DÜŞLER KUMPANYASINDAN, UÇURULANLARIN HİKAYESİ...
   
   
   
  SAYFASINA BU BAĞLANTIYI KULLANARAK ULAŞABİLİRSİNİZ
   
   
  8 - ENFAL.......... 53. Bunun sebebi şudur: Bir toplum kendilerinde bulunan (iyi davranışlar)ı değiştirmedikçe Allah onlara verdiği bir nimeti değiştirmez ve şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
   
  BİR ÇOK MEHDİ ADAYININ HAZIR BEKLEDİĞİNİ SANIYORUM. Ortaya çıkamıyorlar çünkü ortaya çıkmaları için (anlattıkları/anlatılan rivayetlere dayanarak Kur'an'ı Kerim de Mehdi, Mesih ve Deccal diye birşey yok) önce; Deccal'in Dünyada zülum sergilemesi gerekiyor. Daha sonra beyazlara bürünmüş, Haçı ile Putu ile Mesih sahnedeki yerini alacak. Zülüm sergilettirdikleri, (Deccal olarak atadıkları) kan dökücü Deccal denen kişiyi, ortadan kaldıracak. İşte tam o esnada, Müslüman'ların da Haçlı ve Putlu Mesih'e katılımını hızlandırmak için, MEHDİ SAHNEYE ÇIKARILACAK, ki rivayetlere uyum sağlanmış olsun. Tek dünya devletinin oluşumu hızlansın. Mesih'e bağlı zombileri andıran kömün toplulukların yaşadığı eyaletler ortaya çıksın. TEK TANRININ, BİRİCİK EVLADI olarak lanse edilen Mesih, etrafında insanlar oyuncak haline getirilsin.
   
  Kısaca; Dünya üzerinde dökmeyi planladıkları daha çok kan var. Decca'le, yaptıracakları zulmü bir düşünün. Öyle bir zülüm sergilenecek ki, herkez kim olduğuna bakmadan, haçına, putuna aldırmadan Mesih bizi kurtar diye yalvaracak. Onların öngördüğü işaretlerle donanıp, kendi dinlerini ve kitaplarını göz ardı edecekler. Gösterilen herşeyin İLAHİ OLDUĞUNU SORGUSUZ SUALSİZ KABUL EDECEKLER.
   
  Tanrının kurallarını elleri ile yazdıkları kitaplarda sıralıyanlar onlar, Tanrının, yeryüzü temsilcisini seçen onlar, Tanrıya Oğul isnat edip, dini yeniden yapılandıranlar onlar , Tanrı adına Cennete gidenlere vize verenler onlar, Kitapların ilahiliğine karar veren onlar, Ahiret yaşamı yerine altınçağ icad eden onlar,....vs Bu sıraladıklarıma bakınca bizim kel oğlan bile bukadar uçuk hayallere dalmamıştır diyorum. Bu hayal için öyle bir hayal ki? Firavun da benzer bir hayal yüzünden gitti su yoluna...
   
 

Altın çağa, altın nesillerle, altın tabutlarla, altın'ın gücü ile gireceklerini sananların, ölmeden, dirilmeyi ümit edenlerin hayali....
Firavunda bu nedenden dolayı, (Au)altın tabut'ta altınları ile giriyordu mezara..
Göz kamaştırmalıydı görünüşü. buna hep birlikte Au-Ra (Altın-Ra) dediler, şifacıları ile birlikte..
Au-Ra'n göz kamaştırıyor, bilgelerin yolundan sakın ayrılma, öğretilerinden de taviz verme, bu Ra'nın yoludur, açık tut Şak-Ra'larını, dediler ve demeye de devam ediyorlar..
Çünkü o tanrı diye atadıklarının da ihtiyacı vardı, hayallerini sürdürebilmesi için, aynı hayallerin peşinde koşan, paraya ve mülke hükmeden, havuçluk yapacak, genellikle de turuncu taraftarlara

Her ne kadar temsilci ilan ettiği, kendi ismi ile anılan Fi-Ra-vun olsa da kendi ismi ile anılan Pi-Ra-mit'e girecekse de o, atanan tanrı'da biliyordu kendisinin ne kadar aciz olduğunu, yalandan da olsa altınlar ben'den diyemiyordu, hayalini kurdurduğu altın çağda.Tıpkı kötülüğü ile onlara güç kazandıran, kutsalları kob-Ra gibi..
Zehir saçmaktan arta kalan zamanlarda, sinsiliklerini bozan (duyulabilen / söylemleri) tek şey, sadece tısss(lamaları)...

   
  ALLAH KUR'AN'I KERİM DE..
  22 - Hac. ....73. Ey insanlar! size bir örnek verildi. şimdi ona iyi kulak verin. sizin Allah’tan başka taptıklarınız bir sinek dahi yaratamazlar, hepsi bunun için toplansalar bile. Eğer sinek onlardan bir şey kapsa bunu ondan kurtaramazlar. İsteyen de âciz, istenen de.
8 - ENFAL..37. Böylece Allah, pisi temizden ayıracak, pis kısmı birbirleri üstüne yığıp hepsini bir yerde toplayarak tümünü cehenneme sokacak. Hüsrana uğrayanların da kendileridir bunlar.
   
  Madem Mehdi söz konusu o halde, sahnelenen mehdiler oyunun dekorları figürleri olmalı ..
Önce mehdilik ortamı oluşturmak gerekir, öyle ya kurtarılacak pamuk prenses olmazsa neye yarar beyaz atlı şovalye, sonra ne yapar, 7 cüceler..
7 kıtada mutluluk içinde yaşayan insanlar da olmalı, kendilerine ait değerlerle şirin mi, şirin.?

İki grup gerekli, biri, iyileri elbette ki kendilerini temsil eden..diğeri kötüleri temsil eden..kısaca kendilerinden başka kim varsa.
Figürler olmalı sadece kötülüğü isteyen, kötülük sarmalı ki hertarafı ..insanlar kurtarıcı beklesin.Alıştırılmıştır, beyinler, kendilerini kurtaracak olan kurtarıcılarını aramaya.

Oysa, iyice bellemeliyiz ki kurtulmak için önce, kurtarıcılardan kurtulmamız gerekiyor.
Kurtarıcısı bol olan senaryolardan uzak durmamız gerekiyor.
Kurtarmaya geldik, barış, özgürlük için geldik, diye önce ülkesi işgal edilen, sonra köle yapılan adamı, ilk defa sinemaya getirmişler, filimde Tarzan Ceyn'i, kurtarmış.Filmlerde ki, klasik son olarakta, Tarzan ile Ceyn birlikte olmuşlar. Kısaca; Ceyn, kurtarıcısı tarafından öpülmüş..Adama, filmden ne anladın diye sormuşlar... Anladığım şu demiş adam; "kurtarıcı her halukarda, kurtardığını öpüyor".

İyi diye işaret edilenler,(esas oğlanlar) her filmde olduğu gibi kendileri olmalı ve kazanmalılar..
Kötüler ise her yapımda olduğu gibi, öldürüldüklerinde seyirciyi rahatlatan tipler olmalı..oh dedirtip, rahatlatmalı..
İyilerin komutanı kendilerinden olmalı, güçlü kuvvetli, he-men(o adam), Voltran (de-montbıl olamalı Sfensk başlı) gibi olmalı.Hercules'i aratmamalı
Kötülerin komutanı ise zayıf, çelimsiz, çirkin, hilkat garibesi, hep kaybeden olmalı..Kargamel, Falkonetti, Callut gibi...
O halde mehdi/mesih dedikleri baş rol oyuncusu onlara ait olmalı, deccal isimli oyuncu ise karşı tarafın..

Şimdi onlara öncelikle deccal lazım, ilk harekete başlayacak o olmalı senaryo gereği.Peki kim olacak deccal?. Yetiştirdiklerinin bir kısmını piyasaya sürdüler, bazılarını da imha ettiler.Bir kısmıda, ellerinin altında olsa gerek.Bir deccal değil deccaller sürüyorlar piyasaya. Allah bizi kurtaracak, bize kurtarıcı gönderecek, siz ferah olun yaptıklarınıza devam edin, yaptıklarımız yanlış olsa bize kurtarıcı gelirmi?.Bizi takip edin, bizden ayrılmayın ki kurtuluşa eresiniz, ışıklara gark olasınız.Mürşidi olmayanın, Mürşidi şeytandır diye çağrılar yapıyorlar şeytanın ordusuna.
Kimlere düşecek bu rol..? Bilerek, yada bilmeden ..

Kurtarıcının ismi var, yıllardır.Ama kurtarılacak olay yoktur. kötü ilan edilip karşısına ordular çıkarılacak deccal de..
Mehdi'niz, Mesih'imiz ile bir olup sizi de kurtaracak vaadi ile kurtarıcılık rolünü isteyenler...
Yüzyıllardır dehşet saçmakta her yerde ölüm getiren, kan döken makineleri ve politikaları ile..Kafalar karışıktır kim iyi, kim kötü diye..kur'an dan ve diğer vahiy kitaplarının, orjinal bilgisinden koparılmıştır insanlar,
Kafalar karışıktır kim iyi, kim kötü diye. Kur'an dan ve diğer vahiy kitaplarının, orjinal bilgisinden koparılmıştır insanlar,mürşidi olmayanın mürşidi şeytandır diye..
Allah yasak ettiği halde sesler hep yükseltilmiştir, Peygamberlerin seslerinin üstüne.Onun ağzından sözler uydurmuşlardır, Onun Kuran'a çağıran sözlerini bastırmak için.
Seslerini hep Hz. Muhammed'in sesini bastıracak şekilde yüksek tutmuşlardır, bunlar Allah'tandır diye uydurup durdukları ile.

   
  ALLAH KUR'AN'I KERİM DE..
  49 - HUCURAT......2. Ey iman edenler! Seslerinizi, Peygamber’in sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygamber’e yüksek sesle bağırmayın, yoksa siz farkına varmadan işledikleriniz boşa gider.

Kafalar karışık olmalı ki; sorulara cevap bulunamamalı, taraflar netleşmeli, aralar iyice ayrılmalı. hep yaptıkları gibi...Her dinde, her millette hizipler/fırkalar haline getirilmiş olanlar, kendi liderlerini, sevinerek mehdi'si olarak kabul etmeliler,

30-RUM............ 32. onlardan ki, dinlerini parçalayıp hizipler/fırkalar haline geldiler. her hizip kendi elindekiyle sevinip övünür.

Sayıları çok olmalı, her grubun kendi mehdi'si olmalı. Kendilerine gelmeyen mehdilik nasıl başkasına gelebilir,başkalarına mehdilik verilmesini asla kabul etmezler.Şöyle derler "Mehdiliğin onlara verilmesi kabul edilemez, üstelik onlar yanlış yolda iken"

43 - ZUHRUF.....30.- Ne var ki, hak kendilerine geldiğinde şöyle dediler: "Bu bir büyü, biz bunu inkâr ediyoruz!"
43 - ZUHRUF.....31.- Ve dediler: "Şu Kur'an, iki kent içinden büyük bir adama indirilmeli değil miydi?"

O nedenledir lider olarak benimsediklerinin, arkasında durmuşlardır hiç sorgulamadan kıbleye bakmadan, biat secdesine...
Çoban'larının sürdüğü yere gitmekteler, sorgusuz sualsiz..
Daha önce de; akıl hocalarının atalarıda "galip gelirlerse elbette büyücülere uyacağız" ..demişti
O nedenledir kendilerini, dinler arası diyalog yolunda nefer ilan etmişlerdir, hiç araştırmadan, düşünmeden şeytanın çağrısını görmeden...

69 - Hâkka.......40.Ki o, çok soylu bir elçinin sözüdür.
69 - Hâkka.......41.Bir şairin sözü değildir o. ne kadar da az inanıyorsunuz?
69 - Hâkka......42.Bir kâhinin sözü de değildir o. ne kadar da az araştırıp düşünüyorsunuz?
69 - Hâkka......43.Alemlerin Rabbi'nden bir indiriştir o.

Sanki ALLAH her millete her kavme ayrı ayrı din göndermiş gibi..İbrahim'i dinler diye çağırmışlardır, okumaktan ve düşünmekten yoksun bırakılmış insanları, diyalog yoluna.

3 - Ali İmran..19- Şüphesiz Allah katında din islam’dır. kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf, aralarındaki ihtiras ve aşırılık yüzünden ayrılığa düştüler.kim ALLAH’ın âyetlerini inkar ederse, bilsin ki Allah hesabı çok çabuk görendir.
3 - Ali İmran..66-"İşte siz böyle kimselersiniz! diyelim ki biraz bilginiz olan şey hakkında tartıştınız. ya hiç bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışıyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.
3 - Ali İmran..67- İbrahim ne Yahudi idi ne de Hıristiyan. fakat o, hanif (Allah’ı bir tanıyan, hakka yönelen) bir Müslümandı. Allah’a ortak koşanlardan da değildi.
2 - Bakara...140.Yoksa siz, "İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunları yahudi yahut hıristiyanlardı'mı" diyorsunuz? Söyle onlara: "siz mi daha bilgilisiniz yoksa Allah mı?" Allah'tan kendine ulaşmış bir tanıklığı gizleyenden daha zalim kim vardır! Allah, yapmakta olduklarınızdan habersiz değildir.

   
  Hikaye; müslüman ülkelerde, batının iyi yüzü, kötü yüzü var, bir gün onların iyi yüzü ile birlikte onların kötü yüzü ile savaşacağız diye anlatılır....

Ülkenin her tarafına salınmıştır sahtesiyle gerçeği ile unvanları bol olan meddahları din simsarları..
Karış karış dolaşıp, batını iyi yüzünü kötü yüzünü anlatsınlar diye, öyle ya bu global elitlerin projesidir...
Sık sık Kur'an okuyorduk, Çevşen okuyorduk derler..derler ki Çevşen'i Kur'an gibi sansın. dinleyenler onu Allah'tan sansın.....
Siz Kur'an okuyorsunuz ama bizde Havvas okuyoruz diyecek kadar da cahilleşmiş, yoldan çıkmışlardır..gözleri kararmıştır

ALLAH KUR'AN'I KERİM DE..
3 - Ali İmran.....78. Onlardan bir grup var ki, kitapta olmayan bir şeyi, siz kitaptan sanasınız diye dillerini kitapla eğip büker(sözlerini, kitabın sözü imiş gibi göstermek için kelimeleri dillerinde bükerek okur, onları, kitabın sözlerine benzetmeğe çalışır)lar ve: "o, Allah katındandır." derler. oysa o, Allah katından değildir. bile bile Allah'a karşı yalan söylerler.

Kur'an da son kitaptır.Tahrif edilmişlerdir ama onlarda mukaddestir derler. her ne kadar tahrif edilmiş olsalarda, bu konular, böyledir derler..Sanki orjinallerini biliyorlarmış gibi.
Kur'an öncekileri tasdikliyici onaylayıcı ve ayrıntlı kılıcı olarak gelmiştir.

10 - Yunus........37.Bu Kur'an, Allah'ın berisinden birilerince yalan isnatlarla oluşturulmuş değildir. O, kendinden öncekinin tasdiki ve kitap'ın ayrıntılı kılınmasıdır. Kuşku ve çelişme yoktur onda. âlemlerin Rabbi'ndendir.

Demekki; kur'an da olan her şey, ayrıntılı olmasa da onlarda varmış.o halde müslüman tavırlı olanlarda, bu kandırmaca niye.? .

3 - Ali İmran......3.4.O, sana kitab’ı hak ve kendisinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, daha önce Tevrat’ı ve İncil’i insanlar için birer hidayet olarak indirmişti. Furkan’ı da indirdi. şüphesiz, Allah’ın âyetlerini inkar edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.
5 - Maide.......... 47. İncil sâhipleri, allâh'ın onda indirdiği ile hükmetsinler. kim Allâh'ın indirdiğiyle hükmetmezse işte onlar, yoldan çıkmışlardır

Rehber olsun korunalım diye, kurtarıcınız işte bu diye, Allah, bizleri uyarıyor

10 - Yunus........32. İşte bu Allah'tır sizin hak Rabbiniz. Hak'tan sonra, sapıklıktan başka ne kalır ki? Peki, nasıl oluyor da yüz geri döndürülüyorsunuz?

   
  Hikaye; işaret edilen, senaryonun sahibi, o batı ülkelerinde, global efendilerin, elitlerin ülkelerinde ise;
Hiç bir şey yokmuş gibi davranın,zafer bizimdir, mealinde anlatılır..(kongre sözde cuma namazından sonra, yapılan gösteriler ve onlara söylenenler..)
Böylece ateşlenmiştir, dinler arası, medeniyetler arası diyalog . "Beraber çıktık bu yollara" nağmeleri eşliğinde".
Aynı yolun yolcusuyuz" denilmiştir.Aynı vagonda, aynı gemide denilmiştir.Orta yolu bulalım, DİNLERARASI DİYALOĞU, toplumlara yamayalım, demişlerdir.
İspanyol sanatçı Eugenio Merino'nun 'Cennete Giden Merdiven' ismini verdiği, heykel bu konuya iyi bir örnek.
   
  Yitshak ve Oğulları……………...http://www.sevivon.com/index.php?mid=838

Büyük Tanah yorumcularından Raşi, peygamber Ovadıa'dan alıntı yaparak onların YENİDEN BİRLEŞECEKLERİNİ açıklar, günlerin sonunda. Yaakov MANEVİ gücü temsil ederek Esav'a büyük FİZİKSEL güce diyor ki: “ Ben sana izin veriyorum, önden git ve İNSANLIK TARİHİNE FİZİKSEL olarak HAKİM OL. Fakat günlerin sonunda, ASLAN KUZUYLA birlikte yaşadığında, biz biraraya geliriz. O zaman YAHUDİLER EN ÜSTTE OLACAK.”

(Not: Yaakov /Yakup ve Esav İbrahim oğlu, İshak'ın oğulları. Yakup İsrailoğullarının atası. Abisi Esav ise, soyundan İsmail oğullarıyla evlenerek Amalek üretenlerin ve bölge insanlarının atası)
   
  Yahudi'nin, ayakları Hıristiyanın omuzlarına yük vermeyecek biçimde havada .Hıristiyanın hiçbir şekilde ibadetine engel olmuyor. Müslümanın ise; etrafında olanların farkında olamaması için, alnı secdeye değmeden, secde konumunda bırakılmış. Başını kaldırıp etrafında olanları göremiyor.Efendisinin secimi olan yolda, efendisine bağlı olarak, efendilerinin öğretilerinden kaynaklanan bir din anlayışı ile emredilenleri yapıyor. Sorgulamak, düşünmek, yanlış aramak öğretilenler arasında yok.İtiatsizlik İSE İMANI KAYBETMEKTİR / dinden çıkmaktır.

Belini doğrultamadan, başına getirileni anlayamadan sürecek diyalog dini..Hıristiyan değerlere, (önündeki itaba göre; protest ve ortodoks olarak) secde etmiş olarak kalacak. Kendisinin iman ettiği, kitap değiştirilmiş, yerine başka kitaplar koyulmuş. O ise hala kendisinin, doğru bir secde yaptığının inancında. Çevresinde olup biteni göremiyor, görmesine de imkan verilmiyor. Kendisine bu doğrudur denilenleri kayıtsız şartsız bir teslimiyetle yapıyor.
   
  Eugenio Merino dinler arası diyalog
   
  ALLAH KUR'AN'I KERİM DE..
  8 - ENFAL.......... 22. Çünkü yeryüzünde debelenenlerin Allah katında en kötüsü, akıllarını işletmeyen sağır-dilsizlerdir.
   
  Hikaye, 1000 (bin) yıl sürecek, bedavadan cennet, kurt ile kuzu yanyana, sepetler dolusu_ altın vaat'leri ile sona erer, sonrası..?
Sonrası nı düşünmek bile istemiyorlar. Tüm bu hengamenin, hikayenin amacı da o değilmi zaten..? Her renk havucun peşinden gidenleri avlamak.
Esasın da yol haritalarını oluşturanlar da biliyor, Kıyam'dan kaçamıyacaklarını.
Altınçağ diye öne sürdükleri şeyin din adamları tarafından, deforme ettikleri kıyamet gününden başka bir şey olmadığını.

82 - İnfitar.......19.BİR GÜNDÜR ki o, bir benlik bir başka benlik için hiçbir şeye güç yetiremez. O GÜN, buyruk yalnız Allah'ındır!
22 - Hac.........47.Senden aceleyle azabı istiyorlar: Allah, vaadine asla ters düşmez. Şu da bir gerçek ki Rabbinin katındaki bir GÜN, sizin saymakta olduğunuzun BİN YIL gibidir

Ayetten, din günü (bizim ölçülerimizle) bin yıl olabilir.Yaptıklarını örtebilmek için, peşlerinden kitleleri sürükleyebilmek için, Altın çağ havucunu ortaya çıkarmışlardır.Bu nedenden dolayı orada zenginliğin hat safhada olacağını, barışın hüküm süreceğini, hiç kimsenin kötülük yapamıyacağını, hiç kimsenin haksızlığa uğramıyacağını anlatıp dururlar.

78 - Nebe.......38. O gün, Rûh ve melekler saf bağlayıp kıyama geçerler. Rahman'ın izin verdiği dışındakiler konuşamazlar. O izin verilen, doğruyu söyler.
83 - Mutaffifin...6. Bir gün ki, insanlar, âlemlerin Rabbi huzurunda kıyama geçerler.
27 - Neml.......85. Zulümlerinden dolayı sözü edilen azap tepelerine iner de artık konuşamazlar.

Onlar için önemli olan, Dünya'da, nefislerini tatmin edebilmek...Atalarından gelen geleneklerle, öğretilerle, egolarının, kibirlerinin, tanrı kabul ettiklerinin, emrettiği yaşamı, ahiret korkusu olmadan sürdürebilmek.Hayal işte bu, hayal fakirin umut'u değil mi..?

11 - Hud........20.Onlar yeryüzünde (Allah’ı) âciz bırakabilecek değillerdir. onların Allah’tan başka sığınabilecekleri bir yardımcıları da yoktur. Azap onlar için kat kat artırılacaktır.Çünkü onlar (gerçekleri) işitmeğe Tahammül edemiyorlar, hem de görmüyorlardı.
24 - Nur.........57.Sakın o küfre sapanların, yeryüzünde âciz bırakıcı güçler olduklarını zannetme. varacakları yer ateştir onların. ne kötü dönüş yeridir o, ne kötü!

Mehdi söylentisi de bu oyunun sahne adıdır. Gerçek ismi söylenmez heryerde. Şöhret için önce isimler değiştirilir, racon bunu emreder..Neonlu afişlerde albenili durması gerekir isimlerin. Manası olmalı hakkında yazılar yazılacak, derin mi derin..

Elbette onlar, karşı taraftan bir değil birçok kişiyi uçurup, ilan ettireceklerdir mehdiliklerini..
Onlarda; uçan halılarına kurulucaklar, sımsıkı sarılacaklar kendilerine bahşedilen bu unvana..
Kimi saçını boyatacak, kimi alnını açacak, kimi başına halkalar ilave edecek, kimi 63'üme ne kaldı diyecek,kimi mehdi topaldır diyecek
Biri mehdilik teklifini bekleyecek, diğeri de o başka bahar'da diyecek. kendilerine ait hizip kitaplarına dayanarak.
Kendilerine önder olarak seçtiklerinin deyişlerine Bakarak. Kuran'da Allah mehdi ve mesih ile ilgili deliller vermediğine göre Allah'ın mehdisi olamıyacaklarını.
Tabi oldukları efendilerinin kitaplarından çıkartıyorlar mehdinin özelliklerini ve geliş zamanını.
Tabi oldukları hizip kitaplarına uygun, mehdide o efendinin mehdisi olur.Zaten onların peşinde oldukları nitelik değil nicelik.Unvan olsun yeterli.

Bu nedenle olsa gerek, "Şu sıralar mehdi dönemi değil diyen", diğerini korkutmak için; "ben görevliyim. ben çok derin yerlerden görevliyim"..."benim uzandığım yerler, çok derin"...." senin hiç bir dinleme cihazında dinleyemez,benim irtibatlarım kuvvetlidir".diyor. O derin yerden söylenenleri, doğru bilgi kabul edip, kerametmiş gibi süsleyip yayacaklar etrafa.duyanlarda diyecek ki vay be! ne dep-derin hoca..?

Öyle ya..keramet sahibi işitir, bilir görür, çünkü sistem işitmek, görmek ve cevap vermek üzerine kurulmuştur..Bu arada da teknolijiden de yararlanılır elbette.

   
  ALLAH KUR'AN'I KERİM DE..
  43 - Zuhruf......15. .............. Allah'ın kullarından bir kısmını o'nun bir parçası saydılar. gerçekten de insan apaçık bir nankördür.
37 - Saffat.....158. Allah'la cinler arasında bir nesep oluşturdular. yemin olsun, cinler de bilmiştir kendilerinin Allah huzuruna mutlaka getirileceklerini/cinler de bilmiştir, bunların Allah'ın huzuruna mutlaka çıkarılacaklarını.
68 - Kalem......36. Neyiniz var, nasıl hüküm veriyorsunuz?
68 - Kalem......37. Yoksa size ait bir kitap var da onda mı okuyorsunuz?
68 - Kalem......38. O kitapta, "beğendiğiniz her şey sizindir" diye mi yazılı?
68 - Kalem......39. Yoksa, "ne hükmederseniz mutlaka sizindir" diye sizin lehinize olarak tarafımızdan verilmiş, kıyamet gününe kadar geçerli kesin sözler mi var?

Mehdiliği savunan, Darwin ile ilgili bir programda, kendisinden ecel ile ait ayet, örneği verilmesi isteniyor, ilkini savuşturuyor, soru ikinci kez tekrarlandığında, çaresiz "ezberimde yok" diyor. kendi adı ile meal ve yüzlerce eser yayınlatıyor,bunları ben yazdım diyor, Mehdiliği bekliyor , bir (1) tane bile ecel ile ilgili ayet söyleyemiyor.
Aynı aday başka programda sinsilesini anlatıyor, mehdiliğin hakkı olduğunu ispat için ve kendisini korkutmaya çalışana tabela olsun diye. Hz.Hüseyin'in oğlu Hz. Ali Zeynelabidin'in dedesi olduğunu iddia ediyor. Dedesinin de Kerbela'da olduğunu ama hasta olduğu için ŞEHİT olmaktan kurtulduğunu söylüyor. Dikkat edin ŞEHİT olmaktan kurtuldu diyor. Neden kurtulmuş şehid olmaktan, hani şehit olanların birkez daha olmak istediği söylenen mertebe. İmanla uzaktan yakından ilgisi olmıyanların söyleyeceği sözler bunlar.

ÖRNEK:Bizans İmparatorluğu'yla Müslümanlar arasındaki ilk çarpışma olan, Mute savaşından...
Müslümanlar, Mute Meydanı'nda yapılan çarpışma öncesinde, Bizanslıların çok kalabalık orduyla, geldiklerinin (100.000) bilgisine ulaşırlar.
Kendilerinin sayısı, onların 10'da bir bile değildir.Bunun üzerine içlerinden bir kısımı, Hz. Muhammed'e haber gönderilmesi ve gelecek olan cevaba göre hareket edilmesini istedi.
Komutanlardan, Abdullah bin Revaha'nın "çekindiğimiz şey, ele geçirmek için yola çıktığımız şeydir, yani şehid olmaktır. Dinimizi yüceltmek için savaşalım. Ya şehid, ya gazi olacağız. Bunun ikisi de güzel değil mi?" sözleri, herkesin fikrini değiştirdi ve savaşa karar verildi. Abdullah Bin Revaha, bu savaşta şehid olmuştur.
Onlar sehidliğe bu anlayışla yaklaşırken, mehdi olduğununkabul görülmesini bekleyen, zat, Şehid olmaktan kurtuldu diyor.

Mehdi diye atansa, kötüler (onların tanımı iyiler, kötüler ile savaşacak tezi onların) saldırıyor denildiğinde, herhalde sahne şu olur; mehdi ordularının başına geçmemek için,elbette kendisine ait, tam teşekküllü hasTahaneden, savaşa katılamaz raporu alıyor.Mazalllah şehit falan olurda. Onun mevcudiyeti olmassa Dünya'nın hali nice olur. Saltanatı kim sürer, kime kalır, altından sular akan köşkler.?

ALLAH KUR'AN'I KERİM DE..
4 - Nisa...........72. İçinizden öylesi de var ki, ne olursa olsun ağırdan alır. Size bir musibet gelip çatarsa şöyle diyecektir: "İyi ki onlarla birlikte şehit olmadım. Allah bana lütufta bulundu."
3 - Ali İmran...168.Yerlerinde oturup da kardeşleri için, "Bizi dinlemiş olsalardı öldürülmeyeceklerdi." diyenlere şöyle söyle: "Eğer doğru sözlüler iseniz, kendi benliklerinizden uzaklaştırın ölümü!"
Oysa ALLAH şehidliğin ölüm değil diriliğin devamı olduğunu bizlere şöyle bildiriyor.
3 - Ali İmran...169.(y)- Allah yolunda öldürülmüş olanları ölüler sanma sakın. Hayır! Onlar diridirler. Rablerinin katında rızıklandırılıyorlar.
3 - Ali İmran...170. Allah'ın lütfundan verdiği nimetle sevinçlidirler. Arkalarından kendilerine ulaşamayan kimselere de hiç bir korku olmayacağını ve üzülmeyeceklerini müjdelemek isterler.
3 - Ali İmran...171. Allâh'ın ni'metine, lutfuna ve Allâh'ın mü'minlerin ecrini zayi etmeyeceğine sevinirler.
57-Hadîd..........19. Allah'a ve O'nun resûlü'ne iman edenler; işte onlar Rableri katında sıddîklar ve şehidler (veya şahid)lerdir. onların ecirleri ve nurları vardır. .....
2 - Bakara......154. Ve sakın Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin; hayır onlar diridirler. Fakat siz bunun şuurunda değilsiniz.

Dedesi olduğunu söylediği, Hz. Ali Zeynelabidin, (Ebu Muhammed Ali Bin Hüseyin Bin Ali Bin Ebu Talib) Hz.Muhammed'in torunu, Hz.Hüseyin'in oğullarından biridir,
Hz.Muhammed'in torunu olan Hz.Hüseyinin oğlu ve sahabe olmasından dolayı, ona saygı ve sevgi duyarız.

4 - Nisa..........71. Ey iman edenler, (düşmanlarınıza karşı) tedbirinizi alın da savaşa bölük bölük çıkın ya da topluca çıkın.
4 - Nisa..........72. Şüphesiz içinizden ağır davrananlar vardır. Şayet, size bir musibet isabet edecek olsa: "doğrusu Allah, bana nimet verdi, çünkü onlarla birlikte olmadım" der.

Önce eller yüzler suda iyice yıkasın, şöyle bir silkinsin insanlar. şöyle bir kendine gelsin. Bu konular bu kadar basit olmamalı, bu varlar, yoklar
Hiç kimse Allah'a birşey bırakmıyor, Allah "mehdi'sin" "ol" diyecek sen insanların onayını bekleyeceksin. onaylamazlarsa olamıyacaksın..
Siz altınlarla süslenip, en güzel köşeye konulan, hergün tozu alınan pagan tanrılarından mı..? bahsediyorsunuz, yoksa, Alemlerin Rabbi olan Allah'tan mı.?
Yoksa göğüslerin içinde büyütülen buzağılar mı var.? Biz kabul ettik işte bu hayalimizdeki mehdi diyemeyiz..

   
  ALLAH KUR'AN'I KERİM DE..
  22 -Hac............46.Yeryüzünde hiç dolaşmadılar mı ki, kalpleri olsun da onunla akıllarını çalıştırsınlar, kulakları olsun da onlarla duysunlar.şu bir gerçek ki, kafadaki gözler kör olmaz ama göğüslerin içindeki gönüller körleşir.

Mehdiliğini arzu ettiğiniz... Alemlerin Rabbi olan Allah ise, hani namazın her kıyamın'da........

1 - Fatiha...........1.Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla...
1 - Fatiha...........2.Hamt, âlemlerin Rabbi Allah'adır.
1 - Fatiha...........3.Rahman'dır, Rahîm'dir o.
1 - Fatiha...........4.Din gününün mâlik'i/ sultanıdır o...
1 - Fatiha...........5.Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.
1 - Fatiha...........6.Dosdoğru giden yola ilet bizi...
1 - Fatiha...........7.Kendilerine nimet verdiklerinin, üzerlerine gazap dökülmemişlerin, karanlığa/şaşkınlığa saplanmamışların yoluna...............

Diye yakardığımız alemlerin Rabbi olan Allah ise bu telaş niye, lütfundan dilediğini dilediği kadar verir.Hükmüne kimse sual edemez

62 -Cumua.........4.İşte bu, Allah'ın lütfudur ki, onu dilediğine verir. Allah, büyük lütfun sahibidir.
3 - Ali İmran.....74.Rahmetini dilediğine has kılar. Allâh, büyük lutuf ve ikram sâhibidir.
5 - Maide.........50.Yoksa cahiliye devrinin hükmünü mü arıyorlar? gerçeği görebilen bir toplum için, allah'tan daha güzel hüküm veren kim vardır?
13 -Ra'd...........41.Görmüyorlar mı ki biz o yerküreye geliyor, onu uçlarından eksiltiyoruz. Allah hükmeder; o'nun hükmünü denetleyecek de yoktur. Hesabı çok çabuk görür o.

Kur'an ı sadece arapça okuyorlar, okutuyorlar, ayetlerin açıklamalarını; espirilerle, yakıştırmalarla süslenmiş konuşmalar içinde yapıyorlar.Uzun, nerede başladığı, nerede bittiği belli olmayan, cümleler kurarak yapıyorlar. konuşmalarına devam ediyorlar

3 - Ali İmran.......78. Onlardan bir grup var ki, kitapta olmayan bir şeyi, siz kitaptan sanasınız diye dillerini kitapla eğip büker(sözlerini, kitabın sözü imiş gibi göstermek için kelimeleri dillerinde bükerek okur, onları, kitabın sözlerine benzetmeğe çalışır)lar ve: "o, Allâh katındandır." derler. oysa o, Allâh katından değildir. Bile bile Allah'a karşı yalan söylerler.
41-Fussilet........26. inkâr edenler dediler ki: "şu kur'an'ı dinlemeyin! o okunurken yaygara koparın ki, galip gelesiniz."
42 - ŞURA.........21.Yoksa onların, dinden, Allah'ın izin vermediği şeyi kendileri için yasalaştıran ortakları mı var? Kesin ayrıma ilişkin söz olmasaydı, aralarında hüküm mutlaka verilirdi. O zalimler var ya, onlar için acıklı bir azap öngörülmüştür.
54 - Kamer........43. Sizin kâfirleriniz, ötekilerden hayırlı mı? Yoksa zübürlerinde/kutsallaştırılmış hizip kitaplarında sizin için bir beraat/dokunulmazlık mı var?

Tüm hükümleri Kur'an a göre değil, ellerindeki dayanak kitaplara göre veriyorlar.Doğal olarak desteği de onların kaynağından bekliyorlar.
Türkiyedeki mehdilik tartışması da öyle, kendi konseylerinde karar alıp işte bu, Allah'tandır diye ortaya sürüyorlar...
Kendilerini Allah'ın adını kullanarak, kendilerini,yanılmaz günah işlemez , onun yeryüzündeki uyguluyacısı, vekili ilan ediyorlar

68 - Kalem........36. Neyiniz var, nasıl hüküm veriyorsunuz?
68 - Kalem........37.Yoksa size ait bir kitap var da onda mı okuyorsunuz?
68 - Kalem........38.O kitapta, "beğendiğiniz her şey sizindir" diye mi yazılı?
68 - Kalem........39.Yoksa, "ne hükmederseniz mutlaka sizindir" diye sizin lehinize olarak tarafımızdan verilmiş, kıyamet gününe kadar geçerli kesin sözler mi var?

81 - Tevkîr........25.O (Kur'ân) kovulmuş şeytânın sözü değildir.
81 - Tevkîr........26.O halde nereye gidiyorsunuz?
81 - Tevkîr........27.O, âlemlere öğüttür.
81 - Tevkîr........28.Aranızdan doğru hareket etmek isteyen için;
81 - Tevkîr........29.Alemlerin Rabbi Allâh dilemedikçe siz dileyemezsiniz.

Allah'ın rehber ve rahmet olarak indirdiği düşünüp "öğüt alasınız diye kolaylaştırdım diye" defalarca yemin ettiği, kitaba bakmadan.

54 - Kamer.17..22- 32- 40.- Andolsun biz, Kur’anı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. var mı düşünüp öğüt alan?
54 - Kamer......43.Sizin kâfirleriniz, ötekilerden hayırlı mı? Yoksa zübürlerinde/kutsallaştırılmış hizip kitaplarında sizin için bir beraat/dokunulmazlık mı var?

Biri diğerini adeta tehdit ediyor, o haberleştikleri ile "benim evliyaya istinadım var. Allah ( c.c) dostlarına dayanmışım. ben gidersem, evliyaullah’a müracaat edersem görürsün gününü. Ama ayıptır"...diye devam ediyor konuşmasına

35 - Fatır..........22. Diri olanlarla ölüler de bir değildir. gerçekten Allah, dilediğine işittirir; sen ise kabirlerde olanlara işittirecek değilsin.
35 - Fatır..........23. Sen, yalnızca bir uyarıcısın.
68 - Kalem.......40. Sor bakalım onlara, içlerinden ona kefil hangisi?
68 - Kalem.......41. Yoksa ortakları mı var onların? Doğru iseler ortaklarını getirsinler.
68 - Kalem.......42. O gün işler zorlaşır ve secdeye davet edilirler. Fakat güç yetiremezler.

   
  Kerametlerini, derecelerini anlatırken bol bol melekleri anacaklardır, kendilerine haber getirdiklerini anlatacaklardır. Konuşmalarındaki samimi tavırları aktaracaklar..Amaç onaylandığını anlatmak, rüyalarına destek oluşturmak..

34-Sebe..........40.O gün, onların hepsini bir araya toplar, sonra meleklere: "bunlar size mi tapıyorlardı?" der.
34-Sebe..........41.(Melekler) Derler ki:"sen yücesin, bizim velimiz (koruyucumuz) onlar değil, sensin.Hayır, onlar cinlere tapıyorlardı.çokları onlara inanıyorlardı."

Demekki melekler hiç kimseye dostluk yapmıyor. peki onların evliyası nelerdir?.

Hani derler ya parmağıma değil işaret ettiğim yere bakın.Siz bunların ne parmağına, nede işaret ettiği yere bakın.Çünkü sahip olduğunuzu da elinizden alacaklar. Sahip olduğunuza sımsıkı sarılın, herşeyi okuduğunuzda mutlaka düşünün. Onların bu kıssanın , hissesi şudur sözlerine kanmayın. Hazır tabildot olarak, başka beyinlerin ürettiği, paketleyip damgaladığı şeyleri hemen almayın, iyice düşünün.. Alim olan Allah'tır.

34 - Sebe.........52. "ona inandık!" dediler. ama nasıl mümkün olur onlar için imana ulaşmak o uzak yerden!

Mehdi için yapılan fiziksel anlatımlar, yakıştırmalar insanları şartlandırma, 5. kol çalışmasıdır.
İnsanların fiziksel anlatımların peşine düşmesini sağlama çalışmasıdır.herkesin mehdi'si kendisine güzel olacaktır.
Mehdi için; ittifakla kabul edip benimsenen, tek tip oluşturma çalışması yoktur tam aksine, çeşitlik aranmaktadır. Çok sayıda olmaları istenmektedir.
Kimi oradan kimi burdan çıkacaktır. Her insanın rüyasına ak-pak nur yüzlü beyaz sakallı dedeler girebilir.
Zenci'nin, beyaz'ın da, Afrika'lının, Amerika'lının da, rüyalarına giren dedeler, ak-pak olmasada, aydınlık yüzlüdür.
Dedeleri yamyamda olsa, "rüyamdaki nur yüzlü...." diye anlatmaya başlanır düşler..
Elbette, yüzlerce yan ürünleri de olacaktır, o benim diyen..Onları da paketleyip süreceklerdir deccal ilan ettiklerinin tarafına
Kimileri onlardan yana kimileri karşılarında olacak.Yoksa kendilerinden daha sapkın ve kötü, savaşak kimseyi bulamıyacaklar.
Sihirli aynalarının verdikleri görüntüler de, arşivlerinden çıkan belgeler de kötülükler ile dolu, cevapsız sorularla dolu.
Dünya yüzünde derli toplu ırk kavim bırakmadılar birlikte yaşayan, sınırdaş, aynı kültüre sahip...

Irak'a girebilmek için Saddam'ı kullandılar, ona sen Dünya'nın 4. büyük ordu'susun diye dolduruşa getirdiler, bizleri de kimyasal, mimyasal ile korkuttular...
Tehlike ilan ettiler ki girebilsinler Bağdat'a, kadın atalarının, toplanıp getirildiği Babil'e, Harut ve Marut'un diyarına,
Kutsal kitaplarına giriş yaptıkları, Gılgamış destanlarının yazıldığı atalarının da geldiği/yaşadığı, kendilerinin, kabul ettikleri, malları gibi gördükleri, mezopotamya topraklarına ..
Bol bolda silah sattılar Glasnost, Perestroika, barış, huzur gereksiz şeylerdi, silah satmadan olmazdı.
Saraylarda, şömine önlerinde huzur içinde yaşamak için...
Aynı taktik bu sefer El-kaide ile Afganistan için sergilendi, Orta Asyanın tam göbeğine yerleştiler.
Oysa onca yıl Hindistanda kaldıkları halde girememişlerdi oralara,önce yeşil (kadife) kuşak uygulaması, turuncu devrim, sonra elbette terörizm,
Sömürü, konferanslar, şu-bu haftaları, şunlara-bunlara ödüller.
Resmi geçitler, barış adına yeminler, dokuzbin bilmem ne standartları, barkotlar ve son, kölelik yada iyisi modern kölelik...
Kukla yönetimler, yerli işbirlikciler, Dostum, 11 Eylül , El-kaide ve .Hoş bulmamız önemli değil, biz geldik Afganistan.
Bir kısmımız bir kısmımızdan kurtulmak için, Dostumuz olmayanı, Dost edindi, böylece girdiler içimize bir hançer gibi..

   
  Kızılderililer, Aborjinler, Mayalar, İnkalar,.....sıra nereye, kimlere mi geldi..? Haritaya bakın görün aynı dili konuşup, sınırları yandaş olan kimler kalmış. Nereleri kalmış, Herkülün / Hercules'in kılıcından kurtulmuş, köpeklerine etlerini tattıramadıkları, çizmeleri ile iyice ezemedikleri, bakir alan...
   
  Not:DÜNYA İŞGALLERİ İLE İLGİLİ GENİŞ BİLGİ VE HARİTALAR İÇİN --TEKRARI OLAN PİS OYUN-- İSİMLİ SAYFAYA BAKABİLİSİNİZ
   
  Dünyanın her yerine orduları ile girdiler tam olarak bizim oldu diye, giremedikleri bölge neresi..? Müslüman ülkeleri, Türki Cumhuriyetleri idi hep yönetimlerini kullandılar ama fiilen işgal edemediler. Öyle kafalarına göre şöyle ağız tadıyla Cezayir'de olduğu gibi, günümüzde Irak ve Afganistan'da olduğu gibi

İran nükleer tehdit, Hamas'a destek aman dikkat ikisine, füzeleri var menzilleri şuraları, buraları. Aynen Irak taktiği, Ahmedi Nejad'da atıp tutuyor, kükrüyor, sonra denetim için sınırlarını açıyor, esasında ben kükredim boğazımı temizledim, idare edin benim için asıl önemli olan iktidar
Önce korkuttular bizi füzeleri ile, sonra burnumuza dayadılar reçeteyi patron-it (patriot) diye...
Önce ne gereği var biz almayalım dedik onca paraya şimdi sırası mı kriz var kem-kümü ettik.

Sonra Amerika B. milletler, yine Ahmedi Nejat, yine kükredi dinleyicisi olmayan salonda, astı kesti Yahudileri, mangalda kül bırakmadı, abileride göz yumdu elbette iktidarını sağlamlaştırmalı idi.bu da İsrail'e tu-kaka demekten geçerdi..
Sonra İran'a döner dönmez bilmem ne füzeleri ile denemeler yaptı, açık tehditim alın patronun verdiğini dedi, bizlerde karşı olduğumuz Patron-it'i (patriot) alamayı toplum olarak,düşünür olduk

....bir yanımızı sarmış ABD , diğer yanımızı sarmış USA kolu ve ekolü..Kafalar karışık tabii, kime karşı, kim için..Satan aynı, kuşatan aynı,

44 - Duhan........29. Gök de ağlamadı onlar için yer de. Yüzlerine bakılmadı bile!

Birzamanlar, ne uçağımızı kaldırabildik, ne helikopterimizi..İyi ki çekiç güç-cevik güç vardı da gerek gördüğünde çeviriverdi, o uçan nesnelerimizin, savaşmayan şahinlerimizin, kontağını..Kendi başımıza kaldırdığımız da içindekiler ile kaybettik helikopterlerimizi, uçağımızı, gemimizi (pusuları, Ermeni, PKK cinayetlerini,çuvalları unutmamak gerekir). Ortadaki sorun şu; gerektiğinde patron-it'i (patriot), ateşlemeye bizim becerimiz/aklımız yetermi..? Gerektiğinde düğmeye basma iznimi bekleyeceğiz.

Hep aynı numara sadece kişi, yer, tarihler farklı, bir tane numaraları var topu topu,
Havuç aynı havuç rengi değişse de, gidilecek istikamet belli, figuranlarda ortada, hokkabaz aynı, seyirci aynı, mısırcı aynı..
Kimi anlıyor gülüyor boyuna, kimi öylecene merakla bakmakta, şapkadan çıkacak olana
Kimi şapka benim olsa ne biçim para kazanırım çıkan tavşanlarla kuşlardan demekte, kimide hep aynı numara, boşuna geldik demekte.
Yediği kazığın boyutu belli de kılıfa vereceği zarar meçhul..

   
  Hokkabaz ve ekibi keyifli versiyonları farklı hep aynı oyunla sahne diyorlar. motor diyorlar....
Sologan hep aynı." '1' numaralı planı çekmeceden çıkartın. Boşlukları yeni isimler, yeni tarihler ile doldurup verin servise"

Mehdilikte savaş var mesihlikte ise ortak karar almışlar.Kayıtsız şartsız tüm guruplar İsa mesih diyor
Kimileri cılızda olsa Hz.Muhammed de gelecek mesih onun arkasında namaza duracak diye ilaveler yapıyor
Kimi, saçını boyatıp çıksada kimse onları da dikkate almıyor
Elinde haçı olmassa, papa dolayısı ile hırıstiyanlar, asla kabul etmez,

Elinde haç olan ve ben müslümanım diyeni de , kabulunu de, düşünemiyorum...Eğer Ortodoks Müslümanlık inancını, yutturamazlarsa, Ortalarda buluşturmak istiyeceklerdir.
Ortayolu izleyenlerden olun, bakın onlar Çevşen okuyorlar, bizlerde onların, kutsallarını ve takdislerini kabul etmek düşer, dinler arası diyalog için bunlar gereklidir diyeceklerdir.

Onlar ise; haçı elinde, ben kralım, ben tanrının oğluyum, baba ve kutsal-ruh adına buradayım, bende oğulum diye iddia edeni, ortaya süreceklerdir.

Düşünebiliyormusunuz, ben her dine saygılıyım, hatta Müslüman-isevi sayılırım, ama ben tanrının oğluyum diyen, mesih ilan edilen birinin kabulünü. Olur mu? Herkes hayır diyecektir.

Kamyon buz üstünde hızla kayıyor. Eğer başımızı kaldırıp bakmaz, dozer gelecek bizi kurtaracak hayalleri içinde kalırsak, uçuruma, düşmek kaçınılmaz. Çünkü kamyon uçurumun kenarında.Çığdan, soğuktan açlıktan ve aç kurtlardan kurtulsak bile, başımızı kaldırmaz isek, uçuruma düşmemiz kaçınılmaz. Isınmak ve korunmak için birbirimize sımsıkı sarılmış olmamız, vakit çabuk geçsin diye birbirimize, masallar anlatıyor olmamızda, bize yetmez..

Korku azalsın, vakit geçsin diye, kayıtsız şartsız kabul gören masalların anatılmasıda, buz üzerinde kayan kamyona takoz olamaz..Gerçeği görmek kimsenin işine gelmemekte. Nasıl olsa dozer gelmiyecekmi?

Hiç, Müslüman için İse'vilik diye ayrı birşey olur mu.? Müslümanlık, Müminliktir bir bütündür.
Düşünebiliyormusunuz, beni buna gerdikleri için haçı yanımda, taşıyorum diyen birisini.Hatırası bende derindir, unutulmaz anılarım var onunla diyen, bu yönde izahatta bulunan birinin, mesih ilan edilmesini

Söz konusu olan Hz. İsa ise; müslümanların hepsi Hz.İsa'yı bilir ve saygı gösterir.o Allah'ın resülü'dür
Ama onların tanrının oğlu İsa dediklerini ise ne biliriz. nede o diye ortaya sürdüklerinin arkasından gideriz.
Amaçları kendi peşlerine takılanların imanlarını yok etmek, Allah'ın Hz.Muhammed'e vayhettiği Kur'an ile birlikte emir olarak gönderilmiş vahiyleri yok etmek.

O ilan edilenin mesih olduğunu kabul edenler, onun yeni yasaklarına ve emirlerine uymak zorunda değilmi..?
O geldiğinde onlar müslüman olacakmış, Hz.Muhammed'i tanıyıp, Kur'an ' a uyacaklarmış. o zaman soruyorum?
Onlar müslüman olup onun etrafında olacaklarsa, savaşılacak olanlar kim, hani savaş için karşı taraf...
Putu haçı kıracağız diye beraber çıkmadılar mı bu yola..?.

   
  Tüm umutları Leneardo Vincinin son yemek tablosundan yeni bilgiler edinebilmek. Her çizgiden, derin manalar çıkartabilmek için uğraşıyorlar.
Hz.İsa nın vefatından 1400 yıl sonra çizilen tablodan (son akşam yemeği'dir (1495 - 1497)).L. Vinci tabloya kadeh/kase çizmese ne kitaplar yazılacak, nede filmler çevrilecek.

Henüz daha Galelio açıklamamış dünyanın güneş sisteminde olduğunu ve güneş etrafında döndüğünü..
Adam hayal etmiş son yemeği patronları kilisenin hoşlanacağı biçimde yapmış, ideallerine hizmet eden, kaseydi, parmaktı işaretti manalar çıkarıp durmaktalar.ve köşe bucak onu aramaktalar, sonra biri belki buldum diyecek.. (Evreka, evreka.gibi).Ama bilmiyorlar ki; özlemlerini, idealerini kase olarak betimlediğini.

Geçmişte kalanı değil, gelecekteki yeni düzenlerinde ulaşmayı planladıkları hedefleri işlediğini.O ve ait olduğu örgütler, olmayan kadehin peşine düşmektense, var olanı ele geçirmenin daha rasyonel olacağının bilincinde idiler.Bu kabuller ile kabalacı ve masonik idealleri, simgelereni. sembollerini, tabloya, işlemiştir.

İçinden şarap içilen kadehten, içini dilediğin gibi doldurabileceğin çanağa ulaşmak.
Bu çanak Kahire, Kudüs, Hatay, İstanbul çanağıdır.Çanağın tabanı, Bağdat, Mekke ve Medine'dir

Kudüs tamam, Bağdat ortada , Hatay için tamtamlar çalınıyor. Haritalarında yer vermişler zaten ta Dicleye kadar. Bayraklarında yer alan iki çizgi arası, Nil'den, Mezopotamya bölgesi (Sami) dahil, Dicle -Fırat'a kadar. İki su arası olan her yer

Patrik, Ekümenlik, Dünya mirası, Roma başkenti, Fener, Balat, derken hoş karşılamasan da bizim'sin İstanbul...
Çobanlar sürecek, hepsini av köpekleri ile birlikte , efendilerinin önüne..İçi dolu bir çanak.;

   
 

av köpekleri ve güvercin

   
  Güvercinin ve bulunduğu yer gerçek. Av köpeklerı ise sanal, (köpekler, parke taşlarını kapatamıyor).Başımıza üşüşmüş bekleşiyorlar.
Hedeflerini, sinirsel yönden, yıktıklarını, kuşattıklarını biliyorlar, çünkü öyle eğitilmişler.
Av ise gergin, başına üşüşüldüğünü, kuşatıldığını biliyor.Ama biçare durumda, başına gelecekleri bekliyor.
   
  OPUS DEI VE 51 .BÖLGE
   
  İçi dolu bir çanak.;asıl hedef imanın merkezi olan, Allah'ın kentlerin anası dediği, kentlerin anasını uyardım dediği Mekke, tıpkı Kudüs'e yaptıklarını oraya da yapacaklar,
Endülüs'ü alın Osmanlı'nın üstüne koyun, aynı senaryoyu görürsünüz...
Endülüs'ü alın Kudüs'ün üstüne koyun, aynı senaryoyu görürsünüz...
Endülüs'ü alın Türkiye'nin üstüne koyun, aynı senaryoyu görürsünüz...
Endülüs'ü alın Orta Doğu'nun üstüne koyun, aynı senaryoyu görürsünüz...
Çil çil altınlar, sonu gelmez saltanat vaatleri, ve geçici de olsa cetvelle çizilmiş hükümranlık imtiyazları..transfer ülkeleri..
Ürdün gib ismi üstünde olanlarda var, sanki devletmiş gibi süren hükümranlıklar da var.Kaçmaya hazır 28 uçaklı filoları ile..
İçi dolu bir çanak.; Mekke, Medine, Bağdat, Şam, Hatay, Mardin,,, istiyorlar. amaç dinler arası, medeniyetler arası diyalog..kısaca BOP
Aroması güzel yıllanmış, çanak dolusu...iç içebildiğin kadar.
Mekke'ni, Medine'ni, ülkeni rehin almazlarsa, kutsal tapınaklarını nasıl inşaa edecekler ...
Endülüs yaklaşık 800 yıl sürdü...
Kudüs yaklaşık 800 yıl müslümanların oldu...
Osmanlının kuruluşundan bu yanada yaklaşık 800 yıl oldu...

Şam'a girdiklerinde İngiliz general, mezaranın önünde “işte döndük ey Selahaddin!” diye seslendi
Bu bir altına hücumdur. tıpkı Amerika'da yaptıkları gibi önüne çıkan herşeyi yıkan ve yok eden.
Altın çağa girişin başlangıcı olan Armageddon savaşının yapılacağı yerdir .
O bölgeyi kutsal çanakları olarak görmüşlerdir. Armageddon savaşının yapılacağı yer ise çanağın/kadehin merkez çukurudur....
Şimdi sıra imana geldi kase'yi doldurup şerefe kaldırmak için, şeytan şöyle dedi;"sizi yenebilecek yoktur bende sizinleyim.." .
   
  ALLAH KUR'AN'I KERİM DE..
  8 - Enfal..48.Şeytan onlara, yaptıklarını süslü gösterip şöyle demişti: "bugün size galip gelecek kimse yok, ben yanınızdayım........

Böylece kutsal çanağın içi önce boşaltılacak, sonra diledikleri tür-yıl mahsüllerinden elde ettikleri, aroması hoşlarına giden ile dolduracaklar...
Unutmayın; çamurdan yaratılmış olanlar, ha yaşamış, ha yaşamamış, şeytanın umurunda değil.Şeytan için önemli olan, insanların doğru yoldan sapması. Kendi ordusuna katılmadan ölenler onun için hiç bir şey ifade etmez...

15 ..- Hicr.. 33. İblis dedi ki: “ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş balçıktan yarattığın insan için saygı ile eğilemem.”

O biliyorki ecel tayini allah'a ait. oda bilinen vaktin bilinen gününe kadar yaşamak için izin almıştır. Öldürme isteği ona uyanların nefislerini tatmin içindir. Zincirlenerekte olsa,(Hz Süleyman emrinde çalışma) zorla secde ettirildiği insanlarla alay etmek, onlarla oynamak, kendisine taptırmak içindir.

15 -.. Hicr. .36. Dedi: "rabbim, onların diriltileceği güne kadar bana süre ver." ..
15 - ..Hicr...37-Buyurdu: "hadi, süre verilenlerdensin."..
115 - Hicr...38."Bilinen vaktin gününe kadar..."

O kimsenin imanlı ölmesini istemez, hele şehid olmasını asla, yoksa sars, kuş, domuz, at...gripleri, keneleri ve daha niceleri ile yok ediverirler esas olan öldürmek olsa...

7 - A'raf....16 "Öyle ise, dedi, beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onlar için senin doğru yolunun üstüne oturacağım."
7 - A'raf....17 "Sonra önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından onlara sokulacağım ve çoklarını şükredenlerden bulmayacaksın!"
15-Hicr. ...39. Dedi: "Rabbim! beni azdırmana yemin ederim ki, yeryüzünde onlar için mutlaka süslemeler yapacağım ve onların tümünü kesinlikle azdıracağım."

   
  Senaryo aynı, hokkabaz aynı dedik ya işte örnek...
Endülüsü'te başımıza geleceklerin izleri var...
Gırnatadan son müslümanda yolcu ediliyordu, kurdukları domuz polisince...
Önce, beyliklere bölündüler...
Sonra isimlerini aldılar...
Adetlerini aldılar...
Kızlar alıp verdiler...
Dinlerini yaklaştırdılar..
Savaşlar'da şovalyeleri kullandılar...
Cihad ilan etmişlerdi ya (gel, Amerika, kurtar Saddam'dan-sırptan dedik, Sudisi, Kuveyt'lisi de kurtar diye çağırdı ABD'yi,)
Bir kısmımız bir kısmımızdan kurtulmak için, dostumuz olmayanı, Dost edindi, böylece girdiler içimize bir hançer gibi..

229 - Ankebut. 67. Çevrelerindeki insanlar kapılıp götürülürken, bizim, onların yurtlarını saygın ve güvenlikli bir yer kıldığımızı görmediler mi? Onlar hâlâ batıla inanıyorlar da Allah’ın nimetini inkar mı ediyorlar?

Sonra böyle olmuyor dininize girdik dediler
Sonra tek tek teslim ettiler beyliklerini ünvanlar alarak..
Direnenleri vardı onlara da süre verildi gitmek, ölmek, ve imandan dönmek için..
Bazıları öldü bazıları terk etti bazıları döndük dediler, bazılarıda dönmüş gibi yaptı ama karşısında domuz polisini buldu..
Öyle yalandan yere kiliseye gitmekle kandıramazlardı kiliseyi.
Polisin önlerinde yediler domuz etini, yada öldürüldüler yada sürüldüler,yurt olarak benimsedikleri yerden...
Sonra, kurucusu Muhammed Bin Ahmer'in olduğu Gırnata emirliği kalmıştı, yardıma ihtiyacı vardı..
Nice'yi ,Fransa adına korsanlardan alıp, ögürlüğüne kavuşturan, müslüman olan, Cihan İmparatorluğu vardı yardımı istenecek,
Gırnata halkı'da Osmanlı devleti'nden yardım istedi, o veya bu Sebepten dolayı Osmanlı devleti yardımda bulunmadı.
Ve son müslüman Gırnata'dan terk etti, dost başbakanın ülkesi olan İspanya'yı....

Amerika'da çıkarılmamıştı paketinden
Endülüs, 2 ocak 1492'de İspanyollar'ın eline geçti.
Kolomp 3 Ağustos 1492 sefere çıktı yeni cennetlerinin yolunu açmak için...12 ekim1492’de Bahama adalarından birine çıktı..
Onlar için doğum olan o gün, yerliler için yok oluşun başlangıcı oldu..
Yerliler için beyaz adam gürleyen sopasıyla tanrı idi..Şöyle dediler "beyaz adam tanrı ve tanrı barış istemedi".
Son kizilderili direnisci 1886 da teslim olduğu gün esasında, yuzlerce kizilderili kavminin, dil'leriyle, kulturleriyle yeryuzunden silindiğinin resmi ilanı idi...

Tablo tamamlanmış, yeni Dünya'ları vahşilerden temizlenmişti.. Tıpkı Aborjinler, Mayalar, İnkalar, Afrikalılar gibi...
Onlar Gurkalar, Hintliler ...gibi efendilerinin ordularında hizmet etme fırsatı da bulamadılar...
O yüksek değerlere ulaşamadılar. Efendilerinin için yeni fetihler yapamadılar,Efendilerinin tatminleri için savaşamadılar
Efendilerinin tatminleri için savaşamadılar. Efendilerinin, 5 çaylarında,vahşilerin islahını nasıl yaptıklarını, nasıl 'asil'lik ünvanlarını aldıklarını anlattığı hatıralarında elbette yer alamadılar.
Tanrı adına yaptıklarını iddia ettikleri, esas amacı, toprak, servet ve hüküranlık olan. bu kıyımları, dünya bu kaç kez yaşadı kim bilir ?
Dünyanın bilinen her yerini işgal ettiler unvanları adına, kutsalları olarak atadıkları adına....
İşgal ettikleri yerlerin tüm zenginliklerini değerli madenlerini, doğalarını, hayatlarını çaldılar, en kötüsü özgürlüklerini aldılar.
Yurtlarından çıkarıp köle yaptılar, kendilerine "sahip" dedirttiler, hemde yurtlarını işgal edip zenginliklerini çalar iken...
Kökleri ora, olanları,yurtlarını aldıklarını yok ettiler, onlar dayanışmaya girip köleliğe yanaşmıyorlardı...
Kökleri yurtları başka olanları, getirdiler, köksüz, sevgisiz, herşeye yabancı, umutsuz, isimler verdiler, köle horoz gibi..
Sonra biz esasın da hep kötü değiliz, bizim iyi yüzümüz de var demek için...
Kökleri', Belgeselleri, çevirip hem para kazandılar hemde zenci dostu kesildiler. Havarilik yaptılar..

   
  Madalya getiren bayraklarını dalgalandıran sporcuları, seslerine bayıldıkları, müzisyenleri zencide olsa,
Zenci başkanda seçseler sanki ırkcılık yapmıyorlarmış gibi...
Oysa hala köleler, o kendilerini elit görenlerin, özgürlükler ülkesi ABD'de..seçilme hakkı, daha dün gibi gelen 1960 da verildi
Zenciler başka başka ülkelerin sözde bağımsızlıkları için savaştırılırken dört bir yanda..
Sporculuklarıyla övünecekler, müzikleri ile eğlenecekler, askerlikleri savaşacaklar yeni denizlerde yeni zaferler kazanmak için.
Yine girdiler dünyanın her tarafına, ordularıyla, sermayeleriyle, aydınlattıkları,

Unvanlar verdikleri aslan terbiyecileri ile işgal ettiler barış ve demokrasi adına ellerinin uzandığı her yeri..
Aslanların işi tamam dediler, oysa daha aslanlarla karşılaşmadılar, Bedir'de, Çanakkale'de, Sakarya'da olduğu gibi,
Karşılaşmadılar Şerife Bacılarla, Yahya Çavuşlarla, Kılıç Alilerle, Nene Hatunlarla, Mehmetlerle, Ahmetlerle....
Hamza'larla, Ali'lerle, Sütcü İmam'larla, Hasan Tahsin'lerle.....

Filistine girdiler direnişciler ortaya çıktı onları tüm dünyaya alkışlattılar onları kahraman muamelesi yaptırdılar.
O kadar ileri gittilerki Yaser Arafat belinde tabancası ile B.Milletler kürsüsünden hitap etti tüm Dünya'ya.Tabancasını göstere göstere...
Sonunda yıkık dökük, elektriği olamayan, İsrail kuşatması altında çaresiz tek başına kalıverdi...
Kuklacıların detiminde; değil silahını, burnunu bile çıkaramadan öldü, acılar içinde...
İsrail askerleri kaldığı göçüğün duvarlarına o içerdeyken işediler...

Ezilenin yanındayız dediler, Rodezya'da beyazlara sorgusuz sualsiz yerlileri öldürme yetkisi verdiler.
Ülkelerindeki Ku_Klux Klan'larının haçlı baskınları, infazları arasında...
Yurtlarına girdiler vahşi dediler öldürdüler, iş_gücü dediler köle yaptılar, savaş dediler asker yaptılar,
Oy veremediler, aynı yere giremediler ama yine de öldürülmekten, eziyet görmekten kurtulamadılar, hizmet ettikleri efendilerine yaranamadılar bir türlü.

Bunları hep yapanlar savaş istiyordu, silahcıları için kan istiyordu, bazılarının arenalarında olduğu gibi.
Leydileri, aristokratlerı, fırst leydileri,...Koruma derneklerinde acılı konuşmalar yapıyor, hayvan hakları diyor
Kurban vahşettir diyor, kurumlardaki çocukların resimleri ile Havarilik yapılıyorlardı, DEVEKUŞLARI gibi
Filistin'de, Irak'ta, Afganistan'da, Cezayir'de dökülen kanları görmüyorlardı, bebek katillerine özgürlük diyorlardı..
Bazılarının arenalarında olduğu gibi."ole/oley" nidaları ile boğa'ları katletmekte tatmin etmiyordu onları..

   
  PAPA'YA YAZILAN MEKTUPTAKİ "YANLIŞ ANLAŞILAN MÜSLÜMANLAR" KONUSUNUN İŞLENDİĞİ SAYFAYA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ
   
  FETHULLAH GÜLENİN PAPA'YA YAZDIĞI MEKTUBUN TAM METNİNE ve HABERİNE BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ
   
  TEHLİKEYİ GÖRMEMEK İÇİN BAŞINI KUMA SOKAN, SADECE DEVE KUŞLARI MI? Tehlikeyi görmedikleri veye ona uydukları zaman, kurtulabileceklerini sanıyorlar.
  DEVE KUŞU VE DUYARSIZ İNSAN
   
  İmtiyaz istiyenler; cetvelleri ile çizmemişler miydi o sınırları... Yakınlarına yazdıkları mektuplarda, ülkelerin sınırlarını tespit işinde çalışıyorum diye bildirmemişler miydi?Sınır çizme işini o derece ileri getirmişlerdiki, opsiyonlu ülkeler tasarlayıp,Transfer ülkeleri de kurmuşlardı, Ürdün gibi. Krallarını/liderlerini kendilerinin tayin ettikleri..

Sonra iş başı dediler; Bekea ve diğer vadilerilerinde, terörist tesisleri açıldı, sipariş üzere her tip terörist yetiştiren.
Bir adıda barış dini olan "selam" diyen müslümanlar, böylece terörist damgası yemeye başladı.Korku salan yok edilmesi gereken inanç grubu olduk senaryo gereği patronlar aynı idi. Adıda; kötülüğün patronu. tarihin her sayfasında olduğu gibi..

Sonra o kamplarda Türkiye için sağcısı, solcusu, yetişti, taşeron teröristler yetişti, tüm dünya için. amaç, huzur bozulsun, düşmanlar olsun.
Hiç birşeyden haberi olmayan büyük elçileri katleden sonra kahraman muamelesi gören asala militanları.
Kahramanlık unvanı için hazırlık yapan, bebek katilleri yetişti...

Sologan hep aynı önce öldür öldürebildiğin kadar, barış huzur, mutluluk insanlık hak getire,
Sonra barış dersin Nobel dersin insan hakları işte zeytin dalı dersin,
Üstüne üstlük bir de kahraman ilan edilirsin. Barış havarisi ilan ediveriler seni, sevgi ve barış sembolize eden ama kılıçlı heykellerinin sahipleri
Filmlerinde de hep öyledir kahraman öldürdükce daha çok alkış alır seyirciden, senarist'te her macerasında daha çok kan yazar bol dozda..
Güneş batmayan imparatorluk, yenilmez armadalar için.refah ve konfor içinde, sanatsal faliyetlerle dolu mutlu ve huzurlu yaşam için.

Aksiyon filmlerinde, ve oyunlarında en çok kan döken, kesinlikle, en kahraman olanlarıdır. Toplumları en çok acıtanı da bu. Fiziksel uygulamalar, olmasa da, düşlerde, birçok kanlı olaylara yer açtığı muhakkak.. Nasıl olsa ceza yok, öldür öldürebildiğin kadar.Model, model silahlar, binlerce asker ve tüm ölüm makinası robotlar, hepsi emrinde, bir tık uzaklığında.

Bilge olanları derki kazanmak için öldürmek gerek çoluk, çocuk demeden. Ne kadar çok ölüm o kadar servet makam ve toprak. Kısaca ne kadar çok kurşun, bomba harcar kan dökersen, onlar o kadar çok olarak sana servet, toprak, iktidar olarak geri döner.

Kapıları açıp kapattıramadıkları kötü ruhlar, bir türlü yere indiremedikleri uzaylılar, hayalden öteye geçiremedikleri Harry Potter. Dolunayda bir türlü dişlerini uzatamadıkları vampirler, birtürlü hortlatamadıkları hortlaklar, ortalıkta dolaştıramadıkları zombiler.

Ne yapsalar olmuyor, zorlasalar da uçamadı süpermenleri, o zaman dediler ,yine klasiğe dönelim, müridi uçuralım onlar gereğini yapar. Herzaman işe yaradı; Dünya kurulduğunda, insanlık var olduğundan, Hz.Adem yaratıldığından beri.bir (1) numaralı - A - planı....

   
  ALLAH, Kur'an'ı Kerim'de bu durumu bizlere şöyle bildiriyor.
  20 - TAHA...........120. Nihayet şeytan ona vesvese verip şöyle dedi: “Ey Adem! Sana ebedilik ağacını ve yok olmayan bir saltanatı göstereyim mi?”
7 - A'RAF........... . 20. Derken şeytan, kendilerinden gizlenmiş olan avret yerlerini onlara açmak için kendilerine vesvese verdi ve dedi ki: “Rabbiniz size bu ağacı ancak, melek olmayasınız, ya da (cennette) ebedi kalacaklardan olmayasınız diye yasakladı.”
7 - A'RAF..............21. “Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim” diye de onlara yemin etti..

Şimdi tüm dinlere ait gruplar, liderlerinin mehdi ilanını ve kabulünü sabırla bekliyor..O malum fısıltıyı...
Dikkat edin eğer mehdi'nin yanında olmalıyım diyorsanız bir değil binlercesi arasından seçmek zorunda kalcaksınız..
Şimdiden tanıtım kampanyaları düzenliyorlar. En iyi mehdi burada diye... İşaret edilenin kendisin olduğunu, ispata çalışıyor.
Allah mehdi gönderse hiç şüphesiz mucizesi ile gönderir. Kaş göz tarifi ile olmaz bu iş. 'Bu bul karayı al parayı oyunu' değil.
İmanlı olmak yada şeytan ordusuna kat'ma oyunudur. Allah ile aldatma oyunudur...

17 - İsra.. 62. Yine dedi: "şu benden üstün kıldığına bir baksana! yemin olsun, eğer beni kıyamet gününe kadar ertelersen, onun soyunu, pek azı hariç, hükmüm altına alacağım."

   
  ALLAH HİÇ KULUNU BÖYLE İKİLEMDE BIRAKIR MI..? HAKKINDA DELİL İNDİRMEDİĞİNİN PEŞİNDEN GİTMEMİZİ İSTER Mİ..?
13 - Ra'd...........31 Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı, ya da ölülerin konuşturulacağı bir Kur’an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu)................
45 - Casiye.......20. Bu (kur'an) insanların kalb gözünü açan bir nur, kesin bilgi edinmek isteyen bir toplum için de hidâyet ve rahmettir.
7 - A'raf........... 33. De ki: “Rabbim ancak, açık ve gizli çirkin işleri, günahı, haksız saldırıyı, hakkında hiçbir delil indirmediği herhangi bir şeyi Allah’a ortak koşmanızı ve Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.”
22 - Hac...........71. Onlar, Allah’ı bırakıp, hakkında Allah’ın hiçbir delil indirmediği, kendilerinin de hakkında hiçbir bilgilerinin bulunmadığı şeylere kulluk ederler. zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur.
17 - İsra...........36. Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme! çünkü kulak, göz ve gönlün hepsi bundan soRumlu tutulacaktır.
3 - Ali İmran.....66. İşte siz böyle insanlarsınız! hakkında biraz bilginiz olan şeyde çekişmeye girdiniz. peki, hakkında hiçbir bilginiz olmayan şeyde neden tartışmaya giriyorsunuz? Allah bilir ama siz bilmezsiniz.

DOĞRU YOL ,RAHMET VE REHBER OLAN KUR'AN DIR. İŞTE BİRKAÇ AYET...
18 - Kehf.......... 27.Rabbinin kitabından sana vahyolunanı oku! onun sözlerini değiştirecek kimse yoktur. ve o'ndan başka bir sığınılacak da bulamazsın.
18 - Kehf.......... 28. Nefsince de, sabah akşam rızasını isteyerek Rablerine yalvaranlarla beraber candan sabret. Sen dünya hayatının süsünü isteyerek, onlardan gözlerini ayırma. Kalbini, bizi anmaktan gafil kıldığımız, nefsinin kötü arzusuna uymuş ve işi hep aşırılık olan kimseye uyma.
39 - Zümer........27. Andolsun, öğüt alsınlar diye biz bu Kur’an’da insanlar için her türlü misali verdik.
39 - Zümer........28. Biz onu, Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye hiçbir eğriliği bulunmayan arapça bir Kur’an olarak indirdik.
10 - Yunus........61. Hangi işi yaparsan yap, Kur'ân'dan ne okursan oku, ne işte çalışırsan çalış, unutmayın ki, siz ona dalıp gitmişken, biz sizin üzerinizde şahidiz. Ne yerde, ne de gökte zerre kadar hiç bir şey Rabbinin gözünden kaçmaz. ne zerreden daha küçük, ne de ondan daha büyük! ancak bunların hepsi apaçık bir kitaptadır.
18 - Kehf.......... 54. Andolsun, biz bu Kur’an’da insanlar için her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. fakat insan tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür.
17 - İsra........... 89. Andolsun, biz bu Kur’an’da insanlara her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. yine de insanların çoğu ancak inkarda direttiler.
41 - Fussilet......44. Eğer biz onu, yabancı (dilde) bir Kur'ân yapsaydık derlerdi ki: "âyetleri (anlayacağımız) bir dille açıklanmalı değil miydi? Araba yabancı söz mü (geliyor)?" De ki: o, inananlar için bir yol gösterici ve (gönüllere) şifâdır. İnanmayanlara gelince, onların kulaklarında bir ağırlık vardır ve o, onlara bir körlüktür. (sanki) Onlar, uzak bir yerden çağırılıyorlar.

OYSA ALLAH KURAN'DA SÜREKLİ UYARIYOR. FISILTILARDAN KORUNMAMIZ İÇİN.
36 - Yasin.........60. Ey âdemoğulları! ben size, şeytana kulluk etmeyin, o sizin için açık bir düşmandır!" demedim mi?
36 - Yasin.........61."Bana ibadet edin, dosdoğru yol budur!" demedim mi?
36 - Yasin.........62.Yemin olsun, şeytan, içinizden birçok nesli saptırmıştı. aklınızı hiç işletmiyor muydunuz?
17 - İsra........... 37.Yeryüzünde kasılıp kabararak yürüme! çünkü sen, yeri asla yırtamazsın, uzunlukça da dağlara ulaşamazsın.
17 - İsra........... 62. Yine dedi: "şu benden üstün kıldığına bir baksana! yemin olsun, eğer beni kıyamet gününe kadar ertelersen, onun soyunu, pek azı hariç, hükmüm altına alacağım."
17 - İsra........... 64."Onlardan güç yetirdiğini sesinle yerinden oynat. atlıların ve yayalarınla yaygara çıkarıp üzerlerine çullan. mallarda, evlatlarda onlara ortak ol, onlara ha bire vaatte bulun." şeytan onlara bir aldanıştan başka ne vaat eder ki?!

KİMİ SAFLIKTAN, KİMİ İYİ NİYETİNDEN KATILIR. GERÇEK İSMİ İŞGAL, KAN SAVAŞ ALDATMACA , RANT, İKTİDAR OLAN OYUNA..
34 - Sebe..........51. Bir görsen onları korku ve telaşa düştüklerinde! artık kaçış-kurtuluş yok! çok yakın bir yerden yakalanmışlardır.
34 - Sebe..........52. "Ona inandık!" dediler. ama nasıl mümkün olur onlar için imana ulaşmak o uzak yerden!
34 - Sebe..........53. Daha önce inkâr etmişlerdi onu. gayba taş atıp duruyorlardı o uzak yerden.
33 - Ahzab........67. Ve derler ki: "rabbimiz! biz, efendilerimize, büyüklerimize itaat ettik de bizi yoldan saptırdılar."
34 - Sebe..........33. Bu kez, basit görülüp horlananlar büyüklük taslayanlara şöyle derler: "hayır, öyle değil!" işiniz gece gündüz düzenbazlıktı. siz bize Allah'a nankörlük etmemizi, o'na eşler-ortaklar tutmamızı emrediyordunuz." nihayet, azabı gördüklerinde, pişmanlığı içlerine gömerler. biz ise inkârcıların boyunlarına bukağıları vurmuşuzdur. yapıp ettiklerinden başka,neyin karşılığını görüyorlar ki!...

YİNE PEYGAMBERİMİZİN ZAMANINDA Kİ GİBİ KUVVETLİ GÜÇLÜ OLALIM AVUCUMUZLA İÇTİĞİMİZLE KALALIM, BAŞKASINI İÇMEYELİM..
2 - Bakara......249. Tâlût, askerleriyle yola çıkınca dedi ki: "Allah sizi bir ırmakla imtihan edecektir. o halde, ondan içen benden değildir. ama onu tatmayan bendendir. eliyle bir avuç alan kişi başka " bunun ardından, pek azı müstesna olmak üzere ondan içtiler. nihayet o ve onunla beraber iman edenler ırmağı geçtiklerinde şöyle dediler:"bugün bizim Câlût'a ve ordusuna karşı hiçbir gücümüz yoktur ". Allah'a kavuşacaklarını düşünenler ise şöyle konuştular: "sayıca az nice topluluk vardır ki, sayıca çok nice topluluğa Allah'ın izniyle galip gelmiştir. Allah sabredenlerle beraberdir."

ONLARIN İŞARET ETTİĞİNİN DOĞRU OLDUĞUNA İNANIYORSANIZ, DOĞRU DEDİĞİNİZİN; KİMİN NESİ VE HANGİSİ OLACAĞINA SİZ KARAR VERİN
8 - Enfal......... 65. Ey peygamber, mü'minleri savaşa teşvik et. eğer sizden sabreden yirmi kişi olursa, iki yüzünü yenerler. sizden yüz kişi olursa, kâfirlerden bin kişiyi yenerler. çünkü kâfirler, anlamaz bir topluluktur.
8 - Enfal......... 66. Şimdi Allâh sizden hafifletti, sizde zayıflık bulunduğunu bildi. Bundan böyle sizden sabreden yüz kişi olsa, iki yüzünü yenerler. Ve eğer sizden bin kişi olsa allâh'ın izniyle iki binini yenerler. Allâh, sabredenlerle beraberdir.

Zayıflığı atalım bir'e/on olalım sürekli izin verilenlerden olalım, bir'e/iki olmakta kalmayalım. onların sayısı artmadı, oransal olarak küçüldü
Birlik beraberlik için; içine daldığımız o işaret, ırmaktan çıkalım. o zaman kimse bize dokunamaz. birlik beraberliğimiz olmasaydı, asya'da, kuzey afrika'da,orta-doğu'da...
Amerika, Avusturalya, Afrika içleri gibi olurdu, Hintliler gibi sahip derdik İngiliz efendilerimize.Ne Filistin kalırdı, nede Anadolu
Kızılderililer, İnkalar, Mayalar, Aborjinler gibi Dünyanın kültür mirası olarak kabul edilen, incelenlerden olurduk..Turizm, bilim, sanat, politika için. Soy kırımlarını örtebilmeleri için....Yok ettikleri nesilleri, torunlarına ders olarak okutabilmek için...

ALLAH GÖRMEMİZ İÇİN "KARANLIĞI SİLDİM" DİYOR...
17 - İsra........... 12.Biz geceyi ve gündüzü varlığımıza delalet eden birer delil kıldık. sonra Rabbinizden bir lütuf aramanız, yılların sayısını ve hesabını bilmeniz için gecenin karanlığını silip (yerine) eşyayı aydınlatan gündüzün aydınlığını getirdik. işte biz her şeyi uzun uzadıya anlattık.

ONLARI KALELERİ DE KORUYAMAZ, DİYOR..İBRET ALIN DİYOR..
59 - Haşr......... . 2.Kitap sâhiplerinden inkâr edenleri, hemen ilk haşirde (müslümanların, kaleleri önünde toplanmalarında) yurtlarından o çıkardı. Siz onların çıkacaklarını sanmamıştınız. onlar da kalelerinin, kendilerini Allah'tan koruyacağını sanmışlardı. Allâh onlara ummadıkları yerden geldi, yüreklerine korku saldı; öyle ki evlerini kendi elleriyle ve mü'minlerin elleriyle harap ediyorlardı. Ey akıl sâhipleri ibret alın.

SAF TUTUN BİRLİKTE OLUN AYRILMAYIN..
61 - Saff.............4.Hiç şüphe yok ki Allah, kendi yolunda, duvarları birbirine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.
47 - Muhammed.21.Onlara düşen, itâ'at etmek ve güzel söz söylemektir. iş ciddiye bindiği zaman Allah'a verdikleri söze sadık kalsalardı, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Unutmayın bu bir sınavdır, sakın Kur'an dan ayrılmayın

UNUTMAYIN BU BİR SINAVDIR, SAKIN KUR'AN DAN AYRILMAYIN
8 - Enfal......... 17.(Savaşta) Onları siz öldürmediniz, fakat Allah onları öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı. Mü’minleri, tarafından güzel bir imtihanla denemek için Allah öyle yaptı. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.