YUHANNA ESİNLEMESİNE SOKULMUŞ "YAHUDİ TOPRAKLARI" ...DAVUT'UN YÜZÜĞÜ... SİON YÜZÜĞÜ
   
  Senaryolarını yazdıkları oyunlarında, o çok güvendikleri ve son umutları olan VAAD'cilerine, çamurdan yaratılmışları "kefarret olarak" kurban etmek.
   
   
   
  Yeni Ahit Esinleme bölümünde şöyle bir ifade var.. Tanrı katında bir takım yaratıklar var Tanrı onlarla birlikte Tahtında oturuyor. Pagan izleri taşıyan çok Tanrılı bu dinde böyle ipe sapa gelmez şeyler olabilir diyorsunuz ama tarif edilen yaratıkların hangi Pagan dinlerinin semboludür diye baktığınızda ortaya ilginç şeyler çıkıyor. Tanrılarının varlığını borçlu saydığı ve güç birliği yaptığına inandıkları Pagan Tanrıları bunlar.Esinleme bölümünü Havari Yuhanna'nın yazmadığı güçlü iddialar arasında.Büyük ihtimalle Yahudi inançlı birileri tarafınfan

Yazan kişinin Yahudi olması yada Yahudi siparişi üzere esinlemeyi kaleme almış olması, kuvvetle muhtemel."Neden" derseniz? Esinleme bölümünde, Tanrı ile Siyon dağında buluşanların (belki olayları izleyenlerin) hepsi Yahudi. Diğerleri mühürlenerek kurtulma imkanına sahip olabilirlerken, 12 kabileden 144.000 Yahudi Siyon dağında birlikteler. Eski Ahit'in Hezekiel (Ezekiel) bölümünü çok iyi bilen ve esinlenmelerini ona göre yapmış olan bu zat aldığı sipariş üzere Yahudilere öncelik tanımıştır. (Yahudiler bu kadar makbul kişilerse peygamber ve kitap neden gelmiş olabilir)

Hıristiyanlar ise zülüm panayırından, mühürlenebilirlerse ölümden kurtulabilecekler. TANRI İSA'yı ÇARMIHA geren Yahudiler ama ilk kurtulanlarda Yahudiler. İSRAİL TANRISINI çarmıhta öldürenler Yahudiler ama yine ilk kurtulanlar Yahudiler.Hıristiyanlar Tanrı isa adına Vaftiz olmadan kurtulamazken, Tanrı İsa, Tanrı olduğu halde vaftiz edilirken vaftiz olmadan kurtulanlar Yahudiler ve kurtulacak olanlar yine Yahudiler.

Bu saymaya çalıştığım nedenlerden dolayı yazarın Yahudi kökenli olan ama yani yayılan bir dinin mensuplarını hatta tanrılarını hiç sevmeyen biri olabileceğini söylüyorum.

Tamamen Yahudi inancı üzerine yazılmış.Vaad edilmiş toprakları işaret eden, kutsallaştırmak istedikleri Davut yıldızı/mührü (bayraklarındaki çizgilerin ve yıldızın oluşmasına esin kaynağı olan) üzerine yapılmış bir kurgu.Tüm insanları yok sayan sadece, "üstün ırka" vaad edilmiş olan toprakların sınırlarının tanrısal işareti/ifadesi üzerine yazılmış metinler. Bu saptamayı delilendiren de Esinlenme bölümü.
   
  KONU ŞU MADDELERİN AÇILIMI İLE BAŞLIYOR..
  Esinleme (Vahiy/Revelation)....4/6 Tahtın önünde billur gibi, sanki camdan bir deniz vardı. Tahtın ortasında ve çevresinde, önü ve arkası gözlerle kaplı dört tane canlı yaratık duruyordu.
Esinleme (Vahiy/Revelation)....4/7 Birinci yaratık ASLANA, ikinci yaratık DANAYA benziyordu. Üçüncü yaratığın yüzü İNSAN YÜZÜ GİBİYDİ. Dördüncü yaratık UÇAN bir KARTALA benziyordu.
   
 
   
  Hz. İbrahim'in ve Samiler'in çıkış yeri tüm kavimlerinde çıkış yeri olan Sümer toprakları. Hz. İbrahim'in, Nemrut putpersliği ile mücadele ettiği, babasının put imalatcısı olduğu, Putları kırdığı ve Nemrut'un Tanrılık iddiasında bulunduğu yer bugün Nemrut harabelerinin olduğu bölge. Adıyaman, Atatürk baraj gölünün olduğu yer.Vahiy bölümünde Yaratık Aslan ile vurgulanan yer.Hz. İbrahim'in Putlarını kırdığı gerekçesi ile Ateşe atıldığı, Peygamberler diyarı denilen yerde Şanlı Urfa ilimiz.
   
  NEMRUT'un Hz. İBRAHİM'E TANRILIK TASLAMASI
37 - SAFFAT.......88. Bu arada İbrahim yıldızlara bir göz attı,
37 - SAFFAT.......89. Şöyle dedi: "Ben hastayım!"
37 - SAFFAT.......90. Bunun üzerine ondan gerisin geri kaçtılar.
37 - SAFFAT.......91. O da onların ilahlarının yanına sokulup dedi: "Bir şey yemez misiniz?"
37 - SAFFAT.......92."Neniz var ki, konuşmuyorsunuz!"

2 - BAKARA......258.Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye (şımarıp böbürlenerek) Rabbi hakkında İbrahim ile tartışanı görmedin mi? Hani İbrahim, “Benim Rabbim diriltir, öldürür.” demiş; o da, “Ben de diriltir, öldürürüm” demişti. (Bunun üzerine) İbrahim, “Şüphesiz Allah güneşi doğudan getirir, sen de onu batıdan getir” deyince, kâfir şaşırıp kaldı. Zaten Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.
   
  PUTPERES NEMRUT, ONLAR İÇİN ÇOK ÖNEMLİ.Pagan esaslı dinler için, vazgeçilmez isimlerden biri olan Putperes Nemrut, onlardan gerekli payeleri almış.

Putperes NEMRUT'u kitaplarına alacak kadar sevmiş, benimsemiş olanların dinleri, strateijileri İmani hangi değerlere sahip olabilir.Nemrut'u bu kadar benimseyenler, Onun TANRILIĞINI kabul edenler olabilir. Elbette Nemrut'un inanç sistemine ait tapınma örneklerini de kitaplarına alacaklardır. İşte NEMRUT SEVGİLERİNİ gösteren ifadeler.

Tekvin/Yaradılıs...10/6 Ham'ın oğulları: Kûş, Misrayim, Pût, Kenan.
Tekvin/Yaradılıs...10/7 Kûş'un oğulları: Seva, Havila, Savta, Raama, Savteka. Raama'nın oğulları: Şeva, Dedan.
Tekvin/Yaradılıs...10/8 Kûş'un NEMRUT adında bir oğlu oldu. Yiğitliğiyle yeryüzüne ün saldı.
Tekvin/Yaradılıs...10/9 RAB'bin önünde yiğit bir avcıydı. "RAB'bin önünde Nemrut gibi yiğit avcı" sözü buradan gelir.

Adeta; Allah'ın, Hz. İbrahime olan övgülerine nazire yaparcasına, PUTPRES NEMRUT övülüyor. Peki! Putperes Nemrut'u öven, RAB dedikleri ne olabilir. Allah, imanı yerine, Putpresliği teşvik eden, "Bende İlah'ım, bende HAYAT VERİR, bende ÖLDÜRÜRÜM" diyen, Hz. İbrahim'i Ateşe atarak öldürmek isteyen ama öldüremeyen, böylece öldüremediğini, dolayısıya hayat da veremediğini görmüş olmasına rağmen, İlahlık iddiasından vaz geçmemiştir.Tanrılık iddiasından vaz geçmeyen bir yaratılmışı sevgiyle bağrına basan, ancak onun gibi TANRICILIK oynamak isteyen başka yaratılmış/yaratılmışlar olabilir.
  Samilerin çıkış yeri olan Sümer ülkesinden, Babil- Bağdat- Nemrut- Şanlı Urfa arasına, Fırat ve Dicle'nin Basra körfezine döküldüğü yerden başlamak üzere düz bir hat çizelim.. Bu yolu Hz. İbrahim'in kat ettiği yollardan bir tanesi olarakta değerlendirebiliriz.
   
 
   
  İsrail Oğullarının / Yahudilerin kabilelerini meydana getiren, Hz. Yakup'un dedesi olan Hz. İbrahim'in, atalarının topraklarından kat ettiği ilk çizgisel yol bu.Hz. İbrahim'in, iki ayrı eşinden birer oğlu olur. Biri, Kurban olmayı gönüllü kabul eden Hz. İsmail (Arapların atası kabul edilir.) Diğeri ise çok ileri yaşlarda Allah'ın ol demesi ile olan oğlu Hz. İshak. Hz. Yakup'ta , Hz. İshak'ın oğludur.Hz. Yakup'un oniki oğlu olur. Hz. Yusuf'ta bunlardan biridir.Firavun sarayına ilk giren Tevhid imanına sahip olan kişidir Hz. Yusuf.
   
  Hz. İbrahim ikinci en büyük hareketini Allah'ın emri ile Mekkeye yapmıştır.İkinci İman dalgasını (kendisine göre) burada yapmış Tevhid imanını oraya yerleştirmiştir.Allah'ın, emri ile orada Kabe binasını duvarlarını, küllenen "Allah imanının" duvarlarını oğlu Hz. İsmail ile birlikte yapmıştır. Yine Allah'ın emriyle temiz tutmuş (takva) o mekandan yer takva yoluna yönelmek için, ibadet için, iman için yer isteyenlere orayı açık tutmuştur. Allah'ın, "güvenli kıldım" dediği, Hz. İbrahim'in ailesini o mal mülk hırsı olmadan çorak topraklara yerleştirdiği, Allah'ın şehirlerin anası dediği Mekke'ye yapıyor.(Hz. Muhammed'i ve Kuran'ı Kerim'i gördermekle uyarılan Şehirlerin anası Mekke.)
   
  Bu hareket, İman yayılmasının başlangıçlarından biri. İsrail Oğullarının ortaya çıkma zamanlarının yaklaştığı dönemler.Hz. İbrahim'in Sümer topraklarından başlayarak çizdiğimiz Basra - Babil - Bağdat- Nemrut- Şanlı Urfa hattının başlangıç noktası olan Şaltül-Arap yani Fırat ve Diclenin denize döküldüğü yerden Kabe'ye doğru bir çizgi daha çizelim..
   
 
   
  Aynı şekilde İsrail bayrağının Fırat sınırını işaret eden çizginin Nemrut kapısından açı ortayı olabilecek bir doğru çizdiğinizde de yine Kabe'yi buluyorsunuz.
   
 
Hz. İbrahim'in torunu olan, Hz. Yusuf, Firavun ülkesinde İsrail oğullarının yerleşmesinin öncülüğünü yapmış ve Hz. Musa'nın gelmesinden önce saraya Kabe kaynaklı, Allah'ın "güvenli kıldım" dediği şehirlerin anasından gelen imanlıların girmesine vesile olmuştur.

Hz. Musa Allah'ın gerçekleştirdiği büyücüleri bile imana sevk eden mucizelerle İsrailoğullarını Firavun'un zulmünden kurtarmıştır. Mucizelerin gercekleştiği yer olan Nil deltasına doğru, Kabeden başlayan Hz. İbrahim'in ilk hareket çizgisi dediğimiz, Fırat sınırını işaretleyen, Basra - Babil- Bağdat- Nemrut- Şanlı Urfa hattına bir paralel çizgi daha çizelim. Basra- Nemrut hattı uzunluğunda çizilen bu hat Gördüğünüz gibi bu hat Nil nehrini kesiyor.

Nemrut noktasından Yani Basra - Babil- Bağdat- Nemrut- Şanlı Urfa hattının son noktasından. Babil, Kabe hattına Paralel bir hat çizelim. Kabe'den gelen hat ile Nil deltasında kesişecektir.Horus'un ve Sfenksin bölgesinde iki hat birbirlerini kesiyor.

   
 
   
  Ortaya baklava dilimini andıran (eşkanar dörtgen) bu hat Vaad edilen toprakların kalbini göstermektedir.Yahudilik inancının olmazsa olmazlarından sınırlarıdır bunlar.Yahudiliğin omazsa olmazlarıdır çünkü Vaad edilmiş/vaad edilen topraklar yok denildiğinde, ortada Yahudiliği birarada tutan/yaşatan olgu yok edilmiş demektir.Herşeye rağmen vaad edilen toprak beklentisi sağlayan ne seçilmişlik kalır, nede tüm yaptıklarına rağmen sonsuz hayat vaad eden kendilerine ait olan Tanrı.

Yahudiliğin, "Tevhid imanı" dışında, edindindikleri inanç sistemleri yüzünden binlerce yıldır sahip olmadıkları, hükmedemedikleri bu topraklar, Vaad'cilerinin ve Yahudilerin hayallerini süslemektedir.Korunan bu topraklara bütünen sahip olabilmek, hem Vaad'cilerinin, hemde Yahudiliğin ana ülküsü halindedir. Peygamberler bölgesine, İmanın bölgesine, bütünen sahip olamadıkları sürece hiç birşeyi elde etmiş sayılmayacaklarını biliyorlar.Sonsuz yaşam için en büyük işaret, bu bölgeye hakim hale gelmektir.

Vaadcinin İmanı yok edebilmesi; bu peygamberler bölgesi, iman bölgesi dediğimiz ve Allah'ın güvenli kıldığı bu bölgeyi ele geçirmesine bağlı. Varlık birliğinin anahtarı ve sonu onlara göre bu bölgede kurabilecekleri hükümranlığa bağlı. Bu nedenle Esinleme denilen bölümlerinde çeşitli isimler verdikleri sürekli varlıklar arası savaşlar var. Bu nedenle Ejderha, Canavar gibi yaratıklar icad edip, ağızları ile söyleyemedikleri hedeflerini sembolleştirme yoluna gidiyorlar." Vaad'ci ne yapıyor?" sorusuna kitaplarında ki cevap; "Yaratıklarla, Canavarlarla, Ejderhalarla savaşıyor.Bu savaşta ona Aslana, İnsana, Kartala ve Danaya benzeyen yaratıklar yardım ediyor". Hayali varlıklar oluşturuyorlarki, onlarla mücadele özetleri veriyorlarki, mücadelenin son hızle sürdüğü sanılsın, ölmeye ve olaylara hazır olsun.

Horus, İsis, Osiris, Khnum, Sfenks, Ahura Mazda'kı kutsal ittifak kurmuşlar."Put ikon tanrılarını" bir araya getirip dinin içine kurtarıcı olarak sokmuşlar. Sonra "biz semavi diniz" diye bağlılarını kandırıyorlar.

TEVHİD DİNİ O PUTLARI YOK ETMEK İÇİN GELMEDİ Mİ?
Allah'ın, İnsanların korunması için, Peygamberler ve Kitaplar gönderdiği Put inanç sisteminin İKON TANRILARI; Horus, İsis, Osiris, Khnum, Sfenks, Ahura Mazda ittifak / koalisyon kurmuşlar sözde Şeytanla savaşıyorlar. Şeytan kim? Savaşılan Kim? Daha doğrusu savaşmak istedikleri, yenmeyi düşledikleri kim? Şeytan olmadığı kesin. Şeytanın onların tarafında hatta patronları olduğuda kesin. Yoksa; Horus, İsis, Osiris, Khnum, Sfenks, Ahura Mazda'nın onların din sisteminin içinde işleri ne?
   
  Baklava dilimini bulduk, vaad edilmiş toprakların işaretlendiği İsrail bayrağının göbeğini oturttuk onlar için çok önem arzeden 12 kabienin isimlerini yazacakları 12 kapının 4 ana kapısını işaretledik. Her halde bu 4 ana kapıya en önemli YAHUDİ oymaklarının isimlerini yazarlar.

Yahudilerin Yaşamlarında yani yahudilik geçmişinde çok önem verdikleri yerler var nelerdir bunlar? Babil, Kudus, Krallar vadisi Luksor
Şimdi Babil ile Kudüs / Mescidi Aksa/ Ağlama duvarı arasına bir yatay çizgi çizelim ve uçlarını diğer gelecek çizgilerin kesmesi için serbest bırakalım. Benzer bir çizgiyi bu çizgiye paralel gelecek biçimde Krallar vadisi Luksor'undan geçecek şekilde çizip yine ilk çizgide olduğu gibi uçlarını serbest bırakalım.(İstanbul'da ki dikili taşı Lusor'da ki Karnak Tapınağı'ndan getirilmiş)

Böylece dört kapı daha elde edildi toplam sekiz kapı oldu.
   
 
   
  İlk çizilen cizgiler ile bu son çizilen çizgileri birleştirin işte size dört kapı daha.Dört piramitin tekamüle ulaşmasını bekledikleri dört kopuk parçasını temsil eden eşkenar küçük üçgenler.
Esinleme (Vahiy/Revelation)...21/13 Doğuda üç kapı, kuzeyde üç kapı, güneyde üç kapı ve batıda üç kapı vardı.
Esinleme (Vahiy/Revelation)...21/14 Kenti çevreleyen surların on iki temel taşı bulunuyordu. Bunların üzerinde Kuzu'nun on iki elçisinin adları yazılıydı.

elçileri havarilerimidir bilmiyorum. İsa, Havari'lerinin ismini bile anmamış. Bu isimleri, "işte onlarda benim yanımda" diye Yuhanna'ya esinlendirmemiş.O isimler Havrier olsa bu seferde başka sorunlar ortaya çıkıyor.Hain havariyi ne yapmış olabilirler? Hain yerine kimin ismi yazılmıştır? Onun yerine Tanrı İsa isim saptamış olsaydı, kesinlikle kitaplarında (fikir birliği ile) yer alırdı."Rab İsa dediki.." diye başlayan cümle ile bildirildi.

O halde İsa'yı ihbar eden hainde mi bu temel taşlarında yerini alıyor? Havari'lerden hain olanın yerine atanan olduğundan, İsa'nın haberi yok muydu? Yoksa Havari'lerden hainlik yapan yoktuda, iç çekişmeleri sonucu bir tanesi hain mi ilan edildi?

Yoksa; İsa'nın on iki elçisi dedikleri Havariler değilde, On iki Yahudi kavminin kurucusu sayılan, soylarının temsilcileri olan, Yakup'un 12 oğulları olmasın sakın.Varsa yoksa, İsrail Oğulları olan, kendi geçmişini Yahve olarak açıklayan, "ben İsrail Tanrı'sıyım" diyen, "İsrail ve Yahuda halkı ile yeni antlaşma yapacağım, beyinlerine isimlerini işleyeceğim, çoluk çocuk beni anacak" diyen bir Tanrı, elbette Yahudilerin ataları Yakup Oğullarını elçi olarak atayacaktır

Zaten İsrail'lilere çalıştığını gizlemek şöyle dursun bunuda üzerine basa basa söylüyor.

İbraniler.........8/10 `O günlerden sonra' diyor Rab, `İsrail halkıyla yapacağım antlaşma şudur: yasalarımı onların zihnine işleyeceğim, yüreklerine yazacağım. Ben onların Tanrısı olacağım, onlar da benim halkım olacaklar.

İbraniler.........8/8 Oysa halkını kusurlu bulan Tanrı şöyle diyor: «`İsrail halkıyla ve Yahuda halkıyla yeni bir antlaşma yapacağım günler geliyor' diyor Rab.
İbraniler.........8/11 Hiç kimse kendi yurttaşına, kendi kardeşine, Rab'bi tanıyın diye akıl öğretmeyecek. Çünkü küçüğünden büyüğüne kadar, onların hepsi beni tanıyacak.

TANRI katında Tahtın etrafında Tanrıya bağlılıklarını sunan onu kutsayan dört yaratık vardı. Biri aslana, biri danaya, biri insana biride UÇAN kartala benziyordu. Herbirinin her tarafı gören gözleri vardı.Her yerleri gözlerle dolu idi. Herşeyi gören gözlerin piramitcikleri bunlar. Birlik için bir aradalar. İNANÇSIZLARA KARŞI KUTSAL İTTİFAK KURMUŞ KUTSALLAR BUNLAR.

  .
 
   
  Ortaya İsrail bayrağındaki yıldız çıkıyor. Elbette ortaya çıkan bu yıldız bir kehanetin işareti değildir. Tam aksine var olan birşeyin nasıl kehanet diye sunulduğunu gösteren bir çalışmadır. İsrail bayrağına esin veren yıldızın nasıl ortaya çıkarıldığının açıklamasıdır. Davut'un mührü denen işaretin nezaman yapıldığı belli değildir. Kim tarafından hangi amaçla yapıldığıda belli değildir.

Kitaplarını yazarlarjkende aynı metodu takip etmişler.Her türlü çılgınlığı, tapınmaları yapmışlar. Başka tanrılar edinmişler. Sonra başlarına elbetteki bir takım kötü sayılabilecek yıkımlar, sürgünler, işgaller gelmiş. Toplumu derinden etkiliyen acılar yaşanmış. Edindikleri Tanrılarına güvenleri sarsılmış başka tanrılar edinmişler.Tanrılarına olan bağlılıklarını tekrar sağlayabilmeleri için Rabbileri, Hahamları, din önderleri kitapları yeniden derleme ve yorumlama yoluna gitmişler.

Yeni yeni kitaplar yazmışlar. Bu yazdıkları kitaplarda yada derledikleri ana din kitaplarında, Tanrının ağzından yaptıkları ilavelerle, başlarına gelen olaylar ve o olayların nedenleri anlatılmış.Tanrının öfkesi ve istekleri tek tek sıralanmış.

Her şeyin planlayıcısı olarak Yahve gösterilmiş.Her şeyin kontrolünün Yahve de olduğu ve ilahi plan gereği, çok sevdiği İsrail halkına ders vermek için bunları yaptığını, kutsal ilan ettikleri metinlerde işlemişler.

Örneğin: İsrail Tanrısı, Süleyman başka tanrılar edindi diye çok kızıyor ve krallığını başkalarına vereceğim diyor. Süleyman öldükten sonra, Krallık önce ikiye sonra on parçaya bölünüyor. Daha sonra işgal ve Babil sürgünleri başlıyor. Şimdi burada ülkenin bölünmesi, işgallerin ve sürgünlerin olması kutsal kitaplarında olduğu için olmuyor. Yada Tanrıları "bu böyle olacak dediği" için olmuyor. Edindikleri İsrail Tanrı'sının haberi ve etkisi yok.

Tüm olaylar olup bittkten birkaç yüzyıl sonra bu olaylar "TANRI DEDİ Kİ" diye kitaplara ilave ediliyor. Özetle; önce olaylar oluyor, sonra Tanrının prestiji sarsılmasın diye, kendilerini Tanrının sözcüleri yerine koyanlar tarafından kaleme alınıyor. (Yani hedef tahtası atılan okun önüne itiliyor/getiriliyor, ok hedefi vurduktan sonrada yorum yapılıyor, kritikler yapılıyor.)

Bu nedenle ne kitaplarında, ne işaretlerinde, ne sözlerinde; gelecekle ilgili veya kehanetle ilgili hiçbirşey yok. (Hz. Süleymanın asasını yiyen kurtcuğu hatırlayın. Esaret altındakiler, Hz. Süleyma'nın ölümünü asa kırıldıktan sonra anlayabiliyorlar.Ölmüş ama asasına yaslı duran Hz. Süleyman'ın öldüğünü bilemiyorlar.Gaybı bilmiyorlar) Bindiği dalı kesen Nasrettin Hocaya düşeceğini söyleyen kişi kahin değildi.Nasrettin Hoca'nın merdivenden düştükten sonra, doktor yerine istediği merdiven tecrübelisi gibi olayları bilen, Hoca'nın ters tarafta olduğunu gören biriydi.

Kehanetle hiç bir ilgileri yok ama insanları ikna etme yöntemleri iyi. Tahmin etme, istatistik tutma kamuoyu oluşturma, Dünyadaki olaylara yön verme, standartları saptama, ekonomiye hükmetme, hükümetleri etkiliyebilme, sanatsal faaliyetleri idolojik hale getirebilme yönleri çok iyi.Belgesel yapımları, arkeolojik çalışmaları, terör mefhumunu yönetebilmeleride işlerinin en önemli kolları elbettebunlarıda layıkı ile yerine getiriyorlar.Falcıları, büyücüleri, otcuarı, şifacıları ...vs..(modern yada klasik) kullanabilmeleri dalındada durumları gerçekten çok iyi. Kısaca:Hava tahminini çok iyi yapıyorlar.Tahminlerinin tutması içinde gerekirse ateş yakıp, üflüyorlar.

Kehanetle ilgileri olsa, edindikleri tanrılarının birşeylerden haberleri olsa ve bunları onlara haberler verse / iletebilse;
Dünyada M.Ö 9.500-10.000 yıllarında insanlar Urfa Göbeklitepede şehirler kurmuş yaşarken, Kutsal kitaplarında tam bundan 5000 sene sonra Hz. Adem'in yaratıldığı yazarlar ve bunu tekrarlar mıydılar?

Sürgün yıllarında ve sürgün yıllarından sonra, Tanrı "dedi ki" diye başlayan sayfaları yazanlar, edindikleri Tanrıları tarafından uyarılmış olsaydı; Ortaçağ Yahudi alimleri Yaratılış tarihini İ.Ö. 3760 olduğunu söylemezler, Yahudi takvimini de bu tarihten başlatmazlardı. 1658'de, evrenin İ.Ö. 4004'te yaratıldığını hesaplanlar olmazdı. Yehova şahitleri evrenin yaşı için M.Ö 4000'li yıllar olarak vermezlerdi.
   
  Kehanet ve Siyon yıldızı amaçlara nasıl hizmet ediyor konusundan sonra çağrışım/işe yarayışlı hale getirme meselesine daha iyi ışık tutacak başka bir örneklemeye bakalım.

Siyon yıldızı / Davut yıldızı / Davut kalkanı denilen bu oluşum iki eşkener üçgenin ters olarak içiçe geçmesinden meydana geliyor gözükmesine rağmen esasında üçgenler meydana getiren değil, meydana gelen durumundalar. Yani üçgenler ana temayı oluşturan elemanlar değil, amaçlanan temanın elde edilmesi sırasında ortaya çıkan ürünler.Tekamüle aday kopuk parçalar.Dinlerin diyaloğu sonucunda tekamül erdemine kavuşacak inançlar topluluğu/sistemi

Hani hep anlatırlar, Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethetmeden önce, Bizansa, gelebilecek yardımların önünü kesebilmek için, Anadolu Hisarı'nın karşısına Rumeli Hisarın'ı yapmak ister. Arazi problemi çıkar.Sonunda Fatih Sultan Mehmet, bir dana derisi büyüklüğündeki araziyi alma sözünü alır. Deri alanı kadar yerden birşey çıkmaz denilir. Fatih deriyi hiç kopartmadan incecik kestirir ve arazinin etrafını o deri ile çevirtir.Artık Fatih'in arzuladığı alan, (bir dana derisi ile çevrili olarak) Hisar yapmak için elde edilmiştir.

Üretim sonucu çıkan üçgenler içinde dini birtakım sözler söylenmiş ve yorumlar yapılmıştır.Üçgenler Davut kalkanı denilen Heksagram üçgen birleşiminin göbeğini oluşturmaktadır. Neden Süleyman'ın mührü (Pentagram..-beşgen-) değilde Davut'un kalkanı (Pentagram..-altıgen-) denilebilir. Açılım siyonizme uygun gelmemiştir de ondan olabilir.(Süleyman'ın mührünün köşelerine Ruh ve Dört Element atfedilmiş, Davut'un kalkanının köşelerine ise gezegenlerin ismi verilmiş) Süleyman'ın Pentagram'ı mührü üçgen formuna uygunlukta arzetmiyor.Tabiki bu yakıştırmaların hepsi Ortaçağ çalışmalarının ürünü imiş.

Koruma kalkanı dedikleri, bayraklarındaki yıldıza bakalım. Çizgi halinde iken, pek anlaşılmayan yapı boyanınca daha iyi ortaya çıkıyor. Hani bir kutunun açılımı gibi. Okullarda küpün/kutunun açılımını yaptırırlardı da, ortada bir merkez, onun etrafında ise kanatcıklar olurdu. Burada da öyle bir durum söz konusu. Pastahanelerde pasta koyulan kutulara benziyor. Altıgen pasta kutusunun açılımı gibi. ABD Polis / şerif rozeti gibi..
  .
 
   
  Alın size tek taş yüzük.bir kehanetiçnparmaktaki yüzük nerelerden nerelere gelebiliyor nelere esin kaynağı oluyor
 
   
   
  Bir Yahudi bir mezarlığın yanından geçerken, eğer o yer bir Yahudi mezarlığı ise orada yatanları takdis eden kısa bir dua okumalı, ancak mezarlık Yahudi-olmayanlara ait ise orada yatanların annelerine lanet etmelidir.3 Talmud kaynaklı bir başka geleneğe göre de, dindar bir Yahudi, bir kilise ya da Hz. İsa tasviri gördüğünde üç kere yere tükürmekle yükümlüdür.
  67. Bazı Kabalistlere göre, Kral Davut ve Kral Sülyeman Kabalistik Majikal Sanatlar ile harikalar yapabiliyorlardı. Pentagram Sülyeman'ın mührü ve Heksagram Davud'un kalkanı olarak bilinirdi. Pentagramın köşelerine Ruh ve Dört Element atfedilmişti ve Heksagramın köşelerine Gezegenler atfedilirdi. "Sülyeman'ın Anahtarı" olarak bilnen eser tabii ki ortaçağda yazılmıştır ve gerçek Kral Sülyeman ile ilgisi yoktur.
   
  Yeni Ahitte Argemeddon Yecüc ve Mecüc ile İsa'nı gelişi ile ilgili olabiecek maddeler şunlar.
 

 

  Bahis mevzuu altın çağın gerçekleşmesinin İsrail ile ve Yahudilerle çok yakından münasebeti vardır. Tezlerini İncil’e dahil kitaplardan 1. Selânikliler, 4/16–17’ye dayandıran Hıristiyan Siyonist, Periyodik Dinî Hakimiyetçi fundamentalistlere göre Hz. İsa bulutlar içinde gizlice yere inecek, sadece ölü Hıristiyanları diriltecek ve bunun hemen ardından her gerçek Hıristiyan ölümü tatmadan göğe çekilecek, oradan da Cennet’e alınacaktır. Adına Büyük Sevinç (Rapture) denilen ve “Herkes Cennet’e gitmek ister ama kimse ölmek istemez.” sloganıyla anlatılan bu hadise, Luka, 21: 20–24 ve Zekeriya, 13: 8 ve 9’a dayandırılarak, bütün Yahudilerin İsrail’de toplanması, üçte ikisinin düşmanları tarafından öldürülmesi ve kalan üçte birin Hıristiyanlığa girmesinden önce gerçekleşecektir.
1. Selânikliler.......4/15 Rab'bin sözüne dayanarak size şunu bildiriyoruz: biz yaşamakta olanlar, Rab'bin gelişine dek diri kalacakolanlar, gözlerini yaşama kapamış olanların önüne asla geçmeyeceğiz.
1. Selânikliler.......4/16 Rab'bin kendisi, bir emir çağrısıyla, baş meleğin seslenmesiyle ve Tanrı'nın borazanıyla gökten inecek. Önce Mesih'e ait ölüler dirilecek.
1. Selânikliler.......4/17 Ondan sonra biz yaşamakta olanlar, diri kalmış olanlar, onlarla birlikte Rab'bi havada karşılamak üzere bulutlar içinde alınıp götürüleceğiz. Böylece sonsuza dek Rab'le birlikte olacağız.
Luka......21/20 «Kudüs'ün ordular tarafından kuşatıldığını görünce bilin ki, kentin yıkılacağı zaman yaklaşmıştır.
Luka......21/21 O zaman Yahudiye'de olanlar dağlara kaçsın, kentte olanlar dışarı çıksın, tarlalarda bulunanlar da kente girmesin.
Luka......21/22 Çünkü o günler, yazılmış olanların tümünün gerçekleşeceği ceza günleridir.
Luka......21/23 O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadınların vay haline! Çünkü ülke büyük sıkıntıya düşecek ve bu halk gazaba uğrayacaktır.
Luka......21/24 Kılıçtan geçirilecek, tutsak olarak tüm uluslar arasına sürülecekler. Kudüs, diğer ulusların dönemleri tamamlanıncaya dek onların ayakları altında çiğnenecektir.
Luka......21/25 «Güneşte, ayda ve yıldızlarda belirtiler görülecek. Yeryüzünde uluslar denizin ve dalgaların uğultusundan şaşkına dönecek, dehşete düşecekler.
Zekeriya......13/7 “Uyan, ey kılıç! Çobanıma, yakınıma karşı harekete geç” Diyor Her Şeye Egemen RAB. “Çobanı vur da Koyunlar darmadağın olsun.Ben de elimi küçüklere karşı kaldıracağım
Zekeriya......13/8 "Bütün ülkede" diyor RAB, “Halkın üçte ikisi vurulup ölecek, Üçte biri sağ kalacak.
Zekeriya......13/9 Kalan üçte birini ateşten geçireceğim, Onları gümüş gibi arıtacağım, Bana yakaracaklar, Ben de onlara karşılık vereceğim, ‘Bunlar benim halkım’ diyeceğim. Onlar da, ‘Tanrımız Yahve'dir’ diyecekler.”
  Protestanlara ve Yeni Hıristiyan Akımlar’a göre Mesih’i göndermesi için Tanrı’yı harekete geçirmek gerekir. Peki, bu nasıl olacaktır? İnanca göre bunun yolu, Üçüncü Kehanet’in Tanrı’ya bırakılmayıp insan eliyle gerçekleştirilmesidir. Bu aşamadan sonra artık bu inanç ve kehanet ile değil “Teo-politik bir proje” ile karşı karşıyayız demektir.
Üçüncü kehanet nedir?İsrail’in vaat edilmiş topraklara ulaşması gerekir.
Mescid-i Aksa’nın ve Kubbetu’s-Sahra’nın yıkılıp yerine Süleyman Tapınağı’nın inşa edilmesi gerekir.Tapınağın üçüncü kez inşasının ilk adımı Tapınak’ın kayıp olan temel taşının yerine konulmasıdır. 4,5 ton ağırlığındaki bu taş, Tapınak’ın önceki inşalarında da katkısı olduğuna inanılan Alafi Ailesi’nin arazisinden getirilmiştir.Hulda Kapısı diye bilinen bu alana taşın yerleştirilmesi için çevrenin boşaltılması gerekmektedir. Bu durumda Yahudiler Kubbetü’s-Sahra’yı yıkacaktır.

"oysa bizim vatanımız göklerdedir. ve oradan kurtarıcı olan rab isa mesihi bekliyoruz." (fil. 3:20)
"bütün bunlar, rab isa ateş alevleri içinde güçlü melekleriyle gökten gelip göründüğü zaman olacak." (2.sel.1:8 vs.)
"mesih bir çoklarının günahlarını yüklenmek için bir kez kurban edildi. ikince kez, günah yüklenmek için değil, kurtuluş getirmek için kendisini bekleyenlere görünecektir." (ibr. 9:27).
  Matta (Matthew).....25/31 «İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.
Matta (Matthew).....25/32 Ulusların hepsi O'nun önünde toplanacak, O da koyunları keçilerden ayıran bir çoban gibi, onları birbirinden ayıracak.
Matta (Matthew).....25/33 Koyunları sağına, keçileri soluna alacak.
Matta (Matthew).....25/34 «O zaman Kral, sağındaki kişilere, `Sizler, Babamın kutsadıkları, gelin!' diyecek. `Dünya kurulduğundan beri sizin için hazırlanmış olan egemenliği miras alın!

Matta (Matthew).....25/35 Çünkü acıkmıştım, bana yiyecek verdiniz; susamıştım, bana içecek verdiniz; yabancıydım, beni içeri aldınız.
   
  Esinleme bölümüne ilham veren, Eski Ahit Hezekiel bölümünde bu savaş için neler yazılmış?
   
  Diyalektik düşünmeye alışkın olmayan birçok insan için sonsuzluk fikrini kabul etmek zordur. Sonsuzluk fikri, her şeyin bir başlangıcının ve sonunun olduğu günlük nesnelerin sonlu dünyasıyla o denli uyuşmazlık içindedir ki, garip ve açıklanamaz bir şey olarak görünür. Dahası, bu fikir belli başlı dünya dinlerinin birçoğunun öğretileriyle de uyuşmaz. Antik dinlerin birçoğunun kendi Yaratılış Efsaneleri vardı. Ortaçağ Yahudi alimleri Yaratılış tarihini İ.Ö. 3760 olarak belirlemişlerdi ve gerçekten de Yahudi takvimi bu tarihten başlar. 1658’de, Piskopos Ussher evrenin İ.Ö. 4004’te yaratıldığını hesapladı. 18. yüzyıl boyunca evrenin en fazla altı ya da yedi bin yaşında olduğu düşünüldü.
                   Geleneksel Yahudilik Maşiah’ın gelemsinin ve dünyada barış dönemni başlatmasına sağlamanın iki yolu olduğuna inanır.
İlki: Eylemlerimiz sayesinde Maşiah’ın gelemesini sağlayabiliriz Yahudi halkının tamamı Yahudi kanununa uyarsa Maşiah’ın hak eder ve Maşiah gelir
İkincisi: “günlerin sonu” bir yoruma göre insanlık tarihi altı bin yıldır ve şu an Yahudi takvimine göre beşbinyediyüzaltmışaltı yılındayız. Bu hesapla insanlık tarihinin sona ermesini ikiyüzotuzdört yıl kaldı. Bu süre sonunda Maşiah muhakkak gelecek.

                  Mistik Yahudilere göre dünya bin yıl boyunca onarım için kapanacak ve insanoğlunun neden olduğu zararlardan arınacak böylece ilk altıbin yıl yaratılışın ilk altı gününe, sonra ki bin yıl ise ilk şabat gününe karşılı gelecek. Bin yılın sonunda insanlık tarihi yeniden başlayacal ancak bildiğimizden çok farklı bir temele dayanacaktır. Bunun mahiyetini ileri seviyedeki bir kabalacı anlayabilir.

   
  Elçilerin İşleri (Acts)....19/1-2 Apollos Korint'teyken Pavlus, iç bölgelerden geçerek Efes'e geldi. Orada bazı öğrencileri bularak onlara, «İman ettiğiniz zaman Kutsal Ruh'u aldınız mı?» diye sordu.«Kutsal Ruh diye birinin varlığını duymadık ki!» dediler.
Elçilerin İşleri (Acts)....19/3 «Öyleyse neye dayanarak vaftiz oldunuz?» diye sordu.«Yahya'nın öğretisine dayanarak vaftiz olduk» dediler.
Elçilerin İşleri (Acts)....19/4 Pavlus, «Yahya'nın yaptığı vaftiz, tövbeyle ilgili bir vaftizdi» dedi. «Halka, kendisinden sonra gelecek Olan'a, yani İsa'ya inanmalarını söyledi.»
Elçilerin İşleri (Acts)....19/5 Onlar bunu duyunca, Rab İsa'nın adıyla vaftiz oldular.


Pavlus kendi hakkında yapılan şikayetlerden kurtulmak için Hz.İsa'nın kardeşinin bulunduğu grup için şöyle diyor.(Yakup öldükten sonra yerine; İsa'nın yeğeninin oğlu Simon seçilmiş MS.68-70)

Elçilerin İşleri......24/5 «Biz şunu anladık ki, bu adam dünyanın her yanında tüm Yahudiler arasında kargaşalık çıkaran bir fesatçı ve Nasranî tarikatının elebaşılarından biridir.

Nasıra ve Hz.İsa'nın ailesi/kardeşleri ile ilgili birkaç örnek.. (kardeşleri ve Hz. Meryem'in evlenmiş olması iddiası da onlara ait. Kur'an'ı Kerim'de bu konuda bilgi yok.)
Markos......1/9 O günlerde Celile'nin Nasıra kentinden çıkıp gelen İsa, Yahya tarafından Şeria nehrinde vaftiz edildi.
Markos......1/23>24 Tam o sırada havralarında bulunan ve kötü ruha tutsak olan bir adam, «Ey Nasıralı İsa, bizden ne istiyorsun?» diye bağırdı. «Bizi mahvetmeye mi geldin? Senin kim olduğunu biliyorum, Tanrı'nın Kutsalısın sen!»
Markos......6/3 Meryem'in oğlu, Yakup, Yose, Yahuda ve Simun'un kardeşi olan marangoz değil mi bu? Kızkardeşleri burada, aramızda yaşamıyor mu?» Ve gücenip O'nu reddettiler.
   
  Tekvin/Yaradılıs...27/36 Esav, "Ona boşuna mı Yakup diyorlar?" dedi, "İki kezdir beni aldatıyor. Önce ilk oğulluk hakkımı aldı. Şimdi de benim yerime o kutsandı." Sonra, "Kutsamak için bana bir hak ayırmadın mı?" diye sordu.
  İbraniler.........8/10 `O günlerden sonra' diyor Rab, `İsrail halkıyla yapacağım antlaşma şudur: yasalarımı onların zihnine işleyeceğim, yüreklerine yazacağım. Ben onların Tanrısı olacağım, onlar da benim halkım olacaklar.

İbraniler.........8/8 Oysa halkını kusurlu bulan Tanrı şöyle diyor: «`İsrail halkıyla ve Yahuda halkıyla yeni bir antlaşma yapacağım günler geliyor' diyor Rab.
İbraniler.........8/11 Hiç kimse kendi yurttaşına, kendi kardeşine, Rab'bi tanıyın diye akıl öğretmeyecek. Çünkü küçüğünden büyüğüne kadar, onların hepsi beni tanıyacak.
İbraniler.........8/9 `Bu, atalarını Mısır diyarından çıkarmak için onların elinden tuttuğum gün kendileriyle yaptığım antlaşma gibi olmayacak. Çünkü onlar antlaşmama bağlı kalmadılar, ben de onlardan yüz çevirdim' diyor Rab.
   
  Elçilerin işleri....2/33 O, Tanrı'nın sağına yüceltilmiş, vaat edilen Kutsal Ruh'u Baba'dan almış ve şimdi gördüğünüz ve işittiğiniz gibi, bu Ruh'u üzerimize dökmüştür.
Markos (Mark).....2/19 Rab İsa onlara bu sözleri söyledikten sonra göğe alındı ve Tanrı'nın sağında oturdu.
Matta.....27/46 Saat üçe doğru İsa yüksek sesle, «Elî, Elî, lema şevaktani?» yani, «Tanrım, Tanrım, beni niçin terk ettin?» diye bağırdı.
  Bir yanımı sardı müfreze kolu..bir yanımı sardı Varilcioğlu...beşyüz atlı ile kestiler yolu...Eşkiya dünyaya hükümdar olamaz. Sabahattin Ali.. Sinop
   
   
  Tekvin/Yaradılıs...27/34 ESAV babasının anlattıklarını duyunca, acı acı haykırdı. BABASINA, "Beni de kutsa, baba, beni de!" dedi.
Tekvin/Yaradılıs...27/35 İSHAK, "Kardeşin gelip beni kandırdı" diye karşılık verdi, "Senin yerine o kutsandı."
Tekvin/Yaradılıs...27/36 ESAV, "Ona boşuna mı Yakup diyorlar?" dedi, "İki kezdir beni aldatıyor. Önce ilk oğulluk hakkımı aldı. Şimdi de benim yerime o kutsandı." Sonra, "Kutsamak için bana bir hak ayırmadın mı?" diye sordu.
Tekvin/Yaradılıs...27/37 İSHAK, "Onu SANA egemen KILDIM " diye yanıtladı, "Bütün kardeşlerini onun HİZMETİNE VERDİM. Onu buğday ve yeni şarapla besledim. Senin için ne yapabilirim ki, oğlum?"
Tekvin/Yaradılıs...27/38 ESAV, "Sen yalnız bir kişiyi mi kutsayabilirsin baba?" dedi, "Beni de kutsa, BABA, beni de!" Sonra hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.