.......BAK! PAPAĞAN KONUŞUYOR ...
   
   
   
   
  PAPAĞAN ve PAPA BÖLÜMÜ;
   
  PAPAĞAN, GÖREVİ GEREĞİ RÖPORTAJDAKİ YERİNİ ALMIŞ.
  BOŞ BEYİN KABININ ÜSTÜNE monte edilmiş, PAPAĞAN sizce ne ifade ediyor olabilir?..
   
 
   
  PAPAĞAN TOPLANTIDA...
Yarım boş beyin kabı üstünde, yüzü ziyaretcilere bakacak şekilde tünettirilmiş PAPA'ğan, özellikle Röportajlarda ve ziyaretciler geldiğinde kullanılıyor
   
 
   
  PAPAĞAN GÖRÜŞMEDE......
Bu kullanım gelenek haline gelmiş. Ziyaretci olmadığı zamanlarda bile, durduğu konum (park yeri) itibarı ile görevini sürdürmeye devam ediyor gibi..
   
 
   
  PAPAĞAN , YİNE TOPLANTIDA AMA ÇERCEVELENMİŞ OLARAK.. Patriğin gözetiminde/gözlerinin önünde yerini almış halde..Herkezin görebileceği yerde. Kim, farkına varabilecek diyede sabırla bekliyordur. Kendisinde var olduğunu sandığı gücün/kendisi ile birlikte hareket eden varlıklar sayesinde farkına varılmadığını düşünüyor olmalı ki; kendinden emin bir halde, şiddetli protestolara sebep olabilecek, fotoğrafı ortalıkta sergiliyor.Motive edilmiş, motive edici olarak

Bu sergileme, insanları ne kedar etkileyebildiğini, gözlerini, düşüncelerini ne kadar perdeleyebildiğinin, duyargası (ölçü aleti) olması özelliğide taşıyor. Hani, tavuk piştimi diye; çatalla bakılır ya!!, işte onun gibi birşey.Bir sonraki adımını/adımlarını, "usuletle ve suhuletle" atabilmek için toplumun/toplulukların kıvamını ölçüyor. Böylece hem taraftarlarına mesajlar vermiş oluyor, hemde toplumların gazını alıp, bir sonraki hamleye hazır hale getiriyorlar.

Kamyonu sallamak gibi birşey..Kamyon ne kadar direnirse dirensin, sonunda yenilir, kendisini sallayanların karşısında..Yapabileceği bir şey yoktur...En güvendiği sırtını dayadığı takoz altından çekilmiş, vites boşa alınmış, el freni boşa çıkarılmıştır..Tek güvendiği önündeki, gözüne kestirdiği, şu küçüçük tümsekler..Onun için hız almadan gitmeli, direnmeli..

Toplulukların ne kadar kıvama geldiğini bu tür duyarga yaptıkları mizansenlerle ölçebiliyorlar. Tıpkı; Çarmıh demecinde olduğu gibi... Garip mesajlar, olmadık demeçler, belli yerlerde ve tespit edilmiş zamanlarda düzenlenen Ayinler/Kutsamalarda bu amaca hizmet etmekte. Toplumun, duyarlılığını ölçmek / Toplum üzerindeki güçlerini sınayabilmek için bu tür mizansenlere baş vuruyorlar.

Papazlardan biri sehpa üzerindeki, kase içinde bulunan, meyvalarda ki (mizanseninde ki) garip düzenlemeye takılmış gibi görünüyor, ama duvardaki resimden haberi yok.
   
 
   
  PAPA, Filistin çözümünü "Beytüllahimli çocuğa bırakıyorum" diyor ama kendisini başkalarının kollarına bırakmış haberi yok.
   
 
   
 
   
  YIL 2010. ALMAN HEYETİ ZİYARETE GELMİŞ, PÜR DİKKAT (biraz terlemiş halde) PATRİKLE YAPILAN KONUŞMLARI DİNLİYORLAR.
  PAPAĞANLI, KATOLİK PAPA RESMİ BURNUNUN DİBİNDE OLAN, KATOLİK HEYET. PATRİK ORTADAN DALMIŞ VE TOPU DOKSANA TAKMIŞ GÖRÜLÜYOR.

Patriğin yaptığı iyi cesaret .Etki gücünü, çok risk alarak deniyor.Görüldüğü gibi herşey, Patriğin kontrolü altında. Oraya, değil papağan, FİL koyulmuş olsa, heyetin durumuna bakılırsa, görme ihtimalleri sıfır..
   
 
   
 
  RESİMDE: FİGÜR ve HEMEN YANINDA YAZI VAR GİBİ??
 
   
  Papa 16'ncı Benedikt, Aziz Petrus Meydanı Noel mesajın da;"İsrailliler ve Filistinliler arasındaki diyaloğun tekrar başlamasını da "Beytüllahimli ilahi çocuğa havale ediyorum.” demişti .
   
  Kendinden, çok emin olarak bunu söylüyor ama onun, istediği Beytüllahimli çocuğu, o daha çok bekliyecek gibi geliyor. Ortaya çıkacak çocuk, (artık kocaman adam olmuş-olması gerekir. Aday grupları içindeki kuzucuk olarak yetiştirilenlerden biri) büyük ihtimalle, Patrik imzalı olacağa benziyor. İmzanın, imza atanın bildiği yerde olacağı da kesin.

Şah ve mat dendiğinde, herkez Karamanın koyununu görecek."OWN" diyerek sahiplenilmiş olanı, herkez görecek yada Mesih projesi yeni bir uzlaşıya kadar rafa kaldırılacak. (OWN'u ve onu kucaklayan şefkatli kolları, merak ediyorsanız -Mesihleri Kim?- sayfasına bakabilirsiniz)
   
  Ortodokslar ile Katolikler arsında, 1000 yıldır ihtilafı süren, mayalı-mayasız ekmek, Kutsal Ruh, Tanrının sözcüsü gibi konularda kararı, o seçilecek adam vermiş gözükecek. Seçilecek adamın kararı uygulanacaksa, o halde önceden bu ihtilaflar giderilmeli ve alınan kararlar, atanmışa dikte ettirilmeli.

Beytüllahimli çocuğun adaylar arasındaki, seçimi alınan/alınacak olan kararlar çerçevesinde yapılmalı. Ortaya çıkarılıştaki, her tarih ertelemesi, 33 yaşını doldurmuş aday gruplarının iptalini gerektiriyor. Seçilen, ortaya çıkarıldıktan sonra, onun ağzından çıkacak kararlara itiraz etmek, onun Tanrısallığına gölge düşürür.Tamam kuralları, onlar koyuyorlar ama kutsallığa da (verilen rütbelere de) saygılı davranmak gerekir.

Çocuk kralı sen seçersin, kapalı kapılar arkasında fırçalarsında ama topluluk içinde/huzurunda yerlere kadar eğilmek zorunda kalırsın. Tıpkı; kendi seçtikleri tanrılara tapmak/tapınmak gibi..
Mesih konusunda, diyalog konusunda acele eden (Eli sıkışık olan) Vatikan. Bir takım kabulleri yapacak olanda Vatikan gözüküyor. Ortodokslar bağımsız kiliseler halinde örgütlendikleri için, ortak karar almaları, yanılmaz Tanrı sözcüsü Papa'ya göre daha zor.
   
 
   
  Hadi martıyı anladık , İstanbul 2010 tanıtımlarında bol, bol boy gösteriyor..Patriğin hatırı kalmasın, Sponsorlar üzülmesin, gözler alışşın diye sembol yapılmış her tanıtımda başrolü paylaşıyor. Martı figürü patrikhane ve gezi fotoğraflarında da bol bol kullanılıyor..Patrikhanenin, dolayısıyla ortodoksluğun sembolü durumunda. Adeta, İmzası haline getirilmiş.
   
  Güvercini de anladık.Güvercin, İncil'e göre Kutsal Ruhu temsil ediyor. Ortodokslarda Martıyı benimsemiş olabilir. .Güvercin yerine Martı da olur denmiş olabilir.

Luka..3/21>22 Bütün halk vaftiz olduktan sonra İsa da vaftiz oldu. İsa dua ederken gök açıldı ve Kutsal Ruh, bedensel bir görünüm alarak güvercin biçiminde O'nun üzerine indi. Gökten gelen bir ses de, «Sen benim sevgili Oğlumsun, senden hoşnudum» dedi.
   
  AMA ARAYA SOKUŞTURULAN, PAPAĞANIN NE ANLAMI OLABİLİR?. ONU PEK ANLAYAMADIK...
   
  PAPAĞAN KUŞU, İLGİLİ GENİŞ BİLGİYE BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ..>>
   
  Papa ile arasına sokuşturulan, (orijinal resimlerde olmayan) PAPAĞAN ve O garip yaratığın işi ne? Papa'yı , hadi papağanla, boş konuşanın, taklitcinin biri olarak nitelendirdi (Unutmayın Papa ve Vatikan kendisini Tanrının yeryüzündeki sözcüsü, İsa'nı temsilcisi olarak kabul ediyor). Papa'nın başkalarından duyduğu sözleri düşünmeden nakletme özelliği olduğunu biliyoruz..BEN SADECE DUYDUĞUM ŞEYLERİ NAKLEDİYORUM diye savunması olduğunu da tüm Dünya-Alem biliyor.

Sultan Ahmet Camii'nde zafer işareti yapan, Papa 16. Benedict, "Bana Muhammed'in hangi yenilikler getirdiğini gösterin, orada hep şeytani ve insanlık dışı şeyler bulacaksınız. Hz. Muhammed, inançları kılıçla yaymak, insan haklarına tasallut ve şer neşretmekten başka hiçbir şey getirmemiştir" sözünü söyleyenin ta kendisi.

Daha sonra "ben, Bizans İmparatoru II Manuel Paleologos'un kitabının daki sözleri naklettim. Kastım Müslümanları kırmak değildi" babından laflarla olayı geçiştirdi. Böylece kendisinin duyduklarını taklit ederek nakletme özelliği olduğunu, naklettiklerinin esasında ne manaya geldiğini bilmediğini belirterek bir bakıma Fener Patrikhanesine hak vermiş oldu.(Allah'a, isnat ettikleri oğul içinde; PAVLUS'un/atalarının yazdığı kitapları kaynak olarak göstermiyorlar mı?). Kendin pişir, kendin ye.

Hz. Muhammed döneminde yapılan tüm savaşlarda, her iki taraftan, ölenlerin sayısı toplam 1400-1500 kişi arasında. Hicretten sonra Medine dönemini içeren 10 yılda ; Hz. Peygamberin emir ve kumandasında adına gazve denilen 27 sefer düzenlenmiş bunlardan 9'unda savaş olmuştur. Hz. Muhammed'in bizzat katılmadığı, adına seriyye denilen 40-50 sefer yapılmıştır. (Çarpışma meydana gelsin veya gelmesin Hz. Peygamber'in katıldığı bütün seferlere gazve, Hz. Muhammed'in bizzat katılmadığı, seferler ise Seriyye adı verilirmiş

PAPA'ğan hecelemesindeki
, (Tükçe) PAPA çağrışımından ve birbirlerine yaptıkları karşılıklı aforozlardan (~1000 yıllık) ve Haçlı yağmasından, esinlenerek bu simgeyi fotoğrafa montajlattırdı.
Peki!!, Papa'ğanın sağında bulunan o, garibetler niye oraya yerleştirildi?.
Papa'ya birşeyleri mi? musallat etmiş oldu, yoksa o garibetle Papa'yı bir mi görüyor?.
   
  PAPA'nın, PAPAğan hikayesi, "Etme bulma Dünyası" sözüne tıpa-tıp uyuyor.
"Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste" derler. "Hep! birilerinin hakkından gelen, birileri vardır"

Sen toplumlarla dalga geçer, onların iyi niyetlerini, dinlere duydukları saygıyı, misafir_perverliklerini süistimal edersen, birileri de seni öper ama sen o sahip olduğun kibir yüzünden, farkına bile varamazsın.

Kendisini, Tanrı sözcülüğüne 'atatmış' (oylarıyla seçmişler "sen artık Tanrı sözcüsün" demişler, Tanrıya da "sözcün bu" demişler, Tanrı'ları da "siz nasıl münasip gördüyseniz mi demiş olsa gerek?) olan, koskoca PAPA kibrine yenilipte, "aldatılabilir miyim" diye şüpheye düşebilir mi?

O yanılmaz, yanıltılamaz, günah işlemez, günah işletilemez, özür dilemez, eski nazi de olsa, günahları bir çırpıda siliveren, cennetin pazarlamacısı, atama Mesih'in hamisi, Vatikanın patronu olan, vatandaşlarımızdan bazılarının Rabbi olan(İsa'nın temsilcisi ve Tanrının sözcüsü)/Rabbinin aciz kulu olan Papa. Hiç kucaklara gelir mi?
   
  PAPA, SULTAN AHMET CAMİİ ZİYERETİ ve ZAFERİNİ İLAN EDİŞİ...
  Peygamberimiz. Hz.Muhammed hakkında "Hz.Muhammed dünyaya ne getirdi? Kötü ve insancıl olmayandan başka.." sözleri sarfeden ve karikatür krizinde ses çıkartmayan; Papa 16. Benedict'e, Sultan Ahmet Camii'nde zaferini kutlattık.Şam'a giren general gibi mağrur ve mutlu idi.
   
  Papa'nın Zaferini ilan edip, ölümsüzleştirdiği an. Belgelendirdiği an. Papa'nın, Camide müslümanlar gibi kıyamda, durduğunu sanıp sevindik/sandırıp sevindirdiler.İşin gerçeği öyle olabilir mi? Asla olamaz çünkü; Papa, Müslümanlar gibi kıyam'ı kurallarına uygun olarak yaparsa, kendi dininden çıkmış olur. Zaten dinden çıkmadığını da; yaptığı eylemin / duruşun, esasında "Müslümanlar ve Müslümanlıkla dalga geçmek olduğunu", "Diyalog sürecinde bu tip ara gazlarının gerekli olduğunu" o zafer işareti ve yüz ifadesi ile" onaylayıp, belgelettiriyor.
   
 
   
  Papa'nın, Zaferini ilan edip, kayıtlara aldırdığı an. Papa 2. John Paul'a ait olan, 3.Milenyum (3 bin yılın) mesajını/vasiyetini, Halefi Papa 16. Benedict, Resmi kortej eşliğinde zafer işareti yaparak kayıtlara geçiriyor.

Papa 2. John Paul, 24 Aralık 1999 Milenyum mesajında ne demişti; "Birinci bin yılda Avrupa Hıristiyanlaştırıldı, İkinci bin yılda ise Amerika ve Afrika, Üçüncü bin yılda hedef Asya dır

Sultan Ahmet Camii'nde, Haçlı seferlerini yeniden başlatan, kumandan edası ile bu zafer anını belgeletmiştir.

Tıpkı, General Allenby'in, Şam işgali sırasında, Selahattin Eyyubi'nin Türbesine gidip, sandukayı postallayıp, “KALK SELAHATTİN;BİZ YİNE GELDİK!” demesi gibi. 3.milenyumun, daha ilk yıllarında mesajlarında/yol haritalarında ne kadar ciddi olduğunu vurgulamış oldular. Diyalog kılıfı ile girilmiş, turuva atları yerli yerlerine oturtulmuştur.
   
  İçinden neleri söylediğini, bilemem. Bu anı yaşadığı için hangi Rab'be teşekkürler etti onu hiç bilemem.
En azından "Müslümanlardan/İmanlılardan/Kur'an bağlılarından/Muhammed'i peygamber kabul edenlerden.... intikam almamı, sağladığın için sana teşekkür ediyorum, Haçlı seferlerinin devamını, sapkınlık olan Müslümanlık dini/son Müslüman yok olasıya kadar zaferlerimin devamını, senden diliyorum" dediğini tahmin etmek hiçte zor değil.

Allah'ın indirdiği Kur'an'ı Kerim'den, Allah'ın seçtiği din Müslümanlıktan/İslam'dan, Allah'ın gönderdiği/görevlendirdiği (Habibim diyerek önemini vurguladığı) Hz. Muhammed'den kurtulmak için, Allah'a dua etmediği kesin. Allah'tan, bukadar uzak olanların, dini inanışları ile İslam dini arasında ki DİYALOG çalışmalarında ne işimiz olabilir.?
   
  BAKIN; BAY HERKÜL NE DURUMU NE GÜZEL TANIMLAMIŞ.."Bir patriği tanıyamamak"... Tabii ki manşet; Yavuz hırsızlar gibi/zeytinyağ gibi, üste çıkma çalışmaları için atılmış. Ama soruyorum siz bunları yapan Patriği, tanıdığınızı söyleyebilir misiniz?.

HERKÜL MİLLAS'A, KULAK VERMEK GEREKİR.. GERÇEKTENDE, PATRİĞİ TANIMAMAK İNSANIN BAŞINA FELAKETLER GETİREBİLİR.
Tanımak ve Bizans entrikalarına karşı tedbirler almalıyız.
   
 
   
  HERHALDE; PATRİK'TE, HERKÜLES'TE (Herkul.org), HERKÜL GİBİ DÜŞÜNÜYORLARDIR. "Ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, bizleri kimse tanıyamaz".
Düşüncelerinde, toplumsal ve insani sınırlıyıcı hiçbir oluşuma izin vermemiş, değer ihtiva eden tüm sınırları çiğnemede engel tanımayan, yalan, desise, entrika ustası; ikili.
   
  Papağan benzeri, (efendilerinin seslerini, davranışlarını taklit eden) toplulukları oluşturmaların da, engellenmek elbetteki hoşlarına gitmez. Elbetteki onlar, engellenmediklerini biliyorlar. Sadece engelleniyorlarmış hissi vererek daha cüretkar uygulamalarına zemin oluşturuyorlar, taraftar topluyorlar..

Yel değirmenleri arıyorlar ve buluyorlar, bulamazlarsa bir kaç kurban bulup ortaya salıveriyorlar.
   
  Engeller var demelerindeki amaç; "denetleniyoruz, kontrol ediliyoruz" izlenimini oluşturmak. Masumu, maduru, mahsunu, mazlumu doyasıya oynayabilmek.Bakın yaptıklarına hiç izleniyorlar / kontrol ediliyor veya edilmiş gibi bir halleri var mı?.
   
  Esasında onlar öğretilerine uygun olarak hareket ediyorlar."OLDUĞUN GİBİ GÖRÜNME, GÖRMEK İSTEDİKLERİ BİÇİMDE OL"
   
  PAPA, PAVLUS'UN NASİHATINA, UYGUN HAREKET EDİYORLAR;"HERKES İLE HERKESİ OLMAK, ONLARDANMIŞ GİBİ GÖZÜKMEK.(Truva Atı olmak).
  1Korintler 9:20 Yahudiler'i kazanmak için Yahudiler'e Yahudi gibi davrandım. Kendim Kutsal Yasa'nın denetimi altında olmadığım halde, Yasa altında olanları kazanmak için onlara Yasa altındaymışım gibi davrandım.
1Korintler 9:21 Tanrı'nın Yasası'na sahip olmayan biri değilim, Mesih'in Yasası altındayım. Buna karşın, Yasa'ya sahip olmayanları kazanmak için Yasa'ya sahip değilmişim gibi davrandım.
1Korintler 9:22 Güçsüzleri kazanmak için onlarla güçsüz oldum. Ne yapıp yapıp bazılarını kurtarmak için herkesle her şey oldu
   
  Erzurum'lu Kırkıncı Hoca şöyle diyor/nasihat veriyor " Yumuşaklıktaki kuvvet sertlikte yoktur"...
   
  Hani! dengesiz maddeler vardır, ne zaman nasıl davranacakları belli olmaz. Hani! trinitrogliserin maddesi vardır sarsıntıya ve boş vermeye/dikkatsizliğe/boş bulunmaya/ uyuklamaya hiç gelmez, gaflet anlarını hiç affetmez, hemen reaksiyona giriverir....

Alfret Nobel, kontrol edilebilir hale getirmiş böylece, iyi ve kötü kullanıcıların hizmetine sunmuş.Ama bunlar kuantum kuralları ile hareket ediyorlar.Olması mümkün olmayan şeyleri, gerçekleştirmeye çalışıyorlar, Hayaller,kuramlar, Bir'likler peşinde koşuyorlar.Dolayısıyla olmadık şeyler yapıyorlar.

Din adamlarıyız diyorlar ama Allah'tan hiç korkmadan, her türlü plan ve programı uygulamaktan kaçınmıyorlar.. Bizleri de "Allah çarpar" diye korkutuyorlar...İçsel temizlik ve olumlama ile gargara, tavsiye ediyorlar.

Bunca entrikayı, desiseyi bir arada yürütenlerin Alemlerin Rabbi olan Allah'a mı iman ettiklerini sanıyorsunuz. Onlar kafalarında belirledikleri protipe uyan, kendilerine bilgi, haber, birazda üstünlük veren varlıklarla işbirliği yapıyorlar. Onlar büyük umutlar bağladıkları, BİR'in / Vahdet-i vücud'un / Varlık Bir'liğinin kuvvetlenmesi için uğraşıyorlar..Onlar, Allah'a iman etmemizi kesinlikle istemiyorlar, onların istedikleri, kendilerine tabii olmamız.
   
  Ne zaman düşünce dalgaları Faton halinde, ne zaman tanecik halinde yayılıyor, kestirmek güç. Her seferinde, ancak; kutuyu açtıktan sonra anlayabiliyoruz, kedinin yaşayıp yaşamadığını.Tanecik mi?, yoksa faton mu? olduklarını
   
   
  ALLAH KUR'AN'I KERİM DE ŞÖYLE BUYURUYOR.
  34 - SEBE.......... 40. Allah'ın, onları hep birden toplayacağı, sonra da meleklere, “Bunlar mı size ibadet ediyorlardı?” diyeceği günü bir hatırla!
34 - SEBE.......... 41. (Melekler) derler ki: “Seni eksikliklerden uzak tutarız. Onlar değil, sen bizim dostumuzsun. Hayır, onlar cinlere ibadet ediyorlardı. Onların çoğu cinlere inanıyordu.”
34 - SEBE.......... 42. İşte bugün birbirinize ne fayda ne de zarar verebilirsiniz. Zulmedenlere, “Yalanlamakta olduğunuz cehennem azabını tadın” deriz.
   
   
  AŞAĞIDAKİ BAĞLANTIYI KULLANARAK; PATRİĞİN MİLLİYET GAZETESİ İLE YAPTIĞI ÇARMIH HABERİNİN, DETAYLARINI GÖREBİLİRSİNİZ
 
   
   
  HRANT DİNK İLE YAPILAN BİLİNÇ ALTI ÇALIŞMALARI İÇİN BU BAĞLANTIYI KULLANABİLİRSİNİZ.