SUAT YILDIRIM'IN MEALİ ÜZERİNE, SÖYLENEBİLECEKLER....
   
   
  .
  Bugünkü, Yahudi ve Hıristiyanların, Ehli Kitap olduğunu / Allah'ın gönderdiği Ayetlere, Ehil olduklarını ispatlama çalışmaları
   
  Fethullah Gülen'in " Bugünkü İnciller'e ve Tevrat'a inanan, Yahudi ve Hıristiyanlar da cennetliktir." sözünün sağlama çalışması
   
   
   
  BENZEŞİR DİYE BİRTAKIM KİTAPLARA YÖNLENDİRMELER YAPIP "BUNLARA UYANLAR DA CENNETLİKTİR" FETVASI VERİYORLAR. Oysa; her iki kitap'a mensup grupların temsilcileri, kitapların nasıl ve ne şekil de oluşturduklarını anlatıyorlar.Kısaca şöyle diyorlar; "bizler ama atalarımızdan duyduğumuz şekilde ama esinlenme yolu ile bunları yazdık".

O HALDE NE OLUYORDA KUR'AN'I KERİM İLE ONLARIN YENİ VE ESKİ AHİTLERİNE SEMAVİLİK KATACAĞIZ DİYE UĞRAŞIYORLAR. Neden? "şurası da burası da benzeşiyor" diye tutturuyorlar.
   
  Hiç; Allah'ın, Getirin dediği Tevrat; bunların ellerinde olan "bugünkü" tanımlı kitap olabilir mi? Öyle olsa, Allah, getirin okuyun der mi? Onlara göre, Allah; gerçeği bilmiyor (haşa) mu?

3 - ALİ İMRAN.....93. Tevrat indirilmeden önce, İsrail’in (Yakub’un) kendisine haram kıldığı dışında, yiyeceklerin hepsi İsrailoğullarına helâl idi. De ki: “Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi Tevrat’ı getirip okuyun.”

10 - YUNUS........37. Bu Kur'an, Allah'ın berisinden birilerince yalan isnatlarla oluşturulmuş değildir. O, kendinden öncekinin tasdiki ve Kitap'ın ayrıntılı kılınmasıdır. Kuşku ve çelişme yoktur onda. Âlemlerin Rabbi'ndendir o.
   
  ALLAH, KUR'AN'I KERİM'İN, BENZERİNİ KİMSENİN YAPAMAYACAĞINI BİZLERE ŞÖYLE BİLDİRİYOR.
   
  2 - BAKARA.......23 Eğer kulumuza (Muhammed’e) indirdiğimiz (Kur’an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sûre getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz, Allah’tan başka şahitlerinizi çağırın (ve bunu ispat edin).

11 - HUD........... 13.Yoksa, "Onu uydurdu" mu diyorlar! De ki: "Öyleyse hadi, onun benzeri, uydurma on sure de siz getirin; eğer doğru sözlüler iseniz, Allah'tan başka çağırabildiklerinizi de çağırın."

10 - YUNUS........38.Yoksa, "onu uydurdu" mu diyorlar! De ki: "Eğer doğru sözlüler iseniz Allah dışında, elinizin yettiklerini de çağırın da onun benzeri bir sure ortaya çıkarın."
10 - YUNUS........39. Hayır, düşündükleri gibi değil. Onlar, ilmini kuşatamadıkları ve yorumu kendilerine hiç gelmemiş bir şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamıştı. Bak da gör nasıl olmuştur zalimlerin sonu!
   
 

O HALDE, BİZ KİTAPLARIMIZI ELLERİMİZLE YAZDIK, DİYENLERİN KİTAPLARI İLE KUR'AN'I KERİM ARASINDA NASIL BENZERLİKLER OLABLİR.

Ancak kelime anlamları benzeşir olabilir. Aynı benzerlikleri, herhangi bir din yazısındada bulabilirsiniz. Benzerlik bulunan herhengi bir yazıya "İlahi" denilebilir mi? Bu sayfalarda kullanılan kelimeler dini konular işlendiği için elbette benzerlik taşıyacaktır. Konu gereği yazılan/nakledilen, Ayetler ise; Kur'an Ayet'lerinin mealidir (uzmanlarının yaptığı).

Şimdi ayetler geçiyor diye bu yazının tamamına ilahi denilebilir mi? Kaldı ki bahsi geçen konularda bu yazılardaki benzerlik bile yok çünkü o kitaplarda iman yok. İnanma esaslı, "şunlara inanırsanız/şunları yapında nasıl yaparsanız yapın tarzında maddeler var.

   
  Zaten örnekleri gördüğünüz zaman, Kur'an'ı Kerim ayetleri ile Yeni ve Eski Ahitte yer alan maddelerin, hiç alakaları olmadığını göreceksiniz.
   
   
   
  ALLAH BİR BENZERİ YAPILAMAZ DEDİĞİ HALDE, HALA İNATLA (ADL siparişi) FETVALARLA ESİNLENME VE ATALAR YADİGARI SÖZLERİ İÇEREN KİTAPLARA KUTSİYET KAZANDIRMA ÇALIŞMASI YAPANLAR FAALİYETLERİNİ / ÇAĞRILARINI SÜRDÜRÜYORLAR.
   
  Şöyle diyor Fethullah Gülen; “Kur-an'ı Kerim'in bazı ayetleri ve bazı Hadis-i Şerifler tarihi sürecini doldurduğu için bunlarla amel edilemez. Kur'an-ı Kerim'in gelmesiyle yürürlükten kalkmış olan İncil ve Tevrat'ın hükümleri hâlâ geçerlidir. Bugünkü İnciller'e ve Tevrat'a inanan, Yahudi ve Hıristiyanlar da cennetliktir. Ehl-i Kitap ile ilgili ayetler, hadisler tarihseldir, dolayısıyla bugünkü Yahudi ve Hıristiyanlar'ı değil o dönemin insanlarını bağlar.” (Hoşgörü ve Diyalog İklimi, Sf.155–156 Fethullah GÜLEN)
   
  Derken!; bugünkü Eski ve Yeni Ahit isimli kitapların, Hz. Muhammed zamanındaki, saklayıp ortaya çıkartmadıkları (Allah'tan inmiş olan) Tevrat ve İncil'le bir alakalarının olmadığını ilan etmiş oluyor.Yani bugünkü kitapların, ilahi değil, keyfi olduğunu -elleri ile yazdıkları kitaplar olduğunu- kabul etmiş oluyor. O halde insanları niye suya çağırır gibi ateşe çağırıyorlar.

Kur'an'ı Kerim'in bazı ayetlerinin, (sanki; Allah, bu günleri bilmiyor muydu? )geçersiz kaldığını Allah, sözcüsü gibi açıklıyor.Papa zihniyeti ile yatıp kalkınca, kendisine de "sözcülük" (Papa Tanrının yeryüzü sözcüsü olarak kabul ediliyor.) bulaşmış herhalde! Ayetleri, gecersiz kılmak / ilan etmek Allah'a şirk koşmak değil midir? Nelerin geçici, nelerin kalıcı olduğuna kullar karar veririse, Kur'an'ı Kerim'den geriye ne kalır.

Dikkat edilirse, Ayetlerin bugün için, geçerliliğinin kalmadığını ilan ederken, Kur'an dan önce tabii olduklarına / ileri sürdüklerine, geçerlilik ruhsatı veriyor.Oysa "bugünkü" diyerek o günküler ile bugünküler arasına kesin çiygiyi çekmişti. Bu gün uydukları kitapların, o günkü kitaplar olamayacağını çok iyi biliyorlar.Çünkü; Kur'an'ın TASDİK EDİP AYRINTILI KILDIĞI (Allah, "benzer indirdim" demiyor. "Tasdik eden ve ayrıntılı kılan" diyor.) hiç bir imani ayet Eski ve Yeni Ahit denilen kitaplarda yok. Sadece bugünkü o kitaplarda ilahi (dir) izlenimini vermek için gayret gösteriyorlar.

Allah'ın, Hz. Muhammed'e indirdiği ayetlerin geçerlilik süresi/son kullanma tarihi geçiyor ama ondan çok önceleri, tabi oldukları metinlerin, tarihsel kayba uğramadığını iddia ederek, yeniden kullanıma açıyor. Yani, Allah'ın indirdiği son ayetler tarihsel olarak geçerliliğini yitiriyor ama yine, Allah'tan, geldiği tezi üzerine kutsiyet kazandırmaya çalıştıkları metinler tarihe meydan okuyor ve yine güncellik kazanabiliyorlar. (gerçekleri parşömenler halinde sakladıklarını Kur'an'ı Kerim de Allah bildiriyor.)

Kur'an'ı Kerim'den, daha önce Yahudi ve Hıristiyanların elinde bugünkü kitapların aynısının olduğu tezini kuvvetlendirmek için bu YALANLARI UYDURUYORLAR.

Müslümanlara karşı, yıpratma/yok etme savaşına girenler;
Diyorlar ki; Allah'ın indirdiklerini, geçersiz kıldık onlar demode oldu, ellerimizle yazdıklarımız ise yıllanmış şarap gibi gündemde.
Diyorlar ki; Allah, Kur'an'ı Kerim de işimize gelmeyen, egolarımıza hitap etmeyen iman esasları belirlemiş, oysa bizim tabi olduğumuz metinlerdeki imani esasları bizler tayin ettik.
Diyorlar ki; Allah'ın verdiği Ayetlerden, daha da güzellerini bir araya getirdik.İşte ıspatı. Bakın müslüman gruplar bile bizim yazdıklarımızı, onayladı ve katılımı teşvik ediyor.

Bu yapılanlara, Allah'a, kafa tutmak denir, indirdiğini beğenmemek denir, O ayetler öyle olmamalıdır böyle olamalıdır demekle Allah'a "senin hatalarını düzeltiyoruz, senin eksik tamamlayıcılığını yapıyoruz", denmiş olur.Kısaca bunun adına Tanrılığa soyunmak yada Tanrıcılık oynayanlarla birlikte olmak denir...

ALLAH'IN VAYH ETTİĞİNİ, PEYGAMBERİN TEBLİĞ ETTİĞİNİ, GEÇERSİZ İLAN EDEBİLME ÇILGINLIĞINA DÜŞEN BİRİ, ANCAK KENDİSİNİ TANRI ZANNEDEN BİRİ OLABİLİR. Yada yeni bir tanrı bulmuş demektir.Vahiy alıyor demektir..

Allah'tan; daha doğru, daha güzel hüküm verenler mi var? Yoksa; onlar cahiliye dönemini özleyip, o döneme özenip, öyle bir CAHİLİYE YAŞAMINI MI? (yaşam düzenini mi) kurmak istiyorlar?
   
  Allah Kur'an'ı Kerim de şöyle buyuruyor..Tevrat ve İncil'in neye benzediğini bizlere şöyle anlatıyor.
  5 - MAİDE.......... 44.Biz indirdik Tevrat'ı, biz. İyiye ve güzele kılavuz var onda, ışık var. Allah'a teslim olmuş peygamberler, Yahudilere onunla hakemlik yaparlardı. Kendini Rabb'e adayanlarla ilim ve hikmette derinleşmiş olanlar da Allah'ın Kitabı'ndan korumakla görevli olduklarıyla hükmederlerdi. Zaten onlar Allah'ın Kitabı'na tanıklardı. Artık insanlardan korkmayın, benden korkun da ayetlerimi basit bir ücret karşılığı satmayın. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, kâfirlerin ta kendileridir.
  5 - MAİDE.......... 46.Ardından o peygamberlerin izleri üzere Meryem oğlu İsa'yı gönderdik. Tevrat'tan yanında bulunanı doğruluyordu. Ona İncil'i verdik. Hidayet ve ışık vardı onda. Tevrat'tan yanında olanı tasdikleyici idi. Doğruya ve güzele kılavuzdu, takvaya sarılanlara bir öğüt.

Hz. İsa gönderildiğinde
, kanıt olması için kendisinin, Allah'ın resülü olduğuna ikna edebilmek için insanlara Tevrat'tan, yanında bulunan İncil'i doğrulamış.Peki! İncil'le ne yapılmış, İncil'i meydana getiren Ayetler ile Tevrat'ı meydana getiren ayetlerin tasdiki ile İncil'in yanında bulunanı, yani Hz. İsa'nın, Allah'ın resülü olduğunu onaylatılmış.
   
  2 - BAKARA........97. De ki: “Her kim Cebrail'e düşman ise, bilsin ki o, Allah'ın izni ile Kur'an'ı; önceki kitapları doğrulayıcı, mü'minler için de bir hidayet rehberi ve müjde verici olarak senin kalbine indirmiştir.”

10 - YUNUS........37. Bu Kur'an, Allah'ın berisinden birilerince yalan isnatlarla oluşturulmuş değildir. O, kendinden öncekinin tasdiki ve Kitap'ın ayrıntılı kılınmasıdır. Kuşku ve çelişme yoktur onda. Âlemlerin Rabbi'ndendir o..

28 - KASAS....... 49. De ki: "Eğer doğru iseniz, Allâh katından bu ikisinden (yani Mûsâ'ya ve bana inen Kitaplardan) daha doğru bir Kitap getirin de ben ona uyayım."
   
  Şimdi onların bugünkü kitaplar dedikleri ile Allah'ın, "indirdim" dediği ve birbirlerine onaylattığı, Tevrat ve İncille bir alakaları var mı? bir bakın.Müslümanları nelere yönlendiyorlar bir bakın. Elleri ile yazdıkları kitaplara nasıl kutsiyet kazandırmaya çalışıyorlar bir bakın.
   
  Dinlerin sofrasına Müslümanları hazırlama çalışmaları. Bak, onların Kitapları ile bizim kitabımız aynı, bazı teferruatlar dışında izlenimini kuvvetlendirme çalışmaları;
   
  Dinler sofrasına hazırlık diyorum çünkü; Bugünkü (o adreslerini verdikleri) kitapların tahribata uğradığını Fethullah Gülen de biliyor. Bildiğine neden bu kadar eminim, kendi söylüyor da ondan. Hem de 2000 yıl önce taribatlar yapılmış, o günkü kitaplardan bahsederek. Hani! Kur'an ayetlerinin arkasına ekledikleri adresler ile yönlendirmeler yaptıkları kitabı kasdederek söylüyor. Ona, uyanlar cennetliktir fetvaları / kestirimleri ile, katılımı (kitaba ve ortaya koyduğu inanç sistemine) teşvik ettiği kitapları işaret ederek, şöyle diyor;....................(Yeni Ümit dergisi....sayı: 75... Ocak-Şubat-Mart 2007)
   
 
   
  "......İsrailoğulları tarihleri boyunca sürekli bir Mesîh beklemişler, kendilerini “vaad edilmiş topraklar”a götürecek bir lider arayışında olmuşlardır. Kutsal kitaplarında da, bekledikleri halaskârın vasıflarını, özelliklerini görünce intizarları âdeta nâra dönüşmüş, bir kurtarıcı arayışıyla kavrulmuşlardır. Ne var ki, kutsal metinler tercüme edilirken ya da nesilden nesile aktarılırken aslî kaynaklar tahrif edilmiş ve ifadeler değiştirilmiş; neticede o ince meseleyi de bir buğu sarıvermiş. Bir buğulu cam arkasındaki eşya ne kadar net görünüyorsa, işte o mevzu da o kadar görünür, anlaşılır olmuş. Nihayet, İsrailoğulları, senelerce bekledikleri kurtarıcıyı karşılarında bulsalar da, çepeçevre kuşatıldıkları buğu ve sisten dolayı bakış zâviyesinde bir kırılma yaşamış ve inkara sapmışlar. Re’fet ve şefkatle gelen, herkesi kucaklayan Hazreti Mesîh’i inkar etmiş, sürgünlere göndermiş, eziyetlere maruz bırakmış ve hatta onu asmak için darağacı bile hazırlamışlar. “Sen o değilsin.” demiş durmuşlar....." ...................................(Yeni Ümit dergisi....sayı: 75... Ocak-Şubat-Mart 2007)
   
  2000 yıl önceki tahrip/tahrif edilmiş olduğunu söylediği kitaplar, bu geçen zaman içinde/2000 yıllık sürede ne hale gelmiştir bunu kimse tahmin edemez. O kapladığını söylediği buğu, herhalde artık yerini incede olsa, bir sıva tabakasına, bir kalın bir deriye bırakmıştır.Fethullah Gülen de bunun böyle olduğunu elbette biliyor. Peki bile, bile insanları nasıl, ateşe çağırıyor.Bugünkü kitaplara uyanlar, "CENNETLİKTİR" diye, nasıl fetva (esasında yaptığı bir nevi çağrı) verebiliyor.

Bugün, Yahudiliğe veya Hıristiyanlığa geçenler, o kitaplara tabii olursa, "CENNETLİK olur" manasında bu çağrıları nasıl yapabiliyor. Tahrif edildiğini bile bile nasıl oluyor da Kur'an'ı Kerim mealinde, Ayetler arkasına, o kitapların bölüm ve madde numaraları yazarak yönlendirmeler yapabiliyorlar/yapanlara destek oluyorlar.
   
  ALLAH BİZLERE BELLİ BAŞLI İKİ ÇAĞRININ OLDUĞUNU ŞÖYLE BİLDİRİYOR...
Ya rehber ve rahmet kaynağı olan Kur'an'ı Kerim' e uyacağız yada onların çağırdığı, "bunlarda ilahi, bunlarda Cennetten geçiyor" dedikleri elleriyle yazdıkları, esinlenerek yazdık dedikleri kitaplara uyacağız.
   
  3 - ALİ İMRAN...193. “Rabbimiz! Biz, ‘Rabbinize iman edin' diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla. Kötülüklerimizi ört. Canımızı iyilerle beraber al.”
   
  ALLAH, SONU GELMEZ BİR SALTANAT ARZU EDENLEREDE, ŞEYTANIN ÇAĞRISINI ŞÖYLE BİLDİRİYOR..
   
  20 - TAHA...........120. Nihayet şeytan ona vesvese verip şöyle dedi: “Ey Adem! Sana ebedilik ağacını ve yok olmayan bir saltanatı göstereyim mi?”
7 - A'RAF........... ..20. Derken şeytan, kendilerinden gizlenmiş olan avret yerlerini onlara açmak için kendilerine vesvese verdi ve dedi ki: “Rabbiniz size bu ağacı ancak, melek olmayasınız, ya da (cennette) ebedi kalacaklardan olmayasınız diye yasakladı.”
   
  Hz. Adem'i kandıran şeytan, kimbilir kimleri, önüne katmış sürüyordur?."Her biri kendilerini, Hz. ADEM'DEN OKADAR ÜST VE GÜÇLÜ GÖRÜYORLAR Kİ; şeytanın kendilerini peşlerine takmış olabileceğini kabul etmiyorlar", türü bir saptama, onları kafası çalışmayan, düşünceden yoksun konumuna sokar ki; bu tanım, onların hiç haketmediği, küçültücü nitelendirmeler sahibi yapar.Oysa, onlar kimlerin / nelerin peşlerine takıldıklarını, hangi vaatlere ulaşmak için gayret gösterdiklerini, hangi uzun emeller peşinde olduklarını çok iyi biliyorlar ve adım adım ilerliyorlar..
   
  ALLAH YANLIŞ ÇAĞRININ PEŞİNDE OLANLARA, AHİRETTE Kİ HİTABINI BİZLERE ŞÖYLE BİLDİRİYOR.
  36 - YASİN..........60. Ey âdemoğulları! Ben size, "Şeytana kulluk etmeyin, o sizin için açık bir düşmandır!" demedim mi?
36 - YASİN..........61. "Bana ibadet edin, dosdoğru yol budur!" demedim mi?

27 - NEML......... 84. Nihayet (oraya) geldikleri vakit Allah buyurur: "Siz benim âyetlerimi, ne olduğunu kavramadan yalan saydınız öyle mi? Yoksa yaptığınız başka neydi?"
27 - NEML......... 85.Yaptıkları haksızlıktan dolayı, o söz gerçekleşmiştir; artık onlar konuşamazlar.
   
  ALLAH; ŞEYTAN ÇAĞRISININ NE İFADE ETTİĞİNİ, BİZLERE ŞÖYLE BİLDİRİYOR..
  14 - İBRAHİM......22. İş bitirilince şeytan da diyecek ki: “Şüphesiz Allah size gerçek olanı söz verdi. Ben de size söz verdim ama yalancı çıktım. Zaten benim sizi zorlayacak bir gücüm yoktu. Ben sadece sizi çağırdım, siz de hemen bana geliverdiniz. O halde beni kınamayın, kendinizi kınayın. Artık ben sizi kurtaramam, siz de beni kurtaramazsınız. Şüphesiz ben, daha önce sizin, beni Allah’a ortak koşmanızı kabul etmemiştim. Şüphesiz, zalimlere elem dolu bir azap vardır.”
   
  ALLAH,TEVRAT VE İNCİL'İN NEYE BENZEDİĞİNİDE, BİZLERE ŞÖYLE BİLDİRİYOR..
   
  3 - ALİ İMRAN.....93.Tevrat indirilmeden önce, İsrail’in (Yakub’un) kendisine haram kıldığı dışında, yiyeceklerin hepsi İsrailoğullarına helâl idi. De ki: “Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi Tevrat’ı getirip okuyun.”

5 - MAİDE.......... 46. Ardından o peygamberlerin izleri üzere Meryem oğlu İsa'yı gönderdik. Tevrat'tan yanında bulunanı doğruluyordu. Ona İncil'i verdik. Hidayet ve ışık vardı onda. Tevrat'tan yanında olanı tasdikleyici idi. Doğruya ve güzele kılavuzdu, takvaya sarılanlara bir öğüt.

5 - MAİDE.......... 47.İncil bağlıları Allah'ın onda indirdiğiyle hükmetsinler. Allah'ın indirdiğiyle hükmetmeyenler sapıkların ta kendileridir.

5 - MAİDE.......... 48. Sana da Kitap'ı hak olarak indirdik. Kitap'tan onun yanında bulunanı tasdikleyici ve onu denetleyip güvenilirliğini sağlayıcı olarak... O halde onlar arasında Allah'ın indirdiğiyle hükmet, Hak'tan sana gelenden uzaklaşıp onların keyiflerine uyma. Sizden her biri için bir yol/şerîat ve bir yöntem belirledik. Allah dileseydi sizi elbette bir tek ümmet yapardı. Ama size vermiş olduklarıyla sizi imtihana çeksin diye öyle yapmamıştır. O halde hayırlarda yarışın. Tümünüzün dönüşü Allah'adır. O size, tartışmış olduğunuz şeylerin esasını bildirecektir.

5 - MAİDE.......... 49.Sen de aralarında, Allah'ın indirdiğiyle hükmet. Onların keyiflerine uyma. Dikkat et de Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmından seni uzaklaştırıp fitneye düşürmesinler. Eğer yüz çevirirlerse bil ki, Allah onları bazı günahları yüzünden belaya çarptırmak istiyor. Zaten insanların birçokları doğru yoldan iyice sapmış bulunuyorlar.

5 - MAİDE.......... 50.Yoksa cahiliye devrinin hükmünü mü arıyorlar? Gerçeği görebilen bir toplum için, Allah'tan daha güzel hüküm veren kim vardır?

10 - YUNUS........37.Bu Kur'an, Allah'ın berisinden birilerince yalan isnatlarla oluşturulmuş değildir. O, kendinden öncekinin tasdiki ve Kitap'ın ayrıntılı kılınmasıdır. Kuşku ve çelişme yoktur onda. Âlemlerin Rabbi'ndendir o.
   
  Hz. İsa gönderildiğinde; İncilin, Allah katından, olduğunu kanıtlayabilmek/ insanları ikna edebilmek için;Tevrat'tan, yanında bulunan İncil'i doğrulamış.Peki! İncil'le ne yapılmış, İncil'i meydana getiren Ayetler ile Tevrat'ı meydana getiren ayetlerin tasdiki sağlanarak (sağlandıktan sonra) İncil'in yanında bulunanın, yani Hz. İsa'nın, Allah'ın resülü olduğunu onaylatılmış.
   
   
  Fethullah Gülen bu tahribatın nerede olduğunu söylüyor. Suat Yıldırım'ın Yaptığı meal çalışmasında; KUR'AN AYETLERİNDEN yönlendirdikleri, 483 adresten, 328 adeti ile işaret ettikleri, ESKİ AHİT KİTABINI kastederek böyle bir tahribatın yapıldığını söylüyor.(Yeni Ahit'e de 155 yönlendirme yapılmış bu meal çalışmasında) -Ahit yönlendirmeleri ile detaylı dökümanlar yazının ilerleyen kısımlarında-.
   
  Nedenini/nedenlerini anlayabilmek için "Hoşgörü ve Diyalog iklimi" kitaplarının kimlerin isteği doğrultusunda yazıldığına bakmak lazım.
Kitabın yazılmasını kim üstlenmiş.
Kitap kime, sipariş edilmiş.
Kitabı, kimler ısmarlama yazdırmış, kimler finanse etmiş, kimler dağıtımını üstlenmiş bir bakalım;.
   
  SORULARIMIZA CEVABI, YİNE ZAMAN GAZETESİ VERSİN.
   
 
   
  Kitabı ısmarlayan ve dağıtan ADL ÖRGÜTÜ. ADL ne derseniz, kimilerine göre MAFYA YAPILANMASINA SAHİP BİR YAHUDİ ÖRGÜTÜ.Silah, uyuşturucu ve kirli/kara para işlerini yöneten bir örgüt. Bunları ben demiyorum. Bunları, ZAMAN Gazetesinde yayınlanan, bir incelemeden naklediyorum..
   
  ABD'de Yahudi mafyası: ADL” başlıklı ve Yunus Altınöz imzalı araştırmadan;
   
  İngiliz Farmasonluğu'nun Yahudi kolu olan B'nai Brith'in etkisi altındaki ADL (Anti–Defamation League) 1913 yılında kurulmuştur...
ADL adeta, Amerikan mafyasının halkla ilişkiler bürosu gibidir...
Kurdukları “Denizaşırı Yatırımcılar Servisi” adlı şirketle milletlerarası silah ve uyuşturucu kaçakçılığı, kirli parayı aklama gibi işleri yürütmektedir.
İşgal altındaki Filistin topraklarında ve Kudüs'ün Hıristiyan ve Müslüman bölgesinde geniş arazilerin kanunsuz alım–satımının ortaya çıkarıldığı emlak skandalı da yine işin içinde ADL'nin varlığını ortaya koyuyor...
   
  ADL; Zaman gazetesinin yayınladığı inceleme yazısı ile kitap siparişinin bitme aşamasında olduğu söylendiği tarih arasında geçen 5-6 sene içinde, değişmediğine göre, ADL yine Yahudi çıkarlarını gözeten, Filistinde toprakları satın alan, mafya-vari bir örgüt olarak faliyetlerini sürdürüyordur.

İki tarih arasındaki tek fark (değişen tek şey); Fethullah Gülen ile ADL örgütünün işbirliği konusunda anlaşmış olması. 13-Mart-1998 tarihinde Fethullah Gülen, "KİTAP ÇALIŞMALARIM TAMAMLANMAK ÜZERE, BİTTİĞİNDE İNSANLARIN HİZMETİNE SUNACAĞIM" diyor.

Ne zaman diyor; Papa'ya sunduğu biat mektubundan 1 ay sonra. Mektubun tarihi 09-Şubat-1998 (10-Şubat-1998 Zaman gazetesinden duyruldu)

Ne zaman diyor?Fethullah Gülen'in teşvikiyle hazırlanmış olan Suat Yıldırım'ın Tevrat ve İncil yönlendirmeli Kur'an'ı Kerim mealinin piyasaya verildiği ve Zaman gazetesi tarafından dağıtıldığı eş-zamanlarda söylüyor.

Hani! Papa ile olan buluşmasını; "İNANAÇSIZLARA KARŞI KUTSAL İTTİFAK" kurduk diye ilan ettiği zamanlar.Peki! kendilerine karşı ittifak kurulan, "İNANAÇSIZLAR KİM?" Bu sorunun cevabını, "kendilerine uymayan herkez" olarak cevaplandırılabilir.
   
  Sonra, insan merak ediyor; "Kur'an' Kerim Mealin de, Yeni ve Eski ahit yönlendirmeleri niye yapılmış?" diye.
"Kendi elleri ile yazdıkları kitapların, mektuplara yönlendirmelerin Kur'an'ı Kerim içinde ne işi olabilir?" diye.
"Kur'an'ı Kerim deki Ayetler ile onların kitapları arasında benzerlik kurmak için bu çabalar niye?" diye.
"Suat Yıldırım'ın yazdığı bu meali, ZAMAN gazetesi neden 1998 yılından beri dağıttı" diye

Suat Yıldırım mealini 1998 yılında, piyasaya sürdüğünü belirtiyor.
   
 
   
  Papa'ya mektup 1998 yılında, ADL'nin siparişi Hoşgörü ve Diyalog İklimi 1998 yılında, Suat Yıldırım'ın, Fethullah Gülen destekli olduğunu söylediği, Tevrat ve İncil yönlendirmeli Kur'an'ı Kerim Meal çalışması 1998 yılında. (Patron ADL -Yahudi- olunca; elbette, sende yönlendirmeleri çoğunlukla Eski Ahit'e yaparsın. Cennetlik fetvasını da verirsin.) Sonra ver elini ABD. Yıl 1999

Ayrıca, Ellerindeki Eski Ahit kitabını, 'Kur'an'ı Kerim'e' tasdikletirebilirlerse, Kur'an'ı Kerim'de ki bir çok ayeti delil olarak kullanabilecekler.
   
  Elbette, ittifaka kutsallık kazandırabilmek için, Tevrat ve İncil'in de Kur'an'ı Kerim ile benzeşir olduğunu gösteren çalışmalar yapmak zorundasın. Elbette ittifaklarına KUTSİYET KAZANDIRABİLMEK İÇİN, "Bugünkü" tabiri kullanarak Tevrat ve İncil'e uyanların CENNETLİK" olduğunu ilan etmek zorundasın.İttifaka katkın kuru-kuruya "ben burdayım" demekle Papalık Konseyi misyonunun (PCID) üyesi olunamaz.

İsteklere/Şartlara örnek: Müslüman mahallesinde salyangoz satma iznini alanlar, artık açık açık söylüyorlar.......Adana kilisesi açıklaması:"Hz. Muhammet (yazım onlara ait) ancak Kutsal Kitabın İsa Mesih ile ilgili tanıklığını kabul ettiği ölçüde Hıristiyanlar tarafından kabul görecektir. Aynı şekilde yine ancak Hz.Muhammet'in yaşamı ve öğretileri İsa Mesih'in çarmıhtaki kurtarışına tanıklık ettiği ölçüde Hıristiyanlar kendisini benimseyecektir".diyor.

İlk uygulamalardan biri, Kelime-i Tevhid'den Hz. Muhammed'in çıkarılması olabilir mi?
   
  Sonra ne yaptılar? Suat Yıldırım'ın yazısında bahsettiği "benim kitabım B.O.P.'tan önce yayınlandı" diyerek dile getirdiği, Büyük Orta Doğu Projesine (B.O.P.) Projesinin bir parçası olarak, Gerçek Furkan adlı kitabı yayınladılar. Sunum adı ile "The True Furqan".
   
  ABD'nin Texsas eyaletinde Evangelist, Omega 2001 ve Wine Press yayınevleri tarafından "Gerçek Furkan" adıyla piyasaya sürülen kitap. Arapça ve İngilizce olarak basılan bu kitap 366 sayfa. 77 Sure'den oluşuyor. Üç dinin/İbrahimi dinlerin, 21.Yüzyılın din kitabı, olarak tanıtılıyor.

İçinde Hırıstiyan ve yahudi kitaplarından alıntılar yapılmış. Benzerlik olsun, tanıdık gelsin, yedirmesi/hazmettirmesi kolay olsun diye de Kuran'dan, bazı surelerin isimleri kullanılmış.

Birçok ülkelerin/toprakların, Yahudilere ve Hıristiyanlara ait olduğunun vurgusu unutulmamış. Büyük Ortadoğu Projesi"ne destek veren bir kitap. İslam dünyasını Hıristiyanlaştırma çabalarına katkı sağlayan bir ürün. The True Furqan
   
   
  Neden? Dinler sofrasına hazırlık. Dinlerin aralarında yapacağı Diyalog neden bu kadar önemli? Neden elimizde Allah'ın vahiy ettiği Kur'an'ı Kerim varken bu çalışmalar yapılıyor.?
   
  Edindikleri Rab'lerin, kurdukları ittifakların, isteklerini yerine getirebilsinler. Böylelikle, Vahdet-i Vücud hayallerine daha sıkı sarılabilsinler. Kavuşacaklarını sandıkları, TEK ve BİR özlemlerine bir adım daha yaklaşabilsinler diye tüm bu saptırmacalar, adres göstermeler..

Varlık birliği olmadan/oluşturulamadan, TEK ve BİR olamaz. TEK olan Tanrının karşısına ancak BİR'liği sağlayabilirlerse çıkabilirler. Kuantum'u ve onun felsefesini o yüzden çok seviyor olsalar gerek. "Olması imkansız olan şeylerin, olabilirliğine inanmak" teleffuzu bile insanı heyacanlandırıyor.

Kozmik bilinç gibi. Gün gelecek, kozmik oluşuma vucut veren mikro bazdaki bilinç, birlikte hareket etmeye karar vererek, makro bazdaki bilince dönüşecek.(yada o gücü bulacak).Ne kadar etkileyici değil mi?

Ana tez şu, madem herşey Allah'tan bir parça, o halde, tüm parçalar BİR araya gelirse, yani BİR'lik olurlarsa...yarı tanrı olurlar. (benim görüşüm değil, Enel-Hak felsefesi-Hallac-ı Mansur...Herşey için, Allah'tan parça demek, Allah'ın yaratıcılık vasfını yok saymak demektir. Kendisinden bir parça veriyor demek HAŞA Allah eksiliyor, bunun karşılığında kötülüğü temsil eden bütünü tamamlamak isteyen taraf -Ying_Yung- kuvvet kazanıyor demektir.Herşey, Allah'tan verilmiş (eksilen) bir parça demek neye taparsan tap demektir.)

BİR'in YERYÜZÜNDEKİ TEMSİLCİSİ OLARAKTA İSA İSMİ UYGUN GÖRÜLMÜŞ, İsa mesih gelecek diye de ortam oluşturulmaya çalışılarak, bilinçle ona hazırlanmaktadır. İsa diyerek ortaya sürecekleri, esasında VARLIK BİR'liğinin sembolü olan ATAMA bir zat olacaktır. Böylece TEK ve BİR oluşmuş olacaktır.

Yeryüzünde bunca! kan döken, zulüm sergileyen, işgaller yapan, fitne ve desise sahiplerine, Allah'ın, lutufta bulunup kurtarıcı göndermesi beklenemez.
Kim kimden kurtarılacaksa, Dünyayı ezenler kim?, kurtarılmayı bekleyenler kim?
Allah'ın, vahiylerini futursuzca tahrip edenlere, "Allah'ın indirdiği bunlardır, söyledikleri bunlardır " diyerek insanları çekinmeden ateşe götürenlere, adeta mümin olmayı yasaklayanlara, Allah'ın kurtarıcı, mesih, ilahi güç göndereceğini söylemek küfürdür.

Hz. Muhammed'i son peygamber, Kur'an'ı Kerim'i son kitap kabul etmeyen ve ona tabi olmayanlara Allah niçin ilahi bir güç göndersin.

Küfre alışanlar, yazdıkları metinlerde bunu açıkca işleyenler, konsillerinde, platformlarında, toplantılarında, Allah ve vahiy konusunda karar alarak, Allah'ın görev ve selahiyetlerine çeki düzen vermeye kalkanlar ve kendilerini bu konuda vekil tayin edenler zaten küfre alışkın olanlardır. Küfrü meslek haline getimiş olanlardır. Her fırsatta mesleklerini icra edebilmek, hünerlerini sergileyebilmek için fırsat kollayanlardır.

Amaçlarını zaman zaman dile getirmişlerdir..
Birinci bin yılda Avrupa Hıristiyanlaştırıldı, İkinci bin yılda ise Amerika ve Afrika, Üçüncü bin yılda hedef Asya dır.” 24 Aralık 1999 Papa 2. John Paul, Milenyum mesajı.
“Kilisemiz bütün insanlığın mutluluğu içindir. Dinler arası diyalogun bizim için anlamı bütün insanları kiliseye ve İncile yani Hıristiyanlığa ulaştırma yoludur.” 6 Ağustos 1964'de Papa 6. Paul


Vahdet-i Vucut (varlık birliği) felsefesini, ortaya koyanlar, tepeye çıktıklarında neredeyse aya ulaşabileceklerini sanan zavallılardı.... Her biride, Yunan felsefelerine aşina olmuş, tanrılarından esinlenmiştir. Bu felsefenin, ürünleride, Ayı ve güneşi atlı arabaların çektiğini söyleyen, depremi öküzlerin sineklenmesine bağlayan, "Allah, gecenin üçte birlik diliminde dünya semasına iner" diyen, Ölülerden medet uman, bugün kendilerinden, Hazret / büyük ilim sahibi diye bahsedilen, din patronları ilan edilen din fabrikatörleridir / simsarlarıdır.
   
  1. ÖRNEK. "Allah Oğul edinmez"(sy), "Allah, her şeyden münezzehtir'e" örnek verilen adresler; .............. Adreslenen Ayet: 2 - BAKARA...116
   
  Verilen adresler: KM, (Kitab-ı Mukaddes)
Tekvin........6,2.4;
Eyup.........1,6;
Mezmurlar..2,7.
Luka..........3,38;..... 6,35
Matta.........26,63;....5, 44-45;
   
  (sy) rumuzu Suat Yıldırım meal çalışmasına işaret etmektedir. Meal yorumları Suat Yıldırım'a aittir
   
  2 - BAKARA......116.(sy) Bir de: “Allah evlat edindi.” dediler. Hâşa! O böyle şeylerden münezzehtir. Bilakis göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nun mahlûkudur. Hepsi O'nun emrine boyun eğmektedir.
   
 

İlk eleştiri meale olsun. "Oğul edinmek"kelimesi yerine; evlat edindi kelimesi kullanılarak durum geçiş yumaşaklığına/adaptasyon yumuşaklığına getirilmiş. Oğul edinmek ile evlat edinmek arasında dağlar kadar fark var.İnsanlar evlat edinirler veya edinmek istediklerini söylerler.

İşte ayette, "oğul isnat etme" tanımı yerine, kullanılan "evlat edinme" ile günlük yaşamımızda duyduğumuz, kullandığımız deyimi okumuş/duymuş oluyoruz."Evlat edinme" sözüne olan, alışkanlıktan faydalanarak, "Oğul isnat etmeyi" geçiştirmek istemişler.Çünkü,Hiç kimse "oğul edindim" demez.Derse "kimden peydahladın" diye sorarlar.Evlatlık aldım, "evlat edindim" der. "Oğulluk edindim" demez."Evlat edindim" derkende, kendine ait olmadığını belirtmiş olur.

Unutmayın, ana felsefelerinden birinin söylemi şöyle; "Yumuşaklıktaki kuvvet, sertlikte yoktur." yada Herkezle, herkez olmak". Kısaca; kemiksiz olacaksın ve dilde kemik olmadığını hiç unutmayacaksın.

   
  EĞER ALLAH'A OĞUL İSNAT EDİLDİĞİNİ GÖSTEREN BİR ÖRNEK SUNARLARSA; BÜTÜN ÇALIŞMALARI BOŞA GİDER, AMAÇLARINA ULAŞAMAZLAR. Bu nedenle ete-kemiğe dokunmayan, suya köpüğe değmeyen örneklerle geçiştiriyorlar. Biliyorlar ki; "bu kitaplar da Allah'a oğul isnat ediliyor" denilirse, arkalarına baktıklarında görecekleri tek şey, kendilerini terk edenlerin çıkardığı toz bulutları olacaktır.
   
  Adreslerini verdikleri kitaplar da, "Allah isnat" edilmiyor, izlenimini verebilmek için, hiç alakasız yerden, havadan sudan bahser gibi evlilikten ve çoğalmadan bahseden örnekler veriyorlar. (Allah'a oğul isnat edenlerde kim? dercesine)

Oğul için, en temiz örnek olarak, ancak bunu bulabilmişler anlaşılan. Ama bu seferde aynı ayette, bahsi geçen, Allah "münezzehtir" tanımına / kabülüne aykırı deyişler ortaya çıkıyor. Allah'ın pişman olması, yüreğinin sızlaması, yarattıklarının nelere sebep olacaklarını bilememesi gibi.

Neresinden baksanız bakın, tam bir yamalı pohça yığını insanları yönlendirmeye çalıştıkları yazı blokları.Kırk yamalı testi gibi, her tarafı su kaçırıyor. Ama onlar "iyi testi terler" diyerek insanları kandırıyorlar. İman yerine, bir takım kabüllerin yapıldığı inanç sistemi ile insanları kuşatabilmek, amaçları doğrulutusunda kullanabilmek istiyorlar.Dinler sofrasına oturabimeleri için gerekli değişimleri / kabulleri kitlelere empoze etmeye çalışıyorlar.
   
  Örneğin Oğul isnat edinmeye örnek veriliyor, ama insanlarla evlenen ilahi varlıklardan bahsediliyor. İnsanlarla evlenen İLAHİ VARLIKLAR ne. İlahi varlıklar sadece erkek mi? İlahi varlıklardan doğanlar ne? Onlar çeyrekte olsa Tanrısal olmuyorlar mı?
   
  Yaratılıs........6:1 Yeryüzünde insanlar çoğalmaya başladı, kızlar doğdu.
Yaratılıs........6:2 İlahi varlıklar insan kızlarının güzelliğini görünce beğendikleriyle evlendiler.
Yaratılıs........6:3 RAB, "Ruhum insanda sonsuza dek kalmayacak, çünkü o ölümlüdür" dedi, "İnsanın ömrü yüz yirmi yıl olacak."
Yaratılıs........6:4 İlahi varlıkların insan kızlarıyla evlenip çocuk sahibi oldukları günlerde ve daha sonra yeryüzünde Nefiller vardı. Bunlar eski çağ kahramanları, ünlü kişilerdi.
Yaratılıs........6:5 RAB baktı, yeryüzünde insanın yaptığı kötülük çok, aklı fikri hep kötülükte.
Yaratılıs........6:6 İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı.
Yaratılıs........6:7 "Yarattığım insanları, hayvanları, sürüngenleri, kuşları yeryüzünden silip atacağım" dedi, "Çünkü onları yarattığıma pişman oldum."
   
  Yönlendirmenin, Allah'ın çocuk edinmediğini, delillendirecek bir örnek olduğunu sanıyorsunuz / zannediyorsunuz.Ama birde bakıyorsunuz ki, esasında verilen örnek; BİZLERİ, ALLAH'IN, (haşa) OĞUL EDİNDİĞİNE İKNA ETMEYE yönelik amaç taşıdığını görüyorsunuz. Öyle ya! Prof. olmuş, dinde otorite kabul edilen, Fethullah Gülen'le, Edirne yıllarından beri aynı yollarda ilerleyen, birinin;müslümanları, bu sapma doğmalarla/doğmatik saptamalarla haşır-neşir edeceğini sanmıyorsunuz.. Ama gerçeği öz oğullarını tanıdıkları gibi bilen bu tayfa; umursamadan, Allah'tan korkmadan bu çalışmalarını sürdürüyor. Aşağıda verdikleri adreste yazılanlara bakın demek istediğimi daha iyi anlamış olacaksınız. (anlatabilmeme destek vereceğinden)
   
  Mezburlar/Zebur...2/7 RAB'bin fermanını ilan edeceğim: Bana, "Sen benim oğlumsun" dedi, "Sana bugün baba oldum.
   
  Oysa bundan başka oğul olduğunu, biyolojik oğul olduğunu belirten maddeler var. Bunu konsil kararları ile pekiştirmişlerken, insanları kandırmak için, sembolik babalıktan bahsetmek, oltaya yem bağlayıp, balıklara haydi gelin beslenin/beslenme saatiniz demekten farkı yoktur.
   
  Kur'an da, müslümanların oğul isnat edimesinden anladıkları isim Hıristiyanların Tanrının oğlu dedikleri Hz.İsa. Kur'an'da Allah, oğullar diyor ama HZ.Meryem ile vurguladığı, Hz. İsa. Hal böyle iken Hz. İsa'dan yüzlerce yıl önce yaşandığı iddia edilen bir olayı, "bak işte onlarında kasdettiği şey biyolojik baba oğul değil, sembolik bir baba-oğul ilişkisini benimsiyorlar delili olarak ortaya sürmek, Müslümanları ateşe sürmenin dik-alasıdır..
   
  Hıristiyanlardaki, Tanrının oğlu inanışı...
   
  16'ncı Benedikt Vatikan Aziz Petrus Meydanı Noel yortusu mesajından....Tanrı'nın insanlığın kurtuluşu için Beytüllahim'de Meryem'den doğarak, İsa suretinde yeryüzüne inişinin kutlandığını belirterek .....,
   
  Bir görüşte, Hıristiyanlık tanıtımını yapan, Prof. F.F.Bruce'den verelim. Tanrı ve oğlu'nu ne olduğunu şöyle bir örnekle anlatıyor.(İnciltürk ve Hıristiyan.gen..gibi sitelerinden); "......Antakya'lı imanlılar topluluğunun önderi olan İgnatius; İ.S. 110 yıllarında Efes'teki Hıristiyanlar'a yazdığı mektupta İsa'yı şöyle nitelendiriyor: “Rabbimiz İsa Mesih yegane Hekimdir. Hem bedeni hem de ruhu vardır. Kadından doğmuş olmakla beraber başlangıcı yoktur. İsa insan vücuduna bürünmüş Tanrı'dır. Ölümle gerçek yaşamdır; Meryem'in Oğlu ve Tanrı'nın Oğludur; önce sıkıntı çekmiş, sonra sıkıntıdan kurtulmuştur.” (İgnatius'un Efeslilere mektubu 7(?):20) İgnatius..."
   
  BİR TANEDE MERYEMANA KİLİSESİ YAYININDAN.....
 
   
  Yenişafak gazetesinde, "Gizlenen kitaplar gün yüzüne çıktı" 2 Haziran 2007" manşetlerine, karşılık olarak kaleme alınan yazıda, bakın Hıristiyanlar nasıl cevap veriyor.Dayanak noktası olarakta; Ali Bey'in 1666 yılında yaptığı Ahit tercümesinden bir örnek veriyorlar.(Ahit'in çevirisini yapan 17 dil bilen Ali Bey, 4. Mehmed'in baş tercümanı imiş. Ali bey'in1666 yılında bitirdiği tercüme, 1862 yılında, mukaddes kurul tarafından gözden geçirilerek kitabın basımı yapılmış.)
   
 
   
  İŞTE ADRESLER BÖYLE SÖYLEYENLERİN BU KABULLERİ YAPANLARIN EGEMEN OLDUĞU İKAMET ETTİĞİ YERLER. Peki! insanları oralara "korkmayın bir şey yok" diye gönderenler, oralarda imanlılar için var olan tehlikeleri bilmiyorlar mıydı. Ben bunları görebiliyorsam onlar bunun en alalarını biliyorlar.Herşey o kadar, açıktaki. Onlar, herşeyi öz oğullarını bilir gibi biliyorlar..Truva atlığı yapıp/Truva atları yapıp, kaleleri içten fet'ediyorlar.

Sevk edilen adreste mülk sahibi olanlar, Hz. Muhammed'i Peygamber olarak kabul etmiyor. Bizlerin yoluna ölümleri göze aldığımız, Allah'ın Habib'im diyerek onurlandırdığı, kemale erdirdiği imanı ve kitabı verme lutfunda bulunduğu, iki cihan günesi olarak kabul ettiğimiz Peygamberimizi kabul etmiyorlar.Bunu da açık açık (şimdilik kibarca) söylemekten çekinmiyorlar.

Daha sonraları, Diyanetten sorumlu Devlet Bakanı olacak olan Prof. Mehmet Aydın, Harran diyalog platformları öncesi, "Öyle bizim peygamberimiz Son peygamber, Kuran'ı Kerim son kitap demiyeceksiniz" derse; ve-de sonrasında Diyanetten sorumlu Devlet bakanı olursa, Adamlar da müslüman mahallesinde açıktan açığa salyangoz satmaya başlarlar elbette.
   
  İŞTE ÖRNEK; ADANA KİLİSESİNDEN...
 
  Not:Bu ve benzeri örnekleri her yerde bulabilirsiniz.Bu dökümler, aranılarak ulaşılmış bilgiler değil."Haydi rast-gele" deyip, kepçeyi daldırmakla elde edilen bilgiler.
   
  ŞÖYLE DİYORLAR;
http://adanakilise.com
Hristiyanlar neden Hz.Muhammet'e inanmıyorlar?
Müslümanlar İsa'ya inandıklarını söyledikleri halde Hıristiyanlar neden Muhammed'i peygamber olarak görmezler? Peymgemberlikler ne diyor?

Hz. Muhammet'e ilişkin Hıristiyanlığın yorumuna Kutsal Kitapta İsa Mesih ile ilgili yazılanlar göz önünde bulundurularak karar verilmelidir. Hem Hıristiyanlar hem Müslümanlar İsa'nın Mesih olduğu konusunda hem fikirdirler.

İsa'nın Mesih olması ne anlama gelir?
Kutsal Kitaba göre Mesih, tüm Kutsal Yazıların ve Peygamberliklerin gerçekleşmesidir. Hıristiyanlar onun insanlığın kurtarıcısı olduğuna inanırlar.

İsa Mesih şöyle demiştir: "Yol, gerçek ve yaşam benim" (Yuhanna 14;6).

Bu nedenle Hıristiyanlar gerçeğin ölçütünün İsa Mesih olduğuna inanırlar. Kutsal Kitabın tanıklığı budur. Hıristiyanlar Hz. Muhammet'e baktıklarında, İsa Mesih'le doruğa ulaşan tüm Kutsal Kitap tanıklığı ile değerlendirmelidirler. Hz. Muhammet ancak Kutsal Kitabın İsa Mesih ile ilgili tanıklığını kabul ettiği ölçüde Hıristiyanlar tarafından kabul görecektir. Aynı şekilde yine ancak Hz.Muhammet'in yaşamı ve öğretileri İsa Mesih'in çarmıhtaki kurtarışına tanıklık ettiği ölçüde Hıristiyanlar kendisini benimseyecektir.

   
  Yani deniliyor ki; Hz.Muhammed'in, tüm tebliğ ettiklerini (Kur'an'ı Kerim'i) bir kenara bırakırsanız, Kitaplarımızda yazanları kabul ederseniz, o zaman Hz. Muhammed'i kabul edebiliriz.Haç kuşanan, kiliseye giden, "Ahitlere tabii olanlar", olursanız deniliyor. Gönderilen yerin mal sahibi bu şartları öne sürüyor..Kabul ederseniz adresler, Suat Yıldırım'ın kitabında ve diyalogcularda mevcut..

"Hz. Muhammed'in yaşamı ve öğretileri İsa Mesih'in çarmıhtaki kurtarışına tanıklık ettiği ölçüde Hıristiyanlar kendisini kabul edecek" ne demektir?

Hz. Muhammed yaşamıyor ki;
onların, kendisini daha çok sevsinler diye, "kurtarış" dediklerine nasıl onay verebilecek yada yaşamını, onların uygun gördüğü şekilde nasıl düzenleyebilecek.

O halde bizlerden istenen nedir? Bizlere, ne diyorlar?;
"Sizler Hz. Muhammed'in hayat hikayesini bizim kabullerimiz doğrultusunda, yeniden yazmazsanız, biz Hz. Muhammed'i kabul etmeyiz" diyorlar..
"Hz. Muhammed'in, KUR'AN REHBERLİĞİNDE verdiği öğretileri, sil baştan bizim öğretilerimize göre düzenlemezseniz, bizler Hz. Muhammed'i kabul etmeyiz" diyorlar..
Dolayısıla, "KUR'AN'I REHBERİNİZ OLMAKTAN ÇIKARTMAZSANIZ, bizler HZ. Muhammed'i de sizi de kabul etmeyiz ve sevmeyiz" diyorlar.

ÖZETLE; "BİZ HERŞEYİ KAFAMIZA GÖRE YAZDIK RAHAT ETTİK, ŞİMDİ SİZİN YENİDEN SİLDİKLERİMİZİ KARŞIMIZA GETİRMENİZİ, ASLA KABUL ETMEYİZ"
diyorlar.
   
  Tıpkı İngiliz kontrollü, Gulam Ahmet'in yaptığı gibi;Hz. Muhammed'in son peygamber olduğunu red etmekle işe başlamış...
   
  Hazret-i İsa'nın Keşmir'de yaşadığını, öldüğünü ve “ruhunun kendine geçtiğini, dolayısıyla çocuklarınında İsa'nın çocukları olduğu" iddiasını yayan, Gulam Ahmed'in kurduğu, Kuzey Amerika, Güney Amerika, Asya, Avustralya ve Avrupa'nın 193 ülkesinde şubesi bulunan, yerleştiği her yerde sosyal projeler, eğitim enstitüleri, sağlık hizmetleri,yayınlar ve ibadethane yapımları ile büyüyen, Cihadı ve Hz. Muhammed'in son peygamber olduğunu reddeden dini bir cemaat. İngiliz işgali sırasında, İngiliz'lere biat ederek müslüman gruplara karşı cephe almışlar.ABD'de sözde Cuma namazı ile kongreye biat ettikleri gibi.(Geniş bilgi -ABD Kongreye cuma namazı Biatı- sayfasında) En kuvvetli kollarından biri İngiltere Londra'dadır (Kaadiyaniler, Lahor grubu)
 
   
  Kelime-i Tevhid'den Hz. Muhammed'i çıkartmakta / Kelime-i Tevhid'den Hz. Muhammed'i anmamakta böyle bir çalışmanın ürünü/anlayışı olabilir mi?.. Onların da Dünya sathına yayılmış Yüzlerce Okulu var. Onların da Medyaları var, Onların da vs.. var. Sadece İngiltere, ABD farkı var.Elbette her yiğit gibi; yoğurt yiğişleri de farklıdır. Sanırım onlar da Eski Yeni Ahit sokuşturmalı çalışmalara destek veriyorlardır.
   
   
  Birkaç örnekle, belirlenen bu durum, Hıristiyan inancının Amentüsudur.
Bu kabulleri yokmuş gibi, Eski Ahitten, Hz. İsa'dan binlerce/yüzlerce yıl önceki olaylarla bu işi örneklemek, ve insanları bu inanca yöneltmek/öyle bir çalışmanın içinde olmak, Müslümanlığın dibine, iman mabedine, dinamit koymakla eşdeğerdir.

Bilen insanların, unvanlara sahip müslüman din adamlarının, "aman ha! buralarda tuzaklar var, bunlara dikkat edin, kendinizi bu tür sapkınlıklardan koruyun" diye uyarması beklenir. Oysa, unvanları ile takipcileri bol, sözleri dinlenir bu zatı muhteremler, bırakın uyarmayı, kulvarlarla böldükleri yollardan toplulukları -oraya doğru- sürüyorlar.. Verilen örneklere bakın, hiç birinde tanrı oğul ilişkisini ortaya koyan, tanımlar yok.Bu, yaklaşım dinlerin diyalog çalışmalarının ötesinde, blok bir satışın/devretmenin söz konusu olabileceğini gösteriyor.
   
  HIRİSTİYAN AMENTULARINA AİT DAHA GENİŞ BİLGİ İÇİN BU BAĞLANTIYI KULLANABİLİRSİNİZ..  
   
  Verdikleri adresten biraz ilerilere gidelim bakalım neler var.Fazla değil Tekvin 9 bölüm yani 3 blok ötedeki adrese gitmeniz gerekiyor.
   
  Kur'an ayetlerine, benzerlik diye delil gösterilen Kitabın 9. (Nuh'un Oğulları) bölümünde Nuh'un oğullarından (torun) Kenan'ın, NUH'A nasıl tecavüz ettiğide anlatılıyor.

Böyle sapık ilişkilerin yer aldığı kitap nasıl Kur'an'la benzerlik taşıyor denilebilir. Böyle bir kitabın, nasıl Allah'tan indiği söylenebilir.Üstelik Allah, benzer bir kitap indirdim demiyor, öncekileri tasdikleyen ve ayrıntılı kılan bir kitap indirdiğini belirtiyor. Cımbızala arayarak, benzeşir ilan edebildikleri, adresledikleri TOPLAM 300 AYET VAR.Onlar da "ne alaka!" dedittiriyor. TASDİKLENENLER ve AYRINTILI KILINANLAR NEREDE?

Sapıklıkların, aile içi ensest ilişkillerin, sıradan vakalarmış gibi anlatıldığı, kitabın mensuplarına, Allah nasıl olurda ehli kitap (kitapta ehil olanlar) diye hitap eder.Akılla, mantıkla, vicdanla bağdaşan bir yanı var mı?(ancak kendilerinin kurallarını saptadıkları ve bu kurallara uyan, sapıklıkları kabul eden, edinmiş bir Tanrı uyar).

Allah'ın, gizlemeyin, çıkarın, DOĞRU SÖZLÜLER İSENİZ GETİRİP OKUYUN DEDİĞİ, TEVRAT BU OLABİLİR Mİ.
Cinlerin, dinledikten sonra, Kur'an'ı Kerim'in tasdiklediği kitap diye bahsettikleri bu TEVRAT olabilir mi?

"Kur'an'a tabiyim" diyen, İslamiyeti anlatmak için, ilim almış bir müslüman bunu söyler mi? Bu kitaplar arası var olduğu benzerlik ilişkisini, ancak bir yahudi yada dinle alakası olmayan bir zevat söyleyebilir.
   
  Yaratılıs........9:18 Gemiden çıkan Nuh'un oğulları Sam, Ham ve Yafet idi. Ham KENAN'ın babasıydı.
Yaratılıs........9:19 Nuh'un üç oğlu bunlardı. Yeryüzüne yayılan bütün insanlar onlardan türedi.
Yaratılıs........9:20 Nuh çiftçiydi, ilk bağı o dikti.
Yaratılıs........9:21 Şarap içip sarhoş oldu, çadırının içinde çırılçıplak uzandı.
Yaratılıs........9:22 KENAN'ın babası olan Ham babasının çıplak olduğunu görünce dışarı çıkıp iki kardeşine anlattı.
Yaratılıs........9:23 Sam'la Yafet bir giysi alıp omuzlarına attılar, geri geri yürüyerek çıplak babalarını örttüler. Çıplak babalarını görmemek için yüzlerini öbür yana çevirdiler.
Yaratılıs........9:24 Nuh ayıldığında KÜÇÜK OĞLUNUN ne yaptığını anladı
Yaratılıs........9:25 ve şöyle dedi:"KENAN'a lanet olsun, Köleler kölesi olsun kardeşlerine.
   
   
  2 - BAKARA......116. ayetine eklenmiş 2. adres..........Eyup 1,6
   
  Dünya seyahatinden yeni dönen şeytan, Rab'bı gelmişken bir uğrayayım havasında ziyaret eder. Dünyadan ve olup bitenden, 'bi-haber olan Tanrı, şeytana "Nereden geliyorsun?" der. Şeytan'da, "Dünyada gezip dolaşmaktan" der.
Bu cümleler, onların kutsallık yükledikleri, kendini bilmezlerin, müslümanlığı yoldan çıkartmak için, adres olarak gösterdikleri, (Ayetle benzeşir ilan ettikleri) maddelerde yazıyor.

Kimse bu maddeleri okumaz, karşılaştırmaz, karşılaştırsalardı zaten bizlerin peşinden gelmezlerdi, resmi kabülcülerimiz olmazlardı mantığı güdülerek yazıldığı belli. Eğer, bu kanıya sahip olmasalardı, cemaatlerinden tepki alacaklarına inansalardı, söz konusu madde adreslerini, "Kur'an...da, Onların kitabı da aynı demek/dedirtmek" için yazmazlardı.

Okuyup araştıranlarda bunlar için iki kısımdan ibaret. Bu, tür , ok işaretleri, yön levhaları üzerinde çalışan, yol göstericiler onlar zaten bu tür üretimler için varlar.. Bir de asla seslerini duyuramıyacak, dertlerini anlatamayacak olanlar.

Dikkat edin artık dini konuşmalar, magazin ağırlıklı program içlerinde şarkı aralarında, reklam kesimli olarak yapılıyor. Tüm etkili ve güçlü sesler bilinçli olarak ekranlardan uzaklaştırıldı.Bu nedenle, serbest atış adı altında pervasızca salvolarda bulunuyorlar.

Allah'tan korkmuyorlar, çünkü referans gösterdikleri maddelerde Tanrı, olup bitenden habersiz, şeytan onunla neredeyse eşit konumda, şeytan kovulmuş falan da değil aynı mekanı paylaşıyorlar (Tanrı diye benimsedikleri mekandan münezzeh değil) Kırmızı pasaportlu, şeytanın varlığına inanlar, elbette müslümanlık gibi bir dinin olmasından, imanlıların olmasından rahatsızlık duyarlar. Kendi egolarını ve şeytanlarını mutlu etmek için, daha önce muhtelif katkıları ile yazılmış, kitaplarına referans çengelleri atmaktan çekinmezler.
   
  İlahi varlıklarla kol-kola gezen, heyetlerine katılan bir şeytan. Tıpkı, çocukların bilinç altlarına hitap eden, Selena dizisindeki şeytan tiplemesi ve ilahiymiş gibi gösterilen zırvalar.Yaramaz, neşe kaynağı, her ne yaparsa yapsın, ayın kahramanı da seçilebilen şeytan tiplemesi.Tabi ki sadece Selana değil. Birden bire, ekranları işgal eden onlarca benzeri diziler..Ne kadar çok hayatımızın içlerine girmişler değil mi?
   
  Eyup......1/6 Bir gün ilahi varlıklar Rab'bin huzuruna çıkmak için geldiklerinde, ŞEYTAN da onlarla geldi.
Eyup......1/7 Rab ŞEYTAN'a, "Nereden geliyorsun?" dedi. ŞEYTAN, "Dünyada gezip dolaşmaktan" diye yanıt verdi.
Eyup......1/8 Rab, "Kulum Eyüp'e bakıp da düşündün mü?" dedi, "Çünkü dünyada onun gibisi yoktur. Kusursuz, doğru bir adamdır. Tanrı'dan korkar, kötülükten kaçınır."
Eyup......1/9 ŞEYTAN, "Eyüp Tanrı'dan boşuna mı korkuyor?" diye yanıtladı.
Eyup......1/10 "Onu, ev halkını, sahip olduğu her şeyi sen çitle çevirip korumadın mı? Elleriyle yaptığı her şeyi bereketli kıldın. Sürüleri bütün ülkeye yayıldı.
Eyup......1/11 Ama elini uzatır da sahip olduğu her şeyi yok edersen, yüzüne karşı sövecektir."
Eyup......1/12 Rab ŞEYTAN'a, "Peki" dedi, "Sahip olduğu her şeyi senin eline bırakıyorum, yalnız kendisine dokunma." Böylece ŞEYTAN Rab'bin huzurundan ayrıldı.
   
   
  2 - BAKARA......116. ayetine eklenmiş 3. adres.........Mezmurlar 2,7
  Allah "2 - BAKARA......116.(sy) Bir de: “Allah evlat edindi.” dediler. Hâşa! O böyle şeylerden münezzehtir."
Ayetini verip, ardından Zebur kitabından adres veriyorlar, ama verdikleri adresle
"Mezburlar/Zebur...2/7 RAB'bin fermanını ilan edeceğim: Bana, "Sen benim oğlumsun" dedi, "Sana bugün baba oldum." maddesine gönderiyorlar.

Bunlar düpedüz insanları, Tanrı olan bir oğula, oğulu olan bir tanrıya, alıştırıyorlar. Bunların müslümanlıkla, Kur'an'ı Kerim'le bir ilgi ve alakaları yok. Suya götürür gibi ateşe çağırıyorlar.İnançlarında, fiziksel bir baba-oğul ilişkisi yok, sevgiden kaynaklanan bir baba ve oğul var tabirleri ile bilinçleri hazırlayıp, müslümanları o inanç sistemine ısındırıyorlar.Gerçeği açıklamak yerine, yumuşatarak sunmaya çalışıyorlar.Zamanı geldiğinde, kişi nasıl olsa gerçeği kendisi görecek, kalan sağlar bizimdir diyorlar.

Ayrıca, Tanımladıkları Tanrı profili hiç birşeyden münezzeh değil, Mekanı var, oturuyor, gülüyor, merek ediyor, habersiz olabiliyor,eğleniyor, kulları ile antlaşmalar yapıyor, iddialara giriyor (Eyup). Öye bir Tanrı ki; onlar için, diğer tüm ulusları, hemen feda ediyor. İnsanın böyle bir tanrısı olursa, Yaratan olarak inanç sistemlerinde, bir yer edindirmeye çalıştıkları ALLAH'ın indirdiğine, kabuller yaptırırlar mı?
   
  Mezburlar/Zebur...2/4 Göklerde oturan RAB gülüyor, Onlarla eğleniyor.
Mezburlar/Zebur...2/5 Sonra öfkeyle uyarıyor onları, Gazabıyla dehşete düşürüyor
Mezburlar/Zebur...2/6 Ve, "Ben kralımı Kutsal dağım Siyon'a oturttum" diyor.
Mezburlar/Zebur...2/7 RAB'bin fermanını ilan edeceğim: Bana, "Sen benim oğlumsun" dedi, "Sana bugün baba oldum.
Mezburlar/Zebur...2/8 Dile benden, miras olarak sana ulusları, Mülk olarak yeryüzünün dört bucağını vereyim.
Mezburlar/Zebur...2/9 Demir asayla kıracaksın onları, Toprak kap gibi parçalayacaksın."
   
   
  2 - BAKARA......116. ayetine eklenmiş 4. adres.........Matta 26,63;
   
  Matta...26/63 İsa susmaya devam etti. Başkâhin ise O'na, «Yaşayan Tanrı adına sana yemin ettiriyorum, söyle bize, Tanrı'nın Oğlu Mesih sen misin?» dedi.
Matta...26/64 İsa, «Söylediğin gibidir» karşılığını verdi. «Üstelik size şunu söyleyeyim, bundan sonra İnsanoğlu'nun, kudretli Olan'ın sağında oturduğunu ve göğün bulutları üzerinde geldiğini göreceksiniz.»
   
  İsa'yı arayan başkahin, tanıkların işareti üzerine, susmaya devam eden İsa'ya, "Yaşayan Tanrı adına sana yemin ettiriyorum," der ve devam eder..."söyle bize, Tanrı'nın Oğlu Mesih sen misin?"

Kahin, İsa'ya YAŞAYAN TANRI adına yemin ettiriyorum/etmiş kabul ediyorum diyor.Burada kasdetilen yaşayan tanrı kim? Elbette Tanrının oğlu dedikleri, yaşayan Tanrı dedikleri İsa.
Şimdi bu inanç şekli şirk değil mi? "Allah'tan başka İlah yoktur" diyoruz. Allah'ın, kendisine ortak koşulmasını asla affetmiyeceğini vaazlarında tekrar ediyorlar (biliyoruz) ama şirksiz yaşadığını zanneden Müslümanları, Allah'tan hiç korkmadan,hiç vicdanları hiç sızlatmadan oralara sevk etmek, islamın neresi ile bağdaşır?
   
  Allah bu durumu bize şöyle bildiriyor. (İcad ederse demiyor, koşarsa diyor.Var olan şirki de devam ettirmek bu kapsama giriyor. Temize çıkmak için meale İcad edenler demek kurtarmıyor . S.Yıldırım icad edenleri bu kapsama almış. Allah elbette biliyor da, hemen arkasındaki ayette, temize çıkmak isteyenleri işaret ediyor.)
   
  4 - NİSA............ 48.Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah) ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah'a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur.
4 - NİSA............ 49.Kendilerini temize çıkaranları görmedin mi? Hayır! Allah dilediğini temize çıkarır ve kendilerine kıl kadar zulmedilmez.
   
  S.Yıldırım'ın Meal çalışmasında, verilen adresin bir altına baktığınızda, yapılmak/söylenmek isteneni görüyorsunuz. (Alıştırma bir soruya verilen geçiştirme gibi görünen bir cevap)

İsa'nın verdiği cevap, verilen adreslerin kimliğini/amaçlarını ortaya koyan cinsten."söyle bize, Tanrı'nın Oğlu Mesih sen misin?" sorusuna;
İsa, «Söylediğin gibidir» karşılığını verdi.
İsa bu cevapla Allah'ın oğlu olduğunu beyan ediyor.Bu bizi ilgilendirmez, inananlılarının sorunu. Bizi ilgilendiren, Allah'a açıkca şirk koşulan ve ona oğullar isnat edilen bir takım metinlere Müslümanları yönlendirmek.

Müslümanları, koruyoruz diye ortaya fırlayanlar ve bu sayede imparatorluk kuranlar, hiç düşünmeden,sadece kendi doğruları ve çıkarları için, MÜSLÜMANLARI ATEŞE ATIYORLAR.

Verdikleri benzeşir dedikleri Ayet'i bir kez daha hatırlayalım..
2 - BAKARA......116.(sy) Bir de: “Allah evlat edindi.” dediler. Hâşa! O böyle şeylerden münezzehtir. Bilakis göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nun mahlûkudur. Hepsi O'nun emrine boyun eğmektedir.

Ayetine verilen aynısı denilen örneğe bakın. Kur'an ayetinde HAŞA deniliyor, verdikleri adreste ise gizlenmiş ama net olarak İSA TANRININ OĞLUDUR denilmekle kalınmıyor onun Aynı zamanda YAŞAYAN TANRI olduğuda belirtiliyor.

Bir başka daha saptama yapılıyor, Kendi İsa'larının en üst olduğunu vurgulayan."bundan sonra İnsanoğlu'nun, kudretli Olan'ın sağında oturduğunu" ve göğün bulutları üzerinde geldiğini göreceksiniz.» İsa, Tanrı'nın sağında kabülünü yapanlar, İsa inanlıların da İsa'nın sağında oturacağını mı söylüyorlar? Hırıstiyan AMENTUSUN DA İSA TANRININ SAĞINDADIR denilir. (Hıristiyan amentüsünun, 6 ve 7. maddeleri şöyle;....... 6. Göklere yükseldiğine, kadir-i mutlak babanın, Tanrının sağına oturduğuna
7. Oradan ölüleri ve dirileri yargılamak üzere geleceğine,)
   
  2 - BAKARA......116. ayetine eklenmiş 5. adres.........Matta 5, 44-45;
   
  Matta...5/45 Öyle ki, göklerde olan Babanızın oğulları olasınız. Çünkü O, güneşini hem kötülerin hem de iyilerin üzerine doğdurur. Yağmurunu da hem doğruların hem de eğrilerin üzerine yağdırır.
   
  2 - BAKARA......116. ayetine eklenmiş 6. adres.........Luka 3,38;
   
  Dalga geçer gibi, Allah'a, oğul isnat edilmeye, (benzeşir göstermek için) verilen örnek. Soy dökümü.Yani, denilmek isteniyor ki, "onların da oğul anlayışı bizim ki gibi". "İşte oğul ve baba tanımı geçenler bunlar var mı bir farkı" denilmek isteniyor. O bahsi geçen kitaplara karşı duyulan, şüpheleri, korkuları yok etme üzerine kurulmuş bir çalışma.İmanı korumak için oluşturulmuş, imani bilgileri yıkmaya/yok etmeye yönelik bir çalışma. İşte verdikleri adreslerdeki anlatım...
   
  Luka...3/36 Kenan oğlu, Arfakşat oğlu, Sam oğlu, Nuh oğlu, Lamek oğlu,
Luka...3/37 Metuşelah oğlu, Hanok oğlu, Yaret oğlu, Mahalalel oğlu, Kenan oğlu,
Luka...3/38 Which was the son of Enos, which was the son of Seth, which was the son of Adam, which was the son of God.
Luka...3/38 Enoş oğlu, Şit oğlu, Âdem oğlu, Tanrı Oğluydu.
   
  2 - BAKARA......116. ayetine eklenmiş 7. adres.........Luka 6,35
  Luka...6/35 Ama siz düşmanlarınızı sevin, iyilik yapın, hiçbir karşılık beklemeden ödünç verin. Alacağınız ödül büyük olacak, en yüce Olan'ın oğulları olacaksınız. Çünkü O, nankör ve kötü kişilere karşı iyi yüreklidir.
   
   
  2. ÖRNEK. Hz. İbrahim ve Hz. İbrahime verilen görevler ile Soyundan geleceği belirtilen /İbrahimi olduklarını iddia adecek olan .zalimler ....Adreslenen Ayet: 2 - BAKARA...124
  Verilen adresler: KM, (Kitab-ı Mukaddes)
Tekvin........12,1...17,11
Luka...........1,73
Matta..........3,9
   
  (sy) rumuzu Suat Yıldırım meal çalışmasına işaret etmektedir. Meal yorumları Suat Yıldırım'a aittir
   
  2 - BAKARA......124.(sy) Şunu da hatırda tutun ki: Bir vakit Rabbi İbrâhim'i birtakım emirlerle sınamıştı. O da onları hakkıyla yerine getirdiğinden Rabbi kendisine: “Seni insanlara önder (İmam) yapacağım.” dedi. İbrâhim: “Ya Rabbî, neslimden de önderler çıkar!” deyince, Allah: “Zalimler ahdime (nübüvvete) nail olamazlar.” buyurdu.
   
  Ayet'in arkasına yazdıkları, Tekvin kitabında ki, adreste şöyle yazıyor.... 2 - BAKARA......124. ayetine eklenmiş 1. adres.........Tekvin/Yaradılıs...12/1
   
  Tekvin/Yaradılıs...12/1 RAB Avram'a, "Ülkeni, halkını, babanın evini bırak, sana göstereceğim topraklara git" dedi,
   
  Hiç örnek gösterilen ayetle bu sözün bir alakası var mı? Yok. Zaten olması da mümkün değil.
   
  Verilen adresten biraz ilerilere gidelim.
Bakalım, İbrahim (Avram), "ALLAH'ın", emirler vererek sınadığını Kur'an'ı Kerim de bildirdiği, Hz. İBRAHİM'le benzerlik taşıyor mu?
Dahası, o kitaplarında yazdıkları ile "Alemlerin Rabbi olan Allah" arasında bir benzerlik var mı?.

Ensest ilişki sahibi, karısını başkalarına çıkarı için verebilen, PEYGAMBER PROFİLİNİ imani anlayışınıza, Peygamber saygınıza, "ALLAH" sevginize, içinize sindirebilecek misiniz?

Sürekli ölüm korkusu duyan, bu nedenle, ilahi emirleri getirmekten kaçınan, bir Avram işlenmiş.

O Kur'an da okuduğunuz, Ateşe mancınıkla atılırken bile, Allah'a olan imanını kaybetmemiş, can korkusu duymamış, iman sınavını geçmiş, Allah'a, olan secdesi kabul edilmiş, 'bildiğimiz, Hz. İbrahim'i', elleriyle yazdıkları, kutsiyetini ilan ettikleri, kitapların da bulabilecek misiniz?

Hani o, Allahın verdiği tüm emirleri yerine getiren, bunun üzerine Allah'tan, büyük övgülere mahsar olan, Hz. İbrahim'den bahsediyorum.
Şeytanın, beslediği/takviyelediği, dağ, ay, yıldız, güneş gibi tanımlamalarla ifade edilen, hiçbir dine/dogmatiğe kapılmadan, putcubaşı babasının, yaptığı putlara takılmadan, Allah'ın, alemlerin rabbı olduğunu algılayarak, İmanı bulan, Allah'ın (imani) babanız dediği, Hz. İbrahim'den bahsediyorum.
Allah'ın, "Hanif" ismi ile ödüllendirdiği Hz. İbrahim'den bahsediyorum.
Sözleri bu güne nasihat olması, Allah'ın, dosdoğru yolunda yürüyenlere rehber olması için bırakılan, Hz. İbrahim'den bahsediyorum.
Ortada, Allah'tan indirilmiş bir kitap yok iken, doğruyu arayan, Allah'ın, ateşe "İbrahime SELAM OL/ BARIŞ OL" dediği, Hz. İbrahim'den bahsediyorum.

ALLAH'IN BİNLERCE ÖRNEĞİNİ, PEYGAMBERLERİNİ yok sayarak, kitabını hiçe sayarak uydurdukları, kutsiyet kazandırmak için, büyük operasyonlar yaptıkları, mektuplardan ve sanılardan hareketle yazdıkları kitapların da, bize göre böyledir anlayışıyla ortaya çıkarılan 'Avram karekterin' den değil.
   
  VERDİKLERİ ADRESTEN, ÇEVRE BİLGİSİ EDİNEBİLMEK İÇİN İLERLİYORUZ...
   
 
   
  Karısını, canı ve mal edinme arzusu için FİRAVUNA veren bir peygamber anlayışı ; kitaplara yönlendirmenin, imanla bir ilgisi olabilir mi? Tanrının gönderdiği resül, karısını başa bela firavuna verdiği halde, ona değilde; "karın olduğun söyleseydin evlenmezdim" diyen, Firavuna, korkunç felaketler gönderen bir Rab anlayış. Bu anlayışın hakim olduğu kitaplara ve onların yaydığı inanç sistemine, esasında arada bir fark yok diye adreslemek/postalamak Müslümanlığın neresine sığar?
   
  VERİLEN ADRESTE GEZİNİRKEN, İSİM DEĞİŞİKLİĞİ YAPILDIĞINI GÖRÜYORSUNUZ....İsimler elbette önemli değil, İsim değişikliği alt yapıyı etkiliyor mu? önemli olan o.
   
  Yaratılıs........17:3 Avram yüzüstü yere kapandı. Tanrı,
Yaratılıs........17:4 "Seninle yaptığım antlaşma şudur:" dedi, "Birçok ulusun babası olacaksın.
Yaratılıs........17:5 Artık adın Avram değil, İbrahim olacak. Çünkü seni birçok ulusun babası yapacağım.
Yaratılıs........17:.....................................
Yaratılıs........17:15 Tanrı İbrahim'e, "Karın Saray'a gelince, ona artık Saray demeyeceksin" dedi, "Bundan böyle onun adı Sara olacak.
   
  Adreste bulunanları, sorup soruşturalım, iyice araştıralım öyle karar verelim.....Aile içi ilişkiler nasıl.Birbirleri ile nasıl anlaşıyorlar, birbirleri ile kaynaşabiliyorlar mı?Bizlere nasıl davranırlar bunları anlayabilmek için biraz daha araştıralım.Hemen birkaç blok ötede, durumu daha iyi algılayabileceğimiz söylendi; Yeğen Lut'ta hemen oralarda imiş.
   
 
   
  Yeğen Lut, bakalım neler yapıyor...
   
  (Dikkat ederseniz bu isimlerin önüne Hz. Gibi, üstlük/kutsallık veren, erişilmezliği, saygıyı ifade eden, ön takılar kullanmıyorum. Bu kitaplarda anlatılan, karakterlerin (karektirsizliklerin), tiplerin ancak, Kur'an'ı Kerim'de , Allah'ın elçilerim diyerek tanıttığı, peygemberlerle ancak isim benzerliği olabilir. O adresi verilen kitapların, nasıl ilahi orjinalleri ile isim dışında bir benzerlikleri yoksa, anlatılan kişilerinde, Hz. Peygamber'lerle isim dışında bir benzerlikleri olamaz
   
  Ahlaksızlığı, hat safhaya vardırdıkları için yok edilen, Sodom ve Gomora da bulunan LUT, felaketten kurtulmuş ama ahlaksızlara uyan karısı ise helak edilmiş. Burada ahlakszlığın kriterinin ne olduğu karışık gibi gelebilir ama hiçte karışık değil. Kutsal dedikleri kitaplarında dine esas olan tüm değerler, imani kabuller ve ibadetler, TANRISAL KRİTERLERE bağlı olarak yer almıyor. Kutsal kitaplarındaki, din sistemini oluşturan tüm değerler, KUTSAL METİN YAZARLARININ KRİTERLERİNE bağlı olarak yerlerini almışlar.
   
  Yaratılıs........19:23 Lut Soar'a vardığında güneş doğmuştu.
Yaratılıs........19:24 RAB Sodom'la Gomora'nın üzerine gökten ateşli kükürt yağdırdı.
Yaratılıs........19:25 Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.
Yaratılıs........19:26 Ancak Lut'un peşisıra gelen karısı dönüp geriye bakınca tuz kesildi.
Yaratılıs........19:27 İbrahim sabah erkenden kalkıp önceki gün RAB'bin huzurunda durduğu yere gitti.
Yaratılıs........19:28 Sodom'a, Gomora'ya ve bütün ovaya baktı. Yerden, tüten bir ocak gibi duman yükseliyordu.
Yaratılıs........19:29 Tanrı ovadaki kentleri yok ederken İbrahim'i anımsamış ve Lut'un yaşadığı kentleri yok ederken Lut'u bu felaketin dışına çıkarmıştı.
   
  Ahlaksızlığın, doruk noktasına ulaştığı için yok edilen, Sadom ve Gomora.Tanrı adına ahlaksızlığı yok etmekle görevlendirilmiş, ve felaketten kurtarılmış bir elçi.

Ahlaksızlık yaşanıyor diye kentleri yok eden ama aynı ahlaksızlığı yapan elçilerini ödüllendiren bir Tanrı inancı.

İşte bu kabul, Dünyada yapılan zulmün, kanın sebeplerini ortaya koyuyor. Her ne yapılırsa yapılsın affedileceklerine inanıyorlar.Tanrı sadece onlar için var.

Yaptıkları herşeyde, Tanrı onayı var ve yaptıkları her şeyde Tanrı adına ne güzül değil mi? Tıpkı ölümlü tanrı gibiler.Tıpkı ölümlü tanrı gibiler.Firavun gibiler..Ölümlü Tanrı..Yunan Tanrıları gibi..Sümer tanrıları gibi...vs ..gibi


Her ne yaparsan yap; ya! TANRIDAN İZİNLİSİN yada! TANRI ADINA YAPIYORSUN. Bu anlayışa Tanrılaşmaktan başka ne denir? Ölümlü oldukları içinde; "ölümlü Tanrı" denir.

Firavun'da, başka bir iddiada bulunuyor değildi ki. O'da öleceğini biliyor ve mezarını hazırlatıyordu
ama "BEN ÖLECEK OLSAMDA, TANRIYIM DİYORDU"
   
  Lut, Aile içi ilişkilerde, amcası/dayısı, İbrahim kadar yakın olma, taraftarı değil gibi gözüküyor. Ama o'da, büyük atası Nuh gibi bir tuzağa düşürülüyor. Neyse ki; fiili-livataya maruz kalmıyor, ama zevkin uç noktalarına varma yolunda da pek ses çıkartmıyor.Sarhoşluk çok hoşuna gitmiş olsa gerek... Bu hamilellik nerden? diye de sormuyor..
   
  Ensest ilişkinin, gruplaşma olmasa bile; ortaklaşma versiyonu aşağıdaki gibi gerçekleşiyor....
   
  Yaratılıs........19:30 Lut Soar'da kalmaktan korkuyordu. Bu yüzden iki kızıyla kentten ayrılarak dağa yerleşti. İki kızıyla birlikte bir mağarada yaşamaya başladı.
Yaratılıs........19:31 Büyük kızı küçüğüne, "Babamız yaşlı" dedi, "Dünya geleneklerine uygun biçimde burada bizimle yatabilecek bir erkek yok.
Yaratılıs........19:32 Gel, babamıza şarap içirelim, soyumuzu yaşatmak için onunla yatalım."
Yaratılıs........19:33 O gece babalarına şarap içirdiler. Büyük kız gidip babasıyla yattı. Ancak Lut yatıp kalktığının farkında değildi.
Yaratılıs........19:34 Ertesi gün büyük kız küçüğüne,"Dün gece babamla yattım" dedi, "Bu gece de ona şarap içirelim.Soyumuzu yaşatmak için sen de onunla yat."
Yaratılıs........19:35 O gece de babalarına şarap içirdiler ve küçük kız babasıyla yattı. Ama Lut yatıp kalktığının farkında değildi.
Yaratılıs........19:36 Böylece Lut'un iki kızı da öz babalarından hamile kaldı.
Yaratılıs........19:37 Büyük kız bir oğlan doğurdu ve ona Moav adını verdi. Moav bugünkü Moavlılar'ın atasıdır.
Yaratılıs........19:38 Küçük kızın da bir oğlu oldu ve adını Ben-Ammi koydu. O da bugünkü Ammonlular'ın atasıdır.
   
  İşte verilen adresteki ve çevresindeki durum. Çok kısacık bir turda böyle bir resim ortaya çıkıyor. Aranılarak ortaya çıkarılan resim değil. Onların referans verdikleri / yönlendirdikleri adreslerden çıkan tablolar bunlar.

Baba Lut; kızları, karıları, torunları ve çocukları ile mutlu bir hayat, Lut'un kızları'da; Babaları, kocaları, öz ve üvey çocukları, yeğenleri, kuması, kızkardeşi, eniştesi ile mutlu bir hayat sürmüşler, olsa gerek. Kutsal kitaplar da bile hayatları övülerek anlatıldığına göre.

Tanrı da, (varsaydıkları/benimsedikleri) ahlaksızlığı yok etmesi için gönderdiği peygamberin durumunu, kullarının yazdığı, kutsiyet kazandırdıkları kitaplardan öğrenmiştir herhalde.

Bunları, "Peygamberlerimiz" dediklerine yakıştıranlar, Elleri ile yazdıkları kitaplara daha neleri sokuşturmuşlardır.İlahi güçler nispet ettikleri kişilerin, iğrenç davranışlarına rağmen, ilahi kattan görevli geldiklerini savunanlar, o kutsal dedikleri metinleri, kafalarına göre yazarken, daha başka ne kabulleri aralara serpiştirmişlerdir..

Saf ve temiz insanları; kendilerine/isimlerine/makamlarına güvenmelerini istismar ederek, her tarafı mayınlanmış, tehlikelerle dolu adreslere, gönderenler acıma sınırlarını kaybetmiş olsa gerek.Az bir insafı olan en azından, küçücükte olsa, belli belirsizde olsa, mayınlı arazi levhası dikerde saf, temiz niyetler peşinde koşan/giden insanları uyarır.

Uyarmayı bırakın, Amentülerimiz bir, üçlü nikah, diyalog toplantıları, bugünkü Tevrat ve İncile uyanlar cennetliktir gibi tellaliye malzemeleri ile davet etmekte, yapılan işleri kefalet vererek süsülü göstermektedirler.

Akıl, mantık, duygu, vicdan dörtlemesinden vicdanı devre dışı bırakarak, karar verenlerden, uygulamalarına giden yollarında ilerleyenlerden, başka türlü harekette bulunmaları beklenemez.

Aklın üretimini ve mantığındaki irdeleme mekanizmasını, kendi duygularının isteklerine bağlayan / onun emrine veren, yani karar vericiliğini, duygularına göre sonuçlandıranlar, VİCDAN TERAZİSİNİ KULLANMAYANLARDIR.

(Akıl, Mantık, Duygu ile hareket eden, VİCDAN'ını devre dışı bırakmışlara en iyi örnek, Yahudileri Fırınlarda Acımasızca yakan Hitler'dir.Hitler, Eva'ya aşk duyguları içinde tutku ile bağlıydı. Köpeğini de çok seviyor ve her şeyden üstün tutuyordu.)


Daha da etrafı kolaçan etmeye, sorup soruşturmaya gerek var mı? Daha da araştırmak istiyorsanız, sadece kapı numaralarına (alıcı gözüyle bakıldığında onlarında hiç bir şey ifade etmediğini göreceksiniz.)bakmayın, elinize renkli bir kalem alıp, çevreyi şöyle, alıcı gözüyle bir dolaşın. Nasıl bir mahalleye çağrılıyorsunuz bir görün.
   
  2 - BAKARA......124. Ayeti ile adres olarak verdikleri Matta ve Luka kitaplarındaki sözler arasında mana yönünden bir bağ varmı? İbrahim, ata kelimelerinden başka bir benzerlik yok. Herhangi bir kitapta da bu benzerlikleri bulabilirsiniz.Hz. İbrahim' in soyundan önderler istemesi üzerine, Allah'ın -2 - BAKARA......124.(sy) ... İbrâhim: “Ya Rabbî, neslimden de önderler çıkar!” deyince, Allah: “Zalimler ahdime (nübüvvete) nail olamazlar."buyurdu.- "zalimler" diye nitelendirdikleri ile benzerlikleri dışında, kayda değer bir ilişki yok
   
  2 - BAKARA......124. ayetine eklenmiş 2. adres.........Matta....3/9
   
  Matta....3/9 Kendi kendinize, `Biz İbrahim'in soyundanız' diye düşünmeyin. Ben size şunu söyleyeyim: Tanrı, İbrahim'e şu taşlardan çocuk yaratacak güçtedir.
   
  2 - BAKARA......124. ayetine eklenmiş 3. adres.........Luka.....1/73-75
  Luka.....1/73-75 Nitekim bizi düşmanlarımızın elinden kurtaracağına ve ömrümüz boyunca kendi önünde kutsallık ve doğruluk içinde, korkusuzca kendisine tapınmamızı sağlayacağına dair atamız İbrahim'e ant içerek söz vermişti.
   
  3. ÖRNEK FARKLI AYETLERDE VERİLEN ADRESLERLE, BİR BÜTÜNÜN OLUŞTURULMASI.TOPLUMUNA PUT YAPAN PEYGAMBER
   
  Evet yanlış okumadınız Toplumuna tapmaları için put yaptıran peygamber, maceralarının yer aldığı bir kitap ve bu kitabın kutsallığını iddia eden, hatta cennet fetvası veren diyalogcular...
   
  Verilen adresler: KM, (Kitab-ı Mukaddes)
Çıkış 32,1-5
Çıkış 32,4.24......Hoşea 8,5-6 ....I Krallar 1,28
Çıkış 32,26-29....Luka 19,27
Çıkış 32, 34-35
Çıkış 32,27-28, 4,66
   
  3-1...Adreslenen Ayet: ARAF...150....KM, Çıkış 32,1-5
   
  7 - A'RAF......... 150. Mûsâ, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, “Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?” dedi. (Öfkesinden) levhaları attı ve kardeşinin saçından tuttu, onu kendine doğru çekmeye başladı. (Kardeşi) “Ey anamoğlu” dedi, “Kavim beni güçsüz buldu. Az kalsın beni öldürüyorlardı. Sen de bana böyle davranarak düşmanları sevindirme. Beni o zalimler topluluğu ile bir tutma.”
   
  Bakın bakalım verilen örneklerle Ayet arasında isimler ve bazı hareketler dışında, anlam olarak bir alaka var mı?
   
  KM, Çıkış 32,1-5
  Mısırdan Çıkış/Exodus......32/1 Halk Musa'nın dağdan inmediğini, geciktiğini görünce, Harun'un çevresine toplandı. Ona, "Kalk, bize öncülük edecek bir ilah yap" dediler, "Bizi Mısır'dan çıkaran adama, Musa'ya ne oldu bilmiyoruz!"

Toplumu putlardan uzaklaştırmak tek olan Allah'a iman etmelerini sağlamakla görevlendirilmiş bir peygambere yakıştırılan PUT yapma/PUT'a öncülük etme eylemi..Putu kıracağız diyenler, Mesih gelecek PUT'u kıracak diyenler, beyinlere PUT'u yerleştiriyor. Gönüllere BUZAĞI içirtiyorlar. PUT' un, gerektiğinde Peygamberlerce bile kullanılabildiğini, ikonların, uğur görülebilecek heykelciklerin gerektiğinde kullanılabileceğini düşüncelere yerleştiriyorlar.

TOPLUMU DAHA İSTEKTE BULUNMADAN HARUN PUT YAPIM EMRİNİ VERİYOR..
Mısırdan Çıkış/Exodus......32/2 Harun, "Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin" dedi.
Mısırdan Çıkış/Exodus......32/3 Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Harun'a getirdi.
Mısırdan Çıkış/Exodus......32/4 Harun altınları topladı, oymacı aletiyle buzağı sizi Mısır'dan çıkaran Tanrınız budur!" dedi.
Mısırdan Çıkış/Exodus......32/5 Harun bunu görünce, buzağının önünde bir sunak yaptı ve, "Yarın RAB'bin onuruna bayram olacak" diye ilan etti.

Peygamber, neyi Tanrı ve Rab ilan etti Samirinin buzağısını Tanrı ve Rab ilan etti BUZAĞIYI GÖNÜLLERE İÇİRMİŞ oldu. Hiç peygambere PUTCULUĞU yakıştıran, gerektiğinde PUTculuk ALLAH'A ORTAK KOŞMAYI tavsiye eden bir kitap İLAHİ OLABİLİR Mİ? Böyle metinlerden meydana gelmiş Kitaplara Müslümanlar yönlendirilir mi?
   
  3-2.....TA-HA...85.... KM, Çıkış 32,4.24; Hoşea 8,5-6; I Krallar 1,28
  20 - TAHA......... 85.- Allah, “Şüphesiz, biz senden sonra halkını sınadık; Sâmirî onları saptırdı” dedi.
   
  3-2/1.....Çıkış 32,4.24
  Mısırdan Çıkış/Exodus......32/4 Harun altınları topladı, oymacı aletiyle buzağı sizi Mısır'dan çıkaran Tanrınız budur!" dedi.
Mısırdan Çıkış/Exodus......32/5 Harun bunu görünce, buzağının önünde bir sunak yaptı ve, "Yarın RAB'bin onuruna bayram olacak" diye ilan etti.
Mısırdan Çıkış/Exodus......32/6 Ertesi gün halk erkenden kalkıp yakmalık sunular sundu, esenlik sunuları getirdi. Sonra oturup yediler, içtiler, kalkıp alem yaptılar.
Mısırdan Çıkış/Exodus......32/7 RAB Musa'ya, "Aşağı in" dedi, "Mısır'dan çıkardığın halkın baştan çıktı.
Mısırdan Çıkış/Exodus......32/8 Buyurduğum yoldan hemen saptılar. Kendilerine dökme bir buzağı yaparak önünde tapındılar, kurban kestiler. 'Ey İsrailliler, sizi Mısır'dan çıkaran ilahınız budur!' dediler."
Mısırdan Çıkış/Exodus......32/9 RAB Musa'ya, "Bu halkın ne inatçı olduğunu biliyorum" dedi,

ÖFKELENMEK İSTEYEN BİR TANRI... ÖFKELENEN, GEREKTİĞİNDE (senariste bağlı) ÖFKESİNE MANİ OLUNABİLİNEN BİR TANRI...YARATILAN TARAFINDAN İKNA EDİLEBİLEN, HATTA KANDIRILABİLEN BİR TANRI...YAPACAKLARINDAN VAZGEÇEN TANRI..... KÖTÜLÜK YAPAN TANRI....SÖZÜNDEN DÖNEN TANRI... UNUTTUĞU SÖZLERİ YARATTIĞI TARAFINDAN HATIRLATILAN BİR TANRI... KAFASI ÇALIŞMAYAN/GELECEĞİ TAYİN EDEMEYEN/ GELECEĞİ BİLEMEYEN, VERECEĞİ KARARLARIN DOĞURABİLECEĞİ SONUÇLARI, YARATTIĞI TARAFINDAN ÖĞRENEN TANRI

Mısırdan Çıkış/Exodus......32/10 "Şimdi bana engel olma, bırak öfkem alevlensin, onları yok edeyim. Sonra seni büyük bir ulus yapacağım."

Mısırdan Çıkış/Exodus......32/11 Musa Tanrısı RAB'be yalvardı: "Ya RAB, niçin kendi halkına karşı öfken alevlensin? Onları Mısır'dan büyük kudretinle, güçlü elinle çıkardın.
Mısırdan Çıkış/Exodus......32/12 Neden Mısırlılar, 'Tanrı kötü amaçla, dağlarda öldürmek, yeryüzünden silmek için onları Mısır'dan çıkardı' desinler? Öfkelenme, vazgeç halkına yapacağın kötülükten.
Mısırdan Çıkış/Exodus......32/13 Kulların İbrahim'i, İshak'ı, İsrail'i anımsa. Onlara kendi üzerine ant içtin, 'Soyunuzu gökteki yıldızlar kadar çoğaltacağım. Söz verdiğim bu ülkenin tümünü soyunuza vereceğim. Sonsuza dek onlara miras olacak' dedin."
Mısırdan Çıkış/Exodus......32/14 Böylece RAB halkına yapacağını söylediği kötülükten vazgeçti.

Böyle nitelendirmelerin yapıldığı KİTAPLAR İLAHİ OLABİLİR Mİ? Böyle metinlerden meydana gelmiş Kitaplara Müslümanlar yönlendirilir mi?

BİR NİTELENDİRME DAHA; ALLAH'IN YAZISI
Mısırdan Çıkış/Exodus......32/15 Musa döndü, elinde antlaşma koşulları yazılı iki taş levhayla dağdan indi. Levhaların ön ve arka iki yüzü de yazılıydı.
Mısırdan Çıkış/Exodus......32/16 Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar O'nun yazısıydı.
Mısırdan Çıkış/Exodus......32/17 Yeşu, bağrışan halkın sesini duyunca, Musa'ya, "Ordugahtan savaş sesi geliyor!" dedi. "Ne yenenlerin, Ne de yenilenlerin sesidir bu; Ezgiler duyuyorum ben."
Mısırdan Çıkış/Exodus......32/18 Musa şöyle yanıtladı:

SANKİ ÜFÜRÜKCÜLER MUSKANIN SUYUNU İÇERİR GİBİ HEYKELİN SUYUNU İÇİRİYORLAR...
Mısırdan Çıkış/Exodus......32/19 Musa ordugaha yaklaşınca, buzağıyı ve oynayan insanları gördü; çok öfkelendi. Elindeki taş levhaları fırlatıp dağın eteğinde parçaladı.
Mısırdan Çıkış/Exodus......32/20 Yaptıkları buzağıyı alıp yaktı, toz haline gelinceye dek ezdi, sonra suya serperek İsrailliler'e içirdi.
Mısırdan Çıkış/Exodus......32/21 Harun'a, "Bu halk sana ne yaptı ki, onları bu korkunç günaha sürükledin?" dedi.
Mısırdan Çıkış/Exodus......32/22 Harun, "Öfkelenme, efendim!" diye karşılık verdi, "Bilirsin, halk kötülüğe eğilimlidir.
Mısırdan Çıkış/Exodus......32/23 Bana, 'Bize öncülük edecek bir ilah yap. Bizi Mısır'dan çıkaran adama, Musa'ya ne oldu bilmiyoruz' dediler.
Mısırdan Çıkış/Exodus......32/24 Ben de, 'Kimde altın varsa çıkarsın' dedim. Altınlarını bana verdiler. Ateşe atınca, bu buzağı ortaya çıktı!"
   
 

3-2/2.....Hoşea 8,5-6

  Hoşea......8/5 Ey Samiriye, atın buzağı putunuzu, Öfkem alevleniyor size karşı! Hiç mi temiz olamayacaksınız?
Hoşea......8/6 Çünkü bu İsrail'in işidir.O buzağıyı bir usta yaptı, Tanrı değildir o.Samiriye'nin buzağı putu parçalanacak.
   
 

3-2/3.....I Krallar 1,28

  1 Krallar......1/28 Kral Davut, "Bana Bat-Şeva'yı çağırın!" dedi. Bat-Şeva kralın huzuruna çıkıp önünde durdu
   
  3-3.....ŞURA...39....KM, Çıkış 32,26-29; Luka 19,27
  42 - ŞURA........ 39. Bir zulüm ve saldırıya uğradıkları zaman kendilerini savunurlar.
   
  3-3/1....Çıkış 32,26-29
  Mısırdan Çıkış/Exodus......32/26 Musa ordugahın girişinde durdu, "RAB'den yana olanlar yanıma gelsin!" dedi. Bütün Levililer çevresine toplandı.
Mısırdan Çıkış/Exodus......32/27 Musa şöyle dedi: "İsrail'in Tanrısı RAB diyor ki: 'Herkes kılıcını kuşansın. Ordugahta kapı kapı dolaşarak kardeşini, komşusunu, yakınını öldürsün.'"
KİMLERİN TANRISI DİYORLAR? "İsrail'in Tanrısı" DİYORLAR. Sadece İsraillilere ait bir Tanrı. Sadece onları düşünen, onları koruyan, diğer tüm ulusları yok etmeye çalışan İSRAİL'LİLERE AİT BİR TANRI. amentümuz aynı, aynı ALLAH'A İNANIYORUZ" diyenlere duyrulur. "Amentu'da biriz, Ana konularda anlaştık Teferruatta ayrılıklarımız var" diyenler çoktan din değiştirmişlerde bizlerin haberleri olmamış anlaşılan.

DAHA, "ALLAH'IN BİRLİĞİNDE" MUTABIK OLMAYANLARIN KİTAPLARINA NASIL OLURDA KUTSİYET KAZANDIRMA ÇALIŞMALARI YAPILABİLİR. Böyle metinlerden meydana gelmiş Kitaplara Müslümanlar yönlendirilir mi?

Mısırdan Çıkış/Exodus......32/27 Musa şöyle dedi: "İsrail'in Tanrısı RAB diyor ki: 'Herkes kılıcını kuşansın. Ordugahta kapı kapı dolaşarak kardeşini, komşusunu, yakınını öldürsün.'"
Mısırdan Çıkış/Exodus......32/28 Levililer Musa'nın buyruğunu yerine getirdiler. O gün halktan üç bine yakın adam öldürüldü.
Mısırdan Çıkış/Exodus......32/29 Musa, "Bugün kendinizi RAB'be adamış oldunuz" dedi, "Herkes öz oğluna, öz kardeşine düşman kesildiği için bugün RAB sizi kutsadı."

RAB'IN KUTSAMASI İÇİN KARDEŞLERİNİ ÖLDÜRME EMRİ VEREN (suçlu, suçsuz ayrımı yapmadan, çoluk çocuk demeden, yaşlı kadın ayrımı yapmadan, ana-baba, kardeş, eş gözetmeden; önüne geleni) BİR PEYGAMBER ANLAYIŞININ OLDUĞU BİR KİTABA NASIL İLAHİ KİTAP DENİLEBİLİR. Böyle metinlerden meydana gelmiş Kitaplara Müslümanlar yönlendirilir mi?
   
  ADRES CİVARI...
  Mısırdan Çıkış/Exodus......32/30 Ertesi gün halka, "Korkunç bir günah işlediniz" dedi, "Şimdi RAB'bin huzuruna çıkacağım. Belki günahınızı bağışlatabilirim."
Mısırdan Çıkış/Exodus......32/31 Sonra RAB'be dönerek, "Çok yazık, bu halk korkunç bir günah işledi" dedi, "Kendilerine altın put yaptılar.

İSTEKLERİMİ YAPMAZSAN BEN BU İŞTE YOKUM DİYE TEHDİT EDİLEN BİR TANRI ANLAYIŞININ İŞLENDİĞİ KİTAPLARA NASIL İLAHİ KİTAPLAR DENİLEBİLİR. Böyle metinlerden meydana gelmiş Kitaplara Müslümanlar yönlendirilir mi?

Mısırdan Çıkış/Exodus......32/32 Lütfen günahlarını bağışla, yoksa yazdığın kitaptan adımı sil."
Mısırdan Çıkış/Exodus......32/33 RAB, "Kim bana karşı günah işlediyse onun adını sileceğim" diye karşılık verdi,
   
  3-3/2....Luka 19,27
  Luka......19/27 `Beni kral olarak istemeyen o düşmanlarıma gelince, onları buraya getirin ve gözümün önünde kılıçtan geçirin!'»
Luka......19/28 İsa, bu sözleri söyledikten sonra önden yürüyerek Kudüs'e doğru ilerledi.
   
   
  3-4.....ARAF...152....KM, Çıkış 32, 34-35
  7 - A'RAF......... 152. Buzağıyı ilah edinenlere mutlaka (ahirette) Rablerinden bir gazab, dünya hayatında ise bir zillet erişecektir. İşte biz iftiracıları böyle cezalandırırız.
   
  Çıkış 32, 34-35
  Mısırdan Çıkış/Exodus......32/34 "Şimdi git, halkı sana söylediğim yere götür. Meleğim sana öncülük edecek. Ama zamanı gelince günahlarından ötürü onları cezalandıracağım."
Mısırdan Çıkış/Exodus......32/35 RAB halkı cezalandırdı. Çünkü Harun'a buzağı yaptırmışlardı.
   
  3-5.....BAKARA...54....KM, Çıkış 32,27-28, 4,66
  2 - BAKARA........54. Mûsâ kavmine dedi ki: “Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün (kendinizi düzeltin). Bu, Yaratıcınız katında sizin için daha iyidir. Böylece Allah da onların tövbesini kabul etti. Çünkü o, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir.”
   
  Çıkış 32, 27-28
 

Mısırdan Çıkış/Exodus......32/27 Musa şöyle dedi: "İsrail'in Tanrısı RAB diyor ki: 'Herkes kılıcını kuşansın. Ordugahta kapı kapı dolaşarak kardeşini, komşusunu, yakınını öldürsün.'"
Mısırdan Çıkış/Exodus......32/28 Levililer Musa'nın buyruğunu yerine getirdiler. O gün halktan üç bine yakın adam öldürüldü.

TÖVBEYİ; SUÇLU, SUÇSUZ AYRIMI YAPMADAN, ÇOLUK ÇOCUK DEMEDEN, YAŞLI KADIN AYRIMI YAPMADAN, ANA-BABA, KARDEŞ, EŞ GÖZETMEDEN; ÖNÜNE GELENİ ÖLDÜRMEK OLARAK GÖREN BİR ZİHNİYETİN ÜRETİMİ OLAN KİTAPLARA NASIL İLAHİ KİTAPLAR DENİLEBİLİR. Böyle metinlerden meydana gelmiş Kitaplara Müslümanlar yönlendirilir mi?

   
  SİNA'da KİTAP VERİLMESİNİN ARKASINDAN BAŞLATILAN, ÖLDÜR EMRİNİN ÖRNEKLENDİĞİ "AHİT'TE ÖLDÜR EMRİ" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
   
   
  VERİLEN ADRESLERİN, YAPISINA GÖZ ATARSAK...
   
  ÖNCELİKLE;
 
   
  Kitab-ı Mukaddes olarak adlandırılan, Yeni ve Eski Ahitin bir arada bulunduğu, kitapta; 66 adet müstakil kitap, bu kitaplarda konulara ayrılmış/ başlık altında toplanmış 1189 adet bölüm ve bu bölümlerde toplam: 31.101 adet Madde var

31.101 adet maddelerine benzeşir olduğunu iddia ettikleri / "Kur'an'ı Kerim'de" kendi kitaplarına kelime anlamında yakın (mana değil) diyebildikleri 290 adet Ayet'i işaret edebilmişler. O bulunanlarında çoğu alakasız şeyler. Aynı bağlantıları ansiklopedi maddeleri ile de kurabilirsiniz. Kuş ismi geçti diye, kuşlarla ilgili, oğul ismi geçti diye oğullarla ilgili, adet dönemi geçti diye adetlerle ilgili, zina geçti diye zina ile ilgli maddeler, benzeşirlik olduğu iddiası ile işaretlenmiş.

Diğer bölümlerde de bu Kur'an ayetlerinde geçen isimler geçiyor ama orada müşterilerin ilk ağızda görmesini/karşılaşmasını istemedikleri maddeler var. Yukarıda örneklerini sıraladığım gibi niceleri. Kitaplarını ilahi ilan edenlere, müşteri toplayanların, Kur'an' Kerim'den bulabildiği/ilişkilendirebildikleri Ayet sayısı 290 Ayet.

Kur'an'ı Kerim'de, Besmeleler hariç 6.236 Ayet var.Besmeleler dahil 6350 Adet Ayet var. 6236 ayetten sadece 290 ayetle tüm zorlamalar ile benzeşir bulabilmişler. Yaklaşık %5'i. Peki nasıl oluyorda O, kitaplara uyan ehli kitap oluyor, Nasıl oluyorda o kitaplara bunlarda ilahi kitaplar denilebiliyor.

Kur'an'ı Kerim'in 6236 ayetine karşılık, Eski ve Yeni ahit toplamında 31.101 madde var ve benzeşir diye ortaya sürebildikleri Kur'an ayet sayısı sadece 290 adet. .....
O'DA, ONCA YAPILAN ZORLAMALARA RAĞMEN..
   
  Kur'an'ı Kerim de 114 tane Sure var.Bu surelerden sadece 54 tanesi ile Eski ve Yeni Ahit'in,1,189 bölümü arasında, tüm çabalarına rağmen bukadar sure ile ilişki kurabilmişler. Bu nasıl, TABİİ OLANLARI/OLUNANLARI EHLİ-KİTAP UNVANINA SAHİP KILABİLECEK OLAN KİTAP.Allah'ın "getirin okuyun dediği", "Onlar, size indirilene de, sizden önce indirilene de uyarlar" dediği, kendisinin vayhi olduğunu belirttiği kitaplar, Diyologcuların, insanları yönlendirdikleri bu metinler olabilir mi?

Söylediklerinde, iddialarında hiç akıl mantık var mı?.Vicdanın olmadığı mantık ancak elektronik devrelerde mevcuttur. Nasıl programlanmışsa, nasıl işlenmişse hiç duraksamadan, "ve-veya" gibi kapıları açar kapar.
   
  Budist iken sonradan Hıristiyan olanlarda, bu mantığa göre ehli Kitap oluyor. Ehli Kitap demek, Kitaba ehil olmak mı demek yoksa, Kitabın içindeki ayetlere ehil olmak mı demek.? KİTAP'A EHİLMİ yoksa AYETLERE EHİL Mİ?

Ayetlere ehil olmadan (aşina/usta) olmadan (kitap içi ehliyet almadan) Kitaplara ehil olunamaz ki. O, dinde ehliyet sahibi olunamaz ki. Olsa, olsa kitap kapağında yazana aşinalık olabilir. Kitap kapağının üstünde aynı isim yazıyor diye kitap ehli olunmaz.

Ehli kitapla ilgili daha geniş açıklamalar TELLALİYE sayfalarında.
   
  KUR'AN'DAN, AHİT KİTAPLARINA, ADRESLEME İÇİN KULLANILAN SURELER VE SURELERDEKİ İŞARETLENEN AYETLERİNİN SAYISAL DÖKÜMÜ...
 
   
  Toplam 54 sureye ait 290 Ayetin benzeşirliğini öne sürebilmişler.Geriye kalan, 60 SURE ile bir benzesirlik iddiasında bulunamamışlar.
   
  YENİ AHİT'TE ADRESLENMİŞ OLAN MADDELERİN DÖKÜMÜ....
   
 
   
  TOPLAM:..YENİ AHİTTE, BENZEŞİR OLDUĞU İDDİASI İLE 155 Adet YÖNLENDİRME YAPILMIŞ / ADRES VERİLMİŞ.....
   
  ESKİ AHİT'TE ADRESLENMİŞ OLAN MADDELERİN DÖKÜMÜ....
 
   
  TOPLAM:..ESKİ AHİTTE; BENZEŞİR OLDUĞU İDDİASI İLE 328 Adet YÖNLENDİRME YAPILMIŞ / ADRES VERİLMİŞ.....
   
  YENİ VE ESKİ AHİTTE TOPLAM: 155+328=483 Adet YÖNLENDİRME YAPILMIŞ / ADRES VERİLMİŞ...
   
  TABLOYA BİR KEZ DAHA GÖZ ATARSAK, DURUMU DAHA İYİ KAVRAYABİLİRİZ..
   
  KİTABI MUKADDES ..E+Yeni Ahit...................Kitap Sayısı...66 Adet ......................... Bölüm Sayısı........1.189 Adet .............. Madde Sayısı...31.101 Adet
   
  31.101 madde içinden sadece, Kur'an'ı Kerim'e ait ayetlerle, benzeşir olduğunu söyleyebildikleri, sadece (kendi kitaplarından) 483 madde. Nasıl oluyor da, yönlendirdikleri o kitaplar, "ilahi" olabiliyor? Anlayabilmek gerçekten imkansız. Müslüman, kimlikli olanların, o kitapları ilahi görüp/gösterip, insanları yönlendirmelerini anlamak ise hepten imkansız.Eğer, keyiflere göre meydana getirilen kitaplara bakılarak, Cennete ulaşılabiliyorsa, kulluğun hedefi olan 'mutlu ahiret yaşamına' kavuşulabiliyorsa, O halde Allah niye? Kur'an'ı Kerim'i indirdi, Neden Hz. Muhammed'i gönderdi.

Eğer onlar ilahi kitaplarsa / Eğer onlarda Allah'tan Vahiy edilmiş kitaplarsa, neden bu kadar büyük farklılıklar oluşuyor. Allah, herkeze farklı kitaplar mı göndermiş, yoksa onlar, kafalarına göre takılma yolunu seçipte, gönüllerince kitaplar mı yazmışlar. Allah'ın İndirdiklerinde emrettiği İman, onlara zor geldi de "bizler sadece inanmakla yetineceğiz" diye yeni kitaplar mı yazdılar?
   
  Elleriyle kitaplar yazıp, "işte bizde senin indirdiğin gibi kitaplar yazdık" diye kendi kitaplarına inanmak istemelerini anlıyorum da, o kitapların ilahi olduğuna Allah'ı inandırmaya çalışmalarını ise anlamak mümkün değil..
   
  Allah, Kur'an'ı Kerim de şöyle buyuruyor.
  13 - RA'D........... 33. Allah'a ortaklar tanıdılar. Peki, her benliğin yaptığı işin başında duranla bunlar bir mi? De ki: "Onları isimlendirin. Yoksa siz Allah'a, yeryüzünde bilmediği birşey mi haber veriyorsunuz? Yoksa, anlamsız bir laf mı ediyorsunuz?" Hayır, küfre sapanlara, tuzakları süslü gösterildi de yoldan döndürüldüler. Allah'ın şaşırttığına kılavuzluk edecek yok.
   
  Hadi! buna rağmen, sizler kendi ellerinizle yazdıklarınıza göre dini yaşamınızı düzenliyorsunuz, buna da bir lafımız yok fakat ne oluyorda, Kur'an'ı Kerim'e tabi olanlar sizi rahatsız ediyor, müslümanları niye saptırmaya çalışıyorsunuz onu da anlayamıyorum. Sizi rahatsız eden ne? İman mı?
   
  Allah, Kur'an'ı Kerim de şöyle buyuruyor.
  47 - MUHAMMED.26. Bu böyledir. Çünkü onlar, Allâh'ın indirdiğinden hoşlanmayanlara: "Bazı hususlarda size itâ'at edeceğiz" dediler. Oysa Allâh, onların gizlediklerini biliyor.
   
  Hz. Adem'in, Allah'a adak sunan ama takvada ilerleyemediği için, adağı kabul edilmeyen oğulun, yolunda hızla ilerliyorlar.. Adağı, kabul olmayan oğul için iki seçenek vardı; Ya Allah'ın yolunda ilerleyerek, yani imanını artırarak yeryüzünde makbul ve muteber biri olarak, uyulan biri olacak yada adağı kabul edilen kardeşini öldürerek, yeryüzünde gerçek anlamda makbul, muteber biri kalmadığı için, makul ve muteber sayılarak uyulan biri olacak. O, ikinci (katilliği) yolu tercih etti böylece katil oldu.

Artık çevresinde, imanı kendisinden daha üst olan kalmamıştı. Allah'a, imtihan için tekrar adak sunmasına da gerek kalmamıştı. Çünkü; herkesin de kabul ettiği gibi, yeryüzünde, kendisinden daha TAKVA'DA İLERİ OLAN biri yoktu. Artık örnek alınan, sayılan, bilge biri olmuştu..Meğer ne kadarda kolaymış, imanı en kuvetlilerden olmak. Eğer, imanı zayıflatır, yok eder kendi seviyene / kendi arzularının altına getirirsen bu işi kıvırmışsın demektir.
   
  Ellerinle kitaplar yazıp, Allah'a oğullar isnat edip, ortaklar koşar ve de, "en imanlılar biz olmalıyız, bize uyanlar en imanlılar olabilir" dersen, bu isteğinde de ısrarlıysan, o zaman yapacağın tek şey,(sürekli yaptıkları gibi) gerçek imanlıları ve imanı tasviye etme çalışmalarına ağırlık vermektir.Böylece; Allah'ın emrettiği, iman yok etmiş, öngördüğün (hayalindeki) inanç sistemini devreye almışsındır.

Artık, Allah'a, karşı savunmanı da (züğürt tesellisi) hazırlamışsındır. Mazeretleri, Hz. Adem'in katil oğlundan bu yana hep aynı;"En imanlılar bizlerdik bizden daha imanlılarını göremedik.Atalarımızda kalan bu kitaplara da uyduk". Allah, onlar için sadece Yaratan Konumun da.(Herşeyi işitmez görmez -HAŞA- )Örnek;

Tekvin/Yaradılıs...4/8 Kayin kardeşi Habil'e, "Haydi, tarlaya gidelim" dedi. Tarlada birlikteyken Kayin kardeşine saldırıp onu öldürdü.
Tekvin/Yaradılıs...4/9 RAB Kayin'e, "Kardeşin Habil nerede?" diye sordu. Kayin, "Bilmiyorum, kardeşimin bekçisi miyim ben?" diye karşılık verdi.


Böyle bir Tanrı inancının olduğu, onaylayacak ve o inançlara da ilahi damgasını vurarak vize verecekseniz bu sizin sorununuz.
Aağıdaki gibi kişisel selam ve isteklerin yer aldığı mektupların İlahi metinler olduğuna inanıyorsanız/olabileceğine ihtimal veriyorsanız HADİ O KİTAPLARLA CENNETE GİTME YOLLARINI ARAYINIZ.. Onun için o kitaplara Pavlus'un mektupları deniliyor.

O kitaplarda alıştığınız, imani mefhumların olduğunu zannediyorsanız yanılıyorsunuz. O kitaplarda SADECE BİR İNANÇ SİSTEMİ anlatılmaktadır. Zaten, Allah'ın emrettiği İman, onlara zor geldiği için bu inanç sistemini ortaya çıkarmışlardır.HERŞEYE İNANABİLİRSİN, HER ŞEYİ YAPABİLİRSİN AMA TANRI'YA DA İNANMAYI İHMAL ETME SİSTEMİDİR. ONLAR İÇİN TEK TANRIYA İNANMAK yada TANRI YANINA BAŞKA GÜÇLER KOYMAK BENİMSEMEK ÖNEMLİ DEĞİLDİR. (Tanrı oğlu İsa Mesih, azizler, kutsallar, kutsamalar...gibi..) ONLAR İÇİN ÖNEMLİ OLAN; TEK TANRI ADINA TAPINMAK, HERŞEYİ ONUN ADINA YAPTIK DEMELERİ YETERLİ..

Bütün dinler bir şeylere inanmaya dayanır.Allah'a inanmakla, İman etmenin arasındaki fark gibi. Allah bizlerden iman etmemizi istiyor. Örnekler vererek, insanların, bir kısmının inandığını ama onların iman etmediklerini belirtiyor.

Filimun..1/10>11 Ben hapisteyken kendisine manevi baba olduğum, bir zamanlar sana yararsız, ama şimdi sana da bana da yararlı olan oğlum Onesimus'la ilgili bir ricam var.
Filimun..1/12 Kendisini, yani can ciğerimi sana geri gönderiyorum.
Filimun..1/13>14 Müjde'nin uğruna tutuklu kalacağım sürece senin yerine bana hizmet etmesi için onu yanımda alıkoymak isterdim; ama senin onayın olmadan bir şey yapmak istemedim. Çünkü yapacağın iyiliğin zorunluluktanmış gibi değil, gönülden olmasını istedim.
Filimun..1/15 Onesimus'un bir süre senden ayrılmış olması, belki de onu temelli geri alman içindi.
Filimun..1/16 Onu artık köle değil, köleden üstün, sevgili bir kardeş olarak geri alacaksın. O, özellikle benim için çok değerlidir. Ama hem bir insan, hem de Rab'be ait biri olarak senin için daha da çok sevilecek bir kardeştir.
Filimun..1/17 Buna göre eğer beni yoldaşın sayıyorsan, onu beni kabul eder gibi kabul et.
Filimun..1/18 Sana herhangi bir haksızlık etmişse, ya da bir borcu varsa, bunu benim hesabıma say.
Filimun..1/19 Ben Pavlus bunu kendi elimle yazıyorum, bedelini ben öderim. Senin kendi yaşamını bile bana borçlu olduğunu söylememe herhalde gerek yok.
Filimun..1/20 Evet kardeş, Rab yolunda bana bir yardımın olsun. Mesih'te yüreğimi ferahlat.
Filimun..1/21 Sözümü dinleyeceğinden emin olarak ve istediğimden fazlasını da yapacağını bilerek sana yazıyorum.
Filimun..1/22 Aynı zamanda bana kalacak bir yer hazırla. Çünkü dualarınızın aracılığıyla sizlere bağışlanacağımı ümit ediyorum.
Filimun..1/23>24 Mesih İsa uğruna kendisiyle birlikte tutuklu bulunduğum Epafra, emektaşlarım Markos, Aristarkus, Dimas ve Luka sana selam ederler.
Filimun..1/25 Rab İsa Mesih'in lütfu ruhunuzla birlikte olsun. Amin.
   
  Y.AHİT'te YER ALAN KİŞİSEL İSTEKLERİ ve SELAMLARI İÇEREN. TANRI ESİNLEMESİ DEDİKLERİ "SELAM ve İSTEKLER " sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.  
   
  İşte bu; Tanrı'nın sözcülüğüne soyunmanın, 'kendin pişir kendin ye' yöntemine tipik bir örnektir. Kitapları sen yazmışsındır, kuralları sen koymuşsundur,seçilen makam sahibini sen belirlemişsindir, makamın görevlerini ve kudretini sen saptamışsındır (makam yetkilerini belirleyenler, esasında tanrının yetkilerini tırpanlıyorlar. Tanrının bir takım yetkilerini yok ediyorlar- hayal fakirin ekmeği derler-)
   
  KENDİLERİNİN DE İLAHİ OLMADIĞINI KABUL ETTİKLERİ KİTAPLARA ÇAĞRILIYORUZ.
ELLERİ İLE YAZDIKLARI KİTAPLARI, SIRF YER-YÜZÜNDEKİLERİN ÇOĞUNLUĞU İNANIYOR DİYE, KUR'AN'I KERİM'İN İÇİNE SOKARAK, YÖNLENDİRMELER YAPMAK, KUR'AN'I KERİM'İN NURUNU SÖNDÜRÜP, BAŞKA SUNİ/DOGMATİK FER'LERİ, NUR DİYE ORTAYA ÇIKARTMA ÇALIŞMASIDIR. KUR'AN'I KERİM'İ KİRLETMEKTİR.
   
  Elleri ile yazdıkları kitaplar diyorum, çünkü bunu kendileri söylüyor.
   
  "İNCİL NASIL YAZILDI" ADLI İNCELEMEYİ, KENDİ KALEMLERİNDEN OKUMAK İSTERSENİZ BU BAĞLANTIYI KULLANABİLİRSİNİZ. (Prof.F.F.Bruce)