler yanlış olduğundan, sonuçta herşey birbirine karışıyor.
   
  LEVİ BOYU
   
  Rakkamları verenler kutsal metin yazarları, kitabı Sina'da "MUSA'YA BEN VERDİM" diyen Tanrı olarak işaret ettikleri, "kitabın her harfi tanrıdandır" diyen mümtaz şahsiyetler ve toplama hatası. Toplama hatası üzerine kurulmuş, musahasebe kayıtları ve olmayan paranın olmayan kişiler adına alınarak, herhalde olan kişilere verilme işlemlerinin, kutsal kitaplarında anlatımı.

Adaletli Tanrı'nın, kılı kırk yaran titizliğinin vurgulandığı, en ince detayların bile İsrail Tanrısının gözünden kaçmadığını, "halkım" dediği İsrail'lilerin her şeyleriyle nasıl ilgilendiğini, bu hassasiyetler sonucunda bu günlere gelindiğini belirten, Tanrı dediklerini yücetme amacı ile kitaba girmiş olan bu maddesel ifadeler, aslında kitabın ne kadar baştan savma, ilahi birikimlerini bırakın, ilahi saygıları bile olmayan kişiler tarafından ele alındığını gösteriyor.Kitabında, İlahi hiçbir değerinin olmadığını gösteriyor.

Daha sonra, İsrail Tanrısı Musa'ya görevinin bitmediğini belirten şu emride verir.
Çölde Sayım.....3:40 Sonra RAB Musaya, ‹‹İSRAİLLİLERİN bir aylık ve daha yukarı yaştaki ilk doğan bütün erkeklerini say, ADLARINI YAZ›› dedi,

Kendine sunulacak körpecik hayvanların, tütsü kokuları burnunda tütmüş olmalı ki; İsraillilerin değil Levilerin ilk doğacak hayvanlarını yakmalık sunu olarak ister.Ve verilmeme olasılığına karşılıkta "BEN RAB'IM" der.
Çölde Sayım.....3:41 ‹‹İsraillilerin bütün ilk doğanlarının yerine Levilileri, yine İsraillilerin ilk doğan hayvanlarının yerine Levililerin hayvanlarını bana ayır. Ben RABbim.››

Yahve'nin emri üzerine Musa, sayımı yapar ve binlerce ismi, kağıtlara geçirir.
Çölde Sayım.....3:42 Böylece Musa, RABbin buyurduğu gibi, İsrailliler arasında ilk doğanların tümünü saydı.
Çölde Sayım.....3:43 ADLARIYLA YAZILAN, ilk doğan bir aylık ve daha yukarı yaştaki erkeklerin sayısı 22 273 tü.

RAKKAMLARLA, TARİHLERLE, SAYILARLA ve OLUP BİTENLERLE PEK ALAKASI OLMAYAN İSRAİL TANRISI BİR ÇIRPIDA ÇIKARTMA İŞLEMİNİ YAPAR ve ŞU EMRİNİ MUSA'YA VERİR
Çölde Sayım.....3:46 İsraillilerin ilk doğanlarından olup LEVİLİLERİN SAYISINI AŞAN 273 kişi için bedel alacaksın.

273 SAYISINI NASIL BULUYOR?
Elbette hataları, metin yazarları, ittifak kurduklarıyla birlikte göremediği / umursamadığı, TANRISAL HİÇ BİR YETİSİ OLMAYIP, "kulum" dediği İNSANLAR GİBİ KENDİSİDE YARATILMIŞ olduğu için, HATA YAPIYOR ve DOĞRU YOLU BULAMADIĞI gibi, DOĞRU SONUCUDA bulamıyor.

Verdikleri sayıların 22.300 topladığından habersiz olan, "her harfi bendendir" kitaplarının sahibi (kutsal metin yazarları) salladıkları sayıların toplamlarını, 22.000 olarak esas alıp hesabı yapıvermişler.

   
  LEVİ SAYISI
   
  LEVİLERİN SAYISI
   
  Sallama rakkamların kitaplarında yer aldığına bir örnekte: KİTABIN MİMARLARI GÖSTERİLEN EZRA ve NEHEMYA'tan bir örnek. Hemde birbirlerini yalanlayan bir örnek. Siz varın artık gerisini düşünün. Artık kitabın nasıl meydana getirildiğini siz bir düşünün. Sorarsanız, her ikiside TANRI SÖZÜ. Sorarsanın, her ikiside sözleri TANRIDAN almış...

"Yazılanlar yani kitaplar TANRIDAN" demekle, inançlar içinde yer etmiş olan "TANRI YANILMAZ, TANRI YALAN SÖYLEMEZ, TANRININ SÖYLEDİKLERİ KESİNDİR" kabullerini  kullanarak "yazılmış olanları DOĞRU OLDUĞUNU SANDIRMAK" istiyorlar.

Tüm çarpıklıklarına rağmen, tüm yalanlarına rağmen, TANRININ HATA yapmayacağını çok iyi bilenler, HALA kitapları için "her harfi Tanrıdandır" diyenlerin TANRI OLARAK KUTSAL METİN YAZARLARINI ve GÖRDÜM diyenleri kast ettikleri açık değil mi?

Her harfi onlar söylediğine göre, her görünümü onlar anlattığına göre, her "dediki'lerin" nakledicisi onlar olduğuna göre, TANRIDA HATA YAPMAYACAĞINA göre; bu durumda Tanrı olarak işaret ettikleri kendileri olmuyor mu?

"TANRI BİZİZ" demiş olmuyorlar mı?  KİTAPLARI YAZAN ZİHNİYET BİZİM TANRIMIZDIR yada TANRIMIZ BİZİM OLUŞTURDUĞUMUZ ORTAK ZİHNİYETİN ADIDIR demiş olmuyorlar mı?  "Esaslarını bizim koyduğumuz, Varlık destekli kollektif bir Zihniyet bizim Tanrımız" demiş olmuyorlar mı?
   
  Ezbere rakkamlar yazdıkları, mesnetsiz salladıkları, o kadar açık ve net ki; farklı rakkamlar yazıyorlar ama toplam sayıyı tutturuyorlar. Sallamalarının üzerini örtmek içinde, "eşeğe" kadar detay verip, "Tanrım istedi" damgasını, ifadelerine giriş yapıyorlar.

Nehemya......7:67 Ayrıca 7 337 erkek ve kadın köle, kadınlı erkekli 245 EZGİCİ, 736 at, 245 katır, 435 deve, 6 720 eşek vardı.
Ezra.............2:65 Ayrıca 7 337 erkek ve kadın köle, kadınlı erkekli 200 EZGİCİ, 736 at, 245 katır, 435 deve, 6 720 eşek vardı.

Tıpkı Matta'nın, arada yaşamış olan nesilleri silip, çok büyük dedeleri baba yapıp, sürgün tarihlerini allak-bullak edip yine İsa'nın babası Yusuf'u dolaysıyla İsa'yı tutturma düzmecesini, ONDÖRT mucizesi ile yaldızlaması gibi. (41 sayısının 3'e bölen adam olarak tarihte yerini alacaktır sanırım)
   
 

Tanrı sözü denilen kitabın içinde yer alan bölümler arasında farklılık olur mu? Birbirlerini yalanlar mı? Birbirlerini yalanlayan bölümler aynı kitapta yer alırsa, "Tanrıdan geldi sözü" neyi ifade eder?

Bütünü meydana getiren bölümlerin, yalan ifadeler içerdiğini, dolaysıyla kitabın Tanrısal hiç bir baği olmadığını ifade eder. Bölümler arasında yalan-yanlış ifadeler varsa, bölümeri meydana getiren sözlerde de aynı sorun var demektir.

KİTAP İÇİNDE BÖLÜMLER yada İFADELER ARASINDA FARKLILIK OLURSA, SÖZLER TANRIDAN OLMAZ. EĞER OLUR DİYORLARSA, ESİNTİ ALDIKLARI TANRI OLMAZ

   
  EZRA VE NEHAMYA DÖNÜŞ LİSTELERİ
   
  Tutarsızlıklar, toplanan yardımları bildiren ifadelerde de mevcut. "Tanrı sözü damgası" vurdukları kitapları istedikleri gibi doldurmuşlar
Hemde büyük bir pervasızlıkla bu işlemleri yapmışlar. Benimsedikleri Tanrı yanılmalı, Tanrı unutmalı ki; baş edilebilir kul sözleri onun sözleri yerine geçirilebilir olsun, TANRI PROFİLİ nedeniyle, karşılaştırma dahi yapmamışlar.

Yazılanları birbirleri ile karşılaştırmayı;
Ne kutsal metin yazarlığına kendilerini atamış olanlar,
Ne Tanrı adına ona atfettikleri kitapları derleme işini üstüne alanlar,
Ne o kitaplar sayesinde ruhban sınıflarında kademeleri ellerinde tutanlar,
Nede "Tanrı olarak işaret ettiklerinden kurtarılmayı bekleyenler yapmamış.
   
  KUTSAL MİNTAN
   
  EZRA DÖNÜŞ LİSTESİ
   
   
  ÇOK TANRILI İNANCA SAHİPLER  
   
  Çok Tanrı inançlarını gösterebilmek için, İNGİLİZCE AHİT kitaplarına bakmak yeterli. Müslüman ülkelerde üzerini örttükleri, yaldızladıkları, bu çok Tanrılı inancı ifade eden deyimler, kendi ülkelerinde yani ÇOK TANRI İNANÇLARININ hüküm sürdüğü yerlerde, Deccaliyet örneği göstererek değiştirdikleri / parlattıkları deyimleri olduğu gibi kullanmışlar. TANRININ OĞULLARI tanımını Türkiye'de basılan, dağıtılan ESKİ AHİT kitaplarında, Melekleri çağrıştıran "İLAHİ VARLIKLAR" (DIVINE ASSETS) tanımlamasıyla değiştirmişler. Tek Tanrılı din taklidi yapmak kolay değil. Bu örnekler her konuda her ifadede oldukca çok olmalı.
 
İngilizce BASKILI Eski Ahit kitabında TANRININ OĞULLARI
Genesis/Yaratılış..6:2 that the SONS OF GOD saw the daughters of men that they were fair; and they took them wives, whomsoever they chose
Yaratılış/Genesis..6:2 TANRININ OĞULLARI, insan kızlarının güzelliğini görünce beğendikleriyle evlendiler.....
Türkçe yazılmış Eski Ahit kitabında İLAHİ VARLIKLAR
Yaratılış...............6:2 İLAHİ VARLIKLAR, insan kızlarının güzelliğini görünce beğendikleriyle evlendiler.

İngilizce BASKILI  Eski Ahit kitabında TANRININ OĞULLARI
Genesis/Yaratılış...6:4 The NEPHILIM were in the earth in those days, and also after that, when the SONS OF GOD came in unto the daughters of men, and they bore children to them; the same were the mighty men that were of old, the men of renown.
Yaratılış/Genesis...6:4 TANRININ OĞULLARI insan kızlarıyla evlenip çocuk sahibi oldukları günlerde ve daha sonra yeryüzünde NEFİLLER vardı. Bunlar eski çağ kahramanları..
Türkçe BASKILI  Eski Ahit kitabında İLAHİ VARLIKLAR
Yaratılış................6:4 İLAHİ VARLIKLARIN insan kızlarıyla evlenip çocuk sahibi oldukları günlerde ve daha sonra yeryüzünde NEFİLLER vardı.......

İngilizce BASKILI  Eski Ahit kitabında TANRININ OĞULLARI

Job / Eyüp...........1:6 Now it fell upon a day, that the SONS OF GOD came to present themselves before the LORD, and SATAN came also among them.
Eyüp / Job...........1:6  Bir gün TANRININ OĞULLARI RABbin HUZURUNA ÇIKMAK için geldiklerinde, ŞEYTAN da ONLARLA GELDİ.
Türkçe BASKILI  Eski Ahit kitabında İLAHİ VARLIKLAR
Eyüp...................1:6 Bir gün İLAHİ VARLIKLAR RABbin HUZURUNA ÇIKMAK için geldiklerinde, ŞEYTAN da ONLARLA GELDİ. 
   
  BABA ve oğolları 
  Yahudilik içinde köklü bir yer edinmiş olan TANRININ OĞULLARI inancı, Yahudi olan kutsal metin yazarı Luka tarafından da Hıristiyanlığa taşınmış.Luka; TANRI OĞLU kavramını, ADEM seceresi ile  daha Yeni Ahit'te  İSA anlatımına başlamadan aktarmış. Böylece, HIRİSTİYANLIĞIN ÇOK TANRILI DİN olmasının ilk adımını  atarak, çok tanrılı dinin oluşmasına temel teşkil etmiş. "Kökümüz Yahudilikten dolayı ÇOK TANRIYA alışık olduğuna göre, İSA'yla gelende mutlaka öyle olmalıdır" diye kitaplarını yazmış. (Luka İsa'yı araştırmaları sonucu kaleme aldığını kendisi söylüyor. "Titiz bir arastırmacıyım" diyor. "İSA dedi ki" demiyor.)

Adem'i de Tanrının oğlu / SON OF GOD olarak kabul edenler için İSA tanrının oğludur  / SON OF GOD demek çok kolay olmuş olmalı. İnançlarında var olan SONS OF GOD / Tanrının oğulları inanışları İSA ile TAPINMALARINA resmen girmiş.

Luka 3:38 Enoş oğlu, Şit oğlu, Âdem oğlu, TANRI OĞLUYDU.
English Standard Version (©2001)
Luke...3:38 the son of Enos, the son of Seth, the son of Adam, the SON OF GOD.
New American Standard Bible (©1995)
Luke...3:38 the son of Enosh, the son of Seth, the son of Adam, the SON OF GOD.
International Standard Version (©2008)
Luke...3:38 the son of Enos, the son of Seth, the son of Adam, the SON OF GOD.

İsa'ya "Tanrı oğlu" diyenler, ona sonradan kutsal ilanlı Davut soyundan baba uydurma yani secereler icad etme yoluna gitmekle, İSA'larının BABASIZ DOĞAN Hz. İSA olmadığını her fırsatta ilan etmiş oluyorlar. Bu tür duyurularla Hz. İsa ile ilişkilerinin olmadığını,  zaten kendilerinin TEVHİD inancı taşımak gibi, tek ilahlı bir din olmak gibi niyetleri olmadığını da (defalarca yaptıkları gibi) ortaya koymuş oluyorlar.

Pavlus ve ekibinin asıl amacının, tek ilahlı dine  çağrılarda bulunan Hz. İsa'nın tebliğlerini bozmak, davetleriyle Tevhid inancına  açtığı yolu kapamak, atalarının örtmüş olduğu vahiylerin üzerinin tekrar açılmasını engellemek  olduğu anlaşılmıyor mu?

Müslüman mahallesinde Salyangoz satmayı bir kez kafaya koymuşlar. Ama ekmek içi protein deposu ama ekmek arası bol ketçaplı. Şifa niyetine ama şurup halinde ama draje halinde. ama Dinlerin diyaloğuyla ama Amentü birlik çağrılarıyla, ama İsevi müslümanlık ilanlarıyla ama program önü-arası-arkası geçirilen jeneriklerd 
   
   
   
   AZ